Etiket: Görüyor

  • Hem tedavi görüyor hem öğreniyorlar.

    Bursa Dörtçelik Çocuk Hastalıkları Hastanesinde tedavi gören çocuklar Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen faaliyetlerle moral bulmaya devam ediyor.

    Geçtiğimiz yıl Bursa Büyükşehir Belediyesi Müzeler Şube Müdürlüğü ile Bursa Dörtçelik Çocuk Hastalıkları Hastanesi arasında yapılan protokol kapsamında, hastanede yatan çocuklara yönelik atölye çalışmaları hız kesmeden devam ederken çocuklar bu ay keçeden çanta yapımını öğrendi.

    Hastane sınıfında gerçekleştirilen etkinliğe rahatsızlıkları sebebi katılamayan çocuklar yatak başında ziyaret edilerek unutulmadı. Konu ile ilgili açıklama yapan Dörtçelik Çocuk Hastalıkları Hastanesi Yöneticisi Uzman Doktor İsmail Özcan, “Yapılan bu atölye çalışmaları ile çocukların mevcut hastalıklarını bir nebze dahi olsa unutma güzel vakit geçirme, bilgilenme ve eğlenme olanağı bulduklarını belirtirken etkinliklerin verimli ve eğitici olması nedeniyle hastalarımız ve ebeveynleri de mutlu oluyor” dedi.

  • Yerli sosyal medya uygulaması yoğun ilgi görüyor

    ’Viatori’ sosyal medya uygulaması, 300 bin kullanıcıya ulaştı. Nisan ayında çıkacak olan final sürümünde yıl sonuna kadar 6 milyon 500 bin indirme hedefleniyor. Uygulamanın diğer uygulamalardan farklı olarak paylaşım yaptıkça para kazandırmasıyla dikkat çektiği belirtildi.

    ProaegeanAr-Ge ve İnovasyon Bilgi Teknolojileri şirketi CEO’su Bayram Yıldırım, yerli sosyal medya uygulaması olan ’Viatori’ hakkında bilgi verdi. Yıldırım, uygulamanın hazırlık aşamasından çok iyi yazılım ekibi ile çalıştıklarını ve beta sürümle çok iyi rakamlara ulaştıklarını belirtti. Yıldırım, diğer uygulamalardan farklı olarak paylaşım yaptıkça para kazandıran ve kullanıcıların bu paraları anlaşmalı mekanlarda kullanabileceklerini ifade etti. Yıldırım, tamamen yerli yazılımcılar tarafından üretilen bu uygulamanın birçok dil seçeneği olacağını, yıl sonun kadar 6 milyon 500 bin kullanıcı hedeflediklerini söyledi.

    Uygulamanın 4 ay önce beta sürümünü Apple Store ve Google Play Store’da kullanıcıların hizmetine sunduklarını dile getiren Yıldırım,’’4 aylık süreçte 300 bin indirmeye ulaştık. Sosyal medya niteliğine sahip yurtiçinde yerli olan hiçbir uygulamanın ulaşamadığı bir rakam. Uygulamamız sadece beta sürümü ile bunu elde etti. Şunu gördük: Bu topraklarda yaşayan insanlar, kendi ürünlerini kullanmak istiyorlar. Bu topraklardan çıkan bir uygulamayı kullanmak istiyorlar. Bunu net şekilde gördük ve doğru yolda olduğumuz anladık. Hiç durmadan azimli şekilde çalışmaya devam ettik. Nisan ayında final versiyonumuzu sunacağız. Bunun için aralıksız çalışmaya devam ediyoruz. Yerli bir sosyal medyanın daha iyi olması için çabalıyoruz’’ dedi.

    ’’Yıl sonu hedefimiz 6 milyon 500 bin indirme’’

    Nisan ayıdan çıkacak olan final sürümle öngördükleri kullanıcı sayısını açıklayan Yıldırım, ’’4 aylık süreçte uygulamanın indirilme hedefimiz 100 bindi. Bunu 3’e katladık. Planlamalarımıza uyduğumuz zaman yıl sonuna yaklaşık 2 milyon kullanıcıyı hedefliyoruz. Ancak büyük talep var, bu nedenle yıl sonu hedefimizi 6 milyon 500 bin indirme olarak revize ettik. Aynı zamanda binin üzerinde mekanda uygulamamızın kullanılması, günde 30 bine yakın siparişin uygulama üzerinden verilmesi ve hesabın ödenmesi gibi hedefimiz var’’ ifadelerini kullandı.

