Etiket: Gösterdiler

  • Korona tehdidine rağmen kadına şiddete tepki gösterdiler

    Korona tehdidine rağmen kadına şiddete tepki gösterdiler

    Eskişehir’de ’25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ sebebiyle organize edilen yürüyüşte bildiriler okunup sloganlar atılırken bazı anlarda sosyal mesafe kuralına uyulmadığı gözlemlendi.

    Gün kapsamındaki yürüyüş ve protesto öncesinde Espark önünde basın açıklaması okundu. Protestoya, kadın haklarını savunan çeşitli sivil toplum kuruluşlarından onlarca üye katılırken kadına yönelik şiddet ve tacizlere karşı sloganlar atıldı. Yetkililer, sosyal mesafenin korunması şartıyla yürüyüş yapılmasına izin vereceklerini belirtse de yürüyüş sırasında insanların mesafelerini korumadıkları görüldü.

    Cinayete kurban giden kadınlar anıldı

    Bu yıl 269 kadının öldürüldüğünü vurgulayan kadınlar, İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasını istediklerini belirtti. Kalabalık adına bir basın açıklaması okuyan Ebru Özkan, “Genç kadınlar şiddetten kurtulmaya çalışıyor. Tıpkı Melek Aslan gibi. Şiddetten korunmak için koruma kararları aldırırken, geride kitapları kalıyor. Tıpkı Pınar Aslan, Zeynep Şenpınar gibi. Hepsi kendi ayakları üzerinde durmak, kendi kararlarını almak, eşitçe yaşamak istiyordu. Biz ölmek değil yaşamak istiyoruz” dedi.

    Polis ekipleri yürüyüşe eşlik etti

    Polis ekiplerinin önlem amaçlı eşlik ettiği yürüyüş sırasına Doktorlar Caddesi üzerinde bazı noktalarda durulup açıklamalara devam edildi. Suç işleyenlerin cezasız kalmaması gerektiğini ifade eden kadınlar, pankart açıp slogan attı. Yürüyüş, Adalar Porsuk Çayı’nda sonlandırıldı ve son açıklamalar yapıldı. Kalabalık, etkinliğin olaysız bir şekilde tamamlanmasının ardından dağıldı.

  • Tarihi Kırkpınar Başpehlivanları Sorgun Er Meydanında Boy Gösterdiler

    Yozgat’ın Sorgun Belediyesi tarafından bu yıl 10’uncusu düzenlenen Geleneksel Yağlı Güreşlerine vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Sorgun Aydınlıkevler Mahallesinde düzenlenen güreş müsabakalarına Yozgat Valisi Kemal Yurtnaç, AK Parti Yozgat Milletvekili Ertuğrul Soysal, Sorgun İlçe Kaymakamı Mustafa Altınpınar, Sorgun Belediye Başkanı Murat Gürbüz, İstanbul Yozgatlılar Federasyonu Başkanı Ahmet Yılmaz ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Tarihi Kırkpınar Başpehlivanları İsmail Balaban, Ali Gürbüz, Fatih Atlı, Hamza Köseoğlu, Süleyman Sarı, Okan Acar, Kürşat Korkmaz, Ekrem Yavuz, Süleyman Aykırı, Hüseyin Demir, Ali Altun, Ali Yanıltma, Faruk Akkoyun, Serkan Serttürk, Ali Rıza Kaya ve Ramazan Bircan yanı sıra yaklaşık 100 güreşçi Sorgun Er Meydanında boy gösterdi. Bazı vatandaşlar müsabakalarda güreş tutan sporcular kadar heyecanlı oldukları görüldü.

    Sorgun Belediye Başkanı Murat Gürbüz, müsabakalar sırasında yaptığı konuşmada, şunları söyledi. “Heryıl geleneksel hale getirdiğimiz gurbetçiler şöleninin bu yıl 10’uncusunu yapıyoruz. Şölenlerin ilk günde siz değerli vatandaşlarımızın heyecanla izlediği güreş müsabakaları ile şölenimiz başladı. Bugün burayı şereflendiren çok kıymetli misafirler umarım memnun oluyorsunuzdur. Kırkpınar’ın en güzide pehlivanları burada hepinize iyi eğlenceler diliyorum” dedi.

  • Saldırıya uğrayan şehit annesi konuştu: “Kadınlar bana saldırdı saygısızlık yaptılar. Bana tepki gösterdiler bende onlara tepki gösterdim”

    Bursa’da Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) standında görev yapan bir kişinin şehit annesi Ayşe Güngör’e saldırdığı iddia edilirken saldırın ardından Ak Parti milletvekili adayları ve Milliyetçi Hareket Partisi milletvekili adayları şehit annesini ziyarette bulundu. Açıklamalarda bulunan şehit annesi Ayşe Güngör, ” Cumhurbaşkanı bana sahip çıksın beni yanına çağırırsın onun ile görüşmek istiyorum” dedi.

