Etiket: Görüşmesine

  • Muharrem İnce, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmesine ilişkin, “Ben partinin cumhurbaşkanı adayıyım. Yerel seçim yaklaşmış, Genel Başkan ile görüşmemizden daha doğal bir şey olamaz. Ben kendi kişisel derdimin peşinde değilim. Ben ülkemin, partimin peşindeyim” dedi.

    IHAAW134611-SIY/16-11-2018

    – Muharrem İnce, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmesine ilişkin, “Ben partinin cumhurbaşkanı adayıyım. Yerel seçim yaklaşmış, Genel Başkan ile görüşmemizden daha doğal bir şey olamaz. Ben kendi kişisel derdimin peşinde değilim. Ben ülkemin, partimin peşindeyim” dedi.

    16.11.2018 13:46:11 TSI
    NNNN

  • Beyaz Saray’dan Trump-Putin görüşmesine doğrulama

    Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Almanya’da düzenlenen G20 toplantısında ikinci kez görüştüklerini doğruladı.

    ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in geçtiğimiz hafta Almanya’nın Hamburg kentinde düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nde yaptıkları ikili görüşmeler sonrasında bir araya geldikleri ifade edildi. Beyaz Saray da liderlerin gayrı resmi olarak tekrar bir araya geldiklerini doğruladı. Zirvede liderlerin onuruna verilen akşam yemeğine katılmayan iki liderin bir saat görüştüğü ifade edilirken yapılan görüşmeye Trump’ın yalnız katıldığı ve Putin’in ise tercümanıyla geldiği belirtildi.

  • CHP Sözcüsü Böke’den Kılıçdaroğlu ile Bahçeli görüşmesine ilişkin açıklama

    CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve MHP Lideri Bahçeli görüşmesine ilişkin, “Bizim için Türkiye’nin çıkarları öncelikli olduğu için bu görüşmeyi önemsiyoruz. Bizler Türkiye’nin ortak geleceğinin yeniden inşa edilebilmesi için atılması gereken her adımı atmaya devam edeceğiz” dedi.

    CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında TBMM’de toplandı. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke ise MYK’nın gündemini TBMM’de düzenlediği basın toplantısıyla paylaştı. Mecliste görüşülen anayasa değişikliği teklifine değinen Böke, “Meclisin bu gündemi maalesef çok zorlu ve hepimiz açısından da çok yaşamsal. Ama bu gündemin yanı sıra tüm ülkede hükümet tarafından özellikle konuşulmasın istenen, görülmesi istenen ve üstü farklı gündemler yaratılarak kapatılmaya çalışılan bir başka gerçek gündem var. Bir tarafta Türkiye Saray ve o sarayın siyasi ortakları tarafından dayatılmış olan bir siyasi gündem var, diğer tarafta ise vatandaşın gündemi yani 80 milyonun her geçen gün giderek zorlaşan günlük hayatının gerçek gündemi var. Hayatta kalma mücadelesi” diye konuştu.

    “Türkiye ekonomisi hepimizi bütün bir ülkeyi karanlığa doğru daha fazla sürükleyen gelişmelerle karşı karşıya kalıyor”

    “Cumhuriyete ve demokrasiye inanan vicdanı hür milletvekilleri mecliste her tür dayatmaya karşı var güçleriyle mücadele Edİyor” diyen Böke, “Bütün bunlar olurken Türkiye ekonomisi hepimizi bütün bir ülkeyi karanlığa doğru daha fazla sürükleyen gelişmelerle karşı karşıya kalıyor. Bu karanlık gelişmeler 80 milyonun ortak olduğu bir yarını ortadan kaldıran gerçekleri çok somut bir biçimde hayatımızın bir parçası yapıyor. Ekonomide yaşananlar bizlerin bugünü kararttığı gibi yarın da olacaklara dair çok somut bir resmi ortaya koyuyor. Bugün karşı karşıya kaldığımız bütün ekonomik sorunlar esasında bize dayatılıyor olan rejim değişikliğinin ve bu siyasi inadın ne getireceğini de çok gerçekçi bir biçimde bize bugünden bir kabus olarak yaşatmış oluyor” ifadelerini kullandı.