    ’’Kullanıcılara para kazandıran uygulama’’

    Yıldırım, uygulamanın para kazandırması hakkında şu bilgileri verdi: ’’Uygulama yerli üretim ancak dünya tarafından da kullanılabilecek. Projemiz çok kapsalı ve iddialı. Facebook ve instagram kapsam açısından bizim uygulamamız yanında spesifik kalmakta. Uygulamamızın içine çok farklı inovatif özellikler ekledik. İçinde sipariş sitemiz var.İnşallah 2017 yılı içinde binin üzerinde masaya servisin olduğu mekanlarda uygulamamıza dahil olacak. İnsanlar uygulamamızın üyesi olan mekanlara gittiklerinde masadan sipariş verebilecek, hesap isteyebilecek ve hesaplarını mobilden ödeyebilecek. Diğer sosyal medya uygulamalarından farklılaştığı en önemli noktalarında birsi paylaştıkça kazandıran özelliliği. Bu özellik şuanda dünya üzerinde hiçbir uygulamada yok. Bu özellik şu anlama geliyor: Uygulama içinde fotoğraf, video paylaştığınızda veya check in yaptığınızda bir para puan kazanıyorsunuz. Para puanların belli bir para karşılığı olacak ve uygulamanın mekanlarına gidip yapılan alışverişlerde bu para puanları paraya dönüştüreceğiz ve hesaplarında düşeceğiz. Sadece sanal alemde kalan bir uygulama olmayacak. İnsanları sosyalleşmeye teşvik edeceğiz. Yeme ve içme mekanlarına çekeceğiz. İnsanlar sosyal medyanın kısıtlanmış tarafından daha da sosyalleşmeye çekilecek. Amacımız, sosyal masaları ve mekanları, sosyal ağ ile bir araya getirmek. Karanlık kapılar ardında, karanlık odalarda tweet atmak, fotoğraf çekmek, video paylaşmak yorum yapmak gibi özelliklerin dışına çıkacağız. İnsanlar bir araya gelip sosyalleşsinler istiyoruz”.

    Final versiyonunun hangi dil seçenekleri ile piyasaya çıkacağı hakkında bilgi veren Yıldırım, ’’Uygulama, final versiyonumuzla birlikte öncelikle Türkçe, İngilizce, Fransız ve Rusça olmak üzere 4 dilde olacak. Daha sonra çok hızlı şekilde tüm dillere entegre edeceğiz. Afrika, Balkanlar, Güney Amerika ve Amerika merkezli hedeflerimiz var. Uygulama, bu çerçevede çok hızlı şekilde birçok dile çevrilecek’’ şeklinde konuştu.

    Projenin nasıl ortaya çıktığı konusunda açıklama yapan Yıldırım, Sosyal medya uygulamasının düşünsel alt yapısı çok eskiye dayanıyor. Çok uzun zamandır ekiplerimizle beraber üzerinde çalışıyoruz. İlk olarak üniversitede aklımıza geldi. Esinlendiğimiz noktalar; facebook ve instagram gibi uygulamalardı. Çok uzun bir proje süreci yaşadık. Uygulamayı daha nasıl inovatif ve özgün hale getirebiliriz diye çok çalıştık. Üniversitede doktoraya başladıktan sonra akademisyen arkadaşlarla, çevremde güvendiğim ve kendi alanında uzman bir ekip oluşturduk. Beyin takımımızı oluşturduk. Ekibimizle beraber bu projeyi daha ileri taşımak için uykusuz gecelerde çalışmalarımıza devam ettik ve uygulamanın ilk temellerini attık. Güçlü Ar-Ge ekibi oluşturduk. Mutfağımız bu açıdan çok zengin. İstediğimiz her türlü ürünü, dünya standartların ve teknik alt yapıya sahip şekilde çıkarabiliyoruz’’ diye konuştu.

    Yıldırım, Viatori’nin Latince’de gezgin anlamına gelen bir kelime olduğu söyledi. Yıldırım, amaçlarının gezen, gören, yemek yiyen ve yeni şeyler arayan insanların hedefi olmak olduğunu belirtti. Yıldırım, uygulamanın normal sosyal medyalardan çok farklı, hedef olarak çok kapsamalı ancak Amerika ya da Avrupa’dan çıkma değil, tamamen Anadolu’dan çıkma sosyal medya uygulaması olacağı için önem arz ettiğini ifade etti.

