Etiket: güneydoğulu

  • Güneydoğulu kadınlar için İzmir’den gelip Siirt’te güzellik salonu açtı

    İzmir’den gelip Siirt’te güzellik salonu açan cilt bakım uzmanı Zeliha Kut, Güneydoğulu kadınları için böyle bir iş yeri açtığını söyledi.

    Siirt’te güzellik salonunun bir ihtiyaç olduğunu fark ettiğini söyleyen Kut, bölge kadınlarının güzelliğine önem verdiğini dile getirdi. Kut, “Buraya gelen kadınlar hem bakımlarını yapıyor, hem de güzel görünüyorlar. Bu da Güneydoğu’nun değişen yüzünün en açık göstergesidir. Uzman estetisyenim. Siirt’te farklı bayanlara güzellik açısından tırnak yeme tedavisi, cilt bakımı, akne tedavisi uyguluyorum. Böyle bir yerin Siirtli bayanlara ihtiyaç olduğunu düşündüğüm için güzellik merkezi açtım. Siirtli bayan ve erkekleri bekliyorum” dedi.

    Siirt’te önemli bir ihtiyaç olduğunu söyleyen müşteri Nazmiye Dede, “Zeliha hanıma çok teşekkür ediyorum böyle bir güzellik salonu açtığı için. Yüzümdeki cilt lekeleri ve çiller için geldim. İlk seansımı yaptırdım. Şu an çok memnunum. Ben İstanbul’dan geldiğim için orada çok fazla güzellik merkezi vardı. Ama Siirt’te ben hiç güzellik merkeziyle karşılaşmadım. İyi ki böyle bir yer açıldı çok memnunum. Çünkü böyle bir yere ihtiyacımız vardı Siirtli hanımlar olarak” diye konuştu.

    Hanım Sürekli adlı müşteri de, “Ben buraya geldim cilt bakımı yaptırdım. Çok mutluyum. Böyle bir güzellik merkezinin açılmasına çok mutlu olduk” dedi.

  • Güneydoğulu ihracatçılar vites yükseltti

    Güneydoğu Anadolu İhracatçı Birlikleri (GAİB) Koordinatör Başkanı Abdülkadir Çıkmaz, ihracatın arttırılmasına yönelik çabaların sonuç verdiğini ve 2017 yılının ilk dört ayında Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden 2 milyar 652 milyon 116 bin dolarlık ihracat yapıldığını söyledi.

    GAİB Koordinatör Başkanı Abdülkadir Çıkmaz, ihracatçıların dünyanın dört bir yanında ihracatı arttırmak için çalıştığını hatırlatarak, yapılan çalışmaların ise sonuç vermeye başladığını ifade etti. Çıkmaz, 2017 yılının ilk dört ayında Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden 2 milyar 652 milyon 116 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdiklerini ifade etti. Gaziantep’in Ocak-Nisan dönemindeki ihracatı ise 2 milyar 156 milyon 160 bin dolar olarak gerçekleştiğini vurgulayan Çıkmaz, “2017’nin Ocak-Nisan döneminde geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 1,4’lük artışla toplam 2 milyar 652 milyon 116 bin dolarlık ihracat kayda alındı. Aynı dönemde TİM’e bağlı olarak faaliyet gösteren diğer ihracatçı birlikleri adına da 127 milyon 882 bin dolarlık ihracat kayda alındı. Böylece birliğimiz ihracat kayıt işlem hacmi diğer birlikler adına alınan kayıtlarla birlikte 2 milyar 779 milyon 998 bin dolar oldu” dedi.

    İhracatta Ortadoğu ülkeleri birinci, AB ülkeleri ikinci sırada

    Çıkmaz, bölge ihracatında Ortadoğu ülkelerinin öne çıktığına dikkati çekerek, “Bölgemiz ihracatında Ortadoğu ülkeleri yüzde 54,5 payla ilk sırada yer aldı. AB ülkeleri yüzde 18,2 ile ikinci ve Afrika ülkeleri de yüzde 10,6 ile üçüncü sırada bulunuyor. 182 ülkeye ihracat gerçekleştirildi ve bu ülkelerden Irak, ABD, Suudi Arabistan, Suriye, İran, İtalya, Almanya, İngiltere, Belçika ve İsrail bölgemiz ihracatında ilk sıralarda yer alan ülkeler olarak dikkat çekmektedir. Dünyanın bütün kıtalarında ve ülkelerinde ihracatımızı arttırmaya yönelik çalışmalar yürüten ihracatçılarımızın çalışmaları sonuç verdi. Bu verileri daha da artırmak için daha çok çalışıp daha çok üreteceğiz. Ülke ziyaretlerine önem veren iş dünyamızın çalışmaları sonucu dünya Türk mallarını daha iyi tanıdı. Bu çalışmalarla aynı zamanda Türk ürünlerine duyulan güvende arttı. Bu anlamda ihracatçılarımızı tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

