Etiket: Günde

  • Küresel Covid-19 vaka sayısı 21 günde 40 milyondan 50 milyona yükseldi

    Küresel Covid-19 vaka sayısı 21 günde 40 milyondan 50 milyona yükseldi

    Korona virüs salgını dünya genelinde etkisini arttırmaya devam ederken, küresel vaka sayısı 40 milyondan 50 milyona sadece 21 günde ulaştı.

    Çin’in Hubei eyaletinde bağlı Wuhan kentinde geçtiğimiz sene 1 Aralık’ta ilk Covid-19 vakasının tespit edilmesinin ardından 11 Mart’ta Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından küresel salgın ilan edildi. Mart ayından bu yana Covid-19 salgını tüm dünyada etkisini arttırmaya devam ediyor.

    Ekim ayı salgında dünya için en kötü ay olarak kayıtlara geçti. Son 7 günlük dönemde küresel günlük vaka sayısının ortalaması 540 bini aştı. Küresel vaka sayısının 30 milyondan 40 milyona ulaşması 32 gün, 40 milyondan 50 milyon vakaya ulaşmak ise sadece 21 gün sürdü.

    Avrupa, 12 milyon vaka ile Asya ve Latin Amerika’dan sonra en çok etkilenen bölge konumunda bulunuyor. Bölge, 292 bin 496 can kaybı ile küresel can kaybının yüzde 24’ünü oluşturuyor. Avrupa’da 3 günde bir yaklaşık 1 milyon yeni vaka tespit edilirken, bu sayı aynı dönemde tespit edilen küresel vakaların yüzde 51’ine denk geliyor. Avrupa’da birçok ülke ise yeniden karantina tedbirlerine uygulamaya başlarken, kısmi ve tam sokağa çıkma yasakları ilan etti.

    Fransa’da son 7 günlük döneme göre günde ortalama 54 bin 440 yeni vaka tespit edilirken bu vaka sayısı dünyanın en kalabalık ülkelerinden Hindistan’dan bile daha yüksek bir oran olarak kayıtlara geçti.

    Danimarka’da ise geçtiğimiz günlerde hayvanlardan insanlara geçen bir Covid-19 türünün tespit edilmesinin ardından 17 milyon vizonunun itlaf edilmesi kararı alındı.

    Küresel vakaların yaklaşık yüzde 20’sine sahip olan ABD, dünya genelinden bir günde 100 bin vaka sayısını aşan ilk ülke oldu. ABD’de son 7 günlük ortalamaya göre günlük vaka sayısı 100 bini aşmış durumda bulunuyor. Ülkede Cumartesi günü 130 binden fazla yeni vakanı tespit edilmesi ile günlük vaka sayısında rekor kırıldı.

    Stanford Üniversitesi tarafından yapılan araştırmaya göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın 3 Kasım’daki başkanlık seçimleri için yaptığı mitinglerin 30 bine yakın yeni vakaya ve 700’den fazla can kaybına neden olduğu öne sürüldü.

    ABD’de toplam vaka sayısı 10 milyon 198 bin 418’e, toplam can kaybı ise 243 bin 347’ye ulaştı. ABD’nin ardından en fazla etkilenen ve 1 milyon vaka sayısını aşan ülkeler ise sırasıyla Hindistan, Brezilya, Rusya, Fransa, İspanya, Arjantin, İngiltere ve Kolombiya oldu.

    Dünya genelinde toplam vaka sayısı 50 milyon 523 bin 629’a, toplam can kaybı 1 milyon 259 bin 541’e yükseldi.

  • TMO 10 günde 10 bin ton üzüm alımı gerçekleştirdi

    TMO 10 günde 10 bin ton üzüm alımı gerçekleştirdi

    Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal, Manisa’nın Salihli ilçesindeki üzüm alım merkezini ziyaret etti. Güldal Salihli’de yaptığı açıklamada TMO olarak 50 bin ton üzüm alımı gerçekleştirecekleri ve 10 günde 10 bin ton üzüm alımı yapıldığını söyledi.

    Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürü Ahmet Güldal Manisa’nın Salihli ilçesindeki üzüm alım merkezini ziyaret etti. Manisa İl Tarım ve Orman Müdürü Metin Öztürk, Ticaret Borsası Başkanı Yetiş Aksoy, Ziraat Odası Başkanı Cem Yalvaç ve İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ali Demir’in eşlik ettiği ziyarette TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, geleneksel ihraç ürünü olan kuru üzümün, bu bölgenin en önemli, en katma değerli ve en yüksek gelir getiren tarımsal ürün olduğunu söyledi. Güldal, 7 Eylül itibari ile üzüm alımına başladıklarını hatırlattı.