    Bursa’nın merkez Osmangazi ilçesi Merinos semti Orhangazi Parkı’nda şehit annesi olduğu öğrenilen Ayşe Güngör, iddiaya göre siyasi partilerin seçim stantlarının bulunduğu alanda CHP’nin standına ’Siz teröristlerle nasıl el sıkışırsınız?’ diye yürümek istedi. O esnada CHP stant görevlileri kendilerine tepki gösteren Ayşe Güngör’e saldırmaya başladı. Saldırının ardından şehit annesi olduğunu dile getiren Ayşe Güngör’ün çığlıklarını duymayan CHP’liler yaşlı kadına saldırmaya devam etti. Ayşe Güngör’ün Giresun’un Şebinkarahisar ilçesinde arkadaşıyla şakalaşırken tüfeğin ateş alması sonucu yaralanan ve kaldırıldığı Sivas Asker Hastanesi’nde hayatını kaybederek şehit olan Jandarma komando er Mehmet Güngör’ün annesi olduğu tespit edildi. Saldırının ardından Şehit annesi Ayşe Güngör’ün evine gelen Ak Parti Milletvekili Adayı Osman Mesten , İsmail Özkan ve Milliyetçi Hareket Partisi Milletvekili Adayı Muhammet Tekin, geçmiş olsun ziyaretinde bulundu.

    Saldırıya uğradığını iddia eden şehit annesi Ayşe Güngör,” Ben SSK’ya gitmiştim oradan gelirken köprünün altından geçtim Ulucami’ye giderken namaz kılmaya gidiyordum. Onlar da oraya çadır kurmuşlar, o çadırı kurarken bana afiş uzattı. Ben de ne uzatıyorsunuz afişi almıyorum sizin Cumhurbaşkanı adayınız Edirne’de PKK’yı ziyaret etti. Siz bana ne olduğunu bilmeden afiş uzattınız. Bende attım afişini almadım. Kadınlar bana saldırdı saygısızlık yaptılar. Bana tepki gösterdiler bende onlara tepki gösterdim. MHP’liler beni ayırdı MHP olmasaydı onlar beni linç ediyordu. Üstüme saldırdılar kollarımı yırttılar. Ondan sonra karakola gittim. Şikayetçi olmuştum sonra polisler ikna etti bende olmadım vazgeçtim. Bu saatten sonra böyle kalmasını istiyorum o kadar yükseğe gitmesini istemiyorum ama onlar bana saygısızlık yaptılar. Hangi hükumet gelirse gelsin benim vatanımdır hükümetimdir benim hiç birisi ile alakam yok. Benim CHP ile işim yok ama onlar bana afiş uzattı. Onların Cumhurbaşkanı adayı gitti PKK’yı ziyaret etti. Ben kabul etmedim ben onun afişini almak zorunda değilim. Onlar bana attın diye tepki gösterdi. Onlar bana saygısızlık yaptı. Ben onlara saygısızlık yapmadım. Cumhurbaşkanı bana sahip çıksın beni yanına çağırırsın onun ile görüşmek istiyorum” dedi.

