Etiket: Gündemi

  • AK Partili Şahin Gündemi Değerlendirdi

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, 12 Azerbaycan askerinin öldürülmesiyle ilgili olarak, “Biz Türkiye olarak Azerbaycan topraklarının Ermenistan tarafından işgal edildiğini biliyoruz ve Azerbaycan’ın yanındayız. Ama bir savaşta temenni etmeyiz Türkiye olarak” dedi.

    Karabük’te temaslarda bulunan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, gazetecilerin gündeme dair sorularını cevapladı. Şahin, 12 Azerbaycan askerinin Ermeni askerlerince öldürülmesi ile ilgili soru üzerine Türkiye olarak Azerbaycan’ın yanında olduklarını söyleyerek, “Dağlık Karabağ konusu uzun yıllardır o bölgede kangren haline gelmiş bir sorundur. O topraklar Azerbaycan topraklarıydı ve Ermeniler tarafından işgal edildi. Burada bir barışın temin edilmesi ile ilgili üçlü bir inisiyatif var uluslararası. Bu inisiyatifin devreye girerek işgal edilmiş olan toprakların Azerbaycan’a verilmesi sonucunu doğuracak olan bir barış planını hazırlayarak, bunu taraflara kabul ettirmeleri, orada meydana gelen bu sıcak çatışmaları engeller. Memnuniyetle öğrendim ki Azerbaycan tarafı ateşkes ilan etmiş ama Ermenistan tarafı savaşa devam ediyor. Dünyanın hiçbir bölgesinde sorunların silah yoluyla çözülmesi taraftarı değiliz. Burada da konuya silah kullanılmadan, insanlar ölmeden bir çözüm bulunmasını arzu ederiz. Ancak biz Türkiye olarak Azerbaycan topraklarının Ermenistan tarafından işgal edildiğini biliyoruz ve Azerbaycan’ın yanındayız. Ama bir savaşta temenni etmeyiz Türkiye olarak” dedi.

    KKTC’de Ulusal Birlik Partisi’nin koalisyondan ayrılarak hükümetin düşmesini de değerlendiren Şahin, “Bizim yavru vatan olarak değerlendirdiğimiz KKTC’de bir hükümet sorunu çıkmış olmasından üzüntü duyduk. Siyasi partiler yeniden bir durum değerlendirmesi yapacaklardır. Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hükümetsiz kalmaması, yeni bir hükümetin kurulması ve güvenoyu alarak Kıbrıs halkına hizmet etmesini arzu ederiz. Bizim Türkiye olarak kendilerine tavsiyemiz soğukkanlılıkla hareket ederek KKTC’nin menfaatin, parti menfaatinden daha üstün tutarak konuya yaklaşmalarını bekleriz ve tavsiye ederiz ve arzu ederiz. Bu hükümet sorunu yakında iyi niyet hakim olarak çözülür” ifadesini kullandı.

    Türkiye’nin şuanda sadece bölücü terör örgütü ile mücadele etmediğini, terör örgütleriyle mücadele ettiğini kaydeden Şahin şunları söyledi:

    “Başta DEAŞ, PKK olmak üzere paralel yapı dediğimiz örgütte Türkiye’ye karşı PKK ile işbirliği içinde. O bakımda böyle bir yapıya geçmişte çok iyi niyetle girmiş içersinde yer almış vatandaşlarımızın bütün bu gelişmeleri yakinen değerlendirmelerini istiyorum. Bende geçmişte bu yapının sadece eğitim alanı ile ilgili faaliyetlerde bulunduğunu düşünerek kendilerine yakın durmuştuk. Ama sonradan anlaşıldı ki, İslam dinini kullanarak farklı amaçlara ulaşmak için meydana getirilmiş bir yapıdır. Tamamen yurt dışından yönetilmektedir. Bu örgütün lideri ABD’dedir ve maalesef Türkiye’yi sevmeyen oradaki bir takım çevrelerle işbirliği halindedirler. Neocanlar dediğimiz ABD’ki güçlü bir lobi ile işbirliği yapmaktadırlar. Artık her şeyleri ortaya dökülmüştür. Bu yapının Türkiye’nin gelişmesine zarar vermemesi ile ilgili alınması gereken her türlü tedbir Emniyet ve Yargı tarafından alınmıştır. Milli Güvenlik kurlu bu örgütü legal görünümlü illegal örgüt olarak tanımıştır ve tanımlamıştır. Her türlü Türkiye’ye zarar vermeye çalışan örgütle mücadele edildiği gibi bu örgütle de mücadeleye devam edilecektir. Türkiye’nin bekası için bu son derece önemlidir.”

