Etiket: Gözler

  • Palamuttan sonra gözler hamside

    Samsunlu balıkçılar, bu sezon Karadeniz’de yaşanan palamut bolluğunun ardından hamsi bolluğunun yaşanacağına inandıklarını söylediler.

    Karadeniz son 10 yılın en bol palamut sezonunu geride bıraktı. Balıkçılar, 2 ay boyunca kazancının çoğunu palamuttan sağlarken, sıcak sulara kaçan palamudun peşine soğuk sulara göç eden hamsinin Karadeniz’de görülmesiyle büyük mutluluk yaşadılar. Bu sezon hamsinin bol çıkacağını ümit ettiklerini belirten balıkçılar, yeni sezon yerli hamsinin kilosunu 10 liradan satmaya başladıklarını ifade ettiler.

    “Palamut gitti, hamsi geldi”

    Hamsi bolluğu beklediklerini ifade eden Ercan Albayrak, “Bu sezon son 10 yılın en bol palamut zamanını geride bıraktık. 2 ay boyunca palamut sattık. Kısa süre önce yerli hamsi çıkmaya başladı. Palamut gitti yerine hamsi geldi. Hamsi şu sıralarda kilosu 10 liradan satılıyor. İlerleyen zamanlarda havalar daha da soğuyunca fiyatların düşmesini umuyoruz. Bu sene kilosu 5 liradan hamsi satmayı hedefliyoruz. Vatandaşlar hamsiye güzel ilgi gösteriyor. Görünen o ki bu sene palamut hamsiyi yiyemedi. Bu sene Karadeniz hamsisine doyacağız” dedi.

    “Et ve tavuk fiyatları, vatandaşları balığa yöneltiyor”

    Et ve tavuğa yapılan zamların ardından vatandaşların balığa hücum ettiğini vurgulayan Kurtça Aydın, “Karadeniz’de eylül ayında palamut başlar, kasım ayına kadar devam eder. Kasım ayından itibaren de hamsi boy gösterir. Karadeniz hamsisi bu sene biraz geç kaldı ama hayırlısıyla çıktı. Karadeniz’de hamsi patlaması bekliyoruz. Şu anda kilosunu 10 liradan satıyoruz ama bu fiyatlar ileride düşer. Palamutta yaşanan bolluğu hamside de bekliyoruz. Hamsi fiyatlarının düşmesi bizim de işimize gelir. Hem vatandaşın hem de bizim yüzümüz güler. Şu anda mezgit kilo 10, kefal kilo 10, barbun kilo 10, çinakop kilo 25 ve istavrit kilo 5 liradan satılıyor. Et ve tavuk fiyatlarının pahalı olmasından dolayı vatandaşlar protein ihtiyacını balıkla karşılıyor. Her bütçeye göre balık mevcut. O yüzden de balık satışlarımız oldukça iyi durumda” diye konuştu.

    Balık tezgahların önünü boş bırakmayan vatandaşlar ise balık almanın et ve tavuğa oranla daha hesaplı olduğunu söylediler.

  • (Özel) AK Parti İzmir’de gözler 3 aday adayında

    Son dönemde İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun da adının geçmesiyle gözlerin çevrildiği İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı için üç isim üzerine yoğunlaşıldığını belirten AK Parti İzmir İl Başkanı Aydın Şengül, “Birçok isim konuşuluyor ama üç isim ön planda” dedi.

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı için Ankara kulislerinde birçok isim konuşuluyor. Son olarak İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun adının geçmesiyle gözler yine İzmir’e çevrildi. Şu ana kadar İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı için İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, eski Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı ve İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörü Nükhet Hotar, Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, AK Parti İzmir İl Başkanı Aydın Şengül gibi birçok kişinin adı geçti. AK Parti İzmir İl Başkanı Aydın Şengül, büyükşehir adayları ile ilgili ilk kez konuştu. Şengül, İzmir’de 3 isme yoğunlaşıldığını ve bu isimlerin arasında karar verilmeye çalışıldığını söyledi.

    Yerel seçim süreci başlamadan hazırlıklara başladıklarını ifade eden AK Parti İzmir İl Başkanı Aydın Şengül, her ilçenin fotoğrafının çekildiğini ve neler yapılması gerektiği üzerinde çalışmalarını tamamladıklarını söyledi.