    Sektör bazında da ihracatta öne çıkan ürünlerin halı, iplikler, kumaşlar, değirmencilik ürünleri, pastacılık ürünleri, bitkisel yağlar, plastikler ve mamulleri, dış giyim, demir çelik mamulleri ile diğer gıda müstahzarları olduğunu ifade eden Çıkmaz, ihracatın artmasına yönelik çalışmaların 2017 yılının son 8 ayında da devam ettirileceğini kaydetti.

    “Gaziantep, Güneydoğu ve Türkiye’nin lokomotif ili”

    Bölgenin sanayi ve ticaret kenti Gaziantep’in bölgenin yükünü sırtladığına dikkati çeken Çıkmaz, fedakarca çalışan sanayicilerin ihracatın artırılmasına katkı sağlamaya devam ettiğini vurguladı. Ocak-Nisan döneminde Gaziantep’ten 2 milyar 156 milyon 160 bin dolar ihracat gerçekleştirildiğini belirten Çıkmaz, Gaziantep’in Türkiye’nin en çok ihracat yapan beşinci ili konumundaki yerini koruduğunu dile getirdi. Çıkmaz, Gaziantep’in ihracatında hububat-bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri, halı, tekstil ve ham maddeleri, kimyevi maddeler ile ağaç ve orman ürünlerinin öne çıktığını ifade etti.

  • Güneydoğulu aşiretler, referandumda ‘evet’ diyecek

    Güneydoğu’daki büyük aşiret ve aileler, referandumda “evet” oyu vereceklerini açıkladı.

    Diyarbakır, Siirt, Batman ve Şırnak’ta bulunan büyük aşiret ve aileler, yeni anayasanın halk oylamasına sunulacağı referandumda “evet” oyu vereceklerini açıkladı.

    Siirt

    7 ayrı kolu ile Siirt’in en büyük aşiretlerinden biri olan ve Kasimiye köyünde ikamet eden Memediyan aşireti reisi Kasım Hüseyinoğlu (61), canlarıyla ve kanlarıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanında yer alarak “evet” oyu kullanacaklarını belirtti. Hüseyinoğlu, “Biz 1982 askeri anayasayı gördük, neler yaşadığımızı çok iyi biliyoruz. İnşallah yeni yasamız meclisten geçti. Halka, yani sahibine geliyor. Tüm çevreyle yeni sisteme ‘evet’ diyoruz. Biz cumhurbaşkanımızı çok iyi biliyoruz, o ne dediyse hepsi oldu. Allah’ın izniyle FETÖ’cülere karşı PYD, PKK’ya karşı ve hainlere karşı cumhurbaşkanımız yalnız değil. Kanımızla ve canımızla ‘evet’ diyoruz” dedi.

    Siirt’te 21 ayrı kolu bulunan Duderan aşireti temsilcisi Abdurrahman Tetik, referandumda tüm aşiret mensuplarıyla güçlü bir şekilde “evet” diyeceklerini söyledi. 1982 anayasasının darbe anayasası olduğunu anlatan Tetik, “Birçok parti bunu kökten değiştirmeye çalıştı fakat partililer üzerinde bir türlü uzlaşma sağlayamadığı için buralara kadar geldi. Parlamenter sistem birçok sefer koalisyonlara sebep vermekteydi. Başkanlık sisteminin Türkiye’nin önüne açarak dünyada daha güçlü ve daha söz sahibi bir ülke haline getireceğine inanıyorum. Bu sebepten dolayı Duderan aşireti olarak ‘evet’ diyeceğiz” diye konuştu.

