Etiket: Gündüz

  • Gündüz çoban, gece berber

    Çanakkale’nin Çan ilçesine bağlı Büyükpaşa köyünde yaşayan Emin Demir, gündüz kendisine ait koyunlara bakıyor, akşamları da hem çoban arkadaşlarını hem de köylülerden isteyenleri saç tıraşı yapıyor. Köyde başka yer olmadığı için koyun damı berber dükkanı, koyun kırkma makinesi de tıraş makinesi olarak kullanılıyor.

    Çanakkale’nin Çan ilçesine bağlı Büyükpaşa köyünde damızlık koyun yetiştiriciliği yapan A. Emin Demir (51), gündüz 100 adet merinos cinsi koyununa çobanlık yaparken akşam da berber bulunmayan köyünde çoban arkadaşlarının saçlarını ücretsiz tıraş ediyor. Berber bulunmayan köyde yaşayanlar, tıraş için Çan veya Çanakkale’ye yol parası ödemek yerine bu yöntemi tercih ediyor. Ancak köyde berber dükkanı bulunmadığından, tıraş işlemi Demir’e ait koyun damında gerçekleştiriliyor.

    Koyunların da bulunduğu damda, çoban ve talep eden vatandaşları tıraş eden Demir, koyun kırkmakta da kullanılan elektrikli makineyi kullanıyor. Demir, “Her yıl koyunların yününü elektrikli makas ile kesiyorum. Köylerde nüfusun azalması ile berber kalmadı. Biz çobanlar olarak gündüz koyunları otlatmaktan ilçede tıraş olmaya vakit bulamıyoruz. Koyun çiftliğimde bulunan elektrikli makas ile çoban arkadaşların saçlarını ağılımda ücretsiz kesiyorum. Bazen saçı uzamış yaşlı köylüler de rica ediyor. Onların saçını da keserek dualarını alıyorum” dedi. Köyde bu iş için başka uygun alan olmadığını da söyleyen Demir, makine elektrikle çalıştığı için dışarıda yapmak yerine koyun damının içerisinde bu işi gerçekleştirdiklerini de kaydetti.

  • Gümüşhane Kelkit’te gündüz vakti köye ayı indi

    Gümüşhane’nin Kelkit ilçesindeki Yeşilova köyüne gündüz vakti ayı indi. Ayıyı köyden uzaklaştıramayan vatandaşlar yetkililerden yardım istedi.

    İlginç olay bugün akşam saatlerinde ilçe merkezine 5 kilometre mesafede bulunan Yeşilova köyü muhtarı Çetin Savaş’ın evinin önünde gerçekleşti.

    İddiaya göre, muhtar Savaş’a ait evin önüne inen boz ayı, köyde yaşayan bir vatandaşa saldıracağı sırada bölgede bulunan bir çoban köpeğinin saldırısı sonucu vatandaş ayının saldırısından ramak kala kurtuldu. Çoban köpeğine de saldıran ayıyı bir türlü alandan uzaklaştıramayan köylüler Kelkit Belediyesi’ni arayarak yardım istedi.

    Kelkit Belediyesi Zabıt ekipleri ve Gümüşhane Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü ekipleri uyuşturucu iğne ile etkisiz hale getirmeye çalıştıkları ayı kaçarak köyde bulunan bir ahıra girdi. Ahırda bulunan hayvanlara saldıracağı sırada uyuşturucu iğne ile bayıltılan ayı, yetkililer tarafından özenle kamyonete yüklenerek köyden uzaklaştırıldı.

    Gümüşhane Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürü İlbeyi Aydın, “Yeşilova köyüne inen bu boz ayıyı uyuşturucu iğne ile etkisiz hale getirdik. Köylü vatandaşlara saldırmamış olması büyük bir şans. Biz bu yetişkin boz ayıyı bulunduğu bölgeden uzaklaştırıp kendisine yeni bir yaşam alanı seçmesini sağlayacağız. Bu tür durumlar ile karşı karşıya kalan vatandaşlardan ricam; önce kendilerini güvene almaları ve akabinde en yakın yetkili birimlere haber vermeleridir. Allah göstermesin aksi bir davranış telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabilir” ifadelerini kullandı.

