Etiket: Gözyaşı

  • Yakalanan oğlu için polise gözyaşı döktü

    Adana’da bir kadın, iki ayrı hırsızlık olayından 19 yıl 10 ay hapis cezasıyla aranan oğlunu yakalayan polislere, oğlunu götürmemesi için gözyaşı döktü.

    Adana polisi, son bir ay içinde özellikle bölücü terör örgütü PKK sempatizanlarının yaşadığı ve korsan gösterilerin gerçekleştirildiği mahallere yaptığı seri operasyonlarla suçlulara göz açtırmıyor. Polis son alarak Yüreğir ilçesi Şehit Erkut Akbay ve Çamlıbel mahallelerinde operasyon yaptı. Operasyona özel harekat, çevik kuvvet, asayiş, uyuşturucuyla ve terörle mücadele şube müdürlüğü ekipleri katıldı. Zırhlı araç ve uzun namlulu silahlarla Gelincik Caddesi’ne giren polisler burada vatandaşları tek tek arayıp GBT sorgusu yaptı.

    “19 yıl 10 ay hapis cezasıyla aranan oğlu için ağladı”

    Polis, yolda durdurduğu İsa S.’nin de kimliğini alarak GBT sorgusu yaptı. Araştırma ekiplerinin yaptığı sorguda İsa S.’nin aranması olduğu ortaya çıktı. Yapılan detaylı incelemede İsa S.’nin iki ayrı hırsızlık olayından 19 yıl 10 ay kesinleşmiş hapis cezası aldığı belirlendi. Polis gözaltına aldığı şahsı zırhlı araca bindirdi. Bu sırada İsa S.’nin annesi Songül S. ile ablası olay yerine geldi. Anne ve kızı, İsa S.’nin götürülmemesi için polise yalvararak gözyaşı döktü.

    İsa S. emniyet ve adliyedeki işlemlerinin ardından cezaevine gönderildi.

  • Bebeklerde gözyaşı kanalı tıkanıklığına dikkat

    Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mehmet Demir, yeni doğan bebeklerin ortalama yüzde 6’sında görülen gözyaşı kanalı tıkanıklığının, gözde sulanma, çapaklanma, kirpiklerde yapışıklık, iltihabi akıntı ve gözyaşı kesesinin olduğu bölgede şişlik gibi bulguların tümüyle veya bazıları ile ortaya çıkabildiğini vurguladı. Demir, annelerin bu belirtilere dikkat etmesi gerektiğine dikkat çekti.

    Memorial Diyarbakır Hastanesi Göz Hastalıkları Bölümü’nden Op. Dr. Mehmet Demir, bebeklerde gözyaşı kanalı tıkanıklığı ve tedavisi hakkında bilgi verdi. Gözyaşı kesesinin buruna açıldığı yerde bir zar bulunduğunu belirten Demir, “Bu zar normalde bebek doğmadan açılır. Ancak bazı bebeklerde bu zar açılmaz ve bu nedenle gözyaşı kanal tıkanıklığının önemli bir belirtisi olan gözde sulanmaya neden olur. Bebeklerde görülen göz sulanması doğuştan olan göz tansiyonu gibi diğer göz hastalıkları ile de ortaya çıkabilir. Bu nedenle, hastalıkların erken teşhisi için zaman kaybetmeden bir göz doktorunun görüşü alınmalıdır” dedi.

    “Ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir”

    Gözyaşı kanalı tıkanıklığı tedavi edilmediğinde gözyaşı kesesi ve gözyaşı yollarının mikroplara açık hale geldiğine dikkat çeken Demir, “Bunlar göz, kapak ve çevre dokular için tehlike oluşturur. Hatta mikrop yayılmasına bağlı olarak sistemik enfeksiyonlara, menenjit ve böbrek hastalığı gibi ciddi önemli organ enfeksiyonlarına yol açabilir. Bu belirtiler tespit edildiği anda zaman kaybetmeden göz hastalıkları uzmanına başvurmak gerekir” diye konuştu.

    “Masaj ve hijyen önemli bir seçenek”

    Gözyaşı kanalı tıkanıklığının en etkin tedavi yolunun doğru zamanda ve doğru bir yöntemle doktorun önerdiği gibi gözyaşı kesesine ve kanalına masaj uygulamak olduğunu anlatan Op. Dr. Demir, şunları kaydetti:

    “En yaygın tedavi şekli olan bu yöntemde günde 4-5 seans her seansta 10 kez yaklaşık 5 dakika gözyaşı kesesinden burun kökünden aşağı doğru burun duvarına basılarak masaj yapılır. Ayrıca göz kapakları hijyeninin sağlanması için günde 2-3 kez ılık su ile temizlenmelidir. Doğru masaj ve damla ile tedavisinin başarı oranı yüzde 99 gibi yüksek düzeydedir. Masaj ve ilaçla ilk altı ayda açılmayan gözyaşı kanalı doktor tarafından lavaj denilen yıkama yöntemi ile temizlenmeye çalışılır. Bu yöntemle de açılmayan kanal bu kez sondalama işlemi yapılır. Bu yöntemle de istenilen sonuç elde edilmediği takdirde iki yaşını dolduruncaya kadar beklenilir. Bu sure boyunca yine doktorun önerdiği şekilde masaj ihmal edilmemeli göz kapağı hijyenine dikkat edilmelidir. Bu süre zarfında sonuç değişmez ise cerrahi olarak İki yaşından sonra burun içinden kapalı olarak gözyaşı kesesi ve burun boşluğu arasında bir pencere açıp silikon tüp yerleştirilir. Slikon tüp altı ay sonra çıkarılır. Bu işlem uygun yaşta ve uygun şekilde yapıldığında sorun yüzde 95 oranında ortadan kalkar.”

  • İstanbul’da alüminyum şirketinin çatısı alev alev yandı, çalışanları gözyaşı döktü

    İSTANBUL (İHA) – İstanbul Kağıthane’de 8 katlı alüminyum şirketinin çatısında tadilat esnasında yangın çıktı. Yangın binanın üst katlarını sararken, şirketin çalışanları alev alev yanan binayı söndürme çalışmalarını gözyaşlarıyla izledi.

    Yangın, saat 10.00 sıralarında Kağıthane Hürriyet Mahallesi Doktor Cemil Bengü Caddesi üzerindeki 8 katlı alüminyum şirketinin çatısında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, binanın çatısında tadilat yapıldığı esnada kaynak makinesinden çıkan kıvılcımlar, yalıtım malzemesine sıçradı. Bir anda büyüyen yangın binanın çatı katını sardı. Gökyüzünde kara dumanları gören çevredeki vatandaşlar, durumu itfaiye ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Şişli itfaiyesine bağlı bir ekip yönlendirildi ancak yangının vatandaşlar tarafından söndürüldüğü bilgisi geldi. Bunun üzerine yardıma giden itfaiye ekipleri geri çağrıldı.

    Yangın büyüyünce tekrar itfaiye ekipleri yönlendirildi

    Yangının kısa süre sonra tekrar başlaması üzerine olay yerine Mecidiyeköy, Kağıthane, Beyoğlu ve Seyrantepe itfaiyesine bağlı ekipler sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen itfaiye ekipleri, binaya dört bir yandan müdahale etmeye başladı. Müdahale sürerken alevler çatı katından binanın üst katlarına sıçradı. Binanın dışındaki yalıtım malzemelerinin de yandığı görülürken, binadan dökülen malzemeler park halindeki araçların üzerine düştü.

    Alev alev yanan şirketi gözyaşlarıyla izlediler

    Öte yandan itfaiye ekipleri söndürme ve soğutma çalışmalarının sürdürdüğü esnada şirketin çalışanları gözyaşı döktü. Çalışmaları gözyaşlarıyla izleyen çalışanlar zaman zaman öfkelerine hakim olamadı. Yangın nedeniyle vatandaşlar panik yaşarken, bazı vatandaşlar da yangını evlerinden cep telefonlarıyla görüntüledi. Yangının kontrol altına alınmasının ardından, soğutma çalışmalarına geçilirken, binada maddi hasar meydana geldi.

    Polis yangınla ilgili inceleme başlattı.

  • Gözyaşı kanal tıkanıklığına dikkat

    Göz Hastalıkları Uzmanı Doç.Dr.Barış Yeniad, göz yaşı kanal tıkanıklığına dikkat çekerek konu hakkında bilgi verdi.

    Göz Vakfı Bayrampaşa Göz Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Doç.Dr.Barış Yeniad, “Gözyaşının fazla üretilmesi veya üretilen gözyaşının gözyaşı kanallarının tıkalı olmasına bağlı dışarı akmasına “epifora” denmektedir. Öncelikle epifora nedeninin ortaya çıkarılması gereksiz gözyaşı kanal amelıyatlarının yapılmasının önlenmesi amacı ile son derece önemlidir. Normalde gözyaşı, ana ve yardımcı gözyaşı bezlerinde üretilir. Üretilen gözyaşı alt ve üst gözkapaklarımızın iç kısmında bulunan ve “punktum” adı verilen ufak delikler yolu ile gözyaşı kanalımıza doğru akar. Gözyaşımızın son olarak ulaştığı yer gözyaşı kanalı vasıtası ile burnumuzun iç kısmıdır” dedi.

    Eğer tetkikler sonucunda gözyaşı kanalının tıkalı olduğu saptanırsa yapılacak tedavinin cerrahi olduğunu kaydeden Yeniad, gözyaşının buruna akacağı yeni bir kanal oluşturulması gerektiğini söyledi.

