Etiket: Gözünü

  • Hollanda’nın gözünü korkutan tesis

    Yalova’da kurulan orkide üretim tesisi ülkenin orkide ihtiyacının yüzde 50’sini karşılıyor. Orkide alımının büyük bölümünü Hollanda’dan yapan Türkiye, yılda 25 milyon Euro’yu yurt dışına kaçırıyor.

    Türkiye’nin en büyük çiçekçilik kümelenme modeli içerisinde yer alan Solo Plant isimli tesis, tamamı yerli olan orkide üretimi ile ülkenin bu alandaki dışa bağımlılığını büyük ölçüde azaltıyor. Tesiste oluşturulan gen laboratuarında genden satış boyuna kadar yıllık 1 milyon 500 adet yerli orkide üretiliyor. Türkiye bu tesis kurulmadan önce çoğunluğu Hollanda’dan olmak üzere 5 milyon orkideyi yurt dışından alıyor ve yaklaşık 25 milyon Euro gibi bir döviz ülkeden yurt dışına gidiyordu. Bu tesisin üretime başlamasının ardından ülkenin orkide ihtiyacının yüzde 50’lik bölümü yerli üretimle sağlanmaya başladı.

    Türkiye’nin en büyük orkide pazarlarından birisi olan Türkiye’nin orkide ihtiyacını azaltan tesis Hollanda’nın korkulu rüyası oldu. Tesisin üretimi ile ilgili bilgi veren Solo Plant Yönetim Kurulu Başkanı Turhan Tuğtekin, “Bu tesisin kuruluş maksadı orkide üretmek. Doku kültürü laboratuarımızda fide üretiminden başlayarak 3 yıl gibi bir sürede çiçeğini açacak hale getiriyoruz. Fide aşamasından satım boyuna kadar tamamı ile yerli üretim yapılıyor. 22 bin metre kare alanda üretim yapıyoruz. Projemizin yüzde 70’lik bölümü tamamlandı. Yıllık 1 milyon 500 bin adet orkide üretimi gerçekleştiriyoruz. Projemiz yüzde 100’e ulaştığında 2 milyon 700 bin yıllık üretime ulaşacağız. Hedefimizi 3 milyon orkide, 4.5 milyon orkide fidesi üretmek olarak koyduk. Burada üretilen orkide daha kaliteli ve daha uzun ömürlü. Bu da yurtdışından gelen orkidenin yaklaşık yüzde 50’sine tekabül ediyor. Ülke olarak en azından yüzde 50’lik ithalatı engellemiş olacağız. Şu anda ülkemiz yaklaşık 5 milyon orkideyi Hollanda’dan alıyor. Ülkemiz bu sayede yurt dışına kaçan 25 milyon Euro’yu kendi kasasında tutmuş olacak. Şu anda yaklaşık 45 kişiye istihdam sağlıyoruz. Proje tamamlandığında ise istihdam edilen personel sayısı 70 kişiye çıkacak” diye konuştu.

  • Türk makineleri Almanların gözünü korkuttu

    Merkon Makine tarafından üretilen anahtar teslimi parke üretim tesisleri, Türkiye başta olmak üzere dünyanın 30 ülkesinde parke taşı üretimi yapıyor. Kapasite artırımı için İstanbul’daki fabrikasına ek olarak Amasya’ya 30 milyon TL yatırımla yeni bir tesis kuran firma, dünya pazarında Alman rakiplerine meydan okumak istiyor.

    Köylerden şehirlere kadar sokakların vazgeçilmezi parke taşları dünyanın pek çok ülkesinde Türk makineler tarafından üretiliyor. Merkon Makine’nin anahtar teslimi parke üretim tesisleri, 30 ülkede parke taşı üretimi yapıyor. İstanbul Çekmeköy Ömerli’de kaldırım taşı kalıpları ve anahtar teslimi kaldırım taşı üretim tesisleri kuran Merkon Makine, Amasya Organize Sanayi Bölgesi’nde 30 milyon TL yatırımla yeni bir tesisin inşaatına başladı. 10 bin metrekarelik kapalı alanda üretime başlayacak yeni tesisle birlikte 120 kişiye de istihdam sağlanacak.

    Dünya kaldırım taşı pazarında Almanlar ve Türklerin rekabet ettiğini belirten Merkon Yönetim Kurulu Başkanı Halidin Mumcu, “Pek çok pazarda artık Alman makineleri yerine Türk makineleri kullanılmaya başlandı. Yeni yatırımımızı yıl sonuna kadar tamamlayarak global pazarlarda daha etkin bir oyuncu olmak istiyoruz. Şu anda ciroda yüzde 50 payı olan ihracatımızı yüzde 80’e çıkarmak ve yıllık 360 olan kalıp üretimimizi 1000’e çıkarmak istiyoruz” diye konuştu.

