Etiket: Güldürdü

  • İpekböceği kadınların yüzünü güldürdü

    Mardin’in Savur ilçesinde ipekböcekçiliği kadınların yüzünü güldürdü. Pilot bölge seçilen köyde kadınlar evlerinin bazı odalarını bile ipekböceği yetiştirmek için ayırdı.

    Mardin’in Savur ilçesine bağlı Başkavak köyünde devlet desteğiyle kurulan ipekböceği çiftlikleri kadınların yüzünü güldürüyor. Evlerinin bazı odalarını bile ipekböceği yetiştirmek için ayıran kadınlar, kozaları satarak gelir elde ediyor. Bölgede ilk defa kurulan sistemle köylülerin para kazanmaya başladığını belirten Büyükşehir Belediyesi Yerel Ekonomi Daire Başkanı Salih Sancar, bu yıl yaklaşık 400 çiftçi aileye bu sistem sayesinde iş kurduklarını söyledi. Başkavak köyünü pilot bölge seçtiklerini anlatan Sancar, “Proje kapsamında bütün masraflar devlet tarafından karşılanıyor. Uygulama sonucu çok güzel değerler elde ettik. Umuyorum ki bu saatten sonrada daha fazla yaygınlaşır. Savur ilçesi Başkavak köyünün dut ağaçlarının yoğun olmasından dolayı burayı seçtik. Çünkü ipekböceklerinin temel besinleri dut yapraklarıdır” dedi.

    Başkavak köyünün yanı sına Yeşilli ve Kızıltepe’deki bazı köylerde yaşayan birkaç aileyi de projeye dahil ettiklerini dile getiren Sancar, “Bizler bunu bir pilot uygulama olarak gerçekleştirdik. Başarılı olunması halinde daha yaygınlaştırmayı düşünüyoruz. Pilot olması neticesiyle bütün giderler belediyemiz tarafından karşılandı. İpekböceği yetiştiriciliğinin daha çok çiftçimizin katılımıyla daha geniş bir alana yayılacağını düşünüyorum” diye konuştu.

    “Çiftçiler para kazanmaya başladı”

    Ziraat Mühendisi Sevda Aydın ise projeyi hayata geçirmenin tek nedeninin kırsal kesimdeki yoksul ailelere ek gelir sağlamak olduğunu dile getirdi. Çiftçilerin herhangi bir masrafının olmadığını anlatan Aydın, “Bizler ailelerimiz için Bursa’dan eğitimciler getirdik ve eğitim verdik. Verilen eğitim sonrası malzemeler dağıtıldı. İpekböceklerimiz Şanlıurfa’dan getirildi. Hiç bekletmeden üreticilerimize dağıtımını yaptık. Her hafta kontrol mühendisleri olarak çiftçilerimizi kontrol etmek amaçlı buraya geliyoruz. 40 günlük bir süreleri var. Yaklaşık her kutunun içinde 20 bin böcek bulunmaktadır. Bu böceklerin ölmemesi durumunda köylülerimiz binlerce lira kazanacaktır” ifadelerinde bulundu.

    “Devlet sayesinde para kazanmaya başladık”

    İpekböceği sayesinde iş sahibi olduğunu kaydeden Mesude Erdoğan, şunları kaydetti:

    “Böcekler ilk bizlere geldiğinde hiç tepki göstermeden aldık. Bu devletin bize verdiği bir iş imkanıdır. Hiç görmediğimiz bir böcek türü. Böceklere bakmak bizlere büyük bir mutluluk verdi. Kendi ellerimizle besledik. Onların yapraklarını ufak ufak doğrayarak hazırladık. Nasıl çocuklarımıza bakıyorsak, onlara da öyle bakmaya başladık. Kozaların oluşması çok hoşumuza gitti. Çok güzel bir ş yaptığımızın farkına vardık. Bizler bu işi daha ileri götürmek istiyoruz.”

    “Eşim işi bırakıp benimle çalışmaya başladı”

    Savur ilçesinde ilk defa ipekböceği yetiştiriciliği yaptıklarını anlatan Fatma Aras ise, şunları söyledi:

    “Böcekler ellimize ulaştığı zaman bunların ne olduğunu anlamadım. Yavaş yavaş ne olduklarını öğrendim. Onlara bakmaya başladım. Yaprakları kendi ellerim ile ufalayarak onların önüne bıraktım. İlk başlarda fazla yaprak yemiyorlardı. Büyümeye başladıkça daha fazla yaprak yemeye başladılar. Bizim yaklaşık 120 bin böceğimiz var. Yaprakları yetiştirmekte baya zorlanıyoruz. Bakımları bazen bizleri zorluyor. Eşim işe gittiği zamanlar ben tek başıma bakmak zorunda kalıyorum. Belli bir yerden sonra eşim de işe gitmemeye başladı. O da benimle beraber böceklere bakmaya başladı.”

