Etiket: Gündemine

  • Samsat depremini Meclis gündemine taşındı

    CHP Adıyaman Milletvekili Abdurrahman Tutdere, 2017 yılında 5.5, 2018 yılında ise 5.1 şiddetinde yaşanan Samsat depremini meclis gündemine taşıdı.

    Samsat depremini meclis gündemine taşıyan Milletvekili Tutdere, “Adıyaman’ımızın Samsat ilçesi Mart 2017 tarihinde 5,5, Nisan 2018 tarihinde 5,1 şiddetinde iki büyük deprem geçirdi. Deprem sonrası köylerdeki ve ilçe merkezindeki yapıların büyük bir kısmı ve iş yerleri yıkıldı. Aradan geçen uzun zamana rağmen Samsat halkı çadırlarda ve konteynerlerde yazın sıcağıyla, kışın soğuğuyla mücadele etmektedir. Buradan Samsat halkı adına soruyorum İçişleri Bakanlığına, deprem konutları ne zaman teslim edilecek, zarar gören esnafın zararları ne zaman karşılanacak. Samsat halkı daha kaç kışı çadırlarda geçirecek” diye konuştu.

  • Milletvekili Sermet Atay’dan Gaziantep gündemine ilişkin değerlendirmeler

    Milliyetçi Hareket Partisi Gaziantep Milletvekili Sermet Atay, basın mensuplarıyla bir araya geldiği kahvaltılı programda Gaziantep gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gaziantep gündemini meşgul eden Suriyeliler meselesi, ulaşım sorunu, eğitim, spor, emniyet sorunları gibi pek çok konuda açıklamalarda bulunan Atay, Gaziantep gibi büyük ve gelişmiş bir kentte bu sıkıntılara çözüm bulunması gerektiğini aktardı.

    Gaziantep’te bir otelde basın mensuplarıyla bir araya gelen Milliyetçi Hareket Partisi Gaziantep Milletvekili Sermet Atay, Gaziantep gündemini meşgul eden sorunlar ve çözüm yollarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Gaziantep’te spordan, eğitime, güvenlikten ulaşıma, sağlıktan sınır hattındaki gelişmelere kadar pek çok hassas konu bulunduğunu söyleyen Atay, bu kentin ülke ekonomisine yaptığı katkıyla ters orantılı olan bu konulardaki sıkıntıları hakketmediğini açıkladı.

    “Gaziantep artık yeni bir göç dalgasını kaldıramayacak duruma geldi”

    Sözlerine özellikle kentte yaşanan Suriyelilerin yol açtığı problemlerden bahsederek başlayan Atay, “Gaziantep sınır hattında yaşanan sorunlardan dolayı yıllardır yoğun göç alan bir şehir. Önümüzde bir İdlib operasyonu var ve bunun sonucunda da yoğun bir göç dalgası daha bekleniyor. Gaziantep artık bu göçleri kaldıramayacak duruma geldi. Türkiye’de hiçbir şehir Gaziantep’in göçten dolayı yaşadığı sıkıntıları yaşamadı. Bununla ilgili sürekli söylenen laf, işte bunlar gelecek Avrupa Birliği bunların paralarını masraflarını karşılayacak, bunların sosyal imkanları bu paralarla sağlanacak, diye. Biz ne Avrupa Birliğinin parasını ne de yeni bir göç dalgasını istemiyoruz. Avrupa Birliği çok istiyorsa alsın bu göçmenleri ne gerekiyorsa kendi yapsın. Bizim Türkiye ve Gaziantep olarak daha bir göç dalgasını kaldıracak takatimiz kalmadı. Halihazırda burada bulunan Suriyelilerin de sınır öbür tarafından her türlü şart sağlandıktan sonra orada iskan edilmesi gerekiyor” dedi.

