Etiket: Güler’den

  • Hilmi Güler’den ‘fındık spekülatörlerine’ tepki

    Hilmi Güler’den ‘fındık spekülatörlerine’ tepki

    Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler, fındıkta spekülasyonlara ve dış müdahalelere izin vermeyeceklerini belirterek, “Ordu halkının çiftçisinin emeğini Roma’ya, Londra’ya Washington’a bırakamayız. Fındığın sahibi biziz” dedi.

    Ordu Büyükşehir Belediye Meclisi Temmuz Ayı Olağan Toplantısında açıklamalarda bulunan Başkan Güler, her sezon öncesi fındık konusunda tartışmalar ve spekülasyon hareketlerinin başladığını ancak bunların hiç birisine kapılmayacaklarını söyledi.

    “Ben buraya önsöz yazmaya gelmedim, bu son sözdür. Bu son sözü de fındıkta ortaya koyacağız” diyerek kararlı tutum sergileyen Güler, şöyle konuştu: “Fındık hepimizin, aynı zamanda benim de büyük derdim. Biz fındık konusunda gerekli çalışmaları oluşturuyoruz. 8 milyon kişiyi ilgilendiren fındık kaynağımız 2,5 milyar dolarlık bir ihracat payına sahip. Çarpan etkisiyle ekonomimize 3,5 – 4 milyarlık bir etkisi olan fındık konusunda ben kendimi görevli ve sorumlu kabul ediyorum. Büyükşehir Belediye Başkanı olarak da fındığa sahip çıkıyoruz. Fındık bizim derdimiz, bu dertle dertlenecek ve bu sorunu çözeceğiz. Ordu halkının çiftçisinin emeğini Roma’ya, Londra’ya Washington’a bırakamayız. Bu bizim emeğimiz, biz buna sahip çıkıyoruz. Fındığın önce Ordu, Karadeniz ve üreticilere sonra da ülkemize ait olması gerektiğini düşünüyorum. Dünyaya buradan duyurmuş olalım, fındığın sahibi hepimiziz. Bu şeref de hepimize aittir” ifadelerini kullandı.

  • Milli Savunma Bakanı Akar ve Orgeneral Güler’den şehit ailesine taziye ziyareti

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Bu terör bitecek. ‘Ölürsek şehit kalırsak gazi’ düşüncesiyle mücadelemizi eksiksiz sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ümit Dündar, Hava Kuvvetleri Komutanı Hasan Küçükakyüz, Deniz Kuvvetleri Komutanı Adnan Özbal ile birlikte geçtiğimiz gün Ağrı’da PKK’lı teröristlerin saldırısı sonucu şehit olan Piyade Teğmen Celal Dağlı’nın (25) Ankara’daki baba evine taziye ziyaretinde bulundu. Akar ve Güler’i taziye çadırı önünde şehidin babası Mahmut ve kardeşi Ensar Dağlı karşıladı. Daha sonra Bakan Akar ile Orgeneral Güler şehidin evinin önüne kurulan taziye çadırında baba Mahmut, kardeşi Ensar Dağlı’ya baş sağlığı dileklerini iletti. Kuran’ı Kerim okunmasının ardından taziye çadırında dua edildi. Hulusi Akar, Yaşar Güler ve kuvvet komutanları daha sonra şehidin annesi Aysel Dağlı’ya taziyelerini bildirdi.

    “Bu terör bitecek”

    Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, taziye çadırında yaptığı konuşmada terörün biteceğini vurgulayarak, “Biz burada silahlı kuvvetler mensupları olarak vazifemizi yaparken aynı zamanda Peygamber Ocağı olarak biline Türk Silahlı Kuvvetleri’ne girerken ‘Ölürsek şehit, kalırsak gazi’ diye yola çıktık. Allah kimimize bu şehitliği nasip etti, kimimizde görevlerine devam ediyor. Celal kardeşimiz görevini büyük bir asaletle yerine getirirken hainlerin saldırısıyla şehitlik mertebesine ulaştı. Mekanı cennet olsun. Görevlerimizi yapmaya devam edeceğiz. Bu terör bitecek Terörün bitmesi için devletin tüm güçleriyle Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, korucularımız, jandarmamız, polisimiz tepelerde, karlarda, kışlarda, gece ve gündüz büyük mücadele vereceğiz. Devletimizin desteğiyle bu terör bitecek. Bunun bitmesi için elimizde gelen her türlü gayreti gösterdik, göstereceğiz. ‘Ölürsek şehit kalırsak gazi düşüncesiyle mücadelemizi eksiksiz sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

