Etiket: Güldüren

  • Seyhan Belediyesi’nden Güldüren Sıcak Uyarısı

    ADANA (İHA) – Adana’nın Seyhan Belediyesi’nin sıcak havalara dikkat çekmek için sosyal paylaşım sitesinden yayınladığı esprili paylaşım büyük ilgi topladı.

    Sosyal paylaşım sitesi Facebook hesabından açıklama yayınlayan Seyhan Belediyesi, “Adanamızın meşhur kavurucu sıcakları geldi. Yaniyürükkkkkkk. Vatandaşlarımıza gerekmedikçe saat 11.00-16.00 arasında dışarı çıkmamalarını, kanala girip çimmemelerini ve güneşe ateş etmemelerini önemle rica ederiz” notu ile fotoğraf paylaştı. Paylaşım vatandaşlar tarafından büyük beğeni topladı.

    Bazı vatandaşlar fotoğrafa şu yorumlarda bulundu:

    “İşte aradığım samimiyet, ülkenin belediyesi bile mizahşör”, “Hee valla yaniyrüüük aha dayıya sor”, “Sıcaktan yerimizde patanaj yapiyrük ayikünnü iste Adana’nın incisi Seyhan Belediyesi. İşte Zeydan işte meydan.”

  • Üniversitelilerden Şehit Çocuklarının Yüzünü Güldüren Proje

    İstanbul Esenyurt Üniversitesi öğrencileri ‘Bir Dilek Bir İstek’ projesi kapsamında önce Van ve Yozgat’taki minik öğrencilerin, sonra Adıyaman’daki şehit çocuklarının son olarak da İstanbul Esenyurt’taki yetim çocukların yüzlerini güldürdü. Üniversitelilerin bir sonraki hedefi ise demir parmaklıklar ardındaki çocuklara ana sınıfı hediye etmek.

    İstanbul Esenyurt Üniversitesi öğrencileri tarafından bu sene hayata geçirilen ve küçük dokunuşlarla büyük kalpler kazanmayı hedefleyen ‘Bir Dilek Bir İstek’ projesi çocukların yüzlerini güldürüyor. 4 öğrencinin fikir birliği ile başlayan proje şu anda 120 gönüllü öğrenciye ulaşmış durumda. İlk etapta üniversitenin bulunduğu konum itibariyle Esenyurt bölgesindeki ilköğretim ve ortaöğretim çağında yer alan yetim çocuklara yardımı amaç edinen öğrenciler, gönüllü sayıları ve bağışlar arttıkça Türkiye genelinde yardıma ihtiyacı olan minik öğrencilere ve şehit çocuklarına yardımlar göndermeye başladı. Alışveriş merkezlerinde stantlar açarak, burada bağış için hediyelik eşyalar satan öğrenciler elde ettikleri para ile ayakkabı, oyuncak, mont, defter, kitap gibi çocukların ihtiyaç duyabileceği ürünleri satın alıp, ailelere ulaştırıyor.

    ‘’BU PROJE ÖĞRENCİLERİMİZİN DAYANIŞMASININ ÜRÜNÜDÜR’’

    Proje kapsamında Esenyurt’taki ailelere yardım ulaştıran öğrencilerin son iki ev ziyaretine İstanbul Esenyurt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cuma Bayat da eşlik etti. Öğrencilerinin böyle bir sosyal sorumluluk projesinin içinde olmasından dolayı mutluluk duyduğunu ifade eden Bayat, ‘’Öğrencilerimiz ilk başta Esenyurt bölgesinde bulunan ihtiyaç sahibi çocuklara nasıl yardımcı olabileceklerini düşündüler. Bu fikir tüm öğrencilerimiz tarafından da destek gördü ve büyüyerek Türkiye çapında bir proje haline geldi. Öğrencilerimiz sadece Esenyurt’ta değil ülkemizin çeşitli illerine giderek oralardaki ihtiyaç sahiplerine de yardımcı olmaya başladı. Bu proje tamamen öğrencilerin kendi arasındaki dayanışmanın sonucunda ortaya çıktı. Bugün öğrencilerimize Van’dan, Adıyaman’dan, Ağrı’dan her yeden talep geliyor. Esenyurt’ta yardım yapılan aileler ise yetim ve şehit çocuklarının olduğu aileler’’ dedi.

