Etiket: Hakkı

  • Hak-sen’den “4/C Personelin Yarı Zamanlı Çalışma Hakkı” Açıklaması

    Kamu Çalışanları Hak Sendikaları Konfederasyonu (HAK-SEN) Ağrı Şube Başkanı Abdurrahman Duman, ‘4/C personelin yarı zamanlı çalışma hakkı’ ile ilgili açıklama yaptı.

    İHA muhabirine açıklama yapan HAK-SEN Ağrı Şube Başkanı Abdurrahman Duman, “10 Şubat 2016 tarihli 29620 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 6663 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanununun bazı maddeleri ile gerek devlet memurlarının, gerekse iş sözleşmesi ile çalışanların analık izni, doğum ve evlat edinme sonrası yarım zamanlı çalışmasına ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Bununla birlikte, 657 sayılı yasanın 4/C maddesine göre çalışan geçici personelin söz konusu düzenlemeler kapsamında olup olmadığını Hak-Sen tarafından Devlet Personel Başkanlığına yazılı olarak sorulmuştur” dedi.

  • Uluslararası Halkla İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın:

    Türkiye’nin önemli uluslararası ilişkiler uzmanlarından Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın, katıldığı televizyon programında, Ankara’daki terör saldırısı ve Rusya kriziyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

    TGRT Haber’de dün akşam yayınlanan Konuşacak Çok Şey Var programında konu Ankara’daki patlamaydı. 28 kişinin hayatını kaybettiği ve 61 kişinin yaralandığı saldırının tüm detaylarının konuşulduğu programda Gülden Kalecik’in konukları Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın ve Bilgesam Ortadoğu Uzmanı Ali Semin oldu.

    Saldırıyla ve Rusya kriziyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Caşın, Türkiye’nin etrafında Türkiye aleyhine oluşmuş büyük bir ittifakın olduğunu iddia etti. Suriye sınırındaki mülteci kriziyle de Türkiye’nin elini kolunu bağlamanın amaçlandığını ifade eden Caşın, Türkmenleri vuran Rusya’nın da savaş suçu işlediğini söyledi. Caşın sözlerinin arasında Kremlin’e de sert uyarılarda bulundu.

    Türkiye’nin hemen altında mülteci krizinin devam ettiğini belirten Caşın, “Rus Hava Kuvvetleri, Suriye Ordusu ve Hizbullah ile beraber. Bu işin içerisinde bir de Hizbullah ile İran var. Demek ki büyük güçlerin aleni olarak desteklediği Rusya, Suriye, Irak, İran ittifakının içerisinde -ki bunun içerisinde Irak’taki uzantılar da var- işbirlikçi olan DHKP-C ve PKK’nın olduğunu biliyoruz. Mülteci krizinin en büyük amaçlarından birisi de Türk ekonomisini baltalamak. Çünkü yeni mülteci krizinin 500-600 bin hatta bir milyon olacağı düşünülüyor. Böylece Esad yönetimi Türkiye’ye taşıyamayacağı bir yükle baş başa bırakıp hem Suriye’ye karşı olası bir operasyondan caydırmak, hem de Türkiye’yi korkutmayı planlıyor. Dikkat ederseniz Rusya Dış İşleri Bakanı dün bir açıklama yaptı: ‘Türkiye kara operasyonu yaparsa bu hukuka uygun olmaz’. İyi de sizin hukuka uygun olmadığınız ortada. Güvenlik konseyi kararı olmadan oraya IŞİD’i vuracağım diye geldiniz, patır patır Türkmenleri ve sivilleri vuruyorsunuz. Bu Birleşmiş Milletler’e rapor edildi, Birleşmiş Milletler de ‘ispatı halinde Rusya savaş suçu işliyordur’ dedi. Türkiye bombardımana devam ediyor. Bu mevzileri vuracaktır. Ancak başbakanın verdiği mesaj önemli. Rusya’ya ‘PYD’yi kullanmayın’ diye son mesajını vermiştir. Türkiye bundan sonra Rusya’yı rahatsız edecektir. Ben buradan bütün dünyada ve Türkiye’de Rusya’yı bilen birisi olarak söylüyorum. Baltık’tan Kamçatka’ya kadar Rusya’nın canını yakarız. Ben kimseyi tehdit etmiyorum ama bizim canımızı yakanı yakarız. Yani Rusya bu gün bizden özür diledi, başsağlığı diledi ama biz nasıl Moskova’da saldırılar olduğunda Rus halkının ve devletinin yanında olduysak, biz komşumuz Rusya’nın yanımızda olmasını isteriz. Sözde değil bu, çok önemli” diye konuştu.

