Etiket: Gündüz

  • Gündüz Atlası Dergisini Özel Ekip Hazırladı

    Gündüz Hastanesi, Atlas Dergisi ve Janssen Türkiye ile birlikte çok özel bir projeye imza attı: Gündüz Atlası.

    Atlas dergisinin Mart sayısı ile birlikte okurlara sunulacak olan Gündüz Atlası dergisi, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi (BRSHH) bünyesinde faaliyet gösteren Gündüz Hastanesinin üyeleri tarafından hazırlandı. Janssen Türkiye, Gündüz Atlası Ekinin basım ve dağıtım sponsorluğuna koşulsuz destek sağladı.

    Proje kapsamında öncelikle Gündüz Hastanesinde Atlas Yazı İşleri ekibi tarafından eğitim toplantıları düzenlendi. Ekip BRSHH Gündüz Hastanesi’nde tedavi gören şizofreni hastalarına haber yazma, röportaj yapma, fotoğraf çekimi gibi konularda eğitim verdi. Ardından eğitimlere katılan hastalardan Gündüz Atlası yazı işleri ekibi oluşturuldu. Bu ekip derginin başlıklarını belirledi, araştırmalar yaptı, yazılar hazırladı. Merkezin üyeleri, Gündüz Atlası dergisi ile yeteneklerini bir kez daha ortaya koydu. Üyeler, Gündüz Atlası için kendi ürettiği başlık ve yazılarla doğaya farklı bir pencere açtı, doğanın zenginliğini ve insanın doğayla ilişkisini inceledi; “Doğa ve İnsan”, “Doğa ve Müzik”, “Doğa ve Şiir” temalarıyla süsledikleri dergilerinde Sapanca, Taraklı gibi gezi yazıları ve fotoğrafları ile özel bir yayın hazırladı. Proje sürecinde Atlas’ın ofisini de ziyaret eden Gündüz Atlası ekibi bir derginin baskıya geçirdiği tüm hazırlık aşamalarını tanıma olanağı buldu.

    Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Erhan Kurt, Gündüz Atlası için duygularını şöyle ifade etti:

    “Bu proje basit bir amaçla başladı, hâlâ aynı basit amacı taşıyor; hastalarımızın herkes gibi olduğunu, onlardan farklı olmadığını göstermek. Bizim hastalarımız da herkes gibi duygulanır, sanatla uğraşır, şiir yazar, yazı yazar, fotoğraf çeker. Hedefimiz, ruhsal hastalığı olan bireylere karşı var olan ötekileştirmeyi önlemeye katkı sağlamaktır. Toplumumuzda ruhsal hastalığı ve özellikle şizofreni hastalığı olan bireylere karşı bir önyargı vardır, ’deli’ der geçeriz. Oysa bu tamamen haksız bir damgalamadır. İşte biz bu damgalamayı hafifletmek amacıyla böyle bir sosyal sorumluluk projesi yapmak istedik. Artı Değer’in fikir babalığı ve organizasyonu, Atlas ekibinin katkıları, Janssen’in desteğiyle hayata geçirdik. Hastalarımızın yeteneklerini ve yaratıcılıklarını göstermek, ruh derinliklerini bir sanatçı duyarlılığı ve arkeolog titizliğiyle ortaya çıkarmak için canla başla çalışan ve bunun için “ya bir yol buluruz, ya bir yol yaparız” şiarıyla hareket eden Gündüz Hastanesi ekibini kutluyorum.

    KLASİK YÖNTEMLE TEDAVİ

    Basın toplantısında Gündüz Hastanesi ve şizofreni hastalığını anlatan Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekim Yardımcısı Uzman Dr. Mehtap Arslan Delice de şunları söyledi:

    “2006 yılında BRSHH bünyesinde hizmet vermeye başlayan Gündüz Hastanesi, kısa zamanda ülkenin bu en büyük psikiyatri hastanesinde klasik yöntemle tedavi edilen pek çok şizofreni hastasının hayatında yeni bir sayfa açmayı başarmış, hizmet alan hastaların hastaneye yatış sıklıklarının azalmasından, bağımsız yaşama becerilerinin kazanılmasına, kişiler arası ilişkilerin düzelmesinden, istihdam edilmelerine değin pek çok hedefi gerçekleştirme konusunda yüz güldürücü sonuçlara yol açmıştır.”

