Etiket: Güvenç

  • Güvenç: “Uluslararası Güçler Şiddeti Artırdı”

    TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Celalettin Güvenç, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen iftar programında CHP ve HDP’ye kopyacı benzetmesinde bulunarak, 7 Haziran’dan sonra uluslararası güçlerin şiddeti artırdığını söyledi.

    Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi tesislerinde gazeteciler için düzenlenen iftar programı, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatih Mehmet Erkoç’un konuşmasıyla başladı.

    Ardından TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Celalettin Güvenç, 7 Haziran’dan sonra uluslararası güçlerin şiddeti artırdığını ifade ederek, “Ülkemiz zor bir ülke. Güneydoğu’da 7 Haziran’dan sonra başlattıkları süreçte uluslararası güçler maalesef şiddeti artırdılar. Çok sayıda şehidimiz var. Bu vesileyle bütün şehitlerimize rahmet diliyorum. Bu coğrafyalar kolay vatan olmadı. Tarih boyunca bedel ödedik, ödemeye de devam ediyoruz. Ama inancımız odur, bugün dünkünden çok daha güçlüyüz. El ele gönül gönüle bu ateşi söndüreceğiz” dedi.

    “POLİSİMİZE, ASKERİMİZE KANUNİ GÜVENCELER GETİRDİK”

    Terör bölgelerinde görev yapan güvenlik güçleri için mecliste yeni kararlar alındığını kaydeden Güvenç, “Ateşin ortasında olan polis ve askerlerimiz için meclisten yeni bir yasa çıkardık. Onlara kanuni güvenceler getirdik. İnşallah bu birlik beraberlikte bu ateşi söndüreceğiz” diye konuştu.

    “HİÇBİR KOPYA ASİLİN YERİNİ TUTMAZ”

    CHP ve HDP’ye kopyacı benzetmesinde bulunan Güvenç, konuşmasının sonunda, “Bu iftarlarımızla dalga geçen muhalefet, HDP’si, CHP de iftarlara başladı artık. Fakir fukarayla onlar da bir olup, iftar vermeye başladılar. Bir iki yıla kadar dikkatle izleyelim sahur da vermeye başlayacaklar bunlar. Ama hiçbir kopya asilin yerini tutmaz. Biz samimi yapıyoruz. Biz ekmeği bölüşmenin ekmeğin büyüttüğüne inanıyoruz. Bu inançtır. Onlar bizi taklide başladılar yine de faydadan hali değil diyorum” dedi.

  • Güvenç: “Çukurova’da 100 Binden Fazla İnsan Çadırlarda Yaşıyor”

    Avrupa Birliği (AB) Sivil Düşün Aktivist Programı’na bireysel aktivist olarak başvuran ve aldığı destekle oluşturduğu 5 kişilik ekiple Çukurova bölgesinde çadır kentlerdeki yaşamı araştıran Akdeniz Göç-Der Eski Başkanı Selahattin Güvenç, Mersin ve Adana’da çadırlarda 100 binin üzerinde insanın 20 yılı aşkın süredir birçok haktan yoksun, zor koşullarda sefil bir yaşam sürdüğünü söyledi.

    Akdeniz’e Göç Edenler Bilim, Kültür, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin (Akdeniz Göç-Der) Eski Başkanı Selahattin Güvenç’in, AB Sivil Düşün Aktivist Programı kapsamında desteklenen, Mersin ve Adana’da çadırlarda yaşayan halkın yaşamına ilişkin 5 kişilik ekiple gerçekleştirdiği ‘Çadırda Yaşama Tutunmak’ isimli araştırmanın raporu açıklandı. Araştırma Ekip Koordinatörü Güvenç, Akdeniz Göç-Der’in eski ve yeni yöneticilerinden oluşan araştırma ekibi ile birlikte Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlediği basın toplantısında, 20 yılı aşkın süredir sürekli çadırlarda yaşayan zorla yerinden edilmiş kişilerle ilgili araştırmanın ayrıntılarını anlattı. Araştırmayı, Çukurova bölgesinde yaşamın çadır ve barakalarda sürdüğü 23 yerleşim yerinde yaptıklarını ve 4 ayda tamamladıklarını belirten Güvenç, bunların 19’unun Adana’da 4’ünün de Mersin’de olduğunu söyledi.

