Etiket: Haberleşme

  • Ulaştırma Denizcilik Ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım:

    Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, bu ülkenin birliğine, kardeşliğine bu güne kadar kimse zarar veremediğini bundan sonra terör örgütü de zarar veremeyeceğini belirterek, “Yanlış yoldasınız, çıkmaz sokaktasınız, gelin enerjinizi boşa tüketmeyin, işte kalkınan, büyüyen Türkiye’nin ayak sesleri geliyor” dedi.

    Ankara-Yozgat-Sivas Yüksek Hızlı Tren (YHT) hattının en büyük sanat yapılarından biri olan 5 bin 120 metre uzunluğundaki Akdağmadeni Yüksek Hızlı Tren Tüneli, düzenlenen törenle ışığa kavuştu. Akdağmadeni T9 tünel şantiyesinde düzenlenen törene Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Ulaştırma Denizcilik Bakanı Binali Yıldırım, Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Yozgat Valisi Abdulkadir Yazıcı, Sivas Valisi Alim Barut ile milletvekilleri ve vatandaşlar katıldı. Törende konuşan Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, göreve başladıklarında 26 havalimanı çalışırken, şu anda 56 havalimanın çalıştığını belirterek, 57’incisi yolda olduğunu bunun da Yozgat havalimanı olduğunu söyledi. Bakan Yıldırım, “Yozgat havalimanı yapılınca Yozgatlıların havasından geçilmeyecek. Hızlı trenleri var, bölünmüş yolları var, havalimanları var. Bir tek deniz eksik. Bu azimle her şey olur. Yeter ki bir olalım, beraber olalım, kardeş olalım, birlikte Türkiye olalım. Ülkemizin birliğini, beraberliğini, kardeşliğini akılları sıra bozmaya çalışanlar şunu iyi bilsinler. Yozgat’tan Bozok yaylasından, yiğidoların memleketinden sesleniyorum. Yanlış yoldasınız, çıkmaz sokaktasınız, gelin enerjinizi boşa tüketmeyin, işte kalkınan, büyüyen Türkiye’nin ayak sesleri geliyor. Bu ülkenin birliğine, kardeşliğine bu güne kadar kimse zarar veremedi. Bundan sonra terör örgütü de zarar veremez. Onların iç dış destekleri, onlardan takviye alan siyasetçilerde zarar veremez. Bu millet bu topraklar Moğol istilalarını püskürttü. Bu topraklar haçlı seferlerin püskürttü. Bundan sonra da bizim en büyük değerimiz bağımsızlığımızdır. Bağımsızlık bu milletin karakteridir. Onun için Türkiye’nin bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne göz dikenler, geçmişte ne kadar ağır bedel ödedilerse bundan böyle de ayın şekilde öderler. Yolları patlatmakla, şehirlerin sokaklarına çukurlar kazmakla bu milletin gözünü korkutamazsınız. O çukurların hepsi kapanır, o yolların daha güzeli de yapılır ve birliğimiz, kardeşliğimiz daha güçlenerek geleceğe muasır medeniyetler seviyesine aynı kararlılıkla devam ederiz” dedi.

    Yozgat’a Sivas’a Türkiye’nin her tarafına sayısız hizmet yapıldığını vurgulayan Bakan Yıldırım, “Sağlıkta, eğitimde, adalette, savunmada her alanda var. Türkiye 2003’ten bu tarafa 13 yıl içerisinde 3’e katladı. Bir Türkiye 3 Türkiye oldu. Neden oldu. Nasıl oldu. İstikrarla oldu. Millet arkanızdaysa korkmayın, yürüyün. Millet bizim arkamızda her zaman arkamızda durdu, vesayet dönemini yaşatmak isteyenlere karşı arkamızda durdu. Ülkenin kalkınmasını, gelişmesini engellemek isteyenlere karşı arkamızda durdu. Teröre karşı dimdik arkamızda durdu. Onun için bize düşen görev milletin hayallerini, gerçeğe dönüştürmektir. İşte bu sene içerisinde yavuz sultan selim köprüsünü açıyoruz. Dünyanın en büyük köprü İzmit körfez köprüsünü açıyoruz, Marmaray’ın kardeşi Avrasya tünelini açıyoruz. 2018 de dünyanın en büyük havalimanını açıyoruz. Yolları böldük, hayatları birleştirdik. Yolları böldük, gönülleri birleştirdik, yolları böldük milleti birleştirdik, doğuyla batıyı, kuzeyle güneyi birbirleriyle buluşturduk. Bölünmüş yollar hayat kurtarıyor, bölünmüş yollardan dolayı ölümlü trafik kazalarında yüzde 63 azalma oldu. Bu ne demektir. 4 bin insanımızın hayatı artık yollarda kaybolmuyor, ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ lafı boşuna söylenmiş bir laftır. O laf Şeyh Edebali söyledikten sonra 3 kıtada 619 yıl huzur barış kardeşlik getiren Osmanlının ilkesi olan laftır. İşte onun devamı da bugün ortaya koyduğumuz hizmetlerle 78 milyon insanımıza hayatını kolaylaştırmak, yaşam kalitesini artırmak için yolları yapıyoruz, hava yolunu halkın yolu yapıyoruz, milletimizin hızlı tren hayalini gerçeğe dönüştürüyoruz” ifadelerini kullandı.