    Öte yandan geçen yıl da aynı köyde bir kadına ayı saldırısı olmuş, kadın ayının elinden yaralı kurtulmuştu. Saldırının ardından yetkililer bölgede geniş çaplı çalışma yapmış, yüksek kesimlerde ayılarının köye inmemesi için yemleme çalışması yapmış ve bölgeye ayıyı izlemek için fotokapan koymuştu.

    Köylülerin iddiasına göre ise ayı bugün köye yakın bölgede 70-80 domuzdan oluşan sürüden korkması nedeniyle köye indi. Ayıyı bu kez canlı yakalayan yetkililer, köyden farklı bir bölgeye ayıyı bıraktı.

  • Gündüz: “Tarih bizi Suriye’ye çağırıyor”

    Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tufan Gündüz, Fırat Kalkanı operasyonunun devam ettiği Suriye topraklarının Anadolu’dan daha önce Türkleştiğini, yapılan operasyonun geç kalınmış bir hamle olduğunu söyledi.

    Türk Ocakları Samsun Şubesi, Öğretmenevi’nde Prof. Dr. Tufan Gündüz’ün konuşmacı olarak katıldığı “Türk Tarihinden İbretler” başlıklı bir konferans düzenledi. Çok sayıda davetlinin katıldığı konferansta açılış konuşmasını yapan Türk Ocakları Samsun Şube Başkanı Doç. Dr. Serkan Şen, konferansların ara vermeden devam edeceğini belirtti.

    Daha sonra kürsüye gelen Prof. Dr. Gündüz, Şah İsmail, Yavuz Sultan Selim mukayesesi ve mücadelesi, Osmanlı İmparatorluğu neden yıkıldı?, Lozan ve “Ne Mutlu Türküm Diyene” konuları hakkındaki görüşlerini dinleyicilerle paylaştı.

    Şu anda devam eden Fırat Kalkanı operasyonu ve bölgenin tarihsel süreci hakkında da görüşlerini bildiren Gündüz, “Tarihimizi doğru düzgün bilmiyoruz. Ne anlayabiliyoruz ne de okuyoruz. Sadece dinlemeye ve kısa soru sorup kısa cevap almaya arzu eder hale geldik. Osmanlının Fırat’ın doğusuna geçmesi 1515 yılıdır. Suriye topraklarının Osmanlı’nın eline geçmesi 1516’dır. Osmanlı’nın kuruluşundan 200 yıl sonradır. Gazetelerde ‘Dabık harekatı’ başladı diye haberler var. Türk tankları ÖSO ile birlikte Dabık denilen El Bap şehrine doğru ilerlemeye başladı. Mercidabık bölgesine doğru ilerleme sürüyor. Bizim askerlerimiz Suriye topraklarına tanklarla girdiğinde hemen ‘Mercidabık’ın yıldönümü’ diye haberler yapılıyor. Bunlar rastlantı. Mercidabık’a girdik, gireceğiz diye söylentiler oluyor. 1921’e kadar o topraklar zaten bizimdi. Şimdi el mi olduk. 1921’de Ankara Anlaşması ile bizim topraklarımızın dışında kalmıştır. Kader… Anadolu’dan önce Suriye toprakları Türkleşti. Suriye’nin Fethi’nin tamamlanması 1065, Anadolu ise 1071’den sonra Türkleşmeye başladı. Tarihi son 80 yıla sığdırır da son 10 yıldan bakarsanız zannedersiniz ki biz hüdayınabit Suriye diye bir şey var. Şimdi oraya doğru ilerliyoruz. Oralar bizim topraklarımızdı. Bugün bizim değil. Bugün orada Suriye ve Irak diye bir devlet var. Başka devletler de ortaya çıktı. Biz kendi sınırlarımızda, bugünkü Lozan sınırlarımıza çekildik ama tarih bizi çağırıyor. Tarih seni oraya çağırıyor. Vazgeçebilir misiniz? ’Ben uzaktan seyredeceğim’ diyemezsin. Bu harekatların hepsinde geç kalınmıştır. Oradaki serseriler de, aklını yitirmişler de ‘Mercidabık’ın intikamını alacağız’ diye beyanatlar veriyorlar. Sen kimsin de benden intikam alıyorsun. Dergilerinde, ‘Dabık bölgesinde büyük bir savaş olacak’ diye yazıyorlar. Şimdi göreceğiz kaç gün sürecek bu kıyamet savaşı. Karşında koskoca Türkiye devleti var. Karşında sinirleriyle oynayamayacağınız ciddi bir Türkiye var. Tarih bizi bu bölgeye Yavuz’dan, Şah İsmail’den buraya çağırıyor” dedi.