    Dr. Mehtap Arslan Delice, toplumdaki yanlış algı nedeni ile şizofreni hastalarından korkulduğuna, bu kişilerden uzak durulduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

    “Şizofreni hastalığı neden korkulan, uzak durulan, görmezden gelinen bir hastalık? Diğer hastalıklara benzemiyor. Zekayla ilgili bir problem değil, görünen fiziksel bir araz yok. Özellikle hastalık yeni başladığında hasta yakınları sıklıkla şunu söyler: Hocam aklında bir şey yok, her şeyi anlıyor, kafası çalışıyor, sapasağlam ama bizimle konuşmuyor, kendi kendine konuşuyor, hiçbir şey yapmıyor, kendine bile bakmıyor. Hastalık tıp açısından da karmaşık bir hastalık. Gerek oluş sebepleri, gerek beynin işleyişindeki bozukluğun heterojen olması, klinik görünümlerin başka başka olması gibi pek çok faktör hastalığı karmaşık hale getiriyor. Ama şunu biliyoruz bu durum kesin olarak bir hastalık başka bir şey değil. Konuyla ilgili binlerce çalışma ve bunlardan elde edilen bilimsel veriler hastalığın pek çok yönünü aydınlatmış durumda. “

    Hayatın tüm insanlar için bir sınav olduğunu anlatan Delice, sözlerini şöyle sürdürdü: “Her insan başka bir şeyle sınanır. Kimi yoksullukla, kimi zenginlikle, kimi mesleğiyle, kimi evladıyla. En zor sınavlardan biridir belki de ruhsal bir hastalığının olması. Zira hastalığın doğasından kaynaklanan zorlukların yanı sıra bir de toplumun bu hastalık grubuna ilişkin önyargıları ve tutumlarıyla sınanmaktadır bu insanlar. Oysa kulak verildiğinde duyulacak olan yine bir insan sesidir, diğerlerinden farkları yalnızca sınavın farklılığındandır. Bu proje Gündüze devam eden bir grup “ağır ruhsal hastalığı olan” insanın zorlu bir sınav olan hastalıkla mücadele ederken ortaya çıkardıkları eserleri gözler önüne sermektedir. Olanak tanındığında, hastalığa rağmen neler yapabildiklerini, hastalıkla örtülse de özde insan oluşa ait tüm ihtişamın saklı olduğunu haykıran bir sesleniştir bu proje.”

    Atlas Dergisi Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Mustafa Türker Erşen de, proje sürecini anlattı:

    “Atlas her zaman doğa ve kültür varlıklarını belgeleme, korunmaları için duyarlılık oluşturma amacıyla hareket etti. Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi  ortak projesi Gündüz Atlası’nda da aynı amacı taşıdık.

    Gündüz Atlası dergisi, BRSHH bünyesinde faaliyet gösteren Gündüz Hastanesi üyeleri tarafından hazırlandı. İçerik onlar tarafından belirlendi, tüm yazılar onlar tarafından kaleme alındı. Atlas projesinin başında gerekli eğitimleri verdi; yazı, haber, röportaj atölyeleri yaptı. Ardından editöryel takibi yaptı ve koordinasyonu sağladı ama sonuçta Gündüz Atlası, Gündüz Hastanesi üyelerinin eseridir.”

    Proje çerçevesinde yaklaşık üç ay boyunca Gündüz Hastanesine konuk olduğunu anlatan Erşen, şunları söyledi: “Biz, yani Gündüz Atlası ekibi, birlikte uzun saatler geçirdik, bir işin etrafında toplandık, çalıştık, iyi bir dergi yapmanın yollarını araştırdık. Orada tekrar gördüm ki olanak bulduğu takdirde herkes kendini ifade edebilir, bir iş üretebilir, dünyaya katkıda bulunabilir. İnsanı insan yapan cevherler ve onların peşinden gitme azmi herkesin, hepimizin ortak özelliğidir.”

    Gündüz Atlası’nı hazırlayan ekipte yer alan Gündüz Hastanesi Üyesi Gözde Ünlü de basın toplantısında Gündüz Hastanesi ile tanışma sürecini Gündüz Atlası projesinin hazırlık aşamaları hakkında bilgi verdi.

