Etiket: GÜÇLÜ

  • Geniş üretim ve güçlü arza rağmen dünyanın gıda ithalat faturası artıyor

    BM Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) açıkladığı Gıda Görünümü raporuna göre, gıda emtia fiyatları genel olarak istikrarlı seyrederken gıdayı ithal etmenin maliyetinin 2017 yılında 1 trilyon 413 milyar dolara yükselmesi bekleniyor. Bu da önceki yıla yüzde 6’lık bir artış ve en yüksek ikinci rekor olarak anlamına geldiği belirtildi.

    BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) 2017 yılı gıda görünümü raporunu açıkladı. Buna göre; yüksek ithalat faturası, gıda maddelerinin çoğunda artan uluslararası talebin yanı sıra nakliye ücretlerinin yukarıya tırmanmasından kaynaklandı. Endişe veren nokta ise gıda ithalat faturalarında görülen çift haneli artışların en az gelişmiş ülkeler (LDC) ve düşük gelirli gıda açığı olan ülkeler (LIFDCS) için ekonomik ve sosyal sonuçları.

    FAO Ekonomisti Adam Prakash, faturaların yükselmesi tam olarak daha fazla gıdanın satın alınması anlamına gelmediğini, çünkü ithal etmenin maliyeti önemli ölçüde yükseldiğini bildirdi.

    İthalat maliyetlerinin yükselmesi; stokların bol, hasat tahminlerinin güçlü ve gıda emtia pazarlarında arzın iyi olduğu bir dönemde geldi. Senede iki defa yayımlanan gıda emtia görünümü manyok, hayvancılık ve süt sektörleri, balık, bitkisel yağlar ve ana tahıl ürünlerini içeren temel gıda türlerinin pazarlarına yakından inceliyor. Üretim eğilimi geniş ölçüde güçlü seyrederken, uluslararası işlemlerdeki ortalama fiyatlar daha belirli eğilimleri gölgeleyebileceği kaydedildi.

    Örneğin, uluslararası buğday fiyatları değişmezken erişte ve makarna yapmak için yeterli protein içeren yüksek kaliteli popüler bir tür olan Amerikan Sert Kırmızı Bahar buğdayının fiyatı Temmuz 2017’da önceki yıla göre yüzde 40 daha yüksekti. Aromatik pirinç çeşitleri FAO Bütün Pirinç Endeksi’nden sekiz kat daha hızlı yükseldi. Aynı şekilde FAO Tereyağı Fiyat Endeksi 2017’de şu ana kadar yüzde 41 yükseldi. Bu, süt ürünleri fiyat endeksine göre üç kat fazla artış anlamına geliyor.

    Hayvancılık ve süt ürünleri sektörleri özellikle dinamik seyretti. Et ithalat faturasının bu sene 2016’ya göre yüzde 22 artarak 176 milyar Amerikan dolarına ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine çıkacağı öngörüldü. Çin’deki daha sıkı çevre yönetmelikleri ve kalite kontrolleri bir daralmaya yol açmasına rağmen dünya süt üretiminin yüzde 1,4 artması bekleniyor. Bunda Hindistan’daki yüzde 4 genişleme önemli rol oynayacak.

    Dünya yağlı tohum yağları-bitki yağları ve hayvansal yağlar Düşük Gelirli Gıda Açığı Olan Ülkelerin ithalat faturalarında en geniş kalemi oluşturdu. Geçen seneki güçlü sezonun ardından bu sene kısmen yükselmesi bekleniyor. Ancak Kuzey Yarım Küre’de ekimlerin çok hızlı artmasına rağmen küresel soya fasulyesi üretiminin düşmesi bekleniyor.

