Etiket: Görüşmeleri

  • Türkiye-İran hudut görüşmeleri Hoy’da gerçekleştirildi

    Türkiye Cumhuriyeti ile İran İslam Cumhuriyeti arasındaki hudut güvenliği görüşmeleri, komşu ülkenin Batı Azerbaycan Eyaleti kenti olan Hoy’da gerçekleştirildi.

    Türkiye’yi temsilen Hoy’a giden Van Valisi Murat Zorluoğlu başkanlığındaki heyet, Saray ilçesindeki Kapıköy (Razi) Sınır Kapısı’ndan İran’a geçti. Razi’de İran İslam Cumhuriyeti heyet başkanı Hoy 1. Derece Hudut Komiseri Albay İmamali Hudayifer ve diğer yetkililerce karşılanan Vali Zorluoğlu ile beraberindeki heyet, sonrasında Hoy Hudut Komiserliği toplantı salonuna geçerek buradaki hudut görüşmelerine katıldı.

    Terör olayları, insan kaçakçılığı, diğer kaçakçılık türleri ve sınır güvenliği konularının görüşüldüğü toplantıda iki komşu ülkenin kentlerini ayıran sınır boyunda yaşanan olaylar masaya yatırılarak karşılıklı talepler aktarıldı ve istişarelerde bulunuldu.

    Mutabakat metinlerinin imzalanmasıyla tamamlanan görüşmelere, Vali Murat Zorluoğlu’nun yanı sıra Vali Yardımcısı İbrahim Civelek, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Yavuz Özfidan, İl Emniyet Müdürü Mehmet Suat Ekici, 6. Hudut Alay Komutanı Albay İlker Ertuğrul, Başkale, Çaldıran, Özalp ve Saray kaymakamları, Van Valiliği Özel Kalem Müdürü Dr. Ali Kılıçer, İl Göç İdaresi Müdürü Cuma Omurca, Mütercim Cemil Sönmez ve Daktilograf Adem Uludağ katıldı.

  • Toplu sözleşme görüşmeleri başladı

    Afyonkarahisar’ın Şuhut İlçe Belediyesi ve Belediye İş Sendikası arasında toplu sözleşme görüşmeleri başladı.

    Toplantıya, Şuhut Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Şahin, Belediye İş Sendikası Afyonkarahisar Şube Başkanı Yücel Şahin, Başkan Yardımcısı Mehmet Selam, Şuhut Belediyesi Belediye İş Sendikası Temsilcisi Çetin Özen, Yerel Sen Toplu Sözleşme Uzmanı Cavit Tokpınar, Melih Kuran ve İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdür Vekili Sabri Yeğen katıldı. Şuhut Belediye Toplantı Salonunda gerçekleştirilen toplantı, konuyla alakalı karşılıklı fikir alış-verişleri ile devam etti.

  • Kırşehir’de 31. Ahilik Haftası kutlama programı görüşmeleri başladı

    Bu yıl 17-23 Eylül 2018 tarihleri arasında kutlanacak olan 31. Ahilik Haftası programını görüşmek üzere Vali İbrahim Akın başkanlığında toplantı yapıldı.

    Valilikçe yapılan toplantıya Vali İbrahim Akın’ın yanı sıra Vali Yardımcısı Adnan Kayık, Belediye Başkan Yardımcısı Emre Şahinci, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birlik Başkanı Bahamettin Öztürk ve ilgili daire müdürleri katıldı.

    Toplantı açılış konuşmasını yapan Vali İbrahim Akın, toplantıda 31. Ahilik Haftası kutlama programının taslağını görüşeceklerini söyledi. Ahilik Haftası’nın Kırşehir’e ve Ahiliğe yakışır şekilde kutlanmasının önemine işaret eden Vali İbrahim Akın, “Ahi Evran-ı Veli’nin memleketi Kırşehir’de Ahilik kültürünü yaşatmak ve tanıtmak için çalışacağız. Ahiliği tanıtmak, yaşamak ve yaşatmak amacıyla gerçekleştirilen Ahilik Haftası’nın en iyi şekilde kutlanması için fikir alış-verişinde bulunuyoruz. Bu görüşmeler sonucunda ortaya çıkacak taslak program Ankara’ya yani merkez yürütme kuruluna sunulacaktır” dedi.