    Konferans, anlatılan 4 ana konunun ardından soru-cevap kısmı ile sonlandı.

  • Vali Koçak, gündüz yaşlı yaşam evini ziyaret etti

    Aydın Valisi Ömer Faruk Koçak, Aymelekler Derneği Gündüz Yaşlı Yaşam Evini ziyaret ederek, yaşlılarla öğle yemeği yedi.

    Aymelekler Derneği Başkanı Yurdagül Altınbaş’ın yönettiği yaşam evinde Vali Koçak ile yaşlılar arasında hoş sohbetler edildi. Kendisinden istekleri olup olmadığını soran Vali Koçak’a, yaşlılar ziyaretlerinden dolayı kendilerine teşekkür ederek, derneğin hizmetlerinden memnun olduklarını ve bu tip hizmetlerin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade ettiler.

    Dernek Başkanı Yurdagül Altınbaş, Vali Koçak’a yaptıkları faaliyetler ile ilgili sunum yaptı. Aydın genelinde ilçe ve tüm mahallelerde temsilciliklerinin olduğunu ve 10 binden fazla aileye ziyaret gerçekleştirdiklerine dikkat çeken Başkan Altınbaş, hiçbir ücret talep etmeden tamamen gönüllülük esasına göre çalıştıklarını belirtti.

    Cumhurbaşkanımızın destekleriyle hizmetleri daha bir şevkle yürüttüklerinin altını çizen Başkan Altınbaş, Valimizin ziyaretlerinden dolayı memnun olduklarını ifade etti.

    Vali Koçak, derneğin çalışmalarını takdirle karşıladığını ve bundan sonraki çalışmalarda Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü, Sosyal Yardımlaşma Vakfı ile birlikte koordineli çalışılmasının yaşlılar ve ihtiyaç sahibi vatandaşlar açısından daha yararlı olacağını belirtti. Bu amaçla devlet kurumlarıyla ortak proje yürütülmesi talimatını verdi.

    Daha sonra Efeler ilçesinde esnaf ziyareti gerçekleştiren Vali Koçak, esnaflarla çay içip sohbet etti. Ziyaret ettiği esnaflara kendisinden istekleri olup olmadığını soran Vali Koçak’a esnaflar teşekkür ettiler. Sevgi gösterisinde bulunan esnaflar Vali Koçak’ın ziyaretlerinin kendilerini memnun ettiğini, bu tip ziyaretlerin kendilerine ayrı bir güven verdiğini ifade ettiler.

  • Gündüz kitap okurken zorlanıyorsanız, uyku apnesi olabilirsiniz

    ANTALYA (İHA) – Antalya Kamu Hastaneleri Birliği Tıbbı Hizmetler Başkanı Uzm.Dr. Mehmet Akdağ, gündüz sürekli uykunun gelmesi, araba kullanırken veya kitap okurken zorlanmanın uyku apnesi hastalığının belirtisi olabileceğini ifade etti.

    Antalya Kamu Hastaneleri Birliği Tıbbı Hizmetler Başkanı ve aynı zamanda Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzm. Dr. Mehmet Akdağ “Horlama ve Obstruktif Uyku (Tıkayıcı) Apne Sendromu” hakkında açıklamalarda bulundu.

