Etiket: Güneydoğu’da

  • 30 Ağustos, Doğu ve Güneydoğu’da törenlerle kutlandı

    30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 94’üncü yıl dönümü, Doğu ve Güneydoğu’da törenlerle kutlandı.

    30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 94’üncü yıl dönümü, Diyarbakır, Elazığ, Siirt, Mardin, Batman ve Bingöl’de törenlerle kutlandı. Törenler geniş güvenlik önlemleri altında yapılırken, Diyarbakır’daki törene DBP’li belediye başkanları katılmadı.

    Diyarbakır

    Diyarbakır’daki tören, valilik binası karşısındaki Anıt Park’ta düzenlendi. Törene, Vali Hüseyin Aksoy, 7. Kolordu Komutanı Korgeneral Ali Sivri, Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre, Emniyet Müdürü Adnan Taşdan, Dicle Üniversitesi Rektörü Talip Gül ile kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri katıldı. DBP’li belediye başkanlarını ise törene katılmadığı görüldü. Tören, Vali Aksoy ve 7. Kolordu Komutanı Ali Sivri’nin Atatürk Anıtı’na çelenk koymasıyla başladı. Saygı duruşu bulunulup, İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından günün anlam ve önemine ilişkin konuşma yapan Üsteğmen Serdar Şanlı, “Türk Silahlı Kuvvetleri içerisine sızmış hainlerin tuzakları şunu bir kere daha bize göstermiştir ki, vatan üzerinde hain emelleri olanlar, şer ittifakı oluşturmuşlar, milli birlik ve beraberliğimize kast etmişlerdir” dedi.

    Şiirlerin okunmasıyla sona eren tören nedeniyle, Anıt Park’ı çevresinde yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı görüldü. Polis, tören bölgesinde kuş uçurtmadı.

    Elazığ

    Elazığ’daki tören Öğretmenevi’nde yapıldı. Vali Murat Zorluoğlu, 8. Kolordu Komutanı Korgeneral Yılmaz Uyar ve Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz’ın Atatürk Anıtı’na çelenk koyması ile başlayan törende, saygı duruşunda bulunulup, İstiklal Marşı okundu. Ardından Vali Zorluoğlu ve protokol üyeleri valilikte tebrikleri kabul etti.

    Daha sonra ise Elazığ Belediyesi önünde düzenlenen törene geçildi. Buradaki törene de Vali Murat Zorluoğlu, 8. Kolordu Komutanı Korgeneral Yılmaz Uyar, Belediye Başkanı Mücahit Yanılmaz, kurum ve daire müdürleri, askeri ve emniyet personeli, gaziler ve vatandaşlar katıldı. Törende, İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mesajı okundu. Günün anlam ve önemini belirten konuşmayı ise Binbaşı Onur Tepeköylü yaptı. Tören, askeri bando eşliğinde askeri personel ve askeri araçlarla kortej geçişi yapılmasıyla tören sona erdi.

    Siirt

    Siirt’te 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları, saat 09.30’da Valilik, Garnizon Komutanlığı ve Belediye başkanlığı çelenklerinin anıta sunulmasıyla başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından günün anlam ve önemini belirten konuşma yapıldı. Ardından program, Siirt Valilik makamında Vali Mustafa Tutulmaz, Garnizon Komutanı Piyade Kurmay Albay Selçuk ve Belediye Başkan Vekili Zekeriya Çığır’ın tebrikleri kabul etmesiyle devam etti. Tebriklerin kabulü sırasında Valilik makamına gelen halk şairi Şemsettin Erzen (74), 30 Ağustos Zafer bayramı için yazdığı “30 Ağustos Zaferi” adlı şiirini okudu. Erzen’in şiiri, protokol üyeleri ve davetlilerden alkış aldı.

    Erzen’in askerlik sevgisi ile ilgili yazdığı 3 şiiri, 2 yıl önce Kara Kuvvetleri Komutanlığı (KKK) tarafından beğenilerek, komutanlık dergisinde yayınlanmıştı.

    Mardin

    Mardin’de valilik bahçesinde düzenlenen törene, Vali Mustafa Yaman, 70. Mekanize Piyade Tugay Komutanı ve Garnizon Komutanı Hava Savunma Kurmay Albay Altan Er, Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Özer, Emniyet Müdürü Lütfullah Uğur, Büyükşehir Belediyesi adına Mahmut Yılmaz ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Geniş güvenlik önlemlerinin alındığı tören, Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasının ardından şiirlerin okunmasıyla sona erdi.

