Etiket: Gribi

  • Antalya’da 1 Kişi Domuz Gribi Şüphesiyle Yoğun Bakımda

    Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Dilara İnan, son 6 yıldır yaşanan griplerin yüzde 70’inin sebebinin H1N1 virüsü olduğunu belirterek, “6 yıldan bu yana grip geçirdiysek, büyük ihtimalle H1N1 geçirmişizdir. Grip şüphesiyle hastaneye gelip tedavi alan ve ardından taburcu olan hastalarımız var, karantina altına alınan vakamız yok” dedi.

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Yoğun Bakım Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Melike Cengiz ise, 1 kişinin yoğun bakımda tedavi gördüğünü söyledi.

    Akdeniz Üniversitesi Hastanesi Başhekim Yardımcıları, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Dilara İnan ile Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Yoğun Bakım Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Melike Cengiz, son günlerde gündemde olan domuz gribi ile ilgili açıklamalarda bulundu.

    Gribin viral bir hastalık olduğunun altını çizen Prof. Dr. İnal, yüksek ateş, öksürük, yaygın vücut ağrısı ile seyreden bir hastalık olduğunu söyledi.

    “GRİPLERİN YÜZDE 70’İNİN SEBEBİ H1N1”

    Virüs tipleri arasında H1N1 denilen virüs tipinin de olduğunun altını çizen Prof.Dr. İnal, “H1N1 artık mevsimsel virüs arasındaki yerini aldı. Son 5- 6 senedir mevsimsel etken virüs olarak karşımıza çıkıyor. Tüm griplerin yüzde 70’inin yaklaşık sebebi bu” dedi.

    “EL TEMİZLİĞİ”

    Gribe karşı alınacak tedbirler hakkında bilgi veren Prof. Dr. İnal, “Korunmada aşı çok önemlidir. Kronik hastalığı olanlar, kalp, akciğer, şeker hastalığı olanlar, yaşlılar, çocukla ve gebeler mutlaka aşılanarak korunmalıdırlar. Ellerin bol su ve sabunla yıkanması gerekiyor. Toplu taşıma araçları, kapı kolu gibi ya da ortak kullanılan araçlara temasın ardından ellerin bol su ve sabun ile yıkanması gerekiyor. Yeterli sıvı alınması, iyi beslenme gribe karşı koruyucudur” diye konuştu.

    “PANİĞE GEREK YOK”

    Grip vakalarının en çok Ocak ayında artış gösterdiğine vurgu yapan Prof. Dr. İnal, “Bizim vakalarımızda geçen yıla göre herhangi bir artış yok. Paniğe neden olacak tedirgin eden vaka sayısında artış yok. Beklediğimiz şekilde durum seyrediyor. Her sene olduğu gibi hastalarımız başvuruyor, tanı ve tedavileri yönlendiriliyor” dedi.

    “KARANTİNA YOK”

    “Acil serviste 7 kişinin domuz gribine yakalandığı ve içlerinden ikisinin doktor olduğu biliniyor, hastaların son durumu nedir?” sorusuna Prof. Dr. İnal, “Domuz gribi diye adlandırmayalım artık. H1N1 6 yıl önce bu virüsün özellikleri bilinmiyordu. Ve ilk defa ortaya çıkan virüstü. Domuz etkeni olarak adlandırıldı. Aslında virüsün adı H1N1. 2009’dan bu yana artık bu virüs dolaşımda olan virüs. Bir kısım insanlar bu virüsle karşılaşıyorlar. Bir kısım insan bu virüsle tanışarak grip, bir kısmı da aşılanarak bu virüsle tanışık oldular. 6 yıldan bu yana grip geçirdiysek, büyük ihtimalle H1N1 geçirmişizdir. Tabirle domuz gribi etkeniyle. Domuz gibi oldu, şu oldu, bu oldu demek çok spekülatif oluyor. H1 N1’le enfekte olan hastalar var. Hastanede karantina yok. Grip şüphesiyle hastaneye gelip tedavi alan ve ardından taburcu olan hastalarımız var. Karantina altına alan vakamız yok. İki doktorumuz da her vatandaş gibi grip oldular. O doktorlar başka enfeksiyonla yattılar. Şuanda taburcu oldular. Domuz gribiyle ilgili hastanemizde karantina durumu yok” cevabını verdi.