    Şahin, Kurtuluş Mahallesi’nde bir kahvede bugün oynanan Boluspor-Karabükspor maçını da vatandaşlara birlikte izleyip yerinde adeta hop hop kalktı. Şahin, maçın ardından gazetecilere Bolu karşısında Karabükspor’un 3 puanla dönmesinin sevindirici olduğunu söyledi.

  • (Özel Haber) Arınç, Gündemi İHA’ya Değerlendirdi

    Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Doğu ve Güneydoğu’da şuanda yapılanın teröristle mücadele olduğunu belirterek, bir şehrin tamamen teröristlerden temizlenmesinin terörün bittiği anlamına gelmediğini söyledi.

    Bülent Arınç, Bursa’dan Eşi Münevver Arınç’la birlikte Ankara’ya giderken Eskişehir bir restoranda mola vererek yemek yedi. Arınç, restoran çıkışında Brüksel’de meydana gelen patlamayı ve son günlerde yaşanan terör olaylarını İhlas Haber Ajansı’na (İHA) değerlendirdi. Arınç, son olarak Brüksel’de hem havalimanında hem de metroda yaşanan ağır büyük terör olayından fevkalade üzgün olduklarını bildirdi.

    Terörün hemen hemen bütün dünyanın derdi haline geldiğini aktaran Arınç, “Sadece Türkiye’nin, Ortadoğu’nun, Avrupa’nın değil, dünya bütün kıtalarıyla hemen hemen küresel terör tehdidi altında ve bu teröre karşı ne Belçika, ne Türkiye tek başına bir şey yapabilir. Önemli olan teröre karşı ortak bir mücadele gerçekleştirmektir. Terörün tanımından başlayarak ona karşı yapılacak mücadeleyi en akılcı yöntemlerle icra etmek durumundayız” dedi.

    “METROPOLLERDE YAŞANAN SON TERÖR OLAYLARI KORKU VE PANİK ÜRETMEK İÇİN YAPILIYOR”

    Arınç, son terör olaylarının korku ve panik üretmek için yapıldığına dikkat çekerek, “Türkiye’de Ankara’da, İstanbul’da özellikle büyük metropollerde yaşanan son terör olayları hem korku ve panik üretmek için, hem de masum insanların kanını dökmek için yapılıyor. Bunları yapanları Allah kahretsin. Şüphesiz bizlerde, hükümet olarak aynı zamanda bireysel yapacağımız, alacağımız tedbirlerle bunları önlemek mecburiyetindeyiz. Bazen önlemek mümkün olmayabilir. O zaman da zararı asgariye indirebilecek tedbirler almalıyız” diye konuştu.

    “TERÖR ÖRGÜTLERİNİ ÇÖZMEK, PARÇALAMAK, GÜCÜNÜ ASGARİYE İNDİRMEK MECBURİYETİNDEYİZ”

    “Küresel terör olma konusunda bir hayli deneyim kazanmış olan bu terör örgütlerini çözmek, parçalamak, gücünü asgariye indirmek, minimize etmek mecburiyetindeyiz” diyen Arınç, şöyle devam etti:

