Etiket: Haftadır

  • 14 yaşındaki kızdan bir haftadır haber alınamıyor

    İzmir’de bir haftadır kendisinden haber alınmayan 14 yaşındaki Yağmur Kırtay’ın annesi Alev Özaskan, kızının son zamanlarda değiştiğini, uyuşturucu kullanmasından şüphelendiğini ve birileri tarafından kötü yola düşürülebileceği belirterek endişe duyduğunu söyledi. Gözyaşları içinde kızına seslenen acılı anne, “Kızım eğer bir yerde tutuluyorsan bir şekilde bana ulaş. Kaç kızım, bana gel, korkma annem” dedi.

    İzmir’in Karabağlar ilçesinde yaşayan, İzmir Süleyman Taştekin Meslek Lisesinde 1. sınıf öğrencisi olan, Haldun Dormen’in Sahne Tozu Tiyatrosu’nda oyunculuk eğitimi alan Yağmur Kırtay (14), bir hafta önce dersi bittikten sonra okuldan çıktı. Genç kızın annesi Alev Özaskan (42) da çocuğunu almak için okula gitti. Fakat 14 yaşındaki kız, annesini görünce bir anda kaçtı ve okul çevresinden uzaklaştı. Kızını o günden sonra bir daha görmeyen çaresiz anne durumu hemen polise bildirdi. Kızının psikolojik tedavi de gördüğünü belirten anne Alev Özaskan, kızının birileri tarafından tutulduğunu, uyuşturucuya alıştırılmış olabileceğini belirterek, gözyaşları içinde başına kötü bir şey gelmesinden endişe ettiğini söyledi.

    “Çok özledim, ne yaptılar kızıma”

    Kızı Yağmur Kırtay’ın daha öncede evden kaçma teşebbüsünde bulunduğunu ama mutlaka bir kaç saat sonunda kendisini haberdar ettiğini anlatan acılı anne Alev Özaskan, “Kızımın ruhsal sıkıntıları vardı ve bu uzun süredir devam eden bir durummuş, tabi biz anlayamadık. Ruhsal tedavisi için Ege Üniversitesi’nde tedavi altına alındı. Hastaneden 10 gün sonra çıkarttıktan sonra tekrar evden gitti. Hayatından endişe ediyorum, çünkü kötü insanların eline düşmüş olabilir. Benim kızım daha 14 yaşında, her şey başına gelmiş olabilir. 14 yaşında bir kızın sokaklarda gece kalması.. Bir hafta oldu, kızım yok. Yetkililerden yardım istiyorum, herkes elinden geldiğini yaptığını söylüyor ama hiç kimsenin de bana bir netice ile geldiğini görmedim. Sürekli telefonlar alıyorum; ‘kızınız şurada burada, kızınız şunun elinde tutuluyor’ diye. Ne kadar doğru bilmiyorum. Çok özledim, ne yaptılar kızıma. Lütfen kızıma bir zarar gelmeden geri istiyorum” dedi.

    “Kızım 4 ay içerisinden evrim geçirdi”

    Kızının 3-4 ay içerisinde değiştiğini dile getiren anne Özaskan, “Ne olduysa yaz tatilinde 4 ay içerisinde oldu. Kızım evrim geçirdi resmen. Önce gitti saçlarını sarıya boyattı. Günde 2-3 paket sigara içmeye başladı, kötü arkadaşlıklar kurmaya başladı. Sonra dediler ki uyuşturucu kullanmaya başladı. Bunların dedikodudan ibaret olduğunu düşünmek istiyorum. Ben her ne olursa olsun kızımın arkasında ve yanındayım. Kızım ruhsal sıkıntılarından dolayı çok yalan konuşuyor. Kendini 17-18 yaşlarında, adını da Yağmur yerine Lara olarak tanıtıyor. Ama benim kızımın sıkıntıları var. Lütfen kızımın bir an önce daha fazla kötü şeyler yaşamadan, bulunup getirilmesini istiyorum” diye konuştu.

    “Mutlaka gelirdi bana gelmese anneannesine giderdi”

    Kızının cep telefonuna çok düşkün olduğunu, telefonsuz yapamayacağını belirten Özaskan, bir haftadır kızının telefonlarına ulaşamadığını ifade etti. Kızının hayatından endişe ettiğini vurgulayan çaresiz anne, “O yaştaki çocukları biliyorsunuz canını alın ama ellerindeki telefonu almayın. Benim kızımın elinde son model telefonu var. Telefonu elinde olsa bana mutlaka ulaşır. O çocuğumun telefonu elinden alınmış, telefonu da yok. O bana gelir, bana gelmese anneannesine gelir, ama yağmur buradan gitmezdi. Daha önceki gitmelerinde de mutlaka gelirdi, gözükürdü. Ama kızım yok” dedi.

