Etiket: Güler’in

  • Ara Güler’in çırağı Coşkun Aral Malatya’da

    Ünlü fotoğraf sanatçısı ve savaş muhabiri Coşkun Aral, İnönü Üniversitesinde düzenlenen Edebiyat Günleri kapsamında okuyucuları ve izleyicileriyle söyleşide bir araya geldi.

    “Söz Düşün’ce Kağıda” temalı İnönü Üniversitesi 2. Edebiyat Günleri başladı. İnönü Üniversitesi ve Entelektüel Faaliyetler Topluluğu tarafından düzenlenen ve 6 Aralık’a kadar sürecek 2. Edebiyat Günlerinde Türkiye’nin birbirinden değerli isimleri ağırlanacak.

    Ünlü fotoğraf sanatçısı ve savaş muhabiri Coşkun Aral da Edebiyat Günleri kapsamında İnönü Üniversitesi Hoca Ahmet Yesevi Konferans Salonunda düzenlenen söyleşide okuyucuları ve izleyicileriyle bir araya geldi. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği programda konuşan Aral, belgesel çekimlerine devam ettiğini ifade ederek takipçilerine bir de müjde verdi. Aral, “Benim amacım öğrenci kardeşlerimle buluşmam yaşamımda değişik hisleri aktardığım belgeselleri göstermem ve onları belgesel dünyasına davet etmem gerekiyor. Çünkü ülkemizde belgeselcilik azalan bir trend de kanallar yok oluyor. Şu anda ben ise Youtube kanalı kurdum belgesel ile alakalı ‘Çoşkun Aral Anlatıyor’ diye ciddi anlamda belgesel videoları koydum izlemelerini canı gönülden istiyorum. Ben şimdi gazeteciyim, haberciyim zaman zaman insanların olaylarına koşarak gidiyordum şimdi koşamıyorum ama yine gidiyorum. Önümüzdeki günlerde Arakan’a gideceğim. Oradaki Müslümanların mülteciliği ile yaşadıkları dramı yansıtacak bir belgesel çekeceğim. Geçtiğimiz aylarda Suriye’deydim mülteci hayatını anlatıyorum görevimiz bu çünkü yaşarken yapmamız gerekenler yaşadıklarımızın yaşamayanlara aktarımıdır. Bu bir habercilik felsefesi ama sonuna kadar haberci olmaya çalışıyorum devam ediyorum. Allah bize sağlık versin ve ülkeye de, bölgeye de huzur ve barışı getirsin bundan başka bir şey istemem” şeklinde konuştu.

    Gençlere tavsiyelerde de bulunan Aral, “Öncelikle bilgi ile donansınlar. Bu üniversitenin kıymetini bilsinler. Derslerine devam etsinler. Hep sorgulasınlar yargılamasınlar. Toplum olarak biz ön yargı ile insanlara bakmaya çalışıyoruz. Ama bilgi temelli olduk mu empati yapmak için hiç bizim düşüncemizi uymayan bir insanı bile anlamaya çalışmak lazım ama önce tanımak lazım dinlemek lazım. Ön yargılarla hurafelerle orada duydum burada duydum ile değil direk olarak kaynağından bilgi almak lazım. O yüzden düşüncemiz birbirinden farklı olabilir ama ben sizi dinlemek istiyorum sizde beni dinleyin lütfen” diye konuştu.

  • Fotoğraf sergisi Ara Güler’in sevdiği türkü ile açıldı

    Burhaniye ilçesinde, Zeytin Fotoğraf Amatörleri Derneği(Zeyfod) 9. sergisini Kuvvayi Milliye Müzesi’nde açtı. Sergi’nin açılışında Keman Sanatçısı Cahit Baylav tarafından geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden fotoğraf sanatçısı Ara Güler’in sevdiği sarı gelin türküsü çalındı.