    Horlamanın insanlık süresince var olduğunu aktaran Uzm. Dr. Akdağ, rahatsızlığın genelde ailesel bir sorun olarak kabul gördüğünü dile getirdi. Horlamayı, nefes alma sırasında havanın dar bir alandan geçerken, çevresindeki yumuşak dokuların titremesiyle ortaya çıkan ses olarak tanımlayan Uzm. Dr. Akdağ, “Darlığın artmasıyla birlikte horlama sesi de yükselir. Üst solunum yolundaki kaslardaki tonus (kastaki gerilim) azalması sonucu dil arkaya kayarak diğer gevşek dokularla beraber vibrasyona yol açabilir. Horlamaya neden olan kas tonusunun azalmasına ise; alkol, sakinleştirici ilaçlar, bazı alerji ilaçları (antihistaminikler), tiroid bezinin az çalışması ve bazı kas hastalıkları neden olabilmektedir” dedi.

    “Yaş ilerledikçe, horlama artıyor”

    Horlamanın erkeklerin yüzde 24’ünde, kadınların ise yüzde 14’ünde görüldüğüne değinen Uzm. Dr. Akdağ, “Yaş ilerledikçe horlama sıklığı artmaktadır. Yapılan araştırmalarda ise erkeklerde 30 yaş altında horlama oranı yüzde 10 iken, 60 yaş üzerinde bu oran yüzde 66 olarak bulunmuştur. Horlama yaş dışında obezite ile de ilişkilidir; ideal ağırlığının yüzde 15 üzerinde olanların yarısından çoğunda görülür. Kişi uyandığında uykusuzluk ve aşırı uyku hali dışında ağız kuruluğundan şikayet edebilir” ifadelerine yer verdi.

    Belirtileri

    Obstrüktif (tıkayıcı) Uyku Apne Sendromu’nun (OSAS) önemli derecede ölüm oranlarına sebep olabildiğinin anlaşılması üzerine, tedavide önemli gelişmeler yaşandığını işaret eden Uzm. Dr. Akdağ, “Erişkinlerde gürültülü horlama, uygunsuz yerlerde uykuya dalma, konsantre olmada güçlük, unutkanlık, sinirlilik, depresyon, cinsel istekte azalma, uyanınca baş ağrısı gece boyunca sık idrara çıkma ya da yatağı ıslatma, çocuklarda ise fazla kilolu, büyük geniz eti ya da büyük bademcikleri olanlarda görülebilir. Çocuklarda her gece gürültülü horlama normal değildir. Mutlaka hastaneye başvurulması gerekir” dedi.

    “Faktörler ortadan kaldırılmalı”

    Horlama şikayeti ile gelen hastanın OSAS olup olmadığını polisomnografi (uyku testi) ile belirlenebildiğini kaydeden Uzm. Dr. Akdağ, “Horlamanın tedavisinde mümkünse horlamaya yatkınlık oluşturan faktörler ortadan kaldırılmalıdır. Burun etinde şişme oluşturan inflamatuar ve alerjik hastalıklar, geniz eti veya bademcikte büyüme tedavi edilmeli, hasta obez ise zayıflatıcı diyet önerilmeli, sakinleştirici etkisi olan ilaçlar kesilmeli, doğru uyku pozisyonu anlatılmalı, uykudan önceki üç-dört saat içinde alkol alınmaması tavsiye edilmelidir. Horlamanın cerrahi tedavisinde ise önce apne (uykuda solunumda durma) açısından hasta muhakkak değerlendirilmelidir” diye konuştu.

    “Gündüz uykunuz geliyorsa dikkat”

    Uzmç Dr. Akdağ şöyle konuştu: “OSAS’ın en önemli sonucu gündüz aşırı uyku halidir. Bu durumda hasta uyanık kalmakta ya da konsantre olmakta güçlük çeker. Araba kullanırken veya herhangi bir şey okurken zorlanır, çünkü bu monoton aktiviteler uykuyu daha da arttırır. Uyku Apne Sendromunun yol açtığı uykululuk pek çok trafik kazasına sebep olmuştur. Tedavi edilmeyen uyku apne sendromu sonuçları sağlığı tehdit eder. Tedavi edilmeyen uyku apne sendromunun en çok bilinen sonuçları arasında gündüz aşırı uyku hali, sabah baş ağrısı, bulantı, cinsel isteksizlik, iktidarsızlık, yüksek tansiyon, kalp krizi, inme ve depresyon yer almaktadır.”