Etiket: Gramı

  • Ekmeğin gramı 200’e düşecek, fiyatı aynı kalacak

    Samsun Fırıncılar Odası Başkanı Yılmaz Yiğit, 2018 yılında ekmeğe zam yapmayı düşünmediklerini ancak ekmeğin gramajının 200 grama düşeceğini söyledi.

    Samsun’da 2015 yılından bu yana ekmeğin 250 gramı 1 TL’den satılıyor. Artan maliyetlere rağmen ekmeğe zam yapmadıklarını ve çevre illere oranla ucuz ekmek sattıklarının ifade eden Yılmaz Yiğit, yeni yılda ekmeğe uygulanacak politikalar hakkında açıklamalarda bulundu.

    “Ekmeğin küçülmesiyle israfın önüne geçileceğine inanmıyorum”

    Ekmeğin gramında düşüş yaşanacağını belirten Yılmaz Yiğit, “Ekmeğe en son 2015 yılının başında zam yaptık. Yaklaşık 36 ay ekmeğe zam yapmadık. Türkiye’de ekmek kodeksiyle alakalı bir takım değişiklikler oldu. Önceden ekmeğin taban gramajı 250 gramken, şu anda 200 grama düştü. Bu kararı da ekmek israfının önüne geçmek için aldılar. Samsun’da bundan 20 yıl önce günlük kişi başına tüketilen ekmek miktarı erkeklerde 300 gramken, bugün 200 gram civarındadır. Kadınların da günlük 150 gram ekmek tükettiği hesaplanmış. Buna bakarak ekmeğin gramajının çekilmesi fırıncının lehine oldu. İsraf açısından bakarsak ise ekmeğin küçülmesiyle israfın önüne geçileceğine inanmıyorum. Ekmek israfının en büyük sebebi fırın enflasyonu ve bayi marketlerin fazlalığı. Durum böyle olunca ekmekler iadeye düşüyor ve bu ekmeklerin geri dönüşü olmuyor” dedi.

    “Ekmeğin küçülmesi ‘gizli zam’ değil”

    Ekmeğin gramajının düşürülmesinin gizli zamla alakası olmadığını ifade eden Yiğit, “Ekmeğe kısa vadede zam yapmayı düşünmüyoruz. 2018 yılının birinci ayından sonra durumu tekrar gözden geçireceğiz. Enflasyonu yüzde 9’dan hesaplarsak 3 yıl içerisinde ekmeğimize yüzde 30 oranında bir maliyet bindi. Çevre illerimiz ekmeğe zam yaptıkları için ekmeği bizden yüzde 25 pahalıya satıyorlar. Biz bunlara göğüs germeye çalışıyoruz. Samsun’da toplam 430 fırınımız var. Bunların da çıkarını düşünmemiz lazım. 200 gram ekmekler Resmi Gazete’de yayımlandı. Yılbaşından sonra uygulamaya başlanacağı söyleniyor. Ekmeğinin gramajının düşürülmesi ‘gizli zam’ olarak değerlendirilmez. Ekmeğin kilogramının 2018 yılı ilk 6 ay içerisinde 5 liranın üstüne çıkmayacağı açıklandı. Gizli zam, fırsatçılık gibi açıklanabilir. Samsun’da 3 senedir ekmeğe zam gelmedi. 200 gram ekmek 1 liradan satıldığında zaten kilogram bazında ekmeğin kilosu 5 lira olmuş oluyor. Bu da ekmeğe gizli zam yapılmadığını gösteriyor” diye konuştu.

  • Dünyanın en pahalı bitkisinin gramı 100 lira

    Uludağ Üniversitesi Yenişehir İbrahim Orhan Meslek Yüksekokulu tarafından yetiştirilen ve birçok hastalığa iyi geldiği belirtilen safranın gramı 100 liradan alıcı buluyor.

    UÜ Yenişehir İbrahim Orhan Meslek Yüksekokulu Öğretim görevlisi Hakan Erdoğan, safranın binlerce yıldır kullanılan bir bitki olduğunu belirterek, “Antidepresan özelliği var. Belli bir süre kullanıldığında depresyonu iyileştirdiği tespit edilmiş. Bunun haricinde kanser hücrelerinin büyümesini durdurduğu ve yayılmasını engellediğine yönelik klinik çalışmalar var. En son yapılan araştırmalara göre sarı nokta göz hastalığına da iyi geliyor. Safran çayı düzenli olarak kullanıldığında yüzde 93’e varan bir iyileşme görüldüğü tespit edildi” diye konuştu.