    “ÇEVREYE ZARAR VERECEK HİÇBİR PROJEYE İZİN VERMEYİZ”

    Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz da bugün güzel ve hayırlı işe hep birlikte şahitlik ettiklerini ifade ederek, “Ankara’yı, Sivas’a, Yozgat’a bir adım daha yakınlaştırıyoruz. Hızlı trene yolunda en uzun 5 bin 120 metrelik tünelin açılışını gerçekleştiriyoruz. Bize Sivas’ta Yozgat’ta hızlı tren ne zaman bitiriyor diye soruyor. Bu yapılan işler 500 trilyonluk bir iştir süresinden önce yapıldı, bu projede bir gecikme yok. Terörle mücadelemiz devam ediyor ama o hayatı durduramayacak, medeniyet yürüyüşümüze devam ediyoruz. Biz bu tünelde aç kapa da yapabilirdik. Eğer biz bunu yararak geçseydik, birçok ağaca ve doğaya zarar verilebilirdi, biz bunu yapmadık. Dolayısıyla ne Cerattepe’de, ne Yozgat’ta ne de Sivas’ta da bu ülkenin çevresine zarar verecek tek bir projeyi hayata geçirmeyiz. Bu en büyük tünelin Sivas’ımıza Yozgat’ımıza ve ülkemize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” dedi.

    HIZLI TREN PROJESİ BÜYÜK BİR PROJE

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da yaptığı konuşmada, projenin çok büyük bir proje olduğunu vurgulayarak, “Bugün Yozgat’ın sınırları içerisinde esasında Yozgat ile Sivas’ın omuz omuza yan yana gönül gönüle, diz dize olduğu bir nokta da Sivas ile Yozgat’ı esasında Erzincan’ı, Erzurum’u, Kars’ı, hatta Pekin’e kadar giden güzergahı, Kırıkkale, Ankara, İstanbul, inşallah Londra’yı da bütünleştiren projenin kavşak noktalarından birindeyiz. Bu vesile ile bu kavşakların hayırlı geçilmesini kazasız, belasız geçilmesini temenni ediyorum” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Yüksek Hızlı Tren projesinde Türkiye’deki en büyük 5 bin 120 metre uzunluğundaki T 9 tüneli Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım tarafından iş makinesi ile ışığa kavuşturuldu.

  • Ulaştırma ,Denizcilik Ve Haberleşme Bakanı Yıldırım Taksicileri Ziyaret Etti

    Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Atatürk Havalimanı Taksiciler kooparatifini ziyaret etti. Taksicilerle bir süre sohbet eden Bakan Binali Yıldırım’a kooparatif başkanı Fahrettin Can yaşadıkları sıkıntıları anlatırken, kendilerine yaptığı yardımlardan dolayı da Bakan Yıldırım’a teşekkür etti.

    Atatürk Havalimanı’nda çalışan taksicilerle sohbet eden Yıldırım, “Ülkemiz zor günlerden geçiyor. Maalesef ülkemizin bütünlüğüne, milletimizin kardeşliğine, birliğine, beraberliğine yönelik haince planlar tezgahlanıyor. İçeride ve dışarıda bu planları destekleyenler var. Bunları hepimiz görüyoruz. Bu mücadelenin ne anlama geldiğini de hepimiz biliyoruz. Bu bir İstiklal mücadelesidir. Bir istikbal mücadelesidir. Ama herkesin şunu bilmesi lazım, hiç kimse ama hiç kimse bu milletin birliğini beraberliğini kardeşliğini asla bozamaz. Düşmanlara, teröristlere verecek bir çakıl taşımız dahi yoktur. Bu vatan bize dedelerimizden, onların babalarından yadigar kaldı. Ama bizim çocuklarımıza ve torunlarımıza aynen teslim etmek gibi bir görevimiz var” dedi.

    Konuşması sık sık alkışlarla kesilen Yıldırım, “Bu bayrak kolay elde edilmedi. Bu bayrağın renginde şehit kanları vardır. Bu bayrağın hilalinde bağımsızlık benim karakterim diyen milletin adı var. Bu bayrağın yıldızı,şehadetleri ile yıldızlaşan her bir şehidimizi temsil ediyor. Bu bayrak inmez, bu ezanlar dinmez. Şehitlerimiz var, bağrımız yanıyor .Bağrımız yanıyor. Acı çekiyoruz. Kahpece, haince, kalleşçe masum insanların öldürmek için her türlü kirli oyuna baş koyuyorlar. Onu da biliyoruz. Ama acımızı içimize gömeceğiz, yüreğimize koyacağız, şehitlerimizi kalbimize yerleştireceğiz bu bağımsızlık yolunda bu millet yolunda bu dava yolunda asla zerre kadar tereddüt yok, geri adım yok. Bu ülke topraklarından son terörist temizleninceye kadar bu operasyonlar aynen devam edecek. İçeride dışarıda bunların arkasında kim olurlarsa olsunlar bizim dostluğumuz ne kadar güvenli ise düşmanlığımız o kadar şiddetlidir. Hepinize çok teşekkür ediyorum” dedi.