    “ÇUKUROVA’DAKİ ÇADIR KENTLERDE YAKLAŞIK 100 BİN İNSAN YAŞIYOR”

    Çukurova bölgesinde köprü, su kanalı veya su birikintisi olan yerlerin yakın çevresindeki tüm tarımsal alanlarda plansız, kalabalık çadır kentler oluştuğunu dile getiren Güvenç, bu çadır kentlerde yaşayan insanların sayısının 100 bine ulaştığını tespit ettiklerini vurguladı. Bu çadır kentlerde uzun süredir yaşayan zorla yerinden edilen ailelere yeni grupların da katıldığını dile getiren Güvenç, bu gruplardan birinin genellikle GAP bölgesinde ekonomik göçle gelen ve 10-15 yıldır çadırlarda yaşayanlar, bir başka grubu mevsimlik tarım işçisi ailelerin oluşturduğunu, bu gruptakilerin yılın 10 ayını çadırlarda geçirdiklerini anlattı. Son katılan grubu ise ‘en büyük grup’ olarak nitelediği Suriyeli sığınmacıların oluşturduğuna işaret eden Güvenç, çadırlarda yaşayan Suriyelilerin nüfusunun diğer grupların 2-3 katına ulaştığını söyledi.

    “ÇADIRDA YAŞAM, ÖLMEMEK, CANLI KALMAK GİBİ BİR ŞEY. BÜYÜK TRAVMALAR VE ACILAR VAR”

    Bu 4 grubun bir arada yaşadığına dikkat çeken Güvenç, “Çadır kentler ya da çadır köyler, adına ne derseniz deyin, bu yerleşim yerleri çok düzensiz, sürekli büyüyen bir durumda. Doğu ve Güneydoğu’da son dönemde yaşanan olaylardan kaçan 22 aile de göç ederek çadır yaşamına başlamış. Bu çadır bölgelerine sürekli bir akış var, sürekli bir çoğalma var. Buna yaşam denir mi bilemiyorum ama biz bu nedenle çalışmamıza ‘Çadırda Yaşama Tutunmak’ adını verdik. Aslında yaşam ile ölüm arasında bir şey, ölmemek, hayatta kalmak ya da canlı kalmak, çadırda yaşam bu durumda. Büyük travmalar ve büyük acılar var. Yaşadıklarının toplum tarafından bilinmeyen yönleri var. Bu çadır yaşamını sürdüren 10 binlerce insan yok sayılıyor. Onların sorunlarıyla kamu yönetimi yeterince ilgilenmiyor. Sürekli bu çadırlarda yaşayan, sayıları sürekli artan ve sorunları da giderek çoğalan bir insan kitlesi söz konusu. Bu çadırlarda doğan bebekler, o çadırlarda gelin oldular, damat oldular, hatta anne-baba oldular. Bu yaşamı tarif etmek gerçekten zor” dedi.

    Bu çadır kentlerde yaşayan gruplardan Suriyeli sığınmacılarla ekonomik göçle gelenler arasında ciddi sorunlar olduğuna da dikkat çeken Güvenç, ekonomik göçle gelenlerin, kurdukları düzenin Suriyeli sığınmacılar tarafından bozulduğunu öne sürdüklerini ve giderek artan bir nefret söylemi oluştuğunu kaydetti. Güvenç, bunun önüne geçilemezse gelecekte buralarda çatışmalı bir süreç yaşanma riski bulunduğu uyarısını da yaptı.