    1975 İstanbul doğumlu olduğunu anlatan Ünlü, şöyle konuştu: “Boğaziçi Üniversitesi Biyoloji Bölümü 1. sınıfta öğrenciliği bıraktım. 2009 yılında takip edilme şüphesiyle Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi ne geldim. Paranoid şizofreni tanısı konuldu ve doktorumun yönlendirmesi ile 2010 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine bağlı Gündüz Hastanesi ile tanıştım. Gündüz Hastanesini çok beğendim, iyi bir rehabilite ortamı sağlandığı için beklentilerimi karşılayabileceğini düşündüm. Gündüz Hastanesi ve Bakırköy Toplum Ruh Sağlığı Merkezi’nde psiko-eğitim gruplarına katıldım. Çok iyi arkadaşlıklar olduğunu, yalnız olmadığımı gördüm. Burada arkadaşlarım dostlarım oldu. Bu süreçte, tedavi ekibi ve öğretmenlerimiz bana sürekli destek oldu. 2008 yılından bu yana çalışmıyordum ancak 2011-2013 yılları arasında korumalı iş yeri modeli olan ve hastanemiz bünyesinde bulunan Tomruk Kafe’de çalıştım. Gündüz Hastanesinde resim atölyesi, bilgisayar ve spor atölyelerindeki çalışmalara katıldım, halen de bu atölyelere devam ediyorum. “

    Yaklaşık 3 ay önce Atlas Dergisi projesine katılması için teklif geldiğini anlatan Ünlü, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu projede sadece eğitim alacağımı düşünüyordum. Çok fazla bir beklentim yoktu ama beklediğimden fazlasını gerçekleştirdik. Atlas süreci benim için iyi bir tecrübe ve iyi bir rehabilitasyon oldu. Bu eğitim sayesinde yeteneklerimi geliştireceğimi ve yazı yazabileceğimi gördüm. Çalışarak insanların başarılı olabileceğini anladım. Amatör yazarlık deneyimi benim için başarılı ve keyifli bir çalışma oldu. Tabi ki keyifli olduğu kadar çalışma sürecinde zorlandığım noktalar da oldu. Bu zorluklar duygularımı ve düşüncelerimi yazıya dökmekti. Bizler için yazılarımıza yer verilmesi, bizi seçmeleri, bize değer vermeleri çok anlamlıydı. Benim için ise Atlas dergisinde yazımın çıkması onur verici ve bütün Türkiye’de yayınlanması beni çok heyecanlandırıyor, bu sebeple çok mutluyum. Duygularımı ifade etmekte zorlanıyorum. Bu çalışma bizim damgalanmaya karşı gösterdiğimiz bir başarıdır.”

    Janssen Türkiye Medikal Direktörü Dr. Nilüfer Çetin ise Gündüz Atlası için yaptığı konuşmada, “Janssen Türkiye olarak vizyonumuz daha sağlıklı Türkiye için yenilikçi çözümleri paydaşlarımızla geliştirmek. İnsan sağlığını iyileştirmek için paydaşlarımızla iş birliği içinde çalışıyoruz. Gündüz Atlasının ortaya çıkmasında da paydaşlarımız Atlas dergisi ve Bakırköy Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ile çalışarak şizofreni hastalığı olan kişilerin ortaya çıkardığı eserleri tüm ülkeye dağıtılacak bir dergide paylaşmak istedik” dedi.

  • Alzheimer Gündüz Bakımevi Ve Kreş Yapımı Hazırlıkları Başladı

    Süleymanpaşa Belediyesi, Altınova Mahallesi girişinde kendisine ait arazide Alzheimer gündüz bakımevi ve yine aynı alanda kreş yapmak için çalışmalara başladı.