    Tropikal meyveler için fırsatlar beliriyor

    Rapora göre; mango, ananas, avokado ve papaya ihracat hacminin bu sene toplam 10 milyar dolara varması öngörülürken tropikal meyveler böylece hızla küresel ticarette yıldız haline geldi. Üretimin neredeyse tamamına yakını gelişmekte olan ülkelerde genellikle beş hektardan küçük ölçekli çiftçiler vasıtasıyla gerçekleştiğinden bu meyvelerin popülaritesi yoksullukla mücadele ve kırsal kalkınma için gelecek vaat etti. FAO bu dört meyvenin üretiminin bu sene 92 milyon tona varması öngörürken bu miktar 2008 yılında 69 milyon tondu. Halen üretimin yüzde 95’i yerel olarak tüketilirken artan gelirlerin ve değişen tüketici tercihlerinin, özellikle eğer daha serbest ticaret ve daha iyi pazara erişim dağıtımdaki teknolojik kazanımları daha fazla canlandırırsa ihracat hacmini ciddi şekilde yükseltmesi bekleniyor. Tropikal meyvelerin ana üreticilerini; küresel mango üretiminin yaklaşık yüzde 40’ına ev sahipliği yapan Hindistan, dünyadaki ananas üretiminin büyük kısmını karşılayan Kosta Rika ile birlikte Çin, Brezilya ve Meksika oluşturuyor.

    Afrika manyok üretiminde rekor kırabilir

    Gıda Görünümü temel tahıl ve yağ bitkilerinin üretim, ticaret ve talebine dair kapsamlı analizler sağlamanın yanı sıra manyok eğilimlerini güncelledi. Manyok, küresel seviyede en hızlı genişleyen temel gıda maddelerinden biri olurken pirinç ve mısırdan sonra tropiklerde en önemli üçüncü kalori kaynağını oluşturdu. Sahra Altı Afrika’da üretim bölgede gıda ithalatına bel bağlamayı kontrol altına almayı amaçlayan çeşitli ticari genişleme programları sayesinde bu sene 156 milyon ton ile yeni rekora ulaşabileceği belirtildi.

  • Başkan Salman: Ortak Hedefimiz daha güçlü bir Türkiye olmalı

    AK Parti İl Başkanı Ayhan Salman, beraberinde il başkan yardımcıları ile birlikte MHP İl Başkanı Tevfik Topçu ve yönetimini ziyaret etti.

    AK Parti İl Başkanı Ayhan Salman, İl Başkan Yardımcıları Mustafa Sayılgan, Oktay Çiçek, Hüseyin Ömer Aybar, İdris Berkcan ve Halide Serpil Şahin’le birlikte Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İl Başkanı Tevfik Topçu’yu MHP il başkanlık binasında ziyaret etti. Sohbet havasında geçen ziyarette iki başkan gündem konularını masaya yatırdı.

    Başkan Salman, Milliyetçi Hareket Partisi lideri Devlet Bahçeli ve parti teşkilatlarının FETÖ tarafından gerçekleştirilmeye çalışılan 15 Temmuz ihanet girişimi ve sonrasında devletin bekası yönündeki tutumuna vurgu yaptı. Başkan Salman, ülkenin bölünmez bütünlüğüne, demokrasimize ve geleceğimize yönelik içerden ve dışarıdan her türlü müdahale ve girişime karşı MHP yönetiminin siyasi görüş farkı gözetmeksizin, politik çıkarları bir kenara bırakarak devletin bekası, ülkenin geleceği

    için doğru adımlar attığını belirtti. Başkan Salman, bölgesinde ve dünyada söz sahibi bir ülke haline gelen Türkiye’nin bu yükselişini hazmedemeyen iç ve dış mihrakların oyunlarına, Türkiye’de yaratılmaya çalışılan kriz ortamlarına karşın atılan sağlam adımların hükumetin, devletin ve milletin sağlam duruşu ile mümkün olabildiğine

    vurgu yaparak, şunları söyledi: “Türkiye, coğrafi konumu, genç, çalışkan ve üretken nüfusu ile her zaman büyümeye ve gelişmeye açık olmuştur. AK Parti hükumetleri ile birlikte de bu milletin güvenerek arkasından yürüyebileceği liderini bulması ile de güçlenmemiz kaçınılmaz oldu. Artık geçmiş dönemlerdeki gibi en küçük bir

    gelişmede ekonomisi çöken, krizlerle, darbelerle sindirilen bir ülke olmaktan çıkıp, yarınlarını uzun vadede planlayabilen, dünyada gündem oluşturabilen bir Türkiye haline geldik. Burada milletimizin güveni ile sağlanan siyasi istikrarın önemi çok büyük. İnşallah hep birlikte ülkemizi daha ilerilere taşıyacağız. Bu yolda ortak bir menfaatte buluşabilmek çok önemli; Bu menfaatte gelecek nesillerimize daha güçlü bir Türkiye bırakmak olmalıdır. Adımlarını Türkiye’nin geleceği adına atan, bu

    yolda elini taşın altına koyan herkese teşekkür ediyorum” dedi.