    “Ar-Ge ekibimiz çok güçlü”

    Uygulamanın güvenliğine vurgu yapan Yıldırım, “AR-GE ekibimiz çok güçlü. Bu konuda Türkiye’de yetişmiş en iyi AR-GE ekibini oluşturduk. Türkiye’de beyin göçünden dolayı istediğimiz düzeyde yazılımcı bulmak çok zor oldu. Oluşturduğumuz ekip çok güçlü. Bu ekip diğer büyük sosyal medyaların sahip olduğu alt yapının benzerini oluşturdu. Tüm dünyada anlık milyonlarca insanın girip kullanılabileceği uygulama geliştirdik anlamına geliyor. İnsanların en tedirgin oldukları durumlardan bir tanesi kendi kişisel verilerini gizliliği. Bu husus uygulamamızın en öneli noktası. Uygulamamız hiçbir veriyi yada bilgiyi, kurum ya da toplulukta paylaşmayacak. Whatsapp’a benzer mesajlaşma yapısı var” diye konuştu.

    Yıldırım, bilişim sektöründeki gençlere şu tavsiyelerde bulundu: ’’Biz,daha önce hiç kimsenin başaramadığını başarmak için yola çıktık. Bunu başarmanın arifesindeyiz. Kısa süre içinde dünyada bilinen ve kullanılan mobil uygulama olacağız. Bu topraklarda yetişen gençlerimiz, bu ülkeyi terk etmesin. Bu ülkede hedeflerinize ve hayallerinize ulaşmak için sonuna kadar savaşın. Bilişim sektöründeki gençlerimize, hayallerinden ve projelerinde vazgeçmemelerini tavsiye ediyorum. Biz vazgeçmedik. İnşallah başaracağız”.

  • Türkiye’de 524 bin Suriyeli öğrenci eğitim görüyor

    Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ercan Demirci, Türkiye genelinde 524 bin Suriyeli öğrenci eğitim gördüğünü belirtti.

    Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü, Yabancı Uyruklu Öğrencin Eğitimine Yönelik Koordinasyon toplantısını Mardin’de yaptı. Bir otelde düzenlenen toplantıya Mardin Büyükşehir Belediyesi Başkanı Vali Mustafa Yaman, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ercan Demirci, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Ali Rıca Altunel ve 23 ilin milli eğitim müdürleri katıldı.

    Toplantının açılış konuşmasını Mardin Büyükşehir Belediyesi Başkanı Vali Mustafa Yaman yaptı. Mardin’de misafir edilen Suriyeli çocukların yaşadıkları tramvayı atlatmaları için günlük yaşamın içerisine girmelerini sağladıklarını belirten Yaman, “Bu genç yavrularımız, bizim diğer yavrularımızla beraber hizmet alıyorlar. Bu hizmetlere Mardin Büyükşehir Belediyesi’ni de dahil ettik. Bu vesileyle kardeşlerimizin hem il içerisindeki imkanları hemde il dışına gidişlerini çok rahat sağlayabilecek hale geldik. Bu çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.

    Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ercan Demirci ise Türkiye’de yaklaşık 835 bin civarında 6-18 yaş aralığında Suriyeli çocuğun bulunduğu anlatarak, “Şuan itibariyle hedef kitlemiz olan 835 bin çocuktan 186 bini okullarımızda okuyor. 15 bini ise okula gelemeyen e-okul yoluyla okuyan çocuklarımızdır. Toplamda şuan 200 bin çocuğumuz, Suriyeli vatandaşlarımızın, kardeşlerimizin çocukları bizim ülkemizde, okullarımızda, sınıflarımızda çocuklarımızla beraber aynı eğitimi paylaşıyorlar. Türkiye’de bulunan üniversitelerde yaklaşık 19 bin Suriyeli öğrenci eğitim alıyor. Şuan itibariyle 305 bin çocuk ise geçici eğitim merkezlerinde eğitim alıyorlar. Üniversitelerimizde ise 19 bin öğrencinin şuan okuduğunu biliyoruz. Çıraklık okullarımızın Suriyeli öğrencilerimizin istifade etme hususunda kapılarını sonuna kadar açmış durumda” diye konuştu.

  • Ahşaptan traktör büyük ilgi görüyor

    Denizli’nin Tavas ilçesinde bir marangozun motosiklet motorunun üzerine yaptığı ahşap traktör ilgi odağı oldu.

    Denizli’nin Tavas ilçesi Karahisar Mahallesinde ikamet eden evli ve iki çocuk babası 30 yaşındaki marangoz ve ahşap ustasının yaptığı ahşap ürünler vatandaşların ilgisini çekiyor. Marangozluk yapan İlker Didin, atıl ahşap kullanarak askıdan masaya, motosikletten aynaya, ahşap büfeden traktöre kadar çok sayıda farklı ürün üretiyor. Yaptığı farklı ürünlerle çevrede tanınan Didin’in son olarak motosiklet motoru üzerine yaptığı ‘ahşap traktör’ü mahalledeki vatandaşların ilgi odağı haline geldi.