    “Hükümetimiz, görebildiğim kadarıyla elinden geleni yapıyor. Ama en azından istihbarat noktasında ve alınabilecek ortak tedbirleri icra etmek konusunda ülkeler arasında çok iyi işbirliğinin yapılması lazım. En son Brüksel’de yapılanların herhalde DAEŞ örgütüyle ilişkili olduğu söyleniyor. Daha evvel Fransa’daki olayların bir sanığı da Abdüsselam da yakalanmıştı. DAEŞ’i ortaya çıkaran sebepleri, El Kaide’yi ortaya çıkaran sebepleri ve isimleri artık herkes tarafından bilinen ve küresel terör olma konusunda bir hayli deneyim kazanmış olan bu terör örgütlerini çözmek, parçalamak, gücünü asgariye indirmek, minimize etmek mecburiyetindeyiz. Yoksa diyelim ki Ankara’nın Genelkurmay’a, Başbakanlığa, Meclis’e en yakın yerinde terör eylemi yapan, bombaları patlatanlar aslında şu mesajı veriyorlar; ‘Artık Ankara’da hiçbir yer güvenli değildir, madem ki bu işin kalbinde bile biz eylem yapabiliyoruz ve hiç kimse de kendisini güvenli görmesin.’ Tabi terörün amacı bu olabilir ama bize düşen de, terörün bu amacını engellemek için bütün tedbirleri almaktır. Dilerim Brüksel’deki acı olaylar son olsun. Dünyada masum insanların, kadınıyla, erkeğiyle, yolcusuyla, yemek yiyeniyle, eşiyle, nişanlısıyla, bir arada oturanıyla bu tür tehlikelerden bir an evvel kurtulsunlar.”

    “ŞUANDA YAPTIĞIMIZ TERÖRİSTLE MÜCADELEDİR”

    Arınç, şuanda yapılanın teröristle mücadele olduğunu ve bir şehrin teröristlerden temizlenmesi demenin terörün bittiği anlamına gelmeyeceğini anlatarak, “Bir açıdan teröristle mücadele kolay. Yani teröristi hedef alırsınız, ona karşı mücadele yöntemlerini bilirsiniz. Bugün Güneydoğu’da yapılan, bir kazada bir şehirde belli yerlerde mevzilenmiş, kendisini ağır silahlarla koruma altına almış ama devlet güçleriyle veya güvenlik görevlileriyle çarpışan, çatışan hatta ölümü hiçe sayan teröristlerle mücadele edersiniz ve bunda başarıya ulaşırsınız. Sur’da, Silopi’de, Cizre’de olduğu gibi. Artık bu şehir teröristlerden temizlendi dersiniz. Ama zor olan terörle mücadele edebilmek ve terör olgusunu yenebilmektir. Terörist biter veya bittiğini bugün görürsünüz ama terör eğer sebepleri ve sonuçlarıyla iyi bir mücadeleyle minimize edilmezse her zaman can yakmaya devam eder. Bizim şuanda yaptığımız teröristle mücadeledir. Yoksa bir şehri tamamen teröristlerden temizlendikten sonra teröre de bitti diyemiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “UMARIM Kİ BUNDAN SONRA HÜKÜMETİMİZ DAHA AKILCI YÖNTEMLERLE TERÖRÜ BİTİREBİLMEK İÇİN ÇARELER DÜŞÜNÜYORDUR”

    Çözüm sürecini, terör örgütünün yaptığı planların başarısız kıldığını da kaydeden Arınç, şöyle konuştu:

    “O yüzden terörü bitirebilmek için siyasi ve toplumsal tedbirler almaktır. Bizim Türkiye’de çözüm süreci içerisinde yapmaya çalıştığımız buydu. Ama terör örgütünün maalesef bu konuda ülkemize karşı yaptığı planlar, projeler terörü bu şekilde siyasi amaçlarla bitirme noktasında bizi başarısız kıldı. Umarım ki bundan sonra hükümetimiz daha akılcı yöntemlerle terörü bitirebilmek için çareler düşünüyordur ve düşünecektir.”

    Öte yandan Bülent Arınç ve eşi Münevver Arınç, yollarına devam etmeden önce restoran önünde bekleyen vatandaşlarla fotoğraf çektirerek, bir süre sohbet etti.

  • BTSO Tekstil Sektöründe Gündemi Belirliyor

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), kamu alımlarında fonksiyonel ve teknik tekstil ürünlerinde yerlilik oranının arttırılması için çalışmalarını hızlandırdı.

    BTSO’nun sektörlerin geleceğine yön veren konsey toplantıları tüm hızıyla sürüyor. BTSO’nun 18 sektör konseyinden birisi olan Tekstil ve Hazır Giyim Konseyi gerçekleştirdiği toplantısında sektöre ilişkin konuları masaya yatırdı.

    Toplantıya, BTSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili İsmail Kuş, Uludağ Üniversitesi (UÜ) Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, BTSO Tekstil Hazır Giyim Sektör Konseyi Başkanı Mustafa Taşdelen ve firma temsilcileri katıldı. Programda ayrıca Kocaeli Sanayi Odası’nı temsilen tekstil sektörüne dönük firmaların yer aldığı 5. Meslek Komitesi’nin üyeleri de yer aldı.

