Etiket: Gururlandıran

  • İLKEM’in gururlandıran başarısı

    İLKEM’in gururlandıran başarısı

    İlkadım Belediyesi Etüd Merkezi (İLKEM) üniversiteye hazırlık kursu başarısını katlayarak devam ettiriyor. İLKEM öğrencileri Liselere Geçiş Sistemi (LGS) ve Yükseköğretim Kurumları Sınavı’ndaki (YKS) başarıları ile dikkati çekti.

    Her biri alanında uzman eğitmenlerle 8.sınıf sınav grubunda 142 öğrenciye profesyonel bir kurs ortamı sağlayan İLKEM başarı çıtasını yükseltti. Yüzde 1’lik dilime 1, yüzde 3’lük dilime 2, yüzde 5’lik dilime 2, yüzde 8’lik dilime 1, yüzde 9’luk dilime 2, yüzde 10-14 arası dilime 10 ve yüzde 15-30’luk dilime 25 öğrencinin girdiği İLKEM’de 55 öğrenci başarıyı yakaladı. Merkezi puan ile de nitelikli okullara yerleşme hakkı sunulan sınavda 50 öğrenci de ortaokul başarı puanı ile yerleşerek hayallerindeki liselere gitme imkanı elde etti.

    “Başarı grafiğimizi yüzde 87‘lere taşıdık”

    YKS yerleştirme sonuçları ile ilgili bilgilendirme yapan İLKEM Eğitim Koordinatörü Davut Öz, “Genç, dinamik, fedakâr eğitim kadrosu ile öğrencilerimiz hayallerindeki üniversitelere yerleşme imkânı elde ettiler. Hem LGS de hem de YKS de Türkiye geneli derecesi ile başarısını tescilleyen İLKEM Etüt ve Eğitim Merkezi hem bireysel hem de kitlesel başarı ile velilerin yüzünü güldürdü. Derebahçe, Kadifekale, Yaşardoğu İLKEM ile 3 farklı şubemizde sınava hazırlanan 263 YKS hazırlık öğrenci grubumuzun tamamı TYT barajını aşarak lisans, önlisans ve AÖF tercih hakkı kazandı. Alan yeterlilik sınavı (AYT)’ye giren 106 öğrencimizden 92 öğrencimiz ise lisans programlarına yerleşme hakkı kazandı. Yüzde 87 başarı grafiği ile hem velilerimizi hem de öğrencilerimizi gururlandıran bir başarıyı yakalamış olduk” dedi.

    “Avantajlı kayıt başvurular için çağrıda bulundu”

    Alınan başarıdan büyük bir mutluluk ve gurur duyduğunu da sözlerine ekleyen Öz, ”LGS 8.sınıf, Lise-4 ve mezun öğrencilerimiz için YKS hazırlık kurs kayıtlarımız 3 farklı şubemizde devam etmekte. Kayıt yaptırmak isteyen öğrencilerimiz; e-devlet şifresi, diploma fotokopisi (mezun öğrenciler için), nüfus cüzdan fotokopisi ile birlikte sınırlı sayıda kontenjanlardan faydalanabilirler. Bu vesile ile eğitime sunduğu sınırsız destek ve katkılarında dolayı İlkadım Belediye Başkanımız Necattin Demirtaş’a teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    “Eğitim ve öğretimin her zaman destekçisi olduk”

    İlkadım Belediye Başkanı Necattin Demirtaş ise, “Belediye olarak her zaman öğrencilerimizin yanında yer aldık, almaya da devam edeceğiz. Öğrencilerimizin aldıkları bu başarı, eğitim öğretime yapılan desteklerin bir emaresidir. Öğrencilerimiz girdikleri sınavda başarılı oldular. İLKEM eğitim kurumumuzda öğrencilerimize her kademede destek kursları veriyoruz. Birebir ders anlatımları ve motivasyon seminerleri ile sınava hazırlanan öğrencilerimize tam donanımlı eğitim imkanı sunuyoruz. Bu sene yine büyük bir başarı elde ettik. Bu tabloda ne kadar doğru bir iş yaptığımızın göstergesi oldu. Öğrencilerimiz emeklerimizi boşa çıkarmadılar. Başarıyı yakalayan tüm öğrencilerimiz ve değerli eğitimcilerimizi ayrı ayrı tebrik ediyor, gelecek eğitim hayatlarında başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.

