Etiket: Güvenliği

  • (Özel Haber) Beylikdüzü’nde yaşanan facianın ardından file güvenliği uzmanı konuştu

    Beylikdüzü Gürpınar’da dün yaşanan ve 3 yaşındaki bir çocuğun havuza düşerek ölümüyle sonuçlanan olayın ardından havuzlarda alınması gereken önlemler gündeme geldi. Alınması gereken önlemler hakkında konuşan File Güvenliği Uzmanı Caner Celasun, havuzların üzerilerinin ve çevrelerinin kesinlikle kapatılması gerektiğini belirterek, “Filenin gözenekleri sık tutulup, halatları güçlendirilmelidir” dedi.

    Beylikdüzü Gürpınar’da 3 yaşındaki Emre Keskin’in, lüks bir villanın havuzuna düşerek hayatını kaybetmesi, Sarıyer Zekeriyaköy’de yine havuzda boğularak hayatını kaybettiği minik Pamir’i akıllara getirdi. Milyon liralık villalardaki havuzlarda önlemlerin alınmaması üzerine fileli önlemler gündeme geldi.

    Alınması gereken önlemler hakkında açıklamalarda bulunan File Güvenliği Uzmanı Caner Celasun, “Ebeveynlerin ve ailelerin güvenlik önlemlerini alması gerekiyor. Biz firma olarak önlem alırken, direkler dikerek havuzun üzerine ve aynı zamanda etrafını kapatıyoruz. Önlem alınmadığı zaman kötü sonuçlar yaşanabiliyor. Bizde bunun üzerine filelerimizle ve güvenlik ağlarımızla havuzların etrafına güvenlik önlemlerini alıyoruz. Güvenlik ağlarımız özel imalat yapılıp, hava koşullarına, havuz suyuna ve klora karşı UV katkılı dediğimiz iplerden yapılmaktadır. Bu şekilde havuzların kenarlarına halat dikip, güçlendiricilerle uygulaması yapılıyor” dedi.

    “Havuzun üzerinin kesinlikle kapatılması lazım”

    File Güvenlik Uzmanı Celasun, “Ülkemizde bu tür olaylar yaşanıyor ve önlemler alınarak can kaybı yaşanmaması lazım. Bu önlemlerin sonuçta insanların yazlıkları ve kışlıkları olmak üzere evleri oluyor. Bu evler kullanılmamış olsa bile bu önlemlerin alınması can kurtarabiliyor. Havuzun üzeri kesinlikle kapatılması lazım. Çünkü yürümeyi bile bilmeyen bir bebek emekleyerek havuzun etrafında, boş bile olsa düşüp can kaybı yaşayabilir. O yüzden havuzun üstünü biz file sistemi ile kapatarak uygulamamızı yapıyoruz. Yürüyen bir çocuk için ise havuzun etrafına 80 santimetre yüksekliğinde direkler dikip ve menteşeli sürgülü kapı ile güvenliği alıyoruz. Bu şekilde ebeveynler istediği zaman bu kapıyı açabiliyor” ifadelerini kullandı.

    “Filenin gözenekleri sık tutulup, halatları güçlendirilmelidir”

    Havuzlara yapılan filelerin özelliğinde hakkında bilgi veren Caner Celasun, “Bu filenin özelliği ise kenarları halat dikilidir. Gözenek açıklığı 4 santimetredir, ip kalınlığı ise 4 milimetredir. Bunun daha genişini kullanmıyoruz. Çünkü geniş kullanıldığı zaman burada el geçebiliyor. Çocuklar gözenekten havuza oyuncak ve benzeri şeyler atarak almaya kalkıyorlar. O da tehlikeyi biraz daha arttırıyor. Bu sebeple gözenekleri sık tutup, daha kalın halatlarla güçlendirmiş şekilde uyguluyoruz. Bunu hem üzerine kapatıyoruz hem de çevresine uyguluyoruz. Bu biraz maliyetli gözüküyor ama öyle değil. Bunu can kaybı yaşanmadan yapmaları gerçekten çok önemlidir” şeklinde konuştu.

