Etiket: Güldürüyor

  • Kuru üzümde verim düşük olsa da fiyatlar çiftçinin yüzünü güldürüyor

    Çekirdeksiz kuru üzüm fiyatlarının belirlenmesinin ardından Denizlili üzüm üreticileri tarlalarında kuruttuğu çekirdeksiz kuru üzümlerini satmak için TARİŞ’in yolunu tuttu. Kentte bu yıl rekolte düşüklüğü yaşanırken, üreticilerin ise fiyattan memnun olduğu görüldü.

    Tarim Satis Kooperatifleri Birlikleri (TARİŞ) tarafından çekirdeksiz kuru üzüm fiyatlarının açıklanmasının ardından Denizli’nin Buldan ilçesindeki üzüm üreticileri, bağlardan toplayıp sonrasında tarlalarına sererek kuruttuğu üzümlerini TARİŞ’e teslim etmeye başladı. Bölgenin en önemli üzüm üretim merkezlerinden olan kentte, verimlerin bu sene yağışlara bağlı olarak düşüş olduğu belirtilirken, üreticilerin ise fiyatlardan memnun olduğu görüldü. Üreticiler bin bir emekle bağlardan topladığı, kuruttuğu üzümleri çuvallara doldurarak TARİŞ Buldan Şubesi’ne getiriyor. Burada görevli olan eksperler çuvalların her birinden numune alarak üzümlerin kalite numarasını sonrasında ise fiyatını belirliyor. Çuval içerisindeki kuru üzümler traktör römorklarında kantara çıkarılarak fiyatı belirlenen üzümün kilosu da tartılarak üreticiye verilecek son fiyat hesaplanıyor. Yaklaşık 35 bin dekar üzüm bağının bulunduğu kentte üzümlerin yüzde 80’i kuru üzüm olarak satılıyor. TARİŞ’in bu sene bin 400 ton civarında kuru üzüm alınacağı, fiyatlarının ise,5 numara kuru üzüm 7,5 TL, 8 numara 8 TL, 8,5 numara 8,5 TL, 9 numara 9TL, 10 numara 10 TL, 10,5 numara 10,5 TL, bandırmasız kuru üzüm 10,5 TL’den olarak belirlendiği bildirildi.

    “Buldan’da bu yıl rekolte düşük”

    Buldan’da bu yıl rekoltenin düşük olduğunu aktaran TARİŞ Üz Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Salih Ener, toplam kuru üzüm 2 bin civarında olan toplam kuru üzüm üretiminin bin ton kadarını TARİŞ olarak alacaklarını belirterek, “Bu yılki bütün çalışmalarımız üreticilerimizi memnun etmek üzerine yapıldı. Fiyatlarımızı belirledik TARİŞ Üzüm Birliği olarak, ortaklarımıza ödemelerimize de başladık. Tepkiler çok olumlu, ortaklarımız da bizden gayet memnunlar şuanda. Buldan’daki bu yılki rekoltenin genel anlamda düşüşünden kaynaklanan biraz noksanlık olacak ama bizim beklediğimiz 2 bin, 2 bin 300 ton civarında beklediğimiz kuru üzüm toplam üretiminin içinden bin ton civarında bir üzüm alacağız” dedi.

    “Üzüm verimi düşük olduğu için fiyatlar kısmen iyi oldu”

    Buldan TARİŞ Kooperatifleri Müdürü Halil Güvendiren de, kentte kurutulan üzümlerin yarısını teslim aldıklarını ifade ederek, “Buldan’da yaklaşık 35 bin dekar bağ alanı var, bu alandan 70 bin ton yaş üzüm çıkmakta. Bunun yüzde 80’i sofralık olarak tüketilmekte, geriye kalan 14 bin ton üzüm sergilerde kurutulup kuru üzüm olarak teslim alınmakta, bu da 2 bin 300 ton civarında yapıyor. Kurutulan üzümün yarısını, yaklaşık bin 300-bin 400 tonunu TARİŞ olarak teslim almaktayız. Sofralık üzümler bin 500 ile 2 bin lira arasında bu sene değerlendi. Bu sene üzüm verimi düşük olduğu için fiyatlar kısmen iyi oldu. Kuru üzümlere de TARİŞ olarak 9 numara üzümlere 9 lira fiyattan üreticimizden alıyoruz. BU sene fiyatlardan dolayı üretici memnun yalnız verim düşük olduğu için toplam hasılatları çok yükselmedi” diye konuştu.

    Üzüm üreticisi Cumhur Mustak ise, belirlenen fiyatlardan memnun olduklarını belirterek, “Önceleri hobi olarak üzüm bağı ile uğraşıyordum, son zaman yüksek sisteme çevirerek normal bir bağ üreticisi olarak üzüm üretmekteyim. Bu yılki TARİŞ’in belirlediği üzüm fiyatları üreticinin kafasında belki beklediği fiyatın üzerinde ödeme yapılarak bir nebze de üreticiyi sevmiştir” dedi.

