Etiket: hain

  • Komşuya Hain Plan

    Edirne’nin Keşan ilçesinde kendilerini evli olarak tanıtan çift, komşularını yardım için eve çağırıp önce bileziklerini çaldı, sonra odaya kilitleyip kaçtı.

    Olay, Keşan’a bağlı İspat Cami Mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bir süre önce Çayır Sokak üzerindeki kiraladıkları eve taşınan Ebru E. ve Hasan G., kendilerini çevredekilere evli olarak tanıtıp, bitişikteki komşuları S.C. ve Y.C. çiftiyle arkadaşlık kurdu. Ebru E., bir süre sonra komşusu S.C.’ye giderek eşinin cenaze nedeniyle memlekete gideceğini, kendisinin de hamile olduğu için evde yalnız kalmaya korktuğunu söyleyerek eve çağırdı.

    BİLEZİKLERİ ÇALIP ODAYA KİLİTLEDİLER

    S.C. de bunun üzerine kocası Y.C.’ye durumu anlatıp Ebru E.’nin evine gitti. Eve girdikten bir süre sonra S.C.’nin kollarını tutup, ağzını kapayan Ebru E. ve Hasan G., kadını bir odaya kapatarak kolundaki 4 altın bileziği aldı. Çift sabah kaçarken S.C.’yi de serbest bıraktı.

    Şikayet üzerine olayla ilgili soruşturma başlatan polis ekipleri, Ebru E. ve Hasan G.’yi Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde yakalayıp gözaltına aldı. Keşan’a getirilen zanlılar, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri mahkemece tutuklanarak, Edirne Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

    Evli gibi davranın ikilinin, dolandırıcılık ve hırsızlık suçlarından çok sayıda sabıkası olduğu belirlendi. Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

  • PKK’lı Teröristlerden Yüksekova’da Hain Plan

    Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde teröristlerin, kontrol altında tutamadığı binaları patlatarak enkaz oluşturma ve bu şekilde güvenlik güçlerinin geçmelerini engelleme planı deşifre oldu.

    Güvenlik kaynaklarından alınan bilgiye göre, Yüksekova şehir merkezinde düzenlenen ’Şehit Jandarma Uzman Çavuş Ramazan Gülle’ operasyonu sırasında, Kuzey Irak Sorumlusu terörist Fehmi Atalay, Yüksekova Öz Savunma Sorumlusu Yusuf Saydut ve ’Telho’ kod adlı terörist arasında geçen telsiz konuşmasında, ’Teröristlerin kontrol altında tutamadığı binaları patlatarak enkaz oluşturmaları ve bu şekilde güvenlik güçlerinin geçmelerini engellemeleri’ şeklinde ifadeler kullandığı tespit edildi.

    Bölücü terör örgütü mensuplarının telsiz konuşmalarından ve fotoğraflarda görülen tahribatlardan, teröristlerin Yüksekova şehir merkezinde bina ve tesislere yönelik yıkım girişiminde bulundukları, hatta bu eylemleri güvenlik kuvvetlerinin geçişi esnasında binaları, sokakları ve caddeleri yıkarak geçişi engelleyecek şekilde tasarladıkları ve düzenekleri bu amaç doğrultusunda hazırladıkları belirlendi. Ancak bazılarının yaptıkları açıklamalarda, bu tahribatın Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından yapıldığı, teröristlerin bu yıkımı yapabilecek silah ve malzemelerinin olmadığı, ellerinde sadece kaleşnikof silahı olan teröristlerin bu yıkımı nasıl yaptıklarını anlayamadıkları şeklinde ifadelere rastlandı.

