Etiket: Gösterdi

  • Vatandaşlar ’212 Fırsat Garajı’na yoğun ilgi gösterdi

    7 Ekim tarihlerine kadar devam eden geleneksel ’212 Fırsat Garaj’ında vatandaşlar, uygun fiyatlı ürünleri satın alma şansı yakaladı. Yüzde 70’e varan indirimlerle satışa sunulan ürünlere vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.

    Tekstilden ayakkabıya, ev dekorasyonundan mobilyaya, kırtasiyeden oyuncağa, zücaciyeden kozmetiğe dünyaca ünlü markalar, 212 Fırsat Garajı’nda yüzde 70’e varan indirimlerle satışa sunuldu. Yapılan indirimler vatandaşların yüzünü güldürdü. 7 Ekim tarihine 212 İstanbul Power Outlet’te kapalı otopark alanında projeye özel hazırlanan alışveriş alanında müşterilerine özel imkanlar sunuyor. Uygun fiyatlarla satışa sunulan ürünler genç, yaşlı ve çocuk herkese hitap ederken, markalar indirimlerin yanı sıra kampanyalar yapıyor.

    ’’Her kesime hitap ediyor’’

    Etkinlik hakkında bilgi veren 212 İstanbul Power Outlet yetkililerinden Ecem Dizman, ’’212 Fırsat Garajı’nı senede 2 kez yapıyoruz. Nisan ayı ve Eylül-Ekim ayı arasında gerçekleşiyor. AVM’nin otopark katında dünyaca ünlü markaların yüzde 70’e varan indirimleri ve kampanyaları oluyor. Şu anda okula dönüş döneminde olmamızla birlikte mevsim geçişinden dolayı insanlarda alışveriş ihtiyacı oluştu. Etkinliğimiz yıllardır sürdüğü için takip ediliyor. Fırsatlar insanlar tarafından kovalanıyor. Fırsat Garajı’nda ev dekorasyonundan giyime, giyimden kozmetiği, kozmetikten gözlüğe, aksesuardan ayakkabıya, çantadan monta kadar birçok ürün bulunuyor. Genç, çocuk, yaşlı, anne ve babanın ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir marka karmamız var’’ dedi.

    Her markanın kendine özel kampanyası olduğunu hatırlatan Dizman, ’’Örneğin; karma ürün satan bir markamızda anne, baba ve çocuk ürünlerinde 2’incisi 5TL. 3 al-2 öde ve 3 al-1öde kampanyası var. Gözlük standımızda 49 TL’ye gözlük var. Markalı saatler yüzde 50 indirimli satılıyor. Takım elbiseler 199 TL. 3 tane gömlek 99 TL. Ev aletleri mağazamızda 199 TL’ye bin liralık ütüleri alabiliyorlar. İndirimli tencere ve tavalarda bulunuyor’’ şeklinde konuştu.

  • Barışmak için eve geldiği eşine cep telefonundaki öldürme planını gösterdi

    Isparta’da Kurban Bayramı’nda hakkında uzaklaştırma kararı verilen eşinin kendisini sevdiğini söyleyerek, konuşmak ve barışmak talebiyle geldikten sonra önceden hazırladığı ölüm planlaması notlarını kendisine gösterdiğini anlatan kadın, yaşadığı dehşet anlarını İhlas Haber Ajansı’na (İHA) anlattı. Kendisini 10 yerinden bıçaklayıp boğazını kesen eşinin daha sonra kendi bileklerini kestiğini, o halde 155’İ arayarak yardım talebinde bulunduğunu anlatan talihsiz kadın, yaralı halde kilitli olan kapı anahtarını arayıp, bulduktan sonra hayatını kurtulduğunu söyledi.

    İzmir’de bir süre önce eşinden darp gördüğü gerekçesiyle uzaklaştırma kararı alınan ve boşanma sürecine girdikten sonra Isparta üniversite öğrenimi gören kızının yanına gelen Leyla Z. (45), kendisiyle barışmak ve konuşmak bahanesiyle yanına gelen eşi tarafından boğazı kesilerek öldürülmek istendi. Vücudunun farklı yerlerinden aldığı bıçak darbeleriyle ağır yaralanan ve yapılan tedaviyle durumu gün geçtikçe iyiye giden Leyla Z., yaşadığı dehşeti İHA’ya anlatarak, kadınların erkekler tarafından gördükleri en küçük şiddet sonrasında susmamaları ve seslerini gereken yerlere duyurmasını gerektiğini söyledi.