    “Yarım kaldım, yarım onunla gitti”

    Kızının birileri tarafından zorla tutulduğunu düşünmeye başladığını belirten talihsiz anne Özaskan, “Başına bireyler geldi eminim o yoksa gelirdi, mutlaka bana gelirdi. Kandırıyorlar, onu sevmediğimiz istemediğimiz düşünüyor ama öyle bir şey yok. O benim tek yaşam kaynağım. Şu anda yarım kaldım, yarım onunla gitti. Kızımı istiyorum” ifadelerini kullandı.

    Kızını çok sevdiğini ancak buna kızına inandıramadığını kaydeden Alev Özaskan, kızının babasız büyüdüğü, baba sevgisi görmediği için hep sevilmediğini düşündüğünü sözlerine ekledi.

    “Kızım neredeysen bana ulaş, kaç, korkma”

    Gözyaşları içinde evladına seslenen acılı anne, “Yağmur eğer kızım bir yerde tutuluyorsan bir şekilde bana ulaş. Kaç kızım, bana gel korkma. Ben seni hiçbir yere vermeyeceğim, hiçbir hastaneye yatırmayacağım. Ben sana en iyi şekilde ben bakarım. Ama ne olursun geri dön artık çok uzun zaman oldu yoksun. Korkuyorum artık iyice lütfen gel artık” dedi.

  • Aysel Nine Bir Haftadır Kayıp

    Amasya’da evinden çıkarken güvenlik kameraları tarafından görüntülenen yaşlı kadından bir haftadır haber alınamıyor.

    Edinilen bilgiye göre, 76 yaşındaki Aysel Kuşçu geçen Çarşamba günü Hızırpaşa Mahallesi’ndeki evinden ayrıldı. 2 çocuk annesi Kuşçu’dan haber alamayan yakınları durumu polise bildirdi. En son oturdukları sitenin güvenlik kameraları tarafından görüntülenen Kuşçu, çevrede yapılan tüm aramalara rağmen bulunamadı.

    Torununun gireceği LYS sınavı öncesi dua etmek için Serçoban Türbesi’ne gitmek isteyen kayınvalidesinin apartmandan çıktıktan bir süre sonra komşuları tarafından çevrilip geri geldiğini ardından yarım saat sonra başka bir komşudan 10 lira borç alıp tekrar çıktığını ve apartman görevlisiyle binanın etrafındaki çiçeklerle ilgili konuştuktan sonra gittiğinin görüldüğünü belirten Rahmi Besler, “Her tarafa baktık. Poliste baktı. AFAD ekipleriyle gideceğini söylediği Serçoban Türbesi’nin etrafına baktık. Şeker hastası kendisi. İlaçları da yanında değil. Çok endişeliyiz” dedi.

    Kendilerinin aynı apartmanın ikinci katında, kayınvalidesinin de birinci katında kaldığını anımsatan Besler, yaşlı kadını görenlerin güvenlik güçlerine ihbar etmelerini istedi.

    Annesini köylerde de aradığını anlatan Okay Kuşçu da, “Ben Amasya’da olmadığını düşünüyorum artık. Çalılara, yol kenarlarına, her yere baktım. İnşallah da birinin yanındadır diyorum. Çünkü sokak koşullarında yaşaması çok zor. Ankara, İzmir’e gitmiş olabilir” diye konuştu.

    Kuşçu’nun torunu Beren’de ananesinden gelecek iyi haberi bekliyor.

  • Nevşehir’de Bir Haftadır Kayıp Olan Ortaokul Öğrencisi Ailesine Kavuştu

    Geçtiğimiz hafta Cuma günü evinden okula gidiyorum diyerek çıkan 16 yaşındaki ortaokul öğrencisi Ramazan Akses, Antalya’da bulundu.

    Antalya’da oğlunun bulunduğunu öğrenen baba İlhami Akses Antalya’ya giderek oğlunu aldı. Oğlunu bulmanın sevincini yaşayan Baba İlhami Akses, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) teşekkür ederek, “Evladımıza kavuştuk. Allah kimseye böyle bir acı yaşatmasın. Çok zor bir şey. Evladın acısı ne anlatılır ne de mutluluğu anlatılır. Bu ayrı bir şey. Çok şükür oğlumuza kavuştuk. Evladı kaybolan ailelerin biran önce çocuklarına kavuşmasını Allah’tan niyaz ediyorum. Biz şuan çok mutluyuz. Size ve ekibinize teşekkür ederim. Ayrıca İhlas Haber Ajansına çok teşekkür ediyorum. Bizi çok mutlu ettiler. Bizimle ilgilendiler bizleri ihya ettiler” dedi.