    Tekirdağ merkez Süleymanpaşa Belediyesi Halk Buluşmalarının ilk ayağı olan Altınova Mahallesi buluşmasında konu hakkında açıklamalarda bulunan Belediye Başkan Yardımcısı Gülferah Güral, “Süleymanpaşa Belediyesi olarak Alzheimer gündüz bakımevi yapmak istiyoruz. Bu konuda çeşitli örnekleri incelemiştik. Maalesef çağımızın hastalığı ve hepimizin başına gelebilir. Özellikle hastalığa yakalananların yakınları için zor bir evre. Ama onlarda bizim büyüklerimiz, yaşlılarımız. Tıpkı çocukların gündüz kreşe gidip geldikleri gibi Alzheimer hastalarını da haftanın birkaç günü bile olsa ailelerinden alıp onların mutlu bir şekilde yaşayabilecekleri, yaşıtları ile günlerini geçirebilecekleri, hobilerini gerçekleştirebilecekleri bir mekan yapmak istiyoruz. Bunun içinde Altınova Mahallemizde yer bulundu. Hatta yanına bir de kreş yapmayı düşünüyoruz. Bebeklerimizle büyüklerimiz aynı bahçe içinde olabilsin istiyoruz” diyerek müjdeyi verdi.

    “BİR HEKİMİN, HEMŞİRENİN, HASTA BAKICININ DEVAMLI BULUNDUĞU YER OLACAK”

    Alzheimer bakımevi ve kreş ile ilgili açıklamalarına devam eden Güral; “Alzheimer bakımevimiz bir hekimin, hemşirenin, hasta bakıcının devamlı olarak bulunduğu, Süleymanpaşa Belediyesi’nin servisi ile yaşlılarımızın evlerinden alınıp getirildiği, öğle yemeklerini ve ikindi kahvaltılarını birlikte yapabildikleri, akşam olunca da tıpkı çocuklarımıza yaptığımız gibi evlerine gönderdiğimiz bir yer olacak. Doktor gözetiminde olacaklar. Birkaç haftalık periyotlar halinde Alzheimer hastası yakınlarına bilgilendirme ya da psikolojik destek toplantıları yapılacak. Kreşimizi de aynı bahçe içinde kurabilirsek çok daha uygun olacak. Projesiyle ilgili çalışmalara başladık” ifadelerini kullandı.

    “YOKSUL VE ÇALIŞAN AİLELERE YÖNELİK OLACAK”

    Son olarak yapılması planlanan kreş ile ilgili soruları da yanıtlayan Gülferah Güral, “Daha çok yoksul ve çalışan ailelerin çocuklarına öncelik vermemiz gerekiyor. Onlarla ilgili seçimleri ilgili yaş grubu eğitimcileri ile görüşerek karar vereceğiz. Kreş kurma fikrimizin temel amacı özel kreşlere çocuklarını gönderemeyen ailelere destek olmaktır” diye konuştu.

  • Adalet Bakanı Bozdağ: “Memur Gece Silahlı, Gündüz Külahlı Olmayacak”

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Resmi Gazete’de yayınlanan Memurlar Genelgesi’nin muhbirlik genelgesi olmadığını, bu genelge ile memurun halk tabiriyle ’gece silahlı gündüz külahlı’ olamayacağını söyledi.

    Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Yozgat’ın Sorgun ilçesinde Sefa Termal Otel’de belediye başkanlarıyla bir araya geldi. Burada basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Adalet Bakanı Bozdağ, Başbakanlığın memurlarla ilgili yayımladığı ve bazı gazetelerde muhbir genelgesi olarak yorumlanan genelgeyi değerlendirdi. Bakan Bozdağ, “Bu büyük bir karalama ve çarpıtmadır. Genelge, kamu görevlilerinin başında amir olanlara, yasaların kendilerine yüklediği görevleri hatırlatmaktadır” dedi.

    Bir kamu görevlisinin halk tabiriyle ‘gündüz külahlı, gece silahlı’ şekilde olamayacağını ifade eden Bakan Bozdağ, “Birisi gece hendeklerin arkasında olup, askere, polise kurşun sıkıyor, ertesi gün de gelip devlet dairesinde bir şey yapıyorsa veya başka başka durumlar varsa bu valilere, kaymakamlara, bakanlıklara, mülkü idare amirlere, herkese yasalar ne gerektiriyorsa onu yapın diyor. Yasalara göre, terör örgütlerine ülkesinin huzur ve güvenliğini bozan suç örgütlerine, çıkar amaçlı örgütlere destek vermenin ciddi müeyyideleri var. Meslekten ihracına kadar giden müeyyideler var. Başbakanlık genelgesi, amirlere, bu anayasa ve yasaların kendine verdiği görevleri hatırlatıyor ve bunun gereğinin ivedilikle yapılamasını istiyor. Kimseyi muhbirliğe falan davet etmiyor. Kamu yöneticilerine ve kamuda çalışanlara yasaların kendilerine yükledikleri sorumlulukları ve bu sorumlulukların gereğini yapmaları konusunda esasında bir uyarıdır bu” diye konuştu.