    Yaraları gün geçtikçe iyileşen ancak yaşadığı olay nedeniyle psikolojisini kızlarıyla birlikte zaman geçirerek düzeltmeye çalışan Leyla Z., gerekli tedavileri tamamlandıktan sonra çeşitli kadın hakları savunucuları ve kadınlara destek olan derneklerle çalışmak istediğini söyledi.

    “Kıskançlık krizleriyle başladı, Psikoloğa gidelim dedim, yanaşmadı”

    Isparta Çünür Mahallesi’nde Kurban Bayramı’nda kendisiyle konuşmak ve barışmak bahanesiyle gelen eşi tarafından öldürülmek istendiğini anlatan 3 çocuk annesi Leyla Z., ilk olarak şiddetin darpla başladığını söyledi. Eşiyle kıskançlık krizleri dolayısıyla zaman zaman ufak tefek tartışmalar yaşadıklarını, ancak çocuklarının hatırına duruma göz yumduğunu kaydeden talihsiz kadın, “İlk önceleri küçük kıskançlık krizleriyle başlayan olaylar ve darp, daha sonraları daha daha fazla büyüdü ve son haddi bu oldu. Ben her zaman birlikte psikolojik tedaviye gerekirse birlikte gidelim diyordum. Sen gidiyorsan ben de sana destek olayım, gerekirse ben de gideyim, ortaklaşa yapalım dedim. Ama o hiçbir zaman böyle bir şeye yanaşmadı” dedi.

    “Bana ve kızlarıma affettirmek için geldiğini söyledi”

    “Ufak tefek şiddetler vardı ama bu son olay son damla oldu” diyerek sözlerini sürdüren Leyla Z., “Kurban Bayramı’nda olayı yaşadık. Ben İzmir’de oturuyorum, oradan buraya geldim. O da arkamdan geldi. Gelirken konuşmak istediğini söyledi. Ama amacı konuşmak değilmiş. Bana, ’23 yılın hatırı var, 3 tane çocuğumuz var, oturalım, konuşalım. Seviyorum’ diyerek geldi. Bana söylediklerinin dışında, çocuklara da aynı şeyi söylemiş, hatta çocuklara, ‘Siz de konuşun, ikna edin, beni affetsin’ gibi şeyler söylemiş” diye konuştu.

    “Bıçaklandıktan sonra yaralı halde, gelen polise kilitli olan kapıyı açabilmek için anahtarını aradım”

    Yaşadığı dehşet anlarını dile getiren Leyla Z. şöyle konuştu:

    “Kendisi bayramda geldi, biz oturup konuşurken aslında amacının kendisini affettirmek değil de bana yaklaşıp, beni öldürmek olduğunu söyledi. Hiçbir tartışma falan yokken, normal oturup konuşurken bıçağı çıkardı ve bana saldırdı. Odada oturuyorduk, ben kaçmaya çalıştım. İlk önce beni yakaladı. Göğsüme ve vücudumun çeşitli yerlerine birkaç bıçak darbesi aldım. Ben birkaç cümle kurdum ama hiç fayda etmedi. O direk boğazıma yöneldi. Daha sonra birden çıldırdı ve ayağa kalktı. Kendi bileğini kestiğini gördüm. Daha sonra o halde beni odaya kapattı. Dışarı çıkıp, mutfağa yöneldi. Orada bir takım seslerini duydum ve ben hemen 155’i aradım. Durumumu anlattım, acil olduğunu, çeşitli yaralarım bulunduğunu ve bıçaklandığımı söyledim. O arada polis ve 112 ekipleri geldi. Sonra kapıyı çaldılar ama baktım kapıyı açan yok, o halde kilitli olan kapının anahtarını aradım. Anahtarı buldum, kapıyı açtım. O arada diğer bileğini de kesmiş. Sonra hastaneye getirildik ve burada tedavi altına alındık.”