    “SALDIRININ ZAMANLAMASI MANİDAR”

    Saldırıda çok önemli bir zamanlama olduğunu ifade eden Caşın, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Sayın başbakan Suriye konusunda Brüksel’e gidecekti. Sayın Cumhurbaşkanımız da Azerbaycan’da çok önemli anlaşmalar yapacaktı. Dikkat ederseniz hemen bu olayların akabinde sayın başbakanımız Azerbaycan’a gidip sayın Aliyev ile bir anlaşma imzaladığında çok önemli bir şey oldu. Can kardeşimiz Azerbaycan’ın petrol platformu yakıldı. Acaba 60 gün süren bu yangını kim çıkarttı. Bazı Rus istihbarat elemanlarının Suriye’de sabotörleri yetiştirdiklerini biliyoruz. Bunların bazılarının Türkiye’ye sızdıklarından da haberimiz var. Dolayısıyla biz Rusya ile beraber bu coğrafyada yaşayacağız. Ben buradan Ruslara, büyükelçinin söylediğini söyleyeyim, ’Bizim evimize taş atmayın. Taş atana da taş atarız’. Sayın Putin ve Kremlin’e buradan sesleniyorum, Türk milletinin sabrı tükeniyor.”

  • Belediye İle Bakanlık Arasındaki İsim Hakkı Davası Sonuçlandı

    ANTALYA (İHA) – Antalya Gazipaşa Belediyesi, Milli Eğitim Bakanlığı’na açtığı isim hakkı davasını kazandı. Mahkeme, Gazipaşa Belediyesi’ne 1 Milyon 829 TL ödeme yapılmasına karar verdi.

    Edinilen bilgiye göre, Gazipaşa Belediyesi, 8 yıl önce, dönemin Belediye Başkanı Cem Burak Özgenç zamanında, Milli Eğitim Bakanlığı’na lise yapılması için arazi tahsis etti. Yapılacak olan okula ’Gazipaşa Belediyesi’ isminin verilmesi şartıyla arazi tahsisi yapan Gazipaşa Belediyesi, isim şartının yerine getirilmemesi nedeniyle bakanlığa dava açtı. 8 yıl önce açılan ve geçtiğimiz hafta içinde sonuçlanan davayı Gazipaşa Belediyesi kazandı. Temyiz yolu açık olmak üzere mahkeme, Gazipaşa Belediyesi’ne 1 Milyon 829 TL ödeme yapılmasına karar verdi.

    Dava ile ilgili bilgi veren Gazipaşa Belediye Başkanı Dr. Adil Çelik, davanın 7- 8 yıl önce açıldığını belirtti. Davanın Mesleki Teknik Eğitim Merkezi (METEM) ismi verilen liseye belediyenin isminin verilmemesinden dolayı açıldığını söyleyen Çelik, “Bizden önceki belediye yönetimi, Milli Eğitim Bakanlığı’na bir dava açmış. Bundan 7- 8 yıl önce belediye bir yer vermiş, Milli Eğitim Bakanlığı da bir okul yaptırmış. Okulun adına da Gazipaşa Belediyesi’nin ismi verilecekmiş. Milli Eğitim Bakanlığı ismi vermemiş. Biz de bu davayı devam ettirdik ve geçen hafta bu dava bitti. Davayı kazandık” dedi.

    Kazanılmış hukuki bir hakkın olduğunu belirten Çelik, “Sonuçta biz bu davayı devam ettirmek zorundaydık ve ettirdik. Ankara ile aynı otobüsün yolcularıyız, bu paranın Gazipaşa Belediyesi’ne aktarılmasını istiyoruz” diye konuştu.

  • CHP’li Böke: “Başkanlık Sistemi Tartışması İhtiyacı Olmayan Gündemi Suni Gündemle Tıkamaya Kimsenin Hakkı Yoktur”

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, “Başkanlık sistemi tartışması ihtiyacı olmayan gündemi suni gündemle tıkamaya kimsenin hakkı yoktur. Buna engel olmak noktasında elimizden gelen her şeyi yapacağız” dedi.

    CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Yaklaşık 3 saat süren toplantının ardından Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke bir basın toplantısı düzenledi. Konuşmasına dün İstanbul’da bir inşaatta üç kişinin hayatını kaybetmesine değinerek başlayan Böke, “Bunlar birer cinayettir. Bunlar engellenebilir cinayetlerdir. Bu kayıplar, bu ölümler bu çağda asla kabul edilemez. Kaybettiğimiz işçilere Allah’tan rahmet, sevenlerine sabır diliyorum” dedi.

    Sur’da yaşanan çatışmalarda şehit olan askerlere de Allah’tan rahmet dileyen Böke, sevenlerine sabır diledi.

    “MESELE ANAYASADAN İBARET DEĞİLDİR, MESELE YASALARIN DARBE HUKUKUNDAN ARINDIRILMASI MESELESİDİR”

    “Türkiye geniş çaplı bir anayasa değişikliği tartışıyor” diyen Böke, şunları kaydetti:

    “CHP olarak biz bütün toplum kesimlerinden ortaya çıkan bu değişiklik ihtiyacının gerçek olduğunu kabul ediyoruz. Ancak Türkiye’nin asıl meselesinin bir anayasa değişikliği meselesi olmadığının altını çiziyoruz. Türkiye’nin asıl meselesi darbe hukukundan yasal sistemi arındırma meselesidir. Türkiye’nin asıl meselesi, evrensel değerlerde özgürlüklerin inşa edildiği, demokrasinin özgürlükçü bir yapıya kavuşması meselesidir. Yarın toplanmaya başlayacak olan uzlaşma komisyonunun çalışmalarını ve bu çalışmalar sonucunda ortaya çıkacak olan süreci biz bu özgürlükçü demokrasinin inşasının parçası olarak görüyoruz. Mesele anayasadan ibaret değildir. Mesele yasaların darbe hukukundan arındırılması meselesidir. Mesele hukukun uygulanışına dair bir anlayış değişikliğine ihtiyaç meselesidir. Mesele bunlarla birlikte anayasada değişiklik meselesidir. Bu bir bütünün parçasıdır. Parçası olarak görülmediği takdirde de Türkiye’nin ihtiyacı olan özgürlükçü demokrasi çerçevesini inşa etmesi mümkün olmayacaktır. Ancak anlaşılıyor ki CHP’nin özgürlükçü demokrasi mücadelesine karşı saray vesayeti altında bulunan AKP’nin ise tek bir gündemi var. Bu gündem adına başkanlık denen tek adam yönetimini dayatma gündemidir. Geçtiğimiz hafta Sayın Cumhurbaşkanı kendi yetki ve sorumluluğunun dışına çıkarak, Meclis zeminini yok sayarak şunu ifade etmiştir; ’Parlamenter sistem bitti’ demiştir. Ülkemizin sorunları büyük.”

    “CHP TÜRKİYE’Yİ BİR TEK ADAM REJİMİNE TESLİM ETMEYECEKTİR”

    Siyasetin temel görevinin Türkiye’nin esas meselelerini konuşmak olduğunu söyleyen Böke, “Biz CHP olarak Türkiye’nin esas gündeminin ilk ve en önemli maddesi olan özgürlükçü demokrasi inşasında ‘önce Türkiye’ diyen yaklaşımla çalışmaya devam edeceğiz. ‘Önce ben, hep ben’ diyen saray ve saray vesayeti altındaki AKP’nin haykırışlarına karşı biz de ‘önce Türkiye’ diyen siyaseti vatandaşın sorununu çözme zemini olarak kullanan bir yaklaşımla Türkiye’yi bu ruh sıkışıklığından çıkaracağız. Sorunları çözen değil, sorun olan bir yaklaşımın karşısında sorunları tespit eden ve her soruna çözüm üreten yeni bir siyasetle Türkiye’ye nefes aldıracağız. Biz parlamenter sistemin olduğu söylenen aksaklıklarının giderilerek güçlendirilen mücadelenin takipçisi ve öncüsü olacağız. Buradan tüm vatandaşlarıma seslenmek istiyorum; CHP burada. CHP Türkiye’yi bir tek adam rejimine teslim etmeyecektir. CHP bunun olmaması için ne yapılması gerekiyorsa toplumun bütün kesimlerini kucaklayarak, hep birlikte yapılmasını sağlayacaktır. Bunun yolu da Türkiye’yi darbe hukukundan arındırmak ve özgürlükçü demokrasiyi inşa edecek bir süreci başlatmaktan geçmektedir. Biz yarın başlayacak olan Uzlaşma Komisyonu’na da bu kararlılıkla ve Türkiye’nin sorunlarını çözme ve özgürlükçü demokrasiyi inşa etme kararlılığıyla oturuyoruz. Belli koşullarla oturuyoruz” ifadelerini kullandı.