    “YOĞUN BAKIMDA BİR HASTAMIZ VAR”

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Yoğun Bakım Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Melike Cengiz, hastanelerinde yoğun bakımda bulunan bir hasta ile ilgili şu bilgileri paylaştı: “Hastanemize İstanbul’da ikamet eden bir hasta geçen Cuma günü acil servise yüksek ateş ve grip şikayetiyle başvurdu. Hepimiz grip geçiriyoruz. Bir çoğumuzda H1N1 de geçiriyoruz. Ama zaman zaman hangi etkenle olursa olsun altta yatan bazı durumlara bağlı olarak ya da bağışıklık durumundaki bozukluğa bağlı olarak bu grip ağırlaşabiliyor. Ağırlaştığı zamanda solunum sıkıntısı artıyor. Bu durumda yoğun bakım devreye giriyor. Benzer bir virüsle enfekte olduğu tespit edilmiş bir hastamız var. Ama solunum cihazına bile bağlı değil. Yoğun bakımda göz önünde değerlendirmeye aldık. Bilinci açık yiyip içiyor. Ama oksijen tedavisi veriyoruz. Genel olarak oldukça iyi. Yarın sabah ya da diğer gün serviste izleyeceğiz. Hastanemizde hayatı tehdit edici nitelikte bir viral enfeksiyon hastası bulunmamaktadır” dedi.

  • “Domuz Gribi İle İlgili Paniğe Gerek Yok”

    Türkiye’nin farklı illerinde son günlerde yaşanan domuz gribi vakalarıyla ilgili olarak bir açıklama yapan Türkiye Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyolojisi Derneği (EKMUD) Başkanı Prof. Dr. İftihar Köksal, domuz gribi ile ilgili panik oluşturulacak bir durumun söz konusu olmadığını söyledi.

    Aynı zamanda Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyolojisi Anabilim Dalı Başkanı olan EKMUD Başkanı Prof. Dr. İftihar Köksal, son günlerde grip vakalarında yaşanan artış ve vatandaşların domuz gribi paniğine dikkat çekti.

    Önceden Kasım, Aralık aylarında başlayan grip vakalarının bu sene Aralık sonlarında başladığına vurgu yapan Köksal, “Dünyadaki iklim değişikliğine bağlı olarak bu sene grip mevsiminin biraz daha kaydığını görüyoruz. Eskiden Kasım, Aralık’ta başlayan vakalar bu sene Aralık sonu hatta Ocak Şubat aylarına kadar gideceğini düşünüyoruz. Fazlalaşacağını biliyoruz ve fazlalaştı da. Mevsimsel gribin yanı sıra domuz gribi vakaları da var. Ancak bu kadar panik yapacak kadar fazla vaka olmadığını ifade etmek istiyorum” dedi.

    “BÖLGEMİZDE DOĞRULANMIŞ VAKA YOK”

    Türkiye’nin münferit yerlerinde domuz gribi vaka bildirimlerinin olduğunu ancak Doğu Karadeniz Bölgesi’nde doğrulanmış vaka olmadığını kaydeden Prof. Dr. İftihar Köksal, “Domuz Gribi; 2009 yılında dünyada büyük bir salgına neden olmuş olup, aynı virüs 1918 yılında ’İspanyol gribi’ olarak bilinen salgında yaklaşık 100 milyon kişinin ölümüne yol açmıştır. O zaman şöyle bir sorunumuz vardı, H1N1 İspanyol gribi olarak tabir edilen bu hastalık 1918’den beri görülmemişti. Yani yeni yaş grubu yaşlılar hariç bu virüsle tanışmıyordu. Daha sonra aşılama programları başlatıldı. Bunun da yararını bu sene vakaların daha az olmasından görüyoruz. Türkiye’nin münferit yerlerinde domuz gribi vaka bildirimleri var. Ancak bizim bölgemizde doğrulanmış vaka yok. Bize grip belirtileriyle müracaat eden hastalara solunum yolu sekresyonlarında tarama yapıyoruz. Hangi virüse bağlı olduğunu görüyoruz. Çünkü influenza virüsünün bir çok türü var. Bunlardan sadece H1N1 domuz gribi olarak adlandırdığımız grip türü. Bunun içinde hastaların örnekleri Ankara’da Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’na gönderilerek orada viroloji laboratuvarında araştırılıyor. Ancak oraya da o kadar lüzumsuz yığılma var ki bu kadar gereksiz örneğin gittiği bir ortamda gerçek vakalara tanı konulması son derece zor” diye konuştu.