  • Silifke’de incir, üreticisinin yüzünü güldürüyor

    Silifke’de hasadı yapılan ve kilosu 3 liradan satılan incir, üreticilerin yüzünü güldürüyor.

    İlçede özellikle Göksu Vadisi’ndeki Keben, Sabak, Senir, Nuru, İmambekirli, Evkafçiftliği ve Kargıcak mahallelerinde üretimi sıklıkla yapılan incir, yurdun değişik yerlerine gönderilmenin yanında üreticiler tarafından da yol kenarlarında kurulan tezgahlarda 5 ila 6 lira arasında değişen fiyatlardan alıcı buluyor.

    Silifke Ziraat Odası Başkanı Cafer Doygun yaptığı açıklamada, 210 dönüm arazideki incir ağaçlarından bu yıl 960 ton incir hasadının beklendiğini kaydetti.

    İncir hasat sezonunun 2 ay sürdüğünü ifade eden Doygun, hasadı yapılan incirin, İstanbul, Ankara, Doğu ve Güneydoğu illeri başta olmak üzere talebe göre Türkiye’nin değişik illerine gönderildiğini belirtti.

    Erkencilik ve damak zevki bakımından Silifke yöresi ve Göksu Vadisi’nde üretilen incirlerin ayrı bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Doygun, şunları söyledi:

    “Göksu Vadisi’nin mikroklima özelliğinden dolayı ayrı bir damak zevkine sahiptir. En erken incir de bizim yöremizde çıktığı ve hiçbir ilaç kullanılmadan organik olarak üretildiği için büyük rağbet görüyor. Bu nedenle de üreticimiz erken hasat yapıp iyi bir fiyattan sattığı için yüzü gülüyor.”

    Kargıcak Mahallesi’nde Silifke-Konya yolu kenarında kurdukları tezgahlarda başta incir ve üzüm olmak üzere yetiştirilen birçok meyveyi satışa sunduklarını ifade eden işletmeci Ramazan Kara, “Bölgemiz yaz meyveleri bakımından çok zengin bir bölge. Özellikle incir en çok satılan meyveler arasında yerini alıyor. Tatilini Mersin bölgesinde geçirmek için gelenler Kargıcak’tan incir ve üzüm almadan geçmiyorlar. Bizler üreticilerden 3 TL’den aldığımız incirleri 5-6 TL’ye satıyoruz” dedi.

  • İncir üreticisini güldürüyor

    Mersin’in Mut ilçesinde kilosu 5 liradan alıcı bulan incirin altın yılını yaşadığı belirtildi.

    İlk hasadı yapıldığında 8 liradan alıcı bulan incirin, şu an 5 liradan satıldığını belirten üreticiler, “Fiyatlar geçen yıllara oranla çok iyi. İncir bu yıl altın yılını yaşıyor. Emeğimizin karşılığını fazlasıyla alıyoruz” dediler.

    Üretici Hasan Alkut, “İncir hasadı ortalarına yaklaşmamıza rağmen fiyatı 5 liradan alıcı buluyor. Bu da biz üreticileri sevindiriyor. Emeğimizin karşılığını fazlasıyla alıyoruz. Piyasanın bu şekilde devam etmesi durumunda incirden bu yıl para kazanacağız” dedi.

  • Beşir Derneği, Ramazan Ayında yüzleri güldürüyor

    Muş’ta faaliyet yürüten ve ihtiyaç sahibi ailelerin yüzünü güldüren Beşir Derneği, Ramazan ayında da ’Bir Kap Bir Kalp’ projesi ile kapıları tek tek dolaşarak, yardım yapmaya devam ediyor.

