Etiket: Gündemi

  • Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Gündemi Değerlendirdi

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Suriye’de ABD ile ortak operasyonun masada olduğunu ancak henüz kesin karar alınmadığını belirtti. Suriye’de oyun içinde oyun oynandığını kaydeden Kurtulmuş, “Matruşka gibi oyun içinden oyun çıkıyor. Türkiye, bu oyun içinde oyunlardan son derece rahatsız” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.

    Suriye’de oyun içinde oyun oynandığını belirten Kurtulmuş, “Ve her ’tamam bu bir oyundur’ dediğinizde, tam bir matruşka gibi içinden başka bir kutu çıkıyor. Türkiye’nin bu oyun içinde oyunlardan son derece rahatsız olduğunu bir kere daha ifade etmek isterim. Türkiye bundan sonra hele hele Kilis’in bombalandığı, Gaziantep havalimanına roketin atıldığı bir ortamda Türkiye tabii ki bu anlamda bundan sonraki gelişmelere seyirci kalması mümkün değil. Böyle bir teklifin masada olduğunu biliyoruz. Hacette çok zor durumda kalınırsa, IŞİD’e karşı bir ortak mücadele yapılabilir, Türkiye’nin sınır güvenliğinin korunması için. Şartlara göre bakacağız. Bu bir teklif olarak masada duruyor. Verilmiş bir karar var ve bunun uygulamasını konuşmuyoruz; böyle bir ihtimalden bahsediyoruz. Bunu bugünden yarına, ’yarın sabah bunu yapıyoruz’ manasını görmemek lazım. Orada asıl olan Türkiye’nin kendi güvenliği. Bıçağın kemiğe dayandığı nokta olarak bunu görmek lazım. Burada Türkiye hiçbir şekilde maceracı şekilde davranmaz. Konuyla ilgili, bütün endişelerimiz ve hassasiyetlerimizi sürekli koalisyon güçleriyle paylaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Suriye’deki Amerikan askerlerinin ’YPG armalı kamuflaj’ giymesine ilişkin değerlendirmede bulunan Kurtulmuş, “ABD’nin de vereceği bir karar var. Türkiye gibi uzun yıllardan NATO kapsamında müttefik olduğu bir ülkeyle mi ittifakını sürdürecek yoksa Türkiye’ye karşı olduğu bilinen güçlerle mi, güçlerle yeni ittifaklar mı geliştirecek? YPG üniforması ya da arması taşıyan Amerikan askerleri çok açık şekilde orada YPG ile bir ittifak ilişkisi içinde” diye konuştu.

    MGK’nın, Paralel Yapı’yı ’terör örgütü’ olarak nitelediği tavsiye kararının ardından hükümetin atacağı adımları değerlendiren Kurtulmuş, “Sadece STK görünümlü bir illegal yapıyla değil, bizatihi teröre bulaşmış olan, terör örgütü olarak tanımlanmış olan bir örgütle mücadele ediyoruz. Dolayısıyla bu mücadele daha titiz, daha dikkatli sürdürülecektir” dedi.

    Kurtulmuş, Bakanlar Kurulu’nun bu tavsiye kararının hem kabulü hem de uygulamasına ilişkin bazı adımlar atacağını belirterek, “İyi çalışılıp ne gerekiyorsa bütün yasal alt zemin hazırlanarak, bu terör örgütüyle etkin bir mücadele sürdürülecek. MGK kararında terör örgütü ifadesinin yer alması, mahkemelerin de çok daha rahat bir şekilde karar vermesini de hızlandıracak bir süreçtir” şeklinde konuştu.

    TERÖRLE MÜCADELE

    Terörle mücadele konusuna değinen Kurtulmuş, en büyük kazanımlardan birinin, bölge halkının terör örgütüne destek vermemesi olduğunu belirtti. Kurtulmuş, “Ümit ediyoruz ki, terör örgütü nihayetinde bir sona gelecek, teslim olacak. Ya teslim olacak ya da sonuna kadar mücadele edilerek terör örgütü hareketsiz hale getirilecek” dedi.

    Kurtulmuş, Sur, Silopi, Cizre, Yüksekova ve Nusaybin’de operasyonlarda son noktaya gelindiğini vurgulayarak, “Ne kadar ağır bir tablo olursa olsun, terörle mücadele nihayetinde bir parantezdir, bu kapatılacak” dedi.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, bazı yüksek yargı organlarının başkanlarıyla aynı programda bulunması üzerinden başlatılan polemiğe tepki gösteren Kurtulmuş, Anayasa’nın 104’üncü maddesini hatırlattı. Geçmişte de bu tür görüntülerin olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, “Cumhurbaşkanlarının, başbakanların olduğu toplantılara katılan çok sayıda yüksek yargı mensubunun olduğunu biliyoruz. Bu yargıya müdahale değildir, yargının da cumhurbaşkanından emir aldığı anlamına gelmez” dedi.