    “Arnavutluk’a Arnavut kaldırımı satıyoruz”

    Mozambik’ten Senegal’e, Sudan’dan Somali’ye pek çok ülkede ilk kaldırım taşlarının kendi ürettikleri makinelerle döşendiğini belirten Mumcu, “Somali ve Senegal gibi pek çok Afrika ülkesinde başkentlerde dahi parke taşları ilk bizim ürettiğimiz makinelerle döşendi. Örneğin Arnavutluk bizim güçlü olduğumuz bir pazar. Bu ülkede 3 adet tam teşekküllü parke üretim tesisi kurduk. Şarkılara konu olan Arnavut kaldırımlarını bizim makinelerimiz üretip sokaklara döşenmesini sağlıyor. Yurt dışında Afrika, Ortadoğu ve Balkanlar bizim öncelikli pazarlarımız. Doğu Avrupa ve Orta Asya pazarlarında daha aktif rol almak istiyoruz. Bu hedef için Amasya fabrikası dönüm noktası olacak. Kullanacağımız son teknoloji sayesinde Almanya’yla her üründe rekabet eder hale geleceğiz. Her yıl yüzde 50 büyüyerek yılda 20 milyon lira ciro yapar hale geldik. Hedefimiz birkaç yıl içinde 50 milyon lira ciroya ulaşmak” dedi.

    “Yüzde 50 elektrik tasarrufuyla TÜBİTAK’tan destek aldı”

    Karadeniz Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği mezunu olduğu bilgisini veren Mumcu, buluşu kendisine ait parke makinesi ile yüzde 50-60 arasında elektrik tasarrufu sağladıklarını ifade etti. Türkiye’de ilk defa üretilen bu makine ile TÜBİTAK’tan ödül ve destek aldıklarına dikkat çeken Mumcu, “Ar-Ge yatırımları bakımından sektörümüzün en iddialı firmalardan birisiyiz. Bugüne kadar TÜBİTAK desteğiyle 5 makine ürettik. Ürettiğimiz makineler sayesinde Türkiye’ye ithal parke taşı makinesi girişinin sıfırlanmasına da katkı sağladık. Parke taşı makinesinin yanı sıra beton boru makinesi ve beton santrali üretiminde de iddialıyız” şeklinde konuştu.

  • Isparta elması gözünü Ortadoğu’ya dikti

    Isparta’nın elma bahçesi Eğirdir ilçesine bağlı Serpil köyünde Tarım Kalkınma Kooperatifi’ne ait 5 bin tonluk soğuk hava deposunda bekleyen elmalar, tüccarlar tarafından alınarak Irak başta olmak üzere Ortadoğu ülkelerine gönderiliyor. Soğuk hava deposu içindeki tasnifleme ve paketleme merkezinde elmalar bilgisayarlı sistemle 9 farklı ebatta paketlenerek, tezgahlarda yerini almak için yola çıkıyor.

    9 Farklı boyutta paketleniyor

    Elma tasnifleme sisteminin avantajları hakkında bilgi veren Serpil Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Genel Müdürü Ebumüslüm Kanlı, burada elma paketlemesinin bilgisayar aracılığıyla yapıldığını belirterek, “Elmalarımızı 9 bantta çıkarıyoruz. Tüm bunları bilgisayarda yapıyoruz. Her tüccarın istediği ebatta elmayı kasasına bırakıyoruz. Bu sistem bizim için çok büyük kolaylık, insan hata yapıyor bilgisayar yapmıyor. Zamanda da tasarruf yapıyoruz. İşçi sayısına göre makineyi hızlandırıp yavaşlatabiliyoruz. Elmanın renk ayarını bile yapabiliyoruz. Bunu insanın eliyle ayrıma şansı çok düşük. Optik okuyucularımız elmayı alıyor. Kilo ağırlık tartarak elmanın 100 gramı 63-65 kalibre arasında geliyor. onu birinci banttan veriyoruz. Burada istediğimiz şekilde elmayı seçiyoruz. Şu anda seçtiğimiz elmayı karışık olarak seçiyoruz. Irak öyle istiyor Tüccarın isteğin göre ayırıyoruz. Buradan 4 bin ton civarına elma geçecek. Haziran ayına kadar devam edecek. Tasniflemeyi Haziran ayının 10’una kadar sürdüreceğiz” dedi.

    Elma üreticisi Bayram Özkan da, “Gördüğünüz gibi nerede hareket orada bereket. Elmacılıkta iddialıyız. Bu köyün yüzde 95’i elmacılıkla uğraşıyor. Elma gelir kaynağı. Elmacılık bizim işimiz” diye konuştu.

    Serpil Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Mustafa Kanlı da, 1997 yılında yapılan soğuk hava deposunun 5 bin ton kapasiteye sahip olduğunu belirterek, “Bahçelerde kasalara toplanan elmalar buraya getiriliyor. Soğutmasının kontrolü kooperatifimiz tarafından yapılıyor. Tüccarlar geldiğinde paketlemeye dökülüyor. İsteğe göre boy ve renge göre seçilip satılıyor. Üyelerimiz benim elmamı şu dönemde sat diyince o dönem geldiğinde elmasını tüccara satıyoruz. Makinede işleniyor. Tüccar nereye gönderecekse gönderiyor” dedi.