    Anne Meryem Akses de çok mutlu olduğunu ve bütün kayıp çocukların bulunmasını istediğini söyledi. Anne Akses, “Bütün çocukları Allah’ım anne ve babasına kavuştursun. Ben çok mutluyum, çok rahatım. Çocuğumu ilk gördüğüm zaman sarıldım, kokusunu içime çektim. Bol bol öptüm” diye konuştu.

    Ailesi tarafından bir haftadır aranan ortaokul öğrencisi Ramazan Akses ise, “Buradan Niğde’ye geçtik. Niğde’den otobüse binerek Antalya’nın Manavgat ilçesine gittik. Manavgat’ı gezdikten sonra arkadaşlarımla birlikte Antalya’ya gittik. Antalya’da bir süre gezdikten sonra diğer arkadaşlarım ile ayrıldık. Antalya’ya gezmek amacıyla gittim ama keşke gitmeseydim. Ben böyle olacağını bilsem dışarıya adımımı atmazdım” diye konuştu.

    16 yaşındaki Ramazan Akses, aç kaldıklarında polis karakoluna gittiklerini ve burada polislerin kendilerine yardım ettiklerini belirterek, “Polise ben gittim. Aç kaldığım ve karnımız ağrımaya başladı bende arkadaşım ile konuşarak anlaştık ve polis karakoluna gittik. Burada polis ağabeylerimiz bizimle ilgilenerek gerekli işlemi yaptılar. Bütün çocuklar beni örnek alsınlar evden dışarıya çıkmasınlar. Evden gitmesinler. Anne ve babalarını üzmesinler. Kaçmasınlar ben çok pişmanım” şeklinde konuştu.

  • Esteban Alvarado: “Son 3-4 Haftadır İşler İyi Gidiyor”

    Trabzonspor’un başarılı file bekçisi Esteban Alvarado, son 3-4 haftadır işlerin iyi gittiğini belirterek, “Ligin geri kalan kısmındaki tüm maçları kazanıp çıkabileceğimiz en üst noktaya yükselmemiz lazım, Trabzonspor için bunların hiçbiri bir başarı değil” dedi.

    Kulübün büyük bir taraftar grubuna sahip olduğunu kaydeden Esteban Alvarado, “Tesisler, altyapı ve bize sunulan imkanlar büyük bir kulübün sahip olacağı düzeyde. Hiçbir eksiğimiz yok. Bu konuda şanslı olduğumu düşünüyorum. Ayrıca şehir de beni çok etkiledi. Sadece futbol oynamayı düşünen bir futbolcuya tüm olanaklar sunuluyor. İnsanlar futbolla yaşıyorlar. Psikolojik durumları bizim aldığımız sonuçlara göre değişiyor. Tümünü değerlendirdiğimde burada olmaktan son derece memnunum” ifadelerini kullandı.

    Trabzonspor’a transferinin hızlı bir şekilde gerçekleştiğini vurgulayan Alvarado, “Türkiye’nin futbol anlamında büyük bir gelişim içerisinde olduğunu, Süper Lig’de önemli futbolcuların forma giydiğini biliyordum. Durum böyleyken menajerlerim Türkiye’den gelen tekliften bahsettiler. Sadece Trabzonspor’un ülkenin en önemli ve en büyük takımlarından biri olduğunu duymuştum. Sonrasında şartlar birbiriyle örtüşünce transfer gerçekleşmiş oldu. Trabzon’a gelince büyük bir camiaya geldiğimi kendi gözlerimle gördüm” diye konuştu.

    Kulübe adaptasyon sorunu çekmediğini de dile getiren Esteban, “Kafamda belli bir hedef vardı. Onu gerçekleştirmek için geldim. Buradaki insanlar, kulüp ve şehrin yapısı bu sorunu yaşamamı engelledi. Hiçbir sıkıntı çekmedim” şeklinde konuştu.

    “ONUR ÇOK BÜYÜK VE BEĞENDİĞİM BİR KALECİ”

    Trabzonspor gibi bir takımın hedeflerinin asla bitmeyeceğini dile getiren Esteban, şöyle konuştu:

    “Bu nedenle ligin geri kalan kısmındaki tüm maçları kazanıp çıkabileceğimiz en üst noktaya yükselmemiz lazım. Trabzonspor için bunların hiçbiri bir başarı değil. Her zaman şampiyonluk mücadelesi vermeye alışkın bir camia var ortada. Artık bu sezonu en iyi yerde bitirip gelecek sezon alışkanlıklar doğrultusunda sonuçlar almamız gerekiyor. Onur çok büyük ve beğendiğim bir kaleci. Yaşına baktığımızda hala genç kaleci sınıfında yer alıyor bence. Önünde futbol oynamak için uzun bir zaman var. Onur’un dışında takımda bulunan diğer kaleciler de çok yetenekli.”

