Etiket: Gümüş

  • Muhammed Çakır’dan gümüş madalya

    Samsun’da yapılan 23. Yaz İşitme Engelliler Olimpiyatları’nda milli sporcu Muhammed Çakır, çekiç atma final müsabakasında 2. olarak gümüş madalya kazandı.

    İlkadım Atletizm Sahasında yapılan ve yüzlerce sporcunun katıldığı final müsabakalarında, Erkekler Yüksek Atlama, kadın ve erkek 110 metre engelli koşu, çekiç fırlatma ve cirit atma gibi oyunların final yarışmaları yapıldı.

    Final yarışlarında milli sporcu Muhammed Çakır, çekiç atma final müsabakasında mücadele etti. Milli atlet 55,91 metrelik atışıyla 6 rakibini geride bırakarak gümüş madalyanın sahibi oldu. Gümüş madalya almanın zevkini yaşayan milli atlet Muhammed Çakır, Türk Bayrağı eşliğinde katılımcıları selamladı. Müsabakaları izlemeye gelen yabancı seyirciler de kendi ülkelerine ait bayrakları ile kendilerini selamlayan milli atlete karşılık verdi.

    Yarışmada 1. olarak altın madalyayı kazanan ise, Rus atlet Bgan Maxim oldu.

  • Milli güreşçilerden bir gümüş ve iki bronz madalya

    Bosna Hersek’de düzenlenen Yıldızlar Avrupa Güreş Şampiyonası’nda 85 kiloda mindere çıkan milli güreşçi Ömer Ağtaş Avrupa ikincisi olurken, 42 kiloda mücadele eden Furkan Üçoluk ile 69 kiloda Umur Aybey üçüncü oldu.

    24-30 Temmuz tarihleri arasında Sarajevo kentinde devam eden Yıldızlar Avrupa Güreş Şampiyonası’nda ikinci gün müsabakaları tamamlandı. Geçtiğimiz aylarda Dünya Güreş Birliği’nin (UWW) aldığı karar doğrultusunda ilk defa bu organizasyonda hayata geçirilen 2 günlü müsabaka sistemi denemesi yapıldı. Buna göre ilk gün yapılan 42, 50, 58, 69 ve 85 kilolarının müsabakalarının finalleri bugün yapılırken 46, 58, 63, 76 ve 100 kilolarının da ön eleme, çeyrek final ve yarı finalleri tamamlandı.

    Şampiyonanın ikinci gününde devam eden müsabakalarda 85 kiloda finale çıkan milli güreşçimiz Ömer Ağtaş finalde karşılaştığı Rus rakibi Alik Shebzukhov’a yenilerek Avrupa ikincisi oldu. 42 kiloda mücadele eden milli güreşçimiz Furkan Üçoluk ise üçüncülük maçı için çıktığı minderde Bulgar rakibi Ismail Mehmedov Pomakov’u 10-0 sayı tuşu ile yenerek bronz madalyanın sahibi oldu.

    69 kiloda Umur Aybey repesaj maçında karşılaştığı Belaruslu rakibi Robert Fıodarau’yu 5-2 devirdikten sonra üçüncülük maçında Azerbaycanlı rakibini Daud Ibragımov’da 5-4 yenerek Avrupa üçüncüsü oldu.

    100 kiloda Anıl Berkan Kılıçsallayan Bulgaristanlı, Moldovalı ve Belaruslu rakiplerini yenerek finale uzandı. Anıl yarın yapılacak olan final müsabakasında Rus rakibi Ismail-Bek Nırov ile karşılaşacak.

    54 kiloda mücadele eden Hamza Alaca yarı finale kadar yükseldiği şampiyonada Gürcü rakibi Vladimeri Gamkrelıdze’ye 9-8 yenildi. Hamza yarın İsveç ile Fransız güreşçilerinin galibi ile maç yapacak.

    76 kiloda Ünal Karabacak ise Moldovalı rakibi Ivan Ichizli’yi 8-5 yenerek çeyrek finale yükseldi. Burada Rus rakibi Arsamag Khostıkoev’e 12-2 yenilen Ünal, rakibinin finale çıkmasıyla birlikte repesaj maçı hakkı elde etti. Ünal repesaj maçında Slovak rakibi Viktor Orban’ı yendiği takdirde üçüncülük maçında Estonyalı rakibi Nikita Tsehhonın ile karşılaşacak.

    46 kiloda Adem Burak Uzun, Türk asıllı Alman güreşçi Burak Demir’i 10-0 sayı tuşu ile yenerek çeyrek finale yükseldi. Burada Ermeni rakibi Arakel Movsesyan’a yenilen Adem turnuvadan elendi.

    63 kiloda mindere çıkan Coşkun Keleş ön eleme turunda karşılaştığı Alman rakibi Tino Retinger’e 3-0 yenilerek turnuvaya veda etti.

  • Türk firması Yunanistan’a gümüş satacak

    Gümüş takı firması Estaçi Silver’ın sahibi Ari Çiftçiyan, Yunanistan’a gümüş takı ürünleri ihracatı, iç piyasaya ise toptan ve perakende satışı yapacaklarını belirtildi.