    Tekstil sektörünün Türkiye ekonomisinde büyük bir güce sahip olduğunu kaydeden BTSO Yönetim Kurulu Başkan Vekili İsmail Kuş, konseyler aracılığıyla sektörlerin önünü açan çalışmalar gerçekleştirildiğini söyledi. İş dünyasından gelen talep doğrultusunda Ur-Ge Projesi’ni hayata geçirdiklerini de anlatan İsmail Kuş, Türkiye’de bir ilk olan Tekstil ve Teknik Tekstil Mükemmeliyet Merkezi’nin de sektöre büyük değer kattığını vurguladı.

    Toplantıda ilk olarak ‘Kamu Alımlarında Yerli Üretim Tekstil Ürünlerinin Kapsam Dışında Kalması’ konusu hakkında fikir alışverişinde bulunuldu. İsmail Kuş, ‘Kamu Alımlarında ilgili Kanun Kapsamında Fiyat Avantajı Sağlanması Zorunlu Olan Ürün Listesi’ne teknik tekstil ürünlerinin de dahil edilmesi hususunda ön araştırma raporu hazırlayacaklarını söyledi. İsmail Kuş, “Farklı şehirlerdeki ticaret ve sanayi odaları da yerli üretimin kamu alımlarında payının artması için adımlar atmalıdır. Sektörümüzde orta ve ileri teknoloji üretimin payı gittikçe artıyor. BTSO olarak bu konuda güzel projelerimiz var. Mevcut inşaatı devam eden mükemmeliyet merkezimizin de hedeflerinde bu konu var. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na özet halinde sunacağımız bu rapor ile bu konunun çözülmesine yardımcı olacağımızı umuyoruz” diye konuştu.

    TEKNİK TEKSTİLDE PAYIMIZI ARTIRMALIYIZ

    Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Ulcay, sektörün mevcut üretim yapısını orta ve ileri teknolojiye hızlı bir şekilde entegre etmesi gerektiğine işaret etti. Sektöre ilişkin sorunların lobi faaliyetleri ile hızlı bir şekilde çözülebileceğini anlatan Ulcay, “Ülke olarak tekstilde üst sıralara çıkmak istiyorsak, klasik tekstilden çıkıp orta ve ileri teknoloji ürünlere geçişe daha fazla önem vermeliyiz. Bursa’ya kazandırılacak olan Tekstil ve Teknik Tekstil Mükemmeliyet Merkezi bu konuda farkındalık oluşturacak bir merkez olacaktır. Bizler de Uludağ Üniversitesi olarak tekstilin geleceği adına hazırlanan çalışmalara her türlü akademik desteği vermeye hazırız”” diye konuştu.

    BTSO Tekstil ve Hazır Giyim Konseyi Başkanı Mustafa Taşdelen, ülke ekonomisinin büyümesinde büyük katkı sağlayan tekstil sektörünün temsilcileri olarak konseyler vasıtasıyla gündem belirleyen çalışmalara bundan sonra da devam edeceklerini kaydetti. Kocaeli Sanayi Odası 5. Meslek Komitesi Başkanı Ali Çalışkan, toplantı ile Bursa’da tekstil alanında yapılan çalışmaları yakından görme imkanı yakaladıklarını söyledi. Kamu alımlarında tekstil ürünlerinin payının artması için destek verebileceklerini de söyleyen Çalışkan, toplantının sektörün geleceğine yönelik büyük katkı sunduğunu söyledi. Toplantının sonunda ayrıca Kocaeli Sanayi Odası Meclis Üyesi Kadir Decdeli, Sanal Fuar uygulaması hakkında da sunum gerçekleştirdi.

  • Ceylanpınar’da Spor Gündemi

    Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde değişik liglerde mücadale eden spor kulüpleri geçtiğimiz hafta oynadıkları maçlarda değişik sonuçlar alındı.