    “Fiili başkanlığın sonucunda Türkiye’de bugün 3 milyon 647 bin kişi iş arıyor”

    Türkiye’de işsizlik oranının yüzde 11.8’e çıktığını hatırlatan Böke, “Resmi hesaplara göre şunu söylüyor bu rakam; fiili başkanlık tarihinden beri Ağustos 2014’ten bugüne 1.7 puanlık bir artış var. Bu artış kararmış hayatlar anlamına geliyor. Ağustos 2014’te 3 milyon kişinin işsiz olduğu Türkiye’den bugün 2 yıllık fiili başkanlık sistemi sonucunda 3.6 milyon, 647 bin kişinin daha işsiz olduğu hayatının karardığı bir Türkiye’ye taşındığımızın göstergesi. Fiili başkanlığın sonucunda Türkiye’de bugün 3 milyon 647 bin kişi iş arıyor, iş bulmaya ihtiyacı var ama bulamıyor. İş arayıp bulamayacağına dair umudunu yitirmiş olan, iş aramaya dahi mecali kalmamış olan milyonlar var. Bu kişileri de eklediğimizde Türkiye’de 6,5 milyon kişinin üzerinde işsiz olduğu ortaya çıkıyor” değerlendirmesinde bulundu.

    “104 liralık asgari ücret zammı cüzdana girmeden buharlaşmış durumda”

    Türk Lirası’nın değer kaybetmesinin 80 milyonun cebini erittiğini söyleyen Böke, şunları kaydetti:

    “Cebimize zorla giriyor olan bu ücretler maaşlar emekli maaşları daha cüzdana girmeden eriyip yok oluyor. Hükümet 2016 yılının son iş gününe dönerken 2017 net asgari ücretini bin 404 lira olarak açıkladı. 29 Aralık 2016 günü dolar kuru 3.53 ‘tü. Asgari ücretin bin 404 lira olacağı açıklandığı gün eğer dolar satın alıyor olsaydık o gün asgari ücretlinin ücreti 397,5 dolardı. Bugün 18 gün sonra TL’nin değer kaybı sonucunda aynı asgari ücret 371 dolara gerilemiş vaziyette. Asgari ücretli daha bir senenin iki haftası geçmişken asgari ücret cebine girmeden asgari ücret 27 dolar erimiş vaziyette. 104 liralık asgari ücret zammı cüzdana girmeden buharlaşmış durumda. Bir kişinin siyasi ihtirası yüzünden, o siyasi ihtirası dayatan rejim değişikliği inadı yüzünden bu inadı iki senedir uyguluyor olması yüzünden yok olmuş. Bugün asgari ücretli zammını alamadan fakirleşmiş. Israr edilen rejim değişikliğinin gerçekleştiği takdirde 80 milyona neler yaşatacağı çok açık. Fakirleşeceğiz, işsiz kalacağız, cebimizde TL değersizleşecek, Türkiye dünya liginde küme düşecek. İtirazımız bu yüzden. Biz 80 milyonun ortak geleceği için başka bir Türkiye hayali gerçekleşsin diye bir mücadele vermek durumundayız.”

    “Bugün tarihi bir gün”