    YENİ ANAYASA VE BAŞKANLIK SİSTEMİ

    Yeni Anayasa ve başkanlık konusundaki toplumsal talebe değinen Kurtulmuş, “İlanihaye anayasa meselesini tartışmayız, o anlamda hem toplumsal talebin, duyarlılığın artırılması hem de bir an evvel anayasayla ilgili gelişmelerin tekliflerin parlamentoya getirilmesini, ümit ederiz ki en kısa sürede sağlarız” dedi.

    Ana tercihlerinin ’Başkanlık’ olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, “Anayasa teklifimiz son şekle doğru geliyor. Bununla ilgili sadece kamuoyunun ne düşündüğü ötesinde, parlamentoda da bunun zemininin oluşması lazım. Nihayetinde dokunulmazlıkların kaldırılmasında da gördük, milletvekilleri bağımsız olarak grup kararı olmaksızın oy verecekler. 367’yi bulacağımıza inandığımız zaman parlamentoya gelir bu. Bulamazsak 330’u bulursak, millete gider dolayısıyla bir süreç işler” diye konuştu.

    Kurtulmuş, konuşmasında şunları kaydetti: “Eğer burada böyle bir süreç olmayacağı görülürse belki o zaman partili cumhurbaşkanlığı gündeme gelebilir. Şu gün, şu ay getiririz demiyorum ama en kısa zamanda anayasa değişikliği konusunda adım atarız derken, zamanlamayı MHP’nin kongre süreciyle ilişkilendirenlere ’Hiçbir ilgisi yok.”

    Erken seçim tartışmalarına ilişkin konuşan Kurtulmuş, “Prensip olarak erken seçimin gündeme getirilmesini doğru bulmayız. Bu siyaseten de doğru değildir, demokratik olarak da şık bir tavır değildir” dedi.

  • Eib’in Gündemi Dış Ticarette Teknik Engeller

    Ekonomi Bakanlığı Ürün Güvenliği Genel Müdürü Dr. Mehmet Karabay, Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) tarafından düzenlenen Ticarette Teknik Engeller ve Çözüm Yolları Seminerinde konuştu. Karabay,

    küresel dünyada, küresel ticarette gümrük tarifelerinin etkisini kaybettiğini, ülkelerin kendi üreticilerini korumak adına ürün güvenliğini esas alan engeller koymaya başladıklarını söyledi.

    İhracatçı firmaların hedef pazarlarında yaşadıkları sorunlar ve çözüm yollarına ilişkin bilgilendirmede bulunmak amacıyla EİB tarafından Ticarette Teknik Engeller ve Çözüm Yolları Semineri düzenlendi. Seminerde konuşan Ekonomi Bakanlığı Ürün Güvenliği Genel Müdürü Dr. Mehmet Karabay, küresel dünyada, küresel ticarette gümrük tarifelerinin etkisini kaybettiğini, ülkelerin kendi üreticilerini korumak adına ürün güvenliğini esas alan engel koymaya başladıklarını kaydetti.

    “YENİ NORMLAR ORTAYA ÇIKARILACAK”

    Son 20 yılda ülkelerin kendi işbirliklerini kurduklarına işaret eden Karabay, “Transatlantik Ticaret ve Yatırım ortaklığı, Trans Pasifik ortaklığı bunlara örnek. Amerika Birleşik Devletleri ile Avrupa Birliği arasında kurulan Transatlantik Ticaret ve Yatırım ortaklığı dünya ticaretinin yüzde 46’sına sahip. Bunların amacı liberalizasyonu kendi aralarında kurmak. En çok üzerinde durulan ürün güvenliği standartları. Ekonomide oyun kurucular tarafından ürünlerle ilgili yeni norm ortaya çıkarılacak. Uygun standartta üretim ve bunun belgelenmesi gerekecek” diye konuştu.

    EKSTRA MALİYETLER

    “Teknik engelleri tarife gibi ölçsek ne çıkar diye bir simülasyon yapıyoruz” diyen Karabay, şöyle devam etti: “Hazır giyim sektöründe yüzde 50, gıda sektöründe yüzde 40, birçok sektörde yüzde 40 civarında ekstra maliyetler çıkıyor.”

    İLETİŞİME GEÇME ÇAĞRISI

    Karabay, “Ticarette teknik engellerin ülkeler ve ürünler pazarında anlatıldığı www.teknikengel.gov.tr isimli bir internet sitesini Ekonomi Bakanlığı olarak 5 yıl önce hayata geçirdiklerini” anlattı. İhracatçılara bu internet sitesini aktif olarak kullanmaları ve pazarda kural dışı bir engelle karşılaşmaları halinde Ekonomi Bakanlığı ile anında iletişime geçmeleri çağrısında bulunan Karabay, “Uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan haklar var. Ekonomi Bakanlığı olarak onları takip ediyoruz. Kural dışı engellerde ihracatçılarımıza her türlü desteği veriyoruz” dedi.

    “PAZAR ÇEŞİTLİLİĞİ ŞART”

    Malı üretip, müşteri bulmanın yetmediği bir süreçten geçildiğine vurgu yapan Karabay, yeni normlar geldiğini bunları takip etmek gerektiğini, ihracatta pazar çeşitliliğinin de şart olduğunu sözlerine ekledi.

