Etiket: Güvenliği”nin

  • Pasinler’de Yaya Güvenliğinin Nöbetçisiyiz etkinliği düzenlendi

    Pasinler’de Yaya Güvenliğinin Nöbetçisiyiz etkinliği düzenlendi

    Pasinler İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Trafik Büro Amirliği ekiplerince Pasinler kent meydanı önünde öğrencilere, vatandaşlara ve sürücülere “Yaya Güvenliğinin Nöbetçisiyiz” sloganıyla hareket ederek eğitim ve bilgilendirme çalışması yaptılar.

    İçişleri Bakanlığı, trafikte yaya önceliği bilincinin oluşturulması ve yaya geçitlerinin kullanımını yaygınlaştırılması amacı ile “Yaya Güvenliğinin Nöbetçisiyiz” sloganıyla bugün Erzurum’un Pasinler ilçesinde Pasinler İlçe Emniyet Müdürlüğüne bağlı trafik ekipleri ve Köprüköy İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı trafik timlerince 13.00 – 13.30 saatleri arasında 2019 yılı Yaya Öncelikli Trafik yılı ilan edilişi nedeniyle ilçe merkezinde bulunan kent meydanı önünde araçlar durdurularak yaya geçidinden yayaların geçiş üstünlüğünü düzenledikleri etkinlikle anlattılar.

    Pasinler Trafik Büro Amirliği ve Köprüköy İlçe Jandarma Komutanlığı trafik timlerince yapılan eğitim ve bilgilendirme çalışmasında öğrencilere, vatandaşlara ve sürücülere, Karayolları Trafik Kanunu’nun 74’üncü maddesinde yapılan değişiklikle, trafikteki can kayıplarının yaklaşık yüzde 23’ünü oluşturan yayalara yönelik devrim niteliğinde bir adım atıldı.

    Yapılan düzenleme ile “Yaya Öncelikli Trafik” anlayışı yasal bir zemine oturtuldu. Düzenleme ile artık araç sürücüleri, trafik polisi veya trafik ışığı bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışlarına, yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken “yavaşlamak”, buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yaya varsa “ilk geçiş hakkını vermesi” zorunlu hale geldi. Bu amaçla İçişleri Bakanlığınca ” Yaya Güvenliğinin Nöbetçisiyiz ” sloganıyla bilinçlendir çalışması yapıldı.

    “Yaya Güvenliğinin Nöbetçisiyiz” programına İlçe Kaymakamı Ali Ada, Pasinler Belediye Başkanı Ahmet Dölekli, Pasinler İlçe Milli Eğitim Müdürü Kenan Kaya, Tarım ve Orman İlçe Müdürü Hamza Moroğu, Pasinler İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Binbaşı Necip Sercan Cambaz, öğrenciler ve vatandaşlar katıldı.

  • İş güvenliğinin geleceği masaya yatırılacak

    Aralarında OSGBDER’in de bulunduğu, ellinin üzerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Platformu üyesi, Türkiye’de ki İş Sağlığı ve Güvenliği uygulamaların da yaşanan aksaklıkları tartışmak üzere 9-10 Eylül tarihlerinde Muğla’da kampa girecekler.

    Aralarında Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri İşletmecileri Derneği (OSGBDER) inde yer aldığı ellinin üzerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Platformu üyesi Türkiye’de ki İş Sağlığı ve Güvenliği uygulamaların da yaşanan aksaklıkları tartışmak üzere 9-10 Eylül tarihlerinde Muğla Dalyan’ da kampa giriyorlar.

