Etiket: Güldürdü

  • Sinekle mücadele çiftçinin yüzünü güldürdü

    Adana Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmalarıyla, sert çekirdekli tarım ürünlerine büyük zarar veren Akdeniz meyve sineğiyle toplu mücadelede büyük başarı sağlandığı bildirildi.

    Geçen yılki Temmuz ve Ağustos aylarında Seyhan, Yüreğir ve Kozan ilçelerindeki meyve bahçelerinde yürütülen etkili ilaçlama çalışmaları sayesinde zararlı sineğin popülasyonunda çok büyük oranda gerileme yaşandığı, yaz aylarında yürütülen etkili ilaçlama çalışmaları sayesinde narenciye ürünlerinin hasadının sorunsuz başladığı belirtildi.

    Adana Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Kutlu Sönmez, Akdeniz meyve sineği popülasyonunun 2017’de ortalama 144 adet olduğunu geçen yaz yürütülen etkili mücadele ile bu sayının 9’a gerilediğini, dünya ortalamasının altında sonuca ulaşıldığını kaydetti. Sönmez, “Türkiye’de narenciye üretiminin yüzde 29’u, yani 1 milyon 355 bin tonu Adana’da yetişiyor. Adanalı çiftçilerimiz ekim ayı itibariyle narenciyede 400 bin ton hasat gerçekleştirirken, bu sineğin önceki yıllarda verdiği zararın oluşmaması milli ekonomimiz açısından çok önemlidir” diye konuştu.

  • (Özel) Sac sobalara rağbet esnafın yüzünü güldürdü

    Van’da sac sobalara rağbetin artmasıyla geçmiş yıllara nazaran artan soba satışları, esnafın yüzünü güldürdü.

    Van’da gözde meslekler arasında yer alan sac soba üreticiliği, gelişen teknolojiye ayak uydurarak yenilenen modelleriyle vatandaşlara hizmet sunuyor. Özellikle son zamanlarda kömür ve kömür sobalarındaki fiyat artışı, sac sobalara ilgiyi arttırdı. Soba satışlarındaki artış, esnafın da yüzünü güldürdü. Kış mevsiminde sıklıkla tercih edilen sac sobaların geçmiş yıllara nazaran daha çok rağbet gördüğünü ifade eden esnaf Nihat Atacan, “50 yıldır bu mesleği yapıyorum. Bu sene vatandaşlar eskiye dönüş yaptı. Kömür fiyatlarının artması ve kömür sobalarının da pahalı olması sac sobalara ilgiyi arttırdı. Bu da bizi sevindirdi” dedi.

    Soba fiyatlarının 70 ila 100 TL arasında değişebildiğini dile getiren Yusuf Karael isimli esnaf ise “Eskiyen bir meslek olduğu için özellikle faizsiz kredi konusunda yetkililerin bizim gibi esnafa destek çıkmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Senar Karagülle de özellikle kırsal kesimdeki vatandaşların sac sobalara rağbet gösterdiğini belirterek, “Doğalgaz geldiği için şehir merkezinde fazla değil ama kırsal kesimler sac sobaları tercih ediyor. Bunun yanında son zamanlarda gelen zamlar nedeniyle kömür alamayan vatandaşlar tezek ve odun yakıyor” şeklinde konuştu.

  • Uludağ’da erken gelen kar yüzleri güldürdü

    Kış turizminin gözde merkezlerinden Uludağ’a kar yağması yüzleri güldürdü. Bilhassa Arap turistlerin akın ettiği Uludağ’da ATV’ler yerini elektrikli bisikletlere bıraktı.

    Uludağ’a erken kar yağması esnafın yüzünü güldürdü. Sarıalan mevkii kar yağışının ardından Arap turistlerin ilgi odağı oldu. Bu durum esnafın yüzünü güldürürken, Uludağ’a gelenler karın tadını çıkarttı. Aileleriyle birlikte tatile çıkan yerli ve yabancı turistler bu yıl ilk defa kar görmenin heyecanını yaşadı

    Öte yandan daha önce Uludağ’da görmeye alıştığımız ATV’ler doğal yaşantıya zarar verdiği gerekçesiyle Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından kaldırıldı. Artık Milli Parklar Genel Müdürlüğü sınırlarında kullanılmayan ATV’lerin yerini elektrikli bisikletler aldı. Turu 100 liradan gerçekleştirilen elektrikli bisikletler yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor.

    Uludağ’da esnaflık yapan Mehmet Beşik, “Karın erken yağmasıyla birlikte Arap misafirler gelmeye başladı. Mevsimi erken açtık. Araplara hitap edecek şekilde yiyecek, içecek, kar ile ilgili ekipmanlar satıyoruz. Arap turistlerin bulunduğu bölgede kar olmadığı için burası cazip geliyor. Karın yağmasıyla birlikte buralar canlandı. İnşallah daha iyisi olacak” dedi.

    Hasan Mantarlar ise, “Kar geçen seneden erken geldi. Ay sonunda da kar bekleniyor. Kar geldiği zaman Uludağ’ın güzelliği geliyor. Araplar karı duyunca tekrar geri geldi. İnşallah daha iyi olacak” diye konuştu.

    Turgay Ünal, “ATV’ler ses ve doğaya geldiği için yasaklandı. Onun yerine elektrikli bisiklet geldi. Elektrikli bisiklete ilgi var. Güzergah yine orman içerisinde. Parkurumuz var. Bu parkur içerisinde kullanıyoruz. ATV’lerin gittiği yere kadar gidiyor. Arap turistler geldiği zaman dikkatini çekiyor. Ormanı geziyorlar. Bu araçlar karda gitmez” açıklamasını yaptı.