    ESENYURT’TA 275 AİLEYE DESTEK

    Yardım için alınan tüm ürünlerin herhangi bir maddi destek yoluyla değil öğrencilerin emeklerinin karşılığında elde edildiğini dile getiren Prof. Dr. Bayat, ‘’Öğrencilerimiz kendi kazandıkları paralar ile bu yardımları yaptıkları için bu proje çok özgün. Bu açıdan öğrencilerimizi kutluyorum ve derslerinden kalan zamanlarda bu tür etkinliklerde bulundukları için projenin ayrı bir kıymeti olduğunu düşünüyorum. Esenyurt çevresindeki 275 evi ziyaret ederek bu yardımları ailelere ulaştırıyorlar bunlardan bir tanesine de bugün ben eşlik ettim’’ ifadelerinde bulundu.

    SIRADA CEZAEVLERİNDEKİ ÇOCUKLAR İÇİN ANAOKULU VAR

    Projenin ortaya çıkmasında etkili olan 4 öğrenciden Sosyal Hizmet Bölümü 4. sınıf öğrencisi ve Öğrenci Konseyi Başkanı Mustafa İpek ‘Bir Dilek Bir İstek’ kapsamında gerçekleştirdikleri 4 projeyi şu şekilde anlattı: ‘’İlkini Van’ın Muradiye ilçesindeki bir köy okulunda okuyan 53 öğrenciye yardımlar götürerek gerçekleştirdik. İkinci olarak Yozgat’ın Yukarı Sarıkaya köyündeki köy okulunda okuyan 40 öğrencimize hediyelerimizi gönderdik. Üçüncü projemizde ise Adıyaman’daki şehit ailelerinin çocuklarına hediye çekleri gönderdik. Son olarak ise Esenyurt bölgesinde bulunan 275 çocuğumuza bugün olduğu gibi hediyelerimizi takdim ediyoruz’’ dedi. ‘Bir Dilek Bir İstek’ projesinin beşinci ayağını da hayata geçirmeye hazırlandıklarını belirten İpek, ‘’Bundan sonraki projemiz ise dezavantajlı grupların içinde yer alan kadın cezaevlerindeki çocukları kapsayacak. Oradaki çocuklara bir ana sınıfı oluşturmak istiyoruz bunun için de çalışmalara başladık’’ diyerek sözlerini noktaladı.

  • Bakan Soylu’yu Güldüren Soru

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, Memur-Sen Trabzon İl Temsilciliğinde bir soruyu, “Belki de Türkiye Cumhuriyetinin en başarısız çalışma bakanlarından bir tanesi olacağım” şeklinde cevaplaması üzerine soruyu soran sendika üyesinin “İnşallah” demesi Bakan Soylu’yu güldürdü.

    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, bu sabah saatlerinde geldiği Trabzon’da ilçe ziyaretlerinin ardından Memur-Sen Trabzon İl Temsilciğini ziyaret etti. Trabzon Valisi Abdil Celil Öz ve AK Parti Trabzon İl Başkanı Haydar Revi’nin de katıldığı ziyarette konuşan Bakan Soylu, yeni Anayasasının Başkanlık sistemli oluşturulmasının Türkiye’yi hedefleriyle, idealleriyle, arzularıyla ve Türkiye’nin ortak değerleriyle beraber buluşturabileceğini de net bir şekilde ifade etmek istediğini söyledi.

    Türkiye’yi ayaklarından ellerinden ve ağzını bantlayan anayasayı değiştirip Türkiye’nin hareket kabiliyetini arttıran bir anayasayı oluşturmak gerektiğini dile getiren Bakan Soylu, “Milletin ortak değerleriyle bütünleştiren keskin sınırları olmayan milletin makul anlayışlarıyla beraber bütünleştirilebilen yeni bir anayasa. Anayasa şeffaf, ne söylediği anlaşılabilir, milletle paylaşılan ve paylaştıkça da milletin kabulünü bir şekilde oluşturan bir anayasa çizgisini hep beraber gerçekleştirmenin ve bu milletin bizim eğer ikinci sıçramamızı güçlü bir şekilde yapabilme kabiliyetini ortaya koyacaksak bilmenizi istiyorum ki bunu ancak Türkiye’yi ayaklarından ellerinden ve ağzını bantlayan bu anayasayı değiştirip Türkiye’nin hareket kabiliyetini arttıran Türkiye’nin bugünkü yazılım kurullarını tamda milletin değeriyle, beklentileriyle beraber örtüştüren bir anayasa ile sağlamamız söz konusudur. Bu milletin kabulüdür. Bu tamamen 79 milyon vatandaşımızın kendi kabulüyle ortaya koyabileceği bir anlayışının kendisidir” dedi.