    “’KİMYASAL SİLAH KULLANILDI’ ŞEKLİNDEKİ BÜYÜK YALANLARI SÖYLEYECEK KADAR KÜÇÜK BEYİNLİLER”

    Konuya ilişkin “Ya bu açıklamayı yapanlar olaylardan tamamen kopuk olarak gazel okuyorlar ya da ’kimyasal silah kullanıldı’ şeklindeki büyük yalanları söyleyecek kadar küçük beyinliler” yorumunda bulunan kaynaklar, Yüksekova’da binaların kolonlarına yerleştirilen tuzaklanmış tüplere dikkat çekerek, şu tespitlerde bulundu:

    “Niye tüpleri kolonların dibine koymuşlar? Aramalarda bugüne kadar bulunan yaklaşık 140 bin tüp sadece güvenlik kuvvetlerine yönelik el yapımı patlayıcı (EYP) amaçlı mı kullanılıyordu? Bu rakam, kullanılamadan ele geçirilenler, bir de kullanılmış olanları düşünün. Evlerde camların önüne yığılmış amonyum nitrat çuvallarını neden buralara yerleştirmişler. ’Hem siper hem de evleri terk ederken patlatmak amaçlı’ demeye gerek var mı? En yakın tarihli Diyarbakır’da yakalanan silah ve mühimmatlara bakın. Birinin söylediği gibi bu teröristler sadece kaleşnikof piyade tüfeği mi kullanıyorlar? Peki o zaman bu ele geçenleri kim kullanıyor. Ele geçen binlerce roketatar mermilerini ve güvenlik kuvvetlerimizin kullandıkları zırhlı aracı bile delen çelik çekirdekli mermileri kaleşnikof ile mi atıyorlar? Kaleşnikof tüfek evrim geçirdi de bizim mi haberimiz olmadı? Bunu söyleyenler, Cizre’de, Sur’da ele geçirilen çok sayıdaki Doçka uçaksavar silahlarını hangi kategoriye koyuyorlar?”

  • Vali Seddar Yavuz: “Bu Millet Çok Hain Plan Görmüştür, Çok Şehit Vermiştir”

    Muş Valisi Seddar Yavuz, bu milletin çok şehit verdiğini belirterek, “Biz kimlerin taşeron olduğunu gayet iyi biliyoruz ve bizim tavrımız itlerle, köpeklerle uğraşmak değil, köpeğin sahibine ‘köpeğine sahip ol’ demektir” dedi.

    Sağlık Bakanlığı tarafından Muş’a gönderilen ambulansların tanıtım törenine, Vali Seddar Yavuz, AK Parti Muş Milletvekili Mehmet Emin Şimşek, Belediye Başkanı Feyat Asya ile kamu kurum amirleri ve sağlık çalışanları katıldı. Törende bir konuşma yapan AK Parti Milletvekili Mehmet Emin Şimşek, 2002’de Muş’ta sadece 4 ambulans olduğunu ve bugün ise bu sayının 45’e yükseldiğini söyledi.

    “SAĞLIK ÇALIŞANLARIMIZ VE AMBULANSLARIMIZ HEDEF ALINIYOR”

    Programda bir konuşma yapan Vali Seddar Yavuz ise, vatandaşların 112’yi lüzumsuz yere meşgul etmemeleri uyarısında bulunarak, böyle bir durumda yasal işleme başvuracaklarını söyledi. Terör örgütünün sağlık çalışanları ve ambulansları hedef aldığını ifade eden Vali Yavuz; “İnsanlıktan nasibini almamış ve hiçbir insanın hayatında olumlu değişiklik meydana getirmemiş, insanlık düşmanı, insan düşmanı terör örgütü dünyanın hiçbir yerinde olmayan bir yaklaşımla gerek sağlık çalışanlarımızı gerekse ambulanslarımızı hedef alıyor. Tabi ki terör örgütünden bir insanlık beklemiyoruz ama vatandaşlarımızın her şey gözünde cereyan ediyor, vatandaşlarımızın olan biteni dikkatle takip etmelerini ve vicdanlarında değerlendirmelerini özellikle rica ediyorum. Hele hele bölge halkının bu olup biteni yakından şahit olduğu ve her olan bitenle değerlendirmesi olduğu kanaatindeyim. O yüzden tüm kardeşlerimizin, tüm vatandaşlarımızın vicdanına başvurmasını, bu olan bitenle ilgili sesini yükseltmesini özellikle rica ediyorum. Vatandaşlarımızın özellikle devlerinin yanında, milletinin yanında saf tutuşu bizi ziyadesiyle mutlu ediyor. bunla ilgili de Muş halkına ayrı ayrı teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    “MUŞ BİR HUZUR KENTİDİR”