    Batman

    Batman’da valilik bahçesinde düzenlenen törene, Vali Ahmet Deniz, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Fuat Güney, Emniyet Müdürü Necati Denizci, kurum ve daire müdürleri, askeri ve emniyet personeli, gaziler ve vatandaşlar katıldı. Törene, DBP’li belediye başkanları katılmadı. Atatürk Anıtı’na çelenklerin sunulmasıyla başlayan tören, saygı duruşunda bulunulup, İstiklal Marşı’nın okunmasıyla sona erdi. Töreninin ardından Vali Deniz ve protokol üyeleri, valilik makamında tebrikleri kabul etti.

    Bingöl

    Bingöl’de ise 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 94. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında valilik önünde tören düzenlendi. Saat 09.00’da başlayan programa, Vali Yavuz Selim Köşger, 49. Komando Tugay Komutan Vekili İl Jandarma Komutanı Albay Hakan Bayer ve Belediye Başkanı Yücel Barakazi ile kurum müdürleri katıldı. Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasıyla başlayan tören, saygı duruşunda bulunulması, İstiklal Marşı’nın okunması ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 30 Ağustos Zafer Bayramı mesajının okunmasıyla devam etti.

    Törende günün anlam ve önemine ilişkin konuşan Personel Binbaşı Deniz Dönmez, yüce Türk milleti ve onun bağrından çıkan kahraman Türk ordusunun ebedi başkomutanı Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde Kurtuluş Savaşı’nı büyük bir zaferle taçlandırmasının 94. yıl dönümünün olduğunu söyledi. 30 Ağustos’un Türkiye’yi parçalamak, milleti yok etmek isteyen güçler tarafından hazırlanan projelerden birisi olan Sevr Anlaşması’nın yırtılıp, atıldığı gün olduğunu kaydeden Dönmez, “Ülkemizin gelişmesini, bu asıl milletin refahını ve huzurunu bir türlü içerisine sindiremeyen iç ve dış mihraklar dün olduğu gibi bugün de hain planlarını gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Milletin bağrından çıkan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin mensupları olarak bizler, bu milletten aldığımız güç ve kuvvetle atalarımızın emaneti olan şehit kanlarıyla sulanmış, aziz vatan topraklarını korumaya bu uğurda dün olduğu gibi bugün de canımızı seve seve vermeye hazırız” dedi.

    Tören, yapılan konuşmaların ardından sona erdi.

  • Güneydoğu’da ameliyatsız yüz germe başarılı şekilde uygulanıyor

    Gaziantep’te özel bir hastanede başlatılan örümcek ağı yöntemiyle ameliyatsız, yüz germe, canlandırma ve form kazandırma tedavisi başarışla uygulanıyor. Hastane yeni yöntem ile tüm Güneydoğu’ya hizmet veriyor.

    Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Cilt Hastalıkları Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Fatma Elif Yıldırım, örümcek ağı estetiğinin (PDO-ameliyatsız iple yüz germe) ameliyatsız yüz germe, canlandırma ve form kazandırma işleminin klinikte başarıyla uyguladıklarını kaydetti. Yrd. Doç. Dr. Yıldırım, yer çekimine ve ilerleyen yaşa bağlı olarak zaman içinde oluşan ince çizgilerin, kötü hava koşulları, sağlıksız beslenme ve sık kilo alıp vermeye bağlı olarak, daha da derinleştiğini belirterek, “Tüm bu süreç, özellikle yüz bölgesinde sadece çizgilerin oluşmasına değil, aynı zamanda yanakların ve gıdıkın sarkmasına, yüzün giderek ovalleşmesine neden olur” dedi.

    Yüzünüzdeki değişimi eski resimlere bakarak çok daha net bir şekilde anlamaya başlarsınız diyen Yrd. Doç. Dr. Yıldırım, örümcek ağı tekniğinin bu noktada estetik cerrahiye alternatif, ameliyatsız yüz gençleştirme uygulaması olarak ciltteki olası sorunları çözümlemeye yarar sağladığına vurgu yaptı.

    Örümcek ağı estetiğin temel ilkesi

    Örümcek ağı estetiği uygulamasında, yıllardır cerrahide kullanılan polidiaksanon iplerin ve bu ipleri cilt altına yerleştirmek için ince uçlu iğnelerin kullanıldığını anlatan Yrd. Doç. Dr. Yıldırım, şöyle devam etti:

    “Vücuda hiçbir yan etkisi bulunmayan bu medikal ipler, ince uçlu iğneler vasıtasıyla cilt alt dokusuna tıpkı örümcek ağı gibi işlenir. Ameliyatsız iple yüz germe uygulaması olarak da söyleyebileceğimiz örümcek ağı estetiğinin temelinde, azalan kolajenin yerine, bedenin tekrar kolajen üretmesine teşvik edici bir mekanizma yatmaktadır. Sorunlu alana işlenen ipler aynı zamanda güçlü bir lifting etkisi de sağlar. Vücut reaksiyon vererek, anında biyolojik fibroplast, kolajen ve elastin üretmeye başlar. Bu sayede lifting etkisi çifte katlanmış olur. Cilt canlanır, toparlanır, gerilir. Örümcek Ağı tekniği ile yüz germe işlemi, diğer iple yüz asma ya da iple yüz germe olarak geçen uygulamalardan, işte bu noktada ayrılmaktadır. Etki, yöntem ve işleyiş mekanizması farklıdır.”