    Anayasa değişikliği teklifi görüşmelerinin 2’nci turuna değinen Böke, “Bugün Genel Kurul’da Gazi Meclisin çatısı altında, bu anayasa değişikliği teklifinin bu rejim değişikliğinin 2’nci tur görüşmeleri başlayacak. Bugün tarihi bir gün. Çünkü bu rejim değişikliği Cumhuriyetimizi, demokrasimizi ve hepimizin ortak geleceğini yok etmek istiyor, bu meclisi fesh etmek istiyor. Biz CHP olarak rejim değişikliği teklifinin meclise geldiği andan itibaren komisyon görüşmelerine ve o görüşmelerden genel kuruldaki görüşmelere kadar tüm aşamalarında AKP’nin hukuka uymayan kimi zaman saldırılara, kaba güç kullanımına kadar giden her türlü baskısına rağmen son derece onurlu ve bu ülkenin kurucu partisine yakışan bir mücadele verdik. Gururla söylüyorum, birileri seçmenlerinden aldıkları kutsal emaneti sarayın vesayetine sokmak için uğraşıyor, birileri ise namusları üzerine yemin ettiği, emanet aldığı anayasayı cumhuriyeti ve anayasal demokratik düzeni milletten aldığı emanete sahip çıkmak için mücadele veriyor. AKP’nin meclise adeta anayasa oylamasını açık olarak yapılmasının dayatılması, oylamalara doğrudan müdahale eden hukuk tanımaz tutumu belki de geçtiğimiz hafta meclisin en kara günleri olarak tarihe yazıldı. AKP ve ortaklarının rejim değişikliği teklifinin 2’nci tur görüşmeleri işte bu kara tarihin gölgesinde başlayacak. Biz CHP olarak geçtiğimiz hafta olduğu gibi bu hafta da anayasanın, iç tüzüğün ve hukukun ve milletin bizlere yüklemiş oldukları yükümlülükleri ve sorumlulukları yerine getirmek üzere hakkımızı ve hepimizin hakkını ve geleceğini korumak için mücadele etmeye, gerçekleri anlatmaya devam edeceğiz. AKP ve ortaklarının cebren ve hile ile de olsa kabul ettirmeye çalıştığı bu rejim değişikliği teklifine sonuna kadar direneceğiz” açıklamasında bulundu.

    “Türkiye’nin ortak geleceğinin yeniden inşa edilebilmesi için atılması gereken her adımı atmaya devam edeceğiz”

    Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Böke, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin gerçekleştirdiği görüşmeyle ilgili soruya, “Sayın Genel Başkanımız toplantını çıkışında sizlerle paylaşmıştı. MHP Türkiye siyasi tarihi açısından önemli bir partidir. ‘Esas olan vatandır, gerisi teferruattır’ diyen yaklaşımımızla Sayın Genel Başkanımız, Sayın Bahçeli ile bir görüşme talebinde bulundu. Görüşme gerçekleşti. Bizim için Türkiye’nin çıkarları öncelikli olduğu için bu görüşmeyi önemsiyoruz. Nezaket çerçevesinde 45 dakikalık bir görüşme gerçekleşmiş, Sayın Genel Başkanımız bizim biraz önce tekrar ifade ettiğimiz; Türkiye’nin geleceğine dair bütün kaygıları Sayın Bahçeli ile bu görüşme çerçevesinde paylaşmıştır. Bizler Türkiye’nin ortak geleceğinin yeniden inşa edilebilmesi için atılması gereken her adımı atmaya devam edeceğiz” yanıtını verdi.

    “Bizim gözümüzde esas olan vatan ve Twitter’daki yazışmalar birer teferruattır”

    MHP Lideri Bahçeli’nin sosyal medya hesabı Twitter üzerinden Kılıçdaroğlu ile yapacağı görüşme öncesinde yaptığı açıklamaların hatırlatması üzerine Böke, “Esas olan vatan ise gerisi teferruattır derken bizim gözümüzde esas olan vatan ve Twitter’daki yazışmalar birer teferruattır. Bu teferruatların detayının sorulması gereken merci biz değiliz, MHP’dir” değerlendirmesinden bulundu.

    “Erken seçim ve sandık bir tehdit ve şantaj unsuru olamaz”

    Böke, erken seçime ilişkin sorulan bir soruya ise şu değerlendirmede bulundu:

    “Erken seçime dair Cumhuriyet Halk Partisi’nin görüşü çok net ve açıktır. Geçtiğimiz hafta da söyledik. Erken seçim ve sandık bir tehdit ve şantaj unsuru olamaz. Bizler için erken seçim milletin görüşünün alınması için demokratik bir haktır. Hodri meydan deme sebebimiz budur. Bu görüşümüzde de en ufak bir değişiklik yoktur. Ancak bugünün gündemi bizlere dayatılan rejim değişikliği gündemidir. Bu gündemi saptırmamayı da Türkiye’nin geleceği açısından çok önemsiyoruz.”