  • Başkan Güler’den fuarlar değerlendirmesi

    Ajans Asya Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Güler, 2018 yılında şu ana kadar 5 fuar gerçekleştirdiklerini belirterek, “Hedefimiz, ayda bir fuar gerçekleştirmektir” dedi.

    Van’da gerçekleştirilen fuarlar hakkında bir değerlendirmede bulunan Ajans Asya Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Güler, Van’ın; fuarlar şehri olma yolunda ilerlediğini ifade etti. 2018 yılı içerisinde şu ana kadar 5 fuar gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Güler, “Geçtiğimiz günlerde Doğu Anadolu’nun en büyük ve Türkiye’nin en verimli fuarlarından birini gerçekleştirdik. Birçoğu ulusal ve uluslararası olmak üzere 121 firmanın katılım sağladığı Gıda Tarım ve Hayvancılık Fuarı’na yaklaşık 60 bin civarında ziyaretçi geldi. Bizimle aynı tarihte Doğu ve Güneydoğu’da yapılan fuarlar vardı. Reel olarak gördük ki bizim fuarımız hepsinden daha verimli geçti ve gün geçtikçe de büyüyerek devam edecek” dedi.

    Hedeflerinin Van’da gerçekleştirilen tüm fuarları önce ulusal arenaya ardından da uluslar arası arenaya taşımak olduğunun altını çizen Güler, “2018 yılı içerisinde gerçekleştirdiğimiz fuarlarla artık Allah’a şükür Van, fuarlar şehir oldu diyebiliriz. Bundan sonrasında da çıtayı yükselterek Van’ı özellikle fuarcılık anlamında daha üst sekmene taşımamız ve uluslararası fuarlar gerçekleştirmemiz gerekir. Bu minvalde de yol alıyoruz. 2018 yılı içerisinde gerçekleştirdiğimiz iki fuarımız uluslararası statüde gerçekleşti. Yine geçen hafta gerçekleştirdiğimiz Ar-Ge ve İnovasyon Fuarı, uluslararası bir fuardı. Urumiye Üniversitesi ile Van Yüzüncü Yıl Üniversitesinin (YYÜ) ortaklaşa hareket ettiği ve bizim de organizasyonunu yaptığımız bir fuardı. Aynı zamanda bu fuar, işçi ve işverenin buluşturduğu bir platformdu. 2018 yılı içerisinde gerçekleştirdiğimiz bu fuarlar, aynı zamanda ekonomiye katkı ve şehrin tanıtımı anlamında da büyük bir önem arz ediyor” ifadelerini kullandı.

    Artık fuar denince akla Van’ın geldiğini dile getiren Güler, “Bizden çok daha büyük illerde yılda 2 ya da 3 fuar yapılırken biz 5’inci fuarı geride bıraktık ve inşallah 10 fuar ile bu yılı kapatacağız. Bu çok büyük bir başarı ve çok güzel bir duygu. Fuarlarımızın hepsi de çok şükür verimli geçiyor. Fuarları artık uluslararasına taşımamız gerekiyor. Bu noktada herkese görevler düşüyor. Herkesin üzerine düşeni yapması halinde Van’ı uluslararası bir fuar merkezi haline getireceğiz” diye konuştu.