    Büyükşehirle ilgili de ciddi şekilde çalıştıklarını dile getiren Şengül, “Teşkilatlarımızda kimler aday olabilir, aday konusunda ciddi şekilde profil araştırması ve çalışmaları yaptık. Bir bize müracaat eden aday adaylarımız var bir de onun dışında müracaat etmeyen, siyasetle alakası olmayan ve biz sahaya indiğimizde sahadan aldığımız isimleri, siyasete davet ettiğimiz isimler var. Belki ilk defa bizimle beraber siyasete başlayacak, şu anda aday adayı ya da aday adayı olacak bilmiyoruz. Bu şekilde aday adaylarımız var, onları hazırladık. Bu önümüzdeki süreçte İzmir’de çok zevkli, Türkiye’nin gündemini oluşturacak bir seçim yarışı olacak. İzmir hiç de öyle birilerinin kalesi olmadığı, sağduyulu olduğu, o birikmiş sorunları ve verilen vaatlerin yerine gelmediğini görüyor. İzmir çözüm istiyor. Önümüzdeki süreçte İzmir kararını verecek. Bakalım heyecanlı bir şekilde sürece hazırlanıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Şu anda net 3 isim ön planda ve onlara yoğunlaşıldı”

    Genel merkezin İzmir’den üzerinde yoğunlaştığı 3 ismin olduğunu açıklayan Aydın Şengül, “Şu anda 3 isim gündemde olan ve ön plana çıkan. Birçok isim konuşuluyor ama 3 isim ön planda. İçeriden de dışarıdan da olabilir. Konuşulan adaylara zaten kamu oyuna baktığımızda büyük çoğunluğu İzmirli ama dışarıdan adaylar da var. Biz de merakla bekliyoruz” dedi.

    “Arka planda da konuşulan isimler var”

    AK Parti’nin büyükşehir adayı için birçok ismin konuşulduğunu dile getiren Şengül, “Bir kamuoyunda konuşulan isimler var, bir de kamuoyunun arka planında konuşulan isimler var. Büyükşehir belediyesi ile ilgili bazen sırf renk olsun diye ortaya konulan, alakası olmayan belki belli isimler de basında yer alabiliyor. Ama en doğru kararı teşkilatımız verecektir. Zaten süreç başladı. Büyükşehir belediye başkan adayımız da müracaat edecek diye bir şey yok. Zaten 18’inde temayül yoklamamız var. Teşkilatımızın görüşlerini alacağız” dedi.

    “Bir ay içinde netleşecek”

    Hem AK Parti Genel Merkezi’nin hem de kendilerinin nasıl bir aday olacağı noktasında kamuoyu yoklamaları yaptıklarını dile getiren AK Parti İl Başkanı Şengül, “Şöyle bir algı oluşmuş; adayın sanki çok tanınmış, kamuoyunun bildiği, öne çıkan böyle bir durum yok. Ben öyle kamuoyunda çok tanınmış, bildik isim olması gerektiğine inanmıyorum. Yeter ki gerekli o bilgi, eğitimini almış, yöntemi kabiliyeti olan, kenti tanıyan, kentin sorunlarına çözüm üretebilecek belki çok az tanınan belki hiç tanınmayan bir profil de olabilir. Bakıyoruz, değerlendiriyoruz zaten çok az bir süreç kaldı. Belki önümüzdeki 1 ay içerisinde büyükşehir belediye başkan adayımız netleşecek. Adayın hayatındaki geçen süreç de önemli şimdiye kadar geçişinde herhangi bir defosu olmaması gerekiyor, ciddi anlamda başarılı, yönetim kabiliyeti olan, bilgisi, eğitimi, iletişim kurma kabiliyeti olabilecek bir çok kriterimiz var. Siyaset dışarıdan görüldüğü kadar kolay değildir. İçinde enerjisi olabilen onu yansıtabilecek herhangi birisi olabilir. İş dünyasından, sivil toplum örgütünden, siyasetin içerisinden her kesimden olabilir” diye konuştu.