    “18 noktada alım yapıyoruz”

    TMO tarafından 9 numara üzümün 12 lira 50 kuruş olarak açıklanması ile beraber üreticide büyük bir memnuniyetin söz konusu olduğunu belirten Güldal, “Bilindiği üzere Bakanlığımızın belirlediği 271 bin ton üzüm rekoltesi söz konusu. Tarım ve Orman Bakanımız Bekir Pakdemirli’de 9 numara üzüm için alım fiyatını 12 lira 50 kuruş olarak açıkladı. Fiyatın açıklanması ile beraber üreticimizde büyük bir memnuniyet söz konusu oldu. Üzüm, bu bölgenin en önemli en katma değerli ve en yüksek gelir getiren tarımsal ürünüdür. Bu ürün aynı zamanda ülkemizin de çok önemli tarımsal ihracat ürünü. Üreticimizin hakkı kadar bu ürünlerde ülkemizin de hakkı var. Dolayısıyla değerinin korunması, olması gereken değerinde tutulması önem arz ediyor. TMO olarak bu yılda yaklaşık 18 alım yerinde şu an da alım yapılıyor.”

    “Her cuma günü ödeme yapılacak”

    TMO’nun ödemelere düzenli olarak devam ettiğini kaydeden Güldal, bu hafta cuma günü 2. ödemeyi gerçekleştireceklerini söyledi. TMO tarafından 50 bin ton alım yapılmasının planlandığını, ancak bu rakamın üzerine çıkacaklarını belirten Güldal, şunları kaydetti. “Ödemeleri normalde 10 günlük bir süreç içerisinde yapmayı planlamıştık. Ancak üreticilerimizin yoğun arzının devam etmesi ödeme şeklini her hafta düzenli olarak yapmaya başladık. Bu hafta cuma günü 2. ödemeyi gerçekleştireceğiz. Bundan sonra da her hafta cuma günü çiftçilerimize ödeme yapılacak. Milli ürünümüzün ülkemize en iyi şekilde katma değer sağlayacak şekilde değerlendirilmesi için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bakanımız, en az 50 bin tonluk bir miktarın Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından alınmasını talimatlandırdı. Biz bu 50 bin tonluk alım talimatının çok kısa bir süre içerisinde tamamlanacağını ve daha da üzerine çıkacağımızı düşünüyoruz. Henüz 10 günlük bir süreçte bugün itibariyle 10 bin ton üzüm alımı gerçekleştirmiş bulunuyoruz.” dedi.

    “Amacımız fiyatları yukarı çekmekti”

    TMO’nun verdiği fiyatın dikkate alınmasını isteyen Güldal, “Serbest piyasada kalite anlamında yapılan değerlendirmeden çok üreticimizin TMO’ya numunesini getirip fiyatını öğrenmesi çok önemli. TMO’daki fiyatların çok avantajlı olduğunu biliyoruz. Üreticinin mağdur olmaması için, gelir kaybına uğramaması için mutlak suretle alım merkezlerine uğramalarını istiyoruz” dedi. Şu an için alım dönemindeyiz. Şu an tüm yoğunluğumuzu alım hizmetine verdik. Bakanımız en az 50 bin toz üzüm alımını talimatlandırdı. Biz bunun kısa sürede alıp, daha üzerine çıkacağımızı düşünüyoruz. Bizim amacımız üreticimizin ürününün değeri korunsun, fiyatı düşmesin. Bütün arzumuz, gayretimiz budur” dedi. Geçen yıl sınırlı bir alım yaptıklarını belirten Güldal “Geçen yıl 13 bin ton üzüm alımı yapmıştık. Bu sınırlı bir alımdı. Biz geçen yıl fiyatların düşmesini önlemiştik. Bu yılda daha yukarı çekmek için fiyatlandırma yaptık” diye konuştu.

    “Fiyatlar memnun edici”

    Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Manisa’nın Salihli ilçesindeki merkezde üzüm alımlarına devam ederken, üreticilerde TMO’nun fiyat açıklamasından ve üzüm alımlarından memnuniyeti dile getirdi. Kemerdamları Mahallesi’ndeki üzüm üreticilerinden Hasan Yavuz, “Üzümü TMO’ya getirdim. Devletin açıklamış olduğu fiyatlar çok memnun edici. TMO’nun üzüm alımlarına devam etmesini istiyoruz.” dedi.

