Etiket: güzellik

  • Güneydoğulu kadınlar için İzmir’den gelip Siirt’te güzellik salonu açtı

    İzmir’den gelip Siirt’te güzellik salonu açan cilt bakım uzmanı Zeliha Kut, Güneydoğulu kadınları için böyle bir iş yeri açtığını söyledi.

    Siirt’te güzellik salonunun bir ihtiyaç olduğunu fark ettiğini söyleyen Kut, bölge kadınlarının güzelliğine önem verdiğini dile getirdi. Kut, “Buraya gelen kadınlar hem bakımlarını yapıyor, hem de güzel görünüyorlar. Bu da Güneydoğu’nun değişen yüzünün en açık göstergesidir. Uzman estetisyenim. Siirt’te farklı bayanlara güzellik açısından tırnak yeme tedavisi, cilt bakımı, akne tedavisi uyguluyorum. Böyle bir yerin Siirtli bayanlara ihtiyaç olduğunu düşündüğüm için güzellik merkezi açtım. Siirtli bayan ve erkekleri bekliyorum” dedi.

    Siirt’te önemli bir ihtiyaç olduğunu söyleyen müşteri Nazmiye Dede, “Zeliha hanıma çok teşekkür ediyorum böyle bir güzellik salonu açtığı için. Yüzümdeki cilt lekeleri ve çiller için geldim. İlk seansımı yaptırdım. Şu an çok memnunum. Ben İstanbul’dan geldiğim için orada çok fazla güzellik merkezi vardı. Ama Siirt’te ben hiç güzellik merkeziyle karşılaşmadım. İyi ki böyle bir yer açıldı çok memnunum. Çünkü böyle bir yere ihtiyacımız vardı Siirtli hanımlar olarak” diye konuştu.

    Hanım Sürekli adlı müşteri de, “Ben buraya geldim cilt bakımı yaptırdım. Çok mutluyum. Böyle bir güzellik merkezinin açılmasına çok mutlu olduk” dedi.

  • Güzellik uzmanlarından kışın cilt bakımı uyarısı

    Van’da cildin soğuk havayla yıprandığını ve kuruyup çatladığını belirten uzmanlar, özellikle kış mevsimine girerken doğru bakımla cildi temizleyip nemlendirmenin önemine dikkat çekiyor.

    Soğuk kış günlerinin genel sağlığın yanı sıra cildi de olumsuz yönde etkilediğini ifade eden uzmanlar, özellikle el-ayak ile yüz derisinde gelişen şiddetli ve rahatsız edici kuruluğun kış aylarında ciltte en sık yol açan sorun olduğunu söylediler. Konuyla ilgili açıklamada bulunan Asya Güzellik Salonu İşletme Sahibi Uzman Estetisyen Emine Alkış, vücudu saran en büyük organın deri olduğunu dile getirerek, “Mevsim geçişlerinde en fazla etkilenen en hassas bariyerimiz cildimizdir. Bir yandan soğuk ve kuru hava, diğer yandan düşük nem oranı, kar ve buzlanma cildimizi risk altına alır. Dolaşım sistemimiz ısı kaybını önlemek için kan akışımızı daha iç organlara doğru çektiğinden, ciltte kan akışı azalarak beslenmesi yavaşlar. Bu durum renksiz, mat bir cilt görünüme sebep olur ki bu sağlıksız bir görünümdür. Bu sebeple cildin hava koşullarına ayak uydurması için bazı tedbirlerin alınmasında ve uygun bakım şartlarının sağlanmasında fayda vardır. Uygun bakım önerileri sağlandığında hem bir sonraki yıllara iyi bir yatırım yapmış olursunuz, hem de mevsim boyunca sağlıklı ve güzel görünümlü bir cilde sahip olabilirsiniz” dedi.