    Belediye Başkanı Necdet Uysal’ın açılışını yaptığı sergide, 37 fotoğraf yer aldı. Dernek üyelerinin, düzenlenen gezilerde çektiği fotoğraflar yoğun ilgi görürken, serginin 15 gün açık kalacağı açıklandı. Serginin açılışına, fotoğraf sanatçısı Ara Güler’in dostu olan Emekli Müzik Öğretmeni Cahit Baylav’ın kemanı ile seslendirdiği sarı gelin türküsü damgasını vurdu. Başkan Necdet Uysal, fotoğrafçılara başarı dilerken, Zeyfod Başkanı Dr.İbrahim Baylav da katılımcılara teşekkür etti. Fotoğraf çekmeyi çok sevdiğini anlatan Hasan Bayrak, “Emekli öğretmenim. Emeklilikten sonra fotoğrafçılığa başladım. Hobi olarak yapıyorum. Sergimiz yoğun ilgi gördü” dedi. Elif Mesçioğlu da, ”Fotoğraflarımızı sergiledik. Güzel anlarımızı anıya dönüştürüyoruz. Birçok güzellikleri belgeliyoruz” dedi. Neşe Çetin ise, “Özellikle Burhaniye’yi tanıtması açısından çok güzel bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Fotoğraf ayrı bir zevk, ayrı bir uğraş. Yaşamı belgeleyen bir unsur benim için” dedi. Katılımcılara teşekkür eden Zeyfod Başkanı Dr.İbrahim Baylav de, “Bu gün Zeytin Fotoğraf Derneği olarak Burhaniye de 9.sergimizi açtık. Coşkulu bir katılım vardı. Son derece memnun olduk. Bu arada, Türkiye’nin yetiştirdiği önemli fotoğrafçılardan Ara Güler’i andık. Bu anma sırasında, ağabeyim Keman Sanatçısı Cahit Baylav, Ara Güler’in sevdiği parçalardan birini sarı gelin türküsünü kemanıyla seslendirdi. Kendisine buradan çok teşekkür ediyorum” dedi.

    Ara Güler’in dostu olduğunu anlatan Keman Sanatçısı Cahit Baylav ise, “Buraya fotoğraf sergisi için geldik. Ara Güler’den söz edilince, onun sevdiği türküler aklıma geldi. Ara ağabey, çok sevdiğim büyük bir sanatçıydı. Ayrıca dostluğumuz vardı. Zaman zaman bana da kemanla hadi Cahit vur şu bizim havalardan falan derdi. Ben onun havalarını biliyordum. Onun kastettiğini kendi kültürünün Ermeni şarkılarıydı. Onlardan bir tane çalardım. Burada da öyle bir şey yaptık. Bu şekilde Ara ağabey’i anmış olduk. Toprağı bol olsun. Çok çok değerli bir insanı kaybettik” dedi.

  • 15 Temmuz günü şehit olan Özel Harekat Komiseri Gülşah Güler’in annesi Emine Güler: “Benim için her gün 15 Temmuz”

    HATAY (İHA) – 15 Temmuz gecesi Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığına yapılan saldırıda şehit düşen Özel Harekat Komiseri Gülşah Güler’in, annesi Emine Güler “Benim için her gün 15 Temmuz, Gülşah’ımı çok özledim. Gurur acıyı bastırıyor. 15 Temmuz ikinci yılı, devletimiz inşallah böyle darbeler yaşamaz” dedi.

    Hatay’ın İskenderun ilçesinde Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) tarafından ‘15 Temmuz Kadın Kahramanlar’ başlıklı konferans gerçekleştirildi. İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası konferans salonunda düzenlenen konferansta 15 Temmuz’un kadın şehitleri ve gazileri anıldı.

    Kur’an-ı Kerim tilavetinin okunmasıyla başlayan konferansta konuşan AK Parti Hatay İl Başkanı İbrahim Güler, 2 yıl önce 15 Temmuz gecesinde Türk milletinin bütünüyle gazi olduğunu söyledi.

    2 yıl önce gerçekleşen hain darbe girişimini hatırlamanın ve hatırlatmanın önemli olduğuna vurgu yapan İskenderun Kaymakamı Recep Soytürk, “Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın, parti genel başkanlarının dirayeti ve katkılarıyla, medyadaki bütün herkesin katkıları ve destekleriyle, askeriyenin içerisindeki sağlam askerimiz, polislerimizle, halkımızla ama aslında cenabı Allah’ın yardımıyla bu hain darbe girişimi püskürtülmüştür” diye konuştu.

    Konferansa katılan 15 Temmuz gecesi Gölbaşı Özel Harekat Daire Başkanlığına yapılan saldırıda şehit düşen Özel Harekat Komiseri Gülşah Güler’in, annesi Emine Güler ve kardeşleri de 15 Temmuz kadın şehitlerinin sinevizyon gösterimi sırasında gözyaşlarına hakim olamadı. Gülşah’sız iki yıl geçirdiğini belirten şehit annesi Emine Güler, “Benim için her gün 15 Temmuz, Gülşah’ımı çok özledim. Gurur acıyı bastırıyor. 15 Temmuz ikinci yılı, devletimiz inşallah böyle darbeler yaşamaz” dedi.