    “Bu getirilmiş olan anaysa değişikliği teklifi bırakınız kuvvetler ayrılığını güçlendirmeyi tamamen ortadan kaldırmaktadır”

    Anayasa değişikliği teklifi ile ilgili sorulan soru üzerine ise Böke, “Bu getirilmiş olan anayasa değişikliği teklifi bırakınız kuvvetler ayrılığını güçlendirmeyi tamamen ortadan kaldırmaktadır. Her şeyi tek bir kişiye ve sarayın vesayetine teslim edecek bir öneri karşımızda durmaktadır. Öyle ki HSYK’nın neredeyse hepsini sarayın belirleyeceği, hukukun tamamen saraya bağlanacağı, meclisin fesh edileceği, bakanların milletin seçtiklerinden değil, bürokratlardan ve sarayın seçtiklerinden oluşacağı yeni bir düzen inşasından bahsediliyor. Böyle bir düzende bütün güçler tek elde toplanmışken vesayetlerin anası saray haline getirilmişken burada bir kuvvetler ayrılığından bahsetmek maalesef doğru bilgi vermemek anlamına geliyor. Bu rejim değişikliği kuvvetler ayrılığını tamamen ortadan kaldıran ve Türkiye’yi sarayın iki dudağı arasına teslim eden bir anayasa değişikliği teklifidir” ifadelerini kullandı.

  • Erdoğan-Putin görüşmesine İzmir iş dünyasından ilk yorum

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ilk resmi görüşmelerinin ardından verilen ekonomik işbirliğinin artırılması mesajını İzmir iş dünyası önemli bir adım olarak nitelendirdi.

    Türkiye ve Rusya arasında geçen Kasım ayında yaşanan uçak krizi sonrasında iki ülke lideri arasındaki ilk resmi görüşme Rusya’nın St. Petersburg şehrinde gerçekleşti. Ortak heyetle gerçekleşen görüşmenin ardından ortak açıklama yapan iki lider, ekonomik işbirliğinin artırılacağına ve yaptırımların aşama aşama kaldırılacağı belirtildi. İzmir iş dünyası da yaşanan gelişmelerin çok önemli adım olduğunu belirterek, her iki ülkeye de gelişmelerin olumlu yansıyacağını söyledi.

    “Rusya ilişkilerini AB kadar önemsiyorum”

    Rusya’nın dünyanın çok önemli bir ülkelerinden biri olduğunu ve darbe girişimin ardından yaşanan bu gelişmeyi önemsediklerini belirten İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş, “Rusya hem ekonomik olarak güçlü bir ülke hem de ona bağlı olan bağımsız davetlerle topluluğu ile birlikte önemli ülkelerden birisidir. O nedenle ben Rusya ile olan bu ilişkiyi Avrupa Birliği ile olan ilişkiler kadar önemsiyorum. Kaldı ki Rusya’nın aynı zamanda Shangay beşlisiyle olan ilişkisi dünyanın lider ülkelerinden birisi olmasını daha da artırıyor. Rusya bizim Karadeniz komşumuz ve en çok ticaret en yakın ülkelerle yapılır. O nedenle de Rusya’nın komşu ülke olma özelliği nedeniyle raf ömrü olan yaş meyve sebze gibi balık gibi ürünlerin kısa sürede ulaşabildiği yer olduğu için de ayrıca önem taşıyor. Bu ilişkiler ülkemizin elverişli topraklarının bulunduğu Ege Bölgesi için hem turizm hem ihracat açısından da önem taşıyor. Şu andaki olumsuzluklar içinde, bizi yasa boğan son hain girişimden sonra Rusya ile olan ilişkiler açısından böyle bir güzel haber gündeme geldi. Bu gelişmenin her iki ülke için de yararlı olacağına inanıyorum” dedi.