  • OSGBDER Başkanı İmeci: “İş güvenliği hizmeti yetkili kurumlardan alınmalıdır”

    3’ncü Havalimanında düzenlenen ’Hedef Sıfır İş Güvenliği Deklarasyon İmza Törenine’ katılan OSGBDER Genel Başkanı Cengiz İmeci, iş güvenliğinde başarı ancak ekip çalışması ve yönetim desteği ile yakalanabileceğini söyledi.

    ’Çalışma Hayatında Milli Seferberlik’ projesinden sonra şimdi de iş kazalarının önlenmesi ve iş güvenliğinde farkındalık oluşturmak için ’Hedef Sıfır İş Kazası’ projesine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu tarafından 3’ncü Havalimanında start verildi. 3’ncü Havalimanında düzenlenen ’Hedef Sıfır İş Güvenliği Deklarasyon İmza Törenine’ katılan Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimleri İşletmecileri Derneği (OSGBDER) Genel Başkanı Cengiz İmeci; iş güvenliği kültürüne katkı sağlayacak ve iş kazalarının azaltılmasını hedef alan bütün projeleri desteklediklerini inşaat sektörü ile başlayan bu projenin ilerleyen günlerde diğer sektörlerde de yaygınlaştırılarak devam etmesini ümit ettiğini bildirdi.

    Bu deklarasyona imza atan tarafların TOBB başta olmak üzere işveren ve işçi sendikalarının olduğunu görmek yani tüm tarafları ortak deklarasyona imza atmaları iş sağlığı ve güvenliğine verilen önemin işareti olduğunu söyleyen OSGBDER Başkanı, “6331 Sayılı kanuna göre kamu işyerlerinde ve 50 kişinin altında çalışanı olan az tehlikeli işyerlerinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi çalıştırma zorunluluğunun iki kez ötelendikten sonra 1 Temmuz 2017 tarihinde başlayacak olması ve bu deklarasyona işçi sendikaları ile birlikte işveren sendikalarının da imza atması tüm kesimlerin sistemin uygulanmasına hazır olduğunu göstermektedir. Yapılacak bir erteleme iş güvenliğine yaklaşımı ve bu kampanyaya olan güveni azaltacaktır” dedi.

    “İş güvenliği hizmeti yetkili kurumlardan alınmalıdır”

    OSGBDER olarak üyelerimizin yetkili kurumlarında çalışan iş sağlığı ve güvenliği profesyonellerine belirli zaman dilimlerinde ücretsiz iç eğitimler vererek yeni düzenlemelere yönelik güncel olmalarını sağladıklarını vurgulayan İmeci, sözlerini şöyle tamamladı: “İş güvenliğinde başarı ekip çalışması ile yakalanabilir. İşverenlerin her hangi bir ceza veya noksanlıklarla karşılaşmamaları için ÇSGB’ndan yetki almış OSGB firmalarını tercih etmeleri önem arz etmektedir. İş güvenliğinde başarı ancak ekip çalışması ve yönetim desteği ile yakalanabilir. Yetkili OSGB firmaları bünyelerinde çalıştırdıkları farklı branşlardaki teknik personel ve mühendis kadroları ve ayrıca farklı branşlardaki işyeri hekimleri ile işyerlerine sektöre uygun doğru görevlendirmeleri yaparak riskleri en aza indirecek sistemleri uyguluyorlar”.

  • Trump siber güvenliği arttıracak kararnameyi imzaladı

    ABD Başkanı Trump, devlet kurum ve kuruluşların siber güvenliğini arttırmaya yönelik hazırlanan kararnameyi Perşembe günü imzaladı.

    ABD Başkanı Trump, başkanlık seçim kampanyası sırasında hararetle savunduğu ve uzun süredir beklenen siber güvenliği arttıracak önlemleri içeren kararnameyi Perşembe günü imzaladı.

