Etiket: Güvenliğine

  • Şahin, “Kaçak elektrik kullanımı ülke ekonomisine, can ve mal güvenliğine zarar veriyor”

    YEDAŞ Genel Müdürü ve Dağıtım Direktörü Akın Şahin, “Kaçak elektrik kullanımı ülke ekonomisine, can ve mal güvenliğine zarar veriyor” dedi.

    2011 yılından bu yana Samsun, Ordu, Çorum, Amasya, Sinop il ve ilçelerinde elektrik dağıtım faaliyetleri yürüten YEDAŞ, toplumsal ve sosyal sorumluluk bilinci ile hareket etmeye özen gösteriyor. Kaçak elektrik kullanımının önüne geçmek amacıyla çalışmalar yapıyor. Denetim ve takip sonucu tespit edilen kaçak elektrik kullanımını ortadan kaldırmak amacıyla aksiyon alıyor.

    YEDAŞ kaçak elektrik kullanımının tespiti için sürekli saha denetimleri yapıyor

    Yaptığı çalışmalarla kaçak elektrik kullanım oranını pek çok dağıtım bölgesine kıyasla az seviyeye düşüren YEDAŞ, kaçak elektrik kullanımının tespiti ve ortadan kaldırılması yönünde projeleri hayata geçirmeye devam ediyor. Hem vatandaşın yasadışı elektrik kullanımını önleyerek yasaların uygulanmasını sağlıyor hem de kaçak elektrik kullanımı nedeniyle meydana gelebilecek kazaların önüne geçiyor. Müşteri teknik hizmetleri saha çalışanları, aralıksız saha denetimleri yaparak kaçak elektrik kullanımlarını tespit ederek bu tip durumları ortadan kaldırıyor. Abone olmadan elektrik kullanımları, ölçü devresinden geçirilmeden yapılan bağlantıları, ölçü devresine ve/veya sayaçlara müdahaleleri kayıt altına alarak yasal işlemlerin başlatılması yönünde aksiyon alıyor. Uzaktan şebeke izleme sistemleri kullanılarak akım ve gerilim değerlerinin takibi ve kaçak elektrik kullanımının tespit edilmesi yönünde teknolojik alt yapı çalışmalarına devam ediyor. Büyük veri analizleri ile de tüketicilerin tüketim bilgileri ile trafo tüketim bilgilerini karşılaştırarak kaçak elektrik kullanımını tespit etmeyi hedefliyor.

    “Kaçak elektrik kullanımı ülke ekonomisine, can ve mal güvenliğine zarar veriyor”

    Kaçak elektrik kullanımının ülke ekonomisine zarar verdiğine dikkat çeken YEDAŞ Genel Müdürü ve Dağıtım Direktörü Akın Şahin, bu durumun, kaliteli elektrik kullanımının yanı sıra, can ve mal güvenliği açısından da önemli olduğunun altını çizdi. Elektrik dağıtım şebekesinin, ilgili bölgedeki abone sayısına göre tesis edildiğini, kaçak elektrik kullanımının ise şebekedeki yükü artırarak elektrik kesintisi ve gerilim düşümü gibi olumsuzluklara neden olduğunu belirten Genel Müdür Akın Şahin, “Bölgede özellikle tarımsal sulama alanında ve fındık zamanı mevsimlik işçilerin çadırlarda kaçak elektrik kullandığını tespit ediyoruz. Tesisat yapısı, teknik şartname ve standartlara uygun olmadığı için elektrik kaçağı yaşanıyor. Bu nedenle de elektrik akımına kapılma veya yangınlar ortaya çıkabiliyor. İnsanların ve hayvanların can güvenliği tehlikeye giriyor, maddi hasar meydana gelebiliyor” diye konuştu.

  • Sınır güvenliğine yerli üretim imzası

    Yurttaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Evren Yurttaş geliştirdikleri aşırı gerilimi ortadan kaldıran voltaj dengeleyici Trimbox’ın, mobese kameralarını tam güvenli hale getirdiğini söyledi.

    Yurttaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Evren Yurttaş, yerli kaynaklarla bünyelerinde üretilen voltaj dengeleyici Trimbox ürünün sınır güvenliğinde kullanıldığını belirtti. Elektrikte meydana gelen voltaj darbeleri, aşırı gerilimler, yıldırım düşmesi ya da trafo patlaması gibi olumsuz durumların sınır güvenliğini sağlayan kameraların hasar almasına ve çalışmamasına neden olduğunu belirten Yurttaş, “Kameraların elektrik kaynaklı hasar alması, çalışmamasına ve güvenlik zafiyetine sebep oluyor, kameralar ise ekstra maliyet getiriyordu. Yurttaş Holding tarafından ’Trimbox’ markasıyla yerli ve milli olarak üretilen voltaj dengeleyici cihaz sınır güvenliğinde kullanılan bu kameraların sorunlarını ortadan kaldırdı. Aşırı gerilim durumlarında dahi kameralar zarar görmeden çalışmaya devam etti. Bunun üzerine Aselsan, sınır hattında, Doğu ve Güney Doğu bölgesinde kullandığı yüzlerce mobese kamerasına yerli üretim voltaj dengeleyici cihazı monte edilerek modernize edildi. Elde edilen başarının ardından voltaj dengeleyici cihaz Türkiye geneli mobese kameralarına monte edildi. Aşırı gerilimi ortadan kaldıran voltaj dengeleyici Trimbox, mobese kameralarını tam güvenli hale getirdiği için Cumhurbaşkanlığı Beştepe Külliyesi’nde bulunan özel cihazlarda da kullanıldı” dedi.

    “Tamamen yerli ve milli”

    Aşırı gerilim sönümleyici cihaz Trimbox’ın tamamen yerli ve milli olduğunu ifade eden Evren Yurttaş,”Yıldırım düşen bölgelerde ve askeri tesislerde kullanılan tesisatları korumak için bize bir talep geldi. İlk 61 adet ön sipariş ile gönderdik. Daha sonra 245 adet daha gönderdik. Önümüzdeki süreçte bunların artacağını düşünüyoruz. Ayrıca Hakkari İl Emniyet Müdürlüğü tarafından Hakkari’deki mobese kameraları için de 15 tane ürün istendi. Daha sonra onlara da 110 adet ürün gönderdik. Dünyada marka olmuş dev firmalara bakıldığında, hepsinin devletlerinin desteği ile bunu başardığını görebiliriz. Devletimizin manevi desteği ile hedefimiz bütün dünyada kullanılan bir Türk markası olmak” açıklamasını yaptı.

  • Yılmaz, sandık ve seçim güvenliğine vurgu yaptı

    Ardahan Cumhuriyet Halk Partisi’nde bayramlaşma sonrası Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, sandık ve seçim güvenliğinin önemine vurgu yaptı.