    Gündemdeki af konusunda da açıklamalarda bulunan ve henüz ortada net bir durumun olmadığını, konunun ekim ayında meclisin açılmasıyla değerlendirileceğini belirten Atay, “Af konusunda kulaktan dolma, gerçeği yansıtmayan bilgiler mevcut. Bu konunun genel hatlarını Cumhurbaşkanı Erdoğan ve liderimiz Devlet Bahçeli belirleyecektir. Zaten bu konuda hukukçular çalışmaya devam ediyor. Sadece gerçek olan şu terör suçlularına ve cinsel istismar suçlarına af verilmeyecektir. Bunu genel Başkanımız daha önce açıklamıştı” ifadelerini kullandı.

    “Yerel seçimde de Cumhur İttifakı ortak hareket edebilir”

    Önümüzdeki yıl yapılacak olan Yerel seçimler Ak Parti ile MHP’nin ortak hareket edebileceğini de açıklayan Atay, “Genel seçimde olduğu gibi yerel seçimde de cumhur ittifakı ortak hareket edebilir ve etmelidir. Çünkü genel seçimde olduğu gibi yerel seçimde de bir şer ittifakı olabilir. Bu şer ittifakı ile bölücü örgüt mensuplarının Büyükşehir kadrolarına girmesi kaçınılmazdır. O nedenle bunun önüne geçebilmenin tek yolu MHP ile Ak Parti’nin beraber hareket etmesidir. Bu bir gerekliliktir” diye konuştu.

  • Merkel, Türkiye’yi AB gündemine taşımayı planlıyor

    Almanya Başbakanı Angela Merkel, Brüksel’de Ekim ayında yapılacak liderler zirvesinde, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik müzakerelerini gündeme getirecek.

    Almanya Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert Berlin’deki basın toplantısında yaptığı açıklamada, şu anlık yeni bir başlık açılamayacağı için üyelik müzakerelerinin fiilen askıda olduğunu bildirdi. AB’ye üye bütün ülkelerin Türkiye konusunda aynı tutumu izlemesinin Alman hükümeti için önemli olduğunu ifade eden Seibert, müzakerelere sadece oybirliği ile son verilebileceğini vurguladı.

    Seibert, Avrupa Birliği’nin diğer üyelerinin de 19-20 Ekim’de yapılacak zirvede Türkiye’yi gündeme getirmeyi anlamlı ve doğru bulduğunu da belirterek, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Ekim ayında Brüksel’de yapılacak zirvede konuyu gündeme getirmeyi planladığı söyledi.

    Öte yandan AB ile Türkiye arasında, 2005’te başlayan tam üyelik müzakerelerinde şu ana kadar 35 faslın 16’sı açıldı ve yalnızca bir tanesi geçici olarak kapatıldı. En son Haziran 2016’da 33’üncü fasıl “Mali ve Bütçesel Hükümler başlığı” açılmıştı.

    Türkiye ile katılım müzakerelerinin durdurulması için AB liderlerinin oybirliği ile karar alması gerekiyor. Ancak demokrasi kriterlerinin ihlali durumunda, askıya alma kararı için nitelikli çoğunluğun yeterli olduğu da belirtiliyor.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “OHAL, pazartesi günü Milli Güvenlik Kurulu gündemine gelecek, konuşacağız ve hükümetimize tavsiye kararını alacağız”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “OHAL, pazartesi günü Milli Güvenlik Kurulu gündemine gelecek, konuşacağız ve hükümetimize tavsiye kararını alacağız” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz’un yıl dönümü dolayısıyla TBMM’de düzenlenen anma törenlerinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, “15 Temmuz’un birinci yıl dönümünde Başkentimizin dört bir köşesinden şu anda Meclisimizin bahçesine teşrif eden sevgili vatandaşlarım, sevgili Ankaralılar hepinizi muhabbetle selamlıyorum. Burada bu saatte sizlerle Türkiye’nin yakın tarihinde yaşadığı en büyük ihanet, işgal ve darbe girişimi olan 15 Temmuz’un birinci yıl dönümü vesilesiyle buluştuk. 15 temmuz gecesi şehit olan tüm kardeşlerime Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. O gece yaralanarak gazilikle şereflenen tüm kardeşlerime sıhhat ve afiyet diliyorum. Türkiye’nin her yerinde darbecilerin karşısında direnerek bu büyük ihanet girişimine geçit vermeyen milletimin her bir ferdine teşekkür ediyorum. Türk milleti 15 Temmuz’da herhangi bir topluluk değil, kelimenin tam anlamıyla millet olduğunu, hem de nasıl bir millet olduğunu tüm dünyaya göstermiştir. Yaşadığı ülke, mensubu olduğu millet özelikle de gençler konusunda ümitsizliğe düşmüş olanlar vardı. 15 Temmuz gecesi hep beraber gördük ki küllerin altında kor bir ateş yanıyor, vakti saati geldiğinde o kor ateş istiklaline ve istikbaline el uzatan herkesi yakıp kül eden bir aleve dönüşüyor” ifadelerini kulandı.