    Muş’u bir huzur kenti olarak değerlendirdiklerini belirten Vali Yavuz, “Muş, hepinizin bildiği gibi bir huzur kenti. Bu huzur kentinin bozulmasına asla izin vermeyeceğiz. Ama biraz önce söylediğim gibi kan ve göz yaşından medet uman, çaresiz zavallılara bu millet geçit vermeyecektir. Buna gönülden inanıyorum her ne yaparsa yapsınlar, hangi yöntemi denerlerse denesinler biz kararlıyız bu kutlu yürüyüşümüzü asla durduramayacaklar” ifadelerini kullandı.

    “DİMDİK AYAKTA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    “Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde bir kaos oluşturma, vatandaşlar üzerinde korku ve panik oluşturma böylelikle de emellerine ulaşma gibi bir adi planı devreye soktular” diyen Vali Yavuz; “Bu plan sadece PKK terör örgütünün planı olmayıp aynı zaman da 9 tane terör örgütünün ve bunlara yurtdışındaki işbirlikçilerinin hain planıdır. Dün de ifade ettiğim gibi bu millet çok hain plan görmüştür, çok şehit vermiştir ve bugünde acımız büyük vatandaşlarımızı kaybettik acımız büyük. Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum ve yaralılarımıza da acil şifalar diliyorum. Şunu herkes iyi bilsin ki; her ne olursa olsun biz dimdik ayaktayız ve dimdik ayakta olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    “BUNLAR BÜYÜK TÜRKİYE’Yİ ENGELLEME ÇABALARIDIR”

    Tavırlarının itlerle, köpeklerle uğraşmak olmadığını; köpeğin sahibine ‘köpeğine sahip ol’ demek olduğunu vurgulayan Vali Yavuz, konuşmasını şöyle tamamladı; “Vatandaşlarımız ellerini birbirine kenetlesin, el ele, omuz omuza ve gönül gönüle bu milletin birliği ve bütünlüğü ve vatanımızın bölünmez bütünlüğü noktasında herhangi bir tereddüde düşmesinler. Elbette hainler hainliklerini yapacaktır ama önemli olan hainin ne yaptığı değil, bizim ne kadar kardeş olduğumuz ve ne kadar birbirimizi sevdiğimiz, dayanışma içinde olduğumuzdur. O nedenle o korku ve panik havası yaratmaya çalışan hainlere verilecek en iyi cevap; birlik, beraberlik ve kardeşliktir. Bu ülkede kardeşlik hukukuyla çözülemeyecek herhangi bir sorun yoktur. Bunların hedefi esasen hiç kimseyi özgürlük ya da hakta değildir. Bu ülkenin kutlu yürüyüşünü, yeni Türkiye’yi, büyük Türkiye’yi engelleme çabalarıdır. Bu proje bizzat PKK’nın projesi değildir ya da terör örgütlerinin projesi değildir bunlar taşerondur. Biz kimlerin taşeron olduğunu gayet iyi biliyoruz ve bizim tavrımız itlerle, köpeklerle uğraşmak değil; köpeğin sahibine ‘köpeğine sahip ol’ demektir. Biz kutlu yürüyüşümüze mutlak suretle devam edeceğiz. Bu konuda herhangi bir tereddüde gerek yok, bedel varsa ödeyeceğiz. Bu millet çok bedel ödedi ama yolumuzdan asla kimse bizi döndüremez.”

    Yapılan konuşmaların ardından ambulansların tanıtımı yapıldı.

  • Hanefi Bostan: “Hain Tezgahlar Bozulacaktır”

    Türk Eğitim-Sen İstanbul İl Başkanı M. Hanefi Bostan, İstiklal Caddesi’nde yaşanan terör olayını lanetleyerek, “Bir kez daha kararlılıkla vurgulamak isteriz ki Türk milleti üzerinde kurgulanan bu tezgahı ve sinsi elleri kırarak oyunlarını bozacaktır” dedi.