  • TÜRSAB Başkan adayı Erdem: “TÜRSAB’ı, acentaların menfaatini koruyan güçlü bir kurum haline getireceğiz”

    Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği Başkan adayı Hasan Erdem, “TÜRSAB’ı kişisel menfeatler gözeterek ticarethane gibi yöneten zihniyetten kurtararak acentaların menfaatini koruyan güçlü bir kurum haline getireceğiz” dedi.

    Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği’ne önümüzdeki seçimde aday olan Hasan Erdem, Ankara’da acente sahipleri ve dernek temsilcileriyle akşam yemeğinde bir araya geldi. Erdem, Başkanlık döneminde nasıl yol izleyeceğini anlattı.

    “Dünya turizm sektöründe bu ülke 10. sıraya girebilmiş”

    “TÜRSAB eğer amacına uygun bir şekilde faaliyet gösterseydi, Turizmciler Derneği kurmaya gerek kalmayacaktı” ifadelerini kullanan Erdem, “Demek ki bir sorun varmış ki bu dernek kurulmuş. Birçok dernek kurulmuş ne için kuruldu bu dernekler. Bu derneklerin asıl bağlı olduğu ana çatının gerekli faaliyetleri göstermemesinden kaynaklı olduğunu düşünüyorum. TÜRSAB hepimizin bildiği gibi kanunla kurulmuş olan, yarı kamu niteliğinde bir kurumdur. Bu kurum Türk Turizminin dünya arenasında aktif ve etkin bir şekilde tanıtılmasını sağlamak, pazarlamasını sağlamak ve dünyaya Türk turizminin özelliklerini anlatmakla yükümlü ve gerekli olan ve bunun içinde üyeleri olan üyeleri de bu görevi ve bu misyonu yüklenmiş olan üyelerdir. Üyeleriyle birlikte devletimiz kanun nezdinde bu kuruma bu görevi vermiş. Bu kurum 1999 yılına kadar çok iyi çalışmış, dünya turizm sektöründe bu ülke 10. sıraya girebilmiş o dönemlerde. 35 milyar dolar gibi bir gelir sağlamış. Aslında önemli bir noktaya kadar gelebilmişiz” ifadesini kullandı.

    “Burayı bir ticarethane gibi düşünmüşler”

    Sözlerine şu şekilde devam eden Erdem, “Fakat 1999 yılından sonra başımıza gelen bir takım yönetici arkadaşımızın, bu güzelim kurumu, Türk ekonomisine ve Türk turizmine faydalı olması için kurulan bu kurumu başka ve farklı amaçlarla kullanmaya başlamışlar. Öncelikle bu farklı amaçlar nelerdir, kişisel menfaatler gözetilmiş. Burayı bir ticarethane gibi düşünmüşler. 10 bin tane acenteyi temsil eden bu kurumun gücü, kanunun verdiği güçle bir takım akçeli işlere girmişler. Ezilenler hep bizler olmuşuz. Bakanlarla görüşüyoruz, hükümetle görüşüyoruz dediler. Fakat bu görüşmelerde lehimize çıkan hiç bir şey yok baktığınız zaman. Biz bir aile olacağız. birlik beraberliğimizden, bizim sırtımıza basarak menfaat elde eden insanlar kaybolup gitsin. Doğru insanlar dürüst insanlar gelsin. Bu kurumu bir ticarethane olmaktan kurtarsın, üyeleri için menfaat sağlayan, üyelerinin geleceği için çalışan, Türk turizmi için çalışan insanlar gelsin. Bunu gerçekleştirecek olan sizlersiniz. Benim çıkıp ben başkan adayıyım dememle bir şey olmuyor” diye konuştu.