    Erdoğan, “Safran oldukça değerli bir ürün. Tıbbî ürünler içinde en değerli olanı. Bu ürünlerde kimyevî madde ve gübre kesinlikle kullanılmıyor. Bu ürünü sertifikalandırırsanız gramı 100 liradan alıcı buluyor. Piyasada ise 25 liradan başlayıp 100 liraya kadar alıcı buluyor” dedi.

  • (Özel Haber) Gramı 250 Euro, kanser tedavisinde kullanılabilecek

    Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Anorganik Kimya Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Salih Zeki Yıldız, yaklaşık 20 yıl süren çalışmanın ardından, çok derin boyama özelliğine sahip aynı zamanda floresan pırıldama özellikleri gösteren, floresans karakterli boya elde etti. Kanser tedavisinde kullanılabilecek olan boyanın gramı ise 250 Euro.

    Sakarya Üniversitesi öncülüğünde yürütülen çalışma, yıllar sonra neticeye vardı.Fen-Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Anorganik Kimya Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Salih Zeki Yıldız ve ekibi tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, ok derin boyama özelliğine sahip aynı zamanda floresan pırıldama özellikleri gösteren, floresans karakterli boya elde etti. Gramı 250 Euro’dan alıcı bulan boya, bir çok alanda kullanılabilecek. Türkiye üniversitelerinin bilgi seviyesinin Türkiye’nin aradığı ve istediği teknolojiyi geliştirebilecek, istediği teknolojiye kavuşturabilecek bir unsur ve bilgi birikimine sahip olduğunu söyleyen SAÜ Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Prof. Dr. Salih Zeki Yıldız, “Üniversite hocalarının, özellikle Türkiye sanayisinin gelişmesinde çok büyük bir unsur olabileceğini kanıtlayabilmek için böyle bir faaliyet içerisindeyim. Ben şunu söyleyebilirim şahsım adıma; Türkiye’de ki öğretim üyelerince, Türkiye’nin teknolojisinin geliştirilmesinde yeterli bir unsurdur. Yeter ki onlara çalışabilecekleri bir imkan verilsin, platform sağlansın. Türkiye’de ki öğretim üyeleri ve Türkiye üniversitelerinin bilgi seviyesi, Türkiye’nin aradığı ve istediği teknolojiyi geliştirebilecek, istediği teknolojiye kavuşturabilecek bir unsur ve bilgi birikimine sahiptirler. Bunları yapabilmek, bunları gösterebilmek için ben böyle bir faaliyet içerisindeyim. Böyle bir sanayi ve ticaret faaliyetinin yanında aynı zamanda üniversitede bilimsel faaliyetlerimizde var” dedi.

    “Alternatif kanser tedavisi olan bir uygulama”

    Uzun yıllar yapmış oldukları bir çalışma sonucunda böyle bir çalışmaya imza atmış olduklarını ve fotodinamik terapi denilen, alternatif kanser tedavisi olan bir uygulama alanı bulabilecek boyalar olarak göründüğünü ifade eden Prof. Dr. Yıldız, “Uzun yıllardır yapmış olduğumuz bir çalışma periyodunun sonunda böyle bir çalışmaya da imza atmış durumdayız. Özellikle yıllardır yapmış olduğumuz çalışmalar sonucunda bir tür boya birleşiği olan, çok derin boyama özelliğine sahip aynı zamanda floresan pırıldama özellikleri gösteren floresans karakterli bir boya elde ettik. Aslında bunlar bir tür yeni moleküller. Özellikle dünya literatüründe yeni ve çok fazla çalışılan malzemeler. Çok saygın dergi ve yerlerde çok güzel çalışmalar ve kabul bulan çalışmalar oluyorlar. Fotodinamik terapi denilen, alternatif bir kanser tedavisi olan bir uygulama alanı bulabilecek boyalar olarak görünüyorlar. Bununla birlikte güneş panellerinde enerji transfer edebilen moleküller olarak görünen bu moleküllere alternatif bir molekül yaptık. Ancak bunlar borlusu, bor olanı sadece zaten borlusu biliniyor. Borlu olanın sentezlenme şartları da çok zor ve sentezlendiğinde de yüzde 10-15’lere varan safsızlıklar kalıyor içerisinde. Bununla birlikte biz yeni bir yöntemle bunu çok daha basit şartlarda hızlı bir yöntemle ve yüksek verimlilik ile sentezlemeyi başardık. Buna ilave olarak dünyada sadece bor olarak bilinen bu moleküle alternatif olarak başka metaller ile de yapılabileceğini gösterdik. Bununla birlikte bir dünya patentine başvurduk ve dünya patenti başvurumuz devam ediyor. Bunuda çok büyük bir ümitle patentleyebileceğimizi düşünüyoruz, bu yıl içerisinde de patentlemenin sonuçlanacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