    “SON 3-4 HAFTADIR İŞLER İYİ GİDİYOR”

    Her zaman daha iyi olması gerektiğini vurgulayan Esteban, şunları söyledi:

    “Benim Trabzonspor’da bulunma amacım iyi performans sergilemek. Bu nedenle sergilediğim performans büyütülmemeli. Sahada mücadele eden diğer arkadaşlarımdan ne bekleniyorsa benden de o bekleniyor. Rakibe karşı kaleyi korumam isteniyor. Bunu yapmam için transfer edildim. Bende işimi yapıyorum. Son 3-4 haftadır işler iyi gidiyor. Benim çizgim bu olmalı zaten. Her zaman daha iyisini yapmam lazım. Benim için önemli olan düzenli bir şekilde forma giyebilmek.”

    “AVNİ AKER’E VEDA OLDUKÇA HÜZÜNLÜ OLACAKTIR”

    Trabzonspor’un Akyazı Stadı’na ihtiyacı olduğunu vurgulayan deneyimli kaleci, sözlerine şöyle devam etti:

    “Süper Lig’de son dönemde oynadığımız maçlarda birçok takımın stadını yenileyip, modern hale getirdiğini gördük. Trabzonspor da böyle modern bir stadyumu misliyle hak eden bir kulüp. Ümit ediyorum ki yeni stadyumda çok büyük başarılar elde edilecektir. Avni Aker ise önemli tarihi olan bir stadyum. Şampiyonluklar elde edilip, önemli zaferler kazanıldığı nostaljik bir yer. Mazisi bu kadar dolu olan bir stadyuma veda oldukça hüzünlü olacaktır.”

  • Amasyalı Madenciler 2 Haftadır Eylemde

    Amasya’dan Soma’ya gitmek istemeyip yıllardır çalıştıkları kömür ocaklarının yeniden faaliyete geçmesini isteyen Amasyalı madencilerin yer altında başlattığı eylem 2 haftadır sürüyor.

    Yerin bin 600 metre altına inip günlerdir dışarı çıkmayarak eyleme devam eden madenciler, bir yandan da hastalıkla uğraşıyor. 4 günde 30 madenci hastanelik olurken, hastaneye gidip tedavi olan madenciler tekrar arkadaşlarının yanına dönüyor. Madenci eşleri de madenin girişinde umut nöbeti başlattı.

    Hastanede tedavi olup madene döndükten sonra tekrar rahatsızlanan madencilerden Hüseyin Tokatlı, “Tekrar geldim işime. Ölene kadar da buradayım. Buradan da gitmeyeceğim. Ölürsem burada öleceğim” dedi.

    Durumlarıyla ilgili Enerji Bakanı’na seslerinin iletilmediğini belirten 9 yıllık madenci Süleyman Demirok ise, “Milletvekillerimiz ilgileniyor bu konuyla ilgili, yalnız yetersiz kalıyorlarmış. Biz de sesimizi Sayın Başbakan’a duyuruyoruz. Bize sahip çıksınlar” diye konuştu.

    6 aylık ikizlerinin yanı sıra 2 çocuğu daha olduğunu anlatan madenci İsa Karaköse, “5 gündür çocuklarımı göremiyorum. 67 gündür maaş alamıyorum. Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, Enerji Bakanımıza sesleniyorum. Bize yardım etsinler. Artık çocuklarıma mama götüremez hale geldim. 1 liram dahi cebimde yok” şeklinde konuştu.

    Eşi Sadık’ın 2 aylığına Soma’ya gidip çalıştıktan sonra yeniden Suluova’ya döndüğünü ancak yıllarını verdikleri madenin kapatılmasıyla şoka uğradıklarını söyleyen Muazzez Kurt ise, “İşte korkmuyoruz. Ama Soma’ya gitmek istemiyoruz. Burayı istiyoruz. Burada sabahleyin eşimizle yemeğimizi yiyelim, vedalaşalım, helalleşelim. Akşam gelince ölürsek de burada ölsün, kalırsa da burada kalsın” ifadelerini kullandı.

    Yer altındaki madenciler Regaip Kandili dolayısıyla dua edip, yıllardır çalıştıkları madende yeniden ekmek paralarını kazanmayı dilediler.