    2019 yılında 12 fuar gerçekleştirmeyi hedeflediklerini dile getiren Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Fuarlar bir kültürdür. Yaptığımız sektör fuarlarında genel kanı olarak aşırı bir ziyaretçinin gelmesi beklenilir, ama bizim istediğimiz verimli ziyaretçilerin gelmesidir. Bunun dışında ilgisiz insanların gelmesi fuarları büyütmüyor ve aslında fuarı verimsiz kılıyor. Biz insanların sadece meraktan dolayı fuarlara gelmesini istemiyoruz. Bu minvalde de bir kültür oluştu. Herkes artık kendi branşı ile alakalı fuarı ziyaret ediyor. Bunu da bu seneki fuarlarımızda gördük. Demek ki herkes kendi branşı ile daha çok ilgili. Bizim de istediğimiz buydu. Biraz daha zamana ihtiyacımız var. Allah izin verirse 2019 yılında farklı bir iki tane daha fuar eklemeyi düşünüyoruz. Böylece ayda bir defaya denk gelecek şekilde yılda 12 fuarla Van’ı merkez haline getireceğiz.”

  • 48. dönem Jandarma Genel Komutanı Çetin görevi Orgeneral Güler’den teslim aldı

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Jandarma Genel Komutanlığında düzenlenen devir teslim töreninde yaptığı konuşmada, “Bir ülkedeki dışa bağımlılıklar içindeki en tehlikeli bağımlılık, savunma sanayiindeki dışa bağımlılıktır. Çünkü bir ülkenin bekasıyla, varlığıyla ilgili bir konuda bir başkasına bağlı olmak, çok büyük bir risk almaktır” dedi.

    Jandarma Genel Komutanlığı’na atanan Orgeneral Arif Çetin, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na atanan Orgeneral Yaşar Güler’den görevi devraldı. Jandarma Genel Komutanlığı’nda düzenlenen devir teslim törenine katılan İçişleri Bakanı Soylu, yaptığı konuşmada, bu ülkede rahat bir görevin olmadığına dikkat çekerek, “Rahat bir görev yeri, rahat bir makam, tayin olunacak sorumluluğu az bir mevki veya memuriyet yoktur. Eğer verilen bir görev veya atama size rahat geliyorsa, ‘iyi yer çıktı’ diye seviniyorsanız, biliniz ki o görev algınızda, sorumluluğu değerlendirmenizde bir hata söz konusudur. Ya işin ciddiyetini anlamamışsınızdır, ya da Allah göstermesin, bu ülkeyi tanımamışsınızdır. Burası zor ülkedir. Burası, işi çok olan ülkedir. Bin yıldır bu topraklar üzerinde tutunan ecdadımız, bilesiniz ki bunu bilek gücüyle yapmışlardır. Tarih gizli saklı değil, açıp okuduğunuzda, kılıçları elden düşmediğini biliyoruz. Kapıdan ordular eksik olmamıştır, namlular soğumamıştır. Dolayısıyla bu ülkede bir görev almak, bir sorumluluk almak, makam sahibi olmak demek, daha az uyumak, dünyevi hazları unutmak; aileden, çoluk çocuktan, yeri geldi mi candan feragat etmek demektir. Bunlar hamasi laflar değildir. Hala gerçekliğini sürdüren, hatta artarak sürdüren gerçeklerdir. Bunu anlamak zor değildir. Etrafımızda yaşananlara, özellikle 2009’dan bu yana, Türkiye’nin global ekonomik krizi başarıyla atlatmasından beri yaşadığımız hadiselere bakarsanız, mevcut durumu çok rahat bir şekilde okuyabilirsiniz” açıklamasını yaptı.

