Etiket: Güvenliği

  • Bursa Çimento’dan çalışanlarına iş sağlığı ve güvenliği eğitimi

    Bursa Çimento Fabrikası, çalışanlarına yenilikçi iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri veriyor.

    Bursa Çimento, yeni teknolojileri eğitim kapsamına dahil ederek çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği gelişimine katkı sağlamayı hedefliyor. İş güvenliğinin öncelikleri olduğunu belirten Bursa Çimento Fabrikası Genel Müdürü Osman Nemli, “Arkadaşlarımız sanal gerçeklik gözlükleri ile tehlikeli durum ve davranışların azaltılması, kaynak çalışmalarında iş güvenliği, doğru kişisel koruyucu donanım kullanımı konularında farklı tecrübeler yaşadı. İnovatif eğitimlerimiz devam edecek” dedi.

  • Belediye personeline ’’İş Sağlığı ve Güvenliği’’ semineri

    Afyonkarahisar’ın Şuhut İlçe Belediyesi ve Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğü arasında yapılan proje kapsamında belediye personeline yönelik ’’İş Sağlığı ve Güvenliği’’ konulu eğitim semineri düzenlendi.

    Belediye konferans salonunda düzenlenen seminere katılan 100 belediye personeline, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, iş kazalarının nasıl önlenebileceği, acil durumlarda nelerin yapılması gerektiği, verimli çalışma metotları ve personellerin yasal hakları konuları hakkında bilgi verildi.

  • SDÜ’den “Buzağı Sağlığı ve Gıda Güvenliği” İçin Uluslararası Proje

    Süleyman Demirel Üniversitesi’nde (SDÜ) Yükseköğretim Kurulu tarafından desteklenen uluslararası ölçekli “Buzağı Sağlığı ve Gıda Güvenliği” projesi hayata geçiyor.

    Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Gıda Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aynur Gül Karahan Çakmakçı’nın Yükseköğretim Kurulunca desteklenen ’’Buzağı İshallerine Karşı Probiyotiklerin Etkileri ve Gıda Güvenliği Açısından Önemi’’ başlıklı projesi başladı.

    Mevlana Değişim Programı kapsamında yürütülen projede, Mühendislik Fakültesi Gıda Bölümü ile Kazakh National Agrarian University arasında öğrenci değişimi de gerçekleştirilecek ve bilimsel çalışmalar yapılacak.

    Proje başlangıç çalışmaları bağlamında Kazakistan’dan Biyogüvenlik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Zhanara Tulemissova, Bölüm Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Raya Myktybayeva ve doktora öğrencisi Togzhan Boranbayeva SDÜ’ye gelerek “insan ve hayvan sağlığı açısından probiyotiklerin önemi”ne vurgu yaptı. Ziyaretleri kapsamında Togzhan ve Boranbayeva’ya Mevlana Projesi Katılım Belgesi takdim edildi.

    Değişim programı işleyişi

    Değişim Programı kapsamında Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Aynur Gül Karahan Çakmakçı, Zootekni Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serkan Özkaya ve SDÜ’den bir lisanüstü öğrencisinin 2018- 2019 Bahar Yarıyılında Kazakistan National Agrarian Universitye gitmesi planlanıyor.

  • Çocukların güvenliği her şeyden önemli

    Düzce Belediyesi mahallelerde bulunan park ve çocuk oyun gruplarında bakım ve onarım çalışmalarını sürdürüyor.

    Düzce Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü ekipleri muhtelif mahallelerde bulunan park ve çocuk oyun gruplarının bakımını yapıyor. Ekipler Hamidiye mahalle parkında başlattığı bakım ve onarım çalışmaları kapsamında yapısı bozulan oyuncakları yenisi ile değiştiriyor. Müdürlükten yapılan açıklamada çocukların oyun alanlarında güvenliğin çok önemli olduğuna dikkat çekilerek “Şehir merkezinde muhtelif mahallelerde aileler ve çocukların önemli bir zaman dilimini geçirdiği parklardaki güvenlik her şeyden önemlidir. Çocuklarımızın güvenli oyun ortamlarına ihtiyaçları vardır. Bu anlayışla başlattığımız çalışmalar kapsamında bakım ve onarıma ihtiyaç duyan parklarımızı tespit ediyor, yenileme işlemine ivedilikle başlıyoruz. Bunu sağlamak amacıyla ekiplerimizle belirlenen plan çerçevesinde çalışmalarımıza devam edeceğiz” denildi.