    Türk Eğitim- Sen İstanbul İl Başkanı M. Hanefi Bostan İstiklal Caddesi’nde 4 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısını lanetledi. Bostan, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    “Son günlerde ülkemizin büyük şehirlerinde peş peşe yaşanan hain saldırılara bir yenisi daha eklendi. Bugün İstanbul İstiklal Caddesinde bir canlı bomba tarafından düzenlenen saldırıda şu ana kadar, biri canlı bomba olmak üzere 5 kişi öldü, 36 kişi yaralandı. Türkiye’nin uzun yıllardır kanayan yarası olan terör belası çirkin ve iğrenç yüzünü artık sivil vatandaşlara da saldırarak göstermektedir.Milletimizin huzuru, birliği ve dirliğine kast eden hainlerin boş bir hayal peşinde koştukları ortadadır. Asırlardır bu topraklarda yaşamanın bedelini kanla, canla ödeyen bu millet eşkıyaya ve haçlı zihniyetinin dayatmalarına pabuç bırakmayacaktır.Milletimiz topyekun ayağa kalkarak terörü yenecek ve hain tezgahları bozacaktır.Son günlerde art arda yaşanan patlamalarla birlikte ülkemizin geleceğinin ciddi bir tehdit altında olduğu bir gerçektir. Ülkemizi yöneten siyasi iktidarın bu olaylar karşısında kararlılıkla durarak Türk milletine uzanan bu kirli elleri bir an önce bertaraf etmesi gerekmektedir.Genç yaşlı, kadın erkek, çoluk çocuk demeden hedef seçen eli kanlı katillerin arkasındaki şer odakları gün yüzüne çıkarılmalı ve hak ettikleri cezalara çarptırılmalıdırlar. Yüzyıllardır Türk milletine kin ve nefret besleyen, teröristleri maşa gibi kullanan malum zihniyetin bütün planları deşifre edilmeli ve gerekirse hesaplaşmaya gidilmelidir.Bir kez daha kararlılıkla vurgulamak isteriz ki, Türk milleti üzerinde kurgulanan bu tezgahı ve sinsi elleri kırarak oyunlarını bozacaktır.İstanbul İstiklal Caddesinde yaşanan bu hain saldırıyı şiddetle lanetliyor, hayatını kaybedenlere yüce Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı ve yaralılara da acil şifalar diliyoruz”.

  • Kurtulmuş: “Hain, Sinsi, Kahpe Ve Kalleş Bir Saldırı”

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, İstanbul-Taksim’de meydana gelen patlamaya ilişkin, “Türkiye son derece hain, sinsi, kahpe ve kalleş bir saldırıyla karşı karşıyadır” dedi.

    AK Parti Ordu Danışma Kurulu toplantısına katılan Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Taksim’deki patlamayı değerlendirdi. “Türkiye son derece hain, son derece sinsi, son derece kalleş ve kahpe bir saldırı zinciri ile karşı karşıyadır” diyen Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, bu olaylarda önemli olanın ‘büyük fotoğrafı’ görmek olduğunu vurguladı. Kurtulmuş, şu açıklamayı yaptı:

    “20 Temmuz’da Suruç’ta başlayan Suruç katliamı ile birlikte arkasından Ankara, arkasından İstanbul’daki patlama, arkasından geçen hafta yine Ankara ve bugün İstanbul’da olan bu patlamalarla birlikte ortaya çıkan; büyük resmi görmediğimiz takdirde bu olaylar ne oluyor, niçin oluyor, kim tarafından yapılıyor sorularına da doğru dürüst cevap veremeyiz. Dolayısıyla biz bir siyasi hareket olarak Türkiye’nin kalbi olan bu ülkenin bu toprakların ruhunu temsil eden bir siyasi kadro olarak, milletin temsilcileri olarak ve aziz milletimiz olarak bu oynanan oyunun geniş resmini, büyük resmini iyi görmek mecburiyetindeyiz. Ancak bu resmi iyi bir şekilde görürsek genel resmi görürsek, maşaları, piyonları iyi tanımlar, maşalarla piyonlarla uğraşmak yerine onların arkasındaki esas failleri deşifre ederek onlara karşı mücadele edebiliriz.”