    “BİNLERCE İNSAN SEFİL BİR YAŞAM SÜRDÜRÜYOR”

    Mersin ve Adana valilikleri ile ilgili kamu yöneticilerine çağrıda bulunan Güvenç, “Bu insanların acılarını dindirmek, sorunlarını kısmen çözmek halen mümkün. Büyük bir para harcanmadan sorunları çözmek mümkün, yeter ki, kamu yönetimi bunda istekli olsun. Biz de sivil toplum örgütleri olarak böyle bir çalışmaya öncülük etmek ve çalışmanın içinde olmak istiyoruz. Çukurova’da nerede bir su birikintisi varsa orada yüzlerce, binlerce insan sefil bir yaşam sürdürüyor. Bu sefil yaşamı herkesin görebileceği hale getirmek için elimizden gelen çalışmayı yaptık” diye konuştu.

    Güvenç, çözüm önerilerini de şöyle aktardı: “Bu insanlar sağlık güvencesinden yoksun, okul zaten yok. Çadırlar tek oda. Mikropların ürediği, hijyenik ortamın hiç olmadığı alanlar buralar. Kadınlar ve çocuklar hastalıktan kırılıyor. Elektrik ve su sorunları var. Mersin ve Adana valilikleri ile ilçe belediyeleri işbirliği yapmalı. Yine Milli Eğitim, Sağlık, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Aile ve Sosyal Politikalar, Enerji ve tabi Kaynaklar Bakanlıklarının, çadırda yaşayanların sorunlarını çözmek için koordinasyon kurulmasını istiyoruz. Bunun içinde bizler de yer alırız. Bu koordinasyon ile çadırlarda yaşayan insanların sorunlarına kısa vadede çözüm bulunabilir.”

    Sosyolog Menice Yaşar da çadır yaşamını sürdüren insanların birçok haktan mahrum olarak hayatlarına devam ettiklerini belirtti. İnsanların özellikle temel hak olan içme suyu ve elektriğe ulaşamadıklarını dile getiren Yaşar, çadırlarda yaşayanların bulundukları bölgede ikametgahları ve resmi kayıtları olmadığı için 20 yılı aşkın süredir oy bile kullanamadıklarına işaret etti. Yaşar, çocukların eğitiminin de çok büyük sorun olduğunu, çadır kentlerde okul olmadığı için çok sayıda çocuğun okula gidemediğini sözlerine ekledi.

  • Öğrenci Konseyi Rektör Güvenç İle Görüştü

    Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Güvenç, Üniversite öğrenci konsey Başkanı Ömer Faruk Ercan ve üyelerini makamında kabul ederek bir görüşme gerçekleştirdi.

    Üniversitede Öğrenci Konsey Başkanı Yusuf Şerefoğlu Sağlık Yüksekokulu Hemşirelik Bölümü 4. sınıf öğrencisi Ömer Faruk Ercan ve konsey üyesi Muallim Rıfat Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği 4. sınıf öğrencisi Tuğba Güvenç’in, Rektör Güvenç’i makamında ziyaretiyle başlayan görüşmede, öğrencilerin eğitim-öğretim faaliyetleri, bağlı bulundukları fakülte, yüksekokullarda ve bölümlerindeki genel durum, üniversitede karşılaştıkları sorunların yanı sıra son günlerde Kilis’te yaşanan üzücü olaylar değerlendirildi. Öğrencilerin görüş ve önerilerini dinleyen Rektör Güvenç, öğrencilerin üniversitede karşılaştıkları tüm sorunları doğrudan akademik birim ve bölüm yönetimi ile paylaştıklarında hızla çözüme kavuşturulacağını, üniversite yönetiminin de kendilerine her türlü konuda destek olacağını belirtti. Son günlerde şehirde yaşanan üzücü olayların öğrenciler üzerindeki etkileri konusunda da bir açıklama yapan Rektör Güvenç, “Bu tür olaylar karşısında normal faaliyetlerimizi sürdürmemiz terör örgütlerinin istedikleri amaca ulaşmalarını engellemek bakımından son derece önemlidir. Eğitim öğretim faaliyetlerimizin aksamadan sürdürülmesi konusunda öğrencilerimizin de soğukkanlılıklarını koruyarak üniversitemize ve üniversite yönetimine yardımcı olmalarını bekliyoruz” dedi.

