Etiket: Gözyaşları

  • Ekmek teknelerinin yanışını gözyaşları içinde izledi

    Adana’da bir marangoz atölyesinde çıkan yangında, iş yeri sahibinin eşi gözyaşlarıyla ekmek teknelerinin yanışını izledi.

    Yangın, merkez Seyhan İlçesi Döşeme Mahallesi 60056 sokak’ta Yaşar Özel’e ait olduğu öğrenilen marangoz atölyesinde meydana geldi. Mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekipleri geldi. Henüz belirlenmeyen nedenle çıkan yangında, alevlerin kerestelerin bulunduğu bölüme sıçraması üzerine yangın büyüdü. Merdivenli yangın aracıyla, yangını hem içeriden hem havadan soğutma çalışmaları yapıldı. Söz konusu iş yerinde küçük çaplı iki patlamanın da yaşandığı yangını 1 saatlik çalışma sonrasında itfaiye ekipleri kontrol altına aldı. Can kaybının yaşanmadığı yangından, iş yerinin tamamen kullanılamaz hale geldiği öğrenildi.

    ‘Elinden gelen her şeyi yaptı’

    Yangının çıktığı marangoz atölyesinin sahibi olan Yaşar Özel, itfaiye ekiplerinin soğutma çalışmaları sırasında, iş yerinin içine girerek onlara yardımcı olmaya çalıştı. Özel, yangının kontrollü sağlanan kadar olay yerinden bir an ayrılmadı ve iş yerini kurtarabilmek için elinden gelen her şeyi yaptı.

    ‘İş yeri sahibinin eşi gözyaşları içinde izledi’

    İş yeri sahibinin eşi olan Fatoş Özel, itfaiye ekipleri yangına müdahale ettiği sırada gözyaşlarına hakim olamadı, ekmek tekneleri olan iş yerinin yanışını izledi. İş yeri içerisinde bulunan köpeği çıkaran itfaiye ekipleri, Fatoş Özel’e teslim etti. Özel köpeğine sarılıp ağlamaya devam etti.

    Öte yandan, köpeğin sağlık durumun iyi olduğu bildirildi.

  • (Özel Haber) Evlerinin önünden dövülerek oğlu kaçırılan annenin gözyaşları 4 aydır dinmiyor

    Mersin’de iki arkadaşı tarafından evinin önünden dövülerek kaçırılan 22 yaşındaki gençten, 4 aydır haber alınamıyor. Ailenin şikayeti üzerine genci kaçıran zanlılar yakalanıp tutuklanırken, anne Sinem Serbest oğlunu her yerde arıyor. Tutuklu sanıklardan 3’ünün ilk duruşması yapılırken, mahkeme de delillerin tam toplanması amacıyla duruşmayı erteledi. Anne Serbest, 120 gündür oğlunu aradıklarını belirterek, “Devletimizden, eğer oğlum öldüyse cesedini bulmasını istiyorum. En azından gömeriz, yeri belli olur” dedi.

    İddiaya göre, 9 Ekim Pazar günü Sezgin G. ve Ekrem K., Mezitli ilçesi Akdeniz Mahallesi’nde evinin bulunduğu apartmanın bahçesinde oturan Furkan C.’nin yanına geldi. Gece yarısı sitenin bahçesinde bir süre sohbet eden üç kişi daha sonra tartışmaya başladı. Ardından Sezgin G. ve Ekrem K., Furkan C.’yi darp etmeye başladı. Yaşanan arbedenin ardından iki arkadaş, Furkan C.’yi döverek sitenin dışına çıkarıp bir araca bindirerek uzaklaştı. O günden sonra çocuklarından haber alamayan ailenin şikayeti üzerine harekete geçen Asayiş Şube Müdürlüğüne bağlı Gasp Büro Amirliği ekipleri, sitenin güvenlik kamerası görüntülerini inceledikten sonra Sezgin G. ve Ekrem K.’yi gözaltına aldı. Zanlıların üzerinden kaçırılan gencin cep telefonu çıktı. Şüphelilerin polisteki ifadesinde, kaçırdıkları Furkan C.’yi ormanlık bir alana götürdüklerini, burada dövmeye devam ettikleri sırada ellerinden kurtulup kaçtığını söyledikleri öğrenildi. Zanlıların ifadesi doğrultusunda ormanlık alanda arama çalışması yapan polis ve AKUT ekipleri, kayıp gencin izine rastlayamadı. Ardından 2 şüphelinin de arama çalışmalarını sürdüren ekipler, kısa bir süre içinde İsmail B. ile aranan bir şahsı daha yakaladı. 4 şüpheli emniyetteki ifadelerinin ardından sevk edildikleri mahkemece tutuklandı. 4 aydan bu yana kayıp olan Furkan C.’nin bulunması için çalışmalar sürüyor.

