Etiket: Gösterdi

  • 12 Yıl Sonra İlk Kez Kendini Gösterdi

    Dağ Horozu, adına bu yıl 12.’si düzenlenen şenlikte ilk kez kendisini gösterdi.

    Doğu Karadeniz Bölgesi’nde 2 bin 500 rakımın üzerinde yaşayan, endemik bir tür olan ve Dünya Kuşları Koruma Örgütü ( IUCN) tarafından hakkında çok fazla bilgi toparlanamayan bir kuş türü olarak ilan edilen Dağ Horozu için Rize’nin İkizdere İlçesi’nde 12 yıldır şenlik düzenleniyor. Çok nadir görülen bir kuş türü olan Dağ Horozu’nu görmek ve görüntülemek için her yıl çok sayıda kuş gözlemcisi bölgeye geliyor. 12 yıl boyunca düzenlenen Dağ Horozu Şenlikleri’nde net olarak görüntülenemeyen bu kuş türü bu yıl 12.’si düzenlenen şenlikte ilk kez kendisini gösterdi.

    Dağ Horozu Şenliği’nde fotoğraf sanatçıları ve kuş gözlemcileri sabahın ilk saatlerinde İkizdere İlçesi’ne bağlı Sivrikaya Köyü’nde Dağ Horozu’nu görüntüleyebilmek için yerini alırken, Rizeli fotoğraf sanatçısı Emin Kanbur, ilk kez kendisini net bir şekilde gösteren Dağ Horozu’nu görüntülemeyi başardı.

    Kanbur, Dağ Horozu’nu görüntüleyebilmenin kendisine verdiği mutluluğu dile getirerek “Bu kuş dünyanın başka hiçbir bölgesinde mevcut değildir. Bu bölgeye olan özgünlüğü nedeniyle oldukça değerli ve gelecek nesillere nakledilmesi gereken bir doğa ve kültür mirasıdır. Orta boylu bir kuştur. Erkeği siyah renkli, uzun kuyruklu bir kuştur. Kuyruğu aşağı doğru kıvrık ve ucu çatallıdır. Kırmızı ibikleri ve beyaz kanat köşesi ancak yakın mesafeden görülebilir. Siyah tüyleri mavi-yeşil yanar dönerlidir ve uçuşta belli olan beyaz kanat altı örtücüleri vardır. 2 Bin 500 ile 3 bin metre rakım aralığında yaşayan Dağ Horozu her gün yaşan alanları kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Dağ Horozu bu yıl ilk kez kendisini bu kadar net bir şekilde bize gösterdi. Bu değerli türü görüntüleyebilmek bana büyük bir mutluluk verdi. 12 yıl boyunca düzenlenen etkinliklerde hiç bu kadar net kendini göstermemişti” dedi.

    Dünyada sadece Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yaşayan Dağ Horozu çiftleşme ayları olan Mayıs ve Ekim aylarında 2 bin 500 ile 3 bin rakım arasında günün ilk saatlerinde görülebiliyor. Dağ Horozu diğer canlılardan uzakta yaşamayı tercih ettiği ve çok hızlı bir şekilde uçtuğunda neredeyse görülmesi imkansız bir hal alıyor.

  • Prof. Dr. Aziz Sancar, Öğrencilere Galatasaray Üyelik Kartını Gösterdi

    Nobel ödüllü Türk bilim adamı Prof. Dr. Aziz Sancar Gebze Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirdiği konferansta Galatasaray kulübüne üye olduğunu belirterek üyelik kartını katılımcılara gösterdi.

    Gebze Teknik Üniversitesi’nde öğrencilere yüksek seviyeli bir araştırmanın nasıl yapıldığı hakkında konferans veren Nobel Ödüllü Türk Bilim Adamı Prof. Dr. Aziz Sancar, konferans sonrasında kendisine dün akşam Galatasaray ve Fenerbahçe arasında oynanan Türkiye Kupası Finali’nin sorulması üzerine Galatasaray kulübüne üye olduğunu söyledi ve cüzdanından Galatasaray üyelik kartını çıkartarak öğrencilere gösterdi. Küçüklüğünde futbolcu olmak istediğini söyleyen Prof. Dr. Sancar, “Gerçekten futbolcu olmak isterdim. Ama Galatasaray’ın yeri hep ayrı olmuştur. Ben Galatasaray taraftarıyım ancak Fenerbahçe, Beşiktaş veya başka bir kulübü ayırmam. Ben futbolcu olmak istediğim yaşlarda hep milli takımda oynamak istemişimdir” dedi.

    Nobel Ödüllü Bilim Adamı Prof. Dr. Sancar, daha sonra Gebze Teknik Üniversitesi Anaokulu’nun minik öğrencileri tarafından kendisine verilen hediyeyi kabul etti ve minikleri tek tek öperek teşekkür etti. Programın sonunda Gebze Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Haluk Görgün’ün telefonuyla salondaki herkesin bulunduğu özçekim yapıldı.

