Etiket: GÜÇ

  • Kolaylı: “Basının Meselelerini Güç Birliğiyle Çözeceğiz”

    Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun “kaşkanlar kurulu” toplantısı Afyonkarahisar Gazetecileri Dayanışma Derneği’nin ev sahipliğinde başladı.

    Türkiye genelinde 92 Gazeteciler Cemiyeti ve basın meslek örgütü ile bunları bünyesinde toplayan 8 federasyonun çatı örgütü olan Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun başkanlar kurulu, 5. toplantısını 8 federasyon genel başkanı, 87 cemiyet başkanı ve delegelerinin katılımıyla yaptı. Toplantının açılışında konuşan Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı, terör olaylarının sebep olduğu acılara ve basın sektöründe yaşanan sorunlara dikkat çekti. Ülke olarak çok hassas, acılarla dolu, zorlu bir dönemden geçtiğimize işaret eden Kolaylı, “Bölücü terör örgütü ile mücadelede şehit düşen güvenlik görevlisi çocuklarımızın, aynı olaylarda evsiz kalan vatandaşlarımızın ve son olarak İstanbul’da meydana gelen canlı bomba eyleminde ölen turistlerin acısını yaşıyoruz. Konuşmama başlamadan önce, birlik ve beraberliğimize, kardeşliğimize, demokratik yaşama yönelik terör saldırılarını lanetliyor, şehitlerimize ve terör saldırılarında hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Güneydoğu’da yaşanan olaylar sonucu evlerinden uzaklaşmak zorunda kalan yurttaşlarımızın da, bir an önce yeniden imar edilecek olan evlerine dönmelerini umut ediyorum” dedi.

    Terörün sebep olduğu bir diğer olumsuzluğun da, bölgede yayın yapmaya çalışan yerel medya kuruluşlarının yaşadığı sıkıntı olduğunu ifade eden TGK Genel Başkanı Kolaylı, “Zaman zaman gazete çıkaramayan, yayınlarına ara vermek zorunda kalan yerel medya kuruluşları, ekonomik açıdan zor bir dönemden geçmektedir. Beklentimiz, yerel medya kurumlarının ekonomik anlamda desteklenmesidir” diye konuştu.

    Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Ülkemiz zor bir dönemden geçerken, biz de mesleğimizin sorunlarına çözüm üretmek, meslek onurunu korumak ve hak ettiği noktaya ulaşmasını sağlamak için çalışıyoruz. Türkiye genelinde meslektaşlarımızla bir araya gelerek kurduğumuz Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu çatısı altında çözüm üretiyor, bunları önümüzdeki süreçte hükümete sunmaya hazırlanıyoruz. Çözümü için yoğun çaba harcadığımız sıkıntılarımıza özetle dikkat çekmek istiyorum. En önemli sorunlarımızın başında, Türk Ceza Kanunu’nda ve Terörle Mücadele Yasası’nda yer alan basın özgürlüğünü kısıtlayıcı maddelerdir.

    Halkın sesi olma görevini üstlenen bağımsız ve özgür basın, düşünce özgürlüğünün de en etkili aracıdır. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu olarak, Türkiye’de insanımıza herhangi bir baskı ve müdahaleye maruz kalmadan, kendini meşru bir şekilde ifade edebilme hakkının evrensel ölçülerde tanınması ve sorunsuz bir şekilde uygulanması, toplumsal barış, hoşgörü, uzlaşı, ifade ve basın özgürlüğünün mesele olmaktan çıkması için yoğun çaba harcıyoruz.”

    Basın sektöründe yaşanan “kuralsızlık” meselesine de dikkat çeken TGK Genel Başkanı Kolaylı, “Sadece okuma yazma bilmeniz, gazetecilik yapmanız için yeterlidir. Gerçek gazetecilik eğitim ve bilgi gerektirmesine rağmen, gazetecilik, isteyen herkesin kuralsızca yapabileceği bir iş durumundadır. Oysa Türkiye’de pek çok ülkede olduğu gibi, mesleklerle ilgili yasal düzenlemeler vardır. Herkes avukatlık ya da doktorluk yapamaz. Eczacılık, mühendislik, mimarlık, öğretmenlik, mali müşavirlik gibi meslekler mutlaka eğitim gerektirmektedir. Gazetecilikte ise sadece haber yazılması konusunda çeşitli kısıtlamalar getiren yasal düzenlemeler vardır. Gazetecilik mesleğini kimlerin yapabileceğini ve sınırlarını belirleyen kanunlar yoktur” dedi.