    “100 milyar dolarlık hedefe doğru yürünecek”

    Her iki ülkenin ortak görüşmesinin ayrıntılarının önümüzdeki günlerde daha da netleşeceğini dile getiren İzmir Deniz Ticaret Odası Başkanı Yusuf Öztürk ise yaşanan süreçten hemen sonra her iki ülke cumhurbaşkanının attıkları bu adımın çok önemli bir adım olduğunu belirterek, “Büyük bir ekiple Rusya’ya çıkarma yaptık. Aslına bakarsanız çok fazla sürpriz olmadı ama bu bir ilk adımdır. Önümüzdeki günlerde Başbakanlık ve Dış İşleri Bakanlığı nezdinde görüşmelerin hızlıca devam edeceğini tahmin ediyorum. Vizelerin kaldırılması önemli bir konudur. Bu da önümüzdeki günlerde netleşecek. Rusya ile Türkiye arasındaki ilişkiler her zaman, tarihten bu yana hep iyi gitmiştir. 15 Temmuz darbe girişimden hemen sonra Rusya hükümetinin Türkiye’ye olan yaklaşımı takdire şayandı. Rusya bizim stratejik ortaklarımızdan biridir. Ekonomik açıdan 100 milyar dolar gibi ticaret hacmine ulaşmayı planlayan yapıdayız. Dolayısıyla her iki ülkenin de o konuda bu hedeflere doğru yürüyeceğini düşünüyorum” diye konuştu.

    “Yaş meyve sebzede çok ciddi bir rahatlama olacaktır”

    Ege İhracatçılar Birliği Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Rıza Seyyar da gelişmelerden memnuniyet duyduklarını ve ihracata belirli etkileri olacağını kaydederek, şunları söyledi:

    “Henüz ayrıntılar tam olarak netleşmedi ancak iki ülkenin bir araya gelmesi oldukça önemli bir gelişmedir. Beklediğimiz arzu ettiğimiz bir tablo var. Türkiye’deki yaş meyve sebze çok ciddi bir rahatlama olacaktır. Çok yakında üzümle ilgili beklentilerimiz vardı. Atılan bu adımlarla önümüzdeki günlerde yaş üzümde de hızlı bir sevkiyat olacağını düşünüyorum. Rusya ile yaşanan kriz sürecinde elbette büyük felaket yaşanmadı, dramatik fiyat düşüşleri olmadı ancak Rusya pazarının olması hem üretici hem ihracatçı açısından bizler için önem teşkil ediyor. Ürünler her ne kadar iç pazarda tüketilse de kayıp bir süreçti. Ancak yeni dönem bunu telafi edecektir.”

  • Yunusemre Toplum Ruh Sağlığı Görüşmesine Ev Sahipliği Yaptı

    Toplumun ruh sağlığını iyileştirmek amacıyla kurulan Toplum Ruh Sağlığı Merkezi için oluşturulan ve içerisinde 14 kurumun yer aldığı konsorsiyumun gerçekleştirdiği 3’üncü toplantıya Yunusemre Belediyesi ev sahipliği yaptı.

    Her 3 ayda bir düzenlenen Toplum Ruh Sağlığı Merkezi İl Koordinasyon Kurulu toplantılarının 3.’sü Yunusemre Belediyesi Meclis Salonu’nda gerçekleştirildi. Başta Yunusemre Belediyesi olmak üzere Halk Sağlığı Müdürlüğü, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğü, Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi, Şehzadeler Belediyesi, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü, Turgutlu Devlet Hastanesi, İl Sağlık Müdürlüğü, İl Emniyet Müdürlüğü, Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, Büyükşehir Belediyesi ve Manisa Aile Hekimleri Derneği’nin temsilcilerinin katıldığı toplantıda Yunusemre Belediyesi’ni İnsan Kaynakları, Eğitim, İş Sağlığı ve Güvenliği Şefi İlhami Sezer temsil etti. Toplantıda merkezin amaçları ve hedefleri konusunda katılımcılar bilgilendirildi. Merkezin en önemli hedefleri ise; Düzenli ilaç kullanımını sağlamak, hastaneye yatışı azaltmak, üretkenliği arttırmak, becerileri ve yaşam kalitesini arttırmak olarak belirlendi.