    Öztürk Yılmaz yaptığı açıklamada, ‘’Bu gün bayramlaşmamız oldu. CHP’ye inanan gönül veren ve CHP’nin 24 Hazirandan sonra hükümeti oluşturacağını yürekten inanan kardeşlerimiz ile burada bayramlaştık. İnşallah 24 Hazirandan sonra burada çift davullu bir zafer ilan edeceğiz, bunu belirtmek istiyorum tabi bundan sonra ki süreçte en önemli şey sandık güvenliği ve seçim güvenliği ile ilgilide AGİT ön raporu yayınlandı. Orda çarpıcı bazı tespitler söz konusu hükümetin bu tespitleri ve sorunları gidermek yerine onların üzerini örtmeye çalışması ve AGİT’i suçlamasını doğru bulmuyoruz. Türkiye’de seçim ile ilgili sıkıntıların olduğunu herkes biliyor. Her şeyden önce olağan üstü hal uygulaması devam ediyor, ohal de sağlıklı bir seçim yapılamayacağını herkes biliyor. İkincisi medyaya uygulanan abluka ve karartma ve medyanın tekelleşmesi, tehditler gazetecilerin içeri atılması, toplumda yaratılan kutuplaşma bunlar ciddi manada seçim atmosferini zedeleyen unsurlar. Bizim için en önemli konu bu saatten sonra sandık güvenliğidir, sandıklara sahip çıkmamızdır. Her ne pahasına olursa olsun sandıklardaki müşahit sayılarımızın artması ve sandıkların güvenliğinin maksimum derecede temin edilmesidir, zaten halkta büyük bir hareketlenme var, sessiz bir destek var CHP ye sessiz bir destek var AKP ye ise sessiz bir tepki var. Biz sessiz tepkiyi sessiz desteğe dönüştürüp sandığa yansıttığımız anda 24 Haziranda zaten Türkiye genelinde bir zafer elde etmiş olacağız. Şunu belirtelim hükümet seçim atmosferini zedelemek için elinden gelen her şeyi yaptı. Devletin imkânlarını kullandı, TRT’yi kullandı, diğer kanalları tamamen kontrol etti ve muhalefete doğru düzgün bir alan açmadı ama şunu gördük halk bir değişim istiyor ve beklentisi içerisinde ve bu değişimi sessiz bir şekilde 24 Haziranda gerçekleştirecek. Eğer bu sandıklardan çıkacak iradeye biz sandıkların güvenliğini sağlayarak, onları koruyarak bir şekilde temin edebilirsek zafer halkın olacaktır, demokrasinin olacaktır, milletin olacaktır. Gerçek manada millet İttifak’ı da o zaman şaha kalkacak. Türkiye’de yeniden umutlar yeşerecek yeniden bir bahar yaşanacak yeniden bir değişim ve Türkiye’nin özlemleri, hasretleri yeniden devreye sokulmuş olacak ve Türkiye yeniden canlanmış olacak, kendine gelecek onun için sandık güvenliği ve seçim güvenliği bu hafta içerisinde en çok önem vermemiz gereken konuların başında geliyor’’ dedi.

  • Yıldırımhan “Türkiye her yıl İş Sağlığı ve Güvenliği’ne 75 milyar ödüyor”

    Dünyada her yıl İş Sağlığı ve Güvenliği’nde alınmayan tedbirlerden dolayı 4 trilyon dolar para harcanırken, Türkiye’de bu rakamın 75 milyar TL olduğu belirtildi.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi (ÇASGEM) kurumsal destek kapasitesinin geliştirilmesi projesi kapsamında Trabzon Arsin Organize Sanayi Sitesi’nde bir bilgilendirme ve tanıtım toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mazhar Yıldırımhan, ÇASGEM Başkanı Abdurrahim Şenocak, Başkan Yardımcısı Kenan Yavuz ile ÇASGEM Eğitim uzmanı Handan Akarsu katıldı.

    Toplantıda söz alan ÇASGEM Başkanı Abdurrahim Şenocak, nitelikli iş gücüne katkı sağlamayı hedeflediklerini belirterek “Artık Ankara’da oturan değil sahaya inen bir yönetim anlayışı var. Bütün sorunlarımızı müzakere ederek çözeceğiz” diye konuştu.

    Daha sonra söz alan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mazhar Yıldırımhan ise yaptığı konuşmada “Bakanlığımız olarak çalışma hayatında milli seferberlik programı istihdam olarak devam etti. Ortaya koyduğumuz tedbirlerimizi neticesinde istihdam açısından iyi bir yol kaydettik. Bizim ortaya koyduğumuz teşvikleri kullanacak olan siz sanayicilerimizle ortak çalışıp vatan eksenli düşünerek iyi bir gayret ortaya koyuyoruz. Mesleki eğitim noktasında da ciddi bir açık var ve bunu kapatmaya çalışıyoruz. Meslek liselerinde talep edildiği gibi öğrenci yetiştirilecek. İşsizlik verileri yüzde 11.7 ye düştü. Bizler bunu yıl sonunda tek rakama indirmek için çalışacağız. İşbaşı eğitiminde yeni arayışlar içerisindeyiz. Türkiye’de sanayi sektöründe yüzde 19 sanayi, yüzde 57 oranlarında hizmet sektöründe çalışan var. Bizler sanayi sektöründe çalışan oranımızı yüzde 30’lara çıkarmayı planlıyoruz” dedi.