    Konuşmasında,” kuralsızlık” sorununa karşı yapılması gereken çalışmalara da değinen Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı, şöyle devam etti:

    “Günümüzde internet haberciliğinin de hızla geliştiği göz önüne alınırsa, Türk Basın Birliği Yasası’na acil ihtiyaç olduğu açıkça görülmektedir. Yeni bir yasa hazırlanmasını ve çıkarılacak bu yasa kapsamında meslek örgütlerinde düzenlemeye gidilmesini; baro gibi, tabipler odası gibi gazetecilik veya medya meslek örgütü oluşturulmasını istiyoruz.

    Bunun yapılabilmesi ancak gazetecilerin örgütleri aracılığıyla tartışmalarına ve karşılaşılabilecek sorunların çözümü için ortak görüş oluşturmalarına bağlıdır. Bu kapsamda siyasetçiler, bürokratlar, hukukçular ve Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu’nun temsilcilerinin iştirakiyle çalışma grupları oluşturulmalı, kanun teklifi hazırlanarak Türk Basın Birliği Yasası hazırlanmalıdır.”

    Sendikalaşmanın adeta hiç olmadığı basın sektöründe çalışanların, düşük ücret aldığını ifade eden TGK Genel Başkanı Kolaylı, “Meslektaşlarımız uzun çalışma saatlerine katlanmakta, zor şartlar altında görev yapmaktadır. Günümüzde özellikle habercilik büyük fedakârlık gerektirmektedir. Meslektaşlarımıza sağlanan “yıpranma hakkından” ise ne yazık ki tüm basın çalışanları yararlanamamaktadır. Yıpranma hakkından sadece sarı basın kartı olanlar yararlanabilmektedir. Meslektaşımız basın kartı almamışsa, yıpranma hakkından da yararlanamamaktadır. Yıpranma hakkından yıllık izinlere, tazminat hakkından fazla mesaiye kadar geniş bir yelpazede yaşanan mesleki sorunların çözümü, sadece biz gazetecilerin değil, toplumumuzun bir ihtiyacıdır” dedi.

    Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu 5. Başkanlar Kurulu toplantısı bu akşam saat 17.00’ye kadar devam edecek ve basın sektöründe yaşanan sorunlar ele alınarak çözüm yolları teklifleri gündeme getirilecek.

  • Star Wars: Güç Uyanıyor’ UN Özel Gösterimi Yapıldı

    “Star Wars” serisinin son filmi “Güç Uyanıyor”un özel gösterimi gerçekleştirildi. Star Wars kostümleri, ışın kılıçları ve maskeleriyle organizasyona katılan Jeditürk Fan Club üyeleri büyük beğeni topladı.

    “Star Wars” serisinin son filmi “Güç Uyanıyor”un özel gösterimi Profilo AVM’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Gösterime “Jeditürk”ün üyeleri de katıldı. “Star Wars” hayranlarına yönelik bir dizi etkinliğin de gerçekleştirildiği gösterime yoğun ilgi gösterildi. “Star Wars” kostümleri, ışın kılıçları ve maskeleriyle organizasyona katılan Jeditürk Fan Club üyeleri arasında kostüm yarışması düzenlendi.

    “Star Wars” serisinin son filmi “Güç Uyanıyor”, filmi özel gösterimde izleyen seyircilerden yoğun ilgi gördü.

  • Sanayiin Devleri Güç Birliği Yaptı

    Türkiye ekonomisine yön veren Bursa ve İstanbul, üretimden gelen güçlerini stratejik ortaklığa dönüştürdü. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile İstanbul Sanayi Odası (İSO) arasında imzalanan protokol ile Marmara Havzası’nın yüksek teknolojili ve inovatif ürünlerin merkezi olması hedefleniyor.

    İki oda arasındaki stratejik iş birliği protokolü BTSO Altıparmak hizmet binasında imzalandı. İmza törenine BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, BTSO Meclis Başkanı Remzi Topuk ve her iki odanın yönetim kurulu üyeleri katıldı. Tören öncesi gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Marmara Havzası’nın ekonomik gücünü iş birliği içinde daha da yukarıya taşımak istediklerini söyledi. Bu kapsamdaki ilk toplantıyı İSO Yönetim Kurulu ile 18 Kasım 2015 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirdiklerini ifade eden Başkan Burkay, bu buluşmanın ardından her iki odanın yönetim kurulu üyelerinden çalışma grubu oluşturduklarını dile getirdi.

    “KATMA DEĞERLİ ÜRETİMİN PAYINI ARTTIRMALIYIZ”

    İş birliği protokolünün odak noktasını 1. bölge olarak tarif ettikleri Marmara Havzası’nın katma değerli üretim ve yüksek teknolojili yatırımların merkezi yapma hedefinin oluşturduğunu belirten İbrahim Burkay, “Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yılı için belirlediğimiz kalkınma hedeflerimiz ihracata dayalı büyümeden geçiyor. Ancak bu hedefe, klasik sanayi üretimi ile ulaşamayız. Kişi başı milli gelir hedefimizi 25-30 bin dolar seviyesine, ihracatımızı 500 milyar Dolar’a yükseltmenin yolu, katma değerli üretimin payını da arttırmaktan geçiyor. Türkiye’nin bu sıçraması, ileri teknolojili üretime geçişle ve bunu başarabilecek 1. bölge şehirlerinin yeniden kurgulanması ile mümkün. Ülkemizin ileri teknoloji ihracatının yüzde 60’ını, orta ileri teknolojilerde de ihracatın yüzde 80’ini karşılayan 1. bölgemiz yine Türkiye’nin zenginlik üreten merkezi olacaktır” dedi.

