Etiket: Gültekin

  • Pınar Gültekin cinayetinde şüpheler artıyor

    Pınar Gültekin cinayetinde şüpheler artıyor

    Münevver Karabulut cinayetinin avukatı Rezan Epözdemir, Muğla’da vahşi bir şekilde öldürülen Pınar Gültekin cinayetine el attı. Cinayetin tek bir failinin olmadığını, yardım ve yataklık edenler olduğunu düşündüklerini açıklayan Epözdemir, cinayeti işleyen bar işletmecisinin tek bir suçtan yargılanmayacağını söyledi.

    18 yaşındayken erkek arkadaşı Cem Garipoğlu tarafından öldürülen Münevver Karabulut’un ailesinin ve Beyoğlu’nda apartman boşluğunda cansız bedeni bulunan Nazlı Sinem Erköseoğlu’nun ailesinin avukatı Av. Dr. Rezan Epözdemir, vahşi bir cinayete kurban giden Pınar Gültekin olayının avukatlığını da üstlendi. Dosyaları incelemek için İstanbul’dan Muğla’ya gelen Epözdemir, dosyada gizlilik kararı olması sebebiyle davayla ilgili bilirkişi raporunu, tarafların beyanlarını ve bazı belgeleri aldı. Belgelerin bazılarını inceleyen Epözdemir davanın “canavarca hisle ve eziyet çektirerek” ve “tasarlanarak işlenmiş bir cinayet” olduğunu düşündüklerini ve cinayet öncesi, cinayet anı veya cinayet sonrasında cinayeti işleyen Cemal Metin Avcı’ya yardım ve yataklık edenlerin olabileceğini açıkladı.

    Av. Dr. Rezan Epözdemir, gazetecilere yaptığı açıklamada davaya dair bazı dosyalara ulaştıklarını ifade ederek, “Dava ilgili bilirkişi raporlarını ve dosyayla ilgili bazı belgeleri ve taraf beyanlarını aldık. Çok önemli beyanlarda bulunduk. Cinayetin sadece canavarca hisle ve eziyet çektirerek değil, aynı zamanda tasarlanarak işlenmiş bir cinayet olduğunu düşünüyoruz. Mağdur aile de böyle düşünüyor. Özellikle failin cinayet sonrası davranışları, cesedi yakması, sonrası beton dökmesi, varili yok etmeye çalışması planlı, soğukkanlı hal ve hareketlere baktığımızda sadece canavarca hisle, eziyet ederek öldürme ve tasarlanarak işlenmiş bir cinayet olduğunu düşünüyoruz. Türk Ceza Kanunu’nun 82. maddesine dayanarak iki tane nitelikli bir hal var burada, ağırlaştırılmış müebbet yargılama söz konusu olacak. Şüpheli tamamen haksız tahrik savunmasından faydalanmak amacındadır. Buna itibar edilmemesi gerektiğini söyledik” dedi.

    “Cinayette başkalarının eli olabilir”

    Cinayetin tek bir kişi tarafından işlenmesinin hayatın normal akışına, mantık ve fizik kurallarına aykırı olduğunu belirten avukat Epözdemir, “Aile deliller gizlenirken veya yok edilirken başkaca faillerin olduğunu düşünüyor. Olay yerinde, olay anında başkaca failler var diyor aile. Buna ilişkin soru işaretleri de var. Şüphelinin anlatımındaki çelişki, böyle bir cinayeti hunharca, vahşice, insan olma vasfına aykırıca, cinayetin hayatın olağan akışına ve fizik kurallarına aykırı olması. Bütün bunları değerlendirdiğimizde ve gözlemlediğimizde ya cinayet işlenirken ya da cinayetten sonra suç delilleri yok edilirken, gizlenirken faillerde kuvvet ve muhtemeldir ki kanaatimizde o yönde bu süreç içerisinde tespitini ve bulunup cezalandırılmasını istedik” şeklinde konuştu.

