Etiket: Gut

  • Gut hastalığının önlenmesinde en önemli etken “diyet”

    Dahiliye-Romatoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gürler, “gut” hastalığının önlenmesinde en önemli etkenin “diyet” olduğunu söyledi.

    VM Medical Park Samsun Hastanesi Dahiliye-Romatoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gürler, gut hastalığı konusunda bilgi verdi. Yrd. Doç. Dr. Gürler, “Gut bazı eklemlerde ani ve şiddetli gelişen ağrı, hassasiyet, kızarıklık, şişme ve sıcaklık artışı nöbetlerine neden olan bir hastalıktır. Genellikle tek eklemi, sıklıkla da ayak başparmağını etkiler. Bununla birlikte diz, ayak bileği, ayak, el, el bileği ve dirsek eklemleri de etkilenebilir. Ayak başparmağının tutulmasına podogra denilmektedir. Nadiren hastalarda omuz, kalça ve omurga tutulumu gelişebilir” dedi.

    Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gürler, gutun genellikle şu üç safhada seyrettiğinden bahsetti: “Akut atak: Eklemde ani başlayan sıklıkla 5-10 gün süren şişme ve ağrı. İnterkritik dönem; şikayetlerin olmadığı tamamen iyileşilen bir dönem ve bunun ardından tekrar şiddetli alevlenme. Kronik gut: Pek çok alevlenmeden sonra hastalık içinde tedavi edilmediği takdirde kronikleşir ve bir veya daha fazla eklemde kalıcı ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı oluşur. Romatoid artrit denilen iltihaplı eklem romatizması ile karışabilir. Tofüslü gut: Tofüs denilen ürik asit kristallerinin bir araya toplanarak cilt altında ya da dokularda çökmesi ile oluşan birikintilerin olduğu dönem.”

    Gutun herkesi aynı şekilde etkilemediğini söyleyen Gürler, “Bazı insanlar hayatları boyunca bir tek atak geçirirler ve bundan başka hiçbir problem oluşmaz. Bazılarında ise zamanla eklemlerde hasara ve ağrıya yol açan şiddetli kronik ataklar görülür. Gutun kesin kür sağlanan bir tedavisi yoktur ancak hastalık önlenebilir. Uygun tedavi alevlenme sıklığınızın azalmasına, hatta alevlenmelerin tamamen kesilmesine ve eklem hasarlarının gelişmesine engel olabilir” diye konuştu.

    Hastalığın herhangi bir yaşta ortaya çıkabileceğini söyleyen Gürler, “Genellikle ilk atak 40-50 yaşlar arasında ve sıklıkla erkeklerde görülür. Ancak kadınlarda da ortaya çıkabilmektedir. Özellikle menopoz dönemine girmiş olanlarda artış göstermektedir” şeklinde konuştu.

    Gut hastalığının nedenleri

    Gut hastalığının nedenleri hakkında da bilgi veren Gürler, “Hemen hemen tüm gut hastalarında hiperürisemi adı verilen kanda ürik asidin yüksekliği durumu söz konusudur. Fakat hiperürisemik tüm kişilerde gut gelişimi gözlenmemiştir. Hiperürisemiye neden olan etkenler ise böbreklerin yeteri kadar ürik asit atılımı gerçekleştirememesi ve vücutta aşırı miktarda ürik asit üretimidir. Vücutta ürik asit miktarını artıran bazı yiyecekler guta neden olabilir. Bunlar kırmızı et, deniz ürünleri ve bakliyattır. Ayrıca tansiyon yüksekliğinde kullanılan, vücuttan sıvı atılımını sağlayan ilaçlar da ürik asidin atılım kabiliyetini azalttığı için gut ile ilgili rahatsızlıklara sebebiyet verebilmektedir. Bunlarla birlikte alkol, kilo gibi çevresel faktörler ve kalıtımsal etkenler de önemli gut hastalığı nedenleri arasındadır” dedi.

    Tanı ve tedavi

    Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gürler, hastalığın tanı ve tedavisi konusunda ise şunları söyledi:

    “Gutta tanı doktorunuzun sizi muayene etmesi ve şikayetlerinize ilişkin sorular sormasıyla konur. Gut hastası olanların yoğun proteinli bir yemek sonrası veya bir travmadan sonra ekleminde çok ağrı hissetmesi ve iyileşmesinin umulandan uzun sürmesi durumunda bunun sıradan bir eklem hastalığı olmayabileceğini, gut atağı ihtimalini göz önünde bulundurması gerektiğini unutmamalıdır. Vücut sistemini rahatsız eden herhangi bir olay gut atağını başlatabilir. Bu tip akut ataklar açısından tetikte olmak önemli. Çünkü tedaviye ne kadar erken başlanırsa o kadar yararlı olur. Tedavisi ise esas olarak ilaç tedavisi ve diyet alışkanlığındaki değişiklikler olarak sınıflandırılabilir. Hedef ağrının azaltılması, akut atakta iltihap süresinin kısaltılması, tekrarlayan ataklardan korunma ve eklem hasarından korunma olarak söylenebilir. Bunların yanında çok nadir olarak cerrahi tedavi de seçenekler arasında bulunmaktadır.”