    BİLGİ, TEKNOLOJİ VE İNOVASYON TEMELLİ BİR BÖLGE

    ABD ekonomisine yön veren San Francisco Havzası ve Almanya’daki Baden Württemberg bölgelerinin uyguladığı stratejilerin İstanbul, Kocaeli ve Bursa gibi önemli üretim merkezlerinin bulunduğu Marmara Havzası’nda hayata geçmesi gerektiğine inandıklarını ifade eden İbrahim Burkay, “Bizim talebimiz, Güney Marmara Havzası’nın bilgi, teknoloji ve inovasyon temelli faaliyetlerin desteklediği bir bölge olarak kurgulanmasıdır. İSO ve BTSO’nun örnek iş birliği ile bölgesel planlama mantığında yüksek katma değerli, yüksek teknolojili ve ihracat odaklı sektörler ile yeni nesil teknoloji ve girişim alanlarına dönük çalışmalar başlatacağız” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’nin kendi otomobilini üretme noktasında cesur ve doğru bir adım attığını vurgulayan İbrahim Burkay, Bursa iş dünyası olarak ilk Türk markasının üretimine talip olduklarını hatırlatarak, “İstanbul Sanayi Odamız ile ortak görüşümüz, merkezi Bursa’da olacak yerli otomobil üretimini İstanbul, Kocaeli ve Sakarya’daki ana ve yan sanayimizi de entegre ederek planlanmasıdır” dedi.

    “ÇALIŞMALARIMIZ SOMUT BİR ÜRÜNE DÖNÜŞTÜ”

    İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Türkiye’nin önde gelen iki güçlü odası olarak bir süredir yaptıkları görüşmeler ve birlikte yürüttükleri ortak çalışmaları somut bir ürüne dönüştürdüklerini söyledi. Bahçıvan, “İSO ile BTSO’nun geçmişten gelen köklü bilgi ve tecrübeleriyle bütüncül bir vizyon eşliğinde, yeni çağın üretim anlayışını ortaya koyan bir anlayışla oluşturdukları işbirliği protokolü ezber bozan bir uygulamaya örnek teşkil ediyor” dedi.

    “BÖLGEDE SİNERJİ OLUŞTURACAK”

    Bursa’nın Marmara Bölgesi’nde İstanbul’dan sonra ticari potansiyel açısından bölgenin en büyük ili durumunda olduğuna dikkat çeken Bahçıvan, İstanbul’un da Türkiye ekonomisinin geçirdiği tüm dönüşümlerde merkezi rol oynadığını dile getirdi. Bahçıvan, “Tarihsel, coğrafi ve ekonomik özellikleriyle değerlendirdiğimizde Marmara Bölgesi’nin bir sanayi havzası olarak bütünsel bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini görüyoruz. Gelişmiş sanayi altyapılarıyla İstanbul ve Bursa’nın böyle bir perspektifte özel bir konumu olacaktır. Bölgede en önde gelen bu iki şehrin işbirliği Kocaeli başta olmak üzere bölgedeki diğer şehirleri de olumlu etkileyerek bir sinerji oluşturma potansiyeline sahiptir” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından İbrahim Burkay ve Erdal Bahçıvan stratejik iş birliği protokolüne imza attı.

  • Başbakan Yardımcısı Akdoğan: “Suriye Küresel Güçlerin, Güç Çekişmelerine Kurban Ediliyor”

    Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Suriye meselesinin kısa vadede çözülmeyecek, orta ve uzun vadeye yayılmış bir mesele olduğuna dikkat çekerek, “Küresel güçlerin, adeta güç çekişmelerine kurban edilen bir mesele ve bunu Suriye halkı çekiyor” dedi.

    Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Hatay’ın Yayladağı ilçesinde Türkmenlerin ve Suriyelilerin kaldığı konaklama merkezlerini ziyareti sonrasında öğretmen evinde Türkmen temsilcileri ile bir araya geldi. Basına kapalı olarak yapılan toplantıda Türkmen temsilcilerinin sorunlarını ve taleplerini dinleyen Akdoğan, toplantı çıkışında basın mensuplarına kısa bir açıklama yaptı.