    “15 Temmuz’da da yedi düveli arkasına alan ihanet çetesinin, 40 yıllık bir planını 20 saate kalmadan bozarak tarihimize yeni bir zaferi nakşettik” diyen Erdoğan, “Savaşlar, ordular arasında olur. Türk milleti 15 Temmuz’da ordulaşmış bir ihanet çetesine karşı yüreğindeki imanı ve çıplak elleriyle bir mücadele verdi. Benim milletimin elinde silah mı vardı? Benim milletim o alçaklara, o hainlere karşı silahla mı yürüdü? Elindeki bayrağıyla ve yüreğindeki imanı ile yürüdü. Dünyada bunun başka bir örneği yok. Kurşunu göğsünde durduran bir başka millet de yok. Ne diyor İstiklal Marşımızda ’arkadaş yurduma alçakları uğratma sakın.’ Bu millet, göğsünü siper etti. Tankı yumrukla durduran bir başka millet yok. Tankın egzozun içine fanilasını, tişörtünü sokmak suretiyle onu durduran bir başka zeka da yok. Uçağı, helikopteri yakalamak için hamle yapan bir başka millet yoktur. Ölümün üzerine böylesine cesaretle giden bir başka millet yoktur. Can pazarının ortasında dahi zalimle mazlumla ayırt etme konusunda dünyanın her köşesinde adaletin sembolü olarak kullanılarak o gözleri bağlı mitoloji heykelini utandıracak hassasiyet gösteren bir başka millet yoktur” şeklinde konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Böyle bir milletin mensubu olduğum, böyle bir ülkenin evladı olduğum için her zaman Rabbime hamd ediyorum. Ne diyor şair, ’Ey bütün cihana bedel Türk eli, Açtığın cenklerin yoktur evveli, Tarih bir nehir ki coşkundur seli, Sen ona nispetle umman gibisin, Bir yandan hep böyle taştın köpürdün, Bir yandan cefalı bir ömür sürdün, Fakat ne derece ezildin sen de dün, Şimdi yine tunçtan kalkan gibisin. Ülke ve millet olarak şimdi yine tunçtan bir kalkan gibi hedeflerimize doğru ilerliyoruz. Öyle mi? 15 Temmuz’u herhangi bir darbe girişimi olmanın ötesinde ihanet kalkışması şeklinde ifade etmemizin bir sebebi var. TBMM, bizim bağımsızlığımız ve demokrasimizin sembolüdür. Bu Meclis, Kurtuluş Savaşını bizzat idare etmiştir. Polatlı’ya kadar yaklaşan düşmanla yapılan savaşta top sesleri duyulurken dahi Meclisimiz görevini sürdürmüştür. Cumhuriyet tarihimiz boyunca pek çok badire yaşamamıza rağmen hiç kimse bu kutlu çatıya el uzatmayı düşünmemiştir.”