    Dehşeti yaşayan kadın, kendisini o hale getiren eşinin tedavisi sonrasında cezaevinde olduğunu iletti.

    “Beni nasıl öldüreceğini önceden cep telefonuna not olarak yazmış ve onu bana gösterdi”

    Eşinin olay öncesinde, eşinin cep telefonuna önceden planlayarak kendisini nasıl öldüreceğini yazdığını ve bunu da kendisine gösterdiğini öne süren Leyla Z., “Psikolojik sorunları olduğunu düşünüyorum. Muhtemelen vardır. Çünkü, bir insan hem ‘Seviyorum’ deyip, hem de telefonunun not defterine nasıl öldüreceğini planlayıp da yazmaz. Bana kendisi gösterdi. Olay cereyan etmeden önce telefonunu açtı, ‘Aslında seni öldürmek için geldim, bak nasıl öldüreceğimi buraya da yazdım’ dedi. Hatta ‘Kızlarıma not’ diye de ayrı bir not, polise – jandarmaya ve annesine de bir not yazmış. Aklınıza gelebilecek herkese bununla ilgili ayrı ayrı notlar yazmış” ifadelerini kullandı.

    “Keşke ben de daha önce bir şeyler yapsaydım da, bunlar başıma gelmeseydi”

    Yaşanan şiddet olaylarının birikimle başlayan, kıskançlıkla devam eden bir süreci içerdiğini özetleyen Leyla Z., “Kısıtlamalarla devam eden süreç var. Kısacası bu süreçte kadınlar kendilerini sindirtmesinler. Baskı altında bile olsalar, bir şekilde bir yolunu bulup, mutlaka bir yardım istesinler. Çünkü, bu gibi durumlarda kadınların arkasında olan o kadar çok kurum ve kuruluş var ki; keşke ben de daha önce bir şeyler yapsaydım da, bunlar başıma gelmeseydi” dedi.

    “Şu an olsa asla beklemezdim”

    “En çok pişmanlık duyduğum şey, sesimi çıkartmamış olmam” diyen Leyla Z., “Ben, sürekli; “çocuklar var, aman işte bölünmüş – parçalanmış ailenin çocukları olmasın. Özellikle de 3 tane kız, aman onların başında baba ve anne figürü olsun’ diyerek sesimi çıkartmadığım için oldu. Şu an olsa asla beklemezdim, ufak ufak bir şeyler başladığında mutlaka yolumu ayırırdım” diye konuştu.

    Yeni evlenen ve evlilik yolundakilere acı tecrübeden tavsiyeler

    Yaşadığı kötü olaylardan çıkardığı tecrübelerle yeni evlenen ve evlilik yolunda olan çiftlere tavsiyelerde bulunan Leyla Z., “Her şeyden önce birbirlerini dinlemeyi öğrensinler. Sürekli bağıran erkek varsa, mutlaka uzak dursunlar. Çünkü, bizim toplumumuzun yüzde 80’i erkek egemenliğinde olduğu için, bağırınca kadınların susmasını ve konuşmamasını ister. Bunlara mahal vermemeye çalışsınlar” şeklinde konuştu.

    “Elimi uzatabileceğim her kadın bir hayat demektir”

    Tedavisi tamamladıktan sonra kadına destek olan ve kadına şiddete karşı olan topluluklarla elinden gelen her şeyi yapmak istediğini dile getiren Leyla Z., “Kadınlara destek oluyorlar. Benim de elimi uzatabileceğim her kadın bir hayat demektir. O hayatı da mutlaka kurtarmak isterim. Susmasınlar, özgürlüklerini kimseye kısıtlattırmasınlar. En az erkekler kadar kadınlar da bir birey” ifadelerini kullandı.

    Leyla Z., aldığı bıçak darbeleri nedeniyle bir akciğerinde hasar bulunduğu ve gerekli tedavileri tamamlandıktan sonra taburcu olmayı bekliyor.