    “YEPYENİ BİR ANAYASA İLE BİRLİKTE İNŞALLAH 2023, 2053 VE 2071 HEDEFLERİNE ULAŞACAĞIZ”

    “İşte şimdi yepyeni bir Anayasayı yani bu milletin bütün fertlerini kendi içerisine rahatça ifade edebilen herkesin kendisini onda görebildiği yepyeni bir Anayasa ile birlikte inşallah 2023, 2053 ve 2071 hedeflerine ulaşacağız” diyen Bakan Soylu, “Bir taraftan bu tartışmalar hep olacaktır. Bugün Türkiye dikkat ederseniz rejim tartışması yapmıyor. Bugün Türkiye sistem tartışması yapıyor. Dünyada demokratik ülkelerin hepsinde sistem tartışması vardır. Bizim iddiamız Türkiye’nin etrafındaki ülkelerle rekabet, Türkiye’nin hedeflerine ulaşabilmesi ve Türkiye’de artık istikrarın sürekli olarak devam etmesini temin edebilecek, demokrasinin amir olabileceği, milletin amir olacağı, milletin ülkenin yönetiminin anahtarının tamamının kendisinde bulunduğu sistemin Başkanlık sistemi olduğuna inanıyoruz. Bu anayasasında, yeni Anayasasının da Başkanlık sistemli bir Anayasa ile birlikte oluşturulmasının Türkiye’yi hedefleriyle, idealleriyle, arzularıyla ve Türkiye’nin ortak değerleriyle beraber buluşturabileceğini de çok net bir şekilde ifade etmek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “BELKİ DE TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN EN BAŞARISIZ ÇALIŞMA BAKANLARINDAN BİR TANESİ OLACAĞIM”

    Memur-Sen Trabzon İl Temsilciğindeki sendika üyesinin “Bize maaş katsayısının 3 bin 600 olmasının müjdesini verebilir misiniz?” şeklindeki sorusu üzerine Bakan Soylu, “Bütçenin bir gelir var bir de gideri var. Belki de Türkiye Cumhuriyetinin en başarısız çalışma bakanlarından bir tanesi olacağım” demesi üzerine soruyu soran sendika üyesi “İnşallah” deyince salonda gülüşmelere neden oldu. Bunun üzerine Bakan Soylu ise, “Harika” diyerek, şunları söyledi:

    “Neden bunu söylüyorum; Kılıçdaroğlu’nu neden eleştiriyoruz çünkü SSK’yı batırdı. Benim içinde yakında diyecekler ki çalışma bakanlığını batırdı. Şimdi emeklilere 100 TL’lik seyyanen bir şey veriliyor mu? Bunun toplam miktarı ne kadar ortalama 11 buçuk milyar TL. Asgari ücretten dolayı biz bin TL bin 300 çıkmasından dolayı işverenler sıkıntıya düştü diye sıkıntıya düşmesin onlar çalışanlarını çıkarmasınlar diye yaklaşık geçen sene iki asgari ücrete kadar ödeyene 100 TL destek veriyor muyuz? Onunda karşılığı 11 buçuk etti mi size 22 TL. Yani 22 milyar. Daha şu anda 3 buçuk milyarlık genel sağlık sigortasındaki borcu sildik. Toplamı söyleyeyim bütün bunlarla birlikte bu arada fiili hizmet zamları başka şeyler var. Yaklaşık eksi 35 milyarla başladık. Gelecekte biz bunu bu şekilde sağlayacağız. Geçen sene toplam açığımız 11 buçuk milyardı. Bu sene 30’un üzerinde bir rakam. Bizim gönlümüz ister çalışanına en iyisi vermek. Hakkı mıdır, muhakkak hakkıdır. Şöyle bir problemimiz var eğer biz bugün hesapsız ve plansız bir adım atarsak biz 3 bin 600’ü, 3 bin 200’ü daha üst takım bir takım hükümlülükleri yerine getirir ama ondan sonra kepçeyle almaya başlarız. Oysa bugüne kadar böyle bir tablo ortaya koymadık. Biz ölçerek biçerek söz verdik, ölçerek biçerek bunlara yapmaya çalışıyoruz. İlk üç ayda bütçemiz mali açıdan fazla verdi? Neden? Çünkü kılı kırk yararak hareket ediyoruz. Biz kimseye mahcup olmak istemiyoruz. Bizden sonra gelecek neslimize mahcup olmak istemiyoruz. Yapabileceğimiz en iyisini en ölçülü bir şekilde milletimizin geleceğini bir şekilde maliyet içerisine sokmadan gerçekleştirmeye çalışıyoruz.”