    Özel kararname ile beraber, devlet kurumlarındaki eskimiş internet altyapısı değiştirilecek ve eyalet siber ağı daha güvenli hale getirilecek. Öte yandan, kararnameyle altyapı ve güvenliği iyileştirilerek tüm kurum ve kuruluşların beraber çalışması kolaylaştırılacak.

    ABD’deki seçim kampanyası sürecinde Başkan adayı Hillary Clinton’ın maillerinin hacklenmesi, siber güvenlik konusunu bir kez daha gündeme getirmiş, Clinton kampanya sürecinde ağır darbe almıştı. Rus hackerların seçim kampanyasını etkilemek için Clinton’un maillerini hacklediği iddia edilmişti.

  • Gıda güvenliği öğrencilerden sorulacak

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde ‘Güvenilir Gıda Tüketelim İsrafı Önleyelim Projesi’ başlıyor. Projeyle 50 okulda 20 bin öğrenciye gıda güvenilği konusunda eğitimler verilecek. Eğitim alan öğrenciler, gıda güvenliğinde gönüllü elçi gibi çalışacak.

    İnsan hayatının en önemli konularından olan gıda güvenliği ve israf sebebiyle dünyada milyarlarca lira çöpe gidiyor, yüzbinlerce insan da hayatını kaybediyor. Bursa ekonomisinin çatı kuruluşu olan BTSO da bu noktada sosyal sorumluluk projelerine devam ediyor. İlki 2015 yılında düzenlenen ‘Güvenilir Gıda Tüketelim İsrafı Önleyelim Projesi’ bu yıl ikinci kez gerçekleştiriliyor. Proje kapsamında 20 Nisan-15 Mayıs tarihleri arasında ortaöğretim öğrencileri, gıda güvenliği ve israf konusunda bilgilendirilecek.

    İsrafın bilançosu 1 trilyon dolar

    BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Aytuğ Onur, dünyada gıda kaynaklı hastalıklardan dolayı 2 milyon kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Dünyada her üretilen ürünün yüzde 30’unun tüketilmeden israf edildiğine dikkati çeken Aytuğ Onur, her yıl ortalama 1.3 trilyon ton gıdanın israf edildiğini ve bunun bilançosunun 1 trilyon dolar olduğunu vurguladı. Türkiye’de günde 6 milyon ekmeğin de çöpe atıldığını kaydeden Aytuğ Onur, 1 yılda israf edilen ekmeklerle 500 okul, onlarca köprü, 500 km yol yapılabileceğini vurguladı.

    50 okulda 20 bin öğrenciye eğitim

    BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Aytuğ Onur, proje ile kaynakların etkin kullanımı, gıdaların güvenle tüketilmesi ve israfın önlenmesinin hedeflendiğini açıkladı. BTSO olarak sosyal sorumluluk projesi çalışmalarına büyük önem verdiklerini kaydeden Aytuğ Onur, BESAŞ, Onur Market ve SÜTAŞ’ın da destek verdiği ‘Güvenilir Gıda Tüketelim İsrafı Önleyelim Projesi’ kapsamında 17 Nisan’dan 15 Mayıs’a kadar 50 okulda 20 bin öğrenciye eğitim verileceğini dile getirdi.

  • TREDAŞ’tan örnek iş güvenliği uygulaması

    Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde Trakya Elektirik Dağıtım A.Ş. (TREDAŞ) tarafından kurulan Teknik Eğitim Merkezinde, çalışanlara teorik ve uygulamalı eğitimler verilerek en riskli iş kollarından biri olan elektrik çalışanlarının iş güvenliğinin yükseltilmesi amaçlanıyor.

    Teknik Eğitim Merkezi bünyesinde oluşturulan sınıflarda verilen teorik eğitimlerin ardından, bahçeye çeşitli büyüklüklerde dikilen, demir, odun veya demir direklerde çalışanlara işi en güvenli şekilde nasıl yapabileceklerinin eğitimi veriliyor. Böylece en yüksek risk taşıyan mesleklerden olan elektrikçilerin iş güvenliğinin maksimuma çıkarılması amaçlanıyor.

