Etiket: Gücü

  • AK Parti’li Gül: “Türkiye bölgenin ve dünyanın en süper gücü olacak, bundan duyulan bir rahatsızlık var”

    AK Parti Genel Sekreteri Abdülhamit Gül, “Bugün Hollanda, Almanya devlet kanallarında hayır propagandası yapıyor. Neden? Çünkü Türkiye 16 Nisan’da güçlü bir evet derse Türkiye bölgenin ve dünyanın en süper gücü olacak. Bundan duyulan bir rahatsızlık var” dedi.

    AK Parti Genel sekreteri ve AK Parti Gaziantep Milletvekili Abdülhamit Gül, referandum çalışmalarını sürdürdüğü Gaziantep’te Radyo Zeugma ve GRT FM’in ortak yayınına konuk oldu. Programda Fırat Kalkanı Harekatını değerlendiren Gül, operasyonun ülke güvenliği için yaptıklarını söyledi. Gül, “Suriye’de yaşanılan Fırat Kalkanı Operasyonunda Türkiye’nin çok önemli bir inisiyatif aldı. Bu operasyonu yapmamızdaki temel kararlılık havaalanımıza füze düştü, Kilis’te vatandaşımız hayatını kaybetti. Eğer El Bab’ta güvenlik olmazsa Kilis güvenli olmaz. Cerablus güvenli değilse Gaziantep, Ankara güvenli değildir. Hatta Avrupa güvenli değildir. Şuanda bir yönetim sıkıntısı var. Parlamenter sistem mi belli değil. Yarı başkanlık mı belli değil. Bu işin adının konulması lazım. Bu böyle yürümez” dedi.

    “Türkiye bölgenin büyük gücü olacak”

    Türkiye’nin güçlenmesinin birilerini rahatsız ettiğini belirten Gül, referandumdan sonra Türkiye çok güçleneceğini söyledi. Referandumun amacının Türkiye’de yaşanan çarpıklıkları ortadan kaldırmak olduğunu vurgulayan Gül, “Etrafımızda olup bitene baktığımız zaman istikrarlı olarak ağırlığını koruyan neredeyse tek ülke diyebiliriz. Etrafımızda Irak’ta, Suriye’de, kuzeyimizde yaşanan hadiselere baktığımızda Türkiye eğer elinden istikrarı kaybederse Türkiye’nin Allah korusun bir Suriyeleştirme, Türkiye’nin bir Balkanlaştırma yönünde özellikle bazı güçlerin bir plan olduğu açık. Türkiye eğer kendi istikrarını koruyamazsa, kendi içerisindeki barışını muhafaza edemezse Türkiye üzerinde kötü emelleri olanlar Türkiye’yi Allah korusun çökertmeye çalışacaktır. Anayasa değişiklikleri her zaman güllük gülistanlık ortamlarda yapılmaz. 1921 Anayasası Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk anayasasıdır ve Kurtuluş Savaşımızı verirken yaptık. Polatlı’dan top sesleri geliyor meclisimiz çalışıyor kimse demedi ki bu düşman buraya kadar gelmişken anayasanın zamanı mı, demedi. Anayasalar her zaman toplumların var oluş mücadelelerinde ayakta kalma mücadelelerinde toplumsal bir belgedir. Bu anayasanın amacı Türkiye anayasa kitapçığının fırlatıldığı dönemler gibi, başbakan cumhurbaşkanı kavgaları gibi Türkiye’yi onlarca yıl heba edilen dönemler artık geride kalsın. Eğer yönetimde bir istikrarsızlık varsa terör azıyor, vatandaşın cebi küçülüyor. İnsanımız mutlu, huzurlu olmayınca, ülkemiz istikrarlı olmayınca Türkiye üzerinde hesabı olanlar ya da bölgede istikrarsızlaştırma üzerine projeleri olanlar çok rahat bir ortam buluyorlar. Bu anayasa değişikliğinin amacı Türkiye’nin beka sorunu olmasın, Türkiye’nin 80 milyonun birliğini, beraberliğini muhafaza etsin. Anayasanın genel özü bu. İstikrarı, birlik, beraberliği getireceği için Türkiye’nin en ihtiyaç duyduğu bir konudur. Özellikle 15 Temmuz’da Türkiye’ye yönelik çok ciddi saldırı oldu. Bugün Hollanda, Almanya devlet kanallarında hayır propagandası yapıyor. Neden? Çünkü Türkiye 16 Nisan’da güçlü bir evet derse Türkiye bölgenin ve dünyanın en süper gücü olacak. Bundan duyulan bir rahatsızlık var” şeklinde konuştu.