    Ege İhracatçı Birliklerinde düzenlenen Ticarette Teknik Engeller ve Çözüm Yolları Seminerinde, Ekonomi Bakanlığı Daire Başkanları Aylin Bebekoğlu, Gökhan Örnek ve Dış Ticaret Uzmanları Ayşegül Demir ve Tahir Yeşilova, ticarette teknik engellerden ihracatçı firmaların olumsuz etkilenmemesi için atmaları gereken adımlarla ilgili sunum yaptı.

  • Dündar Ünlü Gündemi Değerlendirdi

    Ak Parti İl Başkanı Dündar Ünlü, gündemle ilgili basın toplantısı düzenledi.

    Eskişehir’in gündemini şehrimizin geç kalmış da olsa 1/25 bin’lik planlar ve Eskişehir’in geleceği konusu olduğunu söyleyen Ünlü, “1/25.000’lik planlar Aralık ayında İmar Komisyonuna havale edilmiştir. Öncelikle hatırlatmak isterim ki, bu çalışma İstanbul Teknik Üniversitesin den teknik bir ekibe yaklaşık 2 milyonluk bir bedel karşılığında emanet edilmiş olup eski iptal edilen planları da gözönüne alırsak yaklaşık 4-5 yıldır tartışılmaktadır. Şu an komisyona havale edilen planlar da 2,2.5 yıllık bir süreç içerisinde kendisine ihale eden Büyükşehir Belediyesi’nin başkanı bürokratları o dönemin meclis üyeleri ile görüş alışverişinde bulunulmuş, muhtemelen defalarca tartışılmıştır. Ve bu uzun süreç sonrasında planlar ortaya çıkmıştır. Planların Büyükşehir Belediye Meclisinden komisyona havale edilmesinin hemen ardından da planların biran önce komisyon tarafından meclise getirilmesi ve meclis den geçirilmesi ile ilgili bir algı çalışması başlatılmıştır” dedi.

    ONAYLAYICISI HATTA SORUMLULUK SAHİBİ OLMASI BEKLENMEKTEDİR

    “Eskişehir’in genelinin hayrına olacak, milletimizin onaylayacağı, Eskişehir halkının projesi olan her çalışmaya destek verecek, ancak aykırı bir tutum gördüğümüzde de karşısında durup takipçisi olacağız” diyen Ünlü, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu plan başladığı tarih ve takip ettiği süreç göz önüne alındığında, meclis çoğunluğunun ve başkanlığın aynı partide olduğu bir meclisten geçmesi uygun olurdu. Şimdiki durumda planı onaylaması beklenen çoğunluk partisi bu çalışmanın başından beri planın takipçisi ve hazırlatıcısı olmamıştır. Şimdi ise kendisinin hazırlamadığı, tam olarak detaylarına hakim olamayacağı bir planın onaylayıcısı hatta sorumluluk sahibi olması beklenmektedir. Havale edilen komisyon bile sürecin öncesinde bulunmamış, yaklaşık 5 yılda tasarlanan planı incelemek üzere görev almıştır. Hatırlarsanız bir önceki iptal edilen planlara yapılan itirazların cevaplandırılması o günkü imar komisyonu tarafından 3-4 ay da sonuçlandırılmıştı. Zaten Eskişehir’in 30 yıllık perspektifinin hazırlanacağı bu çalışmanın bir mutabakat içinde siyasal kaygılardan uzak şehrimize hizmet etme gayesiyle tamamlanması gerekmektedir.”

