Etiket: Gücü

  • Hisarcıklıoğlu:” İlk TTM’yi ABD’de kurmamızın sebebi, şüphesiz; 330 milyonluk nüfusu, yüksek satın alma gücü ve senelik 2,5 trilyon dolar hacimle dünyanın en büyük ithalatçısı olması”

    Hisarcıklıoğlu:” İlk TTM’yi ABD’de kurmamızın sebebi, şüphesiz; 330 milyonluk nüfusu, yüksek satın alma gücü ve senelik 2,5 trilyon dolar hacimle dünyanın en büyük ithalatçısı olması”

    Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Genel Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, ”İlk TTM’yi ABD’de kurmamızın sebebi, şüphesiz; 330 milyonluk nüfusu, yüksek satın alma gücü ve senelik 2,5 trilyon dolar hacimle dünyanın en büyük ithalatçısı olması” dedi.

    TOBB tarafından Ticaret Bakanlığının destekleriyle Şikago’da kurulan Türkiye Ticaret Merkezi’nin açılış töreni yapıldı. Törende Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın yanı sıra TOBB Genel Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, çok sayıda Bakanlık yetkilileri ve TOBB yönetim kurulu üyesi katıldı.

    TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vizyonu, Ticaret Bakanı’nın destekleriyle ortaya çıkan Türkiye Ticaret Merkezleri (TTM) ağına TOBB olarak ilk adımı attıklarını belirtti. Hisarcıklıoğlu,TOBB olarak Türkiye’nin ürünlerinin, hedef ülkelerde adıyla, markasıyla ve kalitesiyle var olmasını sağlamak üzere TTM çalışmalarını başlattıklarını kaydederek, Ticaret Bakanlığı sayesinde 100 milyar dolarlık ticaret hedefi doğrultusunda TTM’yi Amerika Birleşik Devletleri Şikago’da açtıklarını söyledi.

    Başarı hikayeleriyle dolu tecrübeler oluşturduktan sonra ABD’nin farklı eyaletlerinde de TTM ağını büyüteceklerini aktaran TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu,” Sadece TTM değil, Ticaret Bakanlığımızın yeni hizmeti olan lojistik merkezler de kuracağız. Daha sonra ABD ile kalmayıp Çin, Hindistan, Brezilya gibi uzak ve çok ticaret yapmayı bilmediğimiz pazarlarda yeni TTM’ler kuracak, bu ağı genişleteceğiz. İlk TTM’yi ABD’de kurmamızın sebebi, şüphesiz; 330 milyonluk nüfusu, yüksek satın alma gücü ve senelik 2,5 trilyon dolar hacimle dünyanın en büyük ithalatçısı olması. Yılda 650 milyar dolar tüketim maddesi alıyorlar, 150 milyar dolar gıda ve içecek ithal ediyorlar, 70 milyar dolarlık mobilya getiriyorlar. ABD aynı zamanda dünyanın en büyük inşaat malzemeleri ithalatçı ülkesi 120 milyar dolar tutarında inşaat malzemesi ithalatı gerçekleştiriyorlar. Sadece musluk, vana ve valf ithalatı 9 milyar dolar ki, bizim ABD’ye tüm ihracatımızdan daha fazla. Bizimse buralardaki payımız genelde hep bindeli rakamlarda kalmış durumda. İşte şimdi, biz de artık ABD’deyiz diyoruz. Bu büyük pazarda varız diyoruz. Öte yandan Kanada ve Meksika gibi yüz milyonlarca nüfusu olan ülkelerle imzaladığı Serbest Ticaret Anlaşmaları ile büyük pazarlara erişim imkanına kavuşacağız. Biz bu hamlemizle şimdi şirketlerimize diyoruz ki, gel, 2,5 trilyon dolarlık bu pazardan sen de payını al. ABD’deki 50 eyalet arasından Şikago’yu seçmemizin de bir sebebi var. Şikago, ABD sanayinin üretim merkezi. Ayrıca demiryolu, karayolu ve denizyolu ağlarının da birleşim noktası. Fortune 500 listesinden birçok dev firmanın merkezi ve lojistik üssü burada. Dolayısıyla Türk şirketleri de artık ABD’nin merkezinde olacak. ABD’nin merkezinden ABD’ye satış yapacak, hizmet sağlayacak” şeklinde konuştu.