    “Avrupa hastam adam olmamızı istiyor”

    Avrupa’nın her zaman Türkiye’yi hasta adam olarak görmek istediğine dikkat çeken Gül, “Bize Venedik Komisyonu’ndan geldiler. Partimiz olarak da ben görüştüm. Ben görüşme esnasında olumsuz rapor yazacaklarını anladım. ‘Olağanüstü hal döneminde anayasa olur mu?’ dediler. Bende Fransa oluyor dedim. Cumhurbaşkanı, meclis seçimi yapılıyor. Orası işte Fransa. Burası da Türkiye. Türkiye kendi geleceğine Türkler karar verir. Bu ülkede yaşayan 80 milyon kim varsa herkes kendi geleceğini kendisi tayin edecek 16 Nisan’da. Biz Almanya’nın geleceğini, Hollanda’nın geleceğini oylamıyoruz ki Türkiye’nin geleceğini oyluyoruz. Eğer Almanya devlet kanalları Türkçe yayın yaparak hayır için oy istiyorsa Türkiye’deki vatandaşlarımız ne yapacağını çok iyi görüyor. İsviçre’de bir gazete Türkçe hayır yazarak manşet çıktı ama bizim milletimiz 16 Nisan’da onlara Türkçe olarak evet demeyi de öğretecekler. Avrupa Türkiye’yi hep hasta adam olarak görmek istiyor. Her zaman öyle arzuluyor. Artık Türkiye hasta adam değil. O hasta adam dedikleri ayağa kalktı. Bundan rahatsız oluyorlar. Türkiye’nin başında güçlü bir lider, güçlü bir millet var” ifadelerini kullandı.

    “3. havalimanı Almanya’yı rahatsız etti”

    3. havalimanının en çok Almanya’yı rahatsız ettiğini ifade eden Gül, şunları kaydetti:

    “Artık Almanya değil Türkiye bütün transit merkezlerin geçişleri olacak. Hollanda açıkça söylüyor. Bu işin temel merkezinde Türkiye güçlü bir şekilde Amerika, Rusya dünyanın 3 süper gücü olacak. 16 Nisan’da evet demenin anlamı Türkiye dünyadaki 3 süper güçten birisi olacak. Cumhuriyetimiz 1923 yılında kuruldu. 16 Nisan’da evet diyerek 2023’de 100. yılda dünyanın ilk 10 ülkesi arasına gireceğiz. Bu sistem ile Dünya’da 2 trilyon dolar milli gelirimiz olacak. Herkesin cebine 25 bin dolar girecek. Türkiye’yi hep sağlam bir pazar olarak gördüler ama Türkiye şimdi kendi tankını, kendi arabasını, kendi motorunu, kendi uçağını üretecek güce geldiği için bundan rahatsızlık duyuyorlar. Bunda başarılı olamayacaklar çünkü kararı Hollanda, Almanya değil Şahinbey, Şehitkamil, Gaziantep verecek. Buradaki Hasan veriyor Hans vermiyor. Sandıktan milletimiz güçlü bir evet vereceğini inanıyoruz.”

    “CHP yalan yanlış bilgilerle milletin kafasını karıştırmaya çalışıyor”