    “Süleyman Soylu’nun benimsendiğini gösteriyor”

    Son dönemde büyükşehir adaylığı için özellikle Ankara kulislerinde adı geçmeye başlayan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun aday olup olmamasına ilişkin de konuşan Aydın Şengül, “İstanbul oldu mu Süleyman Bey, Ankara’da Süleyman Bey, İzmir’de Süleyman Bey geçiyor. Hepsine yakıştırılabiliyor ki bu da onun ne kadar başarılı bir süreç geçirdiğini ve benimsendiğini gösteriyor. Elbette konuşuluyor, ön plana atılıyor ama ben Süleyman Bey’in böyle bir talebi olmadığını biliyorum. Öyle bir şey olursa da kimse büyükşehir belediye başkan adayımız onu kucaklarız, herkesle çalışırız. Biz zaten tecrübeli bir teşkilat olarak bizim belediye başkan adayımız büyükşehir ve ilçelerde gelmeden önce biz onların neler yapabileceklerine dair bütün hazırlıkları yapıyoruz” dedi.

    “Mahmut Özgener kabul gören bir isim”

    Şu anda seçim kampanya çalışmalarını tamamladıklarını da belirten Aydın Şengül, 10-15 gün sonra kampanyalarının ilk işaretlerini il başkanlığı olarak başlayacaklarını söyledi.

    Kulislerde adı güçlü bir şekilde geçen eski Türkiye Futbol Federasyonu başkanı ve İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener’e ilişkin Şengül, “Mahmut Bey İzmir kamuoyunda, Türkiye’nin de tanıdığı, sivil toplum örgütlerinde görev yapmış, iş hayatında kendini kanıtlamış bir iş adamı ve şu anda İzmir Ticaret Odası Başkanımız. İzmir’deki tüm camiada, toplum kesiminde kabul gören bir isim. Evet ismi geçiyor, konuşuluyor. Kendisiyle ilgili birçok konuda İzmir ile ilgili konularda sürekli irtibat halindeyiz, görüşüyoruz. Önümüzdeki süreçte ne olur aday olur mu olmaz mı, bu hem genel merkezimizin hem de Mahmut Bey’in vereceği karardır” ifadelerini kullandı.

    “Ben il başkanlığını talep etmedim, görev verilirse”

    AK Parti İ Başkanı olarak büyükşehir belediye başkanlığına kendisinin de adının geçtiğinin hatırlatılması üzerine Aydın Şengül şunları söyledi:

    “Evet ismim gündeme getiriliyor. Ben il başkanı olmadan önce, il başkanı adayı olmadım. Gerekli araştırmalar yapıldı, kamuoyuna ve teşkilatlara soruldu, bizi uygun gördüler, görevi tevdi ettiler, biz de göreve başladık. Önümüzdeki süreç ile de ilgili beni büyükşehir belediye başkanlığına adayım diye bir şey söz konusu değil. Ben il başkanıyım ve şu anda İzmir’de gerçekten başarılı olmak istiyoruz, belediye sayımızı artırmak, büyükşehir belediyesinde de Ak Parti belediyeciliği getirmek istiyoruz. Bununla ilgili de tüm çalışmaları yapıyorum. Önümüzdeki süreçte ne olur, nasıl bir süreç çıkar, bize böyle bir görev verirler mi hiç onları düşünmüyorum, ben önüme bakıyorum. Görev verildiği zaman zaten kamuoyu da ne olduğunu görecektir. O görevi aldığımız teşkilat terbiyesi gereği biz gerçekten 15-16 yıldır gözümüzü AK Parti’de açtık, her kademesinde görev yaptık. Ben teşkilatımızın mahalle temsilcisinden il temsilcisine, milletvekilinden genel merkeze kadar tüm kademelerini biliyorum, hepsiyle çalıştım. Şehir plancısıyım, İzmir’in sorunların çok iyi biliyorum. Nasıl bir çözüm önerisi getirilebileceğini geçmişte milletvekilliği ve il başkanlığı yaptığım süreçte birçok projenin çözümü noktasında ciddi katkılarımız oldu. Şu anda il başkanlığım sürecinde de aynı şekilde bunu yapaya çalışıyorum. Ben kentimi, şehrimi seviyorum. Ben İzmir’den 3 gün ayrı kaldığımda özlüyorum ve İzmir’in daha iyi şeyler hak ettiğini düşünüyorum. Büyükşehir adaylığında ben ya da şu asla biz böyle bir kaygı içerisinde değiliz. Kim olursa olsun AK Parti adayı biz bir ekibiz. Biz tek başımıza başarıyı kazanmayız, ekibimizle birlikte kazanırız.”