    “Türkiye’yi stratejik bir çembere almaya çalışıyorlar” diyen Soylu, “Türkiye’yi pasifize etmeye, etkisizleştirmeye, hareket kabiliyetini sınırlamaya, Ortadoğu’da bir güç olmasını engellemeye çalışıyorlar. Şurası çok açıktır, birileri Ortadoğu’daki paylaşımı beğenmiyor, kendi kafasına ve çıkarına göre yeni sınırlar çizmek istiyor ve Türkiye onlar için bu planda ciddi bir sorun teşkil ediyor. İşte bu yüzden, bu ülkede Orgeneralin de, Astsubayın da, Bakanın da, Memurun da görev ve sorumluluğunun ağırlığı aynıdır. Bize rahat yoktur, olmamalıdır. Açıkça görülmektedir ki; ülkemiz, devletiyle, milletiyle el ele, bütün kurumlarıyla birlikte, yapılmak istenen operasyonlara tek tek cevap vermiştir. Bunları hukukun üstünlüğünden taviz vermeden bütün hadiselere doğru ve hukuk içerisinde tepki verdik. Ülkede iç karışıklığa, çıkarılmak istenen iç savaşlara ve kaoslara asla müsaade etmedik. 15 Temmuz kalkışmasına karşı millet sokağa çıkmış, darbeyi sabahına varmadan büyük bir kahramanlıkla bastırmıştır. Ama ertesi gün, ülkede her şey kendi normal seyrinde devam etti. İki gün sonra piyasalar açılmış, hiçbir olumsuzluk yaşanmamıştır. Keza terörle mücadelede, DEAŞ, PKK ve iş birlikçi FETÖ ile mücadelede en küçük bir zafiyet gösterilmemiştir. Bir yandan devletin içine sızmış FETÖ uzantıları temizlenirken, bir yandan Doğu ve Güneydoğu’da PKK ile büyük bir mücadeleye girilmiş; Fırat Kalkanı Operasyonuyla DEAŞ’ın deyim yerindeyse kolu kanadı kırılmış ve kalan süprüntüleri Güneye sürülmüştür. Bütün bunları yaparken Türkiye, 2017 ilk çeyreğinde yüzde 5 büyüme, 150 milyar dolar ihracat rakamı elde edebilmiştir. Yani ne ekonomik gelişmemizden taviz verdik, ne de biraz önce bahsettiğim stratejik çembere alınma operasyonuna karşı mücadelemizde herhangi bir gevşeklik, şaşkınlık ve gerileme göstermedik. Elbette ki 2017 Türkiyesi bu sorunu profesyonelce yönetebilecektir. Ekonomik operasyonları yıllarca yaşadık. Yüzde 70 enflasyonları, Kasım ve Şubat krizlerini yaşamış Türkiye, 2002’den beri siyasi istikrarla yürümüş Türkiye, elbette ki bunu da atlatacaktır” diye konuştu.

    15 Temmuz hadisesinin Türkiye’de görülmüş ilk darbe girişimi olmadığına vurgu yapan Soylu, “Yıllarca gördük. Elbette ki bunun ülkenin geleceğine ne yapacağını değerlendirebildik ve Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü liderliği, milletimizin cesaret ve feraseti sayesinde bunu da atlattık” dedi.

    47. Jandarma Genel Komutanı Yaşar Güler ile son dönemde yapılan yatırımlar ile Jandarmayı daha yüksek seviyelere çıkartmaya gayret ettiklerinin altını çizen Soylu, “Personel sayımızı arttırdık. İHA kapasitemizi, silah kapasitemizi arttırdık. Jandarmamıza 2’si silahlı olmak üzere 6 tane bayraktar insansız hava aracı ve 3 insanlı keşif uçağı kazandırdık. Bunun yanında Atak helikopteri ve Hürkuş Saldırı ve Keşif Uçağı siparişlerimizi verdik. 12 Silahlı İHA alım sözleşmesi yaptık. 55 il ve 219 ilçede jandarma bünyesinde Plaka Tanıma Sistemi kurulumu tamamladık. Daha da önemlisi bunların içinde yerli teknoloji oranını yükselttik. Kendi evlatlarımızın yaptığı İHA’ları, zırhlı araçları, personel taşıyıcıları kullandık” ifadelerini kullandı.