    Konuyla ilgili konuşan OSGBDER Başkanı Cengiz İmeci, “Ülkemizde İş Sağlığı ve Güvenliğinin Avrupa Birliği ülkeleri standartlarına getirilmesi için nasıl bir aksiyon alınması gerektiği, mevcut yasaların uygulanmasında yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla bu yılın başında Marmara, Ege ve Anadolu İş Sağlığı ve Güvenliği Platformu kurulmuştu. Kurulan bu üç platform Temmuz 2017 yılında TBMM ne yaptıkları bir dizi ziyaretler ile adını duyurmuş, parti gözetmeksizin tüm siyasi parti liderleri ile görüşerek İş Sağlığı ve Güvenliği yasasının tüm maddelerinin ertelenmeden uygulanması gerektiğini anlatmış ve sektörün bir nebzede olsa sesi olmayı başarmıştı. Görüşmeler sonrasında özellikle kamuya ait Tehlikeli ve Çok Tehlikeli işyerlerinde yaşanan çifte standartın kaldırılması ve İş Güvenliği Uzmanı ve İşyeri hekimi bulundurma zorunluluğunun ertelenmemesi gerektiğini vurgulamışlardı. Yeni yasama yılında bu konuya ele alınacağı ile ilgili yetkililerden söz almışlardı” dedi.

    “Türkiye ölümlü iş kazalarında ilk sıralarda”

    “Türkiye’nin ölümlü iş kazalarında ilk sıralarda yer alması, yetişmiş iş gücünü en verimli yaşlarda iş kazaları sonucu yaşamlarını yitirmesi veya engelli hale gelmesi iş sağlığı ve güvenliğinde ciddi önlemlerin alınmasını şart koşmaktadır” diyen İmeci, “İş kazalarını önlemek sadece yasa çıkartmak ile mümkün olamayacağı geçen bu beş yıllık süreçte kendini göstermiştir. İşverenlerin ve çalışanların bu konuda bilinçlendirilmesi, iş güvenliği bilincinin aileden başlayarak okul süreci dahil yaşantımızın merkezinde yer almasını sağlayabilmek ve bu konuda farkındalık oluşturmak mecburiyetindeyiz” şeklinde konuştu.

    İş Sağlığı ve güvenliğinde yaşanan sorunların çözüme kavuşturulmasının sivil toplum kuruluşlarının sağlıklı çalışması ile mümkün olacağını vurgulayan İmeci şunları söyledi: “Özellikle büyük bir öneme sahip olan İş Sağlığı ve Güvenliği Politika Belgesinin hazırlanmasında STK ların desteği önemlidir. Çünkü STK lar sürekli sahada yer alarak; işverenler, çalışan ve devlet arasında bir köprü vazifesi görmektedir. Bu nedenle devletin ilgili kuruluşlarının sivil toplum kuruluşları ile daha yoğun bir mesai harcaması sorunların çözüme kavuşması için önemli bir adım olacaktır. Bu aşamada bizlerinde birlikte hareket ederek daha güçlü bir yapı ile çalışmalarımıza hız vermek zorundayız. Bu nedenle 9 ve 10 Eylül tarihinde yapacağımız İSG Dernekleri Buluşması ayrı bir önem arz etmektedir. İş Sağlığı ve Güvenliğine gönül veren tüm tarafları bizlerle birlikte olmaya bir kez de buradan davet ediyorum”.

  • Başbakan Yardımcısı Kaynak: “El Bab’daki mücadele Türkiye’nin güvenliğinin mücadelesi”

    Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, “El Bab’da verilen mücadelenin aslında Türkiye’nin geleceğinin, sınırlarının güvenliğinin ve Türkiye’nin insanlarının güvenliğinin mücadelesi olduğunu ben de buradan bir kez daha ilan ediyorum” dedi.

    Beşiktaş Belediyesi, Türkiye tarihinde ilk kez geçtiğimiz yıl kamusal alanda kutlanarak tarihe geçen Hanuka Bayramı bu yıl da Türk Musevi cematinin katkılarıyla yeniden kutlandı. Esma Sultan Yalısı Bahçesi’nde gerçekleşen kutlama programına Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar, CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Rum Patriği Bartholomeos, Türkiye Ermenileri Patrik Genel Vekili Aram Ateşyan, Katolik Cemaati Latin Temsilcisi Tierrablanca Gonzalez, İsrail Başkonsolosu Shai Cohen, Fas Başkonsolosu Mhamed Ifrıquıne, Türk Musevi Cemaati Başkanı İshak İbrahimzade ve çok sayıda davetli katıldı.