  • Yerli traktör motoru için gururlandıran adım

    Türkiye’nin ilk yerli ve milli dizel motorunu üretmek için girişimlerde bulunan ancak ülkedeki tasarımcı eksikliği sebebiyle zorlandıklarını belirten Zeynep Erkunt Armağan, “Adım adım ilerliyorum. En çok 2 sene içinde biz burada kendi motorumuzu kullanır, 3 sene içinde de buradan motor ihraç eder hale geleceğiz. Göreceksiniz Türkiye’nin Türkiye buna layık diye düşünüyorum” dedi.

    İzmir’de gazetecilerle bir araya gelen Erkunt Traktör Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Erkunt Armağan, içten yanmalı dizel motorun Türkiye’de üretilmediğini ve yurt dışına bunun için büyük oranda para aktarıldığını belirterek, “Bütün arzum motorun Türkiye ithalatında bir yerde durdurulması lazım. Bunun için de belki bir Türk sanayicisi olarak üzerime düşen ne varsa yapmaya çalışıyorum. Bütün arzum ki başladığımız bir çalışma, Amerika’da da kullanılabilecek seviyede bir motorun Türkiye’de tasarımının adapte edilmesi ve üç sektörün jeneratör, traktör ve iş makinelerinin ihtiyacını karşılayabilecek şekilde yeniden tasarlanması, Türkiye’de üretilmesi gerekiyor. Bunu Erkunt Traktör çatısı altında olmasında bahsetmiyorum birinin bunu yapması lazım. Ve tabii ki çok iyi biliyorum ki arkadan bunun ihraç edilmesi hiç zor bir şey değil çünkü çevre ülkelerimizde Afrika’da, Balkanlar’da çok motor ihtiyacı var. Her çeşit bunu kullanan sektörün ihtiyacı var. Fakat dünyanın 3-5 belli ülkesinden alımın maalesef dışına çıkılmıyor. Biz bunu aşabiliriz, biz bunu yapabiliriz” diye konuştu.

    1 Ocak 2020 hedefi

    Yerli motorun iki sene zaman alacağını dile getiren Armağan, “2020’den önce bunu yapmamız zaman alır. Çünkü bir motoru yeniden şekillendirme ve dayanıklılık gibi birçok testleri var. Bunlar çok uzun testler. Bu yüzden 2020’den önce olmaz ama bütün hayalim 1 Ocak 2020 tarihinden itibaren Türkiye’nin bir dijital yanmalı dizel motor ürettiğini görmek ve bunu ihraç ediyor olmaya başlamak. Üretir üretmez ihraç edilir mi? Edilmez. Edilmemeli de zaten, çocukluk hastalıkları var. Önce biz alışacağız, öğreneceğiz, bütün bunların bakımları ki teknik servislerini Türkiye’de yetiştireceğiz. Bu kolay bir şey değil. Ama bunun için de kendimize bir sene versek diye düşünüyorum. 1 sene sonra yani 2021’de biz artık Türkiye olarak motor ihracatçısı bir ülke olabilmeliyiz diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin kendine ait motoru olması için 5 yıl önce girişimlerde bulunduğunu anlatan Armağan, “İstedik ki lisanssız, bizim tasarımımızla, bizim tasarımcımızla ortaya çıkmış bir motor olsun. Çünkü yurt dışına çok ciddi bir kaynak aktarıyoruz. Motor ithal etmek demek, yurt dışına sürekli para vermek demek. Biz Erkunt Traktör olarak buna ilk başladığımızda bizim kendi motorumuz olsun çünkü arkamızda çok büyük bir güç var; Erkunt döküm. Dünyanın bütün motor fabrikalarının çalışmalarını yaparken döken, işleyen çok büyük bir sessiz güç var. Dünyanın bütün motorcuları yararlanırken biz niye bundan yararlanmayalım ki diye düşündük. Ve motorun tasarımına başladık. Fakat Türkiye’de tasarımcı yok. Türkiye’nin en büyük eksiği tasarımcı eksiği. Bir tasarımcı çok kolay yetişmiyor. Bir tasarımcı 5 ile 10 yıl arasında bir yerde yetişiyor ancak o zaman verim alabilecek hale geliyorsunuz” dedi.