    “Oğlumu sitenin içinden döverek çıkartıyorlar”

    Anne Sinem Serbest ise 120 gündür oğlunu Mersin’de sokak sokak arıyor. Oğlunun fotoğrafının bulunduğu broşürleri daha önce vatandaşlara gösteren ve duvarlara asan gözü yaşlı anne, buradan da sonuç alamadı. Oğlunun bulunmasını isteyen anne, yetkililerden yardım istedi. Olayla ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Serbest, olayın 9 Ekim 2016’da gerçekleştiğini söyledi. Serbest, “Olay günü gece saat 03.00 gibi bir arkadaşı oğlumu bir bahane ile evden aşağı çağırıyor. Oğlum da bunun üstüne aşağı iniyor. Kamelyanın orada bir sigara yakıyorlar ve birkaç dakika sonra şu an tutuklanan 3 sanıktan bir tanesi yumruklayarak Furkan’ı, sürükleyerek sitenin dışına çıkartıyor. Kapıda araba bekliyor ve içinde şu anda tutuklu sanıklar var. Onlar da oğlumu döverek zorla arabanın içine atıyorlar. Çocuğu Kuyuluk çöplüğüne götürüyorlar. Giderken yolda anlattıklarına göre döverek götürüyorlar. Götürdükleri yerde de oğlumu dövdüklerini söylüyorlar. Kaçırdıkları araçta kana da rastlandı. Çocuğumun telefonunu da gasp ediyorlar” diye konuştu.

    “Devletimizden, eğer oğlum öldüyse cesedini bulmasını istiyorum”

    Şu anda olayla ilgili davanın sürdüğünü kaydeden Serbest, “4. Asliye Ceza Mahkemesinde davamız sürüyor. Şu anda tutuklu bulunanların ilk duruşması oldu. Sanıklar ’zorla adam kaçırmaktan, hürriyeti alıkoymaktan, darp etmekten’ şu an yargılanıyor. Savcımız gasp ile ilgili delil topladığını, eğer yeterli delil elde ederse inşallah gasptan da dava açılabileceğini söylüyor. Çünkü çocuğumun telefonu sanıkların üstünden çıktı. Mahkeme davayı erteledi. Tutuklular halen tutuklu durumda. Furkan’dan haber alınamıyor. Öldü mü, sağ mı belli değil. Ölüsünü bulsam da razıyım. En azından gömeriz yeri belli olur. Şu an hiçbir şey belli değil. Sanıklar bununla ilgili bir şey de demiyor. ’Elimizden kaçırdık’ diyorlar. Devletimizden, eğer oğlum öldüyse cesedini bulmasını istiyorum. Cesedi de olsa ona razıyız. Yeter ki bir bulunsun” şeklinde konuştu.

    Olayın hemen ardından karakola gittiklerini söyleyen Serbest, “Gitmediğim belki kapı kalmamıştır. Furkan’ın resimlerini her yere astım, belki bir gören olur diye. Bütün araçlara, kentin her yerine astım. Furkan’dan hiçbir haber alamıyoruz. Bugüne kadar da dışarıdan hiç kimse bize Furkan’ı gördüm diye dönüş yapmadı. Birkaç tane yalancı tanıklar oldu. Zaten onları da tutuklu sanıklar sundu. Onlar da dinlendi. Hakimimiz de onların ifadelerinde bir takım çelişkiler olduğunu gördü. Karakol ifadelerinde şu tarihte Furkan’ı yaralı olarak gördük diyorlar ama hakim huzurunda bilmiyoruz hangi tarihte gördüğümüzü diye çelişkilerde bulundular. Emniyetimiz de halen Furkan’ı arıyor” ifadelerini kullandı.

    “Facebook hesabından tehditler yağdırmışlar”

    Oğlunun yaşama ihtimaline karşı birde çağrıda bulunan Serbest, “Onların dediği gibi Furkan kaçtı, yaşıyorsa burada zaten kayıp olarak aranıyor. Furkanım burada hiçbir şekilde suçlu değil. Evine gelsin. Biz onu bekliyoruz. Halen bir ümidim var. Tam 4 ay oldu. Yaşasaydı beni arardı. Akrabalardan bir tanesini mutlaka arardı. Herkes onu arıyor, herkes ondan haber bekliyor. Hiçbir şekilde bize ulaşmadı. Hatta facebook hesabının şifresini biz bir ay önce kırdık, öyle girdik. Acaba oraya giriyor mu diye kontrol etmek istedik. Çocuğum kaçırılmadan bir hafta 10 gün önce oradan o kadar çok tehditler edilmiş ki hiçbirine cevap da vermemiş. Hatta kaçırıldıktan sonra yeniden tehditler edilmiş, ’ortaya çık Furkan’, ’çıkacaksın’ diye. ’Seni, aileni yok ederiz’, ’ortaya çıkacaksın, davadan vazgeçeceksin’ diye tehditler etmişler. Çocuğumun öldürülmüş olması büyük ihtimal. Yaşasaydı beni, ablasını mutlaka arardı. 4 aydır arıyoruz” dedi.