    Geçtiğimiz hafta DSİ Sporla karşılaşan Ceylanpınar Belediye Spor futbol takımı rakip takımı 3-0 yenmeyi başarırken, Ceylanpınar Belediyesi Bedensel Engelliler Baketbol takımı İstanbul Bağcılar Bedensel Engelliler basketbol takımına 72-46 yenildi. 015/16 Şanlıurfa Bahattin Canbeyli Süper Amatör grubunda 16. haftada Ceylanpınar Belediye Spor ile DSi Spor karşı karşıya geldi. Şanlıurfa Arena 1 Stadyumunda oynanan maçta ilk yarı Kerim Kılıç’ın golüyle 1-0 tamamlandı. İkinci yarının başlamasıyla birlikte rakip takıma baskı yapan Ceylanpınar Belediyespor Musa’nın golüyle skoru 2-0 yaptı. Baskısını artırarak rakip takıma geçit vermeyen Ceylanpınar Belediye Spor Kerim Kılıç’ın muhteşem golüyle skoru 3-0 getirdi. Maçın kalan bölümünde başka gol olmayınca maç 3-0 sona erdi. Bu skorla puanını 18’e çıkaran ekibimiz 8.sırada yer aldı.

    Pazar günü evinde Saat 14:00’de Siverek Gücü ile karşılaşacak olan Ceylanpınar Belediye Spor Salı günü yapacağı antrenmanla hazırlıklarına başlarken, Bedensel Engelliler Basketbol Takımı ise bu hafta Cumartesi günü saat 12.00’de kendi evinde Çanakkale Boğaz Gücü Bedensel Engelliler Basketbol Takımı ile karşılaşacak.

  • AK Partili İnceöz Gündemi Değerlendirdi

    AK Parti Grup Başkanvekili, AK Parti Aksaray Milletvekili İlknur İnceöz, terör örgütü PKK ile yoğun bir mücadele verdiklerini belirterek, “Türkiye’yi kimsenin ameliyat etmesine müsaade etmeyeceğiz” dedi.

    Aksaray sokaklarında esnafı ziyaret ederek sorunlarını dinleyen AK Parti Grup Başkanvekili İnceöz, burada basın mensuplarına yaptığı açıklamada terörle mücadeleyi anlattı.

    Türkiye’de terörle mücadelenin dün veya 10 yıl önce başlamadığına dikkat çeken İnceöz, şöyle konuştu: “HDP, yoğun bir şekilde meclisi kilitleme gayreti içerisinde. Bugün HDP vekillerinin o bölgeden seçilip gelmiş olan milletvekillerinin aynı bölgelerde bizimle birlikte milletvekillerimiz var. Bunlar sadece terörün sözcülüğünü yapmak, parlamento kürsüsünü, milletimizin kürsüsünü, terörün sözcülüğünü yapmak adına kullanmakta. Bu konuda böyle yasal faaliyetleri yaparken bununla ilgili de çok ciddi mücadele ediyoruz. Bu sadece parlamentoda verdiğimiz mücadele. Bununla beraber biliyorsunuz 20 Temmuz’dan itibaren ülkemizde terör eylemlerinin artırılması, hükümetin kurulamamasını fırsat bilen şer güçlerin, şer ittifakın inanılmaz şekilde Türkiye üzerinde oynadıkları oyuna, işbirliğine de hep beraber tanıklık ediyoruz. Ama biz o süreçte de şunu bahane etmedik. Hükümet kuruldu mu kurulmadı mı, seçim hükümeti mi demeden terörle mücadele konusunda 20 Temmuz’dan itibaren almış olduğumuz kararları haklı bir şekilde yerine getirmekte ve sonuna kadar da bu mücadeleyi sürdürme kararlılığındayız.”

    Doğu ve güneydoğuda, bugün sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı ilçelerimizde polisimizin, askerimizin, kararlılıkla sürdürmüş olduğu mücadelede yanlarında olduğunu belirten İnceöz, sözlerine şöyle devam etti:

    “Yine canlarını siper edip oradaki sivil vatandaşlarımızın can kaybını engellemek adına kendi canını ortaya koyup bu mücadelede, terörle mücadele konusunda şehit olan tüm kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Asker ve jandarmamıza, sivil halkımıza dualarımızla buradan gönülden destek olduğumuzu söylemek istiyorum. Bugün orada ciddi bir mücadele sürdürülmekte. Bugün mücadelenin uzun sürmesinin bir tek sebebi var. Orada sokağa çıkma yasaklarının konulmasının bir tek nedeni var. Sivil vatandaş kayıplarının en aza indirgenmesi. Tabii ki gönül arzu eder ki sıfır olsun. Ama bugün orada HDP milletvekillerinin gelip mecliste söyledikleri şeylerin hiç birisi gerçeği yansıtmamaktadır. Orada ne askerimiz, ne polisimiz hiçbir şekilde bu mücadele sürerken sivil vatandaşlarımızın can kaybı olmasın diye kendi canlarını ortaya koyup, bedenlerini sivil vatandaşlarımıza kalkan yaparak ilmik ilmik bu mücadeleyi veriyorlar. Bugün orada açılan hendekler, hendek demiyoruz, tekrar söylüyorum, çukurlar aslında ülkeye ne vaat ettiklerini gösteriyor. Biz buna asla müsaade etmeyeceğiz. Doğu ve güneydoğuda Aksaray gibi, Ankara gibi, batıdaki illerimiz gibi, ilçelerimiz gibi, oradaki vatandaşlarımız hak ve özgürlüklerini kullanma noktasında buralarla aynı olana kadar bu mücadele kararlılıkla sürecek.”

    TERÖRÜN HEDEFİNDE İNSANLIK VARDIR

    İnceöz, burada tüm insanların dilinin çok önemli olduğunu belirterek, şunları söyledi:

    “Bir taraftan parlamentoda sürdürmüş olduğumuz mücadele. Neredeyse kıran kırana bir mücadele sürdürüyoruz. Bir taraftan sahada askerimizin, polisimizin sürdürdüğü mücadele ama bir taraftan da geçen hafta bizlerin de katıldığı doğu ve güneydoğu milletvekillerimizle gerçekleştirdiğimiz, ondan önceki gün Sayın Başbakanımızın doğu ve güneydoğudaki STK temsilcilerimizle, kanaat önderleriyle gerçekleştirmiş oldukları toplantılarda oradaki vatandaşımızla birlikte bir yol haritası belirleyebilmek, önümüzdeki süreçte nasıl bir yol izleyeceğimizin alt yapı çalışmalarıdır ki, bugün Mardin’de açıklanacak olan 100 maddelik eylem planı önümüzde. Aşağı yukarı 300 maddelik bir eylem planından bahsediyorum ama bir kısmı bugün açıklanacak. Bu yol haritası ile beraber de oradaki halkımızla beraber bu mücadele de sonuna kadar kararlı bir şekilde gideceğiz. Ta ki, terör örgütü mensupları silahlarını bırakana kadar. Silahlarını betona gömene kadar, silahlı unsurlar bu ülkeyi terk edene kadar. Bu ülke terörle mücadeleye dün başlamış değil. 10 yıl önce de bu mücadele başlamış değil.”

    Kırk yıldır Türkiye’nin bir terör sorunu olduğunu belirten İnceöz, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bakın sadece terör sorunu vardır. Mücadele terörledir. Yani, Kürdün, Türkün, din, dil, ırk, mezhep gözetmeksizin kardeş olduğu ve kardeşlik hukukunun her geçen gün perçinlendiği bir ülkede, 780 bin kilometrekarede Türkiye’yi böldürtmeyeceğiz. Bugün terör örgütü PKK, KCK, YPG, hangi yapılanma olursa olsun DEAŞ da dahil her birisi terör örgütüdür. Her birinin hedefinde insanlık vardır. PKK ve türevleri terör örgütünün hedefinde de Türkiye vardır. Türkiye’yi bölebilme gayesi, Türk ve Kürt arasında bir kavga çıkarabilme gayesi içerisindedir. Açılan o çukurlarda bunun içindir. Biz ne çukur siyasetine, ne çukur terörüne, ne de teröre asla müsaade etmeyeceğiz. Bu mücadelemiz her alanda da kararlılıkla sürecek arkadaşlar. Burada her birimizin dili çok önemli. Dilimiz birleştirici ve kardeşlik dili olmalı. Bunun gayreti içerisindeyiz. Ülkemizi Sayın Cumhurbaşkanımızın başbakanlık döneminde de, bugün de söylediği gibi, bu ülke üzerinde, bu topraklar üzerinde neye mal olursa olsun kimsenin ameliyat yapmasına asla ve kat’a müsaade etmeyeceğiz.”