    Kargo uçağı talebi

    Kooperatif üyelerinden Soner Erbay ise üretimde sıkıntıları bulunmadığını, kaliteli ürünlerim olduğunu ancak pazar konusunda sıkıntı yaşadıklarını dile getirdi. Ürünlerin değerinde para kazanmasını istediklerini söyleyen Erbay, ” Türkiye’de alma üretim çok. Bizim pazar sorunumuz var, Daha değişik ülkeler götürülmesi gerekiyor. karayoluyla bu sıkıntılı. Maliyetler de yüksek. Bir de ürünlerin bozulmadan tazeliğin koruması için bir an önce tüketiciye ulaşması gerekir. Onun için kargo uçağıyla elmaların taşınmasını istiyoruz. Biz dezavantajımız var. Isparta havalimanı şu anda yolcu trafiğine açık. Biz kargo uçağı olarak havalimanında hizmet almak ürünlerimizi oradan paketlenmesini daha değişik ülkelere gönderilmesini ve pazarımızın artmasını ürünlerimizin daha iyi fiyatlara satılmasını istiyoruz” diye konuştu.

  • Çukura düşen özürlü genç gözünü kaybetti

    Bursa’nın İznik ilçesinde, çukura düşerek bir gözünü kaybeden engelli genç, kendisine uzanacak yardım elini bekliyor.

    Selçuk Mahallesi’nde 26 Mart Pazar akşamı inşaat çukuruna düşerek ağır yaralanan Birkan Koldaş’tan üzücü haber geldi. Doğuştan yürüme zorluğu çeken Birkan Koldaş’ın dengesini kaybederek düştüğü inşaat çukurunda başından aldığı darbe sonucu sol gözünü kaybettiği öğrenildi. Kaburgalarında da kırık olduğu bildirilen gencin tedavisi Bursa Tıp Fakültesi’nde halen sürüyor.

    Koldaş’ın ailesinin maddi durumunun iyi olmadığı da öğrenildi. Çevresinde çok sevilen gencin arkadaşları yardım için harekete geçti. Hayatının baharında talihsiz kazada ağır yaralanarak bir gözünü kaybeden Koldaş için İznikli hayırseverlere çağrıda bulunuldu.

  • Bakan Özhaseki: “Bu milletin geleceğine kim göz koyarsa gözünü çıkarırız”

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, Kayseri’de Argıncık Amatör Spor Tesisleri Temel Atma Töreni’nde yaptığı konuşmasında, “Bu milletin geleceğine kim göz koyarsa gözünü çıkarırız onların” dedi.

    Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılacak olan Argıncık Amatör Spor Tesisleri ve Amatör Spor Kulüplerine Spor Malzemesi Dağıtım Töreni’ne; Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, AK Parti Kayseri milletvekilleri İsmail Tamer ve Sami Dedeoğlu, Vali Süleyman Kamçı, Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Çelik, Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu Genel Başkanı Musa Soykarcı ile çok sayıda davetli katıldı.

    Törende konuşan Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özhaseki, “Bakın bizler Müslüman bir Türk toplumu olarak bayrağımız devamlı göklerde dalgalansın, ezanımız her zaman okunsun diye, bağımsızlığımıza düşkün olarak canımızı her an verebilecek yapıdayız” dedi.

    Referandum sürecinde gurbetçilerle yapılacak olan buluşmaların diğer ülkeler tarafından engellendiğini hatırlatan Bakan Özhaseki, “Türkiye içerisinde 40 yıldır besledikleri adi şerefsiz PKK’lılar insanları öldürüyorlar, kadınları, çocukları öldürüyorlar, Avrupa’da gezmek, toplantı yapmak onlara serbest. Ama sizin seçtiğiniz vekillerin, hükümetin temsilcilerinin gurbetçilerle buluşması ve toplantı yapması yasaklanıyor. Bu nasıl bir demokrasi anlayışı” diye tepki gösterdi.

    Gençlere seslenen Bakan Özhaseki, “Değerlerinizi bilin. Dünyayı terk edin demiyorum, onlardan kopun demiyorum. Değişen evrensel değerlerden uzaklaşın demiyorum. Asla bunları söylemiyorum ama önce kendinizi bir tanıyın. Yunus’un dediği gibi içimizi bilelim önce. Kendimizi bilelim. Sonra da dünyaya açılalım ve onlarla mücadelenin yollarını da bulalım. İnşallah bizler bu terör örgütlerinin hakkından geliriz. PKK’yı bitirdiğimiz gibi FETÖ’yü de bitiririz Allah’ın izniyle. DEAŞ’ı da bitiririz. DHKP-C’yi de bitiririz. Bu milletin geleceğine kim göz koyarsa gözünü çıkarırız onların. Bu gücümüz var bu azmimiz var. Ve inşallah ileride bu ülke çok daha güçlü olarak geleceğe adım atar diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Özahseki, Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılacak olan Argıncık Amatör Spor Tesisleri’nin temelini attı.