    “Rüzgarlı ve soğuk hava, cilt yüzeyinde kurumalara, çatlaklara, kabuklanmalara sebep olur”

    Kış mevsimini iyi geçirmek ve yazın olumsuz etkilerini silmek, parlak, temiz, pürüzsüz, yumuşak ve lekesiz bir cilde kavuşmak için yapılması gerekenlere de değinen Alkış, “İşin başı her zaman temizliktir. Cildinizin üzerindeki ölü tabakanın temizlenmesi, bakteri oluşumunu önleyerek gerekli hijyeni sağlamak, gözeneklerdeki atıkları cilt yüzeyinden uzaklaştırmak, cilt drenajını sağlayarak daha sonraki uygulamaların derinin alt tabakalarına inerek işlevini yapmasını sağlamak için temizlik şarttır. Hava kirliliğinin de cildimiz üzerindeki olumsuz etkilerini unutmamak gerekir. Temiz olmayan, gözenekleri tıkalı bir ciltte ne uygularsanız uygulayın iyi bir sonuç almanız mümkün değildir. Unutmayın ki; lavabo gideriniz ne kadar tıkalı ise suyu sızdırması da o kadar zor olacaktır. Cilt ürünlerinde PH dengesi oldukça önemli bir faktördür. Cildinizin kurumasına engel olacak, derinizi tahriş etmeden temizleyecek, cilt tipinize uygun, krem, köpük, jel veya akneli ciltler için üretilmiş temizleyicilerden destek alınabilmektedir. Günlük temizleyicilerinize destek olacak, cilt tipinize göre belirli aralıklarla evde kendinizin uygulayabileceği ya da uzman kontrolünde uygulanması gereken özel peeling uygulamaları da önerilebilmektedir. Bununda en iyi kararını uzmanınız verecektir. Hepimiz sosyal bir yaşamın içindeyiz ve bulunduğumuz kış aylarında da rüzgar, soğuk ve kuru havadan etkilenmememiz kaçınılmazdır. Rüzgarlı ve soğuk hava, var olan nemi cildimizden uzaklaştırarak, cildimizin nem tutma kapasitesini düşürür, cilt yüzeyinde kurumalara, çatlaklara, kabuklanmalara sebep olur. Hatta bazı kişilerde kuruluk egzaması görülebilir. Oysa bedenimizin dörtte üçü sudur. Bu oran suya ne kadar ihtiyacımız olduğunu anlatmak için yeterlidir diye düşünüyorum. Kuru üzüm ile yaş üzüm arasındaki fark buna iyi bir örnek oluşturacaktır. Aralarındaki en büyük fark, birinin suyunun çekilmiş olmasıdır. Görüyoruz ki; kış aylarında nemlendirmeye yaz aylarından daha çok ihtiyaç duyulmaktadır. Bu aşamada dikkat etmemiz gereken önemli bir nokta, cildimizi yağlandırmamaktır. Uygun olmayan bir nemlendirme ürünü ya da yapılan işlem cilt yüzeyimizdeki gözenekleri tıkayarak, siyah nokta, akne, hatta lekelenmelere yol açacaktır. Bu aşamada yine danışmanınızın önemi ortaya çıkmaktadır” ifadelerini kullandı.

    “Eksik beslenme cildin yenilenme hızını düşürerek yaşlı hücre sayılarını artırır”

    Ciltte bulunan genç hücrelerin nem kapasitesi yüksekken, yaşlı hücrelerin nem kapasitesinin daha düşük olduğunu dile getiren Alkış, kış mevsiminde vitamin ve minerallerin öneminin altını çizerek, “Cilt yenilendikçe hücrelerimiz genç kalır. Bu durumda cildin nem ihtiyacı sağlanır, yenilenme hızı yükselir ve kırışıklıklar hayatımıza daha geç girer. Özellikle A, C, E ve F vitaminleri açısından eksik beslenme cildin yenilenme hızını düşürerek, cildimizdeki yaşlı hücre sayılarını artırır. Bu sebeple mevsimine uygun doğanın bize sunduğu posalı gıdaları her mevsimde olduğu gibi kış mevsiminde de lütfen hayatımızdan çıkarmayalım. İhtiyaç halinde dışarıdan vitamin ve mineral destekli ürün takviyeleri yapalım. Bu doğrultuda uygun krem ve serumlardan destek alabilirsiniz. Akımlarla çalışarak deri altına ürün gönderimi sağlayan cihazlarla da vitamin ve serum kokteylleri cildinize sunulabilir. Bu durumda deri altından sağlanan destekle cilt bariyeriniz güçlenerek yıllara meydan okuyacaktır. Beslenmeden söz etmişken, lütfen su içmeyi aksatmayalım, su tüketimimize önem verelim” diye konuştu.

