Etiket: hacı adayları

  • Hacı adayları Arafat yolcusu

    Kutsal topraklarda Arafat heyecanı başladı.

    2 yıl önce başlayan Kabe-i Muazzama’nın etrafını genişletme çalışmaları sürüyor. Hacılar bir taraftan tavaf edip, say yaparken, Merve tepesinin arkasındaki büyük makinalar da devasa kayaları parçalıyor.

    Bu yıl da şantiyeler sebebiyle tavaf alanın daralmasından dolayı ülkelere verilen binde 1’lik kotalardan yüzde 20 eksiltme yapıldı. Buna göre yaklaşık 2 milyon hacı adayına izin verildi. Diğer taraftan Suudi Arabistan kendi ülkesinin vatandaşlarına sağladığı kotayı ise, halka jest sağlamak için iki katına çıkarttı. Bu arada hac vizesi olmadan Mekke’ye gelenlerin sayısının da 500 bin den fazla olduğu tahmin ediliyor. Normal kıyafetler ile Cidde’den Mekke’ye giren işçi ve değişik vizelerle Suudi Arabistan’da bulunanlar, mikat mahallinden giyinik olarak Harem sınırına giriyorlar. Mekke-i Mükerreme’de ihrama giren hacı adayları, kurban cezası ödeyerek Hac yolunda Arafat vakfesine çıkıyorlar.

    ARAFAT’A İNTİKALLER BAŞLIYOR
    Diğer taraftan Mekke-i Mükerreme’ye 7 kilometre uzaklıkta olan Arafat Ovası’nda Cuma günü vakfeye duracak olan hacıların bir kısmı da yürüyerek kutlu topraklara doğru yola çıktılar. Peygamber Efendimizin âdetini yaşatmak için, ellerinde asalar ile yürüyerek Arafat’a giden gruplar yolda Mina ve Müzdelife bölgesinde bir gece konaklıyorlar. Daha sonra yürümeye devam eden grup Efendimizin yolculuğunun ne şekilde olduğunu hissetmeye çalışıyorlar.

    TÜRK HACILARI TERVİYE GÜNÜ ÇIKIYOR 
    Diyanet İşleri Başkanlığı’nın organizasyonu ile bu yıl yaklaşık 70 bin Türk vatandaşı Suudi yetkililerin verdiği stickerların bulunduğu araçlarla Arafat’a çıkarılacak. Hastanelerde yatan hastaların ambulanslarla vakfe için götürüleceği Arafat ovasında bu yıl ilk defa hacı başına 300 riyal fark ödenerek yüksek tavanlı çadır kurduruldu. Bu sabah saatlerinde başlayacak seferler ile Türk hacılar kendilerine ayrılan yollardan, kendileri için planlanan bölgeye götürülecekler.

    HACILAR TAVAF SIKIŞIKLIĞI YAŞANIYOR 
    Alanın dar olması ve kaçak hacıların çok olması sebebiyle Kabe-i Muazzama’da tavaf alanı darlığı yaşanıyor. Akşam saatleri güneş olmayan vakitte tavafa gitmek isteyen özellikle yaşlı hacı gruplarının olduğu ülke vatandaşları gece yoğunluk meydana getiriyor. 30 Eylül’de resmi girişler kapanmasına rağmen işçi statüsünde Mekke’ye gelişler sürüyor. Bu sebeple de son günler olması sebebiyle Kabe’de tavaf zorlaştı. Türk kafilelerinden yaşlı ve yürümekte zorlananlar son günlerde tavafa gelemiyorlar. Trafikte sıkışıklığın artması sebebiyle de ulaşım ücretleri katlandı. Daha önce 10 riyallik bir güzergahta 20-30 gibi yüksek rakamlar talep ediliyor.

  • İşte hacı adaylarını heyecanlandıran kutsal mekanlar

    Hac günlerinin yaklaşmasıyla Medine’yi ziyaret eden hacı adayları, Peygamber efendimizin kabrinin bulunduğu Mescid-i Nebevi ve kutsal mekanları ziyaret ediyor.

    Hac farizasını yerine getirmek üzere kutsal topraklara giden hacılardan bazılarının ilk durağı Medine oldu. Hacı adaylarının Medine’de ziyaret ettiği ilk kutsal mekan içerisinde Hücre-i Saadet denilen peygamber efendimizin kabrinin de bulunduğu Mescid-i Nebevi. Mescid-i Nebevi’yi ziyaret eden ve namazlarını burada eda eden hacı adayları, mescidin peygamber efendimiz dönemindeki sınırlarını oluşturan Ravza-i Mutahhara denilen bölgeyi ziyaret ediyor. Hacı adayları burada Hücre-i Saadet diye tabir edilen peygamber efendimizin kabrinin bulunduğu alana ulaşmaya çalışıyor. Hacı adaylarının Medine’deki ziyaret bölgelerinden biri de Cennet-ül Baki. Mescid-i Nebevi’nin yanında bulunan Cennet-ül Baki’de bir çok sahabenin mezarı bulunuyor. Uhud savaşının meydana geldiği ve okçuların yerleştirildiği tepe de hacı adaylarından ilgi görüyor.

  • Hacı adaylarına kötü haber

    Hacı adaylarına kötü haber

    Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Ekrem Keleş, Suudi Arabistan’ın Kabe’nin etrafında devam eden genişletme çalışmaları sebebiyle, bütün ülkelerin Hac kontenjanlarını yüzde 20 azaltma kararı üzerine bu ülkede yoğun temaslarda bulunuyor.