    “Türkiye’deki iş kazaları Avrupa’nın çok çok ötesinde”

    Yıldırımhan, Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliğine çarpanları ile beraber yılda 75 milyar TL para harcandığını söyledi. Yıldırımhan “Dünyada iş sağlığı ve güvenliğinde yeterli tedbirler alınamadığından dolayı 4 trilyon dolar her yıl iş sağlığı ve güvenliğine harcanan para var. Türkiye’de bu rakam 75 milyar yani 75 katrilyon. İş sağlığı ve meslek hastalıkları dolayısıyla harcadığımız paralar. Para bir tarafa bizim için insan hayatı çok önemli. Bizde ölümlü iş kazaları Avrupa’nın çok çok üzerinde. Avrupa bu konuda hem aldığı tedbirler hem insanların eğitilmesiyle iyi bir seviye kazanmış. Biz de bu eğitim çalışmalarına hız vererek, bilgilendirme, dikkat çekme çalışmalarına hız vererek ’sıfır’ hedefimize ulaşmaya çalışıyoruz. Ölümlü iş kazalarında hedef sıfır. İş sağlığında bunları sıfıra indirmek mümkün değil ancak ölümlü iş kazalarında biz bunu sıfırlayabilir miyiz ? sıfırlayabiliriz. Bununla ilgili karşılıklı olarak ciddi bir işbirliğine ihtiyacımız var. Uygun bir iskele sistemi kurulmadığından dolayı iskeleden düşüp ölen veya sakat kalan bir insanın hayatı bitiyor. Geride onun çoluk çocuğunun hayatı ciddi manada etkileniyor. Yani biz almadığımız tedbirlerden dolayı bir insanın hayatına mal olabildiğimiz gibi geride kalan bir çok insanın da mağduriyetine sebep veriyoruz. Onun için buralara harcanan paraları çok görmememiz mutlaka mevcut mevzuatımızın gerektirdiği şartlarda bir yapılanmaya hep birlikte gitmemiz lazım. Bununla ilgili Çalışma Bakanlığı olarak üzerimize düşen her türlü göreve hazırız” ifadelerini kullandı.

    “Uzun zamandan beri bu konudaki denetimleri cezai müeyyideyi azalttık. Neden ? gidelim bilgilendirelim karşılıklı müzakerelerimizi ortaya koyalım sonra yapılmayan çalışmalardan dolayı denetimlerde gereken neyse o yapılır. Yani önce bilgilendiriyoruz. Önce karşılıklı gelin eğitimlerimizi birlikte yapalım diyoruz. İşte biz bunun için buradayız” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Arsin Organize Sanayi Bölgesi ile ÇASGEM arasında işbirliği protokolü imzalandı.

  • Bakan Işık: “Suriye’de, Rakka’da, Musul’da Türkiye’nin güvenliğine tehdit oluşturacak hiçbir gelişmeye müsaade etmeyeceğiz”

    Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, “Suriye’de, Rakka’da, Musul’da Türkiye’nin güvenliğine tehdit oluşturacak hiçbir gelişmeye Türkiye olarak müsaade etmeyeceğiz” dedi.