    Tüm görüşmeleri incelenecek

    Avukat Dr. Rezan Epözdemir, cinayet zanlısı Avcı’nın cinayet öncesi, cinayet anı ve sonrasındaki telefon görüşmelerinin incelenmesini talep ettiklerini söyleyerek, “Olay öncesi, olay esnası ve olay sonrası baz sinyal kayıtlarını istedik. Bu cinayetle ilgili başka faillerin olup olmadığının tespiti açısından istedik. Analiz raporlarının tanzim edilmesini özellikle talep ettik. Kamera kayıtlarının incelenmesini, bilirkişi raporuna konu edilmesini istedik. Bütün bu süreçte rol alan, görev alan, hunharca, vahşice cinayeti işleyen bütün faillerin hepsinin cezalandırılması için biran önce kamu davasının açılmasını istedik” ifadelerini kullandı.

    Avukat Dr. Epözdemir, dosyanın kısa bir süre sonra hazırlanmış olacağını ifade ederek, “Çok kısa bir sürede ağırlaştırılmış müebbet cezasıyla ilgili dosyanın hazırlanacağı kanaatindeyim. Otopsi raporu daha gelmemiş, otopsi raporunun ve delillerin toplanması aşamasındayız. Basında yer alan şüphelinin ifadelerinin gerçek dışı olduğunu gördük. Şüphelinin basında çıkan ifadelerinin önemli bir kısmı manipülatif gibi görünüyor” dedi.

  • Beşiktaş’ta iş adamı Ali Rıza Gültekin silahlı saldırı sonucu öldürüldü

    İSTANBUL (İHA) – İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde Crispino erkek giyim mağazalarının eski sahibi iş adamı Ali Rıza Gültekin uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetti. Olay nedeniyle çevrede güvenlik önlemi alarak inceleme yapan polis, kaçan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı.

    Olay, saat 22.00 sıralarında Beşiktaş Hamidiye Mahallesi Barbaros Bulvarı üzerinde bulunan 4 katlı bir binanın en üstü katında yaşandı. İddiaya göre, Crispino erkek giyim mağazalarının eski sahibi Ali Rıza Gültekin, Barbaros Bulvarı üzerinde bulunan 4 katlı binanın en üst katındaki kumar oynandığı öğrenilen mekanda kimliği belirsiz kişi yada kişiler tarafından silahlı saldırıya uğradı. Saldırıda başından vurulduğu öğrenilen işadamı Gültekin, kanlar içinde yere yığılarak hayatını kaybetti. Silah seslerini duyan vatandaşlar durumu polis ve sağlık ekiplerine bildirdi. Gelen ihbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen polis ekipleri şerit çekerek güvenlik önlemi alırken, sağlık ekipleri ise iş adıma Ali Rıza Gültekin’in hayatını kaybettiğini belirledi.

    Kumarhane olarak kullanıldığı öğrenilen mekanda incelemelerini sürdüren polis kaçan şüphelileri yakalamak için çalışma başlattı.

  • Atanamayan öğretmen Gültekin, 5. kitabını yazıyor

    Ağrı’da 4 yıldır atanamayan edebiyat öğretmeni Yasin Gültekin kendisine ait kitap evinde üniversite ve lise öğrencileri başta olmak üzere okurlara kitap satarken bir yandan da 5. kitabını yazıyor.

