Etiket: güneş

  • Yeşilyurt 1. Güneş Enerji Santrali’nde enerji üretimi başladı

    Yeşilyurt 1. Güneş Enerji Santrali’nde enerji üretimi başladı

    Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde hizmete giren ve 850 evin günlük enerji ihtiyacını karşılaması beklenen 1. Güneş Enerji Santrali enerji üretimine başladı.

    Malatya’nın Yeşilyurt ilçesinde hizmete giren ve bölgedeki 850 evin günlük enerji ihtiyacını karşılayacak kapasiteye sahip olan 1.Güneş Enerji Santrali enerji üretimine başladı. Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar, konu ile ilgili yaptığı açıklamada, “Yeni dönem vaatlerimiz arasında yer alan ‘Yeşilyurt’un 5 Farklı Noktasına GES’ projemizin ilki olan Mollakasım Mahallesi Güneş Enerji Santralinde enerji üretimine başladık. Enerji yatırımlarımızla milli ekonomiye katkı sunmuş oluyoruz” dedi.

    “850 evin enerji ihtiyacını gidereceğiz”

    Mollakasım Mahallesi’nde hizmete giren 1.Güneş Enerji Santralinin bölgedeki 850 evin günlük enerji ihtiyacının karşılayacak kapasiteye sahip olduğunu ifade eden Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar, Yeşilyurt’un güneş enerjisinden elektrik üretmek için var olan güçlü potansiyelini Güneş Enerji Santralleri aracılığıyla ön plana çıkarmaya çalıştıklarını söyledi.

    “Vaatlerimizden bir tanesini daha gerçeğe dönüştürdük, çok mutluyuz”

    Güneş Enerji Santrali ile çevreye hiçbir zararı olmadan enerji üretimi yapabildiklerini söyleyen Başkan Çınar, “Güneş ışığından faydalanma süresi uzun olan Yeşilyurtumuzun güneş enerjisinden elektrik üretmek için oldukça avantajlı bir konumdadır. Yeşilyurt Belediyesi olarak da ilçe genelinde yenilenebilir enerji kaynaklarını etkin bir şekilde kullanmak için de Güneş Enerji Santralleri projemize hız verdik. 31 Mart Mahalli İdareler Seçimlerindeki 45 vaadimiz arasında yer alan bu projemizi de gerçeğe dönüştürmekten, halkımıza verdiğimiz bir sözü daha hayata geçirmekten mutluluk duymaktayız. Bizler yatırımlarımızı gerçekleştirirken doğayı ve çevreyi hiçbir zaman göz ardı etmiyoruz. Enerji maliyetlerini düşürmenin yanı sıra yenilenebilir enerjiden istifade etmek amacıyla ilk Güneş Enerji Santralleri projemizi Mollakasım Mahallemizdeki 20 dönüm alan üzerinde hayata geçirdik. Toplam 1 megabaytlık güneş enerjisi üretiminin yapılacağı buradaki tesislerimizde günlük yaklaşık 850 evin elektrik ihtiyacının karşılanmasını sağlayacağız. Belediyemizin bütçesine de aylık yaklaşık 120 bin TL. civarında ekonomik yönden katkı sunmuş olacağız. Belediyemize ait olup, taşlı ve kayalı bir yapıya sahip olduğu için tarım yapmaya elverişsiz olan bu bölgeyi enerji üssüne dönüştürüp, bölgemizi yenilenebilir enerjiden yararlanma açısından geliştirmiş olacağız. Emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

    “GES projelerini yaygınlaştırarak enerji yatırımlarında örnek olacağız”