    Atatürk Havalimanı Taksiciler Kooparatifini ziyaretinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yıldırım, ”Taksiciler Atatürk Havalimanı’nın çok önemli paydaşlarından bir tanesi. Ülkemize gelen gerek yurtiçinden gerek yurtdışından aynı şekilde buradan seyahat eden milyonlarca misafirimize onlar hizmet ediyorlar. Gelişlerinde karşılayıp gidecekleri yere götürüyorlar. Giderken yine şehrin içinden alıp havalimanında uçağa teslim ediyorlar. Çok güzel bir iş yapıyorlar. Atatürk Havalimanı’nın büyümesinde, Avrupa’da 3. sıraya yükselmesinde taksici esnafımız çok büyük katkısı var. Ben hem bir teşekkür, hem de sorunları dinleme fırsatı buldum. Bu planlanmış bir ziyaret değil, öylesine yaptığımız bir ziyarettir. Aniden yaptığımız bir ziyarettir. Ülkemizin gelecekte daha da havacılıkta büyümesi taksicilerimizin hem kendilerini yenilemelerini hem de hizmet şartlarını daha da arttırmalarını beraberinde getirecek” dedi.

    “3.HAVALİMANINDA ÇALIŞMALAR İYİ GİDİYOR”

    Gazetecilerin 3. Havalimanı ile ilgili sorusuna Yıldırım, ”Havalimanı’ndaki çalışmalar iyi gidiyor. Hatta planlananın önünde diyebilirim. Bildiğiniz gibi ilk bölümü 90 Milyonluk ilk bölümü 2018’in ilk çeyreğinde açılmış olacak. Buna uygun olarak iş takvimi devam ediyor. İkinci üçüncü etaplar yapıldığında Büyük İstanbul Havalimanı dünyanın en büyük havalimanı olma ünvanına sahip olacak. Bu havalimanı ile birlikte havacılıkta Türkiye Avrupa’nın, Kafkasların, Kuzey Asya’nın, Afrika’nın ve Orta Doğu’nun merkezi haline gelecek” dedi.

    ” 3. KÖPRÜ BAĞLANTI YOLLARININ İHALESİ ERTELENDİ”

    3.Köprü bağlantı yollarının ihalesinin ertelenmesi ile ilgili de konuşan Yıldırım, ”İhale ertelendi doğru. İki ay kadar erteleme var. Sebebi şu, firmalardan yoğun bir istek var. Hazırlık çalışmalarını tamamlayamadıkları için bize müracaat ettiler. Biz de bu müracaatları yerinde bulduk. İlave süre verdik. Amacımız daha çok katılım sağlamak daha çok rekabet oluşmasına imkan vermek. Artık iş yapacağız, bu işi yaparken eğer ilgilenenlerin taleplerine duyarlı olmazsak onlara olumlu karşılık vermezsek yapacağımız işin kimseye bir faydası, hayrı olmaz” dedi

  • Ulaştırma, Denizcilik Ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım:

    Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, tabliyeleri yerleştirilmeye başlanan Körfez Geçiş Köprüsü’nde incelemelerde bulundu.

    Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, tabliyeleri yerleştirilmeye başlanan ve Mayıs ayı sonunda kullanıma açılması beklenen Körfez Geçiş Köprüsü’nde incelemelerde bulundu. İnceleme sırasında Bakan Yıldırım’a Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, Kartepe Belediye Başkanı Hüseyin Üzülmez ve Körfez Belediye Başkanı İsmail Baran da eşlik etti. Köprüde yaptığı inceleme sırasında işçilerle sohbet eden Bakan Yıldırım, Körfez Geçiş Köprüsü’nün kendi yoluna da çıkarak çalışmaları yerinde inceledi.

    “KÖRFEZ GEÇİŞ KÖPRÜSÜ’NÜN GERÇEK MİMARLARI İŞÇİLER”

    Yaptığı incelemelerin ardından değerlendirmelerde bulunan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, “Yukarıda, işçilerin çalıştığı noktada müthiş bir rüzgar var. Orada büyük bir fedakarlıkla, cefakarlıkla çalışan kardeşlerimizin yaşadığı duyguları bir an bile olsun hissetmek için yanlarına gittim. Büyük iş yapıyorlar. Onlara çok teşekkür ediyoruz. Bu projenin gerçek mimarı orada cefakarca rüzgarda, yüksekte, zor şartlarda çalışan arkadaşlarımızdır. Gördüğünüz gibi 3 yıl önce temeli attığımızda bunların hepsi hayaldi. Ama şu anda köprü şekillendi, otoyolun 40 kilometresi bitti. Az önce otoyoldan İznik’e kadar gidip geldik. Gerçekten muhteşem olmuş. Her ne kadar Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanımızın yaptığı işler kadar olmasa da, yaklaşmış vaziyette” dedi.