    Kış mevsiminin en büyük avantajının; lekelerden kurtulma ya da seviyelerini azaltma için en uygun mevsim olduğunu vurgulayan Alkış, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yazın güneşli havalarda cildin kendini korumak için üst yüzeye çıkardığı melaninin etkisiyle ortaya çıkan güneş lekeleri, hamilelik döneminde hormonların etkisiyle oluşan hamilelik lekeleri ya da çiller için renk açıcı kremlerin yeterli olmadığı durumlarda uzman eşliğinde yapılacak uygulamalar için en uygun mevsim sonbahar ve kış mevsimidir. Meyve asitleri içeren kimyasal peeling işlemi de bu işlemlerden biri olup; lekeler, ince kırışıklıklar, akne izleri, kalınlaşmış cilt dokusu, solgun-mat görünüm, geniş gözenekler ve deri yaşlanması üzerinde en etkili ve güvenilir yöntemlerden biridir. Ancak lekenin (pigmentasyonun) derinliği başarı şansını etkileyen önemli bir etmendir. Yine yazın güneş ışınlarının zararlı etkilerine nasıl maruz kalıyorsak, kış aylarında da aynı etkiler devam ediyor. Bu sebeple yaz döneminde güneş kremini nasıl ihmal etmemeliysek, kış döneminde de aynı şekilde kullanmaya devam etmeliyiz. Ayrıca kardan yayılan ışınlar da cildimiz üzerinde olumsuz etkiler oluşturmaktadır. Kısaca; güneş ışınlarının olduğu her mevsimde ve her saatte ultraviyole ışınlarına maruz kalmaktayız. Uygun koruma tedbirleri alınmadığında yaşlanmaya, lekelenmelere, hatta kansere davetiye çıkarılmaktadır. Bu da demek oluyor ki; kaliteyi göz ardı etmeden cildimize uygun bir güneş kremine her mevsim devam etmeliyiz. Ayrıca ürün kullanırken yapılan en büyük hata bir uzmana danışmadan yapılan ürün tercihleridir. Önemli olan doğru zamanda, doğru iklimde, doğru ürünü uygun yaş sınırlarında kullanmaktır. Aksi halde cildinize fayda sağlamak yerine zarar vermeniz kaçınılmazdır. Unutmayınız ki; hepiniz özelsiniz. Siz özel olduğunuz için cildiniz de kendinize özeldir. Başka birine fayda sağlayan bir ürünün size de fayda sağlaması söz konusu olmayabilir.”

  • Güzellik mitlerine dikkat

    Dr. Ata Nejat Ertek, güzellik mitlerine dikkat edilmesi konusunda uyarılarda bulundu.

    Dermatoloji Uzmanı Dr. Ata Nejat Ertek, “Cildiniz ona ne kadar baktığınız ve nasıl bir yaşam sürdüğünüz hakkında birçok şey söyler. Bazı doğru bilenen yanlışlar var ki cildi olumsuz etkiler” dedi.

    Dr. Ertek, doğru bilinen yanlışları şöyle sıraladı:

    “Siyah noktalardan bantlar yardımı ile kurtulabilirsiniz: Yanlış. Çünkü siyah nokta bantları sadece burundaki kirleri temizler. Gözeneklerde bulunan siyah noktaları çıkarmaz. Bant üzerinde gördükleriniz yüzeysel kirlerdir. Siyah noktalardan gözeneklerin açılması gerekir.

    Selülitlere çare kremlerdir: Bu da yanlış. Selülitle mücadele edilecekse belirli krem ya da jeller etki yaratmazlar. Selülitlerden kurtulmak için bir dermatoloji uzmanına danışarak doğru uygulamalar seçmelisiniz.

    Güneş kremi sadece yazın sürülür: Güneşin yaydığı UVA ışınları (kırışıklığa sebep olanlar) tüm yıl boyunca aynı derecede güçlü yansırlar. Siz gözünüzle görmüyor olabilirsiniz ama UVB ve UVA ışınlarına maruz kalan cilt, yaşlılık lekeleri, kırışıklıklar ya da en kötü durumda cilt kanseri gibi ciddi problemlerle karşılaşabilir. O yüzden kışın bile yüzünüze, ellerinize cilt tipinize uygun güneş koruyucu krem sürmelisiniz.