    Bu teknik kimler için uygun

    Yrd. Doç. Dr. Yıldırım, bu teknik için ideal adaylar arasında minimal yaşlanma etkilerini kendilerinde deneyimleyen kişilerin düşünülebileceğini ifade ederek, “PDO ip tedavisini tercih edenlerin çoğu 35-45 yaş arasında bayanlardır. Yüzün orta kısmında ve boyunda sarkma görüntüsü, gözaltındaki hafif torbalanmalar nedeniyle bu tedaviyi seçerler” ifadelerini kullandı.

    Daha ileri yaşlardakilerin bu tedaviyi, daha agresif yüz toparlama prosedürleri süresince, yumuşak dokuya destek olması için tercih edebileceğini dile getiren Yrd. Doç. Dr. Yıldırım, “Birçok Doktor PDO ip tedavisini cilt gençleştirmede özelleştirilmiş bir yaklaşım olarak farklı prosedürlerle kombine ederler. Buna çene, boyun ve kaş liftingi örnek verilebilir” diye konuştu.

    Yeni yöntemin amaçları

    Yrd. Doç. Dr. Yıldırım, Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Cilt Hastalıkları Kliniği’nde de uygulanan yöntemin avantajlarını, “Hızlı ve uzun süreli etki, lokal anestezi ile kısa operasyon süresi, anında gözle görülür gençleşme, hızlı iyileşme süresi, tekrarlanabilir olması ve uygun fiyat” olarak sıraladı.

    Örümcek ağı estetiğinin kontredikasyonlarının hamilelik ve emzirme, neoplastik rahatsızlıklar, açık yaralar ve cilt lezyonları olduğunun altını çizen Yrd. Doç. Dr. Yıldırım, komplikasyonlarının ise hafif ağrılar, şişlik, kızarıklık, enfeksiyon, hafif morluklar, iğne yara izi olduğunu sözlerine ekledi.

  • İlk Ve Ortaokul Öğrencilerinden Doğu Ve Güneydoğu’da Görev Yapan Güvenlik Güçlerine Mektuplu Destek

    Kızılcahamam Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından Doğu ve Güneydoğu’da görev yapan güvenlik güçlerine destek olmak amacıyla 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı haftasında ilk ve ortaokul öğrencileri arasında mektup yazma kampanyası düzenlendi.

    Doğu ve Güneydoğu’da terörle mücadele kapsamında görev yapan asker ve polislere destek vermek amacıyla Kızılcahamam Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından mektup yazma kampanyası düzenlendi. Konuya ilişkin yapılan açıklamada, “Güvenlik güçlerinin teröre karşı yürüttükleri mücadelede yanlarında olduğumuzu göstermek, onlara moral vermek, çocuklarımızda vatanımızın bölünmez bütünlüğü, milli birlik ve beraberliğimiz konusunda duyarlılık kazandırmak, çocuklarımıza vatan sevgisi kazandırmak amacıyla 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı haftasında ilk ve ortaokul öğrencilerimiz arasında mektup yazma kampanyası düzenlendi. Öğrencilerimiz duygularını mektuba dökerek, orada mücadele eden asker ve polislerimizin yanında olduklarını gösterdiler. Her sınıftan bir mektup seçilerek terörle mücadelenin yoğun olduğu Diyarbakır, Mardin, Şırnak ve Hakkâri’ye gönderildi” denildi.

  • Güneydoğu’da Kuraklık Hububat Üreticilerini Vurdu

    Güneydoğu’nun tahıl ambarı Gaziantep ovalarındaki kuraklık, hububat üreticilerini vurdu. Yüz binlerce dönüm arazide ekili hububat kuruyunca hayvanlara yem oldu.

    Bahar aylarında beklenen yağışın olmaması nedeniyle ortaya çıkan kuraklık, ülke genelinde olduğu gibi Güneydoğu’daki çiftçiyi de vurdu. Yüzde 27’si ova olan Gaziantep’teki Merkez, Nizip ve Karkamış illerini de kapsayan Barak Ovası’nın yanı sıra İslahiye, Araban ve Yavuzeli ovalarındaki kuraklık hat safhaya ulaştı. Güneydoğu’nun tahıl ambarı olan Barak, İslahiye ve Yavuzeli ovalarında kuraklık nedeniyle toprakta derin çatlaklar oluşurken, ekinler ise başağa dönüşmeden sararıp kurudu. Tarım arazilerinin çevrelerindeki kuyu, çay ve ırmakların da kuruması ile zor bir dönem geçiren çiftçiler, yanan ve kuruyan ekinler nedeniyle büyük maddi zarar gördü.