    SEKA Kağıt Müzesi’nin açılışında konuşan Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Türkiye’nin Suriye, Rakka ve Musul’da uygulamış olduğu politikaya değinen Bakan Işık, “Suriye’deki atılan her adımdan Türkiye’nin haberi olacak, bilgisi olacak, Türkiye’nin ulusal güvenliğine, savunmasına zarar verecek hiçbir adımın atılmasına Türkiye müsaade etmeyecek. Şuanda bölgedeki bütün oyuncular bunu biliyor. Bu gücümüzü devam ettirmek durumundayız. Suriye’de, Rakka’da, Musul’da Türkiye’nin güvenliğine tehdit oluşturacak hiçbir gelişmeye Türkiye olarak müsaade etmeyeceğiz. Onun için de gereken tüm tedbirleri aldık, alıyoruz ve almaya da devam edeceğiz. Her seçenek masada şuanda var bundan sonra da olmaya devam edecek. Biz kimsenin toprağında gözü olan bir ülke değiliz. Türkiye bugün Irak’ın da Suriye’nin de en samimi ve en iyi savunan ülkedir. Keşke diğer ülkeler de bizim bu anlayışımızda olsa keşke herkes kendi ülkesinde huzur ve barış içerisinde yaşasa ve bütün ülkeler de bu anlayışta bölgedeki sıkıntıların çözümüne katkı verse ama bizim bu anlayışımız kendi güvenliğimize ve bölgenin esenliğine kayıtsız kalmamız anlamına gelmiyor” ifadelerini kullandı.

    “Türkiye’nin kuruluş felsefesi ‘Yurtta sulh cihanda sulh’dur”

    Türkiye’nin kuruluş felsefesinin barış olduğunu vurgulayan Bakan Işık, “Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesi bellidir. Yurtta sulh cihanda sulh. Gerçi bazı hainler bu güzel, bu anlamlı ifadeyi alıp kendi ihanetlerine kılıf yapmak istediler onları da adalet şimdi gereken cezayı verecek ama biz ’Yurtta sulh cihanda sulh’ ilkesinin gereğini her anlamda hayata geçirmek için çalışıyoruz. Ziya Paşa’nın şu sözünü de hiç unutmuyoruz; ’Eğer istersen sulh-u salah her daim hazır ol cenge.’ Onun için de bölgemizde güçlü bir silahlı kuvvetlerin olmazsa olmaz olduğunu biliyoruz. Bunun için de her türlü çalışmayı yürütüyoruz. Savunma sanayisinden Türk Silahlı Kuvvetlerimizin yeniden yapılandırılmasına kadar her türlü çalışmayı da yürütüyoruz” diye konuştu.

    “Önümüzdeki süreçte kod bilmeyen çocuk, okuma-yazma biliyor sayılmayacak”

    SEKA Kağıt Müzesi açılış töreninin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Bakan Işık, Bugün SEKA Kağıt müzesinden sonra Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve İntel firmamızın birlikte düzenlediği Endüstri 4.0 merkezini gördük. Bir tarafta 1800’lü tarihin teknolojisini, diğer taraftan 2000’li yıllara damga vuran ve önümüzdeki yüzyıla da damga vuracak olan Digital Teknolojileri gördük. Çocuklarımızın daha küçük yaşta, yazılıma, kodlamaya hayat uydurmaları, güçlü birer oyuncu olabilmeleri için, son derece önemli bir hizmetten dolayı, Büyükşehir ve İntel’e teşekkür ediyorum. Sanayi Teknolojisinde çocuklarımızı bugünden geleceğe hazırlamak durumundayız. Bu nokta da özellikle bu Sanayi 4.0, Endüstri 4.0 ve Digital Teknolojilere daha fazla destek vermek durumundayız. Önümüzdeki süreçte kod bilmeyen çocuk, okuma-yazma biliyor sayılmayacak. Dolayısıyla şu anda çocuklarımıza kodlamayı öğretmek, önümüzdeki süreçte var olmak için, bizim açımızdan olmazsa olmazımızdır. Bu yüzden kodlama eğitiminin Milli Eğitim müfredatına da yakında girecek olmasından dolayı büyük bir memnuniyet duyuyoruz” açıklamasını yaptı.