    Olay hakkında bilgi aldıktan sonra şehit annesi Ayşe Güngör’e geçmiş olsun ziyaretine gelen Ak Parti milletvekili ve milletvekili adayı Osman Mesten , Bu gün maalesef menfur ve müessif bir olay hukuğu bulmuş. Gemlikte Şehit Mehmet Güngör’ün annesi Ayşe teyzemizi bizde ziyaret ettik. Ayşe Teyzemiz Bursa merkezinde CHP’li üyelerin kendisine broşür vermek istemesi ve CHP olduğundan dolayı şehit annesi olduğundan dolayı da özellikle terörist sevicisi olan Selahattin Demirtaşı’ı, genel başkanlarının Cumhurbaşkanı adaylarını ziyaret etmesi ve buna benzer HDP ve diğer teröristler ile ilişkilerinden dolayı CHP’lilerin buna tepki göstermek maksadı ile broşürünü kabul etmemesi üzerine CHP’li üyeler annemize saldırıda bulunmuş. Hakikaten dikkat çekici ve müessif bir olaydır. Olayı gerçekleştiren her kimse kınıyoruz. Şehit annesi bizim annemizdir. Bizde Gemlik’te seçim çalışmalarındaydık hemen olayı duyar duymaz kendisini ziyarete geldik. Bu tepkisi haklı bir tepkidir. CHP’nin CHP’li üyelerin şehit ailelerine yakın olmak yerine tam tersine ülkemizi bölmek isteyen bunca insanımızın kanına giren ve halende bu düşüncelerinden vazgeçmeyen teröristleri ve terörist sevicilerine yakın durmalarından dolayı milletimiz gereken tepkiyi gösteriyor. Daha önce bazı şehit cenazelerinde benzer olaylar hukuğu bulmuştu. Ben buradan CHP’li üyelere CHP’li temsilcileri biraz izan diliyorum. Vatanın milletin bölünmesi için uğraşanların yanında değil şehit ailelerin yanında bulunmaları gerektiğini ifade ediyorum. Onlar şehit ailelerinin yanında durmayabilirler ama biz onların yanındayız her daim. Şehit annesi bizim annemizdir zaten sürekli bizim partimizin temsilcileri Gemlik’te mükim olan Belediye Başkanlarımız sürekli kendileri ile irtibat halindedirler. Bu bizim ailemizdir. Bizim annemizdir, biz vatanımızın birliği ve bütünlüğü için uğraşan insanlarız. Bu müessif olayı tekrar kınadığımı ifade ediyorum. Yasal işlem hemen orada polis ekipleri tarafından tutanak tutulmuş ifadeler alınmış ancak bunun üzerine mutlaka ilgili devlet kurumları da gidecektir. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız olmak üzere şehit ailesi yakınları ilgili dernekleri başta olmak üzere bizde bunun takipçisi olacağız. Adli süreç mutlaka devam edecektir” dedi.

  • İnsanlığın ölmediğini bir kere daha gösterdiler

    Giresun’un Eynesil ilçesinde üniversite öğrencisi ikiz kız kardeşler yaptıkları örnek davranış ile insanlığın ölmediğini bir kere daha gösterdiler.

    Giresun Üniversitesi ve Tokat Üniversiteleri de eğitim gören, aslen Çorumlu olan ikiz kardeşler, sokak köpeklerinin kaşınmasına ve kendilerini yara bere içerisinde bırakmasına dayanamayınca, eczaneden ilaç alıp köpekleri ilaçlayarak adeta insanlık dersi verdiler.

    Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencisi olan Ebru Durmuş, Giresun Üniversitesi Eynesil Kamil Nalbant Meslek Yüksekokulu Sosyal Hizmetlerde okuyan ikiz kız kardeşi Elif Durmuş’u ziyarete geldiğinde sokaklarda köpeklerin kaşınmasından büyük rahatsızlık duyarak onları ilaçlamaya karar verdiklerini söyledi. İnsanların bakışlarına aldırış etmeden köpekleri yere yatırıp onları tek tek ilaçlayıp seven kardeşlerden Ebru Durmuş, “Köpeklerin sürekli kaşınmasından çok rahatsızlık duyduk ve onlar için pire ilacı aldık, kaşınan ve yara bere içinde kalan köpekleri tek tek ilaçladık. Daha önce belediyeye köpeklere barınak yapılması ve ilaçlanması yönde müracaat ettik fakat hiçbir şekilde bir şey yapılmadı. Hayvanlar hastalıktan dolayı sürekli kaşınıyorlar ve kendilerini yara içinde bırakıyorlar” diyerek hayvanlar adına herkesi duyarlı olmaya çağırdı.

  • Rusya’nın yaş sebze meyve kararına domates yiyerek tepki gösterdiler

    Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği (ANTKOMDER) üyeleri, Rusya’nın yaş sebze meyve kararına domates yiyerek tepki gösterdiler.

    ANTOMDER Başkanı Nevzat Akacan, “Yeni hal yasası çiftçinin ölüm fermanıdır. Öyle bir hal kanunu önümüze konuluyor ki adeta kayıt dışını artırmaya yönelik bir amaçla hazırlanmış. Yeni hal yasasının kayıtlı esnafı iyice sıkıntı içine düşüreceği açıkça görülüyor” dedi.

    ANTKOMDER, Rusya’nın Türkiye’den yaş sebze ve meyve almayacağına dair açıklaması ile yeni hal yasasına ilişkin dernek binasında basın toplantısı düzenledi. Basın toplantısına ANTKOMDER Başkanı Nevzat Akça, Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp ve yöneticiler katıldı. ANTKOMDER Başkanı Akcan, “Öyle bir hal kanunu önümüze konuluyor ki, adeta kayıt dışını artırmaya yönelik bir amaçla hazırlanmış. Yeni hal yasasının kayıtlı esnafı iyice sıkıntı içine düşüreceği açıkça görülüyor” diye konuştu.