    Bakan Soylu’nun soruyu cevaplamasının ardından sendika üyesi araya giderek, “Sayın Bakanım ben başarılı olduğunu ifade etmek istedim ama yanlış anlaşıldı” dedi.

    “KORKUM GELECEK NESİLE BORÇ BIRAKMAKTIR”

    “Emekli olduğumuz zaman ciddi anlamda maaşlarımız düşüyor, emekli olamıyoruz 65 yaşını bekliyoruz, emekli olunca maaşlarımızın iyileştirilmesin bekliyoruz” şeklindeki soruya Bakan Soylu, cevabı şöyle oldu:

    “Biz sizin bilginizden birikiminizden 65 yaşına kadar size ihtiyacımız var. Dünyada çalışma hayatında en temel sorun olanlardan bir tanesi şu. Özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler 55-60 yaşından sonra insanların çalışma hayatında kalmasını istiyorlar. Bunun için yeni programlar üretiyorlar. Bizde bunlar üzerinde çalışmak için gayret gösteriyoruz. Tüm dünyada ciddi bir şekilde insanların ortalama yaşı sürekli artıyor 77-78 geldi. Türkiye’de 40 yaşında emekli olanları gördük. Bunun yarınlara finansal olarak sürdürülebilmesi mümkün değil. Örneğin İngiltere’de, Almanya’da özellikle sosyal güvenlik sisteminde harcamaları aşağıya çekiyorlar. Oysa biz kısıtlamaları ortaya koymuyoruz. Tam tersi insanımızın özellikle sağlık sisteminde ve sosyal güvenlik sisteminde tam faydalanabilmesi için elimizden gelen bütün hadiseyi ortaya koymaya çalıştık. Bugün 60 milyar sosyal güvenlik sistemimiz kamu hastaneleri, üniversite hastaneleri tıp merkezleri, özel hastaneler bütün bunları sağlayan yaklaşık 21 milyar TL civarında ilaç masraflarımız. Aile bütçenizde olduğu gibi gelirle gider doğru orantılıdır. Her ay ne kadar harcama yapıyoruz ne kadar gelir elde ettiğimizi bunun nasıl neyi karşıladığını, karşılayamadığını inanın korkum gelecek nesile borç bırakmaktır. Özellikle son sosyal güvenlik sistemi reformundan sonra emekli olanlar 2007-2008’den sonra sisteme girip yavaş yavaş emekli maaşlarında doğal olarak bir artış söz konusu olacak. Hesap kitap onun üzerine yapılmış. Üç emeklilik sistemi üzerinden emekli yapıyoruz. Onun için biraz daha netlik rakamlarında yeni sistemin bir ürünü olarak da biraz daha iyileştirme olacak.”

    “İŞ-KUR, 3 AY 22 GÜN ZARFINDA TAM TAMINA 298 BİN KİŞİYİ İŞE YERLEŞTİRMİŞTİR”

    1 Ocak tarihinden itibaren bakanlık bünyesine bağlı kuruluş olan İŞ-KUR’un 3 ay 22 gün zarfında tam tamına 298 bin kişiyi işe yerleştirdiğini dile getiren Bakan Soylu, “Hiç istikametimizi bozmadık. Aynı şekilde devam ediyor ve devam edeceğiz. Bu yıl inşallah 1 milyon kişiyi İŞ-KUR vasıtasıyla işe yerleştireceğiz ve bu konudaki hedeflerimize aynı ölçekte ulaşmış olacağız. Bizim iş başı eğitimiz var. Şu anda Ocak ayından bu güne kadar 104 bin insanımızı iş başı eğitimle beraber işle buluşturan bir anlayışı ortaya koyduk. Sonuçta 400 bin kişiye iş imkânı sağlandı Dünyada böyle bir rakamları bulacağınızı düşünmüyorum. İşte bu Türkiye’nin dinamizmidir ve geldiği noktadır” diye konuştu.