    Teknik Eğitim Merkezi Müdürü Cengiz Tınmaz, gazetecilere yaptığı açıklamada, 16 Kasım 2016’dan beri eğitimlerin devam ettiğini belirterek, “Şu anda burada alçak gerilim eğitimlerini sürdürüyoruz. Her eğitimimiz 18 gün sürüyor. Eğer ki bu eğitimlerimizi yeni başlayan personelimizle yapıyorsak 21 günlük eğitimler yapıyoruz burada. Şu anda alçak gerilim eğitimleri veriyoruz, Eylül ayından sonra orta ve yüksek gerilim eğitimlerine başlayacağız” dedi.

    “Madencilikten sonra en riskli iş kolu”

    Cengiz Tınmaz, iş sağlığı ve güvenliğinin artık toplumsal bir konu olduğunu ve şirket olarak ta buna çok önem verdiklerini belirterek, “İş sağlığı ve güvenliği açısından baktığımızda, elektrik dağıtım sektörü ve elektrik sektörü iş kazalarının madencilikten sonra en fazla yaşandığı ve yüksek risk olarak ikinci sırada bulunan bir iş kolumuz. Dolayısıyla bu iş kolunda arkadaşlarımızın bizim için sahada güvenlikleri bizim için çok önem taşıyor. O yüzden arkadaşlarımız yılın 4 haftasını sadece burada eğitim alarak geçiriyorlar. Bu her şirketin yapabileceği bir işlem değil. Arkadaşlarımız burada hem iş sağlığı, güvenliği bakımından nasıl en korunaklı durumda olurlar ve aynı zamanda bir işi daha kaliteli nasıl yaparlar burada bunu öğreniyorlar” ifadelerini kullandı.

    Merkezde 24 iç eğitimci olduğunu ve eğitimcilerin kendi sahalarında yıllarca aktif olarak çalışmış arıza sorumlusu ve mühendis kökenli kişilerden oluştuğunu anlatan Tınmaz, “Arkadaşlarımız burada hem teorik olarak eğitim veriyorlar aynı zamanda da uygulamalı eğitim veriyorlar. Bu eğitimlerimizde geçme kalma söz konusudur. Arkadaşlarımız hem teorik sınavlara girerler, teorik sınavlarda başarılı olmalarını bekliyoruz çünkü yaptıkları işi anlatıyorlar. Uygulama olarak ta yüksekte çalışma eğitimlerinde yaptıkları gibi uygulama sınavlarına girerler. Bu uygulama sınavlarında başarılı olmaları durumunda biz arkadaşlarımızın alçak gerilimde çalışması uygundur raporunu veriyoruz” diye konuştu.

    Arıza bakım sorumlusu Mehmet Güler ise eğitimlerde iş güvenliği ile alakalı bilmedikleri konuları öğrendiklerini belirtti. Güler, kemer kullanımı konusunda eksikliklerinin bulunduğunu eğitimler vasıtasıyla hem güvenli hem de kaliteli iş yaparak sahada daha verimli olmak için eğitim aldıklarını kaydetti.

    “Arabanın kemerini bile eğitimden sonra kullanmaya başladım”

    Bir diğer arıza bakım sorumlusu Faruk Çalışkan ise eğitimler sayesinde iş güvenliği ile birlikte normal hayatta da güvenlik konularına dikkat etmeye başladığını belirterek, “Verilen malzemenin doğru kullanımı, risk almadan sahada çalışmayı, her şeyin bizim iyiliğimiz için olduğunu ve gün geçtikçe şartların düzeldiğini öğreniyoruz. Bir itirafta bulunmak gerekirse, arabanın emniyet kemerini bile kullanmaya başladım bu eğitimlerden sonra yani o kadar faydalı” ifadelerini kullandı.

    Ayrıca, eğitimler çerçevesinde TREDAŞ personelinin yüzde 30’una eğitim verildiği, şimdiye kadar toplam 13 bin saat eğitim verilerek, eğitime alınan her personelle 34 saat ilgilenildiği kaydedildi.