    Fenomen salepçiye Araplardan yoğun ilgi

    Arap turistlerin yoğun ilgi gösterdiği esnaf Abdulkadir Şahin, “Aslında Türk’üm. Arap ülkelerinde tanınıyorum. Gelen herkese kapımız açıktır. Karın düşmesiyle turistler daha çok gelecek. Sahlebimiz çok güzel. Kendimiz yapıyoruz” şeklinde konuştu.

  • (Özel) Kestane kabağı çiftçinin yüzünü güldürdü

    Bursa’nın İnegöl ilçesinde lezzeti ve dayanıklılığı sebebiyle tarladan çıkmadan alıcı bulan kestane kabağında hasat başladı.

    Bu yıl Çeltikçi Mahallesi’nde bin ton kabak üretilirken, kabakların kilosu 60 ile 70 kuruştan satılıyor. Ancak kabak üreticilerini başı son zamanlarda tarla fareleriyle dertte. Genelikle nisan ve mayıs aylarında ekim yapan köylüler, sabah erken saatlerde tarlalarına gidip akşama kadar 15-25 kilogram ağırlığındaki kabaklarını kesiyor. Yıllardır kabak üretimi yapılan Çeltikçi’de bu yıl üretim yüksek ve verimli. Çiftçinin yüzünü güldüren kestane kabağının kilogram fiyatı ise 70 kuruştan alıcı buluyor.

    Çİftçi Ahmet Dumanlar, “Kabak ekimine genelikle nisan ve mayıslarında başlıyoruz. Hasad ödemi ise ekimde başlıyor. Bu yıl hasad çok iyi. Fiyatlarımız biraz düşük olsa da satışlarımızı yaptık. Genelikle İstanbul ve Bursa’ya gönderiyoruz. Kilosu 60 ile 70 kuruş arasında satıldı” dedi.

    İnegöl kabağının dayanıklı olduğunu anlatan Ahmet Dumanlar, “Bizim kabaklar çok dayanıklı. Mesela Düzce, Adapazarı kabakları 3 ay kadar dayanıyor. Çeltikçi kabakları ise daha uzun ömürlü, neredeyse 8 aya kadar bozulmadan durabiliyor. Bunun sebebi toprak ve bakım. Ben 50 dönüm kabak ektim ve yaklaşık 250 ton kabak elde ettim. En iyi kabak ağır olan kabaktır” diye konuştu.

    Fareler kabakları kemiriyor

    Aynı mahallede çiftçilik yapan Mustafa Kılıç ise, “Bu sene kabak üretimi gerçekten güzel, lakin farelerden dolayı çok şikayet var. Ben aynı zamanda Ahmet Dumanlar’ın dayısı olurum. Yeğenimin tarlasında neredeyse 30-40 tona yakın kabağı fareler kemirmiş. Fareler büyük zarar verdi. Farelerin kemirdiği kabakları depolara koyamıyoruz. Çünkü onların fazla dayanma gücü yok. Eskiden

    yılanlar vardı, ama şimdi ilaçlardan dolayı yılanlar azaldı, bu sefer fareler çoğaldı. Üreticinin bu yılki şikayeti fareler” diye konuştu.

  • Hataylı vatandaşın balık sevgisi güldürdü

    Hatay’da bir vatandaşın karaya vuran vatoz balığını gıdıklayarak sevmesi görenleri güldürdü.

    Samandağ Sahili ile Asi Nehri’nin buluştuğu noktada yürüyüş yaptığı sırada karaya vuran vatoz balığını gören Ünal Kahraman, balığı denize ulaştırarak tekrar hayata döndürdü. Balığı hayata döndürme sürecinde yaptığı hareketler ve balığa gösterdiği sıcak ilgiyle sosyal medyada yoğun ilgi gören Ünal Kahraman, vatozla beraber çok sayıda yengecin de hayatını kurtardığını söyledi. Balıkların fırtınadan kaynaklı olarak karaya vurduğunu dile getiren Kahraman, “Yürüyüş yaparken denize bir gün önce, Asi Nehri’nden nilüferler açıktan denize dökülmüşler. Denizde fırtınayla beraber bunları hep karaya atmış. Dikkatimi çekti, bu nilüferlerin arasında küçük küçük balıklar vardı. Özellikle barbunlar, minik kefal yavruları falan. O ara böyle bir vatozla karşılaştık. Yani su birikintisinin içerisinde can çekişiyordu. Böyle komik bir an oldu bizim içinde. Vatozun familyası, kemani dediğimiz bir balık burnu uzun bunun. Yenilebilir bir balık aslında ama tabi çok küçük. Hayatını kurtaralım istedik. Birkaç tanede yengeç böyle ters dönmüşlerdi, onların da hayatını kurtardık. Fırtınadan çok yorulmuşlar belli ki, çünkü denizden yaklaşık 4-5 metre gerideydi” dedi.

    Vatoz balığının yüzünün insan siluetini andırması nedeniyle yüzüne sevimli geldiğini ifade eden Ünal Kahraman, “Vatoz balığının ters yüzünün insana benzediğini görürsünüz, eğer denk gelirse. Videoda da izlediğinizde öyle göreceksiniz. Aynı bir insan siluetinde kaşı, gözü, dudakları falan. Öyle bir gıdı gıdı yapasım geldi kerataya. Sonrada uzaklaştık. Ayakkabım falanda müsait olmadığı için seyreden dostlarımız yanlış anlamasınlar biz doğa ve hayvan severiz. Ayağımız ıslanmasın diye attığımız mesafe yaklaşık 1,5-2 metre falandır, balığa o mesafeden bir şey olmaz” açıklamalarında bulundu.