    Hisarcıklıoğlu, Covid-19 salgınının dünya ekonomileri üzerinde ciddi etkiler bıraktığını bu yüzden büyük şirketler tedarik zincirlerini tekrar gözden geçirdiği anımsatarak,”Çin ile ilgili kaygıları salgın ile artmış durumda. Biz de aslında tam da bu işin ortasında devreye girmek istiyoruz.Türk işletmelerinin tam da bugün, biz buradayız, demesi lazım. İşte TTM Şikago ile salgına rağmen güçlü bir şekilde ‘Türk firmaları geldi, sizinle çalışmaya hazırız’ diyoruz. İş dünyamızın kıymetli temsilcileri, Şikago’da sizler için çok güzel bir yer yaptık. Dünyanın en yoğun üçüncü hava kargo taşımacılığının yapıldığı O’hare Uluslararası Havalimanı’nın hemen yanında 10 bin metre karelik bir alanı şirketlerimiz için hazırladık” diye konuştu.

    TTM’leri stratejik bir yerde konumlandırmanın yanı sıra başarılı kılmak için ABD’de profesyonel bir yönetim ekibi oluşturduklarını söyleyen Hisarcıklıoğlu,” ABD’de toplam iş tecrübesi 80 yılın üzerinde olan çok kıymetli arkadaşlarımız var. ABD pazarının kendine has özellikleri var. Bu arkadaşlarımız da bu konularda uzman. Yani size bir ofis, bir depo, bir showroom verip, hadi hayırlı işler, demiyoruz. Sizin işinizi kendi işimizmiş gibi sahipleniyor, baştan sona sizinle beraber iş yapıyoruz. Sıfırdan şirketinizi kuruyoruz. Size anahtar teslim satış, pazarlama, lojistik çözümleri sunuyoruz. Bu Covid salgını döneminde aslında bulunmayacak nimet. Amerika’ya gitmeden şirketinizi kurup, fatura kesmeye başlayabileceksiniz. Hem de tüm bu hizmetlere, Bakanlığımızın destekleriyle muadillerinden çok uygun maliyetlerle sahip olacaksınız. Bu yönüyle de aslında TTM Şikago bir inovasyondur” ifadelerini kullandı.

    Hisarcıklıoğlu, Amerika’nın zorlu, rekabetin yoğun olduğu bir pazar olduğunu belirterek her sektörden şirketin kendilerine gelebileceğini, kapılarının her zaman açık olduğunu söyleyerek şunları kaydetti:

    ” Sözün özü, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği olarak açılışını yaptığımız TTM ile ABD’de sizin yol arkadaşınız olacağız. Tüm bu hizmetleri de olabilecek en uygun maliyetle yapacağız. Bunu yapabilmemizin arkasındaki en büyük güç de Ticaret Bakanlığı. Sağ olsun Ticaret Bakanımız, bu modelin başarılı olması için ciddi çaba sarfetti, sarfetmeye de devam ediyor. Daha çok ihracat yapabilmemiz için bizle birlikte koşuyor. Şirketlerimizin maliyetlerini düşürebilmek üzere hem bizi hem de şirketleri destekliyor. Merkezimizde yer alan şirketler Ticaret Bakanlığının raporlama desteği, reklam, tanıtım ve pazarlama desteği başta olmak üzere birçok destekten faydalanabiliyor. İnşallah merkezimize katılacak şirketlerimiz ile ABD ile ülkemiz arasındaki 100 milyar dolarlık ticaret hedefine katkıda bulunarak bu desteğinizi boşa çıkarmayacağız. Bu duygu ve düşüncelerle sözlerime son verirken, Türkiye Ticaret Merkezi Şikago’nun tüm iş dünyamıza hayırlı olmasını diliyorum.”