    Diyarbakır

    Diyarbakır’ın tanınmış ailelerinden olan Güler ailesinden Türkan Güler, binin üzerinde aile mensubuyla birlikte aktif olarak çalıştıklarını belirterek, şunları kaydetti:

    “Bölgenin hassasiyeti bakımından başkanlık sisteminin ya da anayasa değişikliğinin inanılmaz faydaları olabileceğine inanan bir ailenin mensubuyum. Daha önce kaygıyla bakılan bu sürecin kaygı uyandırmayacak bir derecede bölgeye katkıları olacağına ve bölgeyi yeniden yapılandıracağına inanıyoruz. Türkiye’nin hak etmediği bir yönetim şekli vardı. Sorunlarımıza çözüm üretilmeyen, derdimize derman olmayan bir sisteme sahiptik. Bu değişiklikle beraber bölgenin daha iyi konumlandırılması, sorunlarına cevap vermesi ve çözüm üretmedeki öncelikli özelliği var. Çünkü bizler bugüne kadar özellikle bölge halkı olarak farklı bir yapılanmanın içerisindeydik. Belirli bir sorunumuz vardı. Cumhuriyetten bu yana bu sorun hiçbir şekilde çözümlenmedi ve bir yere oturtulmadı ama başkanlık rejimiyle beraber bu sorunların da aşılabileceğine inanıyoruz. Bununla beraber insanların sivil olarak kendilerini ifade edebilmeleri, dolayısıyla kendi devletinin ve sisteminin arkasında durmasını gerektirecek birçok nedeni olacağına inanıyorum. Yani halkın devletle, devletin halkla bütünleşeceği bir durum olacağına inanıyorum.”

    Batman

    Batman’ın büyük ailelerinden olan Hamidi ailesi liderlerinden Sebahattin Hamidi, Türkiye’nin çok ciddi bir sınavdan geçtiğini kaydetti. Türkiye’nin ivme kazanıp, şaha kalktığı bir anda dış güçlerin Türkiye’yi parçalamaya çalıştığını ifade eden Hamidi, “Halk içinde sürekli bulunduğumuzdan ötürü yeni anayasa içeriği hakkında çok fazla bilgi sahibi olmadıklarını gördük. İçerik ne olursa olsun, elbette ki menfi ve müspet yönleri olacak ancak partili Cumhurbaşkanlığı diyoruz. Partili Cumhurbaşkanlığı Mustafa Kemal Atatürk’le başlayıp, Celal Bayar’la devam etmişti. Cumhurbaşkanlarımızın tümü de partiliydi. Partili olmak taraf olmak değildir, adaletin bir köşeye itilmesi değildir. Halkının meselelerine duyarlı tek başlı olmak çok başlı olmaktan daha evladır. Dolayısıyla halkımıza çok ciddi anlamda bu referandumun içeriğinin anlatılmasıyla çıkabilecek neticesinin çok daha yüksek olabileceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

    Şırnak

    Şırnaklı Tatar aşireti lideri Arslan Tatar ise Şırnak halkı olarak kenetlendiklerini belirterek, şunları söyledi:

    “Fikrimiz zikrimiz bir olmuştur. Hep birlikte referandum sürecinde ‘evet’ oyu kullanacağız. Hep beraberde hükümetimizin, hep birlikte sayın cumhurbaşkanımızın etrafında kenetlenmeye hazır olduğumuzu vatandaşımız dile getirmiştir. İspatlamıştır. Ben şuanda bütün STK’larımızla, muhtarlarımızla, vatandaşlarımızla iç içeyim. Hepsinin oyunun rengi belli diyebilirim. Hepsi de ‘evet’ diyecekler. Cumhurbaşkanımızın Türkiye’ye göstermiş olduğu fedakarlığı hiçbir liderimiz gösterememiştir. Önümüzde bir referandum var. Bunu Demirel denedi, başaramadı. Rahmetli Özal denedi, başaramadı. Sayın cumhurbaşkanı, ‘işte halk işte sandık’ diyor. O da cumhurbaşkanı seçilmeden önce geçmişte olan cumhurbaşkanları gibi meclisten oyunu alıp rahat rahat koltuğuna geçebilirdi. Kendini Türkiye’de seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olmaya adadı. Sandığı halkın önüne koydu. Halk ne yaptı. Büyük oranla yüzde 50’nin üzerinde bir oyla seçilmiş ilk cumhurbaşkanlığını sayın Recep Tayip Erdoğan’a verdi. Ben de Cumhurbaşkanının bu cesaretine ve bize vermiş olduğu bu güvenine dayanarak bende kendimi onun yoluna adamış bir kardeşiniz olarak o ne dese emrindeyiz. Kürt halkı artık cumhurbaşkanımızın etrafında kenetlenecek. Güneydoğu’dan alacakları oyu batıdan alamazlar. Çünkü Kürt halkı uyandı.”