    Güneş Enerji Santrallerini yaygınlaştırarak enerji yatırımlarını büyüteceklerini de ifade eden Çınar, “İlçemizde yaygınlaştıracağımız Güneş Enerji Santrallerimizle enerjide dışa bağımlılığı azaltmak için Türkiye’de yenilebilir enerji potansiyelini ekonomiye kazandırmaya yönelik gerçekleşen dev yatırımlara Yeşilyurt’tan da güzel bir katkı sunmuş olacağız. İkinci GES Projemizi için de yakında ihaleye çıkacağız, diğer projelerimiz için de gerekli izinleri alabilmek adına ilgili yerlerle görüşmelerimiz sürmektedir. Bununla birlikte teknik alt yapısı ve donanımıyla çevre yatırımlarına örnek gösterilen Ambalaj Atığı Toplama Ayırma Tesisimizin enerji ihtiyacını karşılaması için de 70 kwh gücünde paneller kurduk ve tesisimiz kendi enerjisini kendisi üretmeye başladı. Yeni iklimlendirme yasalarına uygun olarak gerçekleşen çalışmalarımız neticesinde sera gazını azaltmaya yönelik başarılı ve örnek hizmetlerin altına imza atıyoruz. Her alanda değişim, her alanda gelişim için sürekli çalışıyor ve projeler üretiyoruz. GES Projelerimiz Yeşilyurtumuza hayırlı uğurlu olsun” diye konuştu.

  • Güneş ışınları deri kanserine neden olabilir

    Güneş ışınları deri kanserine neden olabilir

    Yrd. Doç. Dr. Pertevniyal Bodamyalızade güneş ışınlarına aşırı derecede maruz kalmanın deri kanseri gelişiminde en önemli faktör olduğunu belirtti. Bodamyalızade, yanık oluşturacak derecede yoğun güneş ışınına maruziyetin ‘ben kanseri’ olarak bilinen melanom gelişiminden sorumlu tutulduğunu ifade etti.

    Melanom dışı deri kanserlerinin dünyada en sık görülen kanser türü olduğunu ve yılda yaklaşık 1 milyon civarında yeni olgu tespit edildiğini kaydeden Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Yard. Doç. Dr. Pertevniyal Bodamyalızade, diğer deri kanseri türlerinin yaşam süresince gelişme riskinin yüzde 30 ila yüzde 10 civarında olduğunu söyledi.

    Güneş cildi yaşlandırıyor

    Yrd. Doç. Dr. Bodamyalızade son yıllarda sık tatile gitme, solaryuma girme gibi alışkanlıklarla birlikte giyinme alışkanlıklarının da değişmesinin; güneş ışınlarına maruz kalınma ve güneşe bağlı gelişen deri kanserleri oranının artmasına yol açtığını vurguladı. Bodamyalızade, bu artışın bir diğer nedeninin de ozon tabakasının incelmesiyle dünya yüzeyine ulaşabilen zararlı güneş ışınlarının artması olduğuna dikkat çekti. Güneş ışınlarının zararlarına açık olmanın, deri kanserlerine yol açmanın yanı sıra cildimizin normalden önce yaşlanmasının da en önemli nedeni olarak gösterildiğini söyleyen Dermatoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Pertevniyal Bodamyalızade bu durumun olası sonuçlarını şöyle sıraladı:

    “Güneş yanıkları gelişebilir, deriniz normalden erken yaşlanabilir, cildinizde lekeler oluşabilir, deride kuruma, kalınlaşma ve mat bir görünüm meydana gelir,ince kırışıklık ve çizgilenmeler artar, deriye ait bağışıklık sistemi zayıflar ve deri kanserlerine zemin hazırlanır.”

    Güneşli iklim bölgelerinde yaşayanlar risk altında

    Bodamyalızade risk grubundaki kişilerle ilgili olarak da, “Açık tenli, yeşil gözlü, kızıl-sarı saçlı, çilli veya kolaylıkla güneş yanığı gelişebilen cilt tipine sahip kişiler, çocuklar, uzun süre veya aralıklı olarak yoğun güneş ışığına maruz kalmış kişiler, ailesinde cilt kanseri olan kişiler, anormal görünümlü ve çok sayıda beni olanlar, güneşli iklim bölgelerinde yaşayanlar ve çoğunlukla açık havada çalışanlar” dedi.