  • Kendine has yöntemle 29 günde okuma-yazma öğretiyor

    Kendine has yöntemle 29 günde okuma-yazma öğretiyor

    Çorum’un Osmancık ilçesinde sınıf öğretmeni Nuri Kanıtemiz, kendi geliştirdiği yöntemle 29 günde okumayı ve yazmayı öğretiyor.

    Osmancık ilçesinde bir ilkokulda sınıf öğretmenliği yapan Nuri Kanıtemiz, kendi geliştirdiği yöntemle öğrencilerine okuma yazmayı 29 günde öğretiyor. Uyguladığı yöntemle öğrencilerinin 29 günde kalıcı okuma yazma öğrendiklerini belirten Kanıtemiz, 20 yıllık meslek hayatında veli, öğrenci ve öğretmende oluşan kaygıları bu sene birinci sınıfa başlayacak olan kendi çocukları için de duyduklarını belirterek, “29 gün 29 harf, okumayı öğreniyorum” adlı kitabında uyguladığı yöntemi anlattı. Kanıtemiz, “Bir eğitimci ve bir öğrenci velisi olarak çocukların eğitim hayatıyla ilgili birtakım kaygılarımız elbette ki oluyor. Çocukların ne zaman ne kadar sürede okuma ve yazma öğrenebileceklerini ister istemez düşünebiliyoruz. 20 yıllık eğitim hayatımın 10 yılında birinci sınıf öğrencilerini okuttum ve kısa sürede okuma yazma öğrenmelerini sağlayacak yöntemi de o yıllarda geliştirdim. Bu yöntemle şimdiye kadar okuttuğum öğrencilerim kalıcı olarak okuma ve yazmayı 29 günde söktüler. Her ne kadar eğitimci de olsak aynı zamanda bir anne ve babayız, kızlarım da bu dönem birinci sınıfa başlayacaklar. Ağustos ayının başlarında eşim ile çocuklarımızın eğitim hayatlarını konuştuğumuz bir sohbette eşim bana okullar açılmadan 29 günde okuma yazma yöntemimi kızlarımız üzerinde uygulamamı istedi. Ben de kendisine kaygılanmaması gerektiğini ve uyguladığım yöntemle çocuklarımızın okullar açılmadan okuma yazma öğrenebileceklerini söyledim. Bu seferde eşim çocuklarımızın akranlarından önde gitmelerinin onları olumsuz etkileyebileceği kaygısına düştü. Yine kaygılarının yersiz olduğunu, kızlarımı okutacak olan öğretmenlerin istediği taktirde sınıflarındaki diğer öğrencilere de bu yöntemi aktarabileceğimi söyledim. Tabii bu konuşmamda eşime yetersiz geldi ve bana ’Bu tecrübelerini ve yöntemini bir kitap haline getirmelisin, tüm çocuklar faydalanmalı’ dedi. Eşimin teşvikleri ve ısrarıyla kendi okuttuğum öğrencilerimde uyguladığım yöntemi velilerin, öğrencilerin ve meslektaşlarımın faydalanması için kaleme aldım. Böylece ’29 gün 29 harf okumayı öğreniyorum’ adlı kitabımız baskıdan çıkmış oldu” dedi.

    “Her çocuk doğru teknik ve yaklaşımla daha hızlı ve kalıcı öğrenebilir”

    Öğrencilerin yazma ve okuma kabiliyetlerini geliştiren yöntemin kalıcı olduğunu belirten Kanıtemiz, “Her çocuk doğru teknik ve yaklaşımla daha hızlı ve kalıcı öğrenebilir” şeklinde konuştu.