  • Sanayi ve Teknoloji Bakanı Varank, “Ürün Güvenliği Haftası” programına katıldı

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Türk Malı Damgası bizim onurumuzdur. Türk Malı imajını, tüm paydaşlarımızın katkısıyla güçlendireceğiz. Tüm dünyada kalite ve güvenlik ile birlikte anılmasını sağlayacağız” dedi.

    Ürün Güvenliği haftası etkinliği kapsamında KOSGEB’de düzenlenen programa katılan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Ürün Güvenliği” için oluşturulan stantlarını gezerek yetkililerden bilgi aldı. Ardından programa geçen Bakan Varank, konuşmasında gerek yerli üretilen, gerekse ithalat yoluyla piyasaya arz edilen ürünlerin türü, çeşitliliği ve miktarı giderek arttığını ifade etti.

    Ürünlerin, insan yaşamına ve doğaya uygunluğu her şeyden önce geldiğini dile getiren Varank, “Üretilen ürünlerin temel gereklere uygun olup olmadığının denetlenmesi ve uygunsuzluğu belirlenenler için gerekli önlemlerin alınması, temel bir kamu hizmetidir. Üretim konusunda ne kadar istekli ve hassas isek, vatandaşlarımızın tehlikeli ya da kalitesiz ürünler kullanmasını engellemekte de bir o kadar hassasız” diye konuştu.

    Vatandaşların kullandığı bin 500’den fazla ürün denetim altında

    Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak vatandaşların kullandığı bin 500’den fazla ürün grubunu büyük bir titizlikle denetlendiğini ifade eden Varank, sözlerine şöyle devam etti:

    “81 ildeki taşra teşkilatımız ve 800’e yakın denetçimizle görevimizi büyük bir dikkatle yerine getiriyoruz. Yaptığımız denetimlerle, asansörlerden, elektrik-elektroniğe, otomotivden basınçlı ekipmanlara, makinalardan gaz yakan cihazlara kadar birçok ürünün ilgili teknik düzenlemesine uygun olup olmadığı tespit ediyoruz. Böylelikle hem vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini temin ediyor, hem de ürün piyasasının kalitesini koruyoruz.”

    Ürünlerin belirli teknik kriter ve standartlara uygun üretilerek piyasaya arz edilmeleri, “Ürün güvenliğinin” sağlanması noktasında bir çok Bakanlık ve kamu kurumunun ortak görevi olduğunu aktaran Bakan Varank, “Ürün güvenliğinin sağlanmasına dönük piyasa gözetimi ve denetimini etkin, verimli ve işlevsel hale getirmek için ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Bu alanla ilgili güçlü bir mevzuat yapısına sahip olduğumuzu ve mevzuatımızın çoğunluğunun AB ile uyumlu olduğunu özellikle belirtmek istiyorum. Ürün gruplarının denetimine ilişkin laboratuvar altyapımızda da oldukça donanımlı” olduklarını ifade etti.

    Bilgi teknolojilerini ile denetim performansımızı üst seviyede tutmaya çalışıyoruz

    Etkin denetim mekanizması için kurulan “Alo 130 İhbar ve Şikayet” hattına çok önem verildiğini söyleyen Varank, sözlerine şöyle sürdürdü:

    “Bilgi teknolojilerini aktif kullanarak denetim performansımızı üst seviyede tutmaya çalışıyoruz. Bu anlamda güçlü bir veri tabanımız bulunuyor. Güvenli olmayan ve enerji verimliliği kriterlerini sağlamayan ürünlerin, piyasadan toplatılması sağlıyoruz. Ancak piyasada yer alan güvensiz ürünleri bertaraf etmek için en önemli dayanağımızın tüketiciler olduğunu söylemimiz gerekiyor. Bu noktada, vatandaşlarımızın farkındalığının her yıl giderek arttığını görmek bizleri memnun ediyor. Ürün güvenliği haftasının, bu farkındalığın üst seviyede olmasına verdiği katkıyı önemsiyoruz. Bu sebeple, hafta boyunca il müdürlüklerimizce yapılacak her bir çalışma ve ortaya konacak her gayret çok değerlidir. Vatandaşlarımızdan da isteğimiz; Bakanlığımızca toplatılmasına karar verilen ürünleri, üzerinde CE işareti gibi zorunlu olarak kullanılması gereken işaretleri taşımayan, kullanma kılavuzu Türkçe olmayan ürünleri satın almamalarıdır.”