    Ağrı’da 2014 yılında İbrahim Çeçen Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olan Yasin Gültekin yıllarca KPSS’ye girdi ancak atanamadı. Mezun olduktan sonra bir yıl ücretli öğretmenlik yapan Gültekin daha sonra işsiz kaldı. Bir yanda evinde kitap yazan bir yandan da ne tür iş yapacağı üzerinde kafa yoran Gültekin bir süre düşünüp ailesine kitapevi açmak istediğini anlattı. Ailesi tarafından talebi olumlu karşılanan Gültekin 1 yıl önce Ağrı kent merkezinde bulunan Doğu İş Merkezi’nde bir iş yerini kiralayarak kitapevi açtı. Tarihi, psikolojik, aşk romanları başta olmak üzere birçok kitabı okur kitlesine ulaştıran Gültekin, boş zamanlarında ise kitap yazıyor. 2014 yılında kitap yazmaya başlayan ve bazı yayınevlerinde editörlükte yapan Gültekin iş yerinde 5’nci kitabını yazıyor.

    ‘Sonuçta sevdiğim işi yapıyorum’

    Ağrı’da kitap okuma oranının oldukça az olduğunu dile getiren Gültekin, kentte öğrenci sayısının oldukça fazla olduğunu aynı zamanda yerli vatandaşlarında daha fazla kitap okuması gerektiğini söyledi. İtap okuma ve yazmanın kendisi için bir aşk olduğunu ifade eden Gültekin, “1 yıldır kitapevi işletiyorum. Aynı zamanda yayın evlerinde editör olarak çalışıyorum. Kendime ait yazdığım 4 kitabım var ve 5’ncisini de yazıyorum. Sonuçta sevdiğim işi yapıyorum. Bir atama durumu olmayınca mecburen kitaplarla iç içe olmak durumundasın. Ağrı’da çok az bir okul kitlesi var. Diğer illerle kıyaslarsak ne derece doğru olur bilemiyoruz. Bunu ekonomik şartlar belirliyor. Batılı biri 100 lira ayırıyorsa sen burada 30 lira ayırıyorsan bu senin suçun değil ekonomik durumun buna el veriyor” dedi.

    ‘100 bin nüfusluk bir şehir için günde 15 kitabın satılması çok azdır’

    Kitap kağıtlarının ithal olması nedeniyle son zamanlarda kitap fiyatlarında artışın olduğunu vurgulayan Gültekin, “Kitap fiyatlarında da artış oldu. Günde ortalama 15 kitap satılıyor. Ama 100 bin nüfusluk bir şehir için günde 15 kitabın satılması çok azdır. Sayının daha da artması lazım. Kitapların yüzde 90’ını üniversite ve lise öğrencileri okurken yüzde 10’unu da diğer memur kesimler ve vatandaşlar okuyor. Genelde sattığımız ve okur tarafından en fazla talep görülen psikolojik, macera, polisiye kitaplarıdır. Zaman zaman şiir kitaplarına da talep artıyor. Hiç duymadığınız bir yazarın şiir kitabı istendiğinde insan şaşırıyor acaba böyle bir kitap var mıydı? Diye kendisine sormadan edemiyor. Okur kitlesine baktığımızda öğretmenlerin ödev olarak verdiği ve zorunlu olarak almalarını istediği kitaplar var. Aynı zamanda kendi araştırmaları sonucu kendilerine liste çıkarıp gelip kitap alanların sayısı da az değil. Kağıtlar ithal olduğu için kitap fiyatları da arttı” ifadelerini kullandı.

    ‘4 kitap yazdım ikisinin baskısı tükendi’

    Yazdığı kitaplar hakkında da konuşan Gültekin, kitap yazmayı çok sevdiğini ve kendisi için bir tutku olduğunu kaydetti. Kitap okumanın insanı daha çok düşündürdüğü ve yorum gücünü arttırdığını belirten Gültekin, “Yerli ki tapalarda 8-10 lira yabancı kitaplarda ise 14 lira civarında kitaplara zam geldi. 4 kitap yazdım ikisinin baskısı tükendi. İlk kitabımı 2014 yılında Eylülde Başka adlı kitabımdır ve hikayelerden oluşuyor. 2015 ve 2016 yılında art arda 2 tane şiir kitabı çıkardım. 2018 yılında da Umudun Göğe Yükselişi adlı tasavvufi bir romanım daha çıktı. Şimdi de bir hikaye kitabı hazırlığı yapıyorum. 2019 yılında inşallah bu kitabımda çıkar” şeklinde konuştu.