    ’Gönüller Yapmaya Geldik’ diyerek Türkiye’de ve dünyada binlerce gönüllüsüyle insani yardım çalışmaları yürüten Beşir Derneği, Ramazan-ı Şerif’te daha fazla gayret ve iştiyakla gönülden gönüle misafir olarak, gönül köprüleri kuruyor. Ramazan ayı yardımlarıyla ilgili açıklamalarda bulunan Beşir Derneği Muş İl Temsilcisi Fatih Çiftçi, Mayıs ayı yardımlarını dağıtan Beşir Derneği’nin bir ay değil, senenin 12 ayı ihtiyaç sahiplerinin yüzünü güldürmeye devam ettiğini söyledi. Muş il temsilciliği olarak Muş’ta her ay düzenli yardım gerçekleştirdiklerini hatırlatan Çiftçi, “Kumanyalarımıza ek olarak ailelerimize en az iki buçuk kilogram kırmızı et dağıtımı yapan derneğimiz Ramazan ayına özel çalışmalarımızdan olan bir kap bir kalp projemizi de Ramazan ayının ilk gününden başlatarak ihtiyaç sahibi ailelerimizin kapısını çalmaya başladık. ’Bir Kap Bir Kalp’ projemize bu Ramazan da devam ediyoruz. Fabrikada yahut herhangi yemek şirketinde üretilmiş yemekleri değil, bağışçılarımızın kendi emekleriyle bizzat pişirmiş olduğu yemekleri ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Toplumda unutulmaya yüz tutmuş güzellikleri yeniden canlandırmayı ve bu sayede ihtiyaç sahiplerinin iftar sofrasına sizlerin vesilesiyle bir kap sıcak yemek ulaştırabilmeyi amaçladığımız projemizle tüm Türkiye’de ve Muş’ta her gün evden eve iftar yemeği götüreceğiz. Sizde Zekât ve fitrelerinizle Muş’ta, Türkiye’de ve tüm dünyada kimsesizlerin, muhtaçların ve yetimlerin yüzlerini güldürebilir, bu vesileyle kendinize ve ihtiyaç sahiplerine iyilikte bulunabilirsiniz. Bu Ramazan; içerisinde nohut, pirinç, bulgur, salça, reçel, şeker, yağ, çay, tuz, un gibi temel gıda maddelerinin olduğu kumanya bağışında bulunup, ihtiyaç sahibi bir ailenin mutfak ihtiyacını karşılamamıza 85 TL ile yardımcı olabilirsiniz. Ailenizle yaşadığınız iftar sevincini bir başka ailenin de yaşaması için kişi başı 15 TL olarak nakdi iftar bağışı gerçekleştirebilirsiniz. Bayramlık kıyafet bağışlarınızla bir yetimin, bir ihtiyaç sahibinin bayramlığını tedarik edebilir; onların da bayram coşkusunu doyasıya yaşamasına, binlerce Büceyr’in Beşir’e tebdil olmasına 80 TL ile vesile olabilirsiniz” dedi.

    “Filistin halkının yanında ol”

    Dünyanın her yerinde Müslümanlara destek olduklarını hatırlatan Çiftçi, “Adak, şükür, akika ve nafile kurban bağışlarınızı derneğimiz aracılığıyla Türkiye’de veya dünyadaki mahzun ve mahcup gönüllere ulaştırabilirsiniz. Kurban bağışlarınızı web sitemizin online bağış bölümünden gerçekleştirebilir veya (0216) 375 4042 numaralı çağrı merkezimizi arayarak banka hesap bilgilerimiz ve diğer bağış yöntemlerimiz ile ilgili bilgi alabilirsiniz. Bir Hisse Bedeli 700 TL. Bu vesileyle sesimizin ulaştığı her yerdeki Müslümanlara hayırlı ramazanlar diliyor.

    Mazlum Filistin halkını günde en az bir kısa mesaj atarak desteklemelerini ümit ediyoruz. Filistin yaz 4042 mesaj yolla 5 TL veya Filistin yaz 4032 mesaj 10 TL gönder mazlum Filistin halkının yanında ol.” ifadelerini kullandı.

  • Dağ yöresinde alternatif ürünler çiftçinin yüzünü güldürüyor

    Bursa’da iktidar da muhalefet de dağ yöresinde çiftçinin yüzünü güldürmek için kenetlendi. Büyükşehir Belediyesi’nin Tarım Hayvancılık ve Orman Komisyonu’nun desteğiyle bölgede sadece bir ay yetiştirilen dağ çileği yerine yediveren çileği fidesi dağıtıldı. Artık çiftçi daha uzun süre hasat alırken, bu işten daha fazla para kazanmaya başladı. Ayrıca dağ yöresinde 1000 dekar arazide çörek otu yetiştirilmeye başlandı. Yakında sıkım makinesinin kazandırılmasıyla çörek otu yağı üretimi hızlanacak.

    Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin meclis toplantısında Tarım Hayvancılık ve Orman Komisyonu’nun raporu konuşuldu. Ak Parti Grup Sözcüsü ve Komisyon Üyesi Ercan Barutçuoğlu Orhaneli, Keles, Büyükorhan ve Harmancık’ta bütün taraflarla; kaymakam, belediye başkanları, tarım ilçe müdürlüğü, ziraat odaları ve kooperatif başkanlarının katılımıyla toplantı yaptıklarını belirterek, “Dağ yöresinde alternatif gelir kaynakları geliştiriyoruz. Bölgede yeni yeni teklifler sunduğumuzda ilk başta tepki almıştık. Ancak bugün söylediklerimizin tekliflerimizin onlar tarafından benimsenip paylaşıldığını görmek bize memnuniyet veriyor. Dağ ilçelerimizde ağırlıklı olarak yetiştirilen çileğin yedi veren çeşidiyle değiştirilmesini önerdik. Yediveren çeşidi nisanda meyve vermeye başlayıp kasım sonuna kadar ürün veriyor. Normal şartlarda dağ yöresindeki klasik çilek mayıs ayında başlar, haziran ayında son bulur. Ancak bunun yerine yediveren çileği dağıtımı dağ yöresinde başladı. Artık üreticimiz 6-7 ay yediveren çileği üreterek daha fazla para kazanıyor. Bazı bölgelerde mesela Keles’te bugün 1000 dekar alanda tıbbi bitkiler arasında önemli sayılan çörek otu yetiştirilmektedir. O bölgede yetiştirilen çörek otunun yağ oranı hayli yüksektir. Yağının çıkarılması için basit yağ sıkma makinesiyle desteklenmesi önerimiz vardır. Tıbbi aromotik bitki yetiştiriciliğini teşvik etmekteyiz. Yeni yeni alternatif ürünler bulunması ve dağ yöremizin daha da kalkınması için çalışmalarımız sürüyor” dedi.

    Barutçuoğlu, çok yönlü araştırmalardan dolayı Ziraat Fakültesi Dekan ve hocalarına teşekkür ederek, “Bölgeyle işbirliği ve sıcak diyaloglar var. Değerli hocalarla yaptığımız toplantılarda, kırsal bölgede toplumsal statü ihtiyaçları var. Bu insanlar köyde kalıp üretime, hayvancılık ve tarıma devam etmek istiyorlar. Ancak önce yuva kurmaları lazım. Bölge halkı sigortalı işi olmayan erkeklere kız vermiyor. Gençlerin de evlenmeleri zor. Biz Burada Tarım Bakanlığı’mıza öneride bulunuyoruz. İşkur vasıtasıyla Tarım İl Müdürlüklerimizin o bölge için; rantabl olan sahalarda orada ikamet ederek çalışanlar için bunların sosyal güvencelerinin devlet tarafından sağlanmasını teklif ediyoruz. Kırsal kesimdeki genç nüfusun teknolojiye kolay ulaşımı için eğitim ve beceri kazanmaları için verilecek kurslar, bilimsel takviyelerle işlerini bilinçli yapmalarının sağlanması gerekiyor. Ve bu insanlara uygun konutlar yapılması, sağlık ve beslenme konusunda bilgi sahibi yapılması, alternatif ürünler konusunda teşvik edici, total maliyetin düşürülmesi konusunda, kooperatifçiliği teşvik ediyoruz. Daha ucuz girdi ile sürdürülebilir tarımı ön görüyoruz. Hevesle ahır kurup da bir sene sonra hayvanları satan değil, örnek olan o bölgede üretim dalını diğer insanlara teşvik eden örnek çiftçi statüsünde gençlerimizin desteklenmesini teklif ediyoruz” diye konuştu.

    CHP Grup Sözcüsü Erdal Aktuğ da bu çalışmalardan dolayı Büyükşehir Meclisi’ne teşekkür ederek, “Yaşam alanları ve çevre ile ilgili verdiğimiz önergeleri olumlu buluyoruz. Benim mecliste görüp takdir ettiğim imar komisyonundan sonra en iyi çalışan Tarım Komisyonu oldu. Keles’e Göynükbelen’e gittim. O bölgedeki arkadaşlar bu çalışmalardan dolayı teşekkürlerini ilettiler. Ayrıca bölgede Bütünşehir Yasası ile birlikte belediyelere geçen arazilerin tarımsal kooperatiflere tahsisi daha doğru olur. Köy tüzel kişiliğinden bu kanunla belediyelere geçen yerlerin köylüler ve kooperatiflerin kullanması, buradaki meraların ve yerlerin özellikle başta kooperatifler olmak üzere köylülere açılmasının tarımsal destek açısından önemli olduğunu düşünüyorum” diye konuştu.

    Öte yandan geçtiğimiz yıllarda yediveren çileği Orhaneli’de çiftçilerin yüzünü güldürdü. 150 derde deva olan yediveren çileği özellikle böbrek kumu dökmede etkili olduğu biliniyor. Çiftçiler, fide desteği olduğu müddetçe çilek üretiminin daha da artacağını belirtti. İlçede kurulacak Göynükbelen Çiftçi Kadınlar Derneği sayesinde kokulu ve hormonsuz çilekler hem Türkiye’ye, hem de dünyaya tanıtılacak. Çileklerin bir kısmı da yurt dışına ihraç ediliyor.