  • Faytona koşulan at yol ortasında yığıldı, hayvanseverler tepki gösterdi

    Antalya’nın Alanya ilçesinde faytona koşulan iki attan birinin seyir halindeyken düşüp yerde çırpınması hayvanseverlerin tepkisine neden oldu.

    Olay geçtiğimiz Cuma günü Alanya’da yaşandı. İddiaya göre faytona koşulan iki attan biri bir anda yere yığıldı. Kalkmak için çırpınan atın görüntüleri bir vatandaş tarafından cep telefonuyla kaydedildi. Sahibi tarafından koşumları çıkartılan at ayağa kaldırılıp yoluna devam etti. Olayın sosyal medyada yayınlanmasından sonra hayvanseverler, atın açlık ve susuzluk sebebiyle dayanamayıp yere düştüğü gerekçesiyle olaya büyük tepki gösterdi.

    Görüntülerin yayınlanmasının ardından Alanya Tarım İlçe Müdürlüğü ekipleri atı bulup muayene etti. Atın herhangi bir sağlık probleminin olmadığı bildirilirken atın ismi açıklanmayan sahibi, yolda iki at arasındaki dalaşma yüzünden birinin kayıp yere düştüğünü, koşumları sebebiyle kendi kendine kalkamadığını iddia etti.

  • İşadamı Samut dolara karşı gayrı menkulü adres gösterdi

    Samut İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Samut, dolar ve Euro’daki yükselişlerin inşaat sektörüne henüz olumsuz bir etkisinin yansımadığını belirterek, vatandaşı gayrı menkule yatırım yapmaya çağırdı. Seçimden önce ve seçimden sora ülkenin sıkıntılar yaşadığını kaydeden Samut, “Bizi çekemeyen güçler, bizimle uğraşacak bir şeyleri kalmayınca dolarla ilgili ellerinden geleni yapıyorlar. Ülkemizin gelişmesini, kalkınmasını hazmedemedikleri için, ekonominin dengesini bozmaya çalışıyorlar. Biz ülke olarak çok zorlu, kaoslu dönemlerden geçtik. Ama hepsinin de üstesinden Allah’a şükür ki geldik. Bu durumu da atlatacağız” dedi.

    “Kumar gibi”

    İnsanların şu dönemde dolara yaklaştığını ifade eden Samut, “Dolar alıp, bozduruyorlar bu kumar gibi. Bir süre sonra alışıyorlar. Dolar yükseldikçe çok para kazanıyorlar. Düştüğü zaman ise psikolojileri bozuluyor. Ama bir daire aldıklarında hep üstüne koyarlar. Daire almak onları kazandırır. Ama dövizin durumunu kestiremeden alıp-bozdurmak yanlış olur” diye konuştu. Dövizin inşaat sektörüne henüz olumsuz bir etkisinin yansımadığını ancak dövizle borcu olanların zarar görebileciğini söyleyen ve dövizin çıkışlarına göre insanlarında tereddütte kaldığını dile getiren Samut, “Vatandaşlar, ‘Alsak mı? Almasak mı?’ hep ‘Acaba’ diyerek düşünüyorlar. Bu şekilde kendilerini geri çekiyorlar” dedi.

    “Vatandaşa uygun fiyata kredi kullandırdım”

    Konut kredilerinin şu dönemde yükselmesinin normal olduğunu vurgulayan Hüseyin Samut, konut kredilerini iyi hale getirtmenin müteahhitlerin elinde olduğunu kaydetti. Büyük firmaların dairelerini satmak için ya da ülke ekonomisine katkı sağlamak için ellerini taşın altında koymaları gerekiyor. Büyük firmalar hiç durmasınlar kendi paralarını bloke ederek, konut kredisini düşürebilirler” ifadelerini kullandı.