    “Aday olmak yeni bir siyasi parti kurmaktan daha zor”

    “İşi o kadar zorlaştırmışlar ki, aday olmak yeni bir siyasi parti kurmaktan daha zor. Şuanda Meral Akşener Ülkede bir parti kurmaya çalışıyor, inanın benim harcamalarım ondan fazla” diyen Erdem sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Böylemi olması gerekiyordu. Biz 7 bin 600 oy kullanabilen acente sahibiyiz. Bu acenteleri İstanbul’a taşımak zorundayız onlara kendimizi anlatmak zorundayız. 39 bölgemiz var. Bu bölgeler kendi yönetimi seçerken, onlarla birlikte genel merkezi seçecek ve delegelerini de seçmiş olacaklardı. O seçmiş olduğumuz delegelerimiz, Genel Merkez seçiminin günü ve tarihi geldiğinde, bizi temsilen gidip orada bize hizmet edecek başkanlarını seçeceklerdi. Bunların sayısı da 500 geçmezdi. Türkiye genelinde 500 kişiyi ağırlamak kolaydır. Bizim önerdiğimiz yasa geçseydi bu böyle olacaktı. Ticarethane gibi sürekli, size rakip olacak pastanızı bölecek ve gelir kaynaklarınızı bir kısmını alacak belgeleri satıyorlar. Her belgeden 45 bin TL para alıyorlar.”

  • Bakan Tüfenkci: “Bu coğrafyada güçlü olmamız lazım”

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Türkiye’nin bu coğrafyada güçlü olması gerektiğini ifade ederek, “Bu coğrafyada yaşamanın bir bedeli olduğunu görüyoruz. Hemen güneyimizde oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu oluşturmayı planlıyorlar. Biz bu oyunlara seyirci kalmıyoruz. O oyunları bozmak için her türlü gayreti gösteriyoruz” dedi.

    Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Malatyalı İşadamları Derneği’nin (MİAD) İzmir’de düzenlediği toplantıya katıldı. İzmir’de bir otelde gerçekleşen toplantıya Malatyalı işadamları ve milletvekilleri de katılırken, toplantıda konuşan Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci, Türkiye’nin zor dönemlerden geçtiğini ifade ederek, “15 Temmuz gibi hain bir darbe girişimiyle karşı karşıya kaldık. Bu, millete karşı yapılan bir darbe girişimiydi. Milletin sağduyusu, birlik ve beraberliğiyle sivil bir mücadeleyle bu hain darbe girişimini atlattık. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kısa sürede ekonomiyi toparlayarak yolumuza devam ettik. Böyle bir saldırı ve akabinde yaşanan terör olaylarını ele aldığımızda herhangi bir ülke, bırakın 6 ayı 6 yılda zor toparlanırdı. 2016’da büyüme oranlarımızla, 2017’de 7 civarında büyüme oranlarını yakalamış olacağız. Geçtiğimiz gün IMF büyüme rakamlarını revize etti. Göreceksiniz, 2018’de de bu büyüme oranlarını yakalayacağız ve IMF bir kez daha büyüme rakamlarını revize etmek zorunda kalacak” dedi.

    Bir yandan terörle mücadele ederken, diğer yandan daha fazla üretim yapmanın peşinde olduklarını anlatan Bakan Tüfenkci, “Biz üreteninin ve çalışanın yanındayız. Türkiye’ye güvenip üretim yapan kimseyi bu topraklar mahcup etmedi. Türkiye’yi hak ettiği yere getireceğiz” diye konuştu.

    “İzmir, Türkiye’yi şaha kaldıracak şehirlerden birisidir”

    İzmir’in Türkiye’nin gözbebeği, gelişime açık ve kalkınmanın lokomotifi bir şehir olduğunu dile getiren Bakan Tüfenkci, “İzmir, Türkiye’nin batıya açılan kapılarından birisidir. İzmir, potansiyelini doğru kullandığında Türkiye’yi şaha kaldıracak şehirlerden birisidir. Özellikle yatırım yapmak isteyen girişimcilere destek olmak hem de ihracatta karşılaştıkları sorunları aşmak için vermiş olduğunuz desteklere devam edeceğiz. Eylül ayı ihracat rakamlarına baktığımızda yükselişin devam ettiğini gözlemleyebiliyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Sanayi üretimimiz yıllık bazda yüzde 36 arttı”