    “Türkiye’nin kendi motoru olacak ve ihraç edecek”

    Tasarımcı eksikliğini yurt dışıyla gidermeye çalıştıklarını dile getiren Armağan, “Durum böyle olunca biz bunu motor konusunda çok iyi bilinen yurt dışında bir tasarımcı ile yürütelim dedik. TÜBİTAK’ın kapısında yattım desem inanır mısınız? Olmadı. Çünkü dediler ki ‘Biz böyle bir tasarımı yurt dışında yaptıracaksak, yurt dışına para aktarmayız.’ Halbuki iki önemli faktör unutuldu. Evet, yurt dışındaki o çok büyük firmada tasarım olacaktı ama benim arkadaşlarım da orada tasarımcı olarak fiilen işin içinde bulunup eğitileceklerdi, öğreteceklerdi. Ve Türkiye’de bir tasarımcı gurup oluşturulacaktı. İkincisi ve daha da önemlisi tamam biz bunun tasarımını yapmayalım ve teşvik olarak yurt dışına bunun yüzde 50’sini aktarmayalım. Peki biz ömür boyu yurt dışına zaten motoru ithal ederken para aktarıyoruz. Nerede kaldı bunun bizim memleketimize olan verimi? Senede 150 bin vs. motor ithal ederken oraya para aktarmıyor muyuz da bir tek tasarımın yüzde 50’sine verilecek teşvik düşünüldü. Bunu anlayamadım. Çok uğraştık ama o andaki kendi mali gücümüz buna yetmediği için devam etmedik. Ama bugün arkamda dünyanın en büyük traktör üreticisi Mahindra’nın da gücünü alarak, tekrar bu traktör işine geri döndük. Bunu er ya da geç yapacağım. Göreceksiniz Türkiye’nin kendi motoru olacak ve bunu ihraç eder hale gelecek” diye konuştu.

    Türkiye’de bu üretimi gerçekleştireceğini vurgulayan Armağan, “Adım adım ilerliyorum. En çok 2 sene içinde biz burada kendi motorumuzu kullanır, 3 sene içinde de buradan motor ihraç eder hale geleceğiz. Türkiye buna layık diye düşünüyorum” şeklinde konuştu.

  • GAÜ akademisyenlerinden gururlandıran başarı

    Girne Amerikan Üniversitesi (GAÜ) Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Jülide Akbuğa ve GAÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Halin Bareke, ScienceCitation Index (SCI) kapsamındaki bir dergi olan ScandinavianJournal of Immunology’dekompleman sisteminin kanserde oynadığı rol ve jinekolojik kanserlerin en ölümcülü olan yumurtalık kanseri tedavisinde kullanılma potansiyelinin tartışıldığı ‘Complementsystem’s role in canceranditstherapeuticpotential in ovariancancer’ isimli bir derleme yayınladı.

    Kanser ile mücadelede önemli olduğu düşünülen fakat üzerinde sınırlı sayıda araştırma yapılmış olan bağışıklık sistemi öğelerinden biri olan kompleman sisteminin kanserde oynadığı rol ve jinekolojik kanserlerin en ölümcülü olan yumurtalık kanseri tedavisinde kullanılma potansiyelinin tartışıldığı ‘Complementsystem’s role in canceranditstherapeuticpotential in ovariancancer’ isimli derleme ile ilgili olarak GAÜ Medya’ya bilgi veren Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Halin Bareke, günümüzde önemli bir halk sağlığı problemi olarak, yaşlanan toplum ve değişen yaşam alışkanlıklarından kaynaklanan ve artış gösteren kanser vakalarının tedavilerinin cerrahi girişim, ilaç tedavisi (kemoterapi) ve ışın tedavisi (radyoterapi) ile gerçekleştirildiğini ancak bu yaklaşımların etkinliklerinin kanserin tekrarladığı durumlarda düşük olduğuna vurgu yaptı. Bareke, ‘Vücudun bağışıklık sistemini kullanarak kanser hücrelerini vücuttan temizlemek, kanser tedavisinde ümit vaat eden yeni bir yaklaşımdır. Kanser immunoterapisi denilen bu yöntem hızla standart kanser tedavileri arasında yerini almaya başlamıştır’ dedi.

    Bareke, 2018 Nobel Tıp Ödülü’nü, kanserle mücadelede bağışıklık sistemi hücrelerini daha aktif hale getiren iki molekül üstünde çalışan araştırmacıların almasıyla birlikte konunun dünya gündemine oturduğunu, bu çerçevede; kanserle mücadelede vücudun savunma orduları olarak görev yapan ve yabancı ve/veya zararlı hücre ve organizmalarla savaşarak vücudu koruyan bağışıklık sistemi öğelerinden biri olan kompleman sisteminin 50’den fazla molekülden oluştuğunu ve hedef hücreyi farklı mekanizmalar kullanarak yok edebildiği konularına değindi.