    “Bir ülkedeki dışa bağımlılıklar içindeki en tehlikeli bağımlılık, savunma sanayiindeki dışa bağımlılıktır” diyerek sözlerini sürdüren Soylu, “Çünkü bir ülkenin bekasıyla, varlığıyla ilgili bir konuda bir başkasına bağlı olmak, çok büyük bir risk almaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın ‘kendi tüfeğimiz, kendi uçağımız, kendi tankımız, kendi füzemiz’ demesi boşuna değildir. Türkiye artık, Savunma Sanayisini millileştirmeyi bir politika olarak benimsemiş ve buna kararlılıkla devam edecektir. Bütün bu yatırımların karşılığını aldık. Mesela 2016’nin ilk 6 ayında Jandarmamız 12 ton uyuşturucu ele geçirmişti, 2017’nin ilk 6 ayında bu sayı 71 tona çıktı. Yüzde 484 bir artış. 1 Ocak’tan günümüze kadar Jandarma İHA ve keşif uçakları vasıtasıyla 58 hedef, 116 sığınak tespiti yapılmış, 51’i bizzat silahlı İHA atışlarıyla, 173’ü IHA ve keşif uçaklarının tespitiyle toplam 244 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Süreçteki başarı bütün milletin gözü önündedir ve takdir edilmektedir. Jandarmamızın kapasitesini arttırmaya yönelik yaptığımız her yatırımın, attığımız her adımın karşılığını kahramanlarımız kat kat geri vermektedir. Terörün tasfiyesinin son safhasında olduğumuza inandığım bu dönemde, inşallah başarılarımız artarak devam edecektir” açıklamasını yaptı.

    48. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin ise yaptığı açıklamada şunları söyledi:

    “Bugün kurulduğu günden bu güne yüce milletimiz ve vatanımız için kan ve ter döken köklü ve şanlı bir maziye sahip Jandarma Genel Komutanlığı’na atanmış olmanın onur ve heyecanı içerisindeyim. Jandarma Genel Komutanlığı görevini çok değerli komutanım Orgeneral Yaşar Güler’den teslim almam bana yalnızca onur vermekte kalmayıp aynı zamanda büyük bir sorumluluk duygusu da yüklemektedir.”

  • Ara Güler’den sonra sadece “o” davet edildi

    Fotoğraf sanatçısı Onur Ercoşkun, dünyanın en büyük fotoğraf ajanslarından olan Magnum’dan gelen davetle geçtiğimiz günlerde Fransa Perpignan’a gitti. Türkiye’den yıllar önce sadece Ara Güler’in davet edildiği ajansa Ercoşkun, ikinci kez davet edilen Türk oldu.

    Dünyanın çeşitli ülkelerinde insan ve sosya-politik konular üzerine projeler hazırlayacak olan Ercoşkun, Türkiye’yi çektiği fotoğraflarla dünyada tanıtacak.

    Edirne Fotoğraf Sanatı Derneği’nin (EFOD) daveti üzerine Edirne’ye gelen fotoğraf sanatçısı Onur Ercoşkun, gazetecilere açıklamalarda bulundu.

    Magnum’dan gelen daveti değerlendiren Ercoşkun, “Bu daveti almak benim için gurur verici oldu. Ara Güler’den sonra Magnum’da ismi yer alacak ikinci Türk fotoğrafçı olmak benim için gurur kaynağı. Sorumluluğu benim için çok büyük. 80 milyonluk bir ülkede temsil etmek benim için mutluluk verici. Ara Güler büyük bir sanatçı. Meşaleyi alıp ileriye götürebilirsem ne mutlu bende birisine devredeceğim” dedi.

    Edirne’nin fotoğraf açısından dokusu ve kokusu olan bir şehir olduğunu belirten Ercoşkun, “Sokaklarında yürümek, caddelerinde dolaşmak, insanlarıyla sohbet etmek, bambaşka yerlere götürüyor. Türkiye’nin en değerli şehirlerinden bir tanesi” dedi.

    Türkiye’yi tanıtmak için 2 projesinin olduğunu kaydeden Ercoşkun, sosyal sorumluluk projesinin de olduğunu, sokak çocukları için bir proje gerçekleştireceğini belirtti.

    Çektiği bir fotoğrafının izinsiz bir şirket tarafından kullanılmasını eleştiren Ercoşkun, “Fikir ve sanat eserleri kanunu olmasına rağmen işletilmiyor maalesef. Türkiye’nin en büyük şirketi benim fotoğrafımı izinsiz kullandı. Ben bir hukuk mücadelesi veriyorum. Hem izinim olmadan hem telif almadan. Şu anda mahkemelik olduk. Kanun işlemeli. Ben ülkemi temsil etmek isterken bir de hukuk mücadelesi veriyorum. Galiba bir şeyler değişecek, güzel olacak” diye konuştu.