    “Enerjiyi elektriğe çevirebilen panallerin üretiminde kullanılabilecekler”

    Yıldız kullanım alanları hakkında ise, “Bunlar özellikle araştırmalarda çok kullanılıyor. Bu fotodinamik terapi dediğimiz unsurlarda kullanılan araştırma kimyasallarının sentezinde kullanılıyor. Bu konuda faaliyet gösteren Fransa’da bir şirket var. Bu şirkette şuanda ticari bir süreç yürümekte. Onlar özellikle bizim yaptığımız ürünlere talipler, bununla birlikte patentimize de talipler. Bunlar özellikle araştırma kimyasalları olarak çok büyük önem arz ediyorlar. Asimetrik ftalosiyanin dediğimiz bilim camiasında bizim alanımızda çok önemli olan ve bunların yapılması çok zahmetli olan moleküllerin sentezine çok kolaylık getirebilecek bir molekül. Özellikle güneş panellerinde enerji transfer edebilen, enerjiyi elektriğe çevirebilen panellerin üretiminde derin boyalar olarak, florasans boyalar olarak kullanılması çok yakın gündemde karşımıza çıkabilecek” şeklinde konuştu.

    “Gram miktarı 250 euroları bulabiliyor”

    Ürünün ihracat potansiyeli olduğunu ve gramının fiyatları hakkında da bilgi veren Yıldız, “Bunlar araştırma kimyasalları oldukları için, gram mertebesinde satılıyorlar. Yaklaşık olarak 200-250 euro mertebesinde gram miktarı 250 euroları bulabiliyor. Ancak şunu söyleyebilirim araştırma kimyasallarının zaten fiyatları bu seviyededir. Bunlarla birlikte araştırma kimyasalları sentezleyen, hazırlayan araştırma kuruluşları var zaten. Bütün dünyada bunları hazırlıyorlar ve satıyorlar” ifadelerini kullandı.

    “Alternatif tedavi yöntemleri sunabilecek moleküller olarak çalışılıyor”

    SAÜ Fen Edebiyat Fakültesi Kimya Bölümü Prof. Dr. Salih Zeki Yıldız şimdiye kadar kullanılan kemoterapi ve radyoterapi yöntemlerine seçiciliğin çok düşük olduğunu ve bu nedenle hastalıklı hücrelerin yanı sıra sağlam hücrelerinde öldüğünü, özellikle seçiciliği yüksek sadece hastalıklı hücrelerin öleceği, sağlam hücrelerin kalacağı noktasında bir çok çalışmaların yapıldığını belirtti. Yıldız, bunu sağlayabilmek için fotodinamik terapi denilen bu yeni yöntemde alternatif bir yöntem olarak sunulduğunu ifade ederek, “Kanser tedavisinde yeni bir yöntem olarak, alternatif bir kanser tedavisi yöntemi olarak fotodinamik terapi denilen bir yöntem var. Bu özellikle gün ışığını kullanarak alternatif bir yöntem sunuyor. Siz hastaya bu fotodinamik terapi dediğimiz unsuru, güneşi kullanabilecek bir foto duyarlı boya kullanılıyor burada. Bu foto duyarlı boyalar, ışığı alıyorlar ışıktaki elektronu bir başka yerede transfer edebiliyorlar. Böylece de bir kimyasal reaksiyon başlatıyorlar, aslında oksijeni daha reaktif hala getirip oksijenle birlikte hastalıklı hücreyi öldürmeyi hesaplıyor. Burada kullanılan ışık sadece hastalıklı hücrelere zarar veriyor, sağlam hücrelerin ölmesine izin vermiyor. Bu ise seçiciliği artırıyor, şimdiye kadar kullanılan kemoterapi veya radyoterapi yöntemlerinde seçicilik çok düşük. Evet hastalıklı hücre öldürüyorsunuz ama bununla birlikte sağlam hücrede ölüyor. Buda insanların dayanımını veya hayatta kalma süresini etkiliyor. O yüzden de özellikle seçiciliği yüksek sadece hastalıklı hücreler ölsün, sağlam hücreler kalsın noktasında çok çalışmalar yapılıyor. Bunu sağlayabilmek için fotodinamik terapi dediğimiz bu yeni yöntemde alternatif bir yöntem olarak sunuluyor. Bu boyalarda özellikle ftalosiyaninler, porfirinler ve saf ftalosiyanin dediğimiz moleküllerde burada çok yüksek oranda kullanılabilir ve alternatif tedavi yöntemleri sunabilecek moleküller olarak çalışılıyor” dedi.