    DOĞACAK SIKINTILARI MİLLETİMİZE ANLATIRIZ

    “Planlarda 100 yıllık TÜLOMSAŞ ve Şeker Fabrikası kullanılamayacak sembolik üretim yapılan turizm alanları olacaktır” diyen Ünlü, “Bu fabrikaların bundan sonra üretim yapacakları alanlar planlar da görülmemektedir. Yine Tepebaşı bölgesinde hiç sanayi bölgesi olmayacak mevcut sanayi alanları da tarım arazisine dönüştürülecektir. Bu ve bunun gibi konular şehrimizin esnafından ev hanımına, sanayicisinden büyük tüccarına, fabrika işçisinden kamu yöneticisine kadar tüm hemşerilerimizi 30 yıldan fazla bağlayacak ciddi bir konudur. Oldu bittiye getirilmesi, içinden çıkılmaz yanlışlar yapılmaması için üzerinde çalışılması gerekmektedir. Daha önce de defalarca belirttiğim gibi, prensip olarak re’sen getirilen bütün konularla ilgili fikrimiz aynıdır. Bu konunun da meclise bu şekilde getirilmemesi komisyonun çalışmalarını tamamlayıp konunun meclise komisyon tarafından getirilmesi beklenmelidir. Aksi takdir de şehrimizin özümsemediği bir planın oylanmasından doğacak sıkıntıları milletimizle paylaşır, doğacak sıkıntılı sonuçları milletimize anlatırız. Bizi hemşerilerimiz birinci parti yaparak sorumluluk verirken biz de onlara kendilerine vekaleten takipçileri olacağımıza söz vermiştik. Bu planın öncelikle Eskişehir’i vizyon olarak içselleştirmiş, şehri tanıyan ve tüm gerçekliği ile kenar mahallesinden merkezine kadar kabul etmiş bir anlayışın temel fikri bir yapı üzerine kurması gerekmektedir. Yapılan planların fikri alt yapısı sadece turizm teması ile şehrin yaşanılacak değil yalnızca gezilecek bir yer ve butik bir şehir olarak tasavvur edilmesini bu şehre yazık edilmesi olarak kabul ediyoruz. Bizce bunlar sadece destekleyici yan fikirler olarak büyük resimde yerini almalıdır. Şehrimizin temelini oluşturan demiryolu ve havacılık gibi ileri teknoloji ürünü sanayinin geliştirilmesi, şehrin genç ve nitelikli nüfusunun ar-ge, bilişim ve inovasyon alanlarında yetiştirilip istihdam edilmesi, sanayinin ve kültürün şehre hakim olduğu, köklerine ve geleceğine sahip çıkabilecek bir şehir felsefesi üretilmelidir. Bu sebepledir ki, demiryolu/havacılık ve ileri teknoloji üreten sanayinin Eskişehir’de yer bulması için hükümetimize sürekli telkinlerde bulunuyoruz. Bu sebepledir ki, Yüksek Teknoloji Üniversitesi’nin Eskişehir’de olmasını sağlıyoruz. Bu sebepledir ki, iki büyük üniversitesi olan şehrimizin yetişmiş nitelikli evlatları beyin göçüne maruz kalmasınlar, doğdukları, okudukları kendi şehirlerinde ülkelerine hizmet etsinler diye çaba gösteriyoruz.”

    STADYUM TARTIŞMALARINA SON NOKTAYI KOYDU

    Ünlü, Sazova’da yeni yapılan stadyuma “Atatürk” isminin verilmeyeceği yönündeki tartışmalar hakkında konuştu. Ünlü, stadyuma Atatürk isminin yerine Eskişehirspor’a finansal kaynak sağlayacak isim verilebileceğini söyledi. Stadyum ismi ile ilgili tartışmalarla ilgili, “Stadyum meselesinin bu kadar köpürtülmesini, polemik konusu yapılmasını anlamış değilim. Bir meclis üyesinin kendi fikrini söylemesi partinin görüşünü yansıtmıyor” diyen Ünlü, Büyükşehir Belediyesine stadyum yollarının yapılması konusunda yüklendi. Ünlü, konuyla ilgili şunları söyledi:

    “Stadyum AK Parti iktidarı tarafından şehre kazandırılmıştır. ‘Stadyumun yollarını yapın’ dedik, stadyumun siyasi olarak getireceği prime karşılık bu yolları yapmamak için bahaneler üretiliyor. Stadyumun yollarını yapması gerekmektedir. Bize kimse akıl öğretmesin. Biz kimin neyi, nasıl yapması gerektiğini biliyoruz.”

    “AMAÇLARI HİZMETLERİMİZİ KARALAMAK”

    Ünlü, konuyla ilgili açıklamasını şöyle sürdürdü:

    “Eskişehir’de 3 belediyenin temel görevi vatandaşa hizmet etmekten ziyade, AK Parti’nin yaptığı icraatları nasıl itibarsızlaştırırız amacı var. Vatandaşa hizmeti bir kenara bıraktılar, AK Parti’nin yaptığı hizmetleri nasıl karalayabiliriz diye bir çaba içindeler. Üniversitenin, diğer kamu kurumlarının parası, normalde merkezi bütçeye gidecek ve oradan, ulusala dağıtılacağı yerde, Eskişehir’e yatırım olarak kazandırılmıştır. 1930’lu, 1940’lı yıllarda stadyumlara çeşitli isimler verilmiş olabilir. Mustafa Kemal Atatürk’ün ismi de verilmiş, İsmet İnönü’nün ismi de verilmiş, Mithat Paşa’nın ismi de verilmiş. Ama günümüzde spor kulüpleri ciddi bir finansal kaynakla dönmekte. Bu finansal kaynağa da ihtiyaç vardır. Burayı işletecek, buranın ticari işletmelerini işletecek, kombine biletlerini satacak, localarını pazarlayacak, haliyle ismini de finansal gelir elde etmek için sağlayacaktır. Atatürk istismarcısı CHP, hiçbir katkı yapmadan, öneri getirmeden sadece suçlar pozisyonda, ‘Bunlar Atatürk’ün ismini kaldıracak’ diye polemik konusu haline getirmeye çalışıyor. Atatürk, Muhasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkma’ hedefi koymuştur. Stadyum da diğer icraatlar de Türkiye’nin muhasır medeniyetler üzerine çıkma hedefini örnekleyen icraatlardır. Bugün Eskişehirspor küme düşmeme mücadelesi veriyor, 3 belediye maddi manevi ne katkı yapmışlardır?”

