Etiket: Gösterdi

  • Türk havlusu Çin’de boy gösterdi

    Denizli İhracatçılar Birliği’nin (DENİB) organizatörlüğü ve Ekonomi Bakanlığının desteğiyle yürütülen UR-GE Projesi kapsamında, 12 firma Çin ve Uzak Doğu Pazarı’nda görücüye çıktı.

    Denizli’de faaliyet gösteren 12 firma Ekonomi Bakanlığı desteği ile ve Denizli İhracatçılar Birliği’nin öncülüğünde Türk Havlusunu Çin’deki Kanton Fuarı’nda sergiledi. DENİB heyeti, ilk gün Guanco Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen Cumhuriyet Resepsiyonu’na katıldı. Fuarın ikinci günü ise Kanton Fuarı’na katılım sertifikaları Guanco Başkonsolosu Batu Kesmen ve Guangzhou Ticaret Ataşı Mustafa İlker Özdem tarafından DENİB heyetine takdim edildi.

    Fuarın üçüncü gününde ise Kanton Fuar İdaresi ile görüşen DENİB Başkanı Süleyman Kocasert, bir sonraki fuar için katılımcı sayısını 12’den 20’ye çıkarmak üzere ek alan talebinde bulundu.

    Fuar İdaresi ve Çin televizyonu ile röportaj da gerçekleştiren Kocasert, uluslararası platformda kalitesi ile ön plana çıkan Türk Havlusu’nun tarihi geçmişinden ve geçmişten gelen ustalık ile birlikte, tüm dünyada havluda lider olma yolunda atılan adımlardan söz etti.

  • STK temsilcileri siyasetçilere yönelik saldırılara tepki gösterdi

    Van’da faaliyet yürüten bazı sivil toplum kuruluşlarının (STK) temsilcileri, PKK’lıların siyasilere yönelik saldırı ve suikastlarına sert tepki gösterdi.

    Van’da 48 STK bileşeninden oluşan Sivil Dayanışma İnisiyatifi ile Memur-Sen Van Şubesi, Mustazaflar Cemiyeti Van Şubesi ve Anadolu Gençlik Derneği Van Şubesi temsilcileri, siyasilere yönelik saldırıların kabul edilemez ve saldırı şeklinin vahşice olduğunu vurguladı. Van Sivil Dayanışma İnisiyatifi Dönem Sözcüsü Sunullah Erçek, “Siyasi cinayetler kesinlikle kabul edilemez. Siyasi bir kimlikle mücadele etmenin yolu siyasi olmalı, sandıkla, seçimle olmalıdır. Onu katletmeniz, onun siyasi düşüncesini ortadan kaldırmanız anlamına gelmez. Olayın farklı bir boyutu da bir insanı ailesinin yanında katletmenin hiçbir ahlaki izahı yoktur. Bu lanetlenmesi gereken bir davranıştır. Bölgemiz açısından da bu tür olaylar kaos üretmeye, korkutmaya ve sindirmeye yönelik girişimlerdir. Terörizmi arttırmaktan başka bir amaca hizmet etmemektedir” dedi.

    “Bu saldırıların bir izahı ya da bir izanı yoktur”

    Memur-Sen Van Şube Başkanı Osman Ayşin ise son zamanlarda PKK’nın bu tarz alçak saldırılara hız verdiğini ifade ederek, “Yapılan saldırılarla olayın farklı mecralara kaydırılmak istendiğini görmekteyiz. Bizler de Memur-Sen ailesi olarak bunları şiddetle lanetliyor ve kabul etmiyoruz. Kaldı ki bir insanın ailesinin gözleri önünde katledilmesi kabul edilebilir bir şey değildir. Bu gözü dönmüşlük son zamanlarda vahim bir hal almaya başladı. Özellikle siyasilere yönelik saldırılara derhal son verilmelidir. Bu saldırıların bir izahı yada bir izanı yoktur. Halkımız üzerinde oynanan bu oyunlar amacına ulaşmayacaktır. Bu dış mihrakların farklı bir oyunudur, bizler şiddetle bunun önüne geçilmesini ve siyasi cinayetlere son verilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    “Eğer siyaset yapacaklarsa zaten siyasi uzantıları meclistedir”

    Bu tarz saldırıların geçmişte de yapıldığına işaret eden Muftazaflar Cemiyeti Van Şube Başkanı Recep Karabulak, “Bu çirkin saldırılarda ölen siyasilere Allah’tan rahmet, ailelerine başsağlığı diliyoruz. PKK tarihi boyunca bu halkı sindirme adına benzer suikastlar yapmıştır. Bizler ne siyasi ne de sivillere yapılan bu saldırıları asla kabul etmiyoruz. Yapılan bu saldırıların halkın da tepkisine neden olduğunu biliyor ve görüyoruz. Eğer siyaset yapacaklarsa zaten siyasi uzantıları meclistedir. Siyaseten bir şey yapamayan bu cenah, bu yöntemlerle halkı sindirmeye çalışmaktadır. Halkımızın da bunu çok iyi bir şekilde görüp ona göre tavır takınması gerekmektedir. Yapılan saldırılar kadar saldırı şekli de vahşicedir. Geçmişte de PKK kendisi gibi düşünmeyen siyasi ve sivil yapılara yönelik birçok cinayete imza atmıştır. Bunların artık ya silah ya da siyaseti tercih etmeleri gerekir. Yapılan bu siyasi ve sivil katliamlara dur denilmelidir” şeklinde konuştu.