  • Makama Oturan Minik Valiyle Güldüren Diyalog

    Zonguldak Valisi Ali Kaban, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla koltuğunu, 7 yaşındaki Tuğsem Turgut’a bıraktı. Koltuğa oturan minik vali önce limonata istedi. Minik valinin, bir süre önce kendisine hediye edilen “Mangala” isimli oyunu gören Vali Ali Kaban’a oyununu vermek istememesi gülüşmelere neden oldu.

    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Bahçelievler İlkokulu öğrencilerini ağırlayan Zonguldak Valisi Ali Kaban, öğrencilere çeşitli hediyeler verdi. Öğrenciler ile bir süre sohbet eden Vali Kaban, makam koltuğunu 1. sınıf öğrencisi 7 yaşındaki Tuğsem Turgut’a bıraktı. Valilik koltuğuna oturan Tuğsem Turgut ilk olarak kendisine ve arkadaşlarına limonata istedi. Limonatasını içen minik öğrenci Tuğsem, okul bahçelerine oyun parklarının yapılmasını istedi. Tuğsem, ayrıca okullar için sportif ve kültürel anlamda gelişimin sağlanmasını diledi.

    “ÇOCUK BAYRAMININ KUTLANDIĞI TEK ÜLKE TÜRKİYE’DİR”

    23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın önemine değinen Zonguldak Valisi Ali Kaban, çocuk bayramının kutlandığı tek ülkenin Türkiye olduğunun altını çizdi. Vali Kaban konuşmasının devamında, “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın kutlu olmasını diliyorum. Dünyada çocuklara bayram sunulan tek ülke Türkiye’dir. Bu anlamda ülkemizin kurucu babaları hakikaten birçok şey için çalıştıkları gibi, bu konuda da çocuklarımızı onurlandırmayı en baştan düşünmüşler ve hayata geçirmişlerdir. Ülkemizin bir kurtuluş savaşı sonrasında ortaya çıkan dünya manzarası içerisinde verdiği ayakta kalabilme mücadelesi de unutulmamalıdır. Yaşanan iki dünya savaşı ve ardından bir soğuk savaş dönemi yaşandı. Bu hengame içerisinde Anadolu gibi zor ve önemli bir coğrafyada ayakta kalabilmek için verdiğimiz mücadele bu günlerde çok daha iyi bir şekilde devam etmektedir. Minik valimizin temennilerinin çoğu gerçekleştiriliyor. Bu anlamda okullarımızın gerek fiziki imkanlarının geliştirilmesi gerekse eğitimim kaliteli hale getirilmesi hususlarında çok daha başarılı noktalara gelinmiştir ve bu alanda da çalışmalar devam etmektedir. Bu anlamda özveri ile çalışan ve hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan öğretmenlerimize de teşekkürü bir borç biliyorum” şeklinde konuştu.

    GÜLDÜREN DİYALOG

    Kendisine hediye edilen “Mangala” isimli oyunu elinin altında tutan minik valinin, oyunu incelemek isteyen Vali Ali Kaban’la olan diyaloğu ise makamdakileri güldürdü. Kaban, “Mangala oynuyorsun. Zor bir oyun mu?” dedi. Vali Ali Kaban’ın sorularına yanıt veren minik vali, oyunun oynanışını Vali Ali Kaban’a anlattı. Vali Ali Kaban’ın oyunu incelediği sırada okul müdürü Tuğsem Turgut’a, “İstersen hediye et onu Vali amcana. Ben sana yenisini alayım” dedi. Bunun üzerine minik vali ise “Bana yeni aldılar” cevabını verdi. Okul müdürü ile minik valinin arasındaki diyaloğu duyan Vali Ali Kaban ve makamdaki davetliler kahkaha attı. Bir süre yaşanan gülüşme sırasında Vali Ali Kaban “Helal olsun” dedi.

    Vali Ali Kaban, günün anlam ve önemine değinerek öğrencilere çeşitli hediyeler verdi.

  • Güldüren Akıllı Telefon Esprileri

    Gaziantep’te düzenlenen Muhabbet Gecesi’nde ’Aslı Gibi Hikayeler’ isimli tek kişilik gösteri yapan Hasan Nihat Sütçü’nün, akıllı telefon ve bağımlılığı ile ilgili esprileri geceye katılanları kahkahalara boğdu.

    Gaziantep’te Semerkand Vakfı Gaziantep Şubesi tarafından düzenlenen Muhabbet Gecesi’ne Vakfın Gaziantep Şubesi Başkanı Cuma Çekici, Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanvekili Osman Toprak, sponsor firma sahibi ve işletmecileri ile çok sayıda davetli katıldı. Gecede, Şube Başkanı Cuma Çekici, birlik ve beraberliğe ihtiyaç olduğunu belirterek, bugünlerde hoş bir vakit geçirtmek istediklerini ifade etti.