  • (Özel Haber) Sahibinden Gramı 80 Dolara Gök Taşı

    Türkiye, Bingöl’de gök taşı toplayıp satan köylülerin zengin olmasını konuşurken, Bursa’da bir vatandaş İnegöl ile Eskişehir arasındaki bir alandan topladığı meteor taşlarını gramı 80 dolardan satışa çıkardı.

    Sarıçiçek köylülerinin topladığı taşlarla zengin olmasının ardından bir meteor avcısı da Bursa’da çıktı. Bursa’nın İnegöl ilçesinde yaşayan Yüksel Sevinç, topladığı taşları jeoloji mühendislerine ve Fransa’daki bir kurum ile Maden Tetkik Arama’ya (MTA) gösterdi. Yüksel Sevinç, elinde bulunan taşların ise Bingöl’de bulunan taşlardan daha değerli olduğunu söyledi.

    Bursa’da TÜBİTAK’ın destekleriyle yapılacak Uzay ve Havacılık Merkezi’ne elindeki değerli taşlardan akademik çalışma için hibe verebileceğini ifade eden Sevinç, “Arkadaşımla beraber bunları piknik yapmaya gittiğimde bulduk. Farklı bir taş olduğunu görünce birkaç kişiye danıştık. Gönderdiğmiz kurumlardan gök taşı olduğu raporu geldi. Ama satış için gerekli kanalları bulmaya çalışıyoruz. Ben de farklı kurumlara göndererek taşların gök taşı olduğundan emin oldum. Bunların Bingöl’de bulunan taşlardan daha değerli olduğunu düşünüyoruz. Çünkü bizim taşların içerisi demir ağırlıklıdır. Yapılan tahlillerde yüzde 70 oranında demir, yüzde 17 oranında nikel ile kobalt ve fosfor tespit edildi. Oysa Bingöl’de gramı 60 dolara satılan taşların içleri taşçıldır. Bu mıknatıs çeken gök taşlarını dünya çapındaki meraklılarına vermeyi düşünüyoruz” diye konuştu.

    Türkiye’de şu anda bunun pazarı olmadığı için satışının gerçekleşmediğini ifade eden Sevinç, “Bu taşların değeri Amerika, Kanada, Rusya, İngiltere ve İtalya’da daha çok bilinmektedir. Bizim bulduğumuz taşlar birinci grup demir meteorlar diye geçiyor. İkinci grup meteorlar ise dışı demir içi taşçıl diye geçiyor. Üçüncü grup ise komple taşçıl diye geçiyor. Bunlar da kendi içerisindeki demir oranına göre 3 gruba ayrılıyor. Şu anda benim elimdekiler demir oranı en yüksek olanlar” dedi.

    Buldukları taşların 4 gramdan 2 kilograma kadar olduğunu ifade eden Sevinç, “Şu anda bende 200’den fazla toplamda da 10 kilogramla dünyadaki gök taşı koleksiyonu olan Amerikalı bir meteor avcısından daha fazla taş var. Bingöl’deki taşların satışından sonra biz de elimizdeki taşları satmaya karar verdik. Bingöl’deki taşlar en son 60 dolardan satıldı. Biz de bu taşları taban fiyat olarak 80 dolardan satışa sunacağız. Ama Bursa’da TÜBİTAK’ın destekleriyle yapılacak Uzay ve Havacılık Merkezi’ne elindeki değerli taşlardan verebiliriz. Tabi ki bu taşların Amerika’da Fransa’da koleksiyoncuların beğenisine sunmak bizleri onurlandıracaktır. Bu taşların başka bir özelliği ise takı sektöründe elmas ve yakut gibi nadide taşlar ile işlenebilir olmasıdır” şeklinde konuştu.