    Dede mesleği olan marangozluğu sürdüren Didin, kendi motosikletinin motoru üzerine 2.30 santimetre uzunluğunda ahşap traktör monte etti. Diğer malzemeleri parçacılardan alan Didin, üzerinde 30-35 gün çalıştığı ahşap traktörü ile çarşıya çıkıp çevrede tur atıyor. Ahşap ustası Didin’in yaptığı ahşap traktör, altı vites ileri, dört vites geri gidebiliyor. Ardıç ağacından iki metreküp ahşap kullanarak traktör yapan marangoz ve ahşap ustası Didin, talep gelmesi halinde tütün dikme makinesi, biçerdöver, otomobil gibi birçok değişik ürünü yapabileceğini söylüyor.

    Marangozluğun dedesinden kalan bir meslek olduğunu, bunun yanında çok farklı şeyleri yapmayı ailece sevdiklerini belirten Didin, “Bizim meslek deden babaya, babadan bize geçti. Allah razı olsun, babadan gördüğümüz değişik şeyler oldu. Kendimiz bir düşzen kurduk, aileden gelen bir mucitlik diyelim. Değişik şeyleri severiz her zaman, herkesin yaptığı şeleri yapmayız. İllaki değişik olması lazım. Değişik talepler oluyor. Ahşap olduğu için değişik bir havası, doğallığı var” dedi.

    “Çok farklı şeyler düşündüm en sonunda buna karar verdim”

    İlk önce hobi amacıyla farklı şeyler yapmaya başladığını belirten Didin, “Düşündük ne yapalım diye, malum kıştı, fazla iş yoktu. Araba yapalım, traktör yapalım derken, buna karar verdik ve başladık. İlk önce bir maket yapalım dedik. Sonra yürüyen bir tane yapalım, yürürse daha dikkat çeker. Nasıl yapalım diye düşündük. İki sene önce aldığım motorum vardı. Onu parçaladık ve onu oturtalım, motor sağlamdı, kullanışlıydı. Üzerine onu monte ettik. Tornacı bir arkadaş vardı, sabahları akşamları onunla yaptık. Sabır isteyen bir işti. Kademe kademe, yavaş yavaş bu hale getirdik. Ortalama 30-35 günde bu hale getirdik. Çabuk bitmiyor, oluveren bir şey değil. Bazı yerlerini söktük, tekrar taktık. Alt kısmı çok uğraştırdı. Tamamen uydurma olduğu için bazı parçalar uymuyor. Ahşap aksamında da ardıç ağacını kullandık. Tabi içinde huş ağacından marina kontrplağı denilen ahşabı kullandık. Farklı desenler uyguladık, kendi düşüncemize göre motifler verdik, insanların fikirlerini aldık. Motorun fren aksamı, lambaları gibi malzemeleri buraya monte ettim. Çoğu şeyi uydurduk” dedi.

    “Toplam maliyeti 15-20 TL”

    Ahşam traktörün15-20 bin TL’ye mal olduğunu belirten Didin, “Malzemesi ortalama 6-7 bin TL tuttu. Tabi bir de günlük işçiliğimiz de kattığınızda, ortalama 15-20 TL maliyeti oluyor. İkinci yapacaklarımız daha farklı, daha düzgün olacak. Bu ilk olduğu için böyle yaptık, bu hale getirdik. Daha başka ürünler de yapabiliriz. Biçerdöver, tütün dikme makinesi yapabiliriz. Tabi sevdikten sonra uğraşıp çok şey yapılabilecek” ifadelerini kullandı.

    “İnsanların ilgisi beni mutlu ediyor, beni daha da teşvik ediyor”

    Didin, “Çevremizde ilgi odağı olduk. Merak edip gelen çok, asfalta indiğimde, deneme sürüşleri yaptığımda, bazen çarşıya gittiğimde insanlar merak ediyor, bakıyor. Değişik bir şey, yolda durduranlar bile oluyor, fotoğrafını çekiyor. Tabi bu bizi mutlu ediyor” şeklinde konuştu.