    Ana muhalefet partisi CHP’nin milletin aklını karıştırarak yalan yanlış bilgiler verdiğini söyleyen Gül, “Biz milletimizin bu değişiklik teklifini okuyarak sağlıklı karar vereceğine inanıyoruz. Ana muhalefet partisinin Genel Başkanı Sayın Kılıçdaroğlu diyor ki ‘Başbakan ve Cumhurbaşkanı iki farklı partiden olursa ve bunlar arasında da kriz olursa bu ülkeye faturası ağır olur’ bunu AK Parti anlatmıyor diyor. Bizde tam da bunu söylüyoruz. Bizim sistemde Cumhurbaşkanı ve Başbakan diye iki ayrı bir kurum olmayacak. Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlık birleşiyor. Birleşiyor da uzaydan mı geliyor. Hayır milletin sandığından geliyor. Kılıçdaroğlu bize bu konuda yardımcı oldu. Ahmet Necdet Sezer ve Ecevit her ikisi de sosyal demokrat gelenekten geliyor. Ben insanların görüşlerine saygı duyarım. Her iki aynı siyasi görüşe sahip olmasına rağmen 2001 yılında Cumhurbaşkanı Başbakana bir anayasa kitapçığı fırlattı. Bunun sonunda 20 banka hortumlandı. 50 milyar dolar sadece bu bankaların bu ülkeye vermiş olduğu fatura. Bugün 18 yaşında Ayşe’nin, Mehmet’in, Ali’nin o genç kardeşlerimiz daha güçlü bir Türkiye’ye uyanacaklardı ama sistemde Cumhurbaşkanı ile Başbakan çatışmasının faturası 600 milyarı geçti ve 2011 yılına kadar sizin bizim cebimizden gitti. Şehreküste’deki taksici Ahmet amcanın, Karşıyaka’da bakkal Hüseyin amcanın ya da İbrahim’deki Ayşe teyzenin cebindeki 100 liranın 50 lirasını Cumhurbaşkanı Başbakan kavgası aldı götürdü. Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi’ni Kılıçdaoğlu okumadıysa hala vakit var. Okusun. Bizim sistemde Cumhurbaşkanı ve Başbakan diye iki ayrı kurum yok” diye konuştu.

  • Eskişehir’de rekabet gücü yüksek sektörler

    Eskişehir Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Hasan Yoldaş’ı makamında ziyaret eden Vali Azmi Çelik, Eskişehir’in havacılık ve raylı sistemler başta olmak üzere, imalat sanayisinde rekabet gücünün fazla olduğunu söyledi.

    Sanayide artan gelişimin, nüfusun merkezde toplanmasına sebep olduğunu dile getiren Vali Çelik, kalifiye eleman yetiştirilmesinin önemine vurgu yaptı. Mesleki eğitimin bu anlamda önem arz ettiğini bildiren Vali Çelik, İŞKUR (Türkiye İş Kurumu) tarafından açılan kursların yararlarından bahsetti. İşverenlerin sorunlarını çözen, iş arayanlara ise yardımcı olmaya çalışan İŞKUR’u güzide bir kuruluş olarak nitelendiren Vali Çelik, ilimize verdiği hizmetlerden dolayı Müdür Yoldaş’a teşekkür etti.

    Ziyaretten dolayı duyduğu memnuniyeti aktaran İl Müdürü Yoldaş da yapılan çalışmalar hakkında Vali Çelik’e bilgi verdi. 2016 yılında bin 226 adet kurs programı yaptıklarını anlatan Müdür Yoldaş, başlatılan kurs ve programlardan 3 bin 846 erkeğin ve 3 bin 381 kadının yararlandığını ifade etti.

    Vali Çelik daha sonra İl Müdürü Yoldaş’a ve mesai arkadaşlarına çalışmalarında başarılar dileyerek, ziyaretini sonlandırdı.

  • Dayanacak gücü kalmayan tarihi bina yıkıldı

    Muğla’nın Milas ilçesinde dayanacak gücü kalmayan tarihi bir ev yıkıldı, yıkılma sırasında bölgeden geçen bir motorize trafik polisi son anda kurtulurken, evin yıkılma anı ve polis memurunun kurtulma anları güvenlik kameralarına yansıdı.

    Milas’ta Hisarbaşı Mahallesi Tabakhane Caddesi’nde bulunan dayanacak gücü kalmayan tarihi boş bina tamamen yıkıldı. Yıkılma anında caddeden geçen bir motorize trafik polisi ve binanın karşısında evinin penceresinde oturan yaşlı bir kadın son anda kurtuldu.

    Meydana gelen yıkılmaının ardından olay yerine sağlık ekipleri, zabıta ve Belediye Başkan Yardımcısı Zeynep Mat da gelerek konu hakkında bilgi aldı.

    Yıkılma sırasında evinde pencerenin önünde oturduğunu ifade eden 66 yaşındaki Ayten Özkan son anda kurtulduğunu belirterek, “Yıkılma anında evde camın yanında oturuyordum. Demir korkuluklar olmasaydı bende yaralanmıştım. Eski binanın özel mülk olduğu için yetkililerin müdahalede bulunmuyor. Evin yıkılacağı belliydi. Daha önce muhtara, belediyeye başvurduk. Fakat binanın özel mülk olduğu ve kendilerinin bir şey yapamayacaklarını söylediler. Madem gelin mal sahipleriyle konuşun tedbir aldırın. Yazık değil mi bize. Binanın etrafında sadece demir korkuluklarla önlem aldılar. Yıllardan beri korkarak evimizde oturuyor, yatıyoruz. Yıllardan beri burada oturan yok. Arka tarafında oturan birileri vardı onlarda yıkılacak diye birkaç ay önce boşaltmışlardı” dedi.