    “Halkımızı panik halinde olmamaya davet ediyorum” diyen Köksal “Çünkü sağlık kurumları, acil servisler öyle bir hale geliyor ki işlerin yapamayacak duruma geliyorlar. Sonuçta domuz gribi de diğer griplerdeki gibi grip hastalığı. Klinik seyri olarak birbirinden farkları yok. Sadece risk grubu dediğimiz kişilerde hastalık ağır seyir ediyor. Zaten Türkiye’de de ölen vakalara baktığımız zaman bunların büyük bir çoğunluğunun altında farklı hastalıklar var. Bu nedenle o kadar paniğe gerek yok. Yeter ki nasıl korunulacağı bilinsin, yeter ki ne zaman doktora gidileceğine doğru karar verilsin, yeter ki ne zaman ilaç alınacak buna doğru karar verilsin” şeklinde konuştu.

    Panik havasından mutlaka uzaklaşılması gerektiğine dikkat çeken Dr. Köksal, “Panik havasından uzaklaşmamız gerekiyor. Panik oluşturulacak bir durum yok. Her boğazı ağrıyan, hafifçe ateşi çıkan hastanın ’ben domuz gribi oldum’ diye sağlık kuruluşlarına başvurması gerekmez. Orada gerçekten domuz gribi olarak başvurmuş hastaların tanısının konulmasında gecikmelere ve yığılmalara yol açabiliyorlar. Her klinik örnekten mutlaka domuz gribinin araştırılması gerekmiyor olduğunu biliyoruz. Grip testlerinin de yapılmasına gerek yok. Çünkü artık nelerin olduğunu biliyoruz. Şu anda Türkiye’de sadece H1N1 değil, mevsimsel grip yapan diğer türlerin de dolaştığını biliyoruz. Bu bakımdan çok telaş etmeye gerek yok. Bu hastalıktan korunmak tedavi olmasından yaşanan korkudan inanın çok daha kolay” ifadelerini kullandı.

    HASTALIĞIN BELİRTİLERİ NELERDİR?

    Domuz gribinin belirtilerinin mevsimsel gripten farklı olmadığını ifade eden Dr. Köksal, şu bilgileri verdi:

    “Domuz gribinin belirtileri mevsimsel gripten farklı değildir. Her grip hastasında görülen ateş, öksürük, boğaz ağrısı, baş ağrısı, kas ağrısı, halsizlik gibi belirtiler domuz gribinde de vardır. Ayrıca bulantı, kusma ve isal görülebilir. Her hastada bu belirtiler görülmeyebilir. Hastaların çoğunluğunda hafif seyreder. Hastalığın en korkulan yanı akciğerlerin etkilenmesi ve gribe bağlı zatürre gelişmesidir. Virüs akciğer hücrelerinde çoğalarak hücrelerin görevini yapamamasına, solunum sıkıntısına yol açabilir. Bazen bakterilerin eklenmesi ile bakteriyel pnömoni gelişebilir. Bazı vakalarda beyin ve kalp de etkilenebilir. Bulaşma yolları ise infekte kişilerin solunum yolu sekresyonlarında çok miktarda virüs vardır. Virüs bu kişilerden öksürme, hapşırma hatta konuşma sırasında damlacıklar aracılığı ile etrafa yayılır ve solunum yolu ile yayılır. Kontamine olmuş cansız yüzeyler de hastalığın bulaşmasında önemli rol oynar. Kuluçka süresi 1-4 gün arasında değişir. Hasta kişiler belirti çıkmadan 1-2 gün önce virüsü etraflarına yaymaya başlar ve bulaştırıcılık 4-7 gün devam eder” dedi.