    KÖRFEZ GEÇİŞ KÖPRÜSÜ’NÜN İKİ KIYISINA 1 MİLYON AĞAÇ DİKİLDİ

    Otoyolun her iki tarafında 1 milyon civarında ağaç dikildiğini söyleyen Bakan Yıldırım, “Peyzajıyla, her şeyiyle 3 gidiş, 3 geliş Türkiye’nin en uzun 3 şeritli 2 tane tüneli ve yine Türkiye’nin 2 bin 200 metre uzunluk ile en uzun viyadüğü bu otoyol üzerinde yer alıyor. Her yönüyle bir sanat eseri olarak bu köprüyü ve otoyolunu ülkemize, milletimize kazandırmanın mutluluğunu hep birlikte yaşıyoruz ve açılış gününü iple çekiyoruz. Memleketimize, milletimize hayırlı olsun. Sayın Cumhurbaşkanımızın çok büyük vizyonu sayesinde bu proje başladı. Şimdi de Başbakanımızla birlikte tamamlanması için var gücümüzde çalışıyoruz” diye konuştu.

    KÖRFEZ GEÇİŞ KÖPRÜSÜ MAYIS AYINDA AÇILACAK

    Köprünün açılış tarihi ve isminin ne olacağına da değinen Bakan Yıldırım, “Köprünün açılış tarihini o gün kararlaştıracağız ama köprü Mayıs sonu itibariyle köprü İznik Körfezine kadar açılışa hazır hale gelecek. İzmir’den de Kemalpaşa’dan Bornova Otogar’a kadar 22 kilometre hazır hale gelecek. Diğer kısımlar da peyderpey yıl sonuna kadar Bursa’ya kadar açılmış olacak” şeklinde konuştu.

    “EN PAHALI HİZMET OLMAYAN HİZMETTİR”

    Köprüden geçişte alınacak ücrete yapılan eleştirilere de değinen Bakan Yıldırım, “En pahalı hizmet, olmayan hizmettir. Eğer bir yol olmazsa, köprü olmazsa o zaman pahalı yahut ucuz olmasını bile konuşamayız. Ama şimdi muhteşem bir eser var ve bunun ücretleri üzerinden tartışmaya devam etmek bu esere haksızlık olur. Şöyle düşünelim köprü ücretlerine kıyasla Bursa ile İstanbul arasında diğer yolları kullandığınız zaman daha pahalı oluyor. Zaman bir maliyettir. Artık vakit nakittir. Zamanı bol olanlar diğer yollardan gidecek. İşi acil olanlar da bu yolu kullanacak. İstanbul-Bursa arasını düşündüğünüzde bu yol daha ucuza gelecek. Biz yollarımızı yaparız, gerisine bakmayız. Elbet bir isim verilir. Bu köprünün en layık olduğu ismi mutlaka vatandaşımız düşünecektir. Gerekirse bir yarışma açılır ve ona göre de karar verilir. Önemli olan eserin kendisidir. İsmi, öyle bir isim olmalı ki, ülkemizin geçmişine ve geleceğine ışık tutan, kalkınmamıza yön veren şahsiyetler veya yerler isim olarak seçilebilir. Ona önümüzdeki günlerde bir şekilde karar veririz” ifadelerini kullandı.

    “CANLA BAŞLA MÜCADELE EDEN KAHRAMANLARI TEBRİK EDİYORUM”

    Son olarak Güneydoğu’da yaşanan terör sorununu da değerlendiren Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Yıldırım, şöyle konuştu:

    “Bizler Türkiye’nin geleceğini inşa ediyoruz. Biz inşa ediyoruz. Terör örgütü yıkıyor. Yapmak bizim işimiz, yıkmak onların işi. Ben milletimin sağduyusuna güveniyorum ve ülkemizin bağımsızlığı, birliği, beraberliği için hayatını ortaya koyan canla, başla mücadele eden bütün güvenlik güçlerimizi tebrik ediyorum. Tabi ki şehitlerimiz var. Canımız yanıyor. Ama vatanımızın toprak bütünlüğü, milletimizin birliği ve beraberliği için elimizden geleni yapacağız. Bu topraklara Kurtuluş Savaşı’nda da namahrem eli değmedi. Bu ülkenin bağımsızlığına ve birliğine kast eden iç ve dış düşmanlara o dönemde de fırsat verilmedi. Eleman verilmedi. Bundan sonra da verilmeyecek.”

    “KÜRT SORUNUNU ÇÖZMEK OKUL BOMBALAMAK MI?”