    “İsterse dağ başı olsun, yapar geçeriz”

    Antalya’nın Kepez ilçesi Yeni Emek Mahallesi’nde başlattıkları kentsel dönüşüm projesinin 4-5 ay içinde hızla ilerlediğinin altını çizen Samut, 36 ayda bitmesi gereken projeyi 1 senede bitirmeyi hedeflediklerine dikkat çekti. Proje kapsamında 319 daire olduğunu belirten Samut sözlerine şöyle devam etti:

    “Biz işlerimizi önceden garanti altına alarak yaptığımız için, önümüze periyot koyuyoruz. 5 ay içinde yüzde 70’lere ulaştık. Dairelerin yüzde 85’i hep satıldı. Biz bir şeye odaklanıyoruz, hedefimizi planlıyoruz ayarlayıp işe ona göre devam ediyoruz. Biz 24 yılı doldurduk, 56 projeye imza attık. Binalarımıza ve kalitemize güveniyoruz. Kendimize güveniyorsak isterse dağ başı olsun, yapar geçeriz. Biz satamayacakmış, elimizde kalacakmış gibi düşünüyoruz. Kendimizi garanti altına alıyoruz, herkes güzel ev almak ister. Güzel evi olsa, daha başka güzel ev var mı? diye düşünür. Okul, yiyecek-içecek sektörü her zaman var. Kaliteli yaparsan var. İnşaat sektörü de öyledir. Biz iş yaparken hep daha büyüğünü, daha iyisini yapacağız deriz. Hiçbir zaman ‘Bugün burayı bitirip, parayı kazanayım’ mantığıyla düşünülmemeli. İnsanların memnuniyeti her zaman ve her daim önde gelir”

    “Müteahhitler derecelendirmeli”

    Devletin müteahhitleri derecelendirmesi gerektiğini öngören Samut İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Samut, “Hem bu sayede insanların kafalarında şüphe kalmaz ve güzel daire alırlar. Askerlerde, polislerde nasıl rütbe varsa, müteahhitlerde de olmalı. Müteahhitlerin başarıları da bu sayede ortaya çıkar. Resmiyete dökülür, vatandaşlarında ev alırken akıllarında soru işareti kalmaz”

  • Büyükkılıç, “Milletimiz, söz konusu vatan olunca tek yumruk olduğunu dünyaya gösterdi”

    Melikgazi Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, 15 Temmuz ihanet çetesinde darbe girişimi sonrası meydanları boş bırakmayan Türkiye’nin bu halk hareketi dünya da büyük bir yankı oluştuğunu ve örnek gösterildiğini söyledi.

    15 Temmuz 2018 günü Kayseri meydanında Kayseri halkı, 15 Temmuz Şehitlerini Anma, Demokrasi ve Milli Birlik Bayramı’nda büyük bir şevk ve heyecan ile her yaş gurubundan her fikir ve parti mensubunun iştirak ettiğini belirten Başkan Memduh Büyükkılıç, “81 milyon Türk vatandaşı, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın emri ile Meydanlarda nöbete başladı. 15 Temmuz 2018 günü Kayseri Meydanında 81 vilayet ile 81 milyon adeta tek vücut oldu. TEK MİLLET, TEK BAYRAK, TEK VATAN, TEK DEVLET ilkesi ile bu millet birbirleri ile fikir ayrılığında olsa da gerektiğinde ve hele hele söz konusu vatan olunca tek yumruk olduğunu dünya devletlerine gösterirken mazlum halklarında bir bakıma umudu olmuştur. Teşekkürler Türkiye, teşekkürler Kayseri!” dedi.

    Meydanların boş bırakılmaya gelmeyeceğini ve gerekirse bir ömür bu milletin meydanlar da nöbet tutabilecek akıl, kabiliyet, vatan sevgisi ve inancı olduğu ifade eden Başkan Memduh Büyükkılıç, 81 milyonun dimdik ayakta, her kurum ve kuruluşun dimdik ayakta olduğunu kısacası hedef 2023 için gereken cevabın 15 TEMMUZ 2018’ de bir kez daha gür bir sesle tüm dünyaya verildiğini kaydetti.

    Başkan Büyükkılıç, 15 Temmuz vatan savunmasında şehit olan kahramanlara Allah’tan rahmet, ailelerine sabır, gazilere hayırlı ömürler dilediğini sözlerine ekledi.

    Melikgazi Belediyesi 15 Temmuz kutlamaları çerçevesinde Cumhuriyet Meydanında kurduğu stantta nöbet tutan vatandaşlara dondurma ve su ikramların da bulundu.