    Yağlı cildin nemlendiriciye ihtiyacı yoktur: Nemlendirici, sağlıklı cilt hücrelerinin korunmasında önemli bir bileşendir. Yağlı ciltlerin de diğer ciltler gibi nemlendirilmeye ihtiyacı vardır. Yağsız, su bazlı olanları tercih etmelisiniz eğer cildiniz yağlı ise.

    Akneyi sıkarsan kurtulursun: Tam tersi akne asla sıkılmamalıdır. Çünkü sıkılırsa aknenin içinde bulunan enfeksiyonu ve inflamasyonu da dağıtmış oluyorsunuz, bunun sonucunda hem yüzde iz oluşuyor, hem daha da büyüyor.

    Yüzünüzü ne kadar çok yıkarsanız o kadar iyi: Cildinizin bir yağ dengesi var. Her akla gelindiğinde cilt temizliği için yüz yıkamak bu doğal dengeyi bozar. Fazla temizlenen cilt tahriş olabilir, yağ dengesi bozulduğundan sorunlu bir görüntü oluşturabilir.”

  • ATO’da kuaför ve güzellik salonlarının sorunları mercek altına alındı

    Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran’ın başkanlık ettiği 43 No’lu Kuaför ve Güzellik Salonları Meslek Komitesi toplantısında kentteki kuaför ve güzellik salonlarının sorunları mercek altına alındı.

    67 meslek komitesinde 2 bini aşkın alanda faaliyet gösteren 157 bin üyesinin sorunlarını “sektörel istişare” toplantılarıyla ele alan ATO, 43 No’lu Kuaför ve Güzellik Salonları Meslek Komitesi toplantısında Ankara’daki kuaför ve güzellik salonlarının sorunlarını mercek altına aldı. ATO’nun Congresium Hizmet Binası’nda sektör temsilcilerin katıldığı toplantıya, ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran başkanlık etti. ATO Meclis Üyesi ve 43 No’lu Kuaför ve Güzellik Salonları Meslek Komitesi Başkanı Ömer Sarıoğlu’nun sektörel sorunları aktardığı toplantıda, tüm konular ve sorunlar etraflıca ele alındı.

    Kuaförlük ve güzellik uzmanlığı mesleğinin insan sağlığını doğrudan ilgilendiren meslekler olduğu belirtilerek, bu alanlarda her sokakta birden fazla iş yeri açılmasının önüne geçilmesi için ruhsat sınırlandırması uygulanması önerildi. Söz konusu alanlarda isteyenin istediği fiyattan hizmet sunabilmesinin hizmet kalitesinde düşüklüğe neden olduğu ve insan sağlığını tehdit edebildiği belirtilerek, taban fiyat tarifesi uygulamasına geçilmesi çözüm önerisi olarak sunuldu. Toplantıda ayrıca bu sektörlerin “ihtiyaç” olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek, sektörde aynı hizmet kalemlerinde farklı oranlarda uygulanan KDV dolayısıyla ortaya çıkan haksız rekabetin önüne geçilmesi için düzenleme talep edildi. KDV düzenlemesinin kayıt dışılığı da ortadan kaldıracağına dikkat çekildi. Bunlara ek olarak kimyasal ürünlerle temas eden sektör çalışanlarının tehlikeli iş grubundan sayıldığı belirtilerek, çıraklık ve staj döneminin emeklilik hesaplarında dikkate alınarak emeklilik yaşında indirim talep edildi. Toplantıda ayrıca sektörün kanayan yaraları olarak kabul edilen işçi-işveren davalarının doğurduğu sıkıntılar, sektör için lisans düzeyinde eğitmen yetiştiren okul sayısındaki radikal azalma konularına ek olarak tüm sektörün birlik ve beraberlik içinde hareket etmesinin önemi üzerinde duruldu.

    “Sorunlar Türkiye’nin her yerinde ortak”

    ATO Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran da yaptığı konuşmada, kuaför ve güzellik salonları sektörünün sorunlarının Türkiye’nin her yerinde ortak olduğunu belirterek, “Hem insanların fiziki görüntüsüne katkı sağlıyorsunuz hem de bir anlamda psikolojik destek oluyorsunuz. Çok önemli bir mesleği icra ediyorsunuz” dedi.