    Ticaret İl Müdürü Mahmut Dalgalı’nın sunum yaptığı toplantı, Ahilik Haftası etkinliklerinin görüşülmesi ile sona erdi.

  • 33 yıllık KDV kanunun yerine hazırlanan kanun tasarısının görüşmeleri başlacak

    TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Sözcüsü Nejat Koçer, 33 yıl sonra değiştirilecek olan Katma Değer Vergisi ile ilgili kanun tasarısının Salı günü komisyonda görüşülmeye başlanacağını söyledi.

    Plan ve Bütçe Komisyonu Sözcüsü ve Ak Parti Gaziantep Milletvekili Nejat Koçer, Katma Değer Vergisi Kanun Tasarısını değerlendirerek salı günü komisyonda görüşülmeye başlanacağını kaydetti. Tasarı ile işletmelerin finansman yükünün ortadan kalkacağını ifade eden Koçer, kanun tasarısının yatırımı, üretimi ve ihracatı destekleyeceğini vurguladı. koçer, “Plan ve Bütçe Komisyonu olarak son bir ay içerisinde Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Kanunu ile Bazı Vergi Kanunlarında Değişiklikleri içeren her kesimden çok sayıda vatandaşımızı yakından ilgilendiren bir Torba Kanunu görüştük. Bu hafta görüşmelerine başlayacağımız; yatırımı, üretimi ve ihracatı destekleyici bir başka tasarı KDV Kanunudur” dedi. Ülke ekonomisinin rolü ve önemi her geçen gün artığını kaydeden Koçer, “Küçük ve orta ölçekli işletmeler için can suyu niteliğinde ve aynı zamanda KDV kanunu bakımından bir reform niteliğinde olan tasarı milyonlarca esnafı, üreticiyi ve işletmeyi ilgilendiriyor. Tasarıda yer alan Ar-Ge, inovasyon ve tasarım faaliyetlerine yönelik makine, teçhizat alımlarına uygulanacak KDV istisnası ile sanayi 4.0 hazırlıkları hızlanacak, yapılacak KDV iadeleri ile ihracatçımızın eli güçlendirilecek. Devreden KDV’lerin belirli bir program dahilinde iade edilmesiyle yıllardır süren büyük bir sorun çözüme kavuşturularak reel sektöre 140 milyar TL civarında bir ödeme yapılmış olacak” ifadelerini kulandı. Yapılacak olan düzenleme ile ilgili konulara değinen Koçer, “KDV beyanında bulunacak küçük işletmelerimizin KDV yükümlülüklerini yerine getirmeleri kolaylaşacak ve hasılat esaslı vergi sistemi ile üzerilerindeki vergi yükü hafifletilmiş olacak. Okul, yurt, yuva, ibadethane gibi yapıların inşasında söz konusu mal ve hizmetlere sağlanacak KDV istisnası ile hayır işleri desteklenmiş olacak. Yabancılara yönelik sağlık hizmetlerine sağlanacak KDV istisnasıyla sağlık turizmi desteklenecek” ifadelerini kulandı. Koçer, “Tasarının gündeme girdiği andan itibaren ilgili kesimlerde büyük heyecan oluşturduğunu görüyorum. İş dünyamız tarafından ve STK’larca yapılan açıklamalar kanunun amacını destekler mahiyette. Bu olumlu reaksiyonun çok kısa bir sürede piyasalara yansıyacağına, ekonomimizi canlandıracağına inanıyorum” diye konuştu.