    Güneş kremi hem UVB Hem UVA içermeli

    Dr. Suat Günsel Girne Üniversitesi Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Pertevniyal Bodamyalızade ideal bir güneşten koruyucunun 2 temel özelliğinin hem UVB hem de UVA ışınlarından deriyi koruması ve kozmetik olarak kabul edilebilir bir yapıya sahip olması olduğunu ifade etti ve iyi bir güneş kreminin özellikleri konusunda şunları söyledi:

    “Etiketinin üzerinde ‘geniş spektrumlu’ ibaresi bulunan ve koruma faktörü (SPF) 30 veya üzerinde olan kremler kullanılmalıdır, suya, terlemeye dayanıklı olmalıdır. Kaşıntı, kızarıklık, yanma gibi sorunlara yol açmamalı, yağlanma ve komedon gelişimi yaratmamalıdır. Cilt yüzeyinde opak-beyaz görünüm oluşturmamalıdır. Güneşe çıkmadan 20-30 dakika önce sürülmeli ve en az 2 saat sonra tekrar uygulanmalıdır.”

    Güneşlenirken bunlara dikkat

    Dermatoloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Pertevniyal Bodamyalızade son olarak cilt sağlığı açısından önerilebilecek hiçbir güneşlenme şekli bulunmadığını vurguladı ancak mutlaka güneşlenmek isteyenlere şunları önerdi:

    “Güneş ışınlarının en dik olduğu 10.00-16.00 saatleri arasında güneşlenmekten kaçınılmalıdır. Güneş ışığının göze olası etkileri sebebiyle mutlaka ultraviyole ışınlarından koruyucu özelliği olan bir güneş gözlüğü kullanılmalıdır. Cilde sürülen deodorant, kolonya veya parfüm gibi bazı kozmetikler güneşin de etkisiyle uygulandıkları bölgede leke oluşumuna yol açtıkları için, bu tür ürünler cilde asla sürülmemelidir. Başta bazı antibiyotik ve ağrı kesiciler olmak üzere kullanılan ilaçların cildin güneşe karşı hassasiyetini artırabileceği, güneş alerjisi ve güneş yanıklarına yol açabileceği unutulmamalıdır.”

  • Milletvekili Güneş “Kaplıca Buğday üretiminde bu sene 470 ton verim bekliyoruz”

    Milletvekili Güneş “Kaplıca Buğday üretiminde bu sene 470 ton verim bekliyoruz”

    AK Parti Karabük Milletvekili Niyazi Güneş, yerli ata tohumu kaplıca (siyez) buğday üretiminde bu sene 470 ton verim beklediklerini söyledi.

    Güneş, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, Karabük’ün bitkisel çeşitlilik zenginliğine işaret ederek, bu bitkisel çeşitlilik ve bitki genetik kaynaklarının çevresel ve diğer baskılarla erozyona uğradığını ve yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna dikkati çekti.

    Korumanın başkenti Safranbolu örneğinde olduğu gibi bitkisel çeşitlilikte de atalardan kalan mirası gelecek kuşaklara aktarmada üzerlerine düşen görevin bilinciyle hareket ettiklerini kaydeden Güneş, şunları söyledi:

    ” Karabük ilimiz, bitkisel çeşitlilik açısından oldukça zengin bir yöredir. Sahip olduğumuz bitkisel çeşitlilik ve bitki genetik kaynakları, çevresel ve diğer baskılarla erozyona uğramakta ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmaktadır. Özellikle, tarımı yapılan türlere ait bitki genetik kaynaklarındaki genetik çeşitliliğin korunması, bitkisel üretimin sürdürülebilirliği bakımından son derece önemlidir.