    Mehmet Payam’ın Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan gece, Hasan Nihat Sütçü’nün ’Aslı Gibi Hikayeler’ programı ile devam etti. Akıllı telefon ve bağımlılığı ile ilgili birbirinden komik espriler yapan Sütçü, ince mesajlar da verdi.

    Akıllı telefonların adetleri ve insan ilişkilerini değiştirdiğini belirten Sütçü, “Bu akıllı telefonlar çıktığından beri biz öyle bir hale geldik ki, her şeyimiz farklılaşmaya başladı. Fotoğraf çektirirken poz verirdik. Yeni yeni fotoğraf çekme şekilleri çıktı. Geçen bir tanesini gördüm, kendi kendisinin fotoğrafını çekmiş, selfie diyorlar ya. Hareketi nasıl bir şeydir. Abi bu nedir ya. Kendi fotoğrafımızı çekerken kendi haberimizi yokmuş gibi çekiyoruz. O kol başkasının kolu, benim haberim yok. Ama kendi fotoğrafımı çekiyorum. 15 yaşındaki bir çocuk kendi fotoğrafını çekmiş, sosyal medyaya koymuş. Ama 15 yaşındaki bir çocuk. Bir bakışı var, zannedersen hayat beni yoruyorsun bakışı. Zannedersin, üniversitede çocuk okutuyor. Akıllı telefonlar, adetleri değiştirdi” dedi.

    “YEMEKLER İHTİYACI OLANLA PAYLAŞILIRDI, ŞİMDİ SOSYAL MEDYADA PAYLAŞILIYOR”

    Esprilerle mesajlarını sürdüren Sütçü, “Peygamber efendimiz selam vermeden eve girmezmiş. Biz ne yapıyoruz. Eve geldiğimizde önce telefonu şarja takıyoruz, sonra ’selamunaleyküm’ diyoruz. Değişti, önce telefonu prize takıyoruz. Benim dedelerim yemeği ihtiyacı olanlarla paylaşırdı, biz ne yapıyoruz yemeğimizi sosyal medyada paylaşıyoruz. Biz sofraya oturunca besmele çekerdik, şimdi sofraya oturunca fotoğraf çekiliyor. Bir tanesi fotoğraf çekmiş, altına da yazmış, ’dedemin evinde özlediğim köy kahvaltısı’, kahvaltıya baktım jambonla, nutella var. Dedesinin evinde köy kahvaltısı. İlişkilerimizi kopardılar. Her şeyi ondan öğreniyoruz. Google’a yazıyoruz, ne var, şu var. Bilgiye ulaşmak çok kolaylaştı. Hastaneye bile gitmiyoruz artık, hastalandığımızda. Yazıyoruz oraya, ’benim ateşim var, karnım ağrıyor, neyim var?’ Hah çıktı, hemen gidip ilaç alıyoruz. Ben internete bakmadan hastaneye gittim. Doktor dedi ki, ’neyin var?’, akıllı telefon gibiyim, hiçbir şey yapmıyorum, şarjım bitiyor’ dedim. Baktı şöyle bir, ’yat şuraya da sürümünü güncelleyelim bir’ dedi. Muayene etti, ilaç yazdı, rahatsızlığımız varmış. Eve giderken, telefonla oynarken şarjım bitti. Eve gidince hanımdan telefonunu istedim. ’Ne o internetin mi kesildi?’ dedi. İnternet olmayınca olmuyor. Neden? Mesela ben balkonda oturuyorum, hanım içeride. Watsapp’tan mesaj yazıyorum, ’Hanım bana bir çay versene’ İlişkilerimiz bu hale gelmeye başladı” diye konuştu.

    Sütçü, kadınlar, erkekler ve aralarındaki ilişkiler, kadınların kredi kartı kullanımı, Gaziantepli erkekler, Karadeniz insanı, gevezelik gibi konularda da yaptığı esprilerle ince mesajlar verdi.

    Veysel Çelik Demir ise, kumda yaptığı resimlerle geceye renk kattı. Gecede Gaziantep Büyükşehir belediye Başkan Vekili Osman Toprak ile sponsor firmalara teşekkür plaketi verildi. Etkinlik, okunan ilahilerle sürdü.