    “Kimseyi bindirmeye kıyamıyorum, dükkana kamera bile taktırdım”

    Mesleği kendi çocuklarına da öğreteceğini, bunu dördüncü kuşak olarak devam etmek istediğini belirten Didin, ahşap traktörüne kimseyi bindirmeye kıyamadığını, ona gözü gibi baktığını söyledi. Didin, “Şuana kadar kimseyi bindirmedim. Kendimiz yaptığımız için, bunun freni, vites aksamı çok farklıdır. Kullanabilirler ama 3-5 defa sürmesi lazım, çünkü bir parçasını kırdığı zaman ekstra bir iş olur. Tabi vermeye de kıyamıyorsunuz, adam freni kırar, bir yere çarpar, bir şey yapar diye. Bir de bu kadar emek harcadık. Hırsızlık olaylarına karşı, dükkana kamera taktırdım. Gece geç saatlerde uykum olmadığı zamanlarda bakıyorum. Duruyor mu yerinde, bir şey olmuş mu diye. Aslında bir şey olmaz ama gene de emek harcadığımız için, tedirgin oluyoruz. Çünkü normal bir dolap ve başka bir parça değil. Bunun bir parçanın kırılması bir sürü iş olur. Biz de bunu seviyoruz, ahşabın hastayız diyelim. Bazılarının maç hastalığı var, balık tutma hastalığı var. Bizim ilgi alanımız kendi mesleğimizin içindedir. Mesela bir atıl bir ahşap gördüğüm zaman bundan ne olur, ne yapabilirim diye düşünürüm, bakarım, kıyamam. Bundan masa ayağı mı çıkarırım, askı mı çıkarırım, değerlendirmeye çalışıyorum” dedi.

  • Romanyalı kız kardeşlerin müziklerinden çok köpekleri Beks ilgi görüyor

    Sokak müziği yapmak için Eskişehir’e gelen Romanyalı kız kardeşler, vatandaşlar tarafından yoğun ilgiyle karşılanıyor. Yanlarında bulunan Çin Aslanı cinsi köpek Beks ise, yaptığı hareketlerle izleyicilere adeta maskotluk yapıyor.

    İki Eylül Caddesi üzerinde akordiyon çalan Romanyalı kız kardeşler, hafta sonunu dışarıda geçirmeyi tercih eden Eskişehirlilere müzik keyfi yaşatıyor. Müzisyenlerin yanlarında bulunan 6 yaşındaki Beks isimli köpekleri ise, yaptığı sempatik hareketlerle müzik ziyafetini adeta ikiye katlıyor. Özellikle küçük çocukların ilgi odağı olan Beks ile vatandaşlar sürekli fotoğraf çektiriyor. Bir süre akordiyon eşliğinde şarkı çalan kız kardeşlere, zabıta ekipleri tarafından müdahale edildi. Daha sonra müzisyenler, İsmet İnönü Caddesi’ne hareket etti. Bu cadde üzerinde kestane satışı yapan seyyar satıcının da şikayeti üzerine tekrar gelen zabıta ekipleri, Romanyalı kız kardeşleri uzaklaştırmaya çalıştı. Yaşanan durum karşısında kayıtsız kalmayan çevredeki vatandaşlar ise, zabıta ekipleri ile kısa süreli tartışma yaşadı. Polis ekiplerinin olaya müdahale etmesiyle kalabalık dağıldı.

    “Türkiye insanlarının hepsinden Allah razı olsun, bizi seviyorlar, yardım ediyorlar”

    Ayrıca sosyal medyada paylaşım yapmak için video çeken insanların sevgisiyle karşılaşan Romanyalı Stela Cozac, Türkiye’ye ve Türk insanına olan sevgisini dile getirerek, “1 ay önce buraya geldik. Bizim aileden herkes müzisyen. Annem de babam da sokak müziği yapıyor. Hatırla sevgili Türk müziğini çalıyorum. Küçüklüğümden beri akordiyon çalıyorum. Türkiye’ye hep gidip geliyoruz. 26 yaşındayım. Evliydim, ayrıldım. Yaşları 5, 8 ve 10 olan 3 tane küçük çocuğum var. Köpeğim Beks’i Romanya’dan getirdim. İnsanların ilgisi çok iyi, köpeği çok seviyorlar. Köpeğim 6 yaşında. İnsanlar çok iyi burada. En iyi insanlar Türkiye’de. Onun için buraya geliyoruz. Romanya’da iş bulduğumuz zaman gelmiyoruz ama çok kötü orada iş bulmak çok zor. Kız kardeşimle birlikte müzik yapıyoruz. Eskişehir’e beraber gidip geliyoruz. O biraz utangaç. Adı Alexandra, 23 yaşında. Biz buraya sokak müziği yapmak için geldik. Türkiye insanlarının hepsinden Allah razı olsun. Bizi seviyorlar, yardım ediyorlar, çok iyiler” diyerek, yardımsever Türkiye halkına olan sevgisini dile getirdi.