    “TÜRKİYE’DE BAZILARI AYDIN OLMANIN ÖLÇÜSÜNÜ SADECE DİPLOMAYA SAHİP OLMAK OLARAK ALGILIYOR”

    PYD-YPG terör örgütü üyelerine yönelik Türkiye’nin yaptığı operasyonlara karşı bazı milletvekili ve akademisyenlerin Türkiye aleyhine tavır takınmalarıyla ilgili Bozdağ, “Türkiye’de yaşananlar karşısında Türkiye’de kendini aydın olarak niteleyenlerin objektif olması herkesin beklentisidir. Ama maalesef Türkiye’de yaşanan terör saldırıları ve bu saldırılara karşı güvenlik güçlerimizin yürüttüğü operasyonlar karşısında kendini aydın diye nitelendiren bazı kişiler objektif olmaktan uzak, kimisi ideolojik takıntılarıyla, kimisi başka nedenlerle bir taraftar gibi hareket etmekte. Türkiye Cumuhiyeti’nin vatandaşının huzur ve güvenliğini sağlamak, kamu düzenini tesis etmek temel hak ve hürriyetlerin özgürce kullanıldığı, güvenli bir ortam oluşturmak için yaptığı mücadelede devletin bu haklı mücadelesinin yanında duracağı yerde terör örgütüne onun eylem yapan teröristlerine yakın durmayı hatta daha ileri bir taraftar gibi hareket etmeyi tercih ediyorlar. Bu kabul edilebilir bir durum değildir. Maalesef Türkiye’de her terör saldırısı olduğunda, teröristlerin gerçekleştirdiği saldırılarda askerimiz, polisimiz hatta sivil vatandaşımız şehit olduğunda yaralandığında bundan mutlu olabilecek kadar insanlıktan çıkmış zavallılar var. Terör saldırısında teröristlerin ateşiyle askerimizin polisimizin vatandaşımızın şehit olmasına sevinenler insanlıktan çıkmışlardır. İnsan böyle bir hadisede sevinemez ama böyleleri var. Ben bunlar için belhum edal ifadesini kullanıyorum. Yani öyle bir vasfı taşıyorlar. Yoksa aklı olan kalbi olan vicdanı olan birisi böyle saldırılar karşısında sevinmez. Askerin polisin şehit edilmesinde mutlu olmaz. Vatanını milletini devletini seven, milletin huzur ve refahını arzu eden, barış ve güven içerisinde ülkenin geleceğe taşınmasını isteyen birisi asla sevinemez. Türkiye’de bazıları aydın olmanın ölçüsünü sadece diplomaya sahip olmak olarak algılıyor. Falan yeri bitirdiğinizde aydın oluyorsunuz yahut isimlerinin önünde bazı sıfatlar bulmayı aydın olarak görmeyi yeterli görüyorlar. Aydın olmak sadece diploma ve sıfat sahibi olmak değildir. Aydın olmanın gerektirdiği niteliklere sahip olmakla mümkün olabilir. Teröre tarafgirlik yapanlar, terörün örgütlerinin şehit ettiği askeri polisi sivil insanları geride bıraktığı gözü yaşı insanları görmeyen ve devleti suçlayanlar bu vasfı taşımıyorlar. Bunlar için sayın Cumhurbaşkanımız ifade ediyor, sözde aydınlar veya sözde aydın müsveddeleri denebilir ama bence aydın vasfını bunlar taşımıyor” diye konuştu.

  • (Özel) Gündüz Vakti Boruya Tırmanıp Girdiği Evi Soydu

    Denizli’nin Merkez Efendi İlçesinin Topraklık mahallesinde bir eve giren hırsızın eve girme anı güvenlik kameralarına yansıdı. Evin dışında bulunan su borusunu kullanarak gündüz saatlerinde hırsızlık yapan şahıs ev sahiplerini şaşırttı.