  • Fener Alayında Gençlik, Teröre Tepki Gösterdi

    19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından fener alayı düzenlendi.

    Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından 19 Mayıs dolayısı ile organize edilen etkinlikte korteje katılan gençler, davul zurna gösterisi eşliğinde slogan attı.

    Etkinliğe katılan gençler, ‘Kahrolsun PKK’, “Şehitler Ölmez’, “En Büyük Türkiye’ sloganları eşliğinde belediye kavşağına geldi.

    Polis kortejin geçişi sırasında geniş güvenlik önlemleri alırken fener alayı İstiklal Marşının okunması ile son buldu.

  • Minik Öğrenciler Namaza Başlıyorum Programına Büyük İlgi Gösterdi

    Nevşehir İl Müftülüğü tarafından, Nevşehir’de 7 yaşındaki çocukları namaz kılmaya teşvik etmek ve onlarda namaz bilinci oluşturmak amacıyla “Namaza Başlıyorum” etkinliği düzenlendi.

    Kutlu Doğum haftası etkinlikleri çerçevesinde Nevşehir Merkez Kurşunlu Camii’nde “Namaza Başlama Merasimi” gerçekleştirildi.

    7 Yaşında Namaza Başlıyorum programına İl Müftüsü Yakup Öztürk, Müftü Yardımcıları Yaşar Bolat ve A. Celalettin Altunkaya, Şube Müdürleri, Cami görevlileri, Hacı Asım ve Nimet Dirikoç 4-6 Yaş grubu öğrencileri, Kur’an kursu öğreticilerinin çocukları, bazı Anaokulu, Kreş öğrencileri ve velileri katıldı.

    Nevşehir İl Müftüsü Yakup Öztürk, her zaman alışılmış Kurşunlu Camii cemaatinin yerini dolduran minik kalplere hitap etti. Burada miniklerin karşısında yaptığı heyecanlı, duygulu ve maneviyat dolu konuşmasında, çocukların 7 yaşına geldiklerinde namaza başlamaları tavsiye ve teşvik edilmelidir dedi.

    İl Müftüsü Yakup Öztürk, iyi bir evlat yetiştirmenin önemine değindi ve şöyle devam etti; “Her anne babanın hayırlı bir evlada sahip olması dünyanın en büyük nimetidir. Allah kimseyi evlat acısıyla imtihan etmesin. Bu çocuklar bizim evladımız ve onlar sayesinde büyük bir nimete sahibiz. Fakat büyük bir imtihanla da karşı karşıyayız. Nedir o? derseniz, evinize, barkınıza, malınıza, mülkünüze bu çocuklar varis olacak. Peki, bizler bu çocuklarımızı seccademize varis olacak şekilde yetiştirdik mi? İşte bunu yapamamış isek vay halimize. Peygamberin dilinde cennet çiçekleri olan cıvıl cıvıl çocuklarımız, bizim kapanmayan amel defterimizdir. Yeni doğan çocuğun sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet getiririz. İlk manevi aşıyı işte orada çocuğa yaparız. Eğer gerçekten büyük hesap gününe çocuklarımızı seccademize varis olarak hazırlayabiliyor isek, biz ve çocuklarımız büyük günün sınavına hazırız demektir. Emeği geçenleri, çocuklarımızı, ana babalarını tebrik ediyorum” dedi.

    Öztürk ayrıca, “Şüphesiz yavrularımız bizim için önemlidir. Bugün gençlerimizin hayatını tehdit eden, bir takım alışkanlıklara daha baştan set çekmek için mutlaka onlara dinini, imanını öğretmeli ve Helalı Haramı tanıtarak yetiştirmeliyiz” dedi.

    4-6 yaş gurubu öğrenciler tarafından Kur’an-ı Kerim’den sureler, dualar, Hadis-i Şerifler, hutbe ve ezan okundu. Akabinde ilahiler ve şiirler söylendi.

    Program çıkışında tüm katılımcılara ve çocuklara dondurma ve şeker ikram edilirken, üzerinde Namaza Başlıyorum yazan balon hediye edildi.

  • Sur’da Terörden Sonra Hastalık Ve Yılan Korkusu Baş Gösterdi

    Diyarbakır’ın Sur ilçesinde terör olaylarının ardından baş gösteren hastalık ve yılan korkusu ilçe sakinlerinin kabusu haline geldi.

    13 Mart tarihinde operasyonların sona erdiği ve bazı mahallelerinde arama ve tarama faaliyetlerinin devam ettiği Diyarbakır’ın Sur ilçesinde enkaz altındaki ceset ve çöplerden geldiği tahmin edilen ağır kokunun yaz aylarının gelmesiyle birlikte artması ve bununla beraber çoğalan sivrisinekler nedeniyle ilçede oturan kadınları hastalık korkusu sardı. Hastalık korkusunun yanında harabeye dönen ilçede yıkık binalardan çıkan yılan ve akreplerin evlere kadar girmesi de kadınları tedirgin etmeye başladı. Yetkililerden yardım isteyen kadınlar bölgede temizlik ve ilaçlama yapılmasını istiyor. İlçedeki başıboş hayvanların da çoğalmaya başladığını ve çocukları için büyük tehlike arz ettiğini söyleyen kadınlar, özellikle başıboş köpeklerin barınaklara götürülmesini istedi.

    KADINLAR İLAÇLAMA VE TEMİZLİK ÇALIŞMASI YAPILMASINI İSTİYOR

    Cevatpaşa Mahallesi’nde oturan Güler Akyüz yetkililerden ilaçlama yapılmasını istediklerini belirterek, “Etrafımız hep berbat oldu. Bize bir çare bulsunlar. Yaklaşık 5-6 aydır yasaklar başladı başlayalı bu çöpler buradan hiç kalkmadı. Sivrisinekler, akrepler, yılanlar. Geçen sene 5 kişiyi akrep soktu burada. Çocuklarımız ishal olmaya başladı, ateşleri çıkıyor. Hep sivrisineklerden kaynaklanıyor. Buralarda ilaçlama fazla yapmıyorlar. Yetkililerden ilaçlama yapmalarını, çöpleri toplamalarını istiyoruz. Olur olmaz kokular da var burada. Önümüz yaz. Artık bize bir çare bulsunlar. Etrafımız çok fena olmuş. Artık yeter diyoruz” dedi.

    Yine Cevatpaşa Mahallesi’nde oturan, isminin yazılmasını ve görüntü alınmasını istemeyen H.S. isimli kadın da başıboş hayvanları ilçede istemediklerini söyledi. H.S., “10 gündür komşumuz evini farelerin pisliğinden temizleyemiyor. Küreklerle pisliğini attık. Artık siz düşünün. Biz bu hayvanlarla yaşamaya mecbur muyuz? Çocuklarımızı sivrisinekler, akrepler ısırıyor. Akreplerden olsun, yılan olsun her şey var burada. O gün burada iki tane yılan öldürdük. Bütün çocuklarımız dışarıda. Çocuklarımızı ısırabilirler. Çocuğum uykudan uyandı. Anne gözüm dedi. Baktım bir gözü şiş. Biz bu hayvanları istemiyoruz. Eşek olsun, at olsun, inek olsun, köpek olsun her şey var burada hepsi de böcek ve sivrisineklerle beraber. İlaçlanmasını istiyoruz. Yani bunların bitmesini istiyoruz. Kızım uykudan kalkmıştı gözü hep şişmişti. Her sabah kalkıyoruz. Bir yerleri şiş. Artık sabaha kadar biz nöbet tutuyoruz. Artık devletimize sesleniyoruz. Allah rızası için bir şey olsun. Gerçekten artık hayatımız hayat değil. Çekilmiyor. Benim çocuklarım tek değil. Burada bir sürü çocuk var. Onların da korkusu var. Cesetler de hemen yanı başımızda kokuyor. Orada var burada var. Rahatsız oluyoruz. Enkazları buradan alıp Dicle Üniversitesi’nin olduğu bölgeye döküyorlar. Oradaki kokular da buraya geliyor. İnek ölmüş, ahırcı götürüp başka yere atmıyor. Getirip buraya atıyor. Çocuklarımız da o çöpe yakınlar. Her türlü mikrobu kapıyorlar. Biz nereye gidelim” diye konuştu.

    Yılanların evlere kadar girdiğini söyleyen Hayriye Hınıslı ise, “15 gün önce çocuklar da evin içindeydi. Yılan evin içine girdi. Sivrisinekler de var. Gece yatamıyoruz. Bize yardımcı olsunlar. Yılan var her şey var burada. Buralar ilaçlansın. Bize yardım etsinler. Yaz da geliyor. Fare de var yılan da var her şey var. Ne desen var. Her taraf harabe o yüzden var bunlar” şeklinde konuştu.

    Sur’da 103 gün devam eden terör operasyonlarının ardından enkaz altındaki ceset kokuları ile hayvan leşlerinin kokusu bölgede yaşayan insanları rahatsız ediyor. Operasyonların başladığı günden itibaren ilçede çöplerin de toplanmadığını dile getiren mahalle sakinleri, belediye yetkililerinin bir an evvel çevrelerinde oluşan çöpleri toplaması konusunda uyardı.