    “BAŞKANLIK SİSTEMİ MASAYA KESİNLİKLE GETİRİLMEMELİDİR”

    “Türkiye’nin bir siyasi sistem rejim sorunu yoktur” diyen Böke, şöyle konuştu:

    “Cumhurbaşkanının tek adam olmak gibi kişisel bir sorunu vardır. Bu nedenle tartışma mutlaka parlamenter sistemde gelişmek zorundadır. Başkanlık sistemi masaya kesinlikle getirilmemelidir. Türkiye Cumhuriyeti’nin milli mücadeleden kalma kuruluş iradesinin yansıması olan anayasanın ilk 4 maddesi bizim vazgeçilmezlerimizdir. Bu komisyonda oy birliğiyle karar alınması gerekliliği de aşikardır. Aynı zamanda güçlendirmek istediğimiz parlamenter sistemin işler hale getirilmesini de çok önemsiyoruz. İhtisas komisyonları çalıştırılmalı, Meclis zemini işler kılınmalı, var olan parlamenter sistemin çözüm üretmesi için imkan yaratılmalıdır. AKP bunları yapmayarak kendi 14 yılını inkar eden bir yaklaşım sergilemektedir. Siyaseten bu anlaşılmaz ve kabul edilemez bir durumdur. Türkiye’nin esas melesi anayasa meselesi değildir. Türkiye’nin esas meselesi özgürlükçü demokrasinin inşası gerekliliğidir. Anayasa burada araçlardan sadece bir tanesidir. CHP, özgürlükçü demokrasiyi inşa edecek, yargı bağımsızlığını, basın özgürlüğünü, ifade özgürlüğünü, milletin iradesinin Meclis’e yansıdığı, seçim barajının ortadan kalktığı bir düzenin acilen, hızla, yasal düzenlemelerle ortaya konmasını talep etmektedir. Bütün bunlarla ilgili CHP, son iki yasama döneminde tekrar tekrar kanun önerisi vermiştir. Samimiyseniz gelin bu teklifleri yasalaştıralım. Samimiyseniz, gelin Türkiye’yi darbe hukukundan arındıracak bu düzenlemeleri vakit kaybetmeden Meclis’te yasalaştıralım.”

    Böke, MYK’da ayrıca Suriye başta olmak üzere Irak, İran ve Rusya ile ilişkilerin de kapsamlı olarak değerlendirildiğini bildirdi.

    “MUTFAĞIMIZ YANIYOR”

    Ekonomiyle ilgili değerlendirmede bulunan Böke, “Bu hafta açıklanan ihracat rakamlarına göre Türkiye’nin ihracatı Ocak ayında, geçtiğimiz yılın Ocak ayına kıyasla yüzde 14,4 düştü. Bu düşüşle 2011 yılında açıklanmış olan 2023 hedeflerinden sadece uzaklaşmakla kalmadık 2011 düzeyine doğru da hızla gerilemeye devam ediyoruz. Enflasyon yüzde 9,58’e çıktı. Bu artışın en önemli kısmı gıdada. Mutfağımız yanıyor. Gıda enflasyonu yüzde 11,7. Türkiye bunu hak etmiyor. Bunu düzeltebilecek bir potansiyele sahip. Ancak bunu düzeltecek bir reform iradesi olan vizyonu olan bir iktidara sahip değil” açıklamasında bulundu.

    “BU HAFTA İSTANBUL’DAKİ CHP’Lİ BELEDİYELER KENDİ ÇALIŞANLARININ ASGARİ ÜCRETLERİNİ NET BİN 500 LİRAYA ÇIKARDILAR”

    CHP’nin yeni siyaset anlayışını temsil ettiğini kaydeden Böke, “7 Haziran öncesi asgari ücretlilerimizin vahim durumunu ortaya koymuş ve asgari ücretin en az bin 500 liraya artması gerektiğini tespit etmiştik. Bu tespitimizin hayal olduğunu söyleyenler sonradan bu tespiti kopyalamaya karar verdiler. Bir öğretim üyesi olarak şunu ifade etmeliyim ki kopyalar anlaşılır. Kötü kopya çektikleri için de bin 500 lira değil, bin 300 lira dediler. Bütüncül bir çerçeve ortaya koyamadıkları için de o bin 300 liralık artışı da ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Bu sebeple bu hafta İstanbul’daki CHP’li belediyeler kendi çalışanlarının asgari ücretlerini net bin 500 liraya çıkardılar. Biz verdiğimiz sözlerin arkasındayız. Çünkü bir samimiyiz” dedi.