    CHP ATATÜRK İSTİSMARCILIĞI YAPIYOR

    Ünlü, “CHP İzmir Milletvekili bir arkadaş geliyor, stadyumun ismi ile ilgili konuşma yapıyor. Burada CHP’nin 3 tane milletvekili var. Cevap verecekse, konuşacaksa onlar konuşur. Sen işine bak” derken CHP’lilere yönelik de sert eleştirilerini şöyle sürdürdü:

    “CHP Atatürk istismarcılığından başka bir şey yapmamaktadır. Atatürk, ‘Benim naçiz vücudum bir gün toprak olacak, Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşayacaktır’ demiştir. İsmiyle takılmış kalmış bir şey değil, hedef ve ilkeler göstermiştir. O hedefler doğrultusunda icraat yapılması gerekmektedir. CHP’nin fikren ve zirken Atatürk ile ilgisi yoktur. Sadece Atatürk’ü istismar etmeye ve onu kullanmaya çalışmaktadır. Vatandaşımız bunu görüyor, seçimlerde gereken dersi veriyor. Stadyum Eskişehirspor’un işidir. Bugün İsmet İnönü’nün ismini taşıdığı İnönü Stadı, Vodafone Arena olmuştur. Beşiktaş Spor Kulübü bu şirket ile anlaşmıştır, stat yapmıştır. Beşiktaş, isim hakkını satmış ve buradan gelir elde etmiştir. Arkadaşlar Eskişehirspor’u çok seviyor, para yok, destek yok. Kim destek verecek, hangi öneriniz var? Stadyum isim tartışmaları sanal bir tartışmadır. Sadece Atatürk’ü ispat etmek, birilerini karalamak için kullanılan bir şeydir.”

    VATANDAŞ BEDDUA ETSİN İSTİYORLAR

    Belediyenin stadyum yollarını yapmaması halinde ne düşündükleri ilgili soruya ise Ünlü, şöyle yanıt verdi:

    “Belediye yolları yapmazsa biz vatandaşa anlata anlata yapacağız. Taraftar da bunu görecek. Gerektiğinde Büyükşehir’in yapması gereken tüm işlemleri biz yapıyoruz. Hangi caddeyi, hangi bulvarı, hangi alt geçidi açtılar? Stadyum yapıldıysa belediye gelir yolu mu yapılacak, çevre düzenlemesi mi yapılacak gelir tıkır tıkır yapar. Stat bitsin, biz yollarını yapmayacağız. Yolsuz bir stat olsun, gelen taraftar bu stadı yapanlara beddua etsin istiyorlar. Planları budur. Eskişehir’de AK Parti’nin yaptığı icraatlarına nasıl engel oluruz, nasıl karalarız taktiği var. 3 belediyenin tek temel hedefi vardır, AK Parti hizmet ettiğinde bunu nasıl itibarsız hale getiririz, nasıl vatandaşa beğendirtmeyiz.”

    71 EVLER KESİN DEĞİL

    3. üniversitenin yeri hakkında da konuşan Ünlü, “71 Evler olabilir diye geçti, net değildi. Kesin bir şekilde nereye yapılacağı henüz kararlaştırılmış değil. Bununla ilgili çalışmalar yürütülüyor. Yüksek Teknoloji Üniversite’sinin nereye yapılacağı kararlaştırılacak. Yüksek Teknoloji Üniversitesi en kısa zamanda hayata geçecek. 71 Evler’deki 1081 yataklı hastaneyi hayata geçiriyoruz. 720 yataklı hastanesi tamamlanmak üzere. Kent meydanını yapacağız. Eskişehir’e hizmetlerimiz böyle büyük projelerle devam ediyor. Bunlar bazılarının karalamasıyla örtülecek şeyler değil” diye konuştu.

  • Psikoloji Gündemi Gaziantep’te Masaya Yatırıldı

    Hasan Kalyoncu Üniversitesinin (HKÜ) ev sahipliğini yaptığı Türkiye’nin en proaktif, ’Psikoloji Bölümünün organize ettiği ve artık marka haline gelen “Psikoloji Gündeminin” yedincisi Kongre ve Kültür Merkezinde (KKM) gerçekleştirildi.