  • TBMM İçişleri Komisyon Başkanı Ve AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Celalettin Güvenç:

    TBMM İçişleri Komisyon Başkanı ve AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Celalettin Güvenç, “2002’nin şartları bugünkü Türkiye’de olsaydı sosyal patlama olurdu. Bizim inancımız aynı işi yapıp farklı maaşları almayı kabul etmez. Aynı işi yapanlar aynı ücreti almalılar” dedi.

    Güvenç, HAK-İŞ Konfederasyonu’na bağlı Öz Büro İş Sendikası’nın Kahramanmaraş’ta düzenlediği programda konuştu. Dar gelirli insanlar için devrim yaptıklarını belirten Güvenç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bugün dünya 3 boyutlu yazılımları konuşuyor. Uzayın derinliklerini keşfediyor. Ama bu fakirliğin gözü kör olsun bizi birbirimize düşürüyorlar. Aslında sizin sorununuzla Diyarbakır’da şehit olan kardeşimizin yaşadığı sorunlarla arasında çok yakın bir bağ var. Eğer bu ülkenin işsizliği yüzde 5 olsaydı, Türkiye hedeflediğimiz dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girseydi bu bölücü örgüt fakir Kürt çocuklarını ölüme gönderemeyecekti. Çünkü herkesin işin gücü olacaktı.”

    HAK-İŞ Konfederasyonu Öz Büro İş Sendikası Genel Başkanı Abdulbaki Gülbaba ise taşeron işçiliğinin Türkiye’nin kanayan yarası haline geldiğini belirterek, “Biz kadrolu arkadaşlarımızın yapmış olduğu çalışmaları yapmamıza rağmen, istediğimiz hakları elde edemedik. Biz bu haksızlıkların ortadan kaldırılmasını istiyoruz. Bizim kadrolarımız artık daha fazla askıda tutulmasını istemiyoruz. Eğer taşeron işçilerin toplu iş sözleşmeleri imzalanırsa ve taşeron işçilerin tamamı kadroya alınırsa bunun bu ülkede bir ekonomik bütçe yüküne neden olacağını düşünmüyoruz. Biz bu ülkede iktidara muhalefet etmeyi, vatana muhalefete dönüştüren taşkınların daha fazla bu meseleyi istismar etmelerine asla gönlümüz razı değil. Bu tarz muhalefet yapanların söz sahibi olmalarını istemiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde düzenlen programa, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Dr. İlker Çitil, AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili İmran Kılıç, Öz Büro İş Sendikası il Başkanı Murat Arifoğlu ve ilgililer katıldı.

  • Rektör Güvenç, Basın Mensuplarını Ağırladı

    Kilis 7 Aralık Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Güvenç 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü sebebiyle basın toplantısı düzenledi.

    Rektör Güvenç’in ev sahipliği yaptığı toplantıya Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Ali Can da katıldı. Üniversite uygulama oteli restoranının VİP salonunda düzenlenen toplantıda Rektör Güvenç üniversitenin gerçekleştirilen fiziksel gelişmeler ile kültür ve sanata yönelik çalışmalardan bahsetti. Mercidabık Kampüsündeki Ziraat Fakültesi ve Merkez Kampüste bulunan merkezi laboratuvar inşaatının tamamlandığını belirten Rektör Güvenç, Karataş Kampüsündeki Sağlık Birimleri Merkezi Derslik inşaatının da yakın zamanda bitirileceğini söyledi. Güvenç, MYO atölye ve laboratuvar binasının yapımının da hızla devam ettiğini ifade etti. Rektör Güvenç, öğrencilerin özgürce sohbet edebilecekleri bir ortam olan açık amfi, Türk İslam büyüklerinin büstlerinin yer aldığı Bilginler Yolu ile kampüsün çeşitli yerlerine yerleştirilen ve her birinin ayrı bir mesaj ilettiği heykellerden de bahsetti. Rektör Güvenç ayrıca yakın zamanda inşaatına başlanacak olan Kütüphane ve Kongre Merkezi binasının yapılması ile Merkez Kampüsün fiziksel gelişiminin tamamlanmış olacağını söyledi.

    Toplantı sonunda Rektörümüz Prof. Dr. İsmail güvenç tarafından basın mensuplarına yemek verildi.