    Meclis Başkanlığınca Plan ve Bütçe Komisyonuna havale edilen tasarının görüşmelerine salı günü başlanacağını bildiren Sözcü Koçer, milletvekillerinin katkısı ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin görüşleriyle tasarının daha da olgunlaşarak komisyon sürecinin hafta içerisinde tamamlanabileceğini ifade etti.

  • 2018 bütçe görüşmeleri

    Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Kudüs konusunda, “BM bu kararıyla kural tanımayan, hak tanımayan, adalet tanımayan ABD yönetimine kuralı, hakkı ve adaleti öğretmiştir” dedi.

    TBMM Genel Kurulu’nda 2018 Merkezi Yönetim Bütçe ve 2016 Kesin Hesap Kanun Tasarısı ile Sayıştay Raporları görüşmeleri devam ediyor. Hükümet adına Başbakan Yardımcıları Mehmet Şimşek ve Bekir Bozdağ konuştu. Başbakan Yardımcısı Şimşek, son 15 yıllık dönemde hükümetlerinin Türkiye ekonomisinin güçlü bir performans ortaya koyduğunu söyleyerek, ortaya koydukları reformlar ve doğru politikalar ile Türkiye’nin son 15 yılda yaşanan krizlere rağmen direnç gösterdiğini ifade etti. Şimşek, Türkiye’nin 2003-2016 yılları arasında ortalama yüzde 5.6 kaydederek, kriz döneminde ise yüzde 6.7 büyüdüğünü belirtti. Şimşek, “15 yıllık iktidarımız iç ve dış şoklara rağmen Cumhuriyet döneminin en güçlü büyüme performansını göstermiştir. 2020 yılında Türkiye’nin satın alma gücü paritesiyle kişi başına milli geliri Avrupa Birliği’nin yüzde 37 ‘si civarındaydı. Bu sene muhtemelen yüzde 64’ünü aşmış olacak. Avrupa Birliği ile biz arayı kapatmışız” ifadelerini kullandı.

    Ekonomik büyümenin reel olduğunu ve vatandaşa yansıdığını ifade eden Şimşek, “Bu ülkede yıllık 91 bin otomobil satılıyordu. Geçen sene 757 bin otomobil satıldı. 15 yıl önce Türkiye’de 3 milyon civarında beyaz eşya satılıyordu. Geçen sene 7.5 milyon beyaz eşya satılmış. 2000’lı yılların başında çiftçimizin yıllık 7 bin traktör alıyordu. Geçen sene 70 bin traktör almış. Yurtdışını ziyaret eden turizm için seyahat eden vatandaş sayımız, 2003 yılında 3.4 milyon kişiydi. Geçen sene7.9 milyon, bu sene 8.5 milyon” şeklinde konuştu.

    Şimşek, şöyle devam etti:

    “2002 yılında 4.3 doların altında yaşayanların toplam nüfus içindeki oranı yüzde 30’du. Bugün bu oran yüzde 1.6’ya gerilemiştir. Gelir dağılımını iyileştirdik. OECD verdilerine göre 2002-2016 döneminde gelir dağılımını iyileştiren nadir ülkelerdeniz. Bu dönemde milli gelirden ücretlilerin aldığı pay yüzde 26.2’den yüzde 32.7’ye çıkmıştır. Hükümetlerimiz emekçiden, çalışanlardan yana net bir politik tavır koymuştur.”

    Şimşek, istihdama ilişkin olarak, “Küresel krizden bu yana avro bölgesinde 3,5 milyona yakın istihdam oluşturmuştur. Türkiye tek başına, küresel krizden bu yana 8,3 milyon vatandaşına iş bulmuştur, 8,3 milyon. Peki, bu ülke büyümese 8,3 milyona istihdam sağlanabilir mi? Eylül itibarıyla yılbaşından bu yana 1,2 milyon vatandaşımıza iş bulduk. İstihdam artışı devam edecektir. Evet, işsizlik oranımız hâlâ yüzde 10’un üzerinde ama Türkiye’nin nüfusu genç, çalışma çağındaki nüfus Avrupa’nın 17 katı hızla artıyor, OECD ülkelerinin 3 katından daha hızlı artıyor” değerlendirmesini yaptı.

    Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Türkiye’nin her alanda büyük başarıların altına imza attığını belirterek şunları söyledi:

    “Bugün hem bölgesinde hem de dünyada saygın, güçlü bir aktör hâline gelmiştir. Vatandaşımız bu değişim ve gelişmeden büyük bir memnuniyet duymuştur ve bu nedenle de hükümetlerimize her seçimde büyük bir destek vermiştir. Biz de milletimizden aldığımız emaneti hep namusumuz bildik ve canımız pahasına bugüne kadar koruduk; çiğnemedik, kimseye de çiğnetmedik. Halkımızın sandıkta verdiği oya Ankara’da yeni ortaklar edinmedik, birilerinin ortak olmasına da izin vermedik.”

    Kudüs konusuna işaret ederek, Trump’a kırmızı kart gösterildiğini ifade eden Bozdağ şunları kaydetti:

    “Konu daha sonra Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna taşındı. Bildiğiniz gibi, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda da tarihî bir kararın altına imza atıldı; 128 Genel Kurul üyesi, ABD yönetiminin aldığı bu kararı tanımadığını, başka ülkelerin de tanımamasını ilan etti ve herkesi bu konudaki ortak tutuma destek vermeye davet etti. Tarihî bir karar, tarihî bir adım atıldı ve ABD’nin kararının geçersizliği ilan edilerek bu karar âdeta yok sayıldı. BM’nin bu kararı hem İslam ülkelerini ve hem de BM üyelerinin büyük bir çoğunluğunu haksızlık karşısında birleştirdiği gibi Kudüs ve Filistin meselesinin sadece Müslümanların meselesi olmadığını, bütün ülkelerin, bütün başka dinlere mensup insanların da ortak meselesi olduğunu bir kez daha dünyaya göstermiştir. BM bu kararıyla kural tanımayan, hak tanımayan, adalet tanımayan ABD yönetimine kuralı, hakkı ve adaleti öğretmiştir. Umarım ki bu eğitimden onlar da gerekli dersi alırlar ve bu yanlış adımı bir daha tekrar etmekten kaçınırlar.”

    Bozdağ, şöyle konuştu:

    “İsrail’in bir devlet olarak tanınması 1949’da oldu ama İsrail’in bir devlet olarak başka bir devletten ilk defa özür dilemesi ise yakın bir zamanda oldu. İkisi arasındaki fark şu: Birinde Cumhuriyet Halk Partisi iktidar, birisinde ise AK Parti iktidar. Tanıyan Hükümet Cumhuriyet Halk Partisinin Hükümeti, özür dileten Hükümet de AK Parti Hükümeti. Elbette ikimizin arasında böylesi bir klas farkı olacaktır, bunu da herkesin teslim etmesi gerektiğine ben yürekten inanıyorum.”

    Türkiye’nin PKK, KCK, PYD, YPG, FETÖ, DHKP-C ve pek çok farklı isim altındaki terör örgütüyle eş zamanlı olarak dünyada mücadele eden tek ülke olduğuna işaret eden Bozdağ, “Türkiye, sadece bu terör örgütleriyle mücadele etmiyor; aynı zamanda bu terör örgütlerini kuran, kurduran her türlü lojistik desteğini sağlayan ve bu örgütlerin yularını elinde tutan, bunların arkasındaki karanlık güçlerle de amasız ve amansız kararlı bir mücadeleyi sürdürmektedir. Bundan sonra da hem terör örgütleriyle hem de onların eli kanlı teröristleriyle ve onların arkasında onlara her türlü desteği veren güçlerle kararlı bir şekilde mücadeleye devam edeceğiz. Türkiye’de terör eylemi yapanlara, yaptıranlara ve onlara destek verenlere Türkiye’yi ve dünyayı dar edeceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmamalıdır” ifadelerini kullandı.