    Okuma-yazma sürecinin öngörülenden daha kısa zamanda 29 günde gerçekleştiğini sınıf öğretmenliği sürecinde birebir uyguladığı yöntemle gözlemlediğini belirten Kanıtemiz, “İlkokul birinci sınıfta eğitim verecek öğretmenlerde yıllarca çocukların okuma-yazma öğrenip öğrenemeyeceklerine dair bir baskı oluştuğu bilinen bir gerçektir. Oluşan bu baskı hem öğretmenin çalışma performansını olumsuz yönde etkilemekte hem de velilerde kaygı oluşmasına sebep olmaktadır. Bu kitap, okuma yazma tekniğinde yapılacak küçük bir değişimle öğretmenin ve öğrencinin bu süreci daha kolay ve verimli atlatmasını sağlayacak, okulun daha eğlenceli hale gelmesine katkıda bulunacaktır. Bu çalışmayı ortaya koyarken, Türkçe’nin ses ve kelime yapısı da göz önünde bulunduruldu. Dilimizin sondan eklemeli bir dil olduğu bilinciyle öğrencilerin kelime türetirken kendilerini keşfetmelerine, sözcük dağarcıklarının zenginleşmesine imkan sağlamış ve bu sayede öğrencilerin ezberden uzak, kalıcı, üretken özgün bir öğrenme süreci hedeflenmiştir. ’29 gün 29 harf, okumayı öğreniyorum’ sloganıyla uyguladığım bu yöntem öğrenciye okuma yazmayı hızlı öğrenmekten öte uzun ve yorucu tekrarlar sonucu öğrencinin okuldan soğumasını engelleyerek onları keşfe yönlendirip, yeni bir şey öğrenmenin hazzına ulaşmasını sağlayacak. Bununla beraber öğrencilerin kazanacağı özgüven öğretmen ve veli üzerindeki kaygıyı da azaltacak. Her çocuk doğru teknik ve yaklaşımla daha hızlı ve kalıcı öğrenebilir. 20 yıllık sınıf öğretmenliğim sürecinde uyguladığım bu sistemle iddia ettiğim süreci birebir yakından gözlemledim. Türkçe konuşmayı başarabilen, 29 görseli Türkçe olarak söyleyebilen ya da ifade edebilen herkes 29 günde okuma ve yazmayı öğrenebilir” dedi.

  • Kdz. Ereğli’de korona virüs vaka sayısı 10 günde 28’e yükseldi

    Kdz. Ereğli’de korona virüs vaka sayısı 10 günde 28’e yükseldi

    Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde korona virüs vaka sayısı son 10 günde 28’e yükseldi.

    Kdz. Ereğli ilçesinde düğün, nişan, kına ve benzeri eğlencelerin artması ve plajlarda yoğunluk yaşanmasıyla birlikte korona virüs vaka sayısında da artış yaşanmaya başlandı. Edinilen bilgiye göre, son 10 gün içerisinde 20 olan korona virüs vaka sayısı bugün 8 kişinin daha test sonuçlarının pozitif çıkması ile 28’e yükseldi. İlçede halen korona virüs testi pozitif çıkan hastalarla temas kurduğu gerekçesi ile bazı mahalle ve köylerde toplamda 150 hane gözlem altına alındı.

    Yetkililer ise düğün, nişan, kına ve benzeri toplu eğlencelerin yanı sıra plajlardaki yoğunluğun azaltılması, maske takılması ve sosyal mesafeye dikkat edilmesi konusunda uyarılarını sürdürüyor.

  • Karabük’te 60 günde Covid-19 vak’a sayısı 532’ye yükseldi

    Karabük’te 60 günde Covid-19 vak’a sayısı 532’ye yükseldi

    Karabük’te normalleşme sürecinden itibaren görülen pozitifli vak’a sayısı 60 günde 532’ye yükselirken, bugüne kadar ölenlerin sayısı ise 19’a ulaştı.

    Karabük’te Covid-19 salgınının görüldüğü 17 Mart tarihinden itibaren bugüne kadar görülen toplam vak’a sayısı 712 oldu. Bu süreçte 19 vatandaş korona virüs nedeniyle hayatını kaybederken, 651 kişi hastanedeki tedavilerinin ardından taburcu edildi.

    Ramazan Bayramı öncesi alınan sıkı tedbirler ile korona virüs sayısının sıfırlandığı kentte, normalleşme sürecinin ardından kentteki hızlı vak’a artışları görüldü. ‘Kontrollü Sosyal Hayat’ dönemine geçildiği 1 Haziran 2020 tarihinden itibari ile pozitifli vak’a sayısı 532 oldu. Tablonun her geçen gün ağırlaşması, kentteki vatandaşları tedirgin ederken, kent genelinde Mart- Mayıs ayları arasında 180 kişi korona virüse yakalanmış, bunlardan 10 kişi hayatını kaybetmişti.

    Öte yandan, il sağlık Müdürlüğü kentte bugüne kadar 13 bin civarında PCR testi yapıldığını bildirerek, “Şu an hastanemizde 42 korona virüslü pozitif hastamız tedavi görüyor. Bu hastalarımızdan 4’ü yoğun bakımda takip ediliyor. Yoğun bakımdaki hastalarımızdan biri ise entübe durumda” ifadeleri kullanıldı.