Etiket: göstermekti”

  • Sosyolog Erol Erdoğan: “Cuntacıların isteği dindarları marjinalleştirmek ve komik göstermekti”

    Sosyolog Erol Erdoğan, 28 Şubat postmodern darbesinde cuntacıların isteğinin dindarları marjinalleştirmek ve komik göstermek olduğunu söyledi.

    Türkiye Gençlik Vakfı tarafından Kırıkkale Üniversitesi Mavi Salon’da düzenlenen panelde, 28 Şubat sürecinde ve sonrasında yaşananlar konuşuldu. 12 Eylül darbesini yapan zihniyetin Türkiye’deki bütün siyasi cepheler için farklı politikalar izlediğini söyleyen Sosyolog Erol Erdoğan, “İslamcılara, dindarlara, muhafazakarlara uyguladığı politikanın iki tane temel amacı vardı. Birincisi siyasetteki Müslümanları yer altına çekmek, marjinalleştirmek, mümkünse silaha sarılmalarını sağlamak, ötekileştirmek. İkincisi de Müslümanlığı komikleştirmek. O dönemleri yaşayanlar geriye doğru giderse ekranları, ekranlara çıkan tuhaf hocaları hatırlayacaklardır. İmam hatiplerle ilgili baskıları hatırlayacaktır. Zaten siyasete yasak gelmesinin temel nedenlerinden biri de buydu, çok sayıda derneğin kapatılmasının nedenlerinden bir tanesi de buydu. Müslümanlık komikleşsin, Müslümanlar da, siyasette olanlar da yerin altına çekilsin yani silaha başvursun, temel mantık buydu. Erbakan Hoca’dan Allah razı olsun. Sadece Erbakan Hoca’ya değil, o dönemdeki bütün ağabeylerimize, hocalarımıza, İslam’ı temsil noktasında yer alan bütün hocalarımıza teşekkür etmemiz gerekir. Bu oyuna düşmediler. O dönem 70 yaşındaki başörtülü bir kadını da, Kur’an kursuna giden çocuğu da aynı kefeye koyarak hepimizi düşman ilan ettiler. 28 Şubat’tan sonra ise cunta 2002 seçimlerine kadar elini yönetimden çekmemiştir. Üçlü koalisyonların dördüncü ortağı olmuştur” dedi.

    AK Parti Kırıkkale İl Başkanı Nuh Dağdelen ise, yaşanan dönemde ülkedeki ekonomik duruma dikkat çekerek, dönemin gazetelerinin manşetlerinden örnekler verdi. Dağdelen, “Bu dönem içerisinde ülkede irtica var, devlet gidiyor, devletin birliği bütünlü bozuluyor derken 21 tane bankanın içi boşaltıldı. 2001’de Türkiye Cumhuriyeti en ağır ekonomik krizini yaşadı. Yazarkasaların esnaf tarafından dönemin Başbakanına fırlatıldığı görüntüleri izlemişsinizdir. İşte o dönemde bankalarımızın içi boşaltılmış, 5 milyar 338 milyon dolar bir gecede uçmuş gitmiştir” dedi.

    28 Şubat sürecinde gazeteci Hasan Karakaya’nın kaleme aldığı bir köşe yazısından bahseden Dağdelen, yazının dönemin anlayışına verilmiş en iyi cevap olduğunu da dile getirdi.

    Panelin diğer konuşmacıları Prof. Dr. Cemal Fedai, Doç. Dr. Özgür Selvi ve Betül Biçkioğlu ise dönemin siyasi şartlarını ve yaşanan sıkıntıları anlattılar. Panele İl Genel Meclisi Başkanı Murat Çaykara, İl Milli Eğitim Müdürü İsmail Çetin, Kredi Yurtlar Kurumu İl Müdürü İsmail Haluk Karahan, Yahşihan Belediye Başkanı Ahmet Sungur ve çok sayıda kişi katıldı.

  • Kayınpeder cinayeti sanığı: “Amacım korkak olmadığımı göstermekti”

    Samsun’da pompalı tüfekle kayınpederini öldürüp, kayınvalidesini de yaraladığı gerekçesiyle tutuklanan damadın yargılanmasına başlandı.