  • Güneydoğulu turizmciler gelecekten umutlu

    İstanbul’da devam eden EMİTT Fuarına hem vatandaşların hem de turizmcilerin ilgisi büyük oldu. Fuarda Güneydoğulu turizmciler de yer aldı. Şanlıurfa Halfeti’de turizm işletmeciliği yapan Emine Canan Onur, bölgeyi yeniden canlandıracaklarını söyledi.

    Bu yıl kapılarını 21’inci kez açan Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı’na (EMİTT) katılım yoğun oldu. Türkiye’nin her köşesinden turizmciler, kamu kurumları ve belediyeler fuarda stant açtı. İşletmecilerin yanı sıra tatil severler ile yatırımcılar da fuarda gezerek bilgi aldı. Doğu illerinde gelen işletmeciler de fuarda yer aldı.

    Şanlıurfa Halfeti’de avukatlık yapan ve tüm birikimlerini bir butik otel açarak harcayan Emine Canan Onur, bölgeyi yeniden canlandıracaklarını söyledi. Memleketi Halfeti’de, Turizm Bakanlığından onaylı bir butik oteli açtıklarını ve tanıtım amacıyla EMİTT fuarına katıldıklarını belirten Emine Canan Onur, “Fuarımız kalabalık. Bu şu oluyor ki ’Turizmde henüz daha ölmedik.’ Bölgemizde terör olayları sebebiyle, şehre giren araç sayımız bile azaldı. Ancak o 3 noktalı kişiler bunu başaramayacaklar. Niyet iyi akıbetimiz iyi olacak. Turizm sektörümüz canlanacaktır. 6-7 Ekim olayları sonrası günde 5 bin kişi gelirdi, şimdi 100 kişi bile değil. Müthiş durgunluk yaşadık. Ülkemize güveniyoruz ve sonuna kadar sebat edeceğiz. Kendi öz kaynağımızla ayakta durduk. Şimdi o nokta noktanın istediği olmasın istiyoruz. Herkes ayakta dursun. Onların istediği bu bölgeye kimse gelmesin. Bölgede o kişinin ismi hortlasın istiyorlar ama başaramayacaklar. Biz direniyoruz bunu başaramayacaklar” diye konuştu.

  • Doğu ve Güneydoğulu yatırımcılar krediye ulaşamıyor

    Doğu ve Güneydoğulu yatırımcılar hem devlet hem de özel bankalar üzerinden krediye ulaşmakta güçlük çektiklerini belirterek, Hükümetin bölgenin kalkınması için çeşitli programları hayata geçirirken, özellikle devlet bankalarının kredi konusunda yatırımcılara güçlük çıkarmasına anlam veremediklerini söylediler. Yatırımcılar, bankaların kendilerini tefecilerin kucağına ittiğine dikkat çekiyor.

    Doğu ve Güneydoğulu işadamları yıllardır ’kredi sorunu’nun çözülemediğini belirterek, “Bölgenin riskli olduğunu ileri süren bankalar, bizleri elleri boş göndermeye devam ediyor. Hükümetin kalkınma hamlesi başlattığı ve çeşitli programları hayata geçirdiği bölgede bankaların tavrına anlam veremiyoruz” dediler. Özellikle de devlet bankalarından yakınan yatırımcılar, bu bankaların özel bankalar gibi çalıştığını, zor zamanlarında yatırımcı ve esnafın yanında olmak yerine onları tefecilerin kucağına attığını vurguladı.

    “Kimse bankalarla çalışmak istemiyor”

    Tüm Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜMSİAD) Diyarbakır Şube Başkanı Hüseyin Oğulmuş, bölgede bankaların faiz oranlarının diğer bölgelerden fazla olduğunu ileri sürerek, buna rağmen kredi alamadıklarını kaydetti. Artık kimsenin bankalarla çalışmak istemediğine dikkat çeken Oğulmuş, “Devletin bankaları bile kredi vermiyor. Bunlar vermezse öbür bankalar hiç vermeyecek. Devletin bu bankaları zorlaması lazım. Çünkü banka kendinin, bölge kendinin, halk kendinin. Şu anda biz baya bir zorluk çekiyoruz. Bu konuda daha bir hassas davranmaları lazım” dedi.