    Psikoloji Gündemi 7 sempozyumunda ’Okul Psikolojisinde Güncel Konular’ konusu ele alındı. Hasan Kalyoncu Üniversitesi (HKÜ), Psikoloji Gündemi 7 Sempozyumuna ev sahipliği yaptı. Gaziantep ve çevre illerden psikologların, psikolojik danışmanların ve rehber öğretmenlerin katıldığı sempozyumda “Okul Psikolojisinde Güncel Konular” konusu tüm detaylarıyla ele alındı. Açılış konuşmasını yapan HKÜ Rektörü Prof. Dr. Tamer Yılmaz, “Katılımcı profili, yoğun katılımcı sayısı ve doyurucu bilimsel içeriği ile ’Okul Psikolojisinde Güncel Konular’ temalı bu etkinliğin şehrimize ve bölgemize hayırlı olmasını diliyorum. Okul öncesi ve okul çocuklarında depresyon ve hiperaktivite ve diğer psikolojik problemler sıklıkla görülmeye başlanmıştır. Bu sorunlar çocuk ve ergenin yaşam kalitesini pek çok alanda olumsuz yönde etkilemekte, okula ve hayata uyum sürecini zorlaştırmaktadır. Bu nedenle çocuklarımızın ve gençlerimizin psikolojik sorunlarına önlem almak için erken girişimde bulunulması oldukça önemlidir. Hasan Kalyoncu Üniversitesi olarak okul psikolojisine dikkat çekmek için düzenlediğimiz bu sempozyum da çok değerli bilim adamlarının sunumlarının katılımcılarımıza fayda sağlayacağına ve bu sempozyumun verimli olacağına tüm kalbimizle inanıyoruz. Hasan Kalyoncu Üniversitesinin bir mensubu olarak imkanlarımız elverdiği sürece bu tür çalışmaları desteklemeyi görevimizin gereği sayıyorum” dedi.

    Sempozyum’da konuşma yapan Marmara Üniversitesi Ölçme ve Değerlendirme ABD Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mustafa Otrar, “Sosyal Öğrenme Kuramı Açısından Değerlerin Kazanılması ve Değerlerin Ölçümü Sorunu” konusunu ele aldı. Otrar konuşmasında, “Gelişimi anne karnında başlayan insan ilk kez aile sosyal ortamı içinde gözünü açar, yeni geldiği bu dünyada gelişimini sürdürür. Bu gelişim sürecinde pek çok özellik kazanılacak; kazanılan bu özellikler de çocuğun hem kendine yeter olmasına hem de içinde bulunacağı sosyal ortama uyum sağlamasına yarayacaktır. Birçok kuramsal açıklama, çocuğun gelişim sürecinde en önemli sosyal etkenin aile olduğunu vurgulamaktadır” dedi.

    Eğitimde psikolojik açıdan normale duyulan ihtiyaç, normalin ölçüsü ve çeşitleri hakkında bilgi veren Marmara Ünv. Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık ABD Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Osman Sezgin ise, “Psikoloji bilimi ilerleyen zaman dilimi içerisinde normalin ölçüsü ve paranormal kelimesini kullanmanın önemini daha sağlam zemine oturtacak bir kavram çeşitliliğine ve ölçüsüne kavuşacaktır. Zira bir bilim için çok kısa bir süre olarak kabul edilecek geçmişine rağmen davranışcılıktan bilişselciliğe ve oradan da insani psikolojiye kadar çalışma sahasını çeşitlendiren psikoloji bilimi bu konuyu da daha sağlam bir zemine oturtacaktır” ifadelerini kullandı.

    “Postmodern Terapiler ve Psikolojik Danışman” konusuna değinen Marmara Ünv. Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık ABD Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. A. Nilgün Canel ise “Psikolojik danışmanlar seans esnasında kendilerini yetkin ve beceri sahibi hissetmeye ihtiyaç duymaktadır. Yapılan araştırmalar, psikolojik danışman adaylarının, bazı psikolojik danışma becerilerinin işlevlerini kavramakta veya bu becerileri kullanma konusunda zorluk yaşadıklarını ve beceri geliştirici uygulama ve eğitimlere ihtiyaç duyduklarını göstermektedir” diye konuştu.

    MÜDAHALE YAKLAŞIMLARI

    Marmara Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık ABD Öğretim Üyesi Doç. Dr. Müge Yüksel, “Altı yaşına gelen bütün sağlıklı çocuklar, okuma-yazma öğrenecek bilişsel gelişim düzeyine erişirler. Bu beceriyi kazanma adeta başarı ile eşdeğer tutulur. Oysa bireysel farklılıklar nedeniyle bütün çocuklar okuma-yazmayı aynı anda öğrenemezler. Öğrenmeye engel olabilecek çeşitli nedenler vardır. Bunlardan birisi de öğrenme güçlüğüdür. Öğrenme güçlüğü adı verilen sorunu yaşayan çocuklarda bilişsel yapı altı yaşa kadar tamamlanmamıştır. Öğrenmeye yardım eden zihinsel organizasyon bazı okula başlayan bir çocuktan beklenen, okula uyum sağlamasıyla beraber okuma-yazma becerisini kazanmasıdır. Bakımlardan yeterli değildir. Okuyamazlar, yazamazlar, matematikte zorluklar yaşayabilirler; ancak zeka düzeylerinde bir sorun yoktur. Okuyamadıkları ya da yazamadıkları için zeka düzeylerinden kuşku duyulur. Böyle bir durumla karşılaşıldığında aileler paniğe kapılabilir, öğretmenler de öğretememenin sıkıntısını yaşayabilirler. Sonuçta giderek büyüyen sorunlar yumağıyla etrafındakiler çocuğa yüklenebilir” ifadelerine yer verdi.