    Büyükşehir belediye başkanlığı için CHP’nin büyükşehir adayının açıklanmasını beklemeyeceklerini dile getiren Şengül, Aralık ayının ilk haftasında büyükşehir adayının belli olacağını, ardından ilçe belediye adaylarının belirleneceğini ve yıl sonuna kadar adayların netleşeceğini söyledi.

    “CHP’den kim aday olursa olsun işimize bakıyoruz”

    CHP’nin adayının kim olacağının kendileri için bir önem arz etmediğini dile getiren Şengül, “Biz onların içlerine karışmak da istemiyoruz. Kim aday olur ne olur biz işimize bakıyoruz rakip partinin eksikliklerini bulalım, onu karalayarak onun üzerinde siyaset yapalım bunlar eskidi bunu etik ve doğru bulmuyorum” diye konuştu.

    “En fazla kadın aday bizde olacak iddia ediyorum”

    Seçimlerde şimdiye kadar olan seçimlerden daha fazla kadın adayın ön plana çıkacağını da açıklayan Şengül, “Mümkün olduğunca şimdiye kadarki en fazla kadın aday olmasını istiyorum İlçelerle ilgili o konuda ciddi çalışmamız var. Ciddi kadın adayımız olacak, diğer siyasi partilerden çok daha fazla kadın adayımız olacak İzmir’de iddia ediyorum” dedi.

    Adaylık başvurusu 100’ü geçti

    AK Parti’de 5 Kasım’da başlayan ve süresi uzatılan adaylık başvurularının 100’ü geçtiğini de sözlerine ekleyen Şengül, “Şu anda başvuru sayısı 100’ü geçti ama bunun içinde ilçe başkanlarımız yok, onlardan da aday olmak düşünenler var. 30 ilçemizde 100’ü geçmiş durumda ve beklediğimiz çok üstünde. Daha önceki seçimlerle bu seçimi ayırdık. ‘Herkes aday adayı olmasın yarış içerisine girmesin.’ Hatta biraz da bizden izin almadan adaylık başvurusu yapmasın biraz da o yüzden frenledik. Belki çok daha fazla olurdu ama böyle herkesin de 200-300 başvuru olup da sonra kendi aralarında çatışmalarını, kutuplaşmalarını istemiyorum. Ama yine de hereksin demokratik hakkı süreç içerisinde de herkese çağrıda bulunduk, ‘müracaat etmek isteyen etsin’ diye. Şu anda süreç devam ediyor. Biz adaylık başvurularını aldık, tartışıyoruz, bakıyoruz, anketler yapıyoruz aday adaylarımız arasında, temayül yoklamalarımız var. Genel merkezimizle, milletvekillerimizle görüşüp nihai kararı hep birlikte vereceğiz. Büyükşehir belediye başkan adayımız netleştikten sonra hep beraber ortak akılla belirleyeceğiz” diye konuştu.

  • EYT yasası için gözler TBMM’de

    Son dönemde gündemde olan Emeklilikte Yaşa Takılanların mağduriyetlerine yönelik çözümler sıralandı. Yapılan değerlendirmelere göre emeklilikte yaşa takılan SSK’lıların 4447 sayılı kanun öncesi hakları verilirse 3 seçenekle emekli olmaları mümkün olabilecek.

    İşsizliğin çift haneli rakamlara ulaştığı piyasa şartlarında, çoğunun belirli bir yaş seviyesininde üstünde olmaları nedeniyle, maalesef iş bulmada dezavantajlı konumunda bulunmaktadırlar. Hemen hemen her aileyi ilgilendiren EYT mağdurlarının oluşmasına sebep olan 4447 Sayılı Kanundur. Bu kanun 1999 yılında deprem esnasında yürürlüğe konuldu. İsa Karakaş Türkiye Gazetesi’ndeki köşesinde Emeklilikte Yaşa Takılanlara (EYT) destek olabilmek için kaleme aldığı yazısında, EYT yasası çıkarsa olabilecek değişiklikleri ele aldı.