    Her yıl aynı gururu, aynı onuru ve aynı acıyı yaşadıklarını ifade eden şehit babası Hüseyin Güler ise, “Her 15 Temmuz geldiğinde hem gururu, hem acıyı aynı anda yaşıyoruz. Biz ölsek de aynı şekilde devam edecek. Ama önemli olan vatanımızın, milletimizin devletimizin baki olmasıdır. Bir tane Gülşah gitmiştir, bin tane Gülşah doğmuştur. Şükür Allah’a gururluyuz, huzurluyuz biz. Her ne kadar acımız olsa da, ama gururumuz bastırıyor. Allah bu devleti, bu milleti her zaman muzaffer kılsın inşallah. Biz her zaman bu vatan için evlatlarımla birlikte her zaman ölmeye ve can vermeye hazırız” şeklinde konuştu.

  • Darbe sanığı Öztürk’ten Yaşar Güler’in derdest edilme anına ait fotoğraflara kaçamak cevap

    15 Temmuz darbe girişiminde Genelkurmay Başkanlığındaki eylemlere ilişkin açılan davada savunma yapan eski Kurmay Albay Doğan Öztürk, Genelkurmay 2. Başkanı Güler’in derdest edilme anında orada olduğunu gösteren fotoğraflara kaçamak cevap verdi. Öztürk, “Bu fotoğraf yukarıdan çekilmiş olan kamera kaydından alınma. Benim bakış açımla baktığınızda Yaşar Güler’i görür müsünüz? Derdest edilen kişinin Yaşar Güler olduğunu anlamadım” dedi.

    Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz’daki darbe girişimi sırasında Genelkurmay Başkanlığındaki eylemlerle ilgili aralarında sözde “Yurtta Sulh Konseyi” üyelerinin de bulunduğu 221 sanık hakkında açılan davanın öğleden sonraki kısmında eski Kurmay Albay Doğan Öztürk’ün savunmasına devam edildi. Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Cezaevi Kampüsü’ndeki duruşma salonunda görülen davada savunma yapan Öztürk, hakkındaki FETÖ üyeliği ve Yurtta Sulh Konseyi üyeliği iddialarını kabul etmedi. Yurtta Sulh Konseyi’nin kim tarafından ve ne zaman kurulduğunun belli olmadığını söyleyen Öztürk, “Konsey’in ne olduğu belli değil. Darbeyi planlayacak mıydı, sevk ve idare mi edecekti, yoksa devleti mi yönecekti? Konsey’den beklenen görev neyse yapının ona göre oluşması lazım. Konsey’in hem darbeyi planlaması, hem sevk ve idare etmesi, hem de devleti yönetmesi mantıki değil. Bu bir mantıki çelişkidir. Atama listelerini ve darbe mesajlarını hiç görmedim. Bunları 19 Mayıs’da iddianameden öğrendim” ifadelerini kullandı.

    “Şuanda bile nasıl bir darbe olduğunu anlamıyorum”

    Mahkeme Başkanı Oğuz Dik, “Darbe girişimini saat kaçta anladın?” sorusu üzerine Öztürk, “Böyle bir anlamam yok. Bir sürü şeyden şüphelendim ama şuanda bile anlayamıyorum nasıl bir darbe olduğunu. Büyük bir terör tehdidi paradizması ile başladık. Bundan sonra bütün konuları bu kapsamda değerlendirdik. Özel Kuvvetler Komutanlığının gelip emniyet almasını, içeride yaşanan çatışmalar, Genelkurmay Başkanını taşıyan helikoptere ateş edilmesi bu tehdidin olduğu anlayışını besledi. Ben hiç televizyon izlemedim. Bir, iki defa güvenlik kamerasını izlemekle birlikte bir kanalda yazılar gördüm” cevabını verdi.

    Darbe girişimini PKK’nın terör saldırısı sanmış

    Televizyonda gördüğü ilk hususun İstanbul’da köprülerin kapatılması olduğunu belirten Öztürk, “Bunun bende oluşturduğu algı; tehdit yurt çapında mı acaba algısı. Bir ara kalkışma alt yazısı gördüm. PKK’nın 6-7 Ekim faaliyetinin daha büyük bir kalkışmanın provası olduğunu düşünüyorduk. Bende oluşan algı oydu. Ben bildiriyi, Başbakan ve Cumhurbaşkanının açıklamalarını görmedim. Telefonumdaki mesajlara dahi bakmadım” iddiasında bulundu.