    “KONTEYNER KENTLERE DÖNÜŞTÜRÜLECEK”

    Hatay’da Suriyelilerin kaldığı konaklama merkezlerini ziyaret ettiklerini belirten Akdoğan, ”Onları dinledik ve onlarla kucaklaştık. Yayladağı’nda 2 çadır kent var. Bunun bir tanesinde 517 çadırda ve 3 bin 70 kişi kalıyor. Diğerinde de 2 bin nüfus yaşıyor. Bu çadır kentlerin birinde sadece Türkmenler diğerinde de Arap kökenli komşularımız barınıyor. Buralar daha önce geçici süre için çadır kent şeklinde oluşturuldu. Buraları şimdi yeniliyoruz ve konteyner kent haline getiriyoruz” dedi.

    Türkiye’nin her zaman Türkmenlerin yanında olduğunu ifade eden Akdoğan, “Türkmen kardeşlerimizle ayrı bir gönül bağımız var. Onlara da aynı şekilde sahip çıkıyoruz. Hem burada hem orada. Ne yapmak gerekiyorsa, Türkiye olarak onların yanındayız. İnsani yardım faaliyetleri, oraya gönderilen yardımlar, sivil toplum örgütlerimizin yaptığı çalışmalar. Suriye meselesi kısa vadede çözülmeyecek, orta ve uzun vadeye yayılmış bir mesele. Küresel güçlerin, adeta güç çekişmelerine kurban edilen bir mesele ve bunu Suriye halkı çekiyor” dedi.

    Türkmenlerin şu anda Bayırbucak’ta ve çevresinde Esed rejimiyle mücadele ettiğini belirten Akdoğan,”Terör örgütleri vesaire bütün bu çarpık anlayışlarla mücadele ederek topraklarını korumaya çalışıyorlar. Yani bir tür vatan müdafaası aslında yapıyorlar. Onlara karşı çok ciddi birçok bölgede etnik temizliği adeta andıran şekilde olumsuzluklar yaşanıyor. Özellikle, Kürtlerin olduğu bölgelerden bir takım tehcir faaliyetleri Kobani’den vesaire daha önce olduğunu da gördük. Bütün bunlara karşı Türkiye’nin hassasiyeti çok yüksektir. Bütün bu gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Türkmen kardeşlerimizle de dayanışma içerisinde bu süreci devam ettiriyoruz” diye konuştu.

    “MESELELERİ ELE ALDIK”

    Türkmen temsilcileriyle yapılan toplantı ile ilgili bilgi de veren Akdoğan, Türkmenlerin ileri gelenleriyle, burada örgütü bulunan yapılarla bir araya geldiklerini ve istişare toplantısı yaparak meseleleri ele aldıklarını söyledi. Akdoğan ayrıca her zaman Türkmenlerin yanında olduklarını yineleyerek, AFAD, Kızılay başta olmak üzere çalışmalara katılanlara da teşekkürlerini etti.

  • Güç Koleji’nden Coşkulu “Öğretmenler Günü”

    Güç Koleji 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü, öğretmen ve öğrencilerin birlikte hazırladığı program eşliğinde, büyük bir coşkuyla kutladı.

    Okulun Genel Koordinatörü Kadriye Özbek, törende yaptığı konuşmasına, Mustafa Kemal Atatürk’ün “Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir” sözleri ile başladı.

    Öğretmenlere seslenen Özbek, şunları söyledi:

    “Sıradan öğretmen anlatır, iyi öğretmen açıklar, üstün öğretmen sergiler, muhteşem öğretmen esinlendirir. Sizler, üstün ve muhteşem öğretmenlerle ülkemizin geleceğinde yerinizi alacaksınız. Şu anda Güç Okullarının geldiği başarı çizgisinde bu öğretmenlerimizin payı büyüktür. Kendilerine teşekkür ediyorum. “

    24 Kasım 1928 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk’ün Millet Mekteplerini açtığını ve “başöğretmenliği” kabul ettiğini hatırlatan Özbek, “Bu nedenle Atatürk’ün 100.doğum yıl dönümü olan 1981 yılından itibaren 24 Kasım ülkemizde Öğretmenler Günü olarak kutlanmaya başlanmıştır.”

    Özbek, İnsanlık tarihinin en önemli, en kutsal ve ölümsüz mesleğinin öğretmenlik olduğunu ifade etti.

    Öğrencilerin hazırladığı “Ben Öğretmen Olsam” isimli kısa oyun büyük beğeni topladığı etkinlikte, okulun Müzik Öğretmeni Ertürk Aktalay ile öğrenciler bağlama ve gitar eşliğinde şarkı söyleyerek, izleyicilere güzel dakikalar yaşattılar.

    Törenin ardında öğretmenler, akşam saatlerinde okul tarafından düzenlenen yemekte bir araya gelerek, Öğretmenler Günü’nü kutladılar.