    Gözler açılacak olan TBMM’de

    Bugünlerde gerek kamuoyunda gerekse bir çok parti ve millletvekilleri tarafından bu kıymetli vatandaşlarımızın sorunları konusunda pozitif gelişmeler olmuştur.Her partiden bir çok milletvekilinin bu sorunu sahiplenmesi dolayısıyla EYT mağduriyetinin siyaset üstü haline gelmesi sevindirici bir gelişme.

    EYT’li SSK’lıların emekliliği

    Emeklilikte yaşa takılan SSK’lıların 4447 sayılı kanun öncesi hakları verilirse 3 seçenekle emekli olmaları mümkün olabilecek.

    Buna göre, kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş olması ve en az 5000 gün veya, kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş olması, 15 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 3600 gün yahut, kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş olmakla beraber, kadın ise 20 erkek ise 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 5000 gün, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş olması gerekecek.

    EYT’li memurların emekliliği

    Emeklilikte yaşa takılan emekli Emekli Sandığı iştirakçilerine 4447 sayılı kanun öncesi hakları verilirse; kadın iştirakçilerden 20, erkek iştirakçilerden 25 fiili hizmet yılını dolduranların istekleri üzerine emekli aylığı bağlanabilir.

    Stajyer ve çıraklar EYT’den emekli olabilirler mi?

    Çıraklık ve stajerlik geçen sigortalılık sürelerinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi kesilmediğinden emeklilik başlangıcından sayılmıyor. Dolayısıyla EYT yasası çıksa bile 8 Eylül 1999 tarihinden önce sadece çıraklık-staj sigortası bulunanlar bu yasadan faydalanamaz. Faydalanmak için bir gün bile olsa belirtilen tarihten önce uzun vadeli sigorta kollarına tabi primin bulunması gerekmektedir.Çalışması olan ve tüm sigorta kollarına tabi(işçi-memur-sözleşmeli-esnaf-sanatkar-şirket ortağı) çalışanları kapsayacak. Bu bağlamda normal SSK’lı işe başlama belirtilen tarihten sonra olduğundan EYT kapsamına girmeniz mümkün değil.58 yaş ve 7 bin gün primle emeklilik hakkını kazanmak mümkün.

    EYT’li Bağ-Kur’luların emekliliği

    Emeklilikte yaşa takılan Bağ-kur sigortalılarına belirten kanun öncesi hakları verilirse; Bağ-kur’lu kadınlar 20, erkekler ise 25 fiili hizmet yılını (9000 gün) dolduranlar emekli aylığı bağlanabilir.

    2008’de EYT mağdurları oluşmaması için titiz davranıldı

    20008 yılında sosyal güvenlik sistemiyle ilgili olarak emeklilik şartları dahil olmak üzere cumhuriyet tarihimizin en köklü düzenlemeleri yapılmıştı. Bu düzenlemeler yapılırken mevcut çalışanların emeklilik şartlarına ’yaş’ engeli gibi hiçbir zorlaştırıcı şart getirilmemesine, çalışanların mağdur edilmemesine hassasiyetle davranıldı.Bu konuda çıkarılan kanun maddelerininm yürürlülük tarihleri esas alınarak “30 Nisan 2008” tarihi baz alınarak düzenleme yapılmıştı. Buna göre belirtilen tarihten önce, bir gün bile çalışanın emeklilik şartları zorlaştırılmadı, yaş engeli de konulmadı.Böylece mevcut çalışanların müktesep hakları korunmuştu. 30 Nisan 2008 tarihinden sonra ilk defa işe girecek olanların ise ta 2035 yılından sonra emeklilik primlerini dolduracağı tarihe göre emeklilik yaşı yükseltildi.

  • Gözler ormanda, ekipler alarmda

    Kurban Bayramı tatilinde yerli turist akınına uğraması beklenen Muğla’da, Orman Bölge Müdürlüğü çadır kamp alanlarındaki piknik ateşi için teyakkuza geçti. Muğla Orman Bölge Müdürü Mehmet Çelik, tatilcileri piknik ateşi yakmamaları konusunda uyardı.