  • Yaşlı kadın deprem anını gözyaşları içinde anlattı

    Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde, depreme uykuda yakalanan yaşlı kadın, dehşet anlarını gözyaşlarıyla anlattı.

    65 yaşındaki Zeynep Tekin, Ayvacık ilçesine bağlı Gülpınar köyünde dün meydana gelen saat 06.51’deki 5.3 büyüklüğündeki depreme uykuda yakalandı. Yıkılan evinin yanından ayrılmayan yaşlı kadını komşuları son anda çıkardı. Zeynep Tekin, depremden yara almadan kurtuldu. Depremzede yaşlı kadın, geceyi köydeki futbol sahasına AFAD ve Kızılay tarafından kurulan çadır kentte geçirdi.

    Depremden önce, saat 06.00’da kalkıp sobayı yaktığını, üzerine çaydanlığı koyduktan sonra biraz daha uyumak için uzandığını anlatan Zeynep Tekin, “Koltuğun üzerine uzanayım dedim. Yüzüme sarsıntıyla taş parçaları indi. Kızıma seslendim. Kızım da ’Anne, anne’ diye bağırdı. Karanlıkta birbirimizi zor bulduk. Taşlar üstümüze yıkıldı. Soba üstümüze devrildi. Çıkamadık. Kaçamadık. Komşularımız gelip bizi evden çıkardı. Koca ev üstümüze göçtü. Kapıdan, göçük yerden çıktık. Taş parçaları yatağımın üstüne yığıldı. O korku ve panikle taşlar nereye geldi bilmiyorum. Evde kızım ve ben ikimiz kalıyorduk. Korkudan ödüm patladı. Evin içinde karanlıkta çığlık çığlığa kaldık. Bir yere de çıkamadık. Birbirimizi bulamadık. Yüreğim hala acıyor” diye konuştu.

  • Obama’dan gözyaşları içinde veda konuşması

    ABD Başkanı Barack Obama, gerçekleştirdiği veda konuşmasında demokrasi vurgusu yaptı. Zaman zaman gözyaşlarına da engel olamayan Obama, “Demokrasi, onu ne zaman hafife alırsak o zaman tehdit altında sayılır” dedi.

    20 Ocak’ta görevi Donald Trump’a devretmeye hazırlanan Barack Obama, veda konuşmasını Chicago eyaletinde bulunan McCormick Place’de gerçekleştirdi. Obama’nın zaman zaman gözyaşlarına engel olamadığı veda konuşmasında eşi Michelle Obama, kızı Malia, ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden da hazır bulundu. Vatandaşlarına seslenen Obama, ABD’lilere demokrasiyi savunmaları çağrısında bulundu. Obama, neredeyse alınan tüm önlemlerle ABD’nin 8 yıl önce görevi devraldığından daha iyi, daha güçlü bir yer olduğunu kaydetti. “Demokrasi, onu ne zaman hafife alırsak o zaman tehdit altında sayılır” diyen Obama, kendisini dinlemeye gelen kalabalığın “5 yıl daha “ isteklerine “Bunu yapamam” diyerek yanıt verdi. Donald Trump’ın Müslümanların ABD’ye girişinin geçici olarak yasaklanması ifadelerine değinen Barack Obama, “Müslüman Amerikalılara karşı yapılan ayrımcılığı reddediyorum” açıklamasını yaptı.

    Demokrasinin tek düzelik gerektirmediğini ifade eden Obama, “Kurucularımız tartıştılar ve anlaşmaya vardılar. Bizden de aynı şeyi yapmamızı bekliyorlar. Ancak, demokrasinin temelinde dayanışmanın olduğunu biliyorlardı” ifadelerini kullandı.

  • Şehit polisin eşi gözyaşları içinde hastaneden ayrıldı

    İzmir Adliyesi yakınlarında meydana gelen hain terör saldırısı sonucu şehit olan polis memuru Fethi Sekin’in eşi Rabia Sekin gözyaşları içerisinde Ege Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinden ayrıldı.

    İzmir Adliyesi’nin hakim ve savcıların kullandığı C Kapısı önünde bomba yüklü aracın patlatılması ve ardından çıkan çatışmada şehit düşen polis memuru Fethi Sekin’in eşi Rabia Sekin ve şehidin kardeşi, haberi alır almaz şehidin kaldırıldığı Ege Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne geldi. Burada bir süre kalan şehidin eşi Rabia Sekin ve şehidin kardeşi daha sonra gözyaşları içinde polislerle birlikte hastaneden ayrılarak evine geçti.