  • Kaymakam Gültekin, “Şehit yakınları bizlere şehitlerimizin emanetidir”

    Reşadiye Kaymakamı İbrahim Gültekin, şehit Cengiz Otyakmaz’ın annesi Nefise Otyakmaz’ı evinde ziyaret etti.

    Kaymakam Gültekin 1991 Yılında, İzmir’in Bornova ilçesindeki birliğinde askeri araç ile taş taşırken römork kapağının açılması sonucu taşların altında kalarak şehit olan Cengiz Otyakmaz’ın annesini Tokat’ın Reşadiye ilçesine bağlı Karacağaç köyündeki evinde ziyaret etti.

    Kaymakam İbrahim Gültekin, şehit ailelerine her zaman kapılarının açık olduğunu belirterek, “Şehit yakınlarımız kahraman şehitlerimizin bizlere emanetidir, emanetlerine sahip çıkmakta bizim birinci vazifemizdir” dedi.

    Nefise Otyakmaz ise, Kaymakam Gültekin’in yapmış olduğu ziyaretten memnun kaldığını ve devletin her daim yanlarında olduğunun bilmelerinin kendilerine güç verdiğini ifade etti.

  • DP Genel Başkanı Gültekin Uysal Bilecik’te

    Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal, Bilecik’te çeşitli ziyaretlerde bulundu.

    DP Genel Başkanı Gültekin Uysal’ı partililer Bilecik girişinde karşılamalarının ardından cuma namazı için Merkez Kayıboyu Camii’ne gidildi. Burada cuma namazını kılan Gültekin Uysal, cami çıkışı cemaatle bir süre sohbet etti. Ardından Bilecik Valisi Süleyman Elban’ı makamında ziyaret eden Uysal, “Elbette Bilecikimizin tarihi kimliğini bir kez daha ifade etmek istiyorum. Memleketin her noktasında var olma yok olma çizgisinde tarihi mücadeleler vermiş, Anadolu’nun her köşesindeki bütün vilayetlerimiz çok farklı özellikleri taşıyor ama ben kendimi de yarı Bilecikli hissediyorum. Askerlik görevimi Bozüyük’te icra ettim. Dolayısıyla da geçmişten bugüne ticari faaliyetlerimiz mermercilik üzerine olunca, Bilecikle farklı ilişkilerimiz de oldu. Bugün de bu vesileyle hem, Ramazan, hem teşkilatımızla birlikte olacağız, hem de beraberce sivil toplum örgütleriyle Ticaret Odası’ndan başlayarak memleketimizin can alıcı noktalarından karşılıklı fikir alışverişinde bulunabilmek adına programlarımızı gerçekleştireceğiz. Bu ülke tarihinde karşı karşıya kalmadığı birçok meydan okuma ile karşı karşıya. O nedenle, milli mutabakat meselesi olarak değerlendirdiğimiz bu ortak payda da sivil, siyasi bütün unsurlar ile köklü devlet geleneğinin de bize bahşettiği değerler ile inşallah bu süreç içeriğinde tarihi yürüyüşünün devam ettirmeliyiz. Son zamanlarda bu coğrafyada bulunan ve ülkemizin etrafında cereyan eden kısa, orta ve uzun vadede pek çok gelişmeyi de barındırdığını görüyoruz. Bu anlamda büyük kırılmaların yaşanacağı böyle bir tarihi zaman diliminde ifa etmeye çalıştığım tarihi tecrübemiz ile bütün sivil siyasi unsurların ortak bir hedefe yürüyüp sürecin içerinden çıkabileceğini de görüyoruz” diye konuştu.

    Öte yandan valilik ziyareti çıkışı partililer ve Uysal hatıra fotoğrafı çektirdiler.