    Teknolojinin gelişmesiyle bazı mesleklerin kaybolacağını hatırlatan Baran, kuaförlük ve güzellik uzmanlığının hiç kaybolmayacak mesleklerden olduğunu söyledi. ATO meslek komitelerinin Nisan ayında gerçekleşen seçimlerden bu yana 650 toplantı gerçekleştirdiğini hatırlatan Baran, bu toplantılarda gündeme gelen 850 çözüm önerisinin 16 bakan ve 120 kurum olmak üzere muhataplarına iletildiğini ve çözüm için takipçi olduklarını belirterek, “Kuaför ve güzellik salonları sektörünün sorunlarının da takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı.

    Kuaför ve güzellik salonlarının da çalışanlar ve aileleriyle birlikte yaklaşık 40 bin kişilik bir kitleyi oluşturduğunu kaydeden Baran, her alanda olduğu gibi mesleki konularda da birlik ve beraberliğin sorunları çözmek için ilk adım olduğunu kaydetti.

    Toplantıda Ankara Berberler Odası Başkanı Sezayi Kara, Ankara Kuaför ve Güzellik Salonları İşletmecileri ve Manikürcüler Esnaf Odası Başkanı Bülent Erdoğan, Ankara Güzellik Uzmanları ve Güzellik Salonu İşletmecileri Derneği Başkanı Elif Şebnem Türe de birer konuşma yaptı. Toplantıya ATO Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Yılmaz, ATO Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Murat Ülkü Karakuş, ATO Kuaför ve Güzellik Salonları Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı Hanım Zeynep Azeritürk Özdem, Komite Üyesi Çetin İnalkaç ve Arslan Bolatcan, Meclis ve Komite üyesi Gürsel Deliktaş, ATO Meclis üyeleri Burhan Varol ve Sermurat Küçükgülile, çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.

  • Güzellik uzmanlarına lazer teknolojileri ve mevzuatlarıyla ilgili seminer verildi

    Türkiye Estetisyenler Federasyonu Başkanı Rıfat Kıyıcı, Diyarbakır’da güzellik uzmanları, estetisyenler ve girişimcileri bilinçlendirmek adına seminer düzenledi.

    Diyarbakır’da bir otelin toplantı salonunda güzellik uzmanları, estetisyenler ve girişimcileri bilinçlendirmek ve mevzuatları anlatmak için seminer düzenlendi. Günümüzün en popüler ve en ihtiyaç duyulan uygulamalarından biri olan lazer epilasyon, tüm lazer uygulamaları ve lazer kullanım mevzuatları konusunda katılımcılara detaylı bilgiler verilmesi için düzenlenen seminere çok sayıda güzellik merkezi işletmecisi ve çalışanı katıldı. Diyarbakır’da gerçekleşen eğitimlerde estetisyenler, güzellik salonu sahipleri ve yeni güzellik salonu açmak isteyen girişimcilere rehber niteliği taşıyacak ve verilecek detaylı eğitimin sonunda, katılım sertifikası almaya hak kazanacakları belirtildi.

    “Eğitimsiz estetisyen bu işi yapmamalı”

    Toplantının amacının Diyarbakır’daki güzellik uzmanlarının ve bu eğitimi veren kurumları bilinçlendirmek olduğunu söyleyen Türkiye Estetisyenler Federasyonu Başkanı Rıfat Kıyıcı, eğitimsiz estetisyenlerin bu işi yapmaması gerektiğini kaydetti. Kıyıcı, “Lazer teknolojileri üzerine uygulamalarda kullanılan cihazlarda hem mevzuatları, hem yetki alanları hem de kullanım şekilleri ve lazer arasındaki farkların hakkında eğitim vereceğiz. Biz aslında seminerden ziyade bir eğitim veriyoruz. Ne kadar çok güzellik uzmanı bilinçlendirirsek, hem sektör hem de güzellik salonuna giden insanlar daha fazla kaliteli eğitim alır. Yeni teknolojiye uyum sağlayarak hizmetler alır. Doktora en yakın mesleklerden olan güzellik uzmanları iyi bir eğitim almadan bu işe asla teşebbüste bulunmamaları lazım. Ankara’da da çalışmalarımız devam ediyor, bir takım yönetmelik değişikleri yapacağız. Bazı haklarımız var ne yazık ki daha önce bunlar elimizden alınmış, bunların büyük bir kısmını aldık tabi bunları yeniden kanun ve yönetmeliğe uygun bir hale getireceğiz” dedi.

    Seminer sonrası katılımcılara gerekli mevzuatlar ve sertifikalar takdim edildi.