    Özelikle ihracatta katma değerli ürünlerin teşvik edildiğini anlatan Tüfenkci, “Markalaşmanın ne kadar önemli olduğunu da hepimiz görüyoruz. İhracatta yeni pazarlara açılmamız gerekir. 2000’li yılların başında yüzde 56 düzeyindeki düşük teknolojili ürünler bu yıl yüzde 30 seviyelerine kadar geriledi. Reel sektördeki olumlu gelişmeler yaptıklarımızın ne kadar doğru olduğunu gösteriyor. Sanayi üretimimiz yıllık bazda yüzde 36 arttı. Sektörlerdeki güven endeksinin de arttığını görüyoruz. İstihdam seferberliğinde 2 milyon yeni istihdama ulaştık. Bunu sürdürülebilir hale getirmek gerekiyor. Her yıl 1 milyon insanımız iş gücüne katılıyor. Her yıl 1 milyon kişiye iş bulmamız lazım. Türkiye her yıl yüzde 5’in üzerinde büyüme oranlarını yakalamamız lazım ki bu gençlerimize iş bulalım” şeklinde konuştu.

    “Oyunlara seyirci kalmıyoruz”

    “Bu coğrafyada güçlü olmamız lazım” diyen Tüfenkci, “Bu coğrafyada yaşamanın bir bedeli olduğunu görüyoruz. Hemen güneyimizde oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu oluşturmayı planlıyorlar. Biz bu oyunlara seyirci kalmıyoruz. O oyunları bozmak için her türlü gayreti gösteriyoruz. Türkiye’nin istikrarını ve huzurunu devam ettirme noktasında her türlü şeyi yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

    MİAD Başkanı Yunus Aktaş da Malatya’da yaptıkları sosyal projelerden bahsetti. Aktaş, konuşmaların ardından, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci’ye hediyeler takdim etti.

  • Türk İş Dünyasının en güçlü isimleri

    SANKO Holding Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, iş ve ekonomi dergisinin yayımladığı “Türkiye’nin En Güçlü 30 İş İnsanı” arasında yer aldı.

    Capital’in bu yıl 13’üncü kez “Türkiye’nin En Güçlü 30 İş İnsanı” araştırmasını gerçekleştirdiğine vurgu yapılan konuya ilişkin haberde, listenin CEO ve CMO Club üyelerinin oylarıyla belirlendiği kaydedildi. “Türkiye’nin En Güçlü 30 İş İnsanı”nın, sağladıkları dev cirolar ve istihdam ettikleri binlerce insanla Türkiye ekonomisinde kritik bir noktada durdukları, aldıkları stratejik kararlar ve imza attıkları milyarlarca dolarlık yatırımla iş dünyasının rotasını çizdikleri belirtilen haberde, “Yurt içinde ve yurt dışındaki etkin networkleri, yüksek itibarları ve vizyonlarıyla da ayrıcalıklı bir konumda olan bu isimler, Türk iş dünyasının en güçlü isimleri olarak anılmayı hak ediyor” denildi. Türkiye’nin En Güçlü 30 İş İnsanı listesinde; Ömer Koç, Murat Ülker, Güler Sabancı, Ferit Şahenk, Hüsnü Özyeğin, Ahmet Zorlu, Rahmi Koç, Suzan Sabancı Dinçer, Rifat Hisarcıklıoğlu ve Adnan Bali gibi Türk iş dünyasından isimler de yer alıyor. SANKO Holding Onursal Başkanı Abdulkadir Konukoğlu, iş ve ekonomi dergisi Business Life tarafından açıklanan “İş Dünyasına Yön Veren 50 İş İnsanı” listesinde de yer almıştı.

    Business Life dergisinde yayımlanan haberde, Türkiye’de özel sektörün ülke sorunlarının çözümüne ve toplumun gelişmesine katkıda bulunması gerektiğine inanan liderlerin bu yıl “İş Dünyasına Yön Veren 50 İş İnsanı” listesinde yerini aldığı belirtilmişti.