    HER 20 DÖNÜMDE 5 BİN TL ZARAR

    Bölgenin buğday, arpa, nohut gibi hububat ihtiyacını karşılayan çiftçiler, tonlarca mahsulün arazide heba olduğunu belirttiler. Çiftçiler, her 20 dönümde yaklaşık 5 bin TL zararın bulunduğunu ifade ettiler. Bir çiftçinin ortalama 150-250 dönüm arasında arazisi bulunduğunu belirten Hamdi Kaya isimli çiftçi, kendisinin ise sadece 20 dönümlük bir araziden beklediği 10 ton buğdaydan bir gram bile ürün alamadığını ifade etti. Ortaklarla birlikte yaklaşık 250 dönümü aşkın arazide ekim yaptığını belirten Kaya, sadece 20 dönümde zararının 5 bin TL olduğunu ifade etti. Devletten yardım talep eden Kaya, “Geçen yıl çok iyiydi. Yağış fazlaydı. Ama bu yıl ekinin hepsi kurudu. Tarlalarında başak bile olamadan kurudu. Çay ve dere kenarında olan arazilerimizi biraz daha fazla sulama şansımız oldu. Oradaki hasadın bir kısmını kurumaktan kurtardık. Ama şimdi de çayda su kalmadı. Herkes tarlalarını çaydan aldığı suyla kurtarmak istediği için çay da kurudu. Her şeyi borçla aldık. Çiftçiler icralık oldu. Mahsulden kazanıp ödeyecektik ama ürün yok” dedi.

    HUBUBAT KURUYUNCA HAYVANLARA YEM OLDU

    Bölgedeki kuruyan ekinler nedeniyle büyük zarara giren birçok çiftçi ise ekinleri sökerek yerine kavun, karpuz, biber gibi sebze ve meyve ekiyor. Teknik ve ekonomik imkanı olan çiftçiler traktörle ve işçilerle kuruyan hasadı sökerken, imkanı olmayan çiftçiler ise hayvanlardan medet umuyor. Çiftçiler, hayvanlarını arazilere salarak hem tarlalarını kuruyan ekinden temizlerken, hem de bakmakta zorlandığı hayvanlarını doyuruyor.

    İlgili oda ve kurum yetkilileri de bölgedeki arazilerde ekili olan ürünlerin yüzde 80’inin kuraklıktan etkilendiğini ifade etti.

  • Güneydoğu’da Kuraklık

    Güneydoğu’da yeterli yağışın gerçekleşmemesi nedeniyle yaşanan kuraklık, barajları besleyen dere ve çay yataklarını kuruttu. Susuz kalan arazilerdeki mahsulleri kuruyan İslahiyeli çiftçiler ise kuruyan dere yataklarında, sebze, meyve ve hububat ekti.

    Son dönemlerdeki Güneydoğu’da yeterli seviyede yağışın düşmemesi nedeniyle Gaziantep ve çevresinde kuraklık yaşanıyor. Tarım arazilerinde çatlaklar oluşurken, ekili olan mahsul ise kurudu. Gaziantep’in İslahiye ilçesindeki Tahtaköprü Barajı’nda doluluk oranının yüzde 30’lara kadar indi. Gaziantep’in İslahiye ilçesinden Hatay’a kadar uzanan yaklaşık 11 bin 575 hektarlık alanı sulamada kullanılan Tahtaköprü Barajı ile barajı besleyen Karasu Çayı yatağında ise yer yer sular çekildi. Baraj ve Karasu Çayı çevresindeki arazileri bulunan çiftçiler, geçen yıl yüzde 100’e ulaşan doluluk oranı nedeniyle mahsulleri sular altında kalmıştı. Çiftçiler bu yıl ise yaşanan kuraklık nedeniyle bir damla suya muhtaç hale geldi. Kuraklıkta mahsulleri kuruyan çiftçiler baraj ve dere yatağındaki araziler ile buralara yakın tarlalara hububat ekerek, zararını bir nebze olsun karşılamaya çalışıyor.

    Baraj yatağına biber, kavun karpuz ektiğini belirten çiftçilerden Bekir Yılmaz, barajın karşı tarafında ise arpa, buğday, nohut gibi hububat ekildiğini ifade etti. Ektiği biberin kuruduğunu belirten Yılmaz, yerine ise kavun ve karpuz ektiğini kaydetti. Barajdaki aşırı doluluk ya da kuraklıkta zarar gördüklerini anlatan Yılmaz, zarar gören çiftçinin devletten yardım beklediğini söyledi.