  • ’Yedi veren çileği’ üreticinin yüzünü güldürdü

    Kütahya merkezi bağlı Sekiören köyü sakinleri, sadece 1-2 ay mahsul veren geleneksel çilek yerine poşetli yedi veren olarak bilinen çileği üretmeye başladı. 7 ay boyunca aynı fideden mahsul alan üreticilerin yüzü gülüyor.

    Diğer çilek türlerine göre lezzeti ve aroması daha yoğun olan yedi veren çileğinde, Nisan ayından Kasım ayına kadar 7 ay boyunca aynı fideden mahsul alınabiliyor. Poşetli üretim ile mahsulün toprak ile bağını keserek çürüme ve zayi olması önlenen bu uygulama ile çapalama derdi de ortadan kalkmış oluyor.

    Daha önceleri yerli çilek ürettiklerini ve pazara götürüp satamadıklarını söyleyen çilek üreticisi Halil Yakar, “Biz daha önceleri yerli çileklerimizi üretiyorduk. Aroma türü olan bu türü pazara dahi götüremiyorduk. Fakat şimdi poşetli yedi evren cinsiden çilek üretimine geçtik ve 5 senedir emeğimizin karşılığını alabiliyoruz. Poşetli üretime geçmemizin nedeni de kadınlarımızın çapadan kaynaklanan diz ve bel ağrısından dolayı tercih nedenimiz oldu. Yedi veren çileği sert ve dayanıklı bir çilek cinsi. Aroması ve kokusu olarak diğer çilek cinslerine göre daha etkileyici ve lezzetli olan bu tür ile pazar tezgahında 2 – 3 gün kalabiliyor. Daha önceleri yerli çileğimiz tezgah da dahi durmuyordu. Hemen sönüyordu. Biz bu yedi vereme geçeli 5 sene oldu. Hem para kazanmaya başladık hem de kasım ayına kadar mahsul alabiliyoruz” diye konuştu.

  • Kocaeli’de meydana gelen sel ve su baskınları halı yıkamacıların yüzünü güldürdü

    KOCAELİ (İHA) – Kocaeli’de dün etkili olan sağanak yağış sonrası su baskınlarından zarar gören ev ve iş yerlerinde çamura bulanan halılar, halı yıkama tesislerini tıka basa doldurdu. Esnaf ise su basan iş yerlerini temizlemek için çalışmalara başladı.

    Kocaeli’nin genelinde etkili olan sağanak yağış sonrasında çok sayıda ev ve iş yerinde su baskınları meydana geldi. Dün sabah saatlerinde zararın boyutlarının ortaya çıktığı kentte, su baskını sonrası çamura bulanan evlerdeki eşyaların birçoğu ise kullanılamaz hale gelmişti. Su baskını yaşanan evlerden yıkanıp temizlenmesi için halı yıkama tesislerine gönderilen çamura bulanan halılar ise yıkama havuzlarını tıka basa doldurdu. Baskın günü izinli olmalarına rağmen gelen talep üzerine iş yerlerini açmak zorunda kaldıklarını belirten halı yıkama işletmecileri, vatandaşların mağduriyetlerini giderebilmek için aralıksız çalıştıklarını söylediler.

    Çamurlu halıları temizlemek için durmadan çalışıyorlar

    Çamura bulanan halıları temizlemek için durmadan çalıştıklarını belirten halı yıkama yetkilisi Talha Başdağ, “Önceki gün büyük bir yağış oldu. Mahalle aralarındaki evleri su basmış, halılar hep çamur olmuş. Önceki günden beri bize halılar geliyor. Temizleyip bitirmeye çalışıyoruz ama bitmiyor. Havuzlarımız dolu, 150’ye yakın halı var. Bir aracımız dışarıda hala daha halı topluyor. Uğraşıyoruz ama bitmiyor, 1-2 günlük daha işimiz var. Dün kapalıydık normalde Pazar günleri dükkan kapalı. Ama çok yağış olunca açmak zorunda kaldık” dedi.

    İş yerleri tamamen su ve çamur doldu

    Yağış sonrasında birçok iş yerinde de yaşanan su baskınları ile büyük çapta maddi hasar meydana geldi. İzmit’te bazı iş yerleri çamurla dolarken, bir otomobil servisi ise tamamen su ile doldu. Servis içerisindeki araçlar ise su içerisinde kaldı. İşletmeciler, iş yerlerindeki su tahliyelerinin sürdüğünü belirterek, zararlarının boyutunu tespit edemediklerini ifade ettiler. İş yerinin tamamen çamurla dolduğunu söyleyen yapı malzemesi üreticisi Ercan Çakmak, “Sabah 05.30’da telefon çaldı. Geldik dükkana ama burayı sel götürdüğünü gördük. Elektrikleri kestik. Müdahale etmeye başladık, kum torbası koyduk. Biraz engelledik. Hala devam ediyoruz işte temizlemeye. Malzemelerimiz yıkanınca kullanılır ama makinelerimiz elektronik, şu anda çalışmıyorlar. Zararın boyutunu bilmiyoruz” diye konuştu.