    “Bizim doğuda, güneydoğuda yaptığımız hizmetlerin burada yapılanlardan hiçbir farkı yok. Orada da güzel yollar var. Orada da havaalanları var. Hastaneler, okullar, her şey var. Ama o güzelim yolların altına bomba koyarak patlatıyorlar. Kime hizmet ediyorlar? Kürtlerin sorunları ile ilgilenmek, oradaki vatandaşlarımızın çocuklarının gittiği okulları bombalamak mı? Camileri bombalamak mı? Yolları havaya uçurmak mı? Yollara çukurlar kazmak mı? Evleri delik deşik etmek mi? Bunlar mı bölgeye hizmet?.”

    “ÖZYÖNETİM ZIRVALIK”

    “Güneydoğu’nun en büyük sorunu, Kürt vatandaşlarımız ile aramızdaki terör örgütüdür. Terör örgütü vatandaşlarımız ile bizim aramızdan çıkmadığı sürece bu operasyonlar devam edecek. Vatandaşlarımızın güvenliği, huzuru her şeyin önünde gelir. Bunun için canla başla çalışmaya devam edeceğiz. Hiç kimse aklının köşesinden Türkiye’yi bölmeyi geçirmesin. Özyönetimdi, şu yönetimdi, bu yönetimdi, bunların hepsi zırva. Bu millet asla bölücülere izin vermez. Onun için bir an önce bu yoldan dönmelerini bekliyoruz. Önümüzde çok güzel hedeflerimiz var. Ülkemizi cumhuriyetimizin 100. Yılına taşıyacak çok güzel projelerimiz var. O yüzden de enerjimizin bu gibi yollarda harcanması hiç uygun değil. Ben daha güzel günlerde bölgemizde, doğuyla batının, kuzeyle güneyin birleştiği, bütünleştiği, hava yolunun halkın yolu olduğu, yolların bölünüp milletin, hayatların birleştirildiği güzel günleri hep beraber yaşayacağız.”

    Bakan Yıldırım, incelemelerinin ardından programına devam etmek üzere Körfez Geçiş Köprüsü Şantiyesi’nden ayrıldı.

  • Eski Ulaştırma, Denizcilik Ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan:

    Eski Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Lütfi Elvan, ““Yeni bir anayasa konusunda biz son derece samimi bir yaklaşım sergiledik. Diğer partilerin de aynı samimiyet içerisinde hareket etmesini bekliyoruz. Artık bu vesayetçi anayasayı bir an evvel terk etmemiz gerekiyor” dedi.

    Eski Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı ve Mersin Milletvekili Lütfi Elvan, TGRT Haber ekranlarında yayınlanan “Neler Oluyor” adlı programa konuk oldu. İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar’ın sorularını cevaplayan Elvan, gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

    Türkiye’nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu kaydeden Elvan AK Parti dışındaki siyasi partilerin anayasa konusunda samimi davranmadıklarını dile getirdi. AK Parti’nin yeni bir anayasa oluşturmak için fedakarlıklar yaptığına dikkat çeken Elvan, “Yeni bir anayasa konusunda biz son derece samimi bir yaklaşım sergiledik. Diğer partilerin de aynı samimiyet içerisinde hareket etmesini bekliyoruz. Artık bu vesayetçi anayasayı bir an evvel terk etmemiz gerekiyor. Biz bu konuda diğer partilerin samimi olup olmadıklarını, bu yeni süreçte göreceğiz. Geçtiğimiz dönemde bu samimiyeti göremedik. Biz parti olarak her türlü fedakarlığı yaptık. Komisyon kurduk, 50-60 maddede hemfikir olundu. ‘Madem siz 50-60 maddeye evet diyorsunuz, hadi yapalım’ denildiği zaman kabul etmediler. ‘Hiç olmazsa bu 50-60 maddeyi geçirelim’ dedik, buna da ‘hayır’ dediler. Bu konuda onlar da bir samimiyet testinden geçecekler, bunu hep birlikte göreceğiz” diye konuştu.

    BAŞKANLIK SİSTEMİ TARTIŞMALARI

    Elvan, muhalefet partilerinin ve bazı basın organlarının Başkanlık Sistemi tartışmaları üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret ettikleri belirtti. “Sayın Cumhurbaşkanımız, şu 13 yıllık, 14 yıllık süreçte gecesini gündüzüne verdi ve tabu niteliğinde olan bir çok hususun üzerine gitti” diyen Elvan, şöyle devam etti:

    “Bugün Demirtaş konuşuyorsa, siyaset yapabiliyorsa kalkıp Sayın Cumhurbaşkanımıza teşekkür etmeli. Ama öyle bir yöntem, öyle bir mekanizma geliştirdiler ki bu muhalefet liderleri, ‘Başbakanlık sistemi eşittir diktatörlük.’ Böyle bir anlayış yok. Bazı basın yayın organları ile özellikle muhalefet partilerinin yaklaşımı şu; ‘Ben nasıl ve ne şekilde, hangi kavramı kullanarak, Sayın Cumhurbaşkanı aleyhine ve AK Parti aleyhine bir kampanya oluşturabilirim.’ Stratejileri bu; iş derdi yok, aş derdi yok, üretim derdi yok, yatırım derdi yok, muhalefetin bir derdi yok. Saldırma, hakaret dışında ne öne getirdiler? Biz bugüne kadar hep samimi olduk. Bu ülkenin kronik meselelerini teker teker çözen bir parti var ve güven de var. Halkımız şunu söylüyor: ‘Ben daha iyi eğitim, daha iyi hastaneler istiyorum, yatırım istiyorum, üretim istiyorum, iş, aş istiyorum. Bunu da yapabilecek tek parti var, o da AK Parti.’ Ama buna karşılık bir kavram üzerinden diktatörlükle eş değer hale getirmek istiyorlar. Obama diktatör mü? Bizim derdimiz; biz bu ülkeyi daha güçlü hale nasıl getirebiliriz? Siyasi partilerin liderlerinin ‘gelin tartışalım, konuşalım’ demesini beklerim. Tartışmaktan, konuşmaktan niye çekiniyorsunuz? Toplumun her meselesini konuşalım. Sayın Cumhurbaşkanımız aleyhine oluşturdukları kampanyalar, hakaretler dünyanın hangi ülkesinde var? Bir tane muhalefet lideri de çıkıp ‘yap bu yapılanlar yanlıştır’ demedi. Demediği gibi, onlara eşlik ettiler. Bu konuda da ahlaki açıdan çok kötü bir sınav verdiler. İnşallah önümüzdeki dönem çok daha iyi olacak, parlak olacak.”

    PARALEL YAPIYLA MÜCADELE

    Elvan, gerçekten masum, kendi halinde, inançlı insanların paralel yapıyla bağlarını koparmalarının önemine vurgu yaptı. İstihbarat örgütlerinin paralel yapıyı kullandığını, paralel yapının, terör örgütü PKK kadar tehlikeli olduğuna inandığını söyleyen Elvan, “Özellikle 2013-2015 sürecine baktığımızda, Türkiye’nin büyüme, gelişme trendini olumsuz anlamda etkileyebilecek gelişmeler oldu. Özellikle 17-25 Aralık’ta yaşadıklarımızın Türkiye üzerinde çok olumsuz etkileri olduğunu düşünüyorum. Zaman zaman iş yaparken de gücünüzün bir kısmını bu alana sarf etmek zorunda kalıyorsunuz. Özellikle paralel yapıyla mücadele sonuna kadar devam edecek. Gerçekten inançlı ve kendi inancını yaşamak isteyen, masum, kendi halinde olan vatandaşlarımız; bunlarla bağınızı koparın lütfen. Bu insanlarla, bu paralel terör örgütüyle bağınızı koparın. Dininizi yaşayın; biz dininize karışmayız, inancınıza karışmayız, istediğiniz şekilde yaşayabilirsiniz, bu sizin en doğal hakkınız. Biz özgürlük alanınızı daha da geliştirmek isteriz ama bu yapı Türkiye’de son derece tehlikeli, bir PKK terör örgütü neyse o ölçüde tehlikeli bir örgüt. Bunları birileri kullanıyorlar, artık bunun farkına varın. İstihbarat birimleri kullanıyor, o kullanıyor, bu kullanıyor; bunların farkına varın. O sizin yurtdışında açtığınız okullar, istihbarat birimlerinin yuvası haline gelmiş. Bu mücadele sonuna kadar devam edecek ve kökü kazınacak” şeklinde konuştu.

    “AVRUPA BİRLİĞİ, DEĞERLERİNDEN SÜREKLİ OLARAK UZAKLAŞIYOR”

    PKK, DEAŞ ve diğer terör örgütleriyle mücadelenin kararlılıkla devam edeceğine dikkat çeken Elvan, gelişmiş ülkeleri terörle aralarına mesafe koymamakla suçladı. Avrupa Birliği’nin içerisindeki demokratik ve adil yaklaşımdan şüphe duyduğunu aktaran Elvan, şunları ifade etti:

    “Terör örgütleriyle mücadele konusunda kararlılığımız sonuna kadar devam edecek. Biz bu terör örgütlerini bitirmedikçe, sadece Türkiye’nin değil, dünyanın da, Avrupa’nın da, gelişmiş ülkelerin de başı dertte olacak. Maalesef bu güne kadar gelişmiş ülkeler, bu konuda net bir tavır ortaya koymadılar. Yeri geldi A terör örgütüyle işbirliği yapmaya kalktılar, yeri geldi ona buna destek vermeye kalktılar. Bunlar doğru şeyler değil. Bugün Orta Doğu’da bu sıkıntılar yaşanıyorsa, değişik ülkelerde terör eylemleri yapıyorlarsa, bunlar yarın sizin kapınızı da çalacaklar, bunlar sizin başınıza bela olacaklar. Başta ABD olmak üzere, gelişmiş ülkelerin, Avrupa ülkelerinin bu konuda çok daha hassas davranmaları gerektiğini düşünüyorum. Şimdi siz eğer Türkiye’ye gelip, Türkiye’deki gelişmeleri yerinde inceleme, görme yerine PKK terör örgütünün Avrupa’daki mensuplarıyla oturur, onların görüşlerini alır, ilerleme raporuna yansıtırsanız, bu doğru olmaz, bu Avrupa Birliği’ne (AB) yakışmaz. Avrupa Birliği, değerlerinden sürekli olarak uzaklaşıyor. O kültürel çeşitlilik, o kültürel çeşitlilik içerisindeki bütünlükten uzaklaşıyor Avrupa Birliği. Avrupa Birliği’nin kendi içerisindeki kurumlarının da demokratik ve adil yaklaşımı konusunda da benim şüphelerim var. Bakıyorsunuz 27 tane üyesi var, bir iki ülke bütün kararları tek başına verebiliyor. O zaman sorarlar size; nerede kaldı 27 ülkenin birlikte hareket etmesi?”