    Gözyaşı kanal tıkanıklığında cerrahi tedavi ne zaman yapılmalıdır?

    Gözyaşı kanalı tıkanıklıklarında hastalar devamlı gözyaşı fazlalığından ve ellerinde devamlı mendil ile dolaşmaktan şikayetçi olduklarını ifade eden Yeniad, “Uzun süreli gözyaşı kanalı tıkanıklıklarında tıkalı bölümde infeksiyon üremesi nedeni ile ciddi göz infeksiyonları meydana gelmektedir. Bu tür durumlarda hastalarda kapaklarda şişlik, kızarıklık ve ciddi göz ağrısı ortaya çıkmaktadır. Tedavi edilmediğinde bu infeksiyonlar nadir de olsa görme kayıplarına yol açabilmektedir. Bu nedenle kanal tıkanıklıklarında cerrahi tedavi mümkün olduğunca erken dönemde yapılmalıdır. Tedavide laser veya açık cerrahi uygulanabilir. En yüksek başarı oranı açık yöntem ile yapılan ameliyatlarda sağlanmaktadır. Bu yöntemde burun kökünde nadiren çizgi şeklinde ufak bir iz kalabilmektedir. Bu izin minimum olması için mutlaka estetik dikişler kullanılmalıdır. Laser ile tedavide ise iz kalmaz ancak başarı oranları açık cerrahiye oranla daha düşüktür” diye konuştu.

    Gözyaşı kanalı ameliyatı lokal veya genel anestezi altında yapılabildiğini belirten Yeniad, “Yaklaşık 45 dakika sürmektedir. Ameliyat sonrasında göz kapatılmaktadır ve ertesi gün pansuman için açılmaktadır. Bazı durumlarda gözyaşı kanalına silikon bir stent koyulmaktadır bu stent gözyaşı kanalının tekrar kapanma riski olan hastalarda bunu önlemek amacı ile yerleştirilir. Stent ameliyattan yaklaşık 1 ay sonra alınmaktadır. Ameliyat sonrasında hastalarda ağrı ve nadiren burundan sızıntı şeklinde kanama olabilir. Ancak bunlar ertesi gün geçmektedir. Hastalar yaklaşık 3 hafta boyunca burun spreyleri ve göz damlaları kullanırlar. Açık ameliyat uygulanmış ise dikişler ameliyattan 1 hafta sonra alınır” ifadelerini kullandı.

    Gözyaşı kanalı tekrar tıkanabilir mi?

    Gözyaşı kanalı tıkanıklığına yönelik açık ameliyatlarda başarı oranlarının yüzde 80 nin üzerinde olduğunu ifade eden Yeniad, “Ancak Burun içinde problemi olan hastalarda, ameliyat sonrasında bakım iyi yapılmamış ise ve cerrahi teknik yetersiz ise kanalda tekrar tıkanmalar görülebilmektedir. Ameliyat 2. Kez uygulanabilir ancak ilk ameliyata göre başarı şansı daha düşük olmaktadır.Çok kez kanal ameliyatı geçirmiş hastalarda veya gözyaşı kanalının başlangıcında tıkanıklığı olan hastalarda cam bir tüpün yerleştirildiği özel bir ameliyat yapılması gerekebilir” şeklinde konuştu.

  • Alt yapı çalışmasında tarihi mezar ve gözyaşı şişeleri bulundu

    Konya’nın Ereğli ilçesinde, Roma dönemine ait mezar ve mezar içerisinde gözyaşı şişeleri bulundu.

    İlçeye bağlı Orhaniye Mahallesinde belediye ekiplerinin iş makinesi ile gerçekleştirdiği alt yapı çalışmaları esnasında kazı yapılırken mezar ve bu mezar içerisinde şişeler bulundu. Bölgeye gelerek tarihi eserleri inceleyen Konya Müze Müdürü Yusuf Benli yaptığı açıklamada, bu eserlerin Roma dönemine ait olduğunu söyledi. Benli, “Bizim yaptığımız incelemede Roma dönemine ait bir mezar olduğunu belirledik ve bunun için hemen bir kazı çalışması yapılması gerekiyor. Şu an çalışma alanı yol ortasında olduğu için güvenlik önlemlerinin alınması lazım, bölgeyi kum ile doldurduk ama yeniden açacağız. Jandarma’ya teslim edilen gözyaşı şişeleri, bu mezarın Roma dönemine ait olduğunu düşündürüyor. En kısa sürede bölgede çalışma başlatıp inceleme yapacağız” dedi.

    Alanda toplu mezar olup olmadığının tespitinin de yapılacağını kaydeden Benli, eski Roma döneminde ölen şahıs için tutulan yasın şişelere gözyaşı doldurularak mezara hediye edildiğini sözlerine ekledi.