    Akademik çalışmalara her yıl yenilerini eklemeye devam eden GAÜ’lü akademisyenler, kanserle mücadelede uluslararası akademik dünyadaki çalışmalara ışık tutacak derlemeye imza attı.

  • Buğra’nın gururlandıran Atatürk Sevgisine Vali Akın’dan takdir

    Kırşehir Valiliği önündeki Atatürk büstünü okşayan minik Buğra’nın görüntüleri sosyal medyada kısa sürede yayıldı. Görüntüleri internetten gören Vali İbrahim Akın, minik Buğra’yı ödüllendirdi.

    Merkez Bahçelievler Mahallesi’nde 3 çocuğu ile yaşayan Aysel Bulduk, bürokratik işlemleri için oğlu Buğra ile Valiliğe geldi. Annesi işlemlerini yaptırırken dışarıda bekleyen Buğra, Valilik binası önündeki Atatürk büstünün yanına geldi. Büstü okşayarak seven Buğra’nın bu halleri kısa sürede sosyal medyada konu oldu.

    Kırşehir Valisi İbrahim Akın, sosyal medyadaki görüntüleri izleyince duygulanarak Buğra ve annesi Aysel Bulduk’u makamına davet etti. Aileyle bir süre sohbet eden Akın, Buğra’ya çeşitli hediyeler verdi. Vali İbrahim Akın, yaptığı açıklamada, “Çocuğumuz, Anadolu ailesinin yetiştirmiş olduğu evlatların, bu devletin kurucusuna nasıl baktığını, nasıl sevdiğini çocuksu duygularla ifade etti. Bu nedenle kendisini ve onu yetiştiren annesini tebrik ediyorum”dedi.

    İlkokul 2. sınıf öğrencisi Buğra Çelebi ise Ata’nın büstünü severken ki hissi için “Atatürk’ü sevdim. Ben Atatürk’ü çok seviyorum, her zaman da sevmeye devam edeceğim. Atatürk bizi düşmanlardan korudu” diye konuştu.

  • Türk Cerrahtan Gururlandıran Başarı

    İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Aydoğan, meme cerrahlarının dünyada en büyük mesleki birliği kabul edilen ‘Amerikan Meme Cerrahları Birliği’ tarafından ödüle layık görüldü. Aydoğan, ödülü “Erkek meme kanserlerinde ırklara göre alt tip dağılımında farklılıklar” adlı araştırma ile aldı.

    13-17 Nisan 2016’da Dallas’ta yapılan Amerikan Meme Cerrahları Toplantısı sırasında düzenlenen resepsiyonda ödül Prof. Dr. Fatih Aydoğan’a verildi. Her yıl araştırma, eğitim ve proje gibi çeşitli dallarda verilen ödül, Türkiye’den bir cerraha ilk kez, ABD dışında bir cerraha da ikinci kez verildi.

    Ödüle layık görülen çalışması hakkında bilgi veren Prof. Dr. Fatih Aydoğan, “Erkek meme kanserlerinin kadınlara göre farklı alt tip dağılımının olduğunu ortaya çıkaran, şimdiye kadar en fazla sayıda hasta ile yapılmış toplum tabanlı araştırmaydı. Aldığım ödül, ’Türk ve Amerikan cerrahları arasında köprüler kurmak’ isimli karşılıklı işbirliğini artırmayı ve ortak çalışmalar yapmayı içeren proje ödülüydü. Bu ödül ABD’de aldığım ikinci ödül oldu. Geçtiğimiz Eylül ayında San Francisco’da yapılan meme konferansında Amerikan Klinik Onkoloji Birliği (American Society of Clinical Oncology; ASCO) tarafından kariyerinin erken dönemindeki bilim insanlarına verilen ’Merit Award’ ödülünü almıştım. Bu iki ödül vesilesiyle Cerrahpaşa ve Harvard Tıp Fakültesi’nde eğitimimde emeği olan hocalarıma ve mentörüm olan Mehra Golshan’a teşekkür etmek isterim. Bizden sonraki gelecek nesilde yer alacak öğrencilerimizin daha donanımlı yetiştiğini gözlemliyorum. Çok daha iyi başarılar elde edeceğine eminim” ifadelerini kullandı.