  • DEB-SEN Genel Başkanı Kotanlı: “Memur maaşları sürekli enflasyon karşısında erimekte alım gücü hızla düşmektedir”

    DEB-SEN Genel Başkanı Kotanlı: “Memur maaşları sürekli enflasyon karşısında erimekte alım gücü hızla düşmektedir”

    Demokrat Büro Çalışanları Sendikası (DEB-SEN) Genel Başkanı Mehmet Zülfikar Kotanlı, memur emekli maaşına yapılan zam ile ilgili, “Geçtiğimiz yıl yapılan toplu sözleşme görüşmelerinin yetkili sendika Memur-Sen’in başarısızlığı neticesinde hakem heyetine bırakılması ve düşük oranlarda yapılan zamlar neticesinde Kamu Toplu İş Sözleşmesinde hüsran ve hayal kırıklığı yaşattığı gibi 2020 yılı enflasyon rakamlarının açıklanması ile birlikte Memur ve emekli bir kez daha enflasyon canavarına zamlara ve yüksek oranlarda vergiye kurban edilmiştir” dedi

    DEB – SEN Genel Başkanı Mehmet Zülfikar Kotanlı, “Enflasyon rakamları 2020 yılında tüketici fiyatları ortalama yüzde 14,6 oranında yükseldi. Bu rakamlara göre kamu çalışanları yüzde 4.36 enflasyon farkı ile birlikte yüzde 7,09 zam alabileceği gerçeği ortaya çıkmış oldu. Lakin bu oran gerçek anlamda memur maaşlarına 2021 yılı için yapılacak zammı ifade etmemekte, 2020 yılından alacaklı oldukları yüzde 4.36’yı da içermektedir. Dolayısıyla memur maaşları sürekli enflasyon karşısında erimekte alım gücü hızla düşmektedir. Enflasyonun yüzde 14,6 olduğu, asgari ücrete yüzde 21,6 oranında zam yapıldığı bir ortamda memur maaşları yüzde 3 oranında zamlanacaktır. Bunun adalet ve hakkaniyetle bağdaşmadığı açıktır. Her dönem enflasyon farkı aldatmacasıyla memur ve emekliler oyalanmaktadır” dedi.

    Kotanlı, Kamu çalışanları olarak enflasyon altında ezilmek istemediklerini belirtti. Ekonomideki büyüme oranları kadar refah payı artışı ve enflasyon farkı istediklerini ancak bu isteklerinin hayal kırıklığı ile sonuçlandığını belirterek şunları söyledi;

    “2019 ve 2020 yılları için yetkili konfederasyon Memur Sen’in aymaz davranışı neticesinde hakem heyetine bırakılan sözleşme sonucunda 2019 yılında 4+4 2020 yılı için ise 3+3 zam yapılmış oldu. Evdeki hesap çarşı ile bir türlü bağdaşmıyor. Altın ve döviz fiyatlarının tavan yaptığı bir dönemde Kamu çalışanlarına ve emeklilere yapılan yüzde 7.09 luk zamla enflasyon canavarına yem edilmiştir.”

  • Buikad Başkanı Eroğlu: “Önce üretim gücü arttırılmalı”

    Buikad Başkanı Eroğlu: “Önce üretim gücü arttırılmalı”

    Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Av. Oya Eroğlu, açıklanan 2021 asgari ücret rakamları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Eroğlu; “Biz üretim gücümüzü yükseltmek, ürettiğimiz ürün ve hizmetlerin katma değerini arttırmak zorundayız. Asgari ücret meselesi, işte tüm bunları başardığımız zaman kendiliğinden çözülecek bir sorundur” dedi.