    Yüzde 68’i ormanlarla kaplı Muğla’da her gün çıkan küçük çaplı orman ve anız yangınları ekiplerin anında müdahalesi ile kontrol altına alınıyor. Bölgede bulunan 56 yangın gözetleme kulesindeki personel 24 saat boyunca dürbünlerle ormanları sürekli kontrol altında tutuyor. Kuledeki görevliler, bölgelerde en küçük bir duman görülmesi durumunda yer ekiplerini harekete geçiriyor.

    “Orman yangınları için çok kritik bir döneme girdik”

    9 günlük Kurban Bayramı tatiline gelecek tatilcileri ateş ve piknik konusunda uyaran Bölge Müdürü Çelik, orman yangınları açısından da çok kritik bir döneme girdiklerini açıkladı. Çelik, “Muğla Orman Bölge Müdürlüğümüzün sorumluluk alanının yüzde 68’i ormanlarla kaplı. Bu ormanları korumak bizim görevimiz. 24 saat esasına göre nöbetimiz, çalışmalarımız devam ediyor. Bayram tatilinde bizim bayram yapma gibi bir şansımız yok, çünkü görevimizin başındayız. Dönem itibari ile Eylül ayına yaklaştık ama nemin düştüğü, rutubetin düştüğü, rüzgarın arttığı, hele hele kuzey rüzgarlarının bol miktarda olacağı bir dönemdeyiz. Bu dönem de bizim için en tehlikeli dönem. Dolayısı ile nöbetteyiz ve görevimizin başındayız. İnşallah zararsız, yangınsız bir bayramı atlatırız. İnsanlarımızı duyarlı olmaya davet ediyoruz” dedi.

    “Teyakkuzda olmamız gerekiyor”

    Kurban Bayramı tatili için Muğla’ya gelecek vatandaşları da uyaran Orman Bölge Müdürü Çelik, “9 gün bayram tatili ilan edildi. Biz ormancılar için maalesef tatil diye bir şey yok. Milli servetimizi ormanlarımızı beklememiz gerekiyor. Teyekkuzda olmamız gerekiyor. Ağustos ayı itibari ile nemlerin düştüğü bir dönemdeyiz. Bu dönemin tatil olması sebebiyle yurt içinden ve yurt dışından seyahat eden ziyaretçilerimiz olacak. Seyahat ederken araçlarından sigara izmariti atmalarını istemiyorum. Çünkü attıkları her sigara izmariti bize büyük bir külfet ve büyük bir zarar veriyor ve maalesef canımız yanıyor. Tatile gelen ziyaretçilerimizin her yerde ateş yakmalarını istemiyoruz. Sadece piknik alanı olarak belirlenen alan varsa burada ateş yaksınlar ki yakmamaları en iyisidir. Çünkü bıraktıkları her ateş bize zarar olarak ormanlarımızın yanması için bir etken oluşturuyor. Bunları özellikle gelen ziyaretçilerimizden ısrarla istiyoruz” dedi.

  • Temassız kredi kartı olanları bekleyen tehlikeyi gözler önüne serdi

    Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde teknolojinin vatandaşların olduğu gibi hırsızların da işini kolaylaştırdığını ispatlamak isteyen bir esnaf, temassız kredi kartlarıyla hırsızlığın nasıl yapıldığını uygulamalı olarak göstererek, sosyal paylaşım sitesindeki hesabından paylaştı.

    Bir anda milyonlarca insanın izlediği ve paylaştığı uygulamayla Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre, adedi 13,6 milyonu aşan temassız kartlardan çok basit bir yöntemle vatandaşların bilgisi dışında para çekilmesini gözler önüne seren esnaf Türkiye gündemine oturdu.

    Toplu taşıma araçları gibi kalabalık yerlerde kurbanlarına yaklaşan hırsızların, rakamı önceden girdikleri tutarları, pos cihazını kurban olarak seçtikleri vatandaşa yaklaştırarak temassız özellik sayesinde çekebildiğini gözler önüne seren Ayvalık restoran işletmecisi İzzet Durko, paylaştığı videosuyla adeta bir fenomen haline geldi.