    Olay, Samsun’un İlkadım ilçesi Derebançe Mahallesi’nde 29 Kasım’da meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Tarık Yıldız (32) eşi Ayşe Yıldız (29) kendisinden ayrılıp baba evine dönen kayınbabasının evinin önüne giderek burada kendilerini dışarı çağırdı. Önce havaya pompalı tüfekle ateş açan damat Tarık Yıldız, evden dışarı çıkan kayınbabası Arif Aktürk (56) ile kaynanası Havva Aktürk’e (56) doğru pompalı tüfekle kurşun yağdırdı. Olayda Arif Aktürk ve eşi Havva Aktürk yaralandı. Hastaneye kaldırılan yaralılardan Arif Aktürk acil serviste hayatını kaybetti.

    Olaydan sonra polis tarafından yakalanarak tutuklanan Tarık Yıldız hakkında Samsun 3. Ağır Ceza Mahkemesinde “ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezası istemiyle dava açıldı. Bugün görülen davanın ilk duruşmasında kendini savunan Tarık Yıldız, “Ayşe Yıldız ile 4 yıldır evliyiz. Evliliğimiz boyunca sürekli tartıştık. Kayınpederime bu durumu anlattım. Ancak, eşimi ve çocuğumu alıp gitti. Daha sonra eşimden ve çocuğumdan ayrı kalınca pişmanlık duyup onları eve geri getirdim. Eşim şiddet gördüğünü iddia ederek polise şikayette bulundu. Bir ay evden uzaklaştırma cezası aldım. Sonra çocuğumu bana göstermediler. Çocuğun velayeti konusunda her defasında eşim sorun çıkardı. Eşimin ailesine karşı saygılı davrandığım için beni korkaklıkla suçladılar. Evlerinin önüne gelip pompalı tüfekle 3-4 el havaya ateş açtım. Amacım korkak olmadığımı göstermekti. Onları korkutmak istedim. Kayınpederim bana hakaretler etti. Aracıma binip geri geri giderken kayın pederim ve kayınvalidem peşimden geldiler. Bir anda bana saldırdılar. Kayınvalidemin elinde sopa vardı. Kayınpederim elimdeki tüfeğini almak isterken tüfek ateş aldı. Daha sonra yine tüfek ateş aldı. Sırtımda bir acı hissettim. Dönerek baktığımda kayınvalidemin elinde sopa vardı. Tüfek yine ateş aldı. Kimlerin vurulduğunu bilmiyorum. Kaçarken ’ambulans çağırın’ sesleri duydum ve vurulan olduğunu anlatım. Sonra polis geldi ve silahı yere bırakıp teslim oldum” dedi.

    “Babamı karşıdan ateş ederek vurdu”

    Duruşma da tanık olarak dinlenen Ayşe Yıldız, “4 yıllık evliliğimizde kavgalarımız olduğu doğrudur. Her defasında kendisi bana şiddet uyguluyordu. 4 yıl boyunca evliliğimizi ayakta tutmak için çalıştım. Beni sürekli boşayacağını söylüyordu. Olay sabahı annem, evin önüne Tarık gelmiş diye bizi uyandırdı. 2 el silah sesi duydum. Babam evden dışarı çıkmak istedi. ’Elinde silah var’ deyince ’kuru sıkı silahtır’ dedi. Gittiğini düşünerek evden dışarı çıktım. Bu sırada araçtan inip elinde tüfekle anne ve babamın yanına geldi. Silah sesi duydum. Ben şoka girdim. Anne ve babamın vurulduğunu gördüm. Babamın onunla hiçbir teması olmadı. Babamı karşıdan ateş ederek vurdu” diye konuştu.

    “Araçtan indi ve ateş etti”

    Olayda kocası ölen ve kendisi de yaralanan Havva Akktürk ise, “Silah sesi duyduk. Eşim evden dışarı çıkmak istedi. Kendisini göndermedik. Polisi aradık. Gitti diye rahatlayarak evden dışarı çıktık. Tarık aracın şoför koltuğundaydı. Araçtan indi ve ateş etti. Önce bana mı yoksa eşime im ateş etti onu hatırlamıyorum. Bize ateş ederken 5-6 metre mesafedeydi. Eşimle arasında arbede olmadı. Ben de kendisine vurmadım. Olay çok kısa sürede oldu. Olay nedeniyle şoke oldum. Şikayetçiyim” şeklinde konuştu.

    Duruşmada dinlenen tanıklar da Tarık Yıldız’ın olay sırasında eşi Ayşe Yıldız’a da ateş ettiğini ancak Ayşe Yıldız’a müdahale edip eğilerek saklamaya çalıştıklarını söylediler.

    Duruşma mahkemeye gelmeyen 2 tanığın dinlenmesi için 5 Mayıs’a ertelendi.