    Tarım sektörünün içindeki yaş meyve ve sebze komisyoncuları olarak bir taraftan ciddi mesleki sorunlarla mücadele ettiklerini ifade eden Akcan, bir taraftan da sektörün ve ailelerinin gelecek endişesini fazlasıyla hissettiklerini söyledi. Akcan, “Böylesine sıkıntılı bir dönemden geçerken hepinizin bildiği gibi geçtiğimiz hafta Rus yetkililer bir açıklama yaparak Türkiye’den yaş meyve ve sebze almayacaklarını açıkladılar. Bizler yeni sezon öncesi büyük umutlarla çok önemli olan bu pazarın açılmasını beklerken Rus yetkililerin bu olumsuz açıklamasıyla tüm umutlarımız yerle bir oldu. Elbette bu olumsuz gelişmenin tek sorumlusunun Rusya olduğunu söyleyemeyiz. Kendilerince haklılık payları var. Rusya kendi ülke tarımını geliştirmek adına böyle bir karar aldığını açıkladı. Peki Ruslar kendi tarım sektörlerini var etmek ve olanı da güçlendirmek için ellerinden geleni yaparken biz ne yapıyoruz. Zaten büyük sıkıntı içinde olan üreticilerimizi, komisyoncularımızı, ihracatçımızı adeta tamamen ortadan kaldırmak için atılan izana sığmayan uygulamalarda bulunuyoruz. Kendi ürünlerimizi ve üreticimizi yok edecek bir kararla tarımsal ithalatın önünü açıyoruz” dedi.

    “Yeni hal yasasının kayıtlı esnafı iyice sıkıntı içine düşüreceği açıkça görülüyor”

    Tarımda girdi fiyatlarının her yıl ortalama yüzde 15 arttığını söyleyen Nevzat Akcan, üretim maliyetlerinin katlanması nedeniyle mesleğinden soğuyan çiftçilere elle tutulur, gözle görülür hiçbir çalışmanın yapılmadığını iddia etti. Akcan, “Çiftçinin ürettiği ürünü pazarlayan halcinin, komisyoncunun, ihracatçının aradan çekilip, tamamen dışa bağlı kalıp, tüm ürünleri dışarıdan almamız mı isteniyor ki böylesine hatalı bir yasa hazırlanılıyor. Öyle bir hal kanunu önümüze konuluyor ki adeta kayıt dışını artırmaya yönelik bir amaçla hazırlanmış. Yeni hal yasasının kayıtlı esnafı iyice sıkıntı içine düşüreceği açıkça görülüyor. Yasa koyucularının öncelikle birinci derecede sivil toplum örgütleri ile bizzat konuyu sahada birebir araştırma yaparak değerlendirmesi gerekir” diye konuştu.

    Mevcut yasalarla tarımın ileriye gitmesini mümkün görmediğini dile getiren Akcan, sorunların sahada tespit edilmesi gerektiğini ifade etti. Akcan, “Yeni uygulamalarla sektörümüzde iyileşmeler olmasını beklerken bir de bakıyoruz ki eskiden daha ciddi problemlerle karşı karşıya kalmışız. Ticaret Bakanlığımız ise bizlerin adeta ölüm fermanı olan yeni hal yasasının devrim olduğunu söylüyor. Oysa bu yasanın sektörü yok ediş projesi olduğu bizde net olarak uygulamada görülüyor ve böyle giderse dünya ölçeğinde yapılacağı söylenen yeni Antalya Hali’nin bu yasayla çalışamaz duruma geleceği açıkça ortadadır. Yeni hal yasası bağlı olduğumuz Büyükşehir Belediyesindeki yetki ve hal gelirlerini elinden almıştır” dedi.

    “Bizde başta buğday olmak üzere tüm ticaretimizi askıya alalım”

    Bu sistemde ne çiftçinin, ne komisyoncunun ne de tüccarın kazanacağını söyleyen Nevzat Akcan, “Devlet, Türkiye’nin her halinde yapılan satışlardan vergisini anında alıyor. Çiftçinin ve halcinin kazanıp kazanmadığını kimse umursamıyor. Tüm bu olumsuzluklar yaşanırken, Rus pazarının da bitmesi sektör için ölümcül bir darbe olmuştur. Biz Rusya ile biran önce gerekli temaslarda bulunup ticaretin düzeltilmesini, bu olumsuz gelişmenin geri döndürülmesini talep ediyor ve olumlu haberler bekliyoruz. Eğer Rusya ısrarla bu yönde olumlu bir yaklaşım sergilemiyorsa, o zaman bizde başta buğday olmak üzere tüm ticaretimizi askıya alalım ve hiçbir ürünlerini ülkemize sokmayalım. Neden Rusya tarım sektörümüze ekonomik darbe vururken biz onların tarım sektörünü destekleyelim” şeklinde konuştu.