    Gümüş takı sektörünün tanınan firmalarından Estaçi Silver, İstanbul’daki merkezini İzmir’e taşıdı. Görkemli açılış töreniyle yeni yerini açan firmanın Yunanistan’a gümüş takı ürünleri ihracatı, iç piyasaya ise toptan ve perakende satış yapacağı belirtildi.

    Firmanın sahibi Ari Çiftçiyan, “İstanbul Kapalıçarşı’daki merkezimizi İzmir Bostanlı’ya taşıdık. Yeni merkezimizle özellikle Avrupa ve sahil şeridi ülkelere satış yapmayı hedefliyoruz. Yine el yapımı çanta, organik üretim kumaş elbiseler de ürün yelpazemizde olacak. Müşteri portföyümüzde İngiltere, ABD ve Birleşik Arap Emirlikleri başlıca ülkeler. Bu portföye Yunanistan başta olmak üzere Balkan ve Avrupa ülkelerini de ekleyeceğiz. Firma olarak katıldığımız uluslararası mücevher fuarlarından ödül ve sertifika alan tek Türk firmasıyız. Türkiye başta olmak üzere İngiltere, ABD ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde tanınan Estaçi Silver, dünyada ilk videolu mücevher ve takı sitesi yapan firma olarak da biliniyor. İzmir Bostanlı’da yapılan açılış törenine İzmir bürokrasisinden çok sayıda davetli katıldı. Ayrıca TUBİTAK Mucidi Kezban Dönmez, Sanatçı Hatice Boyalamalar Akkaya, TV Program Yapımcısı Gökhan Yalçın, Sunucu Belma Ceylan , İzmirli işadamı Önder Oktay ve Ebru Esin katılanlar arasında idi” dedi.

  • (Özel Haber) Bu göl “gümüş” kaynıyor

    Bursa’nın İznik gölünde her gün yakalanan tonlarca gümüş balığı Avrupa’ya ihraç ediliyor. Sürüler halinde gezerken ağlara takılan gümüşlerin kilosu 1 avroya satılıyor.

    Yılda 4 ay yakalanan gümüş balığı avı başladı. Sadece Avrupa’da tüketilen gümüş balıkları İznik gölünde adeta kaynıyor. Göl kıyısında sürüler halinde gezen minik gümüş balıklarını yakalamak için İznikli balıkçılar seferber oluyor. Balıkçılar, göl kıyısını ağlarla çevirip tonlarca gümüş balığını yarım saatte yakalıyor. Balıkçılar, daha sonra gelen balık tüccarlarına tonunu 2 bin liradan satıyor.

    Tüccarlar da kilosunu 1 avrodan İtalya, İspanya, Yunanistan başta olmak üzere Avrupa ülkelerine ihraç ediyor. Yakalaması kolay olan ve iyi gelir getiren gümüş balığı 4 ay boyunca İznik ve Orhangazili balıkçıların yüzünü güldürüyor. Türkiye’de pek bilinmeyen ve tüketilmeyen gümüş balığını işleyen Avrupa Birliği üyeleri ise kilosunu 14 avrodan satıyor.

    22 yıldır İznik gölünde balıkçılık yapan Tangül Balıkçılık’ın sahibi İsmail Tangül, “Gümüş balığını İznik gölünde nisan ve aralık arasında tutuyoruz. Bu balıklar kıyıda sürüler halinde yaşıyor. Avrupa ülkeleri tercih ediyor. Ülkemizde bu balık bilinmiyor. Avrupa ise küçüklerini alıyor. Fritözde kızartıp yiyorlar. Bu balığı dünyaya Yunanistan tanıttı. Avrupa işlemesini yapıyor ve kilosunu 14 avrodan satıyor. Gümüş balığı daha önceki yıllarda İznik gölünde günde 15 ton yakalanıyordu. Şimdi günde 5 ton yakalanabiliyor” dedi.

    İhracatçı firma sahibi Ahmet Demir, “Bu balığı biz Avrupa ülkelerine 20 yıldır ihraç ediyoruz. Biz kilosunu 1 avrodan ihraç ediyoruz. Bu balık yılda 4 ay boyunca yakalanabiliyor. İznik gölünden günde 5 ton balık çıkıyor” şeklinde konuştu.

  • Ulucami’nin çalınan gümüş kapı tığı Londara’da sergileniyor

    Tarihçi ve yazar Talha Uğurluel, Bursa Ulucamii’nin çalınan gümüş kapı tığının Londra’da bir müzede sergilendiğini belirterek, yetkililerin bu paha biçilmez eseri getirterek, ecdadın kemiklerini sızlamaktan kurtarmalarını istedi.