    “TÜRKİYE’NİN AB SÜRECİNDE ÖNÜ TIKANMAYA ÇALIŞILDI”

    Birkaç Avrupa ülkesinin, Türkiye’nin AB’ye üyeliği konusunda önünü tıkamaya çalıştığını kaydeden Elvan, “Biz müzakerelere başladığımızda bize şunu söylediler: ‘Bundan sonraki süreç siyasi bir süreç değildir, bundan sonraki süreç teknik bir süreçtir.’ ‘Siz, kendi müktesebatınızı, Avrupa Birliği müktesebatını yerine getirdiğiniz anda Avrupa Birliği’nin üyesisiniz’ dendi bize. Ama ne yaptı AB; teknik yönde yapılan müktesebata uyumu ön plana çıkarmak yerine, siyasi münazaralarla bizim fasıllarımızın açılmasını engellemeye çalıştılar. İlk kez Türkiye’ye uygulanan yöntemler, sistemler, mekanizmalar kuruldu. Bu adil miydi, bu demokratik miydi? AB Komisyonu’nun onca çabalarına rağmen, bu sürecin teknik bazda yürümesi gerektiğini ifade eden çabalarına rağmen, maalesef birkaç ülkenin kendi bireyselsel yaklaşımlarının ön plana çıkmasıyla, Türkiye’nin AB sürecinde önü tıkanmaya çalışıldı” değerlendirmelerinde bulundu.

    1 Kasım seçimlerinde Mersin’den milletvekili olan Elvan, Mersin’deki zorlu seçim yarışına değinerek, “7 Haziran seçimlerinde Mersin’de CHP bizden 3 puan öndeydi. Akdeniz Bölgesi’nde turuncuya boyayamadığımız illerden bir tanesiydi Mersin. 3 puan bizden önde olmalarına rağmen CHP’yi Mersin’de aşağı yukarı 2 puan geçtik. Geceli gündüzlü çok yoğun çalıştık; aşağı yukarı 65 bin oyumuz arttı. 2011 seçimlerine göre de aşağı yukarı 30-40 bin civarında fazla oy aldık. Çok iyi bir seçim süreci geçirdik. Belki başlangıçta biraz tereddütler vardı ama özellikle 3 haftalık süreçte neyin sözünü verdiysek her birini teker teker yerine getirdik. Kısa vadede hemen yapılabilecek olanları, daha seçim öncesinde gerçekleştirdik. Bu tabi toplum üzerinde çok olumlu bir mesaj oldu. Toplumun her kesimini kucaklamaya çalıştık” ifadelerini kullandı.

    “BEYANNAMEMİZDE YER ALAN HER BİR KELİMENİN SONUNA KADAR ARKASINDAYIZ”

    AK Parti’nin seçim beyannamesinin titizlikle hazırlandığına vurgu yapan, beyannamede yer alan bütün vaatlerin yerine getirileceğini söyleyen Elvan, “Bizim özellikle 7 Haziran sonrası sahada anket çalışmalarımız oldu. Toplumun çok değişik kesimleriyle görüşmelerimiz oldu. Bunların hepsini bir bütün olarak değerlendirdik ve seçim beyannamesi oluşturduk. Gerçekten büyük destek alan, vatandaşlarımız tarafından beğenilen bir seçim beyannamesiyle vatandaşlarımızın karşısına çıktık. O süreçte biz vaatlerimiz, yapacağımız reformlar, bunların her birini saatlerce, geç saatlere kadar günlerce tartıştık. Bir anlamda kendi iç muhasebemizi yaptık. Zaman zaman ‘şunları yaptık, şunları yapamadık, şunları yapmamız gerekiyor’ diye kendi içimizde tartıştık. Gerçekten ertesi günün sabahı iktidar olacakmışız gibi hazırlığımızı yaptık. Yapmış olduğumuz hazırlıklarda hiçbir zaman popülist bir yaklaşımla bütçemizi bozacak, dengelerimizi bozacak bir yaklaşımla hareket etmemiz gerektiği konusunda hep gözümüzün önünde tuttuk, bu çerçevede çalışmalarımızı sürdürdük. Bizim temel referans dokümanımız elbette seçim beyannamemiz olacak. Biz vatandaşlarımız huzuruna bu beyannameyle çıktık. Dolayısıyla bu beyannamemizde yer alan her bir cümlenin, her bir kelimenin sonuna kadar arkasındayız, her birini teker teker yerine getireceğiz” diye konuştu.