    Beşiktaş Belediyesi tarafından Esma Sultan Yalısı bahçesinde, farklı din ve kültürlerden vatandaşların katılımıyla düzenlenen törende Türk ve Yahudi toplumları arasında 500 yılı aşkın bir süredir devam eden ortak yaşam kültürünün bir nişanesi olarak binlerce yılın geleneği mumlar yakıldı.

    “Türkiye topraklarında asla Yahudi kardeşlerimiz ile bir problemimiz olmadı”

    Musevileri asla azınlık olarak görmediklerini dile getiren Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, “Bu kardeşlerimiz bizim kadar bu coğrafyanın sahipleridirler. Lozan antlaşmasından hukuki bir tabir olarak azınlık diye ifade ediliyor. Türkiye topraklarında asla Yahudi kardeşlerimiz ile bir problemimiz olmadı. Ama devletler arasında zaman zaman krizler olabilir. İşte Mavi Marmara gemisi hadisesini yaşadık. Bu olaydan sonra Türkiye’de yaşayan Yahudi kardeşlerimizin gerçekten arabulucu olarak büyük gayretlerine şehadet ettik. Dünyanın en çok ihtiyacı olan manzara burada Ortaköy’ümüzde” şeklinde konuştu.

    “Türkiye’nin insanlarının güvenliğinin mücadelesi”

    Fırat kalkanı Harekatı’nda El Bab’ın alınmasının önemini vurgulayan Veysi Kaynak, “El Bab’da verilen mücadelenin aslında Türkiye’nin geleceğinin, sınırlarının güvenliğinin ve Türkiye’nin insanlarının güvenliğinin mücadelesi olduğunu ben de buradan bir kez daha ilan ediyorum. Yakın zamanda inşallah El Bab’da Türk Silahlı Kuvvetleri’nin desteğiyle Özgür Suriye Ordusu orayı da terörist unsurlardan temizleyecektir” diye konuştu.

    “Bu topraklar saygının ve sevginin toprakları olmak zorunda”

    Hanuka Bayramı’nı geçen yıl ilk kez kamusal alanda kutlanmasının Türkiye’ye katkısı olduğunu ifade eden Beşiktaş Belediye Başkanı Murat Hazinedar, “Bu topraklar saygının ve sevginin toprakları olmak zorunda. 500 yıldır bu topraklara ortak değer katan ortak yaşam kültürümüzün bir nişanesi olarak Hanuka Bayramı’nın ilk gecesinde binlerce yıllık bayramın mumlarından bir tanesini yakacağız” dedi.

    “İçimize kapattığımız ışığımızı ülkemiz ile paylaşabildik”

    Hanuka Bayramı’nın kutlamaktan dolayı mutluluğunu dile getiren Türk Musevi Cemaati Başkanı İshak İbrahimzade, “Geçmişin gerçekleri ile hafızalarımızda oluşturduğumuz korkularımızın karanlığını aşarak içimize kapattığımız ışığımızı tekrer sokağımızla şehrimiz ile ülkemiz ile paylaşabildik” ifadelerini kullandı.

  • TESK Genel Başkanı Palandöken iş güvenliğinin önemine dikkat çekti

    Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Odası (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, iş güvenliğinin çalışma hayatının birinci önceliği olduğunu belirterek, “Ölümlü iş kazalarında maalesef Avrupa’da birinciyiz. Bu konuda işçi ve işverenler daha dikkatli olmalı” dedi.

    TESK Genel Başkanı Palandöken, çalışma hayatındaki rakamların ülkelerin gelişmişliklerine ilişkin önemli bir gösterge olduğuna dikkat çekerek, istatistiklere göre kazaların her yıl artış gösterdiğini söyledi. Türkiye’de son 5 yıl içinde 952 bin 238 iş kazası meydana geldiğini ifade eden Palandöken, “Bu kazalarda 6 bin 87 kişi hayatını kaybetmiş. Bu rakamlar yalnızca 4/1-A kapsamında çalışan sigortalı işçileri kapsamaktadır. Kayıt dışı ve diğer kapsamdaki çalışanlar düşünüldüğünde rakamlar daha da artmaktadır” diye konuştu.