    Tarihin sessiz kaldığı Safranbolu’yu yaşayarak koruyan kültürümüz, bitkisel çeşitlilikte üzerine düşen görevi fazlasıyla yapmıştır. Bu minvalde uygulamaya konulan ’Ata Tohumu, Ata Toprağında’ projesiyle yerel çeşitlerin kendi yetiştiği ortamda muhafazası ve gelecek nesillere aktarılması sağlanmaktadır. Tıpkı Safranbolu safranı, çavuş üzümü ve Maniye domatesinde olduğu gibi kaplıca buğdayı da ilimizde üretimi de kesintisiz devam etmiş yerel çeşidimizdir. Ata tohumumuz olup geçmişten geleceğe taşıdığımız kaplıca yani siyez buğdayında hasat başlamış durumdadır. Kaplıca yani siyez buğdayı kavuzlu bir yapıya sahiptir. Kavuz taneyi sıkıca sardığından, diğer buğday türlerinden farklı olarak hasat ve harman sırasında ayrılmamaktadır. Bu nedenle bu buğday türleri depolandığında ve tarlaya ekildiğinde zararlılara karşı kendilerini koruyabilirler. Kaplıca buğdayı soğuk ve sıcağa, hastalıklara, zararlılara ve besin maddesi az olan fakir topraklara karşı daha toleranslı bir türdür. İklim değişiklikleri ve küresel ısınmayı da dikkate aldığımızda diğer ekmeklik ve makarnalık buğdaylara göre verimi az olmasına karşın olumsuz şartlara daha dayanıklı olduğu tespit edilmiştir. Siyez buğdayı tam tahıl tanımına uygun, lif açısından zengin, protein değeri yüksek, sindirim ve sinir sistemi için gerekle B Vitaminleri içerin, diyet lif içeriği yüksek, kan şekerini düşürme yüzdesi düşüktür. İşlenmesi ile elde edilen bulguru yüksek protein değerine sahip, buğdaydan daha dayanıklı ve raf ömrü uzundur. Diyetisyenlerin önerdiği bir tahıl grubudur.”

    Ağırlıklı olarak Karabük’ün Eflani ilçesinde olmak üzere 2 bin 350 dekar alanda kaplıca ekiminin yapıldığını da kaydeden Milletvekili Niyazi Güneş, “Kaplıca üretiminde bu sene 470 ton verim bekliyoruz. Son yıllarda elde edilen ürün, un veya bulgura işlenerek tamamen gıda tüketiminde kullanılmaktadır. Kaplıca üretiminin desteklenmesi amacıyla önceki dönemlerde 30 ton siyez tohumu üreticilerimize yarı bedelli olarak dağıtılmıştır. Ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığımızca uygulanan 13. Etap Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Projesi kapsamında Eflani ilçemize Kaplıca Kabuk Ayırma Tesisi kazandırılacaktır. 4 Mayıs 2020’de açıklanan hububat ve bakliyat alım fiyatları, sert ekmeklik buğday fiyatının 2020 yılında yüzde 22,2 artırılarak, ton başına 1650 TL olarak belirlenmiştir. Tıpkı Safranbolu örneğinde olduğu gibi bitkisel çeşitlilikte de atalarımızdan kalan mirası gelecek kuşaklara aktarmada üzerimize düşen görevin bilinciyle hareket etmekteyiz. Yerel çeşitlerimizi destekliyoruz. Siyez kaplıca buğdayını da destekliyoruz. Devam eden hasadımızın bereketli olmasını diliyorum.” dedi.

  • Türk Kızılayı Milas Şube Başkanı Güneş, vekaletle kurban kesim bedelini açıkladı

    Türk Kızılayı Milas Şube Başkanı Güneş, vekaletle kurban kesim bedelini açıkladı

    Türk Kızılayı Milas Şube Başkanı Ayşegül Semerci Güneş, 2020 yılı vekaleten kurban kesim bedeli için “Yurt içi için 1050 TL, yurt dışı için 850 TL olarak belirlendi” dedi.

    Başlatılan kampanya ile vekaleti alınacak kurban hisseleriyle yurt içi ve yurt dışında 4 milyonu aşkın ihtiyaç sahibine ulaşmayı hedeflediklerini belirten Güneş, “Kuruluş amacında da olduğu gibi 152 yıldır dil, din, ırk ayrımı gözetmeksizin ulusal ve uluslararası alanda ihtiyaç sahiplerine milletimizin merhamet elini uzatan Türk Kızılay, insanlığın zor günlerden geçtiği korona virüs salgınında da yüz binlere yardımlarıyla destek oldu, olmaya da devam ediyor. Kızılay, Kurban Bayramı’na az bir zaman kalan bu dönemde de daha çok sofrayı bereketlendirmek için artık geleneksel hale gelen ve sloganı da; ‘Kurban Bereketini Yıl Boyu Yaşatıyorsan Hilal Olsun Türkiye’ olan vekaletle kurban kesim kampanyasını yürütüyor” dedi.