    Yıkılma anı kameralara yansıdı

    Binanın yıkılma anı çevrede bulunan güvenlik kameralarınca kayıt altına alınırken, görüntülerde motorize bir trafik polisinin olay sırasında caddeden geçtiği ve durumu son anda fark ederek hızlanarak enkaz altında kalmaktan kurtulduğu görüldü.

  • Akaryakıtta alım gücü azaldı

    Petrol Ürünleri İşverenleri Sendikası (PÜİS) Samsun Şube Başkan Zafer Güler, akaryakıta yapılan zamların tüketicinin alım gücünü düşürdüğünü söyledi.

    PÜİS Samsun Şube Başkanı Zafer Güler, son zamanlarda akaryakıta gelen zamları değerlendirdi. Akaryakıt fiyatlarındaki zammı dolar artışı ve vergilere bağlayan Zafer Güler, “Tüm dünyada ticari alanlarda bir daralma oldu. Bu akaryakıt sektörüne de yansıdı. 2016 yılı iyi geçmedi. Ekonominin olumsuz tablosu akaryakıt sektörüne de yansıdı. Akaryakıt fiyatlarının yükselmesi tüketicileri olumsuz etkiledi. Akaryakıt fiyatları yükseldikçe tüketicinin alım gücü düşüyor. Bugünlerde motorin 4,60, benzin 5,20 civarında. Bunlar dünya ortalamasının çok üzerinde. Bunda doların yükselmesi etkili oldu. Ham petrol fiyatları da yükseldi. Ham petrol üretimi azaltıldığı için varil 55 dolar civarına çıktı. Bu etkenlerin hepsi fiyatları tetikledi. Tüketiciler eskiden 200 liralık akaryakıt aldığında 50 litre alabiliyordu. Şimdi ise 43 litre alabiliyor. Bu da tüketimi azaltıyor” dedi.

    “En pahalı akaryakıt kullanan 5. ülkeyiz”

    En pahalı akaryakıt kullanan ülkelerden birinin Türkiye olduğunun altını çizen Başkan Güler, “Dünyada en pahalı akaryakıt kullanan 5. ülkeyiz. Bizim önümüzde İngiltere, İrlanda gibi petrole uzak ülkeler var. Biz petrolün dibindeyiz ama bizde de fiyatlar çok yüksek. Motorindeki vergi oranı yüzde 65, benzinde ise yüzde 60 civarında seyrediyor. Son 4 ayda akaryakıta büyük zamlar oldu. Dolar, 2,70’lerden 3,60’lara çıktı. Petrolün varili 35 dolardı, 55 dolara kadar çıktı. Bunlar yükseldikçe vergiler de yükseldi. Vergiler de yükselince akaryakıt fiyatları bugünkü seviyelere çıktı. Fiyatların düşmesi için ya devlet vergileri azaltacak ya da başka önlemler alınacak. Doların fiyatı düşerse akaryakıt fiyatları da düşer” diye konuştu.

    “Motorine 90, benzine 1,10 zam yapıldı”

    4 ayda akaryakıta büyük oranda zam yapıldığını ifade eden Güler, “4 ay önce dolar 2,70 seviyesindeyken motorinin litresi 3,70 civarında, benzin de 4,10 civarındaydı. Şu anda kadar motorine 90 kuruş, benzine ise 1 lira 10 kuruş zam yapıldı. Hemen komşumuz Gürcistan’da vergi oranlarının düşük olması nedeniyle fiyatlar bizdekinin yarısı seviyesinde. Motorinin ülkemizdeki rafineri çıkışı 2 lira. Bunun üzerine ÖTV, KDV, nakliye, dağıtıcı-bayi karı da eklendiğinde fiyatlar bu seviyelere çıkıyor. Bugün bayi ve dağıtıcının toplam karı ise 50 kuruştur. 2017 yılında bu koşulların değişebileceğini sanmıyorum. Belki yüzde 10’luk bir düşüş yaşanabilir ama bunun daha da altına düşeceğini zannetmiyorum” şeklinde konuştu.