    Yıllara göre istatistiki verileri paylaşan Palandöken, şunları kaydetti:

    “2012’de 69 bin 90 erkek, 5 bin 781 kadın, 2013’de 170 bin 644 erkek, 20 bin 745 kadın, 2014’de 193 bin 192 erkek, 28 bin 174 kadın kaza geçirmiş. 2015 yılında ise 206 bin 922 erkek, 34 bin 34 bin 625 kadın ve 2016 yılının ilk 10 ayında ise 188 bin 130 erkek, 34 bin 935 kadın iş kazası geçirmiş. Bu kazalar sonucunda ise 2012 yılında 735’i erkek, 9’u kadın, 2013 yılında bin 336’sı erkek, 24’ü kadın, 2014 yılında bin 589’u erkek, 37’si kadın, 2015 yılında bin 219’u erkek, 33’ü kadın ve 2016 yılının ilk 10 ayında bin 76’sı erkek 29’u kadın sigortalı işçi hayatını kaybetmiştir.”

    İş güvenliğinin çalışma hayatının birinci önceliği olduğunu belirten Palandöken, “Ölümlü iş kazalarında maalesef Avrupa’da birinciyiz. Bu konuda işçi ve işverenler daha dikkatli olmalı” dedi.

    Palandöken, iş kazaları sonucu ölümlerin en fazla İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Konya, Gaziantep, Kayseri, Mersin, Kocaeli, Adana, Hatay, Manisa, Muğla ve Tekirdağ’da gerçekleştiğini, diğer illerin de bu illeri takip ettiğini söyleyerek, “İş kazaları sonucu ölümler en fazla niteliksiz meslek guruplarında gerçekleşmektedir. En önemlisi bu kazalar gerek işveren gerekse işçi hataları ya da ihmaller sonucu meydana gelmektedir. Kaza sebeplerinin başında dikkatsizlik, koruyucusuz çalışmak, tehlikeli hızla ve görevi dışında iş yapmak, disiplinsizlik önemli rol oynuyor” ifadelerini kullandı.

    Palandöken, iş kazalarının en önemli ve acı sonucunun ölümler olduğuna dikkat çekerek, “İş kazalarının sonuçlarından en önemlisi tartışmasız çalışan insanın hayatını kaybetmesidir. Her şey yerine gelebilir ama insan hayatı geri gelmez. Hayatın gerçeklerinden biri de kazaların ölüm dışında da maliyetinin olmasıdır. Bu maliyet de yine çalışanı ezmektedir. İş kazalarının en büyük bedelini işçi ödemektedir. İşçi kazada hayatını kaybetmese de yaralanma sonucu gerek beden gerekse ruh sağlığı açısından kayba uğramaktadır. Özellikle çalışamayacak ölçüde yaralanması halinde işsizlikle karşı karşıya kalmaktadır. İş kazaları ekonomik açıdan ayrıca ülkenin üretim kapasitesini de olumsuz etkilemektedir. Böyle toplumun tamamına yüklenen ciddi bir maliyet söz konusudur. Bu da ulusal kaynakların yok olmasına sebep olurken kalkınmayı negatif olarak etkilemektedir” şeklinde konuştu.

  • “İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği”nin tüm boyutları 3 gün Adana’da tartışılacak

    TMMOB Makina Mühendisleri Odası tarafından 2 yılda bir düzenlenen İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kongresinin 9.’ncusu 6-8 Nisan 2017 tarihleri arasında Adana’da Çukurova Üniversitesi Mithat Özsan Amfisi’nde yapılacak.

    Makina Mühendisleri Odası (MMO) Adana Şube Başkanı Hasan Emir Kavi, işçi sağlığı ve iş güvenliğinin bir kuruluşun gerçekleştirdiği faaliyetlerden etkilenen tüm insanların sağlığını korumayı, iş güvenliğini sağlamayı, işyerinde meydana gelebilecek iş kazası ve meslek hastalıkları gibi her türlü riske karşı gerekli ve yeterli tedbirleri almayı, şartları yerine getirmeyi öngören, çalışma yaşamının en temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.