    “Domates fiyatı 20 yıl önce 1.80 TL’ydi, şuan 60-80 kuruş arasında satılıyor”

    Çiftçinin ürününü nasıl yetiştirdiğini kimsenin sormadığını söyleyen Antalya Ziraat Odası Başkanı Nazif Alp ise, domates 5 TL olduğunda herkesin konuşmaya başladığını belirtti. Domatesin fiyatının şuanda 60-80 kuruş arasında olduğunu ifade eden Alp, “Domates fiyatı 20 yıl önce 1.80 TL’ydi. Domates fiyatı şuan 60-80 kuruş arasında satılıyor. Domates fiyatları böyle gidiyor. İhracata giden domates fiyatı 1 TL” dedi.

    “Çiftçi parayı götürüyor” diye bir algının var olduğunu dile getiren Alp, “Çiftçinin bankada 10 bin TL’sini bulamazsınız. Çiftçi hep borç içinde ve borca gidiyor. Elimizden tutulmasını istiyoruz. Çiftçi zor durumda. Turizmcinin lobisi çok fazla. Girdilerimiz artarken fiyatlarımız düşüyor. Üreticiyi küstürmememiz lazım. Bizim çiftçi olarak ekmemiz lazım. Bizim maaşımız yok. Zararda etsek aileyi geçindirmek için ekmemiz lazım. İkinci bir çalışma sahamız yok. Burada bunu yetiştirmemiz lazım. Bizim lobiyi oluşturmamız lazım” diye konuştu.

    “Bizim gövdemizden tutmasınlar, kolumuzdan tutsunlar bize yeter”

    Komisyoncudan para almadan ayakta durma şanslarının olmadığını söyleyen Nazif Alp, “Kazanılan para belli, üç gün para etti mi o domates fiyatları arttı deniliyor. Ben çiftçimden çıkan parayı söylerim. Fidanın parası 1-3 TL arasında değişiyor. Bu fiyatı alıp ekiyorsun. Alt alt koyduğunuz zaman nasıl ayakta kalıyorsunuz. Dualarla ayakta mı kalıyorsunuz. Büyüklerimize çok iş düşüyor. Bizim gövdemizden tutmasınlar, kolumuzdan tutsunlar bize yeter. Bize pazar sağlasınlar, biz kaliteyi de veririz. Bizden ne istiyorlarsa biz onlara veririz. En kaliteli mal, aroma tadı, raf ömrü hepsi bizde var. Mükemmel sebze yetiştiriyoruz ve tüketiciye arz ediyoruz” dedi.

    “Hormonun insan sağlığına hiçbir zararı yok”

    Domates yemeyin diye söylemlerin çıktığını dile getiren Alp, “Yok öyle bir şey. Size temin ederek söylüyorum yılın 12 ay yiyebilirsiniz. Tarımda çağ atlıyoruz. En iyisini yapmak bizim işimiz. Hiçbir çiftçi ayağına sıkmaz. Hormonun insan sağlığına hiçbir zararı yok. Hormonu tedavülden kaldırdık. Öyle bir algı oluştu. Domatesi bambus arısıyla yetiştiriyoruz. İlaç kalıntılarını aştık. Çiftçi bilinçlendi. Tarım Bakanlığına teşekkür ederim” diye konuştu.

    “Kargo uçakları Antalya’da çalışmaya başlasın sıkıntılarımız kalmaz”

    Hal komisyoncusu ve üreticisi İsmail Erten ise, “2016 yılında turizmciler mağdur olurken bizde mağdur olduk. Devletimiz onlara destek oldu. Şuan gelirleri patlama noktasına geldi. Biz hala zararlıyız, devlet karşılasın diyorlar. Turizmi kalkındırmak için başta uçak teşviki yaptığını görüyoruz ama kargo uçaklarını görmüyoruz. Ürettiğimiz ürün 3-3,5 saat içinde dünya pazarlarına ulaşabilseydi mağduriyetimiz olmayacaktı. Sadece Rusya’ya bağlı değiliz. 93 ülkeye ihraç ediyoruz. Bütün sıkıntıları biz çekiyoruz. İhracatçıya verilen teşvik kadar üreticiye verildiği zaman sorunumuz var diye ortaya çıkmayız. Kargo uçakları Antalya’da çalışmaya başlasın sıkıntılarımız kalmaz” dedi.