    YENİ EYLEM PLANI HAZIRLIĞI

    Yasal düzenleme gerektirmeyen, Bakanlar Kurulu kararıyla gerçekleştirilebilecek vaatlerin 3 aylık süreçte yerine getirileceğini belirten, yeni bir eylem planının hazırlanacağını kaydeden Elvan, şöyle konuştu:

    “Seçim beyannamemizde bir reformlar bölümümüz var. Demokratikleşme alanında, kamu maliyesi alanında, kamu yönetimi alanında, eğitimde yapacağımız reformlar bir bütün olarak sıralandı, daha sonrada da bizim yapacağımız icraatlar, vaatlerimiz, neleri gerçekleştireceğiz… Tabi bunlar reform bölümümüz değil ama reformla ilişkili, reformla birlikte gerçekleştirilecek hususlar. Çalışma hayatında yapacağımız reformlar, alacağımız önlemler varsa; asgari ücret gibi, bununla ilgili yapacağımız reformlar da var. Üçüncü bölümde de projelerimize yer verdik. Hükümet programımızda da biz beyannamemizi esas alıyoruz, reformlara yer vereceğiz, vaatlerimiz neyse hepsi hükümet programımızda da yer alacak. Bunun da ötesinde bir şey yapıyoruz yeni dönemde; 2002 yılında bir acil eylem planıyla yola çıktık; şimdi bir eylem planı hazırlıyoruz. Bu eylem planında neler yapacağımızı vatandaşlarımızla paylaşacağız. Hangi sürede yapacağımızı, hangi eylemi hangi sürede yapacağımızı paylaşacağız. Sayın Başbakanımız da açıkladı, 3 aylık süreçte herhangi bir yasal düzenleme gerektirmeyen, ihtiyaç olmayan yönetmelikler, Bakanlar Kurulu kararıyla çözülebilecek hususlar var. Örneğin; taşeron işçilere yönelik düzenleme. Burada biz yasal düzenlemeyi yaptık, geriye asli hizmetlerle yardımcı hizmetlerin belirlenmesi hususu kaldı. Bunu belirlemeye yetkili olan yapı Bakanlar Kurulu’dur. Bakanlar Kurulu süratle belirleyecek, bu uygulamaya konulacak. Bu, bunlardan bir tanesiydi. Tabi ki bu 3 aylık süreçte yasal düzenlemelerimiz olacak ama vaatlere hemen başlayacağız. Bu bizim vermiş olduğumuz vaatler nelerse, her birini teker teker gerçekleştirmeye başlayacağız. Bu 3 aylık süreç içerisinde özellikle yasal düzenlemeyi gerektirmeyen vaatlerimizi bütün olarak bitirmek istiyoruz.”

    ASGARİ ÜCRETİN BİN 300 TL YAPILMASI

    Asgari ücrette yapılacak iyileştirmenin, işletmelere olumsuz olarak yansımaması için tedbirlerin alınacağını belirten Elvan, “Biz hep şunu savunduk; işletmelerimizin ve Türkiye’nin rekabet gücünün arttırılması bizim için son derece önemli ve biz işletmelerimizin rekabet gücünü ne kadar arttırırsak, uluslararası piyasalarda, uluslararası arenada, Türkiye’nin gücü, ihracatı o kadar artar. Bunu yaparken, bir diğer taraftan da gelir dağılımının iyileştirilmesi, sosyal politikalarımızın çok daha etkin bir şekilde uygulanması ve insanımızın gerçekten yaşanabilir bir hayat standardında hayatlarını devam ettirmesi son derece önemli. Burada iki kesim var; işçi kesimi ve diğer tarafta da işveren kesimi. Elbette biz, özellikle işçi kesimimizin haklarını korumak durumundayız. Bunu korurken diğer tarafta işletmelerimizin yapısını bozucu bir mekanizmayı ortaya koymamız düşünülemez. Biz ‘bin 300 TL’ dedik, bunun sonuna kadar arkasındayız ve bunu gerçekleştireceğiz ama işletmelerimizin de rekabet gücünü artırıcı, direnç sahibi olmalarını sağlayıcı önlemlerimiz olacak. Biz işletmelerimize gerçekten çok güveniyoruz. Elbette onların zor durumda kalmalarını istemeyiz ve onlara yönelik de teknik çalışmalar yapılıyor. Bugün zaten Sayın Başbakanımız iş dünyasıyla bir araya geldi; onların da görüşleri alınıyor. Bu çerçevede biz ülkemizin önünü açabilecek, uygun yatırım ortamının devamını sağlayacak, üretimimizi arttıracak mekanizmalara sağlanacaktır” şeklinde konuştu.