    Kavi, işçi sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin verilerin, temel insan hakları, çalışma yaşamı ve ülkelerin gelişmişliklerine ilişkin önemli göstergelerini sunduğunu anımsatarak, “Bugün dünyada ve ülkemizde bu kavramın içeriğinin doldurulamadığı görülmektedir. İnsan bugünkü üretim ilişkilerinde sömürülmekte, yabancılaştırılmakta ve adeta bir makina olarak görülmektedir. Bu nedenlerden dolayı işçi sağlığı ve iş güvenliği uygulamaları tüm dünyada irdelenmesi gereken bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır” dedi.

    “Önlemler önceden alınmalı”

    İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 23. maddesinde “Herkesin kendi özgür seçimiyle belirlediği işyerinde, adil ve elverişli çalışma koşullarında çalışma hakkı vardır” ifadelerinin yer aldığına dikkat çeken Kavi, “İşçi sağlığı ve iş güvenliğinde temel amaç; “sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı sağlanması, çalışanların sağlığına zarar verebilecek hususların önceden belirlenerek gereken önlemlerin alınması, iş kazası geçirmeden, meslek hastalıklarına yakalanmadan, rahat ve güvenli bir ortamda çalışmalarının sağlanması, çalışanların ruhsal ve bedensel sağlıklarının korunması, üretimin devamlılığının sağlamasıdır” diye konuştu.

    ILO rakamlarına göre, dünyada her 15 saniyede bir işçi, iş kazaları veya meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybettiğini belirten Kavi, şöyle devam etti:

    “Her gün yaklaşık 6 bin 300 kişi iş kazası veya meslek hastalıkları nedeniyle yaşamını kaybetmektedir. Her yıl yaklaşık olarak 360 bin kişi iş kazası, 1 milyon 950 bin kişi ise meslek hastalıklarından dolayı yaşamını yitirmektedir. Her yıl yaklaşık olarak 270 milyon iş kazası meydana gelmekte ve 160 milyon kişi meslek hastalıklarına yakalanmaktadır. Ülkemiz iş kazalarında Avrupa ve dünyada ilk sıralarda; ölümlü iş kazalarında ise Avrupa’da birinci, dünyada üçüncü sırada yer almaktadır.”

    “İş kazaları ve meslek hastalıkları önlenebilir”

    Yapılan araştırmalara göre iş kazalarının yüzde 98’inin, meslek hastalıklarının yüzde 100’ünün önlenebilir iken; gerekli önlemler alınmadığı için ne yazık ki her yıl iş kazaları ve meslek hastalarından dolayı birçok ülke nüfusuna denk sayıda insanın hayatını kaybettiğini vurgulayan Kavi, iş kazalarının önemli bir bölümünün kayıt altına alınmadığı gerçekliği bir yana, meslek hastalıkları neredeyse hiç kayda alınmadığını söyledi.

    Kavi, TMMOB Makina Mühendisleri Odası olarak; bir meslek örgütü olmanın sorumluluk ve bilinciyle ilkini 2001’de düzenledikleri, 2015’de ise ulusal çapta gerçekleştirdikleri bu büyük buluşmadaki amaçlarının emekten, halktan yana bir meslek örgütü olmanın bilinci ve sorumluluğuyla, bu ekonomik ve toplumsal sorunu her boyutuyla bir kez daha tartıştırıp ortaya çıkan çözümleri kamuoyunun ve yetkililerin bilgisine sunmak olduğunu ifade etti.

    Kavi, kongre düzenleme ve yürütme kurullarının çalışmalarını yoğun biçimde sürdürdüğünü belirterek, 9. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Kongresinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliğinin Hukuksal Boyutu, Uygulamalarda Karşılaşılan Sorunlar ve Çözümleri, Ulusal-Uluslararası Mevzuat, Yönetim Sistemleri ve Standartları, İş Kazaları, Meslek Hastalıkları, İşe Bağlı Hastalıklar, Nedenleri, Sonuçları, Önleme, Değerlendirme, Bildirim, Kaza Analizi dahil tüm boyutlarının 3 gün Adana’da sunulacak bildirilerle tartışılacağını sözlerine ekledi.