    “İdam isteriz” sloganları

    “İdam isteriz” sloganları üzerine Erdoğan, “Kardeşlerim ben sizle kanaatimi paylaştım. Hukuk içinde parlamento burada. Parlamentoya gelir ve parlamentodan ben geçeceğine inanıyorum. Parlamentodan geçtiği zaman bana geldiğinde de ben tereddütsüz onaylarım. Çünkü, 250 şehidimizin ve milletimizin burada ahı var. 2 bin 193 gazimizin ahı var ve Hans ne der George ne der ben şahsen buna bakmam, Ahmet, Mehmet, Hasan, Hüseyin, Ayşe, Fatma, Hatice ne der ona bakarım” şeklinde konuştu.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “15 Temmuz, bu ihanetini yapanlar böyle alçakça bir cüret göstermişlerdir. Çünkü, onlar ülkenin yönetimine el koymanın çok ötesinde niyetlerle yola çıktılar. Amaçları, ülkemizi ve milletimizi topyekün esir ederek, hem devletimizi hem medeniyetimizi kökten yıkmaktı. Bunun için TBMM, öncelikle hedef aldıkları ve en çok bombaladıkları yer olmuştur. Darbeciler tıpkı milletimizin korkup evlerine saklanacaklarını sandığı gibi, milletvekillerimizin de Meclis’i terk edip kaçacaklarını düşünmüşlerdir. Milletimiz sokaklara ve meydanlara dökülerek ülkesine sahip çıkarken Ankara’da bulunan Meclis Başkanımız ve milletvekillerimiz 23.30’dan itibaren TBMM’de bir araya gelmeye başlamışlardı” ifadelerini kullandı.

    “Pensilvanya’daki FETÖ, Türkiye’deki temsilcilerini idare edemiyordu” diyen Erdoğan, “Şimdi diyorum ki kimse Pensilvanya’daki bu FETÖ’nün bütün kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmaktan çekinmesin. Ne biliyorsa söylesin. Adını anmaktan çekinmesin. Çünkü biz Müslümanlar olarak iki kişi konuşuyorsak üçüncüye hainlerin kim olduğunu anlatmalı ve öğretmeliyiz ki herkes bilsin. Saat 23.15’te de İstanbul Atatürk Havalimanında onbinler vardı ama orada bir siyasetçi vardı o esnada ve o siyasetçi ne yazık ki tankların VIP’in önünden çekilip ondan sonra çıkmayı planladı. Tankların başındakilerle pazarlık yapıldı, tanklar oradan çekildi, ondan sonra ’tankların önüne çıkarım’ diyen bu kişi Bakırköy’deki belediye başkanının yanına gitti. Bugün baktım konuşuyor ve konuşurken de hala bu olayı kontrollü bir darbe olarak ifade ediyor. Kimseyi aldatmayalım, bu olaya ’kontrollü darbe’ demek gerçekten bir nasipsizliktir. Bu olaya, kontrollü darbe demek nasipsizliğin ötesinde vurdum duymazlıktır. Siz, bu milleti ne zannediyorsunuz. Nasıl kalkar da buna kontrollü darbe dersiniz” şeklinde konuştu.

    Erdoğan, “Siz, yoksa bu sürecin hala böyle devam etmesini mi istiyorsunuz, kusura bakma OHAL, pazartesi günü Milli Güvenlik Kurulu gündemine gelecek, konuşacağız ve hükümetimize tavsiye kararını alacağız. Dünyanın değişik yerlerinde bir yerde basit bir mesele oluyor OHAL ilan ediyorlar. Bizim ülkemizde devletimize karşı, devletimizi yıkma operasyonu yapılıyor, 250 kardeşimiz şehit ediliyor, hala kontrollü darbeden bahsediliyor, yazıklar olsun, başka ne diyeceğiz? Söyleyecek fazla söz herhalde gerek yok.”

    İnsansız hava aracı olarak ifade edilen ’drone’un motor arızası nedeniyle bir vatandaşların üzerine düşmesi üzerine vatandaşlara sağlık ekipleri anında müdahale etti. Erdoğan, bunun üzerine, “Sağlıkçılar süratle oraya intikal etsinler bakalım” dedi.

    MHP Lideri Bahçeli törendeydi

    TBMM’deki törenlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yanı sıra TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Binali Yıldırım, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, milletvekilleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. İstiklal Marşı ve Kuran’ı Kerim tilavetiyle başlayan törenlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Meclis Başkanı Kahraman konuşma yaptı. Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez, törenlerde şehitler için vatandaşlarla birlikte dua etti. Eski Başbakan Tansu Çiller de törende yer alan isimlerden oldu. Çok sayıda yabancı basın mensubu da Meclis’teki törenlere katılım gösterdi.