    Bursa Büyükşehir Belediyesi Müzeler Şube Müdürlüğü’ne bağlı Vakıf Kültürü Müzesi tarafından ‘Osmanlı’da Vakıf Medeniyeti’ konulu konferans tertiplendii. Vakıflar Haftası münasebetiyle hazırlanan programın açılışında konuşan Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şükrü Köse, vakıf kültürünün hem dinimiz hem de köklü medeniyetimizden gelen bir birikim olduğunu söyledi. Köse, “Osmanlı adeta bir vakıf devleti olarak tanınmıştır. Hiçbir karşılık beklemeden han, hamam, medrese, kütüphane, aşevleri ve camiler yapılarak insanlığın hizmetine sunulmuştur. Bu kıymetli kültürü, Bursa Vakıf Kültürü Müzesi ile gelecek nesillere aktarmak istiyoruz. Büyükşehir Belediyesi olarak tarihimizin tüm eserlerini yeniden ayağa kaldırıyor ve koruyoruz” dedi.

    Tarihçi Talha Uğurluel de, vakıf kültürünü ve Osmanlı’daki örneklerini anlattı. Bursa Vakıf Kültürü Müzesi’ni çok beğendiğini belirterek, hazırlanmasında emeği geçenleri tebrik etti. Her insanın ölümsüz olmak istediğini, bunun da vakıf geleneğiyle mümkün olabileceğini dile getiren Talha Uğurluel, vakıf kültürünün Peygamber Efendimizle birlikte Medine’de başladığını hatırlattı. Hiçbir faninin bu dünyada kazandığını öbür dünyaya götüremeyeceğini anlatan Uğurluel, hayatta iken kazancın vakıf işlerine harcamanın önemine değindi. Devamlı olan bir vakıf işiyle amel defterinin de kapanmayacağını belirten Uğurluel, “Hepimizde ölümsüzlük arzusu var. Bunun tek çaresi vakıf kültürüdür. Tarihi şehirlerimiz vakıf kültürüne ait eserlerle doludur. Çünkü büyük insanlar hep asıl hayat için çalışmıştır. Hepimizin küçük veya büyük bir vakfı olmalı. Böylece amel defterimizin kapanmamasını sağlarız. Eskiden camiler yapılırken onun giderleri için etrafına han, hamam ve dükkanlar yaptırılırmış. Çünkü ilerde cami için insanlar dilenmesin diye. Bugün Türkiye’de koskoca camilerin kapısında Diyanet dileniyor. ‘Boş geçmeyelim cemaat’ edebiyatı yapıyor. Kanuni ve hayırsever insanlar mezardan kalksa bize ne erdi acaba? ‘Koskoca Süleymaniye’yi kapısında dilenin diye yaptırmadım. Cami için etrafına birçok yapı kondurdum’ derdi. Ancak bizler zamanla bu yapıları gasp ettik, sattık, el koyduk. Şimdi kapıda mendil açıp ‘boş geçmeyelim cemaat’ diyoruz Bu çok çirkin. Eskiden sadece cami değil, birer yapılar topluluğu inşa ediliyordu. Tüm gelir ve giderler milimetrik hesaplanıyor ve kayıt altına alınıyordu” diye konuştu.

    Vakıf eserlerinden seçme örnekler sunan Uğurluel, eserleri, yapan kişileri, hayatlarını ve eserlerin hikayelerini katılımcılarla paylaştı. Osmanlı’da angarya İşlerin hepsini vakıfların çekip çevirdiğini, eğitimden sağlığa her konuda vakıfların hizmet ettiğini, devletin daha büyük işlerle uğraştığını aktaran Uğurluel, insanların kuracak yeni vakıf bulamadığını, Osmanlı’nın bu yüzden büyük ve beli bükülmeyen bir devlet olduğunu söyledi. Birçok vakıf eserinin zamanla yok edildiğini, önemli eserleri destekleyen yapıların satıldığını ifade eden Uğurluel, “Ölümsüz olmanın iksiri vakıflardır. Peygamber Efendimizin hadisinde buyurdu gibi, ‘Üç kişinin amel defteri kapanmaz. Hayırlı evlat, ilim ve sadaka-i cariye, yani hayırlı eser bırakanın. Bu kültürü tekrar ayağa kaldırmalıyız” dedi.

    Ulucami’nin çalınan gümüş kapı tığı Londara’da sergileniyor

    Programın ikinci bölümünde ise Talha Uğurluel Bursa Vakıf Kültürü Müzesi’ni gezerken, canlı yayınla hem salondaki konuklara, hem de internet üzerinden takipçilerine sunum yaptı. Müzenin girişindeki Koza Han kapısının imitasyonundan başlayarak eserlerin önemini ve hikayelerini anlatan Uğurluel, “Daha evvel Londra’da Victoria Albert Müzesi’ni gezdim ve orada Bursa Ulucamii’nin gümüş kapı tığını gördüm. Birileri çalmış, birileri satmış, birileri de utanmadan sergiliyor Altına da Bursa Ulucami kapı tığı diye yazmışlar. Yetkililere sesleniyorum, ne yapıp edip o eseri Bursa’ya geri getirelim. Eminim Yıldırım Beyazıt’ın kemikleri sızlıyordur” diye konuştu.

    Programın sonunda Başkanvekili Şükrü Köse ve Müzeler Şube Müdürü Muhterem Çevik tarafından Tarihçi Talha Uğurluel’e günün anısına Bursa Vakfiyeleri kitabı hediye edildi. Uğurluel daha sonra konukların kitaplarını imzaladı.