    “Halkın temsilcilerini öldürmek halkın yaptığı tercihlere savaş açmaktır”

    Siyasi iradenin önemine işaret eden Anadolu Gençlik Derneği Van Şube Başkanı Şeref Akbulut da, “Halkın iradesi önemlidir. Dolaysıyla halkın temsilcilerini öldürmek halkın yaptığı tercihlere savaş açmaktır. Siyasi kimlikteki bir şahıs sadece kendisini temsil etmiyor. Ona oy veren bütün kitleyi temsil etmektedir. Ona yapılan saldırı da o kitleye yapılmış gibidir. Bu da toplumsal barışı zedeliyor. Silahla bir barış söz konusu değildir. Bir sorun varsa ve çözülmesi isteniyorsa, bu siyasilerin katledilmesiyle yapılamaz. Bunu siyasilerin konuşarak çözeceğine inanıyorum. Ancak yapılan saldırılar şiddeti tırmandırmaya ve nefreti de artırmaya yöneliktir. Saldırı şeklini de insanlık dışı olarak görmekteyiz. Bir insanın ailesinin gözleri önünde katledilmesi, insanlığın hiçbir değer yargısıyla izah edilemez” ifadelerini kullandı.

  • Turistler müzelerin Pazartesi günleri kapatılmasına tepki gösterdi

    Gaziantep’e gelen turistler, kentteki müzelerin Pazartesi günü kapalı olmasına tepki gösterdi.

    Türkiye’nin en çok müzesi bulunan şehirleri arasında yer alan Gaziantep’te, müzeler Pazartesi günü kapalı oluyor. Şehre gelen yerli ve yabancı turistler müzelerin kapalı olmasına tepki gösterdi. Buldukları birkaç özel müzeyi gezen turistler, diğer müzelerin kapalı olmasından dolayı Büyükşehir Belediyesi ile Turizm İl Kültür Müdürlüğüne bağlı müzeleri gezemedi. Duruma tepki gösteren turistler, “Biz yarın burada olmayacağız. Bugün müzeleri gezmek istedik, fakat kapalıydı. Belki de bir daha çoğumuz Gaziantep’e gelme fırsatı bulamayacak” dedi.

    Turistler yetkililerden müzelerin sürekli açık olmasını istedi.

  • Gazeteciler ’Zulüm merdivenine’ tepki gösterdi

    Balıkesir Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü’nün, Bandırma 17 Eylül Stadı’nın çıkış kapısı önünde, basın odasına çıkışı için yaptığı merdivenler, gazetecilerin büyük tepkisine yol açtı.

    Bandırmaspor-Manisaspor maçı öncesinde gazetecilerle birlikte bir basın açıklaması yapan Bandırma Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Kaan Bingül, “Bilindiği gibi gazeteciler, kamu görevi yaparlar. Bu görevlerini yerine getirirlerken de, rahat ortam ve koşullarda çalışmalarının sağlanması, halkın doğruları ve gerçekleri öğrenmesi hakkı adına gereklidir. Bu gerekliliği yerine getirmek ise idarenin, yani devletin görevidir. Şu anda altında durduğumuz yangın merdiveninden farksız, ‘zulüm basamakları’nı yapan Balıkesir Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü, ne yazık ki, gazetecilere vermediği önemi gözler önüne sermiştir. Görev uğruna, hayatımızı riske atarak tırmanmak zorunda kaldığımız bu utanç ve zulüm merdivenlerini yaparak, gazeteciler için bir asansörü bile çok görenleri kınıyoruz. Bu arada, şu önemli noktanın da altını çizmek istiyoruz. Çıkmak zorunda bırakıldığımız bu merdivenlerden çıkıp inerken, herhangi bir meslektaşımızın, hiç dilemediğimiz bir kazaya uğraması, zarar görmesi durumunda bu işin peşini kesinlikle bırakmayacağız ve yasal haklarımızı sonuna dek kullanarak, sorumlulardan hesap soracağız. Öncelikle bunun bilinmesini istiyoruz. Bir başka önemli noktanın daha altını çizmekte yarar görüyoruz. Balıkesir Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü, Bandırma’yı artık ’üvey evlat’ olarak görmekten vazgeçmeli, hem spor tesisleri, hem de gazetecilere sağladığı sağlıklı çalışma ortamı açısından, adaletli davranmalı, Balıkesir’i kayırmaktan vazgeçmelidir. Kısacası, Bandırmalı gazeteciler olarak bizler, bu stattaki maçları izlemek için bu zulüm merdivenlerinden çıkmak istemiyoruz. Bu arada, stadımıza, Bandırmaspor’un maçlarını izlemek için başka kentlerden gelecek meslektaşlarımız da göz önüne alındığında, üzerine titrediğimiz Bandırma ve Bandırmaspor markasının da zarar göreceğini düşünüyoruz. Balıkesir Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünü, Balıkesir Atatürk Stadı’ndaki meslektaşlarımıza sağladığı rahat maç izleme olanağının, bizler için de yaratılması konusunda uyarıyoruz ve basın odasına çıkışımızın, bir asansör ile sağlanmasını istiyoruz. Bu arada, Adalet ve Kalkınma Partisi Balıkesir Milletvekili sayın Sema Kırcı, Cumhuriyet Halk Partisi Balıkesir Milletvekilleri sayın Ahmet Akın, sayın Mehmet Tüm ve sayın Namık Havutça, Adalet ve Kalkınma Partisi Bandırma İlçe Başkanı sayın Alp Bostancı ve Cumhuriyet Halk Partisi Bandırma İlçe Başkanı sayın Atilla Atakay’ın, bu zulüm merdivenine son verilmesi için gereken girişimlerde bulunacaklarına inanıyoruz” dedi.

