Etiket: Gümüşova:

  • Gümüşova OSB’ye genç ve birikimli müdür atandı

    Gümüşova OSB’ye genç ve birikimli müdür atandı

    Düzce Genç Girişimciler Kurulu Başkanı Ahmet Serdar Erdem, Gümüşova Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü’ne atanarak görevine başladı.

    Düzce’de sanayi bölgelerinin gelişimi için çalışmalar devam ederken, Düzce’nin 4. organize sanayi bölgesi olarak faaliyetlerini sürdüren Gümüşova Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü’ne, Düzce’nin sevilen genç isimlerinden birisi atandı. Düzce Ticaret ve Sanayi Odası bünyesinde bulunan Genç Girişimciler Kurulu Başkanlığını üstlenen Ahmet Serdar Erdem, Gümüşova Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü görevine getirildi. Erdem, göreve gelir gelmez bölgede bulunan fabrikalar ile ilgili geniş çaplı çalışmalarına başladı.

  • Gümüşova Meslek Yüksek Okulundan büyük proje başarısı

    Düzce Üniversitesi Gümüşova Meslek Yüksekokulu, 2018 Yılı Proje Teklif Çağrısına “Gümüşova Meslek Yüksekokulu Makine ve Metal Teknolojileri Laboratuvar İmkanlarının Geliştirilmesi ve Akreditasyon İşlemlerinin Başlatılması” başlıklı projesiyle katılma hakkı kazanarak büyük bir başarı elde etti.

    Yaklaşık 700 bin TL değerindeki projenin imza törenine Düzce Üniversitesi Gümüşova Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Harun Gül ve Müdür Yardımcısı Öğr. Gör. Şenol Şirin katıldı.

    Düzce Üniversitesi Gümüşova Meslek Yüksekokulu, proje kapsamında yeni makine ve teçhizatlara kavuşarak altyapısını güçlendirmesinin yanında, mesleki eğitime verdiği hizmetleri hız kesmeden daha etkili sunma imkanı elde edecek.

    Törende konuşan Gümüşova Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Harun Gül, proje desteği ile Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin vizyonuna, bilgisine ve becerisine katkı sağlamalarının yanı sıra, kuracakları laboratuvarla sanayiye de ölçüm ve analiz hizmetleri sunarak katkı sağlayacaklarını belirtti. Ülkemizin gelişme sürecinde herkesin elinden gelenin daha fazlasını en iyi şekilde yapması gerektiğine işaret eden Gül, imalat sanayisine ve üniversitelere çok iş düştüğünü ifade etti. İlerleyen süreçlerde kurulacak olan laboratuvarın akreditasyon işlemlerinin başlatılarak ülkemize, bölgeye ve milletimize nitelikli, düzenli bir laboratuvar kazandıracaklarını sözlerine ekledi.

  • Gümüşova: “Şap, İnsanlar İçin Ciddi Bir Sorun Değil”

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi(OMÜ) Veteriner Fakültesi Viroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Semra Gümüşova, şap hastalığının insanlar için önemli bir sorun oluşturmadığını söyledi.

    Şap hastalığı hakkında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Semra Gümüşova, “Halk arasında ‘dabak’ ya da ‘aft humması’ olarak adlandırılan şap hastalığı, çift tırnaklılar olarak tabir ettiğimiz sığır, koyun, keçi, geyik, deve gibi hayvanların akut ve çok bulaşıcı viral(virüs kaynaklı) bir hastalıktır. Hastalığın ilk tespiti dünyada 1898 yılında, Türkiye’ de ise 1914 yılında gerçekleştirilmiştir” dedi.

    “TRAKYA DA ŞAPA RASTLANMADI”

    En sık Afrika, Orta Doğu ve Asya ülkelerinde rastlanan hastalığa; Türkiye’de Trakya Bölgesi hariç her bölgede rastlandığını ifade eden Gümüşova, “Trakya Bölgesi’ne ise 2010 yılında Dünya Hayvan Sağlığı Teşkilatı tarafından şap hastalığı olmayan aşılı bölge statüsü verilmiştir. Toplamda 7 serotipi(bakteri ve virüslerin alt tür seviyesindeki birbirinden farklı çeşitlemelerine verilen isim) ve birçok altserotipi bulunan virüsün son yıllarda ülkemizde A, O ve Asia 1 serotipleri saptanmış, 2015 yılı itibari ile ise A serotipinin Nepal 84 suşu tarafından oluşturulan yeni bir salgın bildirilmiştir. Bu son salgın nedeniyle bakanlık tarafından bu serotipe karşı aşılama programları (Trakya dahil) başlatılmıştır. Virüs, picornaviridae ailesinin aphthovirus cinsinde yer alan çok bulaşıcı bir virüstür. Hayvanlar arasında solunum yolu ve çeşitli vücut salgıları (burun akıntısı, salya, idrar, dışkı, sperm, süt, v.s.) ile bulaşır. Enfeksiyona yakalanan hayvanlarda yüksek ateş, depresyon, solunum güçlüğü, ağız ve ayakta tırnak aralarında vezikül olarak isimlendirilen içi sıvı dolu kesecikler görülmektedir. Zamanla keseciklerin açılmasıyla açık yaraya dönüşen bölgelerin gerekli temizlik ve dezenfeksiyonu yapılmaz ise bakterilerin buralara bulaşması kaçınılmazdır” diye konuştu.

    “İNSANDAN İNSANA BULAŞMA İSE BİLDİRİLMEMİŞTİR”

    Şap hastalığının insanlar için önemli bir sorun oluşturmadığını söyleyen Gümüşova, “Ancak hayvanlardan insanlara vezikül sıvısı, salya veya burun akıntısı ile temas ya da virüs ile enfekte çiğ süt ve taze peynir gibi gıdaların tüketilmesi ile bulaşabildiği de bildirilmiştir. Enfeksiyona yakalanan insanlarda sıklıkla görülen belirtiler ateş, yorgunluk, kol-bacaklarda ağrı, el ve dudaklarda vezikül oluşumudur. İnsandan insana bulaşma ise bildirilmemiştir” şeklinde konuştu.

    “HAYVAN YETİŞTİRİCİLERİ DE GEREKLİ ÖNLEMLERİ ALMALI”

    Türkiye’de şap hastalığı ile mücadelede Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na bağlı Şap Enstitüsü tarafından üretilen ve Fransa, Hollanda gibi ülkelerden ithal edilen aşıların kullanıldığını belirten Gümüşova, “Ayrıca hastalığın belirlendiği bölgelerde 10 kilometrelik alanda karantina uygulanması ve koruyucu aşılama yapılması da diğer uygulamalardır. Enfeksiyonla mücadelenin başarısı için bölgede enfeksiyona neden olan serotiplerin belirlenmesi, aşılamanın bu serotiplere karşı yapılması, sürü bağışıklığında yüzde 80 oranında bağışıklık oranının oluşturulabilmesi, hayvan yetiştiricilerinin hastalığı yetkili veteriner hekimlere bildirme konusunda hassasiyet göstermeleri ve gerekli önlemlerin alınmasını sağlamaları da ayrıca önem taşımaktadır” açıklamalarında bulundu.