  • Bursa’nın stratejik gücü Fransa’dan dünyaya anlatıldı

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Uzay Havacılık Savunma Kümelenmesi üyeleri, Fransa’da düzenlenen ‘Aeromart Toulouse 2016’ Fuarı’nda stant açarak, Bursa’nın stratejik sektörlerdeki gücü ve potansiyelini tüm dünyaya anlatma fırsatı yakaladı.

    Türkiye’nin üretim üssü Bursa, BTSO öncülüğünde stratejik sektörlerde de söz sahibi oluyor. Daha önce ABD, Fas, Azerbaycan, Fransa ve Malezya’da düzenlenen uluslararası fuarlara katılan UHS Kümelenmesi üyeleri, Fransa’dan gelen davet üzerine Avrupa havacılık sanayisinin önemli merkezi Toulouse’de gerçekleştirilen ‘Aeromart 2016’ Fuarı’na katıldı. BTSO Yönetim Kurulu Üyesi İlker Duran, Bursa UHS Kümelenmesi Başkanı Dr. Mustafa Hatipoğlu’nun da yer aldığı programda, Bursalı firmalar uluslararası firma ve farklı ülkelerdeki kümelenme üyeleri ile ikili iş görüşmesi yapma imkanı yakaladı.

    BTSO heyeti, fuarın yanı sıra diğer katılımcı firmalarla birlikte Airbus’ta incelemelerde bulundu. Bursalı firmalar, Airbus A380 Yolcu Uçağı üretim hattını gezdi. Üyeler, dünyanın en büyük geniş gövdeli yolcu uçağının tüm montaj hattını yerinde görerek, önemli bir deneyim kazandı. Ziyarette BTSO üyeleri, ‘AirBussines Academy’ isimli tedarik zincirine katılmak için düzenlenen eğitim programına da katıldı. Heyet ayrıca Thales firmasına bir teknik gezi de gerçekleştirdi.

    Bursa UHS Kümelenmesi üyeleri, Fransa programı kapsamında İran Havacılık ve Savunma Kümelenmesi ile de bir iyi niyet protokolü imzaladı. Protokol sayesinde iki kümelenme arasında yatırım ve işbirliği imkanlarının araştırılması hedefleniyor.

    BTSO Yönetim Kurulu Üyesi İlker Duran, dünya ekonomisinde söz sahibi olan ülkelerin otomotiv ve makine sektörlerindeki tecrübeleriyle uzay, havacılık ve savunma sanayinde de öncü rol üstlendiğini söyledi. İlker Duran, otomotiv, otomotiv yan sanayi ve makine gibi sektörlerdeki alt yapıya sahip Bursa’nın uzay, havacılık ve savunma sektörlerinde de teknoloji ve üretim üssü olmasını hedeflediklerini kaydetti. İlker Duran, “Bursa’nın sanayi ve teknoloji alt yapısının potansiyelini çok iyi biliyoruz. Bu zenginliğimizi mutlaka stratejik sektörlerde de göstermemiz gerekiyor” dedi.

    UHS Kümelenmesi Başkanı Dr. Mustafa Hatipoğlu ise, kümelenmede 75 firmanın yer aldığını söyledi. Kümelenme sayesinde firmalar arasında çok güzel bir sinerjinin yakalandığını anlatan Hatipoğlu, Bursalı firmalara yönelik son 3 yıl içerisinde 40’ı aşkın yurt içi ve yurt dışı fuar organizasyonu, eğitim programları ile üst düzey ziyaret gibi faaliyetler gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Son olarak Fransa’da düzenlenen ‘Aeromart Toulouse 2016’ Fuarı’nda Bursa’nın stratejik sektörlerdeki gücünü anlatma fırsatı yakaladıklarını ifade eden Hatipoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Kümelenmenin oluşturduğu sinerji sayesinde firmalarımız, hem kendi aralarındaki işbirliklerini güçlendirdi hem de yeni bağlantılar kurma fırsatı yakaladı. Gerçekleştirilen bu etkinliklerle firmalarımız önemli tecrübeler kazandı. Önümüzdeki süreçte de uzay, havacılık ve savunma sektörlerindeki stratejik çalışmalarımızı sürdüreceğiz.”