    HDP ve CHP törenlerde yer almadı

    Protokol konuşmalarının iptal edilmesi nedeniyle törenlere katılmayacağını açıklayan CHP, törenlerde yer almadı. HDP ise ’Eş başkanlarımız olmadığı için katılmıyoruz’ gerekçesini öne sürerek törenlere katılmadı.

    Vatandaşlar, ellerinde Türk bayrakları ile Meclis’e akın etti. Törende video maping sistemi ile darbe günüyle ilgili görüntüler ekrana getirildi.

  • Sosyal medyanın gündemine oturan olay tramvay kamerasında

    İzmir’in Karşıyaka ilçesinde, tramvay hattı üzerindeki çimlerde namaz kılan vatandaş sosyal medyanın gündemine otururken, yaşananlar tramvayın güvenlik kameraları tarafından görüntülendi. Vatman Aysu Tuna ise, “Namaz kıldığını anladığım için selektör yapmadım, korna çalmadım, rahatsız olmasın diye” dedi.

    Karşıyaka ilçesinde seferlerine bir süre önce başlayan tramvay hattında yaşanan olay günün en çok konuşulanları arasına girdi. Akşam saatlerinde bir minibüs sürücüsü, namaz vaktini kaçırmamak için aracını tramvay hattının yanına park edip, Yalı Caddesi üzerindeki rayların hemen yanında namaza durdu. Bu sırada seferini yapan vatman Aysu Tuna (27), namaz kılan kişiyi fark edince şaşırdı. Kadın vatman, hemen tramvayı durdurarak vatandaşın namazının bitmesini bekledi. Tüm bu yaşananlar, o sırada olayı tesadüfen gören bir vatandaşın cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Bu görüntüler ise sosyal medyanın gündemine oturdu. Çok sayıda kişi görüntüleri paylaşarak milyonlarca kişiye ulaştırdı.

    Tramvayın güvenlik kamerasına da yansıdı

    Öte yandan, tüm yaşananlar tramvayın güvenlik kameraları tarafından da saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde namaz kılan kişiyi gören Aysu Tuna tramvayı durduruyor. Kadın vatman, ardından da anons geçerek durumu merkeze bildiriyor. 3 yıldır vatmanlık yapan Tuna, her zaman karşısına çıkmayacak böyle bir olayı cep telefonuna da kaydediyor. Tramvay içerisindeki yolcular da namaz kılan vatandaş karşısında şaşkınlığını gizleyemiyor. Görüntülerde, namaz kılan vatandaşın selam vermesinin ardından tramvayın hareket ettiği görülüyor.

    “Hiç kimse olumsuz bir tepki vermedi”

    Vatman Aysu Tuna, tramvayda yaşananları İhlas Haber Ajansı’na (İHA) anlattı. Tuna, “Olay akşam saatlerinde meydana geldi. Namaz kıldığını fark ettim, yavaşladım. Güvenli bir mesafede durdum, namaz kıldığını anladığım için selektör yapmadım, korna çalmadım rahatsız olmasın diye. Tramvay durunca içerideki yolcular şaşırdı. Camdan ne olduğuna baktılar herkes cep telefonuna çekti. Yolculardan hiç kimse olumsuz bir tepki vermedi” dedi.

    “Normalde korna ve selektörle uyarmamız gerekiyor”

    Tuna, şöyle devam etti:

    “Normalde kurallara göre, raylar üzerinde bir engel gördüğümüz anda trafik kontrol merkezine haber verip korna ve selektörle uyarmamız gerekiyor. İnisiyatif kullandım. Bu hareketle, İzmir’in hoşgörülü ve bütün dini inançlara saygılı bir kent olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Adam da doğru şeyi yanlış yerde yaptığının farkına vardı. Namazını aceleyle kıldı ve teşekkür ederek oradan ayrıldı.”