    İnsan sağlığı, can ve mal güvenliği için tehdit oluşturacak şekilde üretim yapanlara da yaptırım ve caydırıcı cezalar uyguladıklarını ifade eden Varank, “Yerli üreticimizi, güvensiz ithal ürünler nedeniyle haksız rekabete karşı koruma konusunda da çok hassasız. Bu konuda Ticaret Bakanlığımız ile etkin bir işbirliği yürütüyoruz. İthal sanayi ürünleri, iç piyasaya girmeden önce Ticaret Bakanlığı tarafından denetleniyor. Bu ürünler iç piyasaya girdikten sonra ise piyasa gözetim ve denetim faaliyetleri Bakanlığımızca yürütülüyor” değerlendirmesini yaptı.

    Denetlenen 45 bin 102 üründen 12 bini teknik mevzuata uygun değil

    2018 yılında yapılan denetimlerle 45 bin 102 ürünü denetlediklerini söyleyen Varank, “Ürünlerin 33 bin 217’sinin teknik mevzuata uygun, yaklaşık yüzde 25’lik orana tekabül eden 12 bin ürünün ise teknik mevzuata uygun olmadığı tespit ettik. Aykırı ve uygunsuz çıkan ürünlere idari para cezası uyguladık. 178 ürün hakkında güvensizlik kararı vererek, bu ürünleri piyasadan topladık. En çok toplatılan ürünler; şarj cihazları, kablo, ani su ısıtıcı, saç kurutma makinası, elektrikli ocak gibi ürünler olmuştur. Vatandaşımızın sağlığıyla, güvenliğiyle ve cüzdanıyla oynayanları affetmedik. Bundan sonra da affetmeyeceklerini” dile getirdi.

    Türk Malı Damgası bizim onurumuzdur

    Global ticaret savaşları, gümrük vergileri, tarife dışı engeller; piyasa gözetimi ve denetimini, bir milli menfaat aracına dönüştüğünü vurgulayan Varank, şunları kaydetti:

    “Piyasayı denetlemek ve gözetlemek; bizim açımızdan milli bir görev ve sorumluluktur. Bu anlamda bir eksiğimiz varsa derhal tamamlayacağız. Denetlenmeyen ürün gruplarına, denetimlerimizde daha çok yer vereceğiz. Sektör ve ürün çeşitliliğine gidip, denetim risk haritamızı güncel tutacağız. Laboratuvar envanterimizi sürekli gözden geçireceğiz. Denetim sürecindeki en önemli unsur olan denetçilerin eğitim, özlük hakları, sayılarının artırılmasıyla ilgili çalışmalarımızı tamamlayacağız. Ülkemize en çok güvensiz ürün giren ülkelerle işbirliği mekanizmalarını işler tutacağız. Ürünlerimizin uluslararası piyasalarda herhangi bir engelle karşılaşmadan dolaşmasını, önemli bir iktisadi araç olarak kullanacağız. Türk Malı Damgası bizim onurumuzdur. Türk Malı imajını, tüm paydaşlarımızın katkısıyla güçlendireceğiz. Tüm dünyada kalite ve güvenlik ile birlikte anılmasını sağlayacağız.”

    Gözetim ayağının etkin olarak çalışacağı yeni bir model belirlendi

    Türkiye’de yıllık denetim rakamlarının, Avrupa Birliği üyesi ülkelerin tamamından daha fazla denetim yapıldığı ve gözetim ayağının etkin olarak çalışacağı yeni bir model belirlediklerini söyleyen Bakan Varank, “Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi, piyasa gözetimi ve denetimi faaliyetlerinde denetim ayağından daha çok gözetim ayağının etkin olarak çalışacağı yeni bir model belirledik. Denetimlerimizin niceliğinden çok niteliğini artırarak, piyasanın uygunluk seviyesini yükselteceğiz. Bunun için de Bakanlık olarak, 2019 yılı itibariyle uygulayacağımız 3 strateji ve bu stratejileri hayata geçirmek üzere 17 eylem planladık. İlk olarak; uygunsuz ürünün kaynağında engellenmesi için, proaktif piyasa gözetimi yaklaşımını benimseyeceğiz. Üreticilerimize, ithalatçılarımıza ve ihracatçılarımıza yönelik teknik mevzuat ve standartlar konusunda; bilgilendirme, bilinçlendirme ve rehberlik yapma faaliyetlerine ağırlık vereceğiz. İkinci stratejimiz; piyasada denetim etkinliğinin artırılmasına yönelik, bütüncül, sürekli iyileştirmeye ve veriye dayalı bir yaklaşım hayata geçirmek olacak. Üçüncü stratejimizle; teknik mevzuata uygun faaliyette bulunan üreticilerimizin, haksız rekabete karşı korunmasına yönelik, merkezi planlamaya dayalı etkin denetim tedbirleri alacağız” diye konuştu.