    2007 yılından bu yana Kızılay Kurban Modeli ile milyonlarca ihtiyaç sahibinin sofrasına kurban eti ulaştırdığına da dikkat çeken Güneş, “Bu yılda önceki yıllarda olduğu gibi, kurban döneminde hayırseverlerden gelen kurban vekaletlerinden elde edilen etleri, ülkemizin tamamında ve dünyanın farklı bölgelerindeki ihtiyaç sahiplerine ulaştıracağız. Mazlum insanların sofralarına ulaştıracağımız kurban etleri ile evlerine, gönüllerine mutluluk vermenin, paylaşmanın ve paylaştırmanın huzurunu yaşayacağız. Vekaletle Kurban Kesim Kampanyası ile dini vecibelerini yerine getirmek isteyen vatandaşlarımızın kurbanları, İslami kurallara uygun olarak kesilecek. Elde edilen etler, vekalet sahiplerinin adına gerçek ihtiyaç sahiplerine, sağlık kurallarına uygun olarak ve insan onurunu zedelemeden dağıtılacak” dedi.

    Kampanya kapsamında Türkiye dahil 16 ülkede toplam 149 bin hisse kurban kesimi yapmayı hedeflediklerini belirten Güneş, “Gecen sene 50’ye yakın ülkede gerçekleştirdiğimiz kurban organizasyonumuzu bu sene sadece açlığın kıtlığın ve savaşın vurmuş olduğu 16 ülkede gerçekleştireceğiz. Bu sene yurt içerisinde 50 bin civarında hisse yurt dışında da 100 bin hisse ile toplamda 150 bin hisse ile bir organizasyon hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

    Kurban paylarının maliyetlerini açıklayan Güneş, “Vekaleten kurban kesim bedelleri yurt içi için 1050 TL, yurt dışı için 850 TL olarak belirlendi. Yurt içi ve Yurt dışı kurban bedellerinin farklı olması, yurt dışındaki tedariklerle ilgili fiyatların, dünyanın farklı yerlerinde farklılık arz etmesi ve toplam havuzun ortalamasının 850 TL olması. Yurt içindeki 1050 lira ise, Türkiye içinde Kurbanlık olarak keseceğimiz hayvanlarımızın et ağırlığının diğer hayvanlardan çok daha yüksek olmasından kaynaklanıyor” dedi.

    Milaslı hayırseverlerin Türk Kızılay Milas Şubesinden bağış yapabileceklerini de dile getiren Güneş, “Milas Kızılay Şubemize gelerek makbuz karşılığı, Milas Kızılay hesabımıza havale yoluyla vekalet verilebilir” dedi.

  • Yaz ile gelen tehlike: Çocuklarda güneş çarpması

    Yaz ile gelen tehlike: Çocuklarda güneş çarpması

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Burçin Şanlıdağ, sıcak yaz aylarının gelmesi ile özellikle Akdeniz Bölgesinde bulunan bölgelerde çocuklar için bazı tehlikelerin ileri geldiğini, bunların en başında da güneş çarpmasının bulunduğunu belirtti.

    Yaz aylarının gelmesi ile birlikte en çok yaşanan hastalıklardan bir tanesi de güneş çarpması olarak biliniyor. Bu anlamda bilgilendirmelerde bulunan Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesinden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Burçin Şanlıdağ, özellikle 4 yaş altı çocuklarla, 65 yaş üstü bireylerin risk gruplarını oluşturduğunu dile getirerek, kalp, akciğer, böbrek hastalığı, diyabet ve obezitesi olan bireylerin risk grubunda olduğu gibi ateşli hastalık geçirmekte olan çocukların da yüksek risk grubunda olduğunu ifade etti.

    Belirtileri nelerdir?