    “Tefecilerin kucağına itiyorlar”

    Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Bingöl Şube Başkanı Ali Akbana, özellikle devlet bankalarının uyguladığı politikaların, iş dünyasını ciddi anlamda sıkıntıya soktuğunu anlattı. Faizsiz çalışması gereken katılım bankalarının kar marjlarının daha yüksek olduğunu gördüklerini ifade eden Akbana, “Katılım bankaları, yüksek kar marjlarıyla adeta müşteriyi bankaya sokmamak için elinden geleni yapıyor. Yatırımları yarıda kalan ve borcu olan işadamları farklı yerlerden para bulmaya çalışıyor. Bir nevi tefecilerin kucağına itiliyor. Katılım bankalarının bu tefeci zihniyetinden çıkmaları gerekiyor. Katılım bankaları, özellikle içinde bulunduğumuz bu süreçte işadamlarına destek olacak kolaylıklar sağlaması gerekirken, maalesef bu çizgiden uzak diğer bankaları aşan kar payları isteyerek işadamlarını zora sokmaktadır. Bunun önüne geçilmesi gerekiyor. Çünkü iş dünyası bu konuda gerçekten rahat değil. Katılım bankaları ticaret yapmak için değil de, iş dünyasını ve ekonomimizi kalkındırmak için var olduklarını bilmeleri gerekiyor” diye konuştu.

    “Kamu bankalarını bir türlü anlayamadık”

    Mardin Sanayici İşadamları Derneği (MARSİAD) Başkanı ve Organize Sanayi Bölgesi Başkanvekili Nasır Duyan, bölgedeki işadamları olarak bankalarda özellikle teminat konusunda çok mustarip olduklarını belirtti. Bölge illerinden istenen teminat ile diğer illerden istenen teminat arasında yüzde 50’ye yakın fark olduğuna dikkat çeken Duyan, “Örneğin, Mardin Organize Sanayi Bölgesinde olan bir fabrikaya başka ilde olsaydı daha fazla değer biçerlerdi. Bankaların tavrını anlamıyoruz. Hendek ve barikat olayları döneminde mevcut kredileri kapatma yoluna gittiler. Bu da bizleri olumsuz etkiledi. Özel bankaları anladık da, kamu bankalarını bir türlü anlayamadık. Kamu bankalarının dar günde sanayicinin ve esnafın yanında olması gerekirken özel banka zihniyetiyle hareket ediyorlar. Umarız bankalar Sayın Cumhurbaşkanımızın bu uyarısını dikkate alır” ifadelerinde bulundu.

    “Devlet bankalarından kredi alamıyoruz”

    Siirt’te 5 bine yakın üyesi bulunan ve Türkiye’nin en büyük Fıstık İşletme Tesisini kuran Siirt Fıstık Üreticileri Birliği Başkanı Şuayip Aslan, devlet bankalarından kredi alamadıklarını, bilhassa devletin sıfır faizli imkanlarından yararlanamadıklarından sitem etti. Aslan, şunları kaydetti:

    “Özellikle ‘Devletin bankalarından, devletin desteklediği faizlerden yararlanıyoruz’ dersek yalan olur. Çünkü kredi almaya gittiğimiz zaman ipotek ve güvence de vermemize rağmen burada çok zorluklarla karşılaşıyoruz. Bakınız Siirt’te, Türkiye’nin en büyük Fıstık Fidanı İşleme tesisini kuruyoruz. Hiçbir fidancı, devletin koyduğu sıfır faiz imkanından yararlanamıyor. Burada televizyonda görüyoruz, başvurduğumuzda maalesef alamıyoruz. Diğer taraftan ticaret yaptığımızda ticari kredilerde de KOBİ olarak yine yararlanamıyoruz. Özellikle devletin bankasından yararlanamıyoruz.”

    Siirt’te elektronik üzerine çalışan İsmet Ertaş adlı tüccar da devlet bankalarından dert yanarak, “Türkiye’de bürokrasi var, kredi çekebilmeniz için gidip siyasete yakın bir arkadaşınızı devreye koyuyorsunuz. Yani kredi için mutlaka bir siyasetçi referans olarak gösterilmesi lazım. Katılımcı bankalarla ilgili çok şikayetler var. İşin aslı torpile dayanıyor” dedi.

    “Kredi vermemek için hileye başvuruyorlar”

    Batman Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Talat Kara ise, şunları söyledi:

    “Batman Esnaf Odaları Birliği olarak kentte bankaların küçük ve büyük ölçekli tüccarlara yaptığı hakareti çok iyi biliyoruz. 1 milyon değeri olan gayrimenkulü bankalar 300 bin TL’ye kadar düşürdü. Gerekçeleri, bölgede çatışma olduğu. Tüccarlarımıza ve yatırımcılarımıza kredi vermemek için her türlü hile ve hurdaya başvuruyorlar. Biz bunu sürekli rapor ettik ve hükümetin çeşitli kanallarına ulaştırdık. Bunun kısa sürede çözülmesini bekliyoruz.”