    Gut hastalığının önlenmesinde en önemli etkenin diyet olduğunu söyleyen Gürler, hastalıktan korunmak için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: “Obezite yani aşırı şişmanlık kan ürik asit düzeyini yükseltir. Eğer yüksek kilolu iseniz doktorunuzla kilo vermek için görüşünüz. Beslenmenizde sınırlı olunuz. Aşırı miktarda proteinden zengin beslenme kan ürik asit düzeyini artıracaktır. Ürik asit miktarını yükseltecek besinler için doktorunuzla görüşünüz. Çay ve kahve kullanabilirsiniz. Alkol kullanmayınız. Fazla miktarda alkol alımı kan ürik asit düzeyini ve gut atakları sıklığını artıracaktır. Bol sıvı alınız. Az sıvı alımı böbreklerinizde ürik asit kristallerinizin birikimine neden olacaktır.”

  • Aşırı et tüketimiyle ‘Gut’ hastalığına yakalanmayın

    Kurban Bayramında özelikle et ve tatlı tüketimine dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, özelikle fazla et tüketiminin en tehlikeli hastalıklardan biri olan gut hastalığına davetiye çıkartabileceğini belirtiyor.

    Kurban Bayramına az bir zaman kala uzmanlardan da bayramda et ve tatlı tüketimi konusunda önemli uyarılar geldi. Bayramda ölçünün fazla kaçırılmaması gerektiğini ifade eden uzmanlar, özelikle rahatsızlığı olan bireyleri uyardı. Beslenme ve Diyet Uzmanı Mesude Evirgen, kavurma tüketiminin sağlıklı bireyler için 150 gram yani yaklaşık beş yumurta büyüklüğü olması gerektiğini aktardı. Evirgen, “Et tüketimi hayvansal kaynaklı bir besin olduğu için hastalıklara davetiye çıkartabilir. Özelikle kalp damar rahatsızlığı olanlar bireyler, kolesterolü yüksek olan bireyler, hipertansiyon problemi yaşayanlar, özelikle mide rahatsızlığı yaşayan bireyler daha fazla dikkatli olmalılar. Herhangi bir sağlık problemi olmayan bireyler maksimum bir porsiyona düşen miktarı 150 gram olmalıdır. 150 gram için yaklaşık beş yumurta büyüklüğünde bir et hakkı söyleyebiliriz. Ancak sağlık problemi olan başka sebeplerden dolayı et kısıtlaması yapması gerekenler gut hastalığı olan bireyler gibi bunlarda maksimum üç yumurta büyüklüğünde et yemeliler bu miktarı aşmamalılar” dedi.

    Aşırı et gut ve diğer hastalıkları tetikliyor

    Mesude Evirgen, aşırı et tüketiminin çok tehlikeli hastalıkları da tetiklediğini söyledi. Evirgen, et tüketiminin kalp damar rahatsızlıklarına ve gut hastalıklarına davetiye çıkartabileceğini ifade ederek, “Aşırı et tüketimi kalp damar rahatsızlıklarının ilk başta sebebidir. Geleneklerimize bağlı olarak kavurma yapılır; ancak bunların sağlıksız yapılması sonucunda bireylerde çok ciddi hipertansiyon problemi yaratabilir. Gut hastalığına kadar davetiye çıkartabilir. O yüzden et tüketirken yanında sebzeye ağırlık vermeliler. Ara öğünlere dikkat etmeliler. Bayramda dahi olsa programlı bir şekilde beslenmeye özen göstermeliler” şeklinde konuştu.