    Psikoloji Gündemi serisinin yedincisi, katılım belgelerinin verilmesiyle ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

  • TBMM’de Erzurumspor Gündemi

    AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir Erzurumspor’un şampiyonluk coşkusunu TBMM Genel Kurulu’nda paylaştı. TBMM Genel Kurulu’nda gündem dışı söz alan AK Parti Milletvekili İbrahim Aydemir, Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen ile Erzurumspor yönetici ve futbolcularını kutlayarak, mavi beyazlı taraftardan övgü ile söz etti.

    YENİ BİR ERZURUM SİNERJİSİ

    Mavi beyazlı ekibi ‘Yeni Bir Erzurum Sinerjisi’ olarak tarif eden Milletvekili Aydemir, Erzurumspor tutkusunu, ‘Aklığın sembolü kar ile istiklalin motifi semanın renginde buluşan bir sevda’ ifadeleriyle vurguladı.

    ERZURUMSPOR BİR MARKA

    Milletvekili Aydemir TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, Futbol’un en yaygın, baskın ve popüler bir spor, ilgi ve dikkatleri toplayan bir alan olduğunu kaydederek, ‘Şehrimizin bu sahadaki markası ise Erzurumspor. 1968 yılında kurulan, Süper Lige kadar yükselen bir marka..

    Aklığın sembolü kar ile istiklalin motifi semanın renginde buluşan bir sevda.’ dedi.

    ERZURUMSPOR’UN İFADE ETTİĞİ MANA

    Erzurumspor’un şehir için özel bir mana ifade ettiğini aktaran Milletvekili Aydemir, ‘Büyükşehir Belediyesi tarafından desteklenen, 11 Nisan 2011 yılında üçüncü lige yükselen ve Erzurumlu futbolseverlerin Erzurumspor özlem, heyecan ve umutlarına kaynaklık eden Büyükşehir Belediye Erzurumsporumuz var bugün.. Erzurumspor hüznümüzü teselli eden, futbola yönelik beklenti ve umutlarımızı yığdığımız bir takım. Yeni bir Erzurum sinerjisi.. BB Erzurumspor 2011-2012 sezonundan buyana, ısrar ve heyecanla beklediğimiz 2’inci lig hedefine ulaştı. ‘diye konuştu.

    TEŞEKKÜRLER SEKMEN.. TEŞEKKÜRLER DEMİRHAN.. TEŞEKKÜRLER TARAFTAR

    Konuşmasında mavi beyazlı ekibin asıl hedefinin Süper Lig olduğuna işaret eden Milletvekili İbrahim Aydemir, ‘Beklentimiz Erzurumsporumuzun Süper Lig adresine yönelmesidir.” kaydını düştü. Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Sekmen başta olmak üzere Mavi beyazlı ekibin 3’üncü Lig 1’inci guruptaki şampiyonluğuna katkı sağlayanlara teşekkür eden Milletvekili İbrahim Aydemir, ‘ Başarı Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Sekmen’in eseridir. Kulüp Başkanımız Sayın Ali Demirhan’ın ve yönetim kurulu üyelerinin yoğun çabaları ve 12’inci adam olarak adlandırılan Büyük Erzurumspor taraftarlarının eseridir başarı. Hepsine medyunu Şükran olduğumuzu ifade ediyor, genel kurulu saygıyla selamlıyorum. ‘diye konuştu.

    AYDEMİR’İN DEĞERLENDİRMESİ

    TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşma sonrasında bir değerlendirme yapan Milletvekili İbrahim Aydemir, ‘ Trabzon’da yaşanan üzüntü verici olayı da kastederek, ‘Spor’u ayrışmanın değil kaynaşmanın, rekabetlere yoğunlaşılarak ötekileşmenin değil zihni ve bedeni ortak heyecan ve coşkularda buluşmanın ifadesi olarak görüyoruz. Öne çıkmak, fark edilmek, karşısındakini diğer görmek gibi yaygın ve baskın anlayışın karşısında, Sporu birlik ve beraberlik enerjisinin bir yarışma heyecan ve ahengi içinde kaydedilmesi olarak algılıyoruz. Spor kültürü, bize göre, seyircisi ve faaliyet vereni ile bütünleşen bir ortaklık kültürüdür. Toplumun ister ferdi ve isterse takım halinde, zihinsel ve bedensel emek yoğun sinerjisinin eğlence ve zevk alanındaki kaydıdır bir yerde spor.” dedi. Aydemir Trabzon’da yaşanan olayın üzüntü verici olduğunu belirterek kınadı.