    Bu taşların düşüş tarihi hakkında değerlendirmelerde bulunan Yüksel Sevinç, “NASA dünyanın hangi bölgesine hangi tarihte taş düşeceğinin bilgisini vermeye çalışıyor. Yakın tarihte Eskişehir ile Bursa arasında bir taş düşme kaydı yok. Ancak bu taşların en az 50-60 yıl önce bu bölgeye düştüklerini düşünüyoruz. Yaklaşık 2 senedir bu taşlarla ilgileniyorum. Gezerken gördüğüm tüm ilginç taşları incelemeden geçemiyorum. Ama meteor taşı olması için parlak veya mat kabuğu olması gerekiyor. Mıknatıs ile çekmesi gerekiyor. Diğer taşlara göre kendisinin özgül ağırlığı olması gerekiyor. Taşların içlerinde ya da yüzeyinde demir olduğu için pas olması gerekiyor. Bunlar var ise bu taş meteor olma ihtimali çok yüksektir” ifadelerini kullandı.

  • Başman: “Altının Gramı 100 Liraya Kadar Düşebilir”

    Adana Kuyumcular Odası Başkanı Oğuz Başman, seçimlerden tek başına bir iktidarın çıkması ve ons fiyatının düşmesinden dolayı altının gramında 4 liralık bir gerileme olduğunu altının 100 liraya kadar düşebileceğini söyledi.

    Başman, 26. dönem milletvekili genel seçimlerinden kesin olmayan sonuçlara göre tek başına iktidarın çıkmasından dolayı belirsizliğin ortadan kalktığını bununda piyasalara olumlu yansımaları olduğunu ifade etti. Başman, hem iç piyasadaki olumlu gelişmeler hem de tesadüfen aynı dönemde ons fiyatındaki gerilemeden dolayı 107 lira olan altının gramının 103 liraya kadar gerilediğini belirterek, “Aylardır ciddi anlamda hareketsiz bir dönem yaşandı. Ama seçimde tek parti iktidarı ekonomiye de piyasaya da güven verecek. Bu da olumlu piyasaya yansıyacak. 7 Haziran’dan önce 10 birim iş yaparken bu seçimden sonra 3 birime kadar düşmüştü. Sadece Ramazan Bayramı’ndan sonra biraz iş yaptık sonra durdu. Şuanda da piyasa durgun ama artık her şey belli. Bankalar kredi faizlerini düşürecek bu da piyasaya bir ivme kazandırır. Bundan sonra hükumetin kimin kuracağı ne olacağı belli olduğu için bir hareketlilik bekliyoruz” dedi.

    Türkiye’de altının düşmesinin bir çok etkeni olduğunu bunların başında doların düşmesinin ve dış etkenlerin olduğuna dikkat çeken Başman şöyle devam etti:

    “Dolar biraz daha gevşer, biraz daha düşerse altının gramı 100 liraya kadar düşer. Ben altının gramının 100 ile 103 lira arasında değişeceğini düşünüyorum. Ama mesela Rusya ve Çin Suriye’ye sürpriz bir müdahale yaparsa, FED faizi artırırsa altın yükselebilir. Ya da FED faizi düşürürse altın daha da düşebilir. Altının yükselmesi ya da düşmesi sadece Türkiye’deki gelişmelere bağlı değil.”

    Başman, altının yüksek ya da düşük olmasının kendileri için yumurta tavuktan mı çıkar, tavuk yumurtadan mı çıkar gibi bir denklem olduğunu anlatarak, “Altın yüksek olduğu zaman mal bizim değer kazanıyor. Ancak düşük olduğu zamanda piyasa canlanıyor satışlar artıyor. Bu böyle bir şey. Kuyumculuktan emekli olacak birisi için altının gramının yüksek olması daha iyi bir şey ama altının gramının herkesin tercih edeceği bir boyutta olması menfaatimiz içindir” diye konuştu.

    Başman çeyrek altının da şuanda 170 liradan satıldığını sözlerine ekledi.