    Olay, Topraklık mahallesinde meydana geldi. Evli ve 3 çocuk babası Vehbi Ertürk (52)’ün evine giren hırsız, 3 bin TL değerinde televizyon ve cep telefonunu alarak kayıplara karıştı. Hırsızın eve girme anı ise apartmanın güvenlik kameralarına yansıdı.

    Güvenlik kameralarına yakalanan hırsızın eve girme anı görenleri şaşırttı. İlk olarak sokaktaki binayı kontrol eden hırsız evde birinin bulunup bulunmadığını kontrol ediyor. Binadaki katların zillerine basarak kapının açılmasını isteyen hırsız, bu çalışmasında başarısız olunca, eve binanın dışında bulunan su borularından tırmanarak girmeyi planlıyor. İlk olarak borunun sağlamlığını kontrol eden hırsız, daha sonra boruya tutunarak tırmanıyor. Su borularından eve giren hırsız daha sonra çaldığı malzemeler ile kayıplara karışıyor.

    Gündüz yaşanan hırsızlık olayının görüntülerini gördüklerinde büyük şok yaşayan Vehbi Ertürk, “Sabah saatlerinde eşimle birlikte evden ayrıldık. Akşam saatlerinde geldiğimizde evimizdeki televizyon ve eşimin cep telefonunun olmadığını fark ettik ve durumu polise bildirdik. Su borusuna tırmanarak giren hırsızın biran önce yakalanmasını istiyoruz. Biz, çalışarak kazandık, onlarda çalışarak kazansın” dedi.

  • Erdal Gündüz: “Rakiplerimiz Bizden Korksun”

    PTT 1. Lig takımlarından Alima Yeni Malatyaspor’un Genel Sekreteri Erdal Gündüz, 15 tane final maçı oynayacaklarını belirterek, “Takımımızı güçlendirdik, rakiplerimiz bizden korksun” dedi.

    Alima Yeni Malatyaspor’un Genel Sekreteri Erdal Gündüz, takım hakkında İHA’ya özel açıklamalarda bulundu. Son maça kadar mücadeleyi bırakmayacaklarını söyleyen Gündüz, takım olarak lige hazır olduklarını belirterek, önlerindeki 15 maça da final gözüyle baktıklarını kaydetti.

    Şu an ligde 21 puanlarının olduğunu belirten Erdal Gündüz, “Önümüzde bulunan zorlu 3 maçlık seriden en az 7 puan almamız gerekli. Maç maç giderek hedefimizi buna göre belirleyeceğiz. Tabi ilk etapta hedefimiz ligde kalmak. Ama ben şuna yürekten inanıyorum. Biz kadro kalitesiyle daha yukarıları hak ediyoruz. Ligin ikinci yarısında maçlar daha çetin geçecek. Biz her konuda önlemimizi aldık şeklinde konuştu.

    “ÖNÜMÜZDEKİ 3 MAÇTAN 7 PUAN ALMALIYIZ”

    Devre arası transfer çalışmalarında kaliteli oyuncuları kadrolarına kattıklarını vurgulayan Gündüz, “Devre arası transfer çalışmalarında 8 transfer yaptık. Hocamızın listesinde bulunan önemli isimleri kadromuza kattığımızı düşünüyorum. Artık top teknik heyet ve futbolcuların ayağında bekliyor. Biz yeter ki ilk yarıdaki bazı maçlarda ortaya koyduğumuz ruhu yine ortaya koyalım. Gerisi zaten kendiliğinden gelir. Önümüzde 3 maçlık zorluk bir maç takvimiz var. Şampiyonluk hesapları yapan Alanya, Karabük ve Elazığ takımlarıyla karşılaşacağız. Bu maçlardan 7 puan almamız gerekli. Bunu da başaracak güçte bir takımız. Camia olarak birlik ve beraberlik içerisinde hareket edip, takımımızın bu mücadelesine dışarıdan destek olmamız gerekiyor. Bu haftaki Alanya maçından galibiyet elde edeceğimizi düşünüyorum. 1. ligde şu maç zor, şu maç kolay ayrımı yapacak lüksümüz yok. Zaten ligin kalitesi de bu düşünceye izin vermez. Bu ligde her takım, her takımı yenebiliyor. Biz de şampiyonluk hedefi olan Alanya’yı sahasında yenebiliriz” diye konuştu.