    TÜRKİYE SPOR VİZYONUNDA AK DAMGA

    Konuşmasında Türkiye’nin sportif vizyonuna da değinen Milletvekili Aydemir, 2002 yılından bu güne ulaşan bir atılım dönemi yaşandığını bildirdi. Aydemir, ‘ Milli ölçekte sporu, ülke sosyo ekonomik sinerjisinin uluslar arası zemine taşınması noktasında önemli bir alan olarak kaydediyoruz. Ülkenin 2002’den bugüne sportif macerasına yönelecek dikkatler, bizim bu tespitimizin hayata geçirildiğini fark edecektir. Bugün, hemen her ilinde devasa stadyumlar ve spor salonlarının yükseldiği, sportif faaliyetler noktasında altyapı tesislerinin bulunduğu, gençlere sportif vizyon kazandıracak yatırımların yoğunlaştığı bir Türkiye var.. Avrupa Gençlik Festival ve Oyunlarının (EYOF), Dünya üniversiteler Yaz ve Kış Olimpiyatlarının, Akdeniz Oyunlarının yapıldığı, tenisten hokeye, bokstan haltere, futboldan badmintona, sporun her alanında çağdaş ve mükemmel tesislere sahip bir Türkiye var.

    Olimpiyatlara hazır bir Türkiye var.. Uluslar arası çapta her türlü organizasyonu gerçekleştirebilecek güç ve imkanlar barındıran bir Türkiye var.. Bu, özellik ve ağırlıkla gençlik enerjisine, özde ise insana yapılan yatırımların sonucudur. İnsanı yaratılmışların en şereflisi olarak gören bir davanın eseridir.” dedi.

    ERUZURUM ÖZELİ VE SPOR

    Sportif değerlendirmesinde Erzurum özeline dikkat çeken Milletvekili Aydemir, Mensubu bulunduğum siyasi hareketin, spora bakış, yatırım ve yorumunu en iyi biçimde tarif için Erzurum özelini tasvir etmek isterim. 2002 yılı öncesine kadar sadece çok küçük kapasiteli stadyumu bulunan, seyirci hacmi oldukça mahdut kapalı spor salonuna sahip bir Erzurum var.. Bir de sonrası..

    Sporda çağdaş bir yaklaşımla, özelliklerin ön plana çıkarılıp, yatırımlarla şekillendirildiği dönem.. İnsana saygının vurgusu olan eserlerin yükseldiği dönem.. Bundan 20 yıl önce birisi, Doğu Anadolu’nun bir şehrinde Kış olimpiyatları yapılacağından söz etseydi, bu bölgeden bir ilin sportif tesisleri bakımından Dünyanın en önemli 20 ili arasına gireceğini söyleseydi, bunu afaki ve ütopik görür, ciddiyetten uzak bulurduk.. Bugün bu alanda, sportif hayallerine AK yatırımlarla ulaşmış bir Erzurum var. 600 milyon dolarlık harcama gerçekleştirilerek, Erzurum bir Dünya Kış Sporları merkezi konumuna taşıyan bir AK Yaklaşım bu.. 30 bin seyirci kapasiteli stadyumu, sayısı 20’ye ulaşan Gençlik ve Spor merkezleri, Olimpiyat Hazırlık Kampüsü, Devasa Kapalı Spor salonu, her ilçesinde çim sahalı spor alanları ve kapalı spor salonları bulunan bir Erzurum var bugün.. Buz Hokeyi, curling, biatlon’dan Kayak ve atlamaya kadar kış sporlarına ait her türlü en mükemmel ve bilgi teknolojisiyle eserleştirilmiş tesisleri bulunan bir Erzurum.. Sportif Eğitime destek için kurulmuş BESYO’ya ya sahip kılınan bir Erzurum.. Hasılı, gençlik enerjisinin yarışma ve ortaklık kültürü içinde değerlendirilebildiği bir Erzurum. ‘dedi.

    ERZURUMSPOR İLE İLGİLİ İKİ ÖNERİ

    Değerlendirmesinin son bölümünde Erzurumspor ile ilgili olarak iki öneride bulunarak beklentilerini seslendiren Milletvekili Aydemir, kulübün Erzurum mana ve özelinde daha büyük başarılara yönelmesi adına Erzurumspor Vakfı kurulması ve taraftar derneklerinin yer alacağı bir Spor Meclisi kurulması teklifinde bulundu.

    ERZURUMSPOR VAKFI VE SPOR MECLİSİ KURULMASI TEKLİFİ

    Aydemir, ‘Biz bu vesile ile Erzurumspor’a yönelik, mali ve manevi destek sağlayacak iki önerimizi seslendirmek istiyoruz. Bunlardan birisi Erzurumspor Vakfı kurulmasıdır. Erzurum ve il dışındaki Erzurumlu işadamlarımızın destekleyeceği bir Vakıf.Bu oluşum içinde takımımızın mali sorunlarına kısmi de olsa bir çözüm üretileceğini düşünüyoruz. Bu vakıf aynı zamanda Erzurum spor kültürünün motifi olan Erzurumspor hatırasının korunmasını da sağlayacak, taraftarlarımıza da maddi ve manevi güç kazandıracaktır. Diğer Bir önerimiz ise Erzurumspor odaklı bir Spor Meclisi’nin ihdasıdır. Böylesi bir yapılanma bugün Bursa’da şekillenmek üzeredir. Taraftar derneklerinin temsil edileceği böyle bir meclisin oluşumuyla, Erzurumspor için beyin fırtınası estirilebilecek, yine Erzurum’un ortak sportif zeka ve enerjisi doğru yönlendirilebilecektir.” dedi.