    Güneş çarpmasının, vücuda alınan çevresel yüksek ısı ile birlikte vücut ısımızı düzenleyen mekanizmaların çalışmasında bozukluk oluşması sonucu gelişerek, vücut ısısının 40.6 derecenin üzerine çıktığını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Burçin Şanlıdağ, yüksek sıcaklık yüzünden hücrelerin ve dokuların ciddi oranda hasara uğradığını belirtti. Yrd. Doç. Dr. Burçin Şanlıdağ konu ile ilgili sözlerine şöyle devam etti:

    “Güneş çarpmasında hastada ateş, baş dönmesi, bilinçte bulanıklaşma, baş ağrısı, kas güçsüzlüğü, kas krampları, sürekli uyku hali ortaya çıkmaktadır. Bu tür şikayetleri küçük çocukların ifade etmesi zordur. Güneşe veya sıcağa maruziyet sonrası sürekli uyku hali, halsizlik, beslenmede azalma uyarıcı olmalıdır. Özellikle küçük çocuklarda eşlik eden nöbet gözlenebilmektedir. Erken müdahale edilmeyen durumlarda bilinç kaybı, organ yetmezlikleri ve ölümle sonuçlanabilir.”

    Fazla sıcak hava dalgası da ve çocuklarda güneş çarpmasına neden oluyor

    Güneş çarpmasının çocuklarda sıklıkla sıcak hava dalgalarına ve güneşe maruz kalınması sonrası görüldüğünü, gençlerde ise aşırı sıcak ve nemli havada egzersiz yapılması sonucu ortaya çıkabildiğini söyleyen Burçin Şanlıdağ, örneğin araç içerisinin ne kadar sıcak olabileceği tahmin edilmeden bırakılan veya unutulan çocukların büyük risk altında kaldığını belirtti. Isının 21 C olduğu bir ortamda, direk güneş maruziyeti ile araç içi ısısının hızlıca 49 C’ye ulaşabildiğini de söyleyen Şanlıdağ, bu durumun özellikle 4 yaş altı çocuklarda sıcak çarpması ile sonuçlandığını ifade etti.

    Nasıl önlenebilir?

    Sıcak çarpmasını önlemede dikkat edilmesi gerekenler hakkında da tavsiyelerde bulunan Şanlıdağ, “Açık renkli, bol kıyafetler, koruyucu uzun kollu tişörtler giydirilmeli, koruma faktörü en az + 30 olan güneş koruyucu kremler kullanılmalı ve bu kremler çocuğunuz güneşe çıkmadan yarım saat önce sürülmeli, başın direk güneş maruziyetini önlemek için geniş kenarlıklı açık renk şapkalar tercih edilmeli ve çocuklarımıza gölge kuralı öğretilmeli ve gölgesinin kendi boyundan kısa olduğu saatlerde dışarıya çıkmasının uygun olmadığı hatırlatılmalı. Ayrıca, çocuklarımızın saat sabah 10.00 ve öğleden sonra 16.00 arası direkt gün ışığına maruz kalması önlenmeli, günün sıcak saatlerinde dış ortam aktivitelerinden ve egzersizden uzak durulmalı, dış ortam aktiviteleri sabah erken saatlerde veya güneş batımından sonra yapılmalı, güneş ışınlarının yansımalarına dikkat edilmeli, kum ve su ışınları yansıttığı için bu gibi alanlarda korunma artırılmalı ve çocuğumuzun yeterli sıvı alımına özen gösterilmeli, susamadan dahi sıvı tüketilmeye çalışılmalı” şeklinde konuştu

    İlk yapılması gereken acil yardım çağırmak

    Sıcak çarpmasından şüphelenilen durumlarda öncelikle acil yardım istenmesi gerektiğini söyleyen Şanlıdağ, kişilerin ilk önce serin ve gölge bir ortama alınması gerektiğini belirtti. Yardım gelene kadar hastanın vücut ısısını düşürmeye yönelik olarak fazla kıyafetlerin çıkarılması gerektiğini de söyleyen Şanlıdağ, hastanın başı yükseltilirken bilinci kapalı ise yan yatır pozisyona getirilmesinin önemli olduğunu belirtti. Hastanın koltuk altı, boyun ve kasık bölgesine nemli bez ile soğutma yapılması gerektiğini de söyleyen Yrd. Doç. Dr. Burçin Şanlıdağ, kişinin bilinci yerinde ise sıvı alımı sağlanması gerektiğini, bilinci yerinde değil ise hastanın boğulmasına neden olabileceği için sıvı madde verilmemesi gerektiğini ifade etti.