    “Çok sıcak şekilde etin tüketilmemesi gerekiyor”

    Beslenme ve Diyet Uzmanı Mesude Evirgen, şöyle devam etti:

    “Kesimden sonra etin bir gün boyunca dinlendirilip sonra tüketilmesi gerekiyor. Ancak o anda kavurmayı yapmak istiyorsanız kendi suyuyla kısık ateşle yapılmasını öneriyorum kuzu etiyse eğer. Dana eti yapılacaksa eğer bir bardak su ilave edip yumuşaması bekleyip kısık ateşle etin tüketilmesi gerekiyor. Çok sıcak şekilde etin tüketilmemesi gerekiyor. Uzun süre çiğneyerek tüketilmesi gerekiyor. Mümkün olduğunca yağlardan arındırılarak etin tüketilmesi gerekir. Önceliğimiz her zaman sütlü tatlılardan, meyvelerden ve kuru meyvelerdendir. Şeker dengesini sağlamak için parsiyon kontrolüne gidilmesi gerekiyor. Ve özelikle diyabeti olan, insülini olan bireyler buna çok dikkat etmesi gerekir.Birer bardak süt tüketmelerini öneriyorum bol tarçınlı şekilde. Özelikle 6-13 yaş arası bireylerin mutlaka haşlanmış, fırınlanmış şekilde tüketilmesini öneriyorum. Etin yanında mutlaka ayran almalı. Biliyorsunuz ki obezite çocuklarda artarak devam ediyor.”

  • Gut hastalığı hakkında bilgilendirici açıklama

    Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Romatoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Timuçin Kaşifoğlu, Gut hastalığı hakkında bilgilendirici bir açıklama yaptı.

    Prof. Dr. Timuçin Kaşifoğlu, açıklamasında, Gut’un kanda ürik asit isimli maddenin fazlalığı dolayısıyla ortaya çıkan bir hastalık olduğunu bildirdi. Bu hastalığın erişkin insanların yüzde 1’inde görüldüğüne dikkat çeken Kaşifoğlu, “Gut hastalığında ürik asit normal düzeylere indirilebilirse atakları önlemek mümkün olabilir. Ürik asidin düzeyi, bazı protein içerikli besinlerde bol miktarda bulunan pürinin vücutta işlenmesindeki bozukluk nedeniyle artabilir. Dolayısıyla diyet, Gut hastalığında tedavinin önemli bir parçasıdır. Gut hastaları, pürinden zengin yiyeceklerden sakınmalıdır. Bu yiyecekler arasında karaciğer, beyin, böbrek, işkembe, kalp, kokoreç gibi sakatatlar; kırmızı ve beyaz et, sucuk, pastırma, salam, sosis gibi et ürünleri; ördek, kaz, bıldırcın gibi av etleri; balık, kalamar, karides gibi kabuklu deniz hayvanları ve deniz ürünleri; tereyağı, margarin, iç yağı, kuyruk yağı gibi hayvani veya katı yağlar; nohut, kuru fasulye, bezelye, mercimek gibi bakliyatlar; mantar, mayalı yiyecekler, boza sayılabilir. Bunların haricinde kaymak, krema, mayonez, çikolata gibi çok yağlı yiyecekler, yağda kızartmalar az miktarda tüketilmelidir. Süt, proteinden zengin olmakla birlikte ürik asiti düşüren bir gıdadır. Bu nedenle süt ve süt ürünleri tüketilebilir, ancak az yağlı olmasına dikkat edilmelidir. Bunun haricinde meyveler, sebzeler, ceviz, fındık gibi çerezler, mısır, mısır ekmeği, beyaz ekmek, buğday unu gibi tahıllar, tarhana, şehriye, pirinç, makarna, hububat ve hububat ürünleri istenildiği ölçüde tüketilebilir” dedi.

    “Gut hastalığı tedavisi mümkün olan bir hastalıktır”

    Aşırı kilonun Gut hastalığı riskini artırdığına dikkat çeken ESOGÜ Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Romatoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Timuçin Kaşifoğlu, açıklamasına şöyle devam etti:

    “Gut hastaları ideal kilolarını korumalı, kilo fazlaları varsa düşük kalorili kilo kaybettirici diyet yapmalıdır. Alkol kullanımı, hem ürik asit yapımını artırır, hem de böbreklerden atılımını azaltır ve kanda ürik asit düzeyinin artmasına neden olur. Bu nedenle Gut hastaları alkol kullanmamalı veya kullanımı sınırlandırmalıdır. Öte yandan, fruktoz ve fruktozdan zengin bazı alkolsüz içecekler de ürik asit düzeyini ve dolayısıyla gut riskini artırır. Bunlar arasında aşırı kola ve portakal suyu tüketimi sayılabilir. Ancak diyet içecekler Gut riskini artırmamaktadır. Özetle gut hastalığı, ürik asit düzeyi normal sınırlara çekilebilirse tedavi olabilecek bir hastalıktır. Bunun için uygun diyet tedavinin bir parçası olmalıdır. Ancak diyet, diyetisyen kontrolünde yapılmalıdır.”