    Öte yandan kentin birçok noktasında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi itfaiye ve İSU ekiplerince su tahliye çalışmaları sürdürülürken, bozulan yollarda da alt ve üst yapı çalışmaları başlatıldı.

  • Ramazan, balıkçıların da yüzünü güldürdü

    Samsunlu balıkçılar, balık satışlarının Ramazan’ın ilk günlerine oranla oldukça arttığını söylediler.

    15 Nisan’da başlayan balık av yasağının ardından balıkçılar tezgahlarında kültür balıkları satmaya başladılar. Ramazan ayında da tezgahları kültür balıkları süsledi. Ramazan ayının başında balık satışlarının azlığından şikayet eden balıkçılar, son 1-2 gündür balık satışlarının bir hayli arttığını söylediler.

    Son birkaç gündür balık satışı yapmaya başladıklarını ifade eden Kurtça Aydın, “Ramazan’ın ilk 3-4 günü balık satmak yerine sinek avladık. Şu anda ise yavaş yavaş işler kıpırdamaya başladı. Son 2 gündür işlerimiz hareketlendi. İşlerimizdeki hareketliliğin sebebi olarak vatandaşların iftarda hep aynı yiyecekleri yemesi olarak görüyoruz. İnsanlar artık et, tavuk ve sebze yemekten sıkıldı. Balık güveçte, tavada, ızgarada ya da fırında yapılabilir. Bundan sonra vatandaşların balığa daha çok rağbet göstereceğini zannediyoruz. Ramazan’dan önce somonun fiyatı 18 liraydı. Şu anda 13 liraya düştü. Norveç somonunun kilosu 30 liradan 20’ye düştü. Alabalık 15, çupra ve lüfer de 20 liraya kadar düştü” dedi.

    Vatandaşların Ramazan’da balık yiyebileceğini öğrendiğini belirten Onurcan Köse, “Balık satışlarımız şu anda Ramazan’ın ilk günlerine oranla çok güzel. Vatandaşlar Ramazan başında balığa hiç ilgi göstermedi. Artık güzel bir şekilde balık satıyoruz. İlk zamanlarda havaların sıcak olmasıyla balık kokusunun vatandaşlara kötü geldiğini düşünüyoruz. Bu yüzden de satış olmamış olabilir. Ama şu anda herkes yavaş yavaş Ramazan mahmurluğunu üzerinden attı. Bu da satışlara yansıdı. Çok iyi bir şekilde balık satıyoruz artık. Balık fiyatları da ucuz. Şu anda biz ve vatandaşlar da balıklardan memnunuz. Etin kilosu 60 lira balığın kilosu 10 lira. Herkesi Ramazan’da balık yemeye davet ediyorum” diye konuştu.

  • YZO Başkanı Mehmet Akın Doğan: “Karpuz ihracatı çiftçinin yüzünü güldürdü”

    Türkiye’nin karpuz ihtiyacının yüzde 20’sini karşılayan Adana’da yetişen turfanda karpuz ihracatı bu sezon üreticinin yüzünü güldürüyor.

    Yüreğir Ziraat Odası (YZO) Başkanı Mehmet Akın Doğan, dünyada her yıl ortalama 39.7 milyon ton karpuz üretildiğini bildirdi. Doğan, Türkiye’nin 4 milyon tonluk üretimiyle, dünyada Çin’den sonra en fazla karpuz üreten ülke konumunda olduğunu söyledi.

    Mehmet Akın Doğan, bu yıl Adana’da 120 bin dekar alanda karpuz ekimi yapıldığını kaydetti. Dekar başına 5 ton karpuz hasadı beklediklerini kaydeden Doğan, aroması, kokusu, tadı ve rengiyle ünlü Adana karpuzunun, bu mevsim iç piyasada kilosunun 1.1 ila 1.3 liraya satıldığını açıkladı.

    Adana karpuzu Avrupa’da

    Çukurova’da turfanda karpuz hasadına yaklaşık bir ay önce başlandığını ve ürünün önemli bir kısmının Avrupa ülkelerine ihraç edildiğini dile getiren Doğan, “Yurt dışına gönderilen karpuzun iç piyasa fiyatlarında önemli bir düşüş olmadı. Karpuz ihracatı bu yıl çiftçilerimizi ve tüccarları memnun etti” dedi.

    Geçen yıl, yurdu etkisi altına alan Afrika sıcakları ve sonrasında esen şiddetli poyrazın karpuzu tarlada yaktığını hatırlatan Doğan, bu olumsuzluk dolayısıyla ihracattın etkilendiğini ve üreticilerin zarar ettiğini vurguladı. Doğan, “Geçen sezon karpuz tarlada kalmıştı. Birçok üretici zarar edince, bu yıl daha az karpuz ekti. Sıcaklıkların da mevsim normallerinin üzerinden seyretmesi nedeniyle ürün bir hafta erken hasat edildi. Yurt dışında pazar bulan karpuz fiyatlarında önemli bir düşüş olmadı. Avrupa ülkelerine yapılan ihracat çiftçiyi ve tüccarı sevindirdi” diye konuştu.