    “Bayraklı insanlar karargaha girince işin yanlışlığı ortaya çıktı”

    Mahkeme Başkanı Dik, darbe girişimi gecesi saat 02.00 sıralarında Öztürk’ün eşiyle konuştuğuna dair HTS kayıtlarının bulunduğunu hatırlatarak, eşinin darbe girişiminin olduğunu söyleyip söylemediğini sordu. Öztürk, eşinin darbe girişimi olduğunu söylemediğini öne sürdü. Öztürk, Genelkurmay Karargahına vatandaşların girmeye başladığını anlatarak, “Uyuşmayan bir resim çıktı ortaya. Bayraklı insanlar giriyor içeriye. O zaman işin yanlışlığı ortaya çıktı. Durum böyle olunca oradakilerle konuşma ihtiyacı hissettim. Personel bana ’darbe yapıldı, komutan da derdest edildi’ dedi. Ben komutanın helikopterle gidişini gördüm, derdest edilmemişti. Benim gördüğüme bu uymuyor” diye konuştu.

    “Derdest edilen kişinin Güler olduğunu bilmiyordum”

    Öztürk’e darbe girişimi sırasında Genelkurmay 2. Başkanı Yaşar Güler’in derdest edilmesine ait fotoğraflar gösterildi. Derdest edilme anında fotoğraflarda kendisinin de bulunduğunun belirtilmesi üzerine Öztürk, “Yaşar Güler’in derdest edilmesini görmedim. Personelin birisine müdahale ettiğini gördüm. Bu fotoğraf yukarıdan çekilmiş olan kamera kaydından alınma. Benim bakış açımla baktığınızda Yaşar Güler’i görür müsünüz? Ben ’neden derdest edildi’ dedim, ’standart prosedür’ dediler. Onun Genelkurmay 2. Başkanı olduğunu bilmiyordum” diyerek fotoğrafları yalanladı.

    Öztürk’e el işareti yapması ile Özel Kuvvetler Komutanlığından gelen darbeci askerler tarafından Başçavuş Mahmut Satun’un derdest edilmesi soruldu. Emri ile Satun’un derdest edildiği iddialarını kabul etmeyen Öztürk, “Bu saliselerle kaydedilmiş bir fotoğraf. Ben orada derdest edilmesi emrini vermedim. Mahmut Satun’a otomatik kapının kapanmaması için işaret yaptım” dedi.

    “Havada uçak uçuyor. Darbe olduğunu anlamadın mı?” şeklindeki soruya Öztürk şu cevabı verdi:

    “Havada uçak uçmasının darbe ile alakası olmaz ki. Darbede uçak neden uçsun? O günkü bilgim ile söylüyorum darbe için uçak kullanılmaz. Bir adam darbe yapacaksa kendi Karargahını ele geçirmez. Gider Meclise. Siz daha önce kendi karargahını işgal eden bir darbe girişimini duydunuz mu? Bu benim kafamda oturmadı. O saatten itibaren ’burada bir terslik var’ dedim. Benim yapmam gereken Genelkurmay Karargahının emniyetini sağlamaktı. Kışlanın dışarısı ile ilgili bir aktiviteye girmedim. Sonra bekledim ve gözaltına alındım.”

    Duruşma, Öztürk’ün savunmasıyla devam ediyor.

  • Başkan Güler’in Çalışan Gazeteciler Günü Mesajı

    Sarıcakaya Belediye Başkanı Faruk Güler, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü münasebetiyle mesaj yayımladı.

    Güler, halkı doğruları öğrenmek yolunda, tarafsız basın ahlak kurallarına uyan ve fedakarca görev yapan gazetecilerin insanlara haber ve bilgi akışını sağlama gibi çok önemli bir misyonu üstlendiğine dikkat çekti. Güler, “Doğru ve gerçek haberlerle kamuoyunu aydınlatan yazılı, görsel ve işitsel medyanın yanı sıra günümüzde yaygınlaşan internet medyasında görev yapan tüm basın mensuplarımızın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayarak, başarılı bir yıl geçirmelerini diliyorum” ifadelerini kullandı.