    Yeni açıklanan 2825 liralık asgari ücreti değerlendiren BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Av. Oya Eroğlu, Türkiye’nin ve dünya ekonomisinin Covid-19 salgını nedeniyle düzeltilmesi uzun yıllar sürecek önemli bir sarsıntıdan geçtiğine işaret etti. Böylesine istikrarsız bir ortamda işçi ve işveren tarafının mağdur olduğunun altını çizen Başkan Av. Oya Eroğlu; “Olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Önceki yıllarda yapılan her türlü değerlendirmenin haklılık payı olduğunu söyleyebiliriz. Ancak içerisinde bulunduğumuz koşullar normal bir değerlendirme ile açıklanamaz. Bu yüzden yüzde 21’lik asgari ücret zammının öncelikle hem işverenlerimize hem de işçi dostlarımıza hayırlı olmasını diliyorum. Diliyoruz ki sağlık koşulları yeniden normale dönsün, sanayi çarkları eskisi gibi dönmeye başlasın. Daha fazla sipariş gelsin, işverenimiz daha çok iş alsın. İşçimiz de alın terinin karşılığını en iyi şekilde alabilsin” diye konuştu.

    Asgari ücret üzerinden yaşanan tartışmaların gereksiz olduğunu belirten Oya Eroğlu; “Burada asıl meselenin yıllardır gözden kaçırıldığını düşünüyorum. O mesele de üretim gücüdür. Biz üretim gücümüzü yükseltmek, ürettiğimiz ürün ve hizmetlerin katma değerini arttırmak zorundayız. Bunları yapmadan ne işçimiz ne de işverenimiz istediği rakamları kazanabilecektir. Ekonomimizde yaşanan bu kısır döngüyü aşmalı ve dünya ekonomi liginde yukarılara çıkabilmenin hesaplarını yapmalıyız. Yurt dışı pazarında ‘Türk Malı’ olgusunu daha iyi anlatabilmek, yeni müşteriler ve pazarlar tespit etmek, buralara ihracat yapmak ve ürünlerimizi daha yüksek fiyatlara satabilmek için çalışmamız gerekiyor. Asgari ücret meselesi, işte tüm bunları başardığımız zaman kendiliğinden çözülecek bir sorundur” dedi.

    Türkiye’de halen bir kısım işverenin işçi bulamamaktan şikayet ettiğini, bir kısmın işverenin de iş yapamamaktan yakındığını aktaran BUİKAD Başkanı Av. Oya Eroğlu; “Ülkemizde maalesef doğru bir çalışma ağı da kurulamıyor. Zaman zaman basına yansıyan personel bulamayan sanayicilerimizi görüyoruz. Asgari ücretin 2-3 katını verse de çalıştıracak personel bulamayan işverenlerimiz var. Diğer yandan da işçisi olan ancak yeteri kadar sipariş alamadığından yakınan işverenlerimiz de var. Demek ki bizim nitelikli ve eğitimli personel sorumuz da mevcut. Doğru yatırım, planlama ve akıllı projeler ile aşılamayacak hiçbir sorun yok” şeklinde konuştu.

  • Rus Barış Gücü askerleri Dağlık Karabağ’da devriyelere başladı

    Rus Barış Gücü askerleri Dağlık Karabağ’da devriyelere başladı

    Rusya Savunma Bakanlığı, Dağlık Karabağ’a gönderilen Rus Barış Gücü askerlerinin ateşkes hattında devriyelerine başladığını açıkladı. Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü Igor Konaşenkov, “14 Kasım itibarıyla Rus Barış Gücü’ne ait 12 gözlem noktasına yerleştirilen askerler tarafından her saat başı bölgede gözlemler yapılıyor. Bugün bölgede 5 yeni gözlem noktasının daha oluşturulması planlanıyor” dedi.

    Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Rusya’dan kalkan Il-76 uçaklarıyla Ermenistan’daki Erebuni Havaalanı’na taşınan zırhlı araçların karayolu ile Dağlık Karabağ sınırındaki Goris kentine, daha sonra kontrol noktalarına sevkiyatının gerçekleştirildiği ifade edildi. Rus Barış Gücü askerlerinin güvenliği için Rus devriye polislerinin de görev aldığı aktarılırken, gözlem noktalarından mülteci geçişlerine yardım edileceği, sivillere yönelik saldırıların önüne geçileceği, bölge güvenliğini sağlanacağı transit geçiş trafiğinin güvenliğinin sağlanacağı ifade edildi.

    Bugün 5 yeni gözlem noktası kurulması planlanıyor

    Kontrol noktalarındaki Rus Barış Gücü askerlerinin devriyelerinden de görüntüler servis edilirken, konuya ilişkin Rusya Savunma Bakanlığı Sözcüsü Igor Konaşenkov açıklamalarda bulundu. Konaşenkov, “14 Kasım itibarıyla Rus Barış Gücü’ne ait 12 gözlem noktasına yerleştirilen askerler tarafından her saat başı bölgede gözlemler yapılıyor. Bugün bölgede 5 yeni gözlem noktasının daha oluşturulması planlanıyor. Bugünden itibaren Rus devriye polisleri de Güney bölgede devriye gezmeye başlayacak” dedi.

    Konaşenko ayrıca Rus Barış Gücü askerlerinin anlaşmanın imzalandığı andan itibaren bölgeye sevkiyatıyla ilgili teknik bilgiler aktarırken, bölgede yapılan ilk devriyelerde ateşkesin ihlaline yönelik bir girişimin gözlemlenmediğini vurguladı.

  • Dağlık Karabağ’daki Rus Barış Gücü gözlem noktalarının kurulumu tamamlandı

    Dağlık Karabağ’daki Rus Barış Gücü gözlem noktalarının kurulumu tamamlandı

    Rusya Savunma Bakanlığı, Dağlık Karabağ’daki tüm Rus Barış Gücü gözlem noktalarının kurulumunun tamamlandığını duyurdu.

    Dağlık Karabağ’da Ermenistan’ın Azerbaycan’a karşı yenilgiye uğramasının ardından Rusya’nın arabuluculuğunda 3 ülke arasında imzalanan anlaşmaya göre bölgeye Rus Barış Gücü askerleri gönderilmesi kararlaştırılmıştı. Anlaşmadan sonra Rusya Savunma Bakanlığı harekete geçerek, Dağlık Karabağ’a gönderilecek olan Barış Gücü askerlerinin sevkiyatına 10 Kasım’da başlamıştı.

    Rusya Savunma Bakanlığı’nın Dağlık Karabağ’daki Rus Barış Gücü Komutanı Rustam Murdaov yaptığı açıklamada, gözlem noktalarının tamamının kurulduğunu duyurdu. Dağlık Karabağ’da durumun artık istikrarlı bir sürece girdiğini söyleyen Muradov, “Dağlık Karabağ’da ateşkes anlaşması tam anlamıyla uygulanıyor ve çatışmalar durdu. Ayrıca çatışma bölgesine nakledilen Merkez Askeri Bölge 15. Motorlu Tüfek (Barışı Koruma) Tugayının 14 Kasım itibariyle cephe hattına konuşlandırılması tamamlandı” dedi.

    Rusya Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise, gün boyunca savaştan kaçan 250 sivilin Hankendi’ye geri döndüğü ve bu kişilerin Rus Barış Gücü askerlerinin korumasında 9 otobüs ile taşındığı bilgisine yer verildi.

    Öte yandan Dağlık Karabağ’da 16 gözlem noktası kurulması planlanırken, bin 960 asker, 90 zırhlı araç ve 380 askeri araçtan oluşan Rus Barış Gücüne, İnsansız Hava Araçları (İHA) ve helikopterler de destek olacak.