    İş yerinde bir çalışan bir genç kızın çantasına kendisine ait temassız kredi kartını koyan İzzet Durko, daha sonra işletmesine ait post cihazına sembolik bir para bedeli yazarak, genç kızın sırtındaki çantasına post cihazını yaklaştırarak, temassız karttan post cihazı hesabına bu parayı transfer etti. Cep telefonuyla çektiği bu görüntüyü paylaşan İzzet Durko, temassız kredi kartı kullanan vatandaşları bu tür bir mağduriyetle karşılaşmamaları için de uyarmayı ihmal etmedi.

    İzzet Durko, gelişen teknoloji sayesinde okuyucusu olan tüm noktalarda 90 liraya kadar olan işlemlerin şifreye gerek kalmadan temassız kartlarla gerçekleştirildiğini hatırlattı.

    “Rakam küçük olduğu için bankalardan da herhangi bir uyarı mesajı gelmiyor”

    Bu özellik sayesinde bozuk para aramadan ve para üstü beklemeden kartlarını cihaza gösterip kolayca ödeme yapabildiğini kaydeden Durko, “İşte bunu fırsat bilen sahtekarlar, gün içinde kalabalık yerlerde şansını deniyor. Usulca yaklaşan dolandırıcılar, cihazı size doğru tutarak önceden makineye yazdığı herhangi bir rakamı temassız özellik sayesinde kartınızdan çekiyor. Mesela otobüste ayakta gidiyorsunuz, bu kişilerin yanınızda durması ve elindeki cihazı yaklaştırması yeterli. İlgili teknolojinin en önemli özelliği, işlemin saniyeler içinde gerçekleşmesi yani cihaz kredi kartınızı okuduğu an ödeme tamamlanıyor. Semt pazarlarında, otobüste, alışveriş merkezinde, parkta kısacası her yerde hedeftesiniz. Rakam küçük olduğu için bankalardan da herhangi bir uyarı mesajı gelmiyor” dedi.

    Temassız kredi kartlarında yaşanılan bu durumun önüne geçilebilmesi için kartların koruma kılıflarının içinde saklanması ya da temassız kredi kartlarına bu işlem için şifre konulması gerektiğine işaret eden İzzet Durko, “Rakamlar ufak olduğu için kart ekstremiz geldiğinde çoğumuz fark etmiyor veya umursamıyoruz. Bu şekilde günde yüzlerce hatta binlerce kişinin kartından işlem yapıldığı tahmin ediliyormuş. Sorunun şu andaki tek çözümü ise vatandaşın dikkati. Ay sonundaki ekstreleri kontrol etmek ve harcamaları not etmek de önemli. Şüpheli işlemin bankaya bildirilmesinin yanında savcılık ve Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki Bilişim Suçları Daire Başkanlığına başvuru yapılabilir” diye konuştu.

    Ayvalıklı restoran işletmecisi İzzet Durko, paylaştığı videoyu izleyen pek çok insanın kredi kartından neden eksilmelerin olduğunu anlayınca, tüm bankaların kartlarından yapılabilecek bu sahtekarlıklara karşı banka şubelerine giderek temassız kredi kartlarını iptal ettirmeyi düşündüklerini de kaydetti.

    “Vatandaşlar bu tür sahtekarlıklara karşı uyanık olmalıdır”

    Bazı bankaların yetkilileri de isim vermeden yaptıkları açıklamalarda, “Tüketiciler, çok dikkatli olmalı. Vatandaşın bir anlık dikkatsizliğinden yararlanan bu kişilere karşı uyanık olunması, firma bilgilerinin ve harcamalarımızın iyi takip edilmesi gerekir. Gerekirse bu tip kartları kullanmayın, hatta ciddi şüpheleriniz varsa doğrudan banka şubesinden işlem yapın” ifadelerini kullandı.

    Öte yandan uzmanlar da adeta peynir ekmek gibi pos cihazı dağıtılmasına ve denetimlerin yetersizliğine dikkat çekerek, “Örneğin, ülkemizde bir kişinin ismine pos cihazı çıkarılabiliyor. Kredi kartı ekstremizde bazen firma adı değil ad soyad ve alışveriş tutarını görüyoruz. Yani kişi belli bir şirket adına değil, kendi ismiyle pos cihazını kullanıyor. Haliyle buradaki alışverişi hatırlamıyor dikkat bile etmiyoruz” dedi.