    65 yaeş üzerindeki kişilerin risk altında bulunduğunu ifade eden Dr. Köksal,” Beş yaş altı çocuklar, gebeler, her yaş grubundan kronik hastalığı olanlar yani astım, kronik akciğer hastalığı olanlar, kalp hastaları, kronik böbrek hastaları, diyabet hastaları, bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar, 65 yaş üzerindekiler grip için yüksek riskli kişilerdir. Domuz gribinden ölen hastaların bir kısmını genç erişkinler oluşturmakta olup bunların yüzde 30’unda altta yatan diğer hastalıklar da bulunmaktadır.”

    TEDAVİ VE KORUNMA

    Hastalığın korunma ve tedavi konusunda da uyarılarda bulunan Dr. Köksal, “Hastaların semptomlarına yönelik olarak ateş düşürücüler, bol sıvı ve istirahat tedavinin esasını oluşturur. Antiviral ilaçlar sadece alt solunum yolu enfeksiyonu belirtileri olan, hastaneye yatırılması gereken hastalara ve komplikasyon riski olan hastalara 48 saat içinde başlanmalıdır. Antibiyotikler bakteriyel enfeksiyon gelişen hastalar dışında kesinlikle kullanılmamalıdır. Korunmada en önemli noktalardan biri hasta kişilerin maske takmaları, ellerini sık sık yıkamaları, tokalaşma, öpüşme gibi davranışlardan uzak durmalarıdır. Kapalı ve havasız ortamlarda kalmamalı ve mekanlar sıkça havalandırılmalıdır. Hastalıktan korunmada en önemli bir diğer nokta aşılanmadır. İnfluenza yani grip aşıları koruyuculuk oranları çok yüksek aşılar olup beş yaş altı çocuklar, gebeler, her yaş grubundan kronik hastalığı olanlar yani astım, kronik akciğer hastalığı olanlar, kalp hastaları, kronik böbrek hastaları, diyabet hastaları, bağışıklık sistemi baskılanmış olanlar, sağlık çalışanları aşılanmalıdır. Solunum yolu enfeksiyonuna sahip bütün hastaların hastanelere başvurmasına ve panik yapmalarına gerek yoktur. Evlerinde istirahat etmeleri, bol sıvı almaları, gerektiğinde ateş düşürücü ve ağrı kesiciler gibi semptomatik tedavi uygulanması yeterli olacaktır. Yüksek ateşi devam eden, solunum sıkıntısı olan , klinik durumu aniden bozulan hastalar hastaneye başvurmalıdırlar. Hastalık solunum yolu ile bulaştığından hastaların genel ortamlarda maske takmaları, ellerin sık sık yıkanması etkili korunma yollarıdır. Aşılanma çok önemli olup zaman sınırlaması yoktur. Aşı yaptırmamış özellikle risk grubunda yer alan kişiler bir an önce aşılarını yaptırmalıdır” diye konuştu.

  • (Özel Haber) Domuz Gribi Korkusu, Çocuk Acil Servislerini Patlattı

    Domuz gribi Türkiye’yi kasıp kavururken ve ölümler yaşanırken bu endişeyi yaşayan Bursalı binlerce aile çocukları için acil servislere akın etti. Yüksek ateş, mide bulantısı, karın ağrısı şikayetiyle çocuk acil servislerine son üç günde 10 bin civarında çocuk müracaat etti. Dün akşam yoğunluk daha da artarken, aileler muayene ve tedavi için 5 saat kuyruk beklemek zorunda kaldı. Domuz gribi konusunda Bursa’da endişe edilecek bir durum olmadığı açıklandı.