    “PARTİ MECLİSİMİZ EN YAKIN TARİHTE TOPLANACAK”

    Gazetecilerin sorularını da cevaplayan CHP Sözcüsü Böke, Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın tedbirli olarak kesin ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevkedilmesi ile ilgili sorulara, “Parti Meclisimiz en yakın tarihte toplanacak. Karar ortaya çıktıktan sonra detaylı bir şekilde paylaşılacaktır” yanıtını verdi.

    “TOPLUMSAL MUTABAKATA BİR SON TARİH KONULAMAZ”

    Anayasa Uzlaşma Komisyonu’yla ilgili bir süre tartışmasına ilişkin soruya ise Böke, “Öncelikle yarın toplanacak olan komisyon Uzlaşma Komisyonu’dur. Bizim için bu komisyon Türkiye’yi darbe hukukundan arındırma komisyonudur. Anayasa bu bütünün bir parçasıdır sadece. Anayasaya dair yapılacak bütün değerlendirmelerin anayasanın temel unsurunu yansıtıyor olması gerekir. Anayasa toplumsal mutabakat gerektirir. Toplumsal mutabakata bir son tarih konulamaz. Biz bu prensibi öncelemeye devam edeceğiz” cevabını verdi.

    “BAŞKANLIK SİSTEMİ TARTIŞMASI İHTİYACI OLMAYAN GÜNDEMİ SUNİ GÜNDEMLE TIKAMAYA KİMSENİN HAKKI YOKTUR”

    “CHP hiçbir konuda kaygı ve endişe yaşamaz” ifadesini kullanan Böke, şunları kaydetti:

    “Durumu doğru tespit eder ve o durumu çözmek yönünde adım atar. Onun için kaygımız yok. Türkiye’nin gerçek meselelerinden onu uzaklaştıracak her tür suni gündeme karşı koyma yükümlülüğümüz olduğunun da farkındayız. Bu komisyonun amacı Türkiye’ye özgürlükçü demokrasiyi getirmek olmalıdır. Bunun ötesinde bir başkanlık sistemi tartışması ihtiyacı olmayan gündemi suni gündemle tıkamaya kimsenin hakkı yoktur. Buna engel olmak noktasında elimizden gelen her şeyi yapacağız.”

  • Gazeteci İsmail Hakkı Akduman, Antalya’da Toprağa Verilecek

    Antalya’da elektrik sobasından çıkan yangında sabaha karşı hayatını kaybeden gazeteci İsmail hakkı Akduman, pazartesi günü Antalya’da toprağa verilecek.

    63 yaşındaki sürekli basın kartı hamili İsmail Hakkı Akduman, 20 yıldan fazla Anadolu Ajansı Berlin temsilciliği görevini yürütmüş ve Antalya AA Bölge Müdürlüğünde görevliyken emekli olmuştu. Akduman halen bir Alman dergisine freelens olarak görev yapıyordu.

    Olay, Burhanettin Onat Caddesi üzerinde yer alan Altındal 2. Apartmanı’nın 7. katında sabaha karşı saat 06.00 sıralarında meydana geldi. Gece geç saatlere kadar apartmanın altında bulunan büfe sahibiyle sohbet eden 63 yaşındaki Akduman, daha sonra evine çıkarak elektrikli ısıtıcıyı açarak uykuya daldı. Ayaklı ısıtıcının devrilmesi sonucu yangın çıktı. Komşularının ihbarıyla olay yerine çok sayıda itfaiye ve polis ekibi gelirken, yangın kısa sürede söndürüldü. Olay yerine gelen 112 sağlık görevlileri yaptığı incelemede 63 yaşındaki duayen gazeteci İsmail Hakkı Akduman yanarak hayatını kaybettiğini belirledi. Yangını haber alan 63 yaşındaki Akduman’ın ağabeyi ve yengesi de olay yerine geldi. İsmail Hakkı Akduman’ın cesedi olay yeri incelemenin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu Morgu’na kaldırıldı. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

    Akduman’ın cenazesinin Almanya’da bulunan çocuklarının gelebilmesi için pazartesi günü Antalya’da defnedileceği bildirildi.