     

    Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Ekrem Keleş, Suudi Arabistan’ın bütün ülkelerin Hac kentenjanını yüzde 20 azaltmaya gitmesi kararı hakkında Başbakan Erdoğan ile Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ı bilgilendirdiklerini ve sorunun çözümü için Suudi Arabistanlı yetkililerle görüşmelerinin devam ettiğini söyledi.

     

     

     

    Suudi Arabistan’ın Kâbe’nin tavaf alanını genişletme çalışmaları ile ilgili olarak son anda bütün ülkelerin hac kontenjanlarında yüzde 20 azaltmaya gitmesi, Diyanet İşleri Başkanlığını ve Türkiye’yi zor durumda bırakırken, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in konu ile ilgili olarak yoğun temaslarda bulunduğu öğrenildi. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Ekrem Keleş ve Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdür Vekili Ergün Yücel ise Cidde ile Mekke’de temaslarda bulunuyor.

     

     

     

    Ekrem Keleş, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in yoğun temaslarda bulunarak Suudi Arabistan’ın aldığı kontenjan indirimini durdurmaya çalıştığını belirtti.

    Ekrem Keleş, Suudi Arabistan’ın Ankara Büyükelçisi Adil Sirac Merdat’ın Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’i ziyaret ederek, Kabe’nin etrafında devam eden genişletme çalışmalarının hacıların hayatını tehlikeye atmaması için bu kararın alındığını ilettiğini bildirdi.

    Ekrem Keleş ayrıca, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez’in ise protokol görüşmelerinde Kabe’deki inşaatı görerek ek kontenjan talebinde bulunmadığını, ancak Türkiye’nin çok önceden 74 bin sayısına göre kur’a çekerek planlamalarını yaptığını ve çekilen kur’a sonucu 74 bin kişinin hac hazırlığında bulunduğunu hatırlatarak, böyle bir durumun nasıl sıkıntılar ortaya çıkaracağını ayrıntılı bir şekilde büyükelçiye ilettiğini dile getirdi.

     

     

     

    Ekrem Keleş, beraberinde Hac ve Umre Hizmetleri Genel Müdür Vekili Ergün Yücel olduğu halde Suudi Arabistan’a gelerek Cidde ve Mekke’de Hac Bakanlığındaki üst düzey yetkililere, Türkiye’nin bu konudaki hassasiyetini ve önceden yapılan plan ve programlar çerçevesinde atılan adımları anlattıklarını ifade ederek, şunları kaydetti:

     

     

     

    ‘Türkiye’de Sayın Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Yardımcımız Sayın Bekir Bozdağ ve Diyanet İşleri Başkanımız Mehmet Görmez kontenjanların eski durumu ile sürdürülmesi yönünde girişimlerine devam ediyor. Bizler de buraya gelerek yüz yüze gerekli temaslarda bulunuyoruz. Suudi Arabistan yetkilileri de bize konunun hassasiyetini anlatırken, özellikle Kabe’deki genişletmeler nedeni ile izdihamın meydana gelmemesi ve izdiham yüzünden ezilme vesaire herhangi bir olayın vuku bulmaması için Suudi Arabistan kralının emri ile bu uygulamayı tüm dünyaya bildirdiklerini ifade ettiler. Gerçekten bizler de Kabe’deki bu genişletme çalışmalarını yerinde izledik ve gördük. Yoğun bir çaba ile 24 saat boyunca çalışmalar sürüyor. Genişletme çalışmalarında kısmen yer alan Türk şirketi de büyük çaba harcıyor.”

     

     

     

    Keleş uygulamanın tüm dünya için olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

    “Dünya genelinde her ülkenin nüfusuna göre binde birlik bir kontenjanı bulunuyor. Türkiye’nin ise toplam kontenjanı 74 bin kişi. Suudi Arabistan’ın aldığı yeni karara göre bu durumda bizim 74 bin kişilik kontenjanımızdan yüzde 20’lik bir eksiltme olacak. Bu da kur’ada çıkan ve kesin kayıt yaptıran 14 bin 800 kişinin bu yıl hacca gidememesi anlamına gelmektedir. Suudi Arabistan ayrıca kendi ülkesinde bu kez yüzde 50 kontenjan indirimine gidiyor. Ancak son ana kadar umudumuzu kaybetmeden, yetkililerle ne yapılabilir konusunda görüşmelerimizi sürdürüyoruz.’

     

     

     

    Ekrem Keleş bu arada muhtemel bir durumda Suudi Arabistan’ın yüzde 20’lik kontenjan indirimini uygulamaları halinde ise nasıl bir adım atılacağını da şöyle anlattı:

    ‘Eğer çabalarımız herhangi bir sonuç vermezse bu durumda şöyle bir yol izlemeyi planlıyoruz. Bu seneki toplam 74 bin kişi içinden yeni bir kura ile 14 bin 800 kişiyi mecburen çıkartacağız. Ancak bu 14 bin 800 kişiyi önümüzdeki sene öncelikle kur’asız olarak hacca götüreceğiz. Tabii ki önümüzdeki sene daha önce aldığımız karar çerçevesinde 2007 yılından bu yana hacca gidemeyenleri hacca götürmeyi planlamış idik. Bu durumda onların bir kısmını 2015 senesine bırakma zorunluluğu ortaya çıkacaktır. Böylece mağduriyetleri kısmen ortadan kaldırmaya çalışacağız.’