    Türkiye’yi etkisi altına alan grip salgınından dolayı Bursa’daki çocuk hastanelerinde kalabalık her gece daha da artıyor. Acil servislere gelen aileler yüzlerce kişilik sıra oluşturuyor. Hastaneye gelen aileler 4-5 saat sıra bekledikten sonra çocuklarının muayenesini yaptırabiliyor. Bazı aileler ise sıra beklememek ümidiyle gece boyunca farklı hastaneleri dolaşıyorlar. Son zamanlarda tekrar başlayan domuz gribi vakalarının da ailelerin korkularını daha da artırdığı söyleniyor.

    Bursa’daki Özlüce Dörtçelik Çocuk Hastanesi, Çekirge’deki Çocuk Hastanesi, Şevket Yılmaz Çocuk Hastanesi yetkilileri vakalara yetişmekte güçlük yaşadı. Sadece bir gecede Dörtçelik Çocuk Hastanesi’ne 2 bin civarında çocuk hastanın müracaat ettiği öğrenildi. Devlet Hastaneleri’nde yoğunluk bu kadar olunca bazı vatandaşlar çocuklarını özel hastanelerin acillerine götürdü. Burada da yoğunluk olduğu göze çarparken, özel doktorların bile ihtiyaca cevap veremediği öğrenildi. Özel çocuk hastanelerine 100 TL civarında muayene ve tahlil ücreti veren bazı ailelerin hastane yönetimlerine de tepki gösterdiği gözlendi.

    Dörtçelik Çocuk Hastanesi’ne çocuğunu getiren Murat Aktaş, 2 saate yakın bir süredir beklediklerini belirtirken, “Buradan önce de 2 hastane dolaştık. Oralarda da durum aynı. Çocuklarımın ikisi de hasta. Yüksek ateş, mide bulantısı, karın ağrısı var. Daha önceki yıllarda da hastaneye gelmiştik ama böyle bir yoğunluk yoktu” diye konuştu.

    Öte yandan hastane yetkilileri, domuz gribi konusunda Bursa’da korkulacak durum olmadığını açıkladı. Yetkililer, gündüz saatlerinde poliklinik hizmeti veren doktor sayısının çok daha fazla olduğunu, bazı ailelerin gündüz bu hizmetten yararlanmak yerine hemen işi görülmesi için çocuklarını acil servise getirdiğini, bunun da hasta yığılmasını arttırdığını kaydediyor.

  • Domuz Gribi Şüphesi İle Hastaneye Başvuran Kadın Hayatını Kaybetti

    Kırşehir’de önceki gün domuz gribi şüphesi ile hastaneye alınan Akile H., yoğun bakımda hayatını kaybetti.

    Edinilen bilgiye göre, önceki gün Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvuran Akile H., yapılan ilk tedavisinin ardından kontrol amaçlı yoğun bakım ünitesine alınmıştı.

    Hastane yönetimi tarafından grip teşhisi ile hastaneye alınan Akile H.’nin, solunum yetmezliği nedeniyle hayatını kaybettiği kaydedildi.

  • Eskişehir’de Domuz Gribi Şüphesi

    Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi’nde tedavi gören 1 kişi, domuz gribi şüphesiyle sevk edildiği Eskişehir Devlet Hastanesi’nde karantina altına alındı.

    Edinilen bilgiye göre, H.L.B. isimli kişi yüksek ateş, şiddetli öksürük ve bulantı şikayetleriyle, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne başvurdu. Burada tedavisine başlanılan H.L.B.’nin halk arasında “domuz gribi” olarak bilinen H1N1 virüsü taşıyabileceğinden şüphelenildi. Bunun üzerine şahsın Eskişehir Devlet Hastanesi’ne sevk edilmesine karar verildi. H.L.B., özel giysili ve donanımlı sağlık personelleri tarafından özel bir sedyeyle Tıp Fakültesi Hastanesi’nden alınarak 112 Acil Servis ambulansıyla Eskişehir Devlet Hastanesi’ne getirildi.

    Burada karantina altına alınan şahsın tedavisinin sürdüğü öğrenildi.