  • Kürt aşiret liderleri, Emekli Albayın açıklamalarına tepki gösterdi

    İngiliz ajanları ile görüştükleri iddia edilen Kürt aşiret temsilcileri adına basın açıklaması yapan Ağrılı kanaat önderi Savcı Sayan, “Kürt toplumunu tahkir ve tezyif edici mesnetsiz iddiaları katiyetle reddediyor ve bunu dillendirenleri şiddetle kınıyoruz” dedi.

    Doğu ve Güneydoğu’daki yaklaşık 50’nin üzerinde aşiret temsilcisi, ‘İngilizler Kürt aşiretlerine para verdi’ iddialarına açıklık getirmek amacıyla Kurucu Meclis (İkinci Meclis) önünde basın açıklaması yaptı. Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Emekli Albay Hasan Atilla Uğur’un ikinci darbe için İngilizlerin Güneydoğu’da para verdiği iddiasına tepki gösterilen basın açıklamasında Ağrılı kanaat önderi Savcı Sayan, “Yıl 1516 bugün 2016 üzülerek 500 yıl sonra bazı iftiraların yüzünden tekrar kardeşliğimizi birliğimizi ve beraberliğimizi koruduğumuza dair bir açıklama yapmak zorunda kaldık” dedi.

    Sayın, “Bizler milletimizin ve devletimizin yanındayız. 15 Temmuz Türkiye’yi işgal girişiminde, Türkiye’nin her yerinde olduğu gibi Doğu ve Güneydoğu’daki bütün il ve ilçelerde de milyonlar sokağa dökülmüş, ülkesine, bayrağına, siyasi iradesine ve geleceğine sahip çıkmıştır. Bu birlik ve beraberlik ruhu, ülkemizin ve milletimizin dış ve iç düşmanları rahatsız etmiş olacak ki, malum terör odaklarının yeni bir kara propaganda hedefine konulmuştur. Bu çerçevede, emekli bir Albay İngilizlerin Kürt aşiretlerine para verdiğini, borçlarını ödediğini ve bu aşiretleri Türkiye’ye karşı yeni bir ayaklanma için örgütlediğini beyan etmiştir. Bu akıl dışı, edepsiz, ahlaksız, mesnetsiz iddialar Kürt toplumunun sosyolojik gerçeği olan aşiretleri de zan altında bırakmıştır. Bizler Kürt aşiret ve ailelerinin üyeleri olarak, geçmişte de benzerlerine çok rastladığımız maksatlı ve iğrenç bir zihniyetin; Kürt toplumunu tahkir ve tezyif edici mesnetsiz iddialarını katiyetle reddediyor ve bunu dillendirenleri şiddetle kınıyoruz” diye konuştu.

    “Türkiye için her zaman gayret göstereceğimiz beyan ediyoruz”

    Demokratik bir Türkiye için her zaman gayret göstereceğinin altını çizen Savcı Sayan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Hasan Atilla Uğur isimli emekli bir Albay tarafından ortaya atılan iddialar, bölgede denge unsuru olan Kürt aşiretlerinin itibarını zayıflatmaya, bunu üzerinden Kürt toplumunu tezyif ve tahkir etmeye, devletin asil kurucu unsuru olmadığı algısını bilinçaltına yerleştirmeye yönelik olup, 15 Temmuz Türk-Kürt kardeşlik ruhuna kasteden hain ve tehlikeli bir söylemdir.

    Bizler bugün burada, bu edep dışı ithamı reddediyor, bu ülkenin ötekileri değil, asli kurucu unsuru olduğumuzu hatırlatıyor, teröre ve terör örgütlerine sonuna kadar karşı olduğumuzu, Kürt ve Türklerin kardeşçesine yaşadığı, bölgelerdeki sorunların çözüldüğü, demokratik hak ve taleplerin yerine getirildiği, demokratik bir Türkiye için her zaman gayret göstereceğimiz beyan ediyoruz.”