Etiket: Hakkari

  • 8 PKK’lı Öldürüldü

    8 PKK’lı Öldürüldü

    HAKKARİ’nin Şemdinli İlçesi Aktütün bölgesinde güvenlik güçlerinin PKK’ya karşı başlattığı operasyonlarda 8 terörist ölü ele geçirildi.

     

    Hakkari Valiliği’nin yaptığı yazılı açıklamada, grubun termal kameralar ve insansız hava araçlarıyla önceden tespit edildiği kaydedildi. Valiliğin yazılı açıklamasında şöyle denildi:

     

     

    “28 Kasım 2012 saat 18.00 sularında Aktütün bölgesinden termal kameralarla alınan terörist görüntüsü üzerine bölgeye insansız hava araçları yönlendirilmiştir. İnsansız hava araçları tarafından bölgede bulunan 8 teröristin tespit edilmesiyle bölgeye Hava Kuvvetleri ile destekli operasyon başlatılmıştır. Yapılan operasyon neticesinde 29 Kasım 2012 saat 02.00 sularında, Şemdinli İlçesi Aktütün Köyü’nün batısında bulunan Avaşin, Basyan bölgesinde kış tertiplenme hazırlığı yaptığı değerlendirilen 8 terör örgütü mensubu etkisiz hale getirilmiştir.Vatandaşlarımız tarafından Şemdinli ilçesi Ortaklar Şose Deresi bölgesinde terör örgütü mensuplarının kış tertiplenmesinde kullandığı bir sığınağın bulunduğu ihbarı üzerine 28 Kasım 2012 tarihinde güvenlik kuvvetlerimiz tarafından geçici köy korucularımızla destekli arama icra edilmiştir.”

    Açıklamada, operasyonda ele geçirilen malzemelerin bulunduğu da belirtilirek, “Arama faaliyetlerinde tespit edilen sığınakta; 3 adet örgüt tarafından üretilen (tolsayra) el yapımı patlayıcı madde ateşleme düzeneği ve çok sayıda batarya bloğu, 1 adet RPG-7 mühimmatı ve sevk fişeği, çok miktarda yiyecek malzemesi, 3 goratex elbise, 5 top el yapımı patlayıcı madde imalatında kullanılan kablo çok sayıda kazı malzemesi (kazma, kürek vb.) ele geçirilmiştir”

  • Çatışmada ölen PKK’lı kapatılan DTP MYK üyesi çıktı

    Çatışmada ölen PKK’lı kapatılan DTP MYK üyesi çıktı

    ANAYASA Mahkemesi tarafından kapatılan Demokratik Toplum Partisi (DTP) M erkez Yürütme Kurulu (MYK) üyesi olan ve KCK davasından da aranan Cezmi Altıntaş’ın, geçen hafta Hakkari’nin Çukurca İlçesi kırsalında 3 arkadaşıyla birlikte çatışmada öldürüldüğü ortaya çıktı. BDP bildiri yayımlayarak üzüntüsünü bildirdi.

     

    BDP Genel Merkezi’nden yapılan yazılı açıklamada güvenlik güçyleriyle 16 Kasım günü Çukurca kırsalında girdiği çatışmada ölen Cezmi Altıntaş’ın, kapatılan DTP’de MYK üyesi ve Gençlik Meclisi Sözcüsü olarak görev yaptığı belirtildi. Cezmi Altıntaş’ın 2008 yılının temuz ayında kapatılan DTP’de MYK üyesi olarak seçildiği ve çatışmada ölmesinden üzüntü duyulduğu belirtilen açıklamada şöyle denildi:

     

     

    “Cezmi Altıntaş, 2008 yerel seçimleri öncesinde Adana’da, DTP MYK’sı adına aday tanıtımı yaparken ’Yüz binleri temsil edecek adaylar ortaya çıkarmak için büyük çaba harcadık. Seçimlerin demokratikleşmeye katkısı olacağına inanıyorum’ demişti. Altıntaş’ın bu inancı boşa çıktı, yerel seçimlerin hemen ardından ’KCK’ operasyonları başladı ve Altıntaş da arananlar arasındaydı. Altıntaş Kürt sorununu çözmeyen iktidarlarca Kürt gençlerine gösterilen iki yoldan birisini seçti. Cezaevine girmek yerine dağa çıktı. Altıntaş eğer cezaevine girseydi, diğer arkadaşları gibi, yaklaşık dört yıldır anadilinde savunma yapamadığı için kendisini savunamadan yatıyor olacaktı. Cezmi Altıntaş’ın yaşamını yitirmesinden de benzer çatışmalarda gencecik askerlerin yaşamını yitirmesinden de demokratik siyaseti yok etmeye çalışanlar ve Kürt sorununun çözümünde adım atmayanlar sorumludur.”

  • Her Mehmetçik bir bayrak

    Erzurum 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan 15 ile 20 arasında hapis istemiyle hâkim karşısına çıkan Ahmet Güreş, PKK’nın İran’da ki faaliyetleri ile ilgili olarak şok itiraflarda bulundu.

     

    Urumiye’de teröristlerin kendisini alıkoyduklarını bir daha bırakmadıklarını ileri süren Güreş, Hakruk kampında zorla asker yapıldıklarını ve İran‘ın Şehidin kampında 2- 3 yıl kadar kaldığını anlattı.

     

     

     -İŞTE O “ŞOK” İTİRAFLAR…-

    PKK terör örgütünün İran’daki kolu PJAK üyesi Ahmet Güreş, İran Bazargan sınır kapısındaki yetkililerce, 24 Nisan2011 günü Gürbulak Hudut İlçe Emniyet Amirliği’ne teslim edildi. Siyasi iltica ile Fransa‘ya giden ve 2003 yılında Türk vatandaşlığından çıkarılan 51 yaşındaki Kahramanmaraşlı Ahmet Güreş, 1994 yılında İran’a gittiğini söyledi. Diyarbakır‘da Fırat Dağıtım ve Gündem Denge Velat Dağıtım şirketlerinde yapılan aramalarda ele geçirilen DVD’de “Gerilla” adlı klasörde örgüt mensupları arasında yer alan Ahmet Güreş’e ait örgütsel bilgiler ErzurumCumhuriyet Savcılığı tarafından hazırlanan iddianameye eklendi. Kod adı “Şeho Tercan” olarak gösterilen Ahmet Güreş’in örgütten ödül olarak bir silah ve terfi aldığı belirtildi.

     

     

    -“İRAN’DA PKK’NIN RESMİ EVLERİ VAR”-

    Güreş’in itiraflarından bazı bölümler şöyle:

    “1994 yılında İran’a gittiğimizde beni havaalanında İran istihbarat resmi görevlileri karşıladı. Daha doğrusu, İran istihbaratı PKK örgütünden gelen tüm şahısları karşılıyor, ilgili yerlere götürüyordu.

     

     

    İran’da PKK’nın resmi evleri vardı. Irak’tan Türkiye’ye kaçak yollardan küçükbaş hayvan gelirdi. Büyük ve küçükbaş hayvanlardan örgüt yüzde 3 gümrük vergisi alırdı.

     

     

    1996 yılında örgütün Avaşin kampında ‘Ekrem’ kod isimli kişinin anlatıma göre, HakkâriYüksekova tarafında Kürtçe ismi ‘Vargeminan’ olan askeri karakola saldırı düzenlenerek termal kamera alınıyor. Termal kamera o dönemde örgütün İran Sorumlusu olan Mustafa Karasu’yu veriliyor. Bunu haber alan İran İstihbaratı bu kamerayı geri isteme talebinde bulunuyor. Bu termal kamera İran’a verilmeyince İran’lı yetkililer ‘hastanenizi kapatırız’ diye örgütü tehdit etti. Hastanenin kapanmaması için termal kamerayı İran İstihbarat Örgütüne teslim ettiler. Bildiğim kadarı ile İsrail malı olan termal kameranın aynısından İran’da da üretiliyor.

     

     

    ASKERLER TESLİM OLMAMAK İÇİN UÇURUMDAN KENDİNİ ATTI

    Benim PKK’nın Şehriban kampında bulunduğum dönemde Şemdinli bölgesinden Kuzey Irak’a yakın tarafta bulunan bir askeri karakola 1996 yılında ‘Ekrem’ kod isimli Hıdır Sarıkaya’nın talimatı ile bir saldırı düzenlendi. Ancak, bu saldırıyı kimlerin ayrıntılı olarak yaptığını bilmiyorum.

     

     

    Bu saldırıda 40 askerin kayıp olduğu söylenmişti. İran askerlerine verildiği belirtilmiş idi, daha sonra duyduğumuza göre, askerler teslim olmamak için uçurumdan aşağı atlayarak canlarını kıymışlar.

    1999 yılında Abdullah Öcalan’ın yakalanmasından sonra, PKK ile Türkiye arasında üstü kapalı olarak bir ateşkes ilan edildi. Ancak, İran Devleti ile İstihbaratı bize ısrarla ‘Ateşkes yapmayın. Türkiye ile savaşın tehditlerinde bulundu ve hatta kamplarımızın da dağıtılacağı talimatı geldi. Bu tehdit nedeniyle Bin 500 örgüt üyesi Kuzey Irak’taki kamplara gitmek zorunda kaldı.

     

     

    “ÖRGÜT MENSUPLARINA YAPTIRILAN MEZARLAR, ŞİRİN GÖRÜNMEK İÇİN YIKILDI”-

    İran’daki Şehidan kampını boşaltmadık. İran İstihbaratı ‘ siz iş yapmıyorsunuz’ diyerek kampa karşı savaş başlattı. Açıkça ‘bize savaşmayacaksanız kampları boşaltın’ diyorlardı. Bunun üzerine kampta 300 kişiden 60 örgüt elamanı kaldı. Bende bu örgüt üyelerinin arasındaydım. Kamptan ayrılanları İran devletine ait resmi araçlar ile Kuzey Irak’a kadar bizzat götürdü. Yine o tarihlerde örgüt mensuplarına ait mermerden yapılan mezarlar İran tarafından Türkiye’ye şirin görünmek için yaktırıldı.

    PKK’nın Ermenistan Ülkesinde iki derneği ve birde satın aldığı iki katlı evi var. Burada Ermenistan İstihbarat Birimlerine ait binalara yaklaşık 5-6 metre mesafe uzaklığında bulunuyor. Bu evler genelde örgüt mensuplarının tedavilerine yönelik kullanılır. Tedavisi ağır olan örgüt üyeleri Ermenistan’da, durumu hafif olanlar ise Kuzey Irak’a gönderiliyor.

     

     

    -“AĞIR SİLAH VE MÜHİMMATLAR PKK’NIN NİZAMİYESİNE TESLİM EDİLİYOR”-

    ‘Ape’ Hüseyin kod isimli örgüt mensubu bize otomatik Docka silahlarını ne şekilde kullanılacağını ve uçaklara karşı nasıl isabet ettirileceği konusunda bilgi veriyordu. Buna göre tüneller kazılarak, zikzaklar yapılıyordu. İran ve Irak Hükümetleri bize silah ve malzeme konusunda yardımcı olurdu. Mesut Barzani’nin alt kadrosunda çalışanlar Barzani’nin talimatı ile bizzat gelerek görüşürlerdi. İran İstihbarat birimi bir kez 300 adet kaleşnikof, biksi, kanas, roketatar ve mühimmatı, el bombalarını getirerek örgüte teslim etti. Bu teslimatı Zinere kampına 10 kilometre yakınlarında PKK nizamiyesinde teslim yaptılar. Teslimat sırasında silah başına 500 dolar alıyorlardı.

     

     

    Bu kampın elektrik enerjilerini kendileri, üretirlerdi. Gıda ve yiyecekler ise İran Hükümeti ve Barzani tarafından karşılanıyordu.

    2005 yılında örgütten ayrılarak 2007 yılına kadar İran’da kaçak olarak yaşadım. İran’dan çıkış yolu bulamıyordum. Bu nedenle kaldım. Bu yaşadığım süre içinde imam nikâhlı İranlı bir kadınla evlendim. Benim araçta yakalattığım silah, bomba ve şarjörden bilgim yoktur. Silahlar bindiğim araç sahibine aittir. Beni Tahran’a götürecekti. Bu silahların ‘Mako’ isimli bayana ait olduğunu düşünüyorum. Ben İran’da PKK’ya üye olmaktan yargılandım. Silahlar ve diğer ele geçen malzemeler konusunda her hangi bir yargılama konusu olmadı. Ancak, bunlarla ilgili bana ceza verilmedi. Ailem bana banka yoluyla para gönderirdi. Ben ceza evinde bulunduğum sırada görevliler kart verirlerdi, bir tane de bana verdiler. Diğerini ise tanıştığım biri kredi kartı ile birlikte şifresini verdi. Bu kart İran Devleti bankalarına aittir. Ben ceza evindeyken bu kartları kullandım. İran Cezaevi içinde dükkânlar vardı. Bu kart ile alış-veriş yapardım.”

    Mahkeme heyeti, Ahmet Güreş’in tutukluluk halinin devamına karar vererek, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.

  • PKK yönetimi koruma ordusu ile dolaşıyor

    PKK yönetimi koruma ordusu ile dolaşıyor

    Cemil Bayık 16, Murat Karayılan 12, Duran Kalkan 8, Bahoz Erdal ise 4 koruma ile dolaşıyor. PKK’nın kadın yöneticilerinin korumalarının kadın olduğu belirtiliyor.

     

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’in “çok sıkı korunuyorlar, sürekli yer değiştiriyorlar” dediği PKK lider kadrosuna ilişkin istihbarat birimlerinin elindeki bilgiler, büyük bölümü Kandil’deki kamplarda yaşayan örgüt yöneticilerinin koruma ordusuyla çevrelendiğini ortaya koyuyor. En çok yakın koruma kullanan Cemil Bayık’ın tam 16 koruma ile yaşadığı belirlendi.

     

    HPG’den seçiyorlar
    Milliyet’in ulaştığı bilgilere göre, halen Hinere ve Kandil kamplarında yaşayan ve örgütün idelojik merkezi okullarının sorumlusu olan Cemil Bayık’ın tam 16 yakın koruması var. Bayık’ın korumalarının tamamının HPG üyesi olduğu tespit edildi. KCK yürütme konseyi başkanı olan ve Bayık gibi Hinere ile Kandil’deki kamplarda yaşayan Murat Karayılan’ın tamamı HPG’den seçilen 12 silahlı yakın koruması bulunurken; Gare ile Zap kamplarında yaşayan savunma komitesi başkanı Duran Kalkan’ın ise, tamamı HPG’li 8 silahlı yakın korumasının olduğu saptandı.

     

    Genel basın yayın komitesi başkanı olan ve Hinere ile Kandil kamplarında yaşayan Mustafa Karasu’nun 4’ü HPG’li 8 silahlı yakın koruması; Hinere ile Kandil kamplarında yaşayan ve okullar idaresi başkanı olan Ali Haydar Kaytan’ın da tamamı HPG’li 4 silahlı yakın koruma ile yaşadığı tespit edildi.
    Son dönemde Hakkâri bölgesindeki birçok silahlı eylemin talimatını verdiği belirtilen, medyasavunma alanı komutanı Suriyeli Bahoz Erdal kod adlı Fehman Hüseyin’in, Zap ve Zagros kamplarında HPG’li 4 silahlı yakın koruma ile yaşadığı belirlendi.

     

    Kadınları kadınlar koruyor
    Zap ve Gare kamplarında yaşayan YJA Star biriminin yöneticisi Zozan Çevlik’in HPG’li 4 kadın koruma ile dolaştığı belirlendi. PJA yöneticisi olan Rengin Botan’ın HPG’li 2 kadın silahlı koruması, medya savunma alanı kadın komutanı olarak Zap ve Zagros kamplarında yaşayan Delal Amed’in HPG’li 2 silahlı kadın koruması, Haftanin ve Metina bölgelerindeki kadın gruplarının sorumlusu olan Çiğdem Türk’ün ise HPG’li ve silahlı 2 kadın koruması olduğu belirtildi.

  • Eşi görülmemiş operasyon başlıyor

    Eşi görülmemiş operasyon başlıyor

    PKK’ya karşı alan hâkimiyetini tamamen sağlamak amacıyla bölge bölge büyük bir temizlik harekâtına başlıyor.

     

    TSKPKK’ya karşı alan hâkimiyetini tamamen sağlamak amacıyla bölge bölge büyük bir temizlik harekâtına başlıyor. Sabit noktada bekleme bitiyor, mutlak hâkimiyet, tam saha pres başlıyor. Başta Hakkâri ve Şırnak kırsalı olmak üzere, terör örgütü grupları ayrı ayrı çembere alınıp, izole edilecek.

     

    Terör örgütü PKK’nın son dönemde artan saldırıları sonrası Ankara, silahlı mücadelede benzeri görülmemiş çapta geniş yeni bir konsept için düğmeye bastı. Genel olarak, sabit noktada beklemenin bırakılarak hareketli hale geçildiği yeni harekat tarzı, “Mutlak hakimiyet, tam pres” diye de adlandırılıyor. Hürriyet gazetesinin haberine göre, buna göre, Türk Silahlı Kuvvetleribölgede, PKK’nın terör faaliyetlerinde üs olarak seçtiği bölgeler başta olmak üzere alan hakimiyetini tamamen sağlamak amacı ile bölge bölge büyük bir temizlik harekâtına başlıyor.

     

    Bunun için bölgede öncelikli 2 il, Hakkâri ve Şırnak kırsalı olmak üzere bölgeler temizlenmeye başlanacak. Ancak bunlar gerçekleşirken her belirlenen bölge ayrı ayrı çembere alınacak. Terör örgütünün gruplarının birbiriyle teması kesilerek, bulundukları yerde izole edilip etkisiz hale getirilmeleri planlanıyor.

     

    Her yerde olunacak

     

    Bir diğer önemli unsur da hareketli birliklerin PKK’nın bölgedeki hareketliliğinin önüne geçmek amacıyla her yerde olması. Bu çerçevede, uzman çavuştan üst rütbeli subaylara dek tecrübeli personel de bizzat harekâtlarda aktif olarak bulunacak.

    Ankara’da bulunan komuta heyetinin bir ayağı da Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’in talimatıyla sürekli bölgede olacak. Buna harekat bölgesinde fedakarca görev yapan personelin bizzat yanında bulunulması nedeniyle özellikle önem veriliyor. Planlamaya göre, kırsal bölgeler başta olmak üzere şu iller temizlik harekatında ilk aşamada yer alacak: Hakkâri, Şırnak,BatmanVanSiirtBingöl, Muş, TunceliDiyarbakır.

    Ancak ilk adım olarak, Hakkâri’de güneydoğu Irak– İran sınır köşesi Yüksekova– ŞemdinliDağlıca– Çukurca- Geçimli bölgesi ile Şırnak’ta yakın bölge olarak Beytüşşebap– Uludere ekseni 1’inci öncelikli yer alacak.

    Gerekirse sınır ötesi

     

     

    Aynı zamanda ABD’ye de anlık istihbaratın daha etkin hale getirilmesi ve teslimatı geciktirilen Süper Kobra taarruz helikopterleri için bir kez daha resmi girişimde bulunulacak. Harekâtların icrasında deneyimli polis özel harekat birimleriyle MİT istihbarat birimleriyle de koordineli olarak çalışılacak.

     

     

    Yetkililer, bir süreden beri sürekli kamuoyunda konuşulan sınır ötesi harekat için ise, “Hangi adım gerekiyorsa o adım atılacak. Devletin bu işin bitirilmesi konusunda